Arayış içinde olan bir kaç kişi yaşlı Zen ustasının yanına gelmişler.
Efendim, demişler, biz sizin hep mutlu ve memnun olduğunuzu görmekteyiz. Biz de sizin gibi mutlu olmak istiyoruz.
Usta da yumuşak bir gülümsemeyle şöyle cevap vermiş :
Ben oturduğumda oturuyorum, yattığımda yatıyorum, yemek yediğimde yiyorum,
yürüdüğümde yürüyorum....
Ziyaretçiler şaşkın bir ifadeyle birbirilerine bakmışlar.. Sonra biri dayanamamış ve şunları söylemiş: " Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz ? Biz de aynen sizin gibi yatıyoruz, oturuyoruz ve yemek yiyoruz, fakat yine de mutlu değiliz.
Zen ustası yine aynı cevabı vermiş :
Ben oturduğumda oturuyorum, yattığımda yatıyorum, yemek yediğimde yiyorum ve yürüdüğümde yürüyorum. "
Usta bu cevaptan memnun kalmadıklarını görünce, kısa bir aradan sonra şöyle devam etmiş:
Tabi ki siz de yatıyor, yürüyor ve yemek yiyorsunuz . Ama yatarken, kalkmayı düşünüyorsunuz, kalktığınızda gitmeyi, yürürken de ne yiyeceğinizi düşünüyorsunuz.
Sizin düşünceleriniz olduğunuz yerde değil, hep başka bir yerde oluyor.
Hayatın kendisi geçmiş ile gelecek arasındaki kesişme noktasındadır.
Bu değerli ana kendinizi bırakın, böylece mutlu ve tatminkar bir hayat yaşama şansını yakalayabilirsiniz...
Hepinize güzel haftalar diliyorum. Buralar ve ben aynıyız değişen bir şey yok şu an hayatımda. Kütüphaneye yeni kitaplar gelmiş onları okumakla meşgulüm.
Cumhuriyet çiçekleri açtı..
Tarihi camimizin şadırvanı
Ortaokul ve Lise yıllarında kullandığım Eski Kütüphane binası..
Şeflera bazen pazarda benim sandalyeme kuruluyor, kalkmıyor da...
Aşk için her zaman uygun yer vardır...
CİLVELİ KAHVE
Manisa yöresine ait Cilveli Kahve, eski dönemlerde şehzadeler için özel olarak hazırlanan bir kahveymiş ancak bu enfes görünümlü kahve asıl şöhretini; gelinlik kızlarla kazanmıştır.
Osmanlı döneminde kız istemeye gidildiğinde, eğer kızların gönlü varsa bu kahveden yapar, yoksa da sıradan kahve ikram ederlermiş. Böylece kız babaları cilveli kahveyi görürse kızlarına sormadan ‘tamam’ diyerek kızlarını verir, eğer normal kahve gelirse de ‘kızımız istemiyor’ diyerek görücüleri geri gönderirlermiş.
Manisa Cilveli Kahve, iri dövülmüş ve çifte kavrulmuş badem ile süslenerek ikram ediliyor.
Sunumu ve tüketim şekliyle diğer kahvelerden ayrılan cilveli kahve, fincana dökülen bol köpüklü Türk kahvesi üzerine çifte kavrulmuş, dövülmüş badem ve iki çeşit baharattan oluşan bir karışım dökülerek hazırlanıyor.
Cilveli Kahve için Gerekli Malzemeler (2 Kişilik)☕️☕️
• 2 tatlı kaşığı Türk kahvesi
• 3 adet küp şeker (isteğe bağlı)
• 2 fincan soğuk su
• 2 tatlı kaşığı çifte kavrulmuş ve öğütülmüş badem
Cilveli Kahve Yapılışı ☕️☕️
• Bakır cezve içerisine taze çekilmiş Türk kahvesi, su ve şekeri ekleyip karıştırın.
• Ardından ocağa cezveyi koyup yavaş yavaş karıştırarak pişirin.
• Ocaktan almadan önce köpüğünden kaşıkla alarak fincanlara dağıtın.
• Ardından cezveyi ocaktan alıp kahveyi yavaş yavaş fincanın kenarından dökerek fincanları doldurun.
• Sonra kahvenin köpüğünün üzerine çifte kavrulmuş ve dövülmüş bademi dökün.
• Bademimizin kahve içerisine batmaması için çifte kavrulmuş olması şart...
• Cilveli kahvemiz hazır yanında lokum ile servis edebilirsiniz.
Cilveli Kahve Nasıl İçilir.☕️☕️
Cilveli kahve bilindiği gibi sadece içilerek tüketilmiyor.
Sunumuna eklenen kaşıkla beraber çifte kavrulmuş bademlerinin yenilmesi ile de ön planda.
Yani Cilveli kahve içmeden önce, ilk olarak köpük üzerindeki bademler yeniliyor ve ardından da kahvesi içiliyor.
İçim esnasında ise; kahve arada bir karıştırılıyor.
Bunun nedeni ise bademlerin kahvenin içinde dibe çökmesini önlemek oluyor.
( Muskat ve tarçın , sözü edilen iki baharat )
Kütüphaneden aldıklarım...
AVM'den aldıklarım
Bu kitabı çok methettiler, ilk 100 sayfasını okudum beğenmedim bıraktım.
İnsanlığın sınırlarını zorlayan bu sarsıcı yapım, dünyanın en yüksek noktası Everest’in bakir zirvesine gözünü diken gözü pek bir adamın yaşanmış hikâyesini beyazperdeye taşıyor. Yoluna çıkan dondurucu soğuklara, amansız doğa şartlarına ve "imkânsız" diyen tüm seslere kulak tıkayan tutkulu bir dağcı, sadece doğayla değil, kendi zihinsel sınırlarıyla da amansız bir savaşa giriyor. Tırmandığı her metrede ölümle burun buruna gelen bu kararlı ruhun, tarih yazmak uğruna sergilediği insanüstü direnç ve attığı her tehlikeli adım, izleyiciyi soluksuz bir varoluş mücadelesinin tam ortasına bırakıyor.
**************
29 Mayıs 1953'te tarihe geçen bu iki insanın mücadelesi, azmi ve cesareti gerçekten etkileyici. Farklı dünyalardan gelen iki insanın ortak bir hedef uğruna verdikleri mücadele, insanın inandığında neleri başarabileceğini gösteriyor.
Zorlu bir dönemden geçen ilkokul öğretmeni Maria'nın (Saoirse Ronan), sınıfındaki en sorunlu öğrencilerden biriyle yaşadığı sıra dışı ve karanlık bir olay örgüsünü konu alıyor.
Kara mizah ve gerilim türü bir film.
"Sadece tek bir çürük elmanın bütün bir sepeti mahvetmesine izin veremezdim. O yokken sınıfın nasıl parladığını görmüyor musunuz?"
"Bazen düzeni ve uyumu korumak için, en korkunç şeylere bile gözümüzü kapatmayı seçeriz."
Bu iki filmi izledim
İyi haftalar....
Yardım: Artık sağ tarafta kim ne yazmış göremiyorum, bilgisi olan var mı?
High Potential 2024 dizi, bekar bir anne olan ve üç çocuğunu büyütmek
için mücadele eden Morgan, polis departmanında temizlikçi olarak
çalışırken, keskin zekasıyla çözülmesi imkansız görünen bir suçun
kilidini açmayı başarır. Bu beklenmedik başarı, onun kurallara sıkı
sıkıya bağlı, deneyimli bir dedektifle sıra dışı bir ortaklık kurmasına
olanak sağlar. Morgan'ın suçları çözmedeki üstün yetenekleri ve analitik
zekası, bu alışılmadık ikilinin önüne çıkan tüm engelleri aşmasını
sağlayacaktır.
