OKUDUM -16- DERTLER ŞARABI SEVER / KIM GRUENENFELDER

19 Aralık 2012

Bu akşamdan itibaren TRAKYA'ya kış gelmiş durumdadır. Babamın deyimi ile bu yağan şey BULGURCUK karın bir başlangıç hali. Spordan çıktığımda durum bu idi dışarıda.
Hava raporu zaten perşembeden itibaren kar gösteriyordu. Hava tahmin raporu tutmuş durumda. İhşallah bu sene düşmem:))) Ben her sene böyle kar yağdığında kayar, bir yerlerimin üstüne usturuplu bir şekilde oturuveririm hemen. Geçen sene bizim akıllı depo işçimiz dışarda kar var, hava dondurucu soğuk, sen kalk depo kapı ağzında içeri giren araçların getirdiği eriyen kar sularını dışarıya çek pas et, buz tut bunu farketmeyen ben idari binadan gelirken çok güzel bir şekilde, bir yerlerimin üstüne usturuplu bir şekilde oturuverdim, aynen şu kayağında kayar gibi yere oturdum.
Bir yerlerimin acıdığına mı yanayım, yoksa edepli bir düşüş yaptığıma mı güleyim şaşırdım kaldım:))))))

Bu hafta diğer çalışma arkadaşı rapor aldığı için yalnızım. Sabahları raporları hazırlarken birden yoğunlaşıyorum, akşam saat 16:00 olduğunu ancak diğer vardiya geldiğinde anlıyorum. Bu arada yerimden pek ayrılma imkanım olmadığı için, yalnız olduğumdan dolayı stajerim sağolsun hep bana çay odasından sıcak su taşıyor. 

Nihayet DERTLER ŞARABI SEVER kitabını bitirdim. Sayesinde canım şarap istemişti, uzun zamandır da içmemiştik, bir kadeh te  olsa tadını yine aldık. Okunup bitirilmesi gereken bir kitap oldu çıktı. Müptelası olduğumdan değil, yarım kitap bırakmayı sevmediğimden dolayı bitti. Kısaca konusu ve altını çizdiğim cümleler aşağıda yer alıyor. Okuyun, okuma kararınızı ona göre verirsiniz.



Hollywood yıldızı DREW ’in asistanlığını yapan CHARLIE, sevgilisi JORDAN ile ilişkilerini askıya alır. Bu sürede DREW’ in yeni film yapımcısı LIAM’ a karşı bazı duygular beslemeye başlar. JORDAN ile LIAM arasında gidip gelen duyguların anlatıldığı bir kitap.
Bol bol şarap içiliyor romanda belki bunun için kitabın adı DERTLER ŞARABI SEVER………..
SAYFA 9: Bazı günler tamamen hissetmediğimiz gibi davranarak harcanıp gider.
SAYFA 11: Yapılacak doğru şeyin ne olduğunu bilirsin ama yanlış olanı yapmak daha kolaydır.
SAYFA 12: Şımarık zengin çocuklarını kıskanma. İşin yoksa onurun da yoktur.
SAYFA 15: Erkekler tren gibidir: beklersin gelmezler, beklemezsin ikide bir ararlar.
Bir ilişkiye tamamen açık ve arınmış olarak başlaman gerekir; geçmişin seni etkilemesine izin verme, ilişkinin tadını çıkar.
SAYFA 17: Görüntüne fazla takılma, ama görmezden gelme. Müstakbel taliplerin kafanın içini karşıdan göremezler.
SAYFA 21: “Savunmam şudur” lafıyla başlayan bir konuşmadan hayır gelmez.
SAYFA 31: İçine sinmeyen bir şeyi yapma.
SAYFA 32: Kendimi kanıtlamak için bir erkeğe ihtiyacım yok.
SAYFA 46: Hoşlandığın erkeğe buluşma teorilerini hiçbir zaman anlatma.
SAYFA 47: “ Seni seviyorum” diyen birine hiçbir zaman “ teşekkürler” diye karşılık verme.
SAYFA 50: İçinde sakladığı gerçek kimliğini açığa vurmak  insanı gerçekten rahatlatıyor.
SAYFA 58: Evli bir erkekle asla çıkma.
SAYFA 67: Her genç kız 5. Randevusunda aynı şeyle karşılaşırlar “ beni sevseydin yapardın”
SAYFA 71: Aç değilsen asla yemek yeme.
SAYFA 75: Sevgilisinden ayrılan arkadaşına destek olurken daima bir ay kuralına uy: Ayrılığın üstünden bir ay geçmeden, sakın eski sevgiliyi kötüleme. Çünkü eğer tekrar birleşirse, sen kötü olursun.
SAYFA 81: Leyleğin seni bırakacağı bacayı seçemezsin, alışmaya bak.
SAYFA 84: Dindar olup olmadığını bilmiyorum ama, günah nedir sana anlatayım: Kendini yada bir başkasını incittiğin zaman buna günah denir.
Sadece sevdiğin için köpek besle, depresyondan kurtulmak, yada hayatındaki boşluğu doldurmak için değil.
SAYFA 85: Eğer “ sen benim kim olduğumu biliyor musun? “ diye bir soru soruyorsan, bil ki sandığın kadar önemli biri değilsin.
SAYFA 87: Kazandığından az harca.
SAYFA 90: Bu senin hayatın, mutlu sona ulaşabilirsin.
SAYFA 96: Günde 1 saatten fazla TV izleme.
SAYFA 100: Patronuna her zaman saygı göster.
SAYFA 105: Kaliteli bir sabun, lüks şeylerin en ucuzudur. Bol bol alabilirsin.
SAYFA 112: Her kavgada bir sessizlik  anı olur, ilk konuşanın kaybedeceği an. Bu anı iyi kolla.
Hayatımızda fark yaratan şey, tek şey, hala buradayken kime dokunduğumuzdur.
Ne kadar ünlü olursan ol, dünyada ne kadar belirgin bir iz bırakırsan bırak, bir gün unutulursun.
SAYFA 125: Eğer birinin gerçekte ne düşündüğünü bilmek istiyorsan, nasıl konuştuğuna dikkat et.
Karşımızdakinin kelimelerine dikkat ederiz, ama aslında o kelimelere yansıyan ses tonunu iyi duymak gerekir.
Böylece kendimizi korumuş oluruz. Bir erkeğin ses tonundan “ hayır” dediğinde  “ evet” demek istediğini . “peki” dediğinde  “ istemiyorum” demek istediğini ve “ seni seviyorum “ dediğinde “bende nefret etme, ama seni istemiyorum” demek istediğini anlarız.
Sayfa 147: Erkekleri anlamak mümkün değildir, bunu kabul et.
SAYFA 156: Mutluluğun sırrı, beklentileri küçük tutmaktır.
SAYFA 162: Bazı geceler yeni iç çamaşırlarını harcamaktan başka işe yaramaz.
SAYFA 163: Yanlış yoldaysan mutlaka seni uyaran işaretler vardır. Aklını kullan işaretleri dikkate al.
SAYFA 179: Bir gülün ne olursa olsun, dikenleri vardır.
Bir ilişkiye kör göz atlama. Kadınların çoğu, daha ilk randevuda, buluştukları adamla evlenip evlenmeyeceklerini hayal eder. Bu arada erkekler kadınları yatağa atıp atmayacaklarını düşünmektedirler.
SAYFA 181: Aşk hayatını en ince ayrıntısına kadar anlatma. Kimse en ince ayrıntılara kadar dinlemek istemez.
SAYFA 182: Sürekli değişiyor, hep olduğu gibi, asla kazandıklarınla yetinmemeye çalış. Dünya durmuyor.
Çok çalış, iyi biri ol, kimseyi üzme.
SAYFA 186: Bir erkeğe sana dönmesi için asla yalvarma. Senden ayrılan bir erkeğe bırakabileceğin en kötü hatıra, ağlayıp yalvaran görüntündür.
SAYFA 187: Bazen sadece ağlamak istersin, zararı yok.
SAYFA 202: Ayrılık yaşadığın zamanlarda saygınlığını koru. Canın çok yansa bile bırak gitsin.
Başka ırklara, kültürlere, ya da dinlere karşı hoşgörüyle yaklaşmak zeka belirtisidir.
Kötü giden bir ilişkiyi ise hoş görmek ise aptallık belirtisidir.
SAYFA 208: Hiçbir zaman yalnız başına içme.
SAYFA 209: Sessizlik kötü bir şey değildir. Sırf sessizliği bozmak için konuşmaya kalkma.
SAYFA 229: Y emek pişirmeyi öğren.
SAYFA 247: Bir yere giderken yanına fazla eşya alma.
SAYFA 261: Bütün güzel şeylerin bir sonu vardır. Ama bu kötü şeyler için de geçerlidir.
SAYFA 281: Kusursuz güzellik yoktur.
SAYFA 287: Hayatın da en az bir tane kalıcı eserin olsun.
SAYFA 288: Hayatın haftalar, hatta aylar boyunca enterasan bir şey olmadan geçebilir. Bu normal bir şey. Mutlu olmak için illa ki son hız yaşamak zorunda değilsin.
SAYFA 294: Ne ekersen onu biçersin.  Bu iş hayatında da, aşk hayatında da, para konularında da böyledir. Bazen öyle değilmiş gibi gelir. Ama ne kadar verirsen o kadar alırsın. O yüzden neyi ne kadar verdiğine dikkat et.
SAYFA 303: Hata yoktur, ders vardır.
SAYFA 337: Başarı çok çalışmayı gerektirir. Bu hayatın gerçeğidir.
SAYFA 338: İyileşmek uzun bir süreçtir.
SAYFA 340: Geçmişi değiştiremezsin. Ama “ bundan sonra ne olursa olsun, mutlu bir hayat yaşacağım “ diyebilirsin.

Bir süre daha bekar kalacağım galiba. Aşık olmak istemediğimden değil, sadece kendimi daha çok sevmeye karar verdiğimden, en azından şimdilik. Kendimi sevmem demek kendime bakmam demek.

4 yorum:

  1. Beklenilen de, Ask da hicbir zaman gelmiyor biliyor musun????geldigini saniyorsun ama yanlis oldugunu cokkkkk sonra anliyorsun;bu yüzden kendini sevmeye devam et,en azindan üzülmezsin....
    Sevgiyle ve dostca kal....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıldızcığım zaten ötyle yapıyorum, kendimi seviyorum kendimi mutlu ediyorum. Sevgi denen duygunun da artık çıkar karşılığı verildiğini yıllar önce gayet iyi anladım.Evlilikle sevgi, saygı dayanışma birliği değil, kişilerin mesleklerine ve kazançlarına göre evlilik kurumunun şirketleştiğine kanaat getirdim.Hele isim yapmış bir firmada çalışıyorsan inanki senin peşinde sadece aldığın maaş için dolaşıyorlar ne yazık ki. Bana neden evlenmedin diye soranlara kazancımı elin adamını yedireceğime, anama, babama yediriyorum ve kendime harcıyorum, cevabını verdiğimde herkes yanlış düşünüyorsun diyor ama ben doğru düşündüğüme kanaat getirmiş durumdayım.

      Sil
  2. Ama o cümlelerin hepsi de doğru :) Ben eğlenmiştim kitabı okurken.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mutlaka doğru sevda,ben bu tarz bir kitabı ilk defa okudum belki ondan bana cazip gelmedi.

      Sil