NOEL AĞACI SÜSLEMEK BİZ TÜRKLERE AİT...

27 Aralık 2012


Kültür ve İlim tarihimizin yaşayan abidesi, dünyaca ünlü Sümerolog Dr. Muazzez  İlmiye Çığ, yine ders niteliğinde açıklamalarda bulundu. Çığ, Noel Ağaçı'nın kadim dönemlerden kalma bir Türk geleneği olduğunu gösterdi.


Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı'nın Teke Tek Özel'ine konuk olan Çığ, kendisinin profesörlüğünü dillendirenlere de kendisinin her zaman prof. olmadığını söylediğini, bunun kendisine yakıştırıldığını sadece Dr. olduğunu söyleyerek başladı.
''Ortaokul mevzunu olup kendisini profesör diye gösterenler varken siz gönüllerin profesörüsünüz'' diyen Altaylı ile Bardakçı, program biterken Hayrettin Karaca'nın müsammahasına sığınarak Çığ'ı yanaklarından öptüler.


Dr. Muazzez İlmiye Çığ, Habertürk'teki programda Altaylı'nın masasına süslenmiş bir çam ağaçı getirdi ve  Noel adeti kabul edilen çam süslemeyle ilgili gerçekleri açıkladı. Program sırasında gelen bazı maillere sinirlenen Altaylı ise ağaça bağlanan dilek süslerinden en tepedekinin ''Dangalakların programını izlememesi'' olduğunu söyledi.

Sümerolog Dr. Çığ ise kadim Türklerdeki geleneği anlattı:

''Çam ağacı süslemek tamamıyla Türk adetidir. Yeni Türk devletleriyle münasebetimiz bize yepyeni şeyler öğretiyor. Eski Türklerde yerin göbeğinden göğe kadar bir ağaç tasavvur ediliyor. Bu hayat ağacı. Bir ucunda göktanrısı duruyor. Türklerde güneş kutsal ama tanrı olarak kabul edilmiyor. 22 Aralık'ta güneş yeniden fazla olarak dünyayı aydınlatmaya başlayacak. Günler uzamaya başlayacak. Türklerin göktanrısı gün ile geceyi tanzim ediyor gökte. Sözde gün ile gece sürekli münakaşa halinde. 22 Aralık'ta gün geceyi yeniyor. Bunu Yeniden Doğuş Bayramı  Türkler kutluyorlarmış.

Türkistan'da bir ağaç varmış, akçam, ve bu akçam başka yerde yetişmiyormuş.

Akçam getirip eve koyuyorlar, akçamın altına o sene Tanrı onlara güzel şeyler verdi, güzel bir yaşam verdi diye Tanrı'ya hediyeler koyuyorlar. Dallarına da ertesi sene için Tanrı'dan niyaz ettikleri şeyler, adak olarak istedikleri şeyler için paçavra veya kurdela koyuyorlar.

O günlerde büyük bayram, şenlik yapıyorlarmış. Aileler toplanıyor, büyükler varsa ziyaret ediliyor, özel yemekler yeniliyor, güzel elbiseler giyiliyor.

Bu adet Türkler yoluyla Avrupa'ya geçti. Konunun Noel'le alakası yok.

İznik Konsili'nde pagan adeti görülen bu adeti İsa'nın doğuşu olarak kabul edelim diyorlar ve bu adet Hristiyanlara geçiyor. Ama ağaç süsleme pek yok, 16. yy'da Almanya'da başlıyor, daha sonra Fransa'ya geçiyor ve dünyaya yayılıyor."

4 yorum:

  1. Sayın Muazzez İlmiye Çığ hanımefendi'nin bu gerçeği her Yılbaşı öncesi açıklaması gerekiyor galiba?
    Hoş sapla samanı ayıramayanlar için ne desek boş ya !

    Teşekkürler,izninle google+ ve face de paylaştım!
    Sevgiler!

    YanıtlaSil
  2. Sayın collette aslında bizim, hıristiyan olup, onlar cehennemlik biz müslüman olarak cennetliğiz diye düşünen kişileri ben eshefle kınıyorum. Niye derseniz hıristiyan olan Hz. İsa ilk namaz kılan peygamberdir. Demekki onlarda da namaz var, onlarda da oruç var, onlarda da tespih çekme var, onlarda da cocuğa ismi baba kulağına okuyor. onlarda da ölünü ardından yapılan ağıt var... Aslında hepimiz aynıyız sadece geçirdiğimiz evrimler farklı. Çok tanrılı inanç dönemi uygulamalarımız, türkler olarak tamamen ortak, tek tanrılı dinlere geçmiğimizde birbirimizden ayrılmışız.
    Paylaşımınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. ilginç, hiç duymamıştım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyada her topluluk birbirinin inanç ve değerlerini ortak taşıyor mehtapcığım.
      sevgiler

      Sil