Severek izlediğim bir dizi oldu, toplam 4 bölüm, kısa 45 dakikalık bölümler, tavsiye ederim...
HAKİKAT SONSUZ VE YÜCEDİR İnsanlar ve gruplar, yollar ve okullar sadece bir dünya günü kadar kısa sürelidir. HAKİKAT ise efsanevi sert kayanın en üstüne yerleştirilmiş olarak tek başına sonsuz ve yücedir. H.P Blavatsky
Spiritüel/Ruhsal yolculuğun ana işlevlerinden biri de Dünya insanlarının gelecekte ulaşacakları ya da kavuşacakları realitelerin ve bilgilerin neler olacağını, bu realitelerin niteliklerini ve işlevlerini belirtmektir. Bu iş sanıldığı kadar kolay bir nitelik göstermez. Bir yığın varsayım, ideoloji ve inanç sistemlerinin BİR'liğe doğru, MERKEZ'e doğru döndürülmesi SABIR denen Tedriç Kanununa bağlı olarak oluşur. Son günlerde yaşanan bu kaotik olaylardan Dünyamızın tekâmül işleviyle vazifeli Ruhsal Yönetim Sisteminin, yani Dünya Rabbi'nin, kıyamı dengeleme süreci içinde, Dünya realitesine ait bütün değerlerin, kıymetlerin ortaya çıkmasını hızlandırdığını algılıyoruz. Dejenerasyon da bu yüzden artıyor. Dünyadaki her varlık ve her şey kendinde bulunan değeri, niteliği ortaya koyma çabasında. Herkes kendisinde saklı bulunan bilgiyi, potansiyeli ortaya koyma aşamasındadır. Dünya Okulunun bütün imkânları zorlanıyor; her varlık ve eşya kendi işlevini sonuna kadar yerine getirmek için aşın çaba içinde Semavi Yönetim Sisteminin programına hizmete devam ediyor. Buna "eşya kendi hakikatine ulaşıyor" diyebiliriz. "Gizli, saklı, üstü açılmadık bir şey kalmayacak." denilmiştir. Herkes ve her şey kendi kıymetini ortaya koyduktan sonra, bütün kıymetlerin RİM Bilgisi'yle yeniden kıymetlendirilmesi devresinden sonradır ki, kıyamet meydana gelebilir. Yani okuldan mezun olacak olanlarla olmayanlar son kez ayrışarak okul kapatılır. Önce bilginin kıyamı, sonra şuur ve idraklerin kıyamı yani UYANIŞI’dır önemli olan... Elbette bir kâinat bireyi olan Dünya küresinin kıyamına da sıra gelecektir. Kıyam tek ve bir kerelik değildir; sürekli ve çok kerelidir. Bu nedenle bilginin, şuurun ve idrakin kıyamı süreklidir, hatta Dünya maddesinin asal unsurları da kıyam olgusuna katılmaktadır; o da kendi tümel kıyamına aşama aşama yaklaşmaktadır. Kısaca, insanlık ailesi pozitifi ve negatifi ile yaşanacak ne varsa yaşadıktan ve çeşitli realitelere doyduktan sonra daha somut ve hakiki değerlerle karşılaşmayı hak eder. Yani dünya okulundan mezun olma aşamasına gelir. Artık kıyam ederler , uyanırlar yani buradaki realiteleri tanır ve onların yetmediğini anlamış olurlar ve yeniden yeni bir bilince yeni bir farkındalığa uyanırlar ki bu da tekamülün sonsuzluğudur. Madde geçici bir araçtır, maddeyi ve ona sahip olmayı hayatın tek hakikati olarak ele almanın sonu büyük bir hüsran ve hayal kırıklığıdır… Maddi ve ruhsal değerleri bir arada tutmak ise bilgeliğe yolculuk yapmaya başlayan, ışığa doğru yürüyen insanların işidir… “İnsanlık kademeleri ilerledikçe vicdan realitesine ait duygular bilgiler ve idrakler artar. O oranda özgürlüklerin sınırı genişler. Fakat bir bakımdan da, idraki genişledikçe insan, yapması yapmaması icap eden şeyleri daha iyi sezmeye başlar, onlara uymak mecburiyetini duyar; böyle olunca da özgürlüğünü, gene bizzat kendisi sınırlamak zorunluluğunu duymaya başlamış olur.” İlahi Nizam ve Kainat/Bedri Ruhselman Sonsuzluğun ve zamansızlığın sahibi Yaradan'ın bir sunumu olarak bir başka merkeze doğru hiç durmadan sürecek olan yolculuklarına devam ederler.
DÜNYA HAYATININ SARSICI TESİRLERİNE KARŞI NELER YAPMALIYIZ?
Hiç de iç açıcı olmayan bir Dünya hayatının giderek sıklaşan “sarsıcı” tesirlerinin, hem de somut tesirlerinin insanlığı birçok yönden taciz ettiğini görüyoruz. Her türlüsü ile “şoklayıcı” olayların, ardı arkası kesilmeksizin, insanlığı kuşatmasının birçok açıklamaları bulunabilir. Ruhçuluk anlayışına göre insanlık “sarsıntı” devri yaşamaktadır. İnsanların doğayla olan ilişkilerinden doğan şuurlanma ve uyanma sürecinin hızlanması için çeşitli boyutlarda düzenlenen olaylarla karşı karşıyayız.
Şems-i Tebrizi der ki: “Ebedi mükâfat varsa ötelerde fani dertler bilmeyene mahsustur. İnanan bilir ki özlemlerin sonu vuslat, hüzünlerin sonu tebessümdür. Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmaktır. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Dünyayı ahirete götüremeyeceğine göre, öyle bir yaşa ki dünya seni ahirete götürsün.”
İster bireysel, ister toplumsal olsun her türlü sarsıcı olaya karşı göstereceğimiz makul sabır, yönlendirilen bu sürecin gayesini oluşturur. Istırabın amacı insanda irade gücünü arttırmak, daha doğrusu kullanılması gerektiği gibi kullanma melekesini geliştirmektir.Yani olayların üstüne çıkmasını sağlamaktır. İrade aynı zamanda istek demektir. Kasıtlı ıstıraba olan direncin kazandırdığı irade gücü insanın evrensel gücünü arttırır ki, bu da bilinçli bir farkındalığa ulaşmaktır. Ruhsal çalışmalar ve uygulamalar tam bir dengeleyicidir; Yer ile Gök arasında olanların aynasıdır. Her iki tarafı da gören pencere, her şeyi birarada gösteren küredir. Göksel olanı bilmek isterseniz, ruhsal bilgiye kavuşmanız, onun içinde yaşamanız yeterlidir. Göksel olanlarda kendilerini ruhla ifade ettiler yeryüzünde. Aslında kabul etseler de etmeseler de her birey Bir’in Kanunları’nı vicdan ve anlayış ile korumak ve uygulamak durumuyla karşı karşıyadır. İşte sorumluluk, işte hürriyet, işte irade… Bu durum, mevcut bütün realiteleri kapsayan bir vazife idrakinin uyanması demektir. Herkes kendi gücü kadar aldığı vazifeyi eksiksiz yerine getirirse, Bir ve Tek’in Kanunları’ını hür iradeleriyle kabul edip uyguluyorlar demektir…
“Nesilden nesile dayatılan onay ve kabulleniş tutkusu hayatlarımızı ve benliğimizi sadece kısıtlamaktan öte, gerçek potansiyelimizin çiçek açmasını engelleyip bizi kuraklaştırmaktan başka hiçbir şeye hizmet etmeyen bir düşünce yapısıdır. Binlerce Kilometrelik Bir Yolculuk Bile Tek Bir Adımla Başlar…” Lao Tzu
Hepinize güzel bi,r hafta sonu diliyorum. Bir süredir dijital detoks yapıyorum, blogtan uzak kaldım diyebilirim. Ayrıca 3 ayların girmesi ve uyguladığım bazı duaların yapımı var, kitap okuyamıyorum. Haftada 2 gün sergi olayı, alışverişler, doktor işleri, vergi dairesi işleri, odanın işleri derken hafta hemen çabucacık bitiyor. Akşamları ancak bir kaç saat karanfilli çay eşliğinde bir 50 sayfa okuyabiliyorum.
Görüşemediğimiz zaman içinde kütüphaneme katılan 2. elller ve yeni kitaplarım.
Arada bir aldığım gazetem...
Geçen hafta aldığım dergilerim...
Karlar kızı dizisinin 2. sezonu gelmiş onu izledim.
Biliyorum..
. Yarınlarım dünden farksız...
Hayat mı bana küstü ben mi ona küstüm hatırlamıyorum
ama, şu aralar fena dargınız..
Sunay Akın
Alexander Pope demiş ki:
" .. İnsanlardan hiçbir şey beklemeyen mutludur; çünkü o hiçbir zaman hayal kırıklığına uğramayacaktır..." Alexander Pope, 18. yüzyılın en önemli İngiliz şairlerinden biri.
M.Blavatsky der ki : “Gücünün yetmediği yerde dua etmeyi dene, Tanrı sana azabı kibrinden yaşatır. Eğer Güneş olɑmɑzsɑn, mütevɑzi bir gezegen ol. Eğer öğle güneşi gibi sonsuzluğun kɑrlɑ kɑplı tepesinde pɑrlɑyɑmıyorsɑn, sen de dɑhɑ mütevɑzi bir yol seç. ‘
Dolores Cannon
“İnsan kusurlu olanı deneyimleyerek kusursuz olanı öğrenir. Bu yüzden, neyin kusurlu olduğunu öğrenmek ,neyin kusursuz olduğunu öğrenmek kadar önemlidir. Sizden alınanı deneyimlemeden size verileni anlayamazsınız .” Ölümün Ötesi
James Redfield
Soruşturmacı kişi enerji arayışındadır: Karşısındaki kişinin hayatında kınanabilecek bir şey bulma isteğiyle sorular sorar. Bunu bulunca da kendi bakış açısından eleştirir. Buna maruz kalan insan utanır ve içine kapanır, soruşturmacı insana odaklanıp onun eylemlerine ve düşüncelerine önem vermeye başlar çünkü soruşturmacının farkına varabileceği yeni bir hata yapmak istemez. Bu psikolojik aşağılama soruşturmacıya aradığı enerjiyi verir.
Dan Millman Aydınlanma için şöyle diyor: “Usta öğretmenler sadece dağ zirvelerinde ya da Doğu’daki aşramlarda bulunmaz. Öğretmenlerimiz karşımıza dostlarımız ya da düşmanlarımız halinde çıkabilir ya da bulutlar, hayvanlar, rüzgâr ve su formunda…” “Öğrenci hazır olduğunda, öğretmen her yerde onun karşısına çıkar.”
“Tereddüt Çizgisi”, Avukat Canan’ın derin bir vicdan muhasebesine
sürüklendiği bir günü anlatıyor. İdealist bir ceza avukatı olan Canan,
günlerini adliyede, gecelerini ise solunum cihazına bağlı annesinin
başucunda geçirirken, uzun süredir savunduğu bir cinayet zanlısının
hüküm duruşmasıyla karşı karşıya kalır. Bu kritik günde Canan, annesi,
hâkim ve sanığın hayatlarını etkileyecek önemli bir ahlaki karar vermek
zorundadır.
Sevdiğim sanatçıları tekrar beğenerek izledim...
