İZLEDİKLERİM -43-

06 Eylül 2015


1965'te Alabama eyaletinin Selma kentinden eyalet 

başkentine giden 87 km'lik bir yol vardı. Bu yolda o dönem 

ABD tarihine geçen üç protesto yürüyüşü gerçekleştirildi. 

Martin Luther King'in öncülük ettiği bu yürüyüşler, 

kamuoyunu harekete geçirdi ve dönemin ABD Başkanı 

Johnson Oy Hakkı Kanunu konusunda köşeye sıkıştı. 

Nihayetinde protestolar etkili oldu ve kanun çıktı. 



Doğumlara çok yakın zamanda yolları kesişen 5 çift aynı dönemlerde bebek beklemenin heyecanını ve sevincini yaşarken, hamilelik sürecinin sıkıntılarına beraber göğüs gerip, en mutlu anlarına beraber şahit oluyorlar. Bu süreç hepsine şunu öğretiyor: sen ne kadar plan yaparsa yap, hayat en beklenmedik şeyleri önüne koyar!


Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40'lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna'daki sahil kasabası Seabrook'a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah'la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar.Genç kız zengin bir ailen geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. II. Dünya Savaşı'nın kızıştığı bir dönemde hayat, aşıkları ayırıverir. Sevdiği kızı aklından hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döner. Oysa Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.


 Lu eşinle çok mutlu bir yaşam sürmektedir. Lu bir gün tesadüfen kocasının başka bir kadın ile birlikte otele girdiğine tanıklık eder. Bu gördüklerinden sonra kendine gelmeye çalışan Lu geçirdiği trafik kazası sonucunda hayatını kaybeder. Bu kaza sonrasında olayı araştıran emniyet amiri bunun bir kaza olmadığını, Lu’nun bir suikasta kurban gittiğini düşünür.


Çölde bir laboratuvar ve kasaba halkı arasında geçen bir konu.



29. yaş gününü kutladıktan sonra sevgilisiyle beraber uykuya dalan Marie uyandığında bambaşka gerçeklerle karşılaşır. 10 yaşında bir çocuğu olan anne, zengin bir iş kadını ve çok sevdiği adamla düşman iki yabancı olarak uyanmıştır. Gençliğinde çok sevdiği insanların hiç biri hayatta değildir. Marie, onları nasıl kaybettiğiyle ilgili olarak kendisini sorgular



. İnsanlık kıyamet sonrasında ahlak, saygı, sevgi kavramlarından tamamen uzaklaşmış ve gezegenin en kuytu köşelerinde, çöllerde cirit atmaktadırlar. Herkesi tek başına, kendi hayatları ile mücadele verdiği bu çirkin Dünya’da düzeni sağlamak adına mücadele veren sadece iki kişi bulunmaktadır. Adamımız Max kıyametten sonra eşini ve çocuğunu kaybetmiş yalnız bir adamdır. Çirkin Dünya’da bir türlü huzura kavuşamayan adam günün birinde kötülüğe karşı mücadele vermeye karar verir ve yanına dostlarını da alarak düzeni sağlamaya çalışır. 


İzlerken keyif aldım tavsiye ederim..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder