AYFER 3 ( SON )

05 Aralık 2018






Ayfer liseyi ticaret meslek lisesinde okumuş. Ailesi çalışmanın kısa yolu demişler. Bu arada sigaraya başlamış. Okul tüm günmüş, arada yandaki bakkala  kaçıp sigara içerlermiş. Başarılı bir öğrenci imiş, teşekkür getirmiş hep. Hazırladığı dönem ödevleri hocaları tarafından örnek seçiliyormuş. Daktilo dersleri ve beden eğitimi derslerini sevmezmiş. Daktilo da “Kara kara kartallar karlı iyi tarlalar ararlar" yazmaktan bıkmış. Beden eğitimi dersinden bir gün kovulmuş bile. Hayatında ilk defa aşık olmuş, aşkını askere göndermiş, mektuplar yazmış ama daha sonra aşkının başkasını sevdiğini öğrenmiş ve ayrılmış. Eğlence olarak hafta sonları çaylar düzenlenirmiş düğün salonlarında ama ağbisi gitmesine izin vermezmiş.  Sonunda liseyi de bitirmiş. 
Çalışma hayatına başlamış. Bir tekstil fabrikasının konfeksiyon bölümünde işe başlamış. Yeni arkadaşlar edinmiş, Halide, Kevser, Ahmet, Nevin vs. Onun işe girmesine yardımcı olan insan birden onunla konuşmamaya başlamış.  Sebebini öğrenmek istemiş Ayfer başkalarını araya sokmuş ve sebebini öğrenmiş, Giydiği etekmiş sebebi ayakta iken diz altı olan eteğin boyu oturunca diz üstü oluyormuş. Kapalı bir insan olarak ona bu ters düşüyormuş. O bunu takmamış, konuşmazsa konuşmasın demiş. 3 ay sonra Ayfer öğlen yemeğine  12 de çıkacakken 11:30 çıkmış, sabah kahvaltı yapmadığına açıkmış.  Yemekten sonra odasına geçmiş saat 13:15  te bir patlama  sesi duyulmuş, merak ederek çıktıklarında ise gözlerine inanamışlar. Yemekhane de olmuş patlama. Meğer yemek altı atık su deposu imiş sıkışan metan gazı ile patlama gerçekleşmiş. Tam 29 kişi ölmüş, ölüler yemekhaneden çıkarılıyor ve spor sahasına çöp atılır gibi atılıyormuş. Çevreden fabrikalardan yardıma gelenler olmuş yaralılar ambulans ve arabalar ile hastanelere taşınmış. Fabrika süresiz olarak kapanmış. Arkadaşı Ahmet te vefat edenler arasında imiş. Ahmet ile Nevin çıkıyorlarmış. Ahmetin ölümünden 2 ay sonrada Nevin sevdiğinin ölmesi üzülmekten, ölmüş. Ayfer bir daha o fabrikaya dönmemiş.
Yeni bir iş aramaya 6 ay sonra başlamış. Tesadüfen yine bir tekstil farikasının muhasebe departmanında bir tanıdığın vasıtası ile iş bulmuş.  Deneme süresi 3 aymış. Çalışmaya başlamış ve işinden memnunmuş. Bir gece mesaiye kalmışlar, şirket iş bitiminde araba çıkarmamış. Bunlarda kavşağa kadar yürüyelim oradan minibüslere bineriz demişler. Yolun kenarından sıra ile arka arkaya yürümeye başlamışlar, kavşağa az bir süre kala Ayfere arkadan gelen bir taksi çarpmış. Ayfer yukarı fırlamış, aşağıya düşmüş üzerindeki kanı görünce bayılmış. Gözlerini hastanede açmış ailesine haber gitmiş, onlar hastaneye gelmiş. İç kanama geçiren Ayfer doktorlar tarafından kurtarılmış. Deneme süresi dolmadığı için sigortası yapılmamış. Fabrikadan gelen genel müdür, özel hastanede tedavi olmasını ve faturaları fabrika adına kestirmesini istemiş. Ayferin bacağında iç kanama olmuş, bacağı belli bir noktadan delerek kanı boşaltmışlar. Ayfer bu olaydan sonrada O fabrikaya dönmemiş. Üçüncü olarak başıma gelecek şey ölümüme sebep olacak dermiş.
1 yıl dinlenmenin sonunda tekrar kendine iş bulmuş. Bu sefer bulduğu iş sevkiyat bölümünde imiş, irsaliye kesip stok takip ediyormuş. İşin merkezi İstanbul olduğu için faturalar orada kesiliyormuş. Onun çalışmasından çok memnunmuşlar da, o işten  memnun değilmiş. Sebebi ise amiri imiş. Amir iişe içkili gelip abuk sabuk konuşuyormuş,  Ayfer durumu merkezdeki bağlı olduğu birime bildirip, kendisinin yerine eleman almalarını, işi bırakacağını bildirmiş. Fakat İstanbul bunu kabul etmemiş. Senin için başka bir çözüm bulacağız demişler. Ve bulmuşlarda o bölümden alıp onu başka bir binaya vermişler ve işini orada bağımsız olarak İstanbula bağlı olarak yapabileceği belirtilmiş. Oluşan ortamdan memnun kalmış Ayfer, çalışmaya daha bir şevkle devam etmiş. 4 yılın sonunda bir gün otururken birden binanın çatısı yukarı gitmiş, ardından bir patlama sesi duymuş ve yerinden fırlayıp binadan çıkıp fabrika giriş kapısına koşmaya başlamış. Bu esnada havada uçuşan demir parçalarından biri gelip onun kafasına çarpmış ve olduğu yerde vefat etmiş. Patlamaya sebep olan bitişik fabrikanın basınçlı süt kazanı imiş. Oysa kaldığı yerde masa altına girse Ayfer ölmeyecekmiş. Allah rahmet eylesin…

16 yorum:

  1. çooook beğendim..sanki dizi film tadında...

    YanıtlaSil
  2. Ben Ayfer'i sen sanıyordum, yani kendi hayatını yazdığını düşünmüştüm. Sonunda şok oldum.

    YanıtlaSil
  3. Ooo başına dönelim o zaman :)
    Kitaplardan, hikaye serilerinden, dizilerden hoşlanıyorsanız ben de beklerim blog'uma, sevgiler... :)

    YanıtlaSil
  4. Gerçek hayattan alınmış gibi geldi hikaye. Oldukça etkileyiciydi :)

    YanıtlaSil
  5. İnanılmaz bir hikâye.Hem de gerçek ha. Nur içinde yatsın .

    YanıtlaSil
  6. Roman gibi hayat derler ya... Mekânı cennet olsun.

    YanıtlaSil
  7. yaaa ayferin dediği oldu yani. ne şannsızmış yaa bi de çok sevdim ben ayferii :)

    YanıtlaSil
  8. Allah rahmet eylesin 🙏

    YanıtlaSil
  9. Bu Ayfer ne sanslı kactır kurtuluyor olumden dedim ki ecel geldi buldu kızcagızı :) Ya cok guzeldi okuması cok tesekkürler deep secmis sizi geldim ben de sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
  10. Merhaba. Deep'in Bloglardan Seçmeler yazısından gelip bir merhaba demek istedim. Sevgiler :)

    YanıtlaSil