UMUDUNU KAYBETME 2023
Köye gelen mülteciler arasında kamerası olan genç bir Suriyeli kadın
olan Yara ile tanışır. İki karakter, köydeki gerilimlere ve önyargılara
rağmen beklenmedik bir şekilde bir araya gelir ve aralarında derin bir
dostluk başlar.
Blink 2024 belgesel, hayatlarını sarsan bir haberle yüzleşen Pelletier
ailesinin sıra dışı hikayesini konu edinmektedir. Altı kişilik bu neşeli
ve maceraperest aile, dört çocuktan üçünün retinitis pigmentosa adlı
nadir bir hastalık nedeniyle görme yetilerini kaybedeceğini
öğrendiğinde, radikal bir karar alır. Henüz her şeyin renklerini ve
detaylarını görebiliyorlarken, dünyanın güzelliklerini keşfetmek için
bir dünya turuna çıkmaya karar verirler. Belgesel, hem bir ailenin
dayanışmasını hem de geleceğin belirsizliğine cesurca hazırlık yapışını
yüreklere dokunan bir şekilde anlatmaktadır.
Duygulu idi...
CHARING CROSS SOKAĞI 84 NUMARA (1987)
New York’taki apartmanında yaşayan neşeli bir senaryo okuyucusu,
Saturday Review of Literature’da Londra’da posta yoluyla kitap siparişi
veren bir kitapçının ilanını gördükten sonra, Marks & Co.’nun
kitapçısı Frank P. Doel ile çok kişisel bir bağ ve ilişki kurmaya
başlar.
Işığını kısan bir ilişkiden uzaklaşmayı seçtiğinde, kendini seçtin demektir, Açıklama yapma gereği duymadan basitçe “hayır” diyebildiğinde elalem kafesini kırdın demektir, Yeniliğe korkmadan, utanmadan “evet” diyebildiğinde özgüveni seçtin demektir, Herkes senden “daha fazlanı” beklerken, sen kendin için yavaşlayabildiysen özşefkati seçtin demektir, Terk ederek, yeniden başlayarak, zor olsa bile vazgeçerek, yeter diyerek kendi değerini kendin vermeyi seçtin demektir, Kendin için ayağa kalktığında, Diğer kadınlar için de ayağa kalkıyorsun…
Maya Angelou ‘nun “I RISE” (ayağa kalkıyorum) şiirinden bir mısra/UYANIŞTAN…
Hepinize lapa lapa yağan karlı bir günden iyi haftalar diliyorum. Tabii dün şakır şakır yağmur yağınca bu kar tutmaz:)))
Hava soğuk ve yağışlı olunca bugün sergi açmadık, sabah sokak kapısını açarken karşımda sütçüyü görünce aneyyyyy bugün salımı dedim kendi kendime:)) Allahtan sütçü çocuk günaydın deyip komşuya geçince ohh dedim bize yarın gelicek:))Günleri şaşırmış oldum bu sabah işe gitmeyince:)))
Birazdan ana sağlığa ilaç yazdırmaya gideceğim, kaç kat giyineyim diye düşünüyorum...
Az önce arkadaş mesaj attı, akşama şiir dinletisi var gidelim mi diye, bu soğukta kendime güvenemedim inanın hayır dedim.
Bazen hayatı kitaplar değil şu minicik bir dal çiçek de öğretiyor... hayatımızda kalmak isteyen mutlaka bir yolunu buluyor Ve bazen de var olabilmeniz için uzanan elin hatrına çabalamak da gerekiyor Onca emeğe rağmen hayatımızdan çıkmak isteyen insanları hayatımız da tutmanın bir mantığı yok. Bir çiçek kadar olamayıp kök salıp tutunmayı bilmiyorlarsa kendileri utansın...
Kitaptan alıntı
Tek dışarı çıkma aktivitem migrosa gidip gazetemi almak oldu..
DIE ALONE 2024
Gizemli yaratıