İZLEDİKLERİM- 50-

14 Kasım 2015


Çok zengin bir işadamı olan Madec (Michael Douglas), Mojave Çölü'nde ava çıkar. Bunun için çölü çok iyi bilen bir rehber olan Ben (Jeremy Irvine) ile anlaşır. Ancak av sırasında yanlışlıkla çölde bulunan birini vuran Madec, Ben'in bu sırrı saklamasını ister. Ondan kaçmayı tercih eden Ben, kendini uçsuz bucaksız bir çölde kedi fare avının orta yerinde bulacaktır.


50 sene öncesinde geçen film bir kasabada birbirine aşık iki gencin kaçması sonrasında başta kasabanın şerifi olmak üzere tüm kasaba sakinleri gençlerin kaybolduğunu düşünüp onları aramaya başlaması anlatılıyor.


Heyelan sonucu yaşanan bir kaza sonrası arabasıyla bataklığa düşen (Jackson Alder) yavaş yavaş çamura batarken kurtulmak için plan yapmaktadır. Oksijen ve yiyeceği azalan adam bataklıkda' ki yaşam mücadelesinden kurtulabilcek midir..?


2020'de geçen hikayede karısı Laura ile birlikte bir İngiliz ticaret gemisinin enkazını keşfetmek için dalan Jay Fennel'in öyküsü ele alınıyor. Bu tehlikeli dalış sırasında Laura tuzağa düşer, kocası Jay ise onu kurtarmaya çalışırken kazaya uğrayıp komaya girer. Başarılı bir deniz arkeologu olan Jay'in beyin ölümü gerçekleşmiştir. Hikaye sonrasında 1778 tarihine geri dönüp benzer bir hikayenin başkarakteri olan James Stewart'ın öyküsüne odaklanır.


Sınır bölgesi
Eski bir kelle avcısına özgürlüğüne kavuşması için söz verilir. Ancak onun özgürlüğe kavuşmasının karşısın da mutlaka bir bedel olması gerekmektedir. Bu görev tabii ki çok zordur. Verilen görev Kuzey Kore askeri kalesinden bir mahkumu kaçırmak olacaktır.

Birbirinden uyumsuz üyeleri barındıran Reynolds ailesi, birlikte bir araba yolculuğuna çıkar. Ancak hava şartlarının kötüye gitmesi yüzünden kaza geçirirler, sonunda ıssız bir otele sığınırlar. Otelin bodrumunda tesadüfen buldukları bir kızı serbest bırakırlar, ancak kızla ilgili bilmedikleri çok tehlikeli sırlar vardır.

“Yavru Kurtlar” adlı bir izci ekibi, hafta sonu etkinliği olarak ormanlık bir alanda kamp kurmaya gider. İzci ekibinin başındaki liderler, ortaokula giden çocukların kamplarını daha heyecanlı hale getirmek adına, ormanda yaşayan vahşi bir yaratığın varlığından bahsederler. Bu hikâyeden çok da etkilemeyen diğer çocuklar kampın tadını çıkarıp türlü türlü maceralara atılırken, Sam, geceleri “Kai” adlı bir yaratığın kamp yapan masum insanlara saldırdığı hikâyesine kendini fazlasıyla inandırır. Kampta ilk gece karanlık çöktüğünde, ekip liderlerinin tüm eşyaları çalınır. Kamptaki izci çocukların kendileriyle eğlenmek için böyle bir şey yaptığını düşünen liderlerin aklından bile geçirmediği ihtimal, Sam’in gözünden kaçmaz. Arkadaşlarının alaylarına maruz kalıp yalnız bırakılan Sam, gece Kai’nin peşine düşer ve ancak kamptaki kimseyi Kai’nin varlığına inandıramaz. Ancak kampta yavaş yavaş kayıpların sayıları artmaya başlayınca herkes, gölgeler arasında ölümcül bir yaratığın peşlerinde olduğuna inanmaya başlar.




Oldukça iri yarı biri adam olan John Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkûm olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça ince ve karmaşık bir iç dünyası olan Coffey, bazı doğa üstü güçlere sahiptir. Hapishanenin infaz odası baş gardiyanı Paul Edgecomb'un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sorması ile birlikte aralarında bir diyalog başlar. Hasta olan Edgecomb'un Coffey'in güçleri sayesinde iyileşmesiyle olaylar gelişmeye başlar. Coffey, doğa üstü gücü sayesinde kendi içine çektiği hastalıkları ağzından serbest bırakarak hayatına devam edebilmektedir. Edgecomb'in, Coffey'in bu gücünün farkına varmasıyla Coffey'e olan düşünceleri tamamen değişmeye başlar. Coffey bu gücü sayesinde mucizeler yaratmaktadır ve Edgecomb bu mucizenin yaşamaya devam etmesi gerektiğini düşünmektedir.

REPLİKLERİ




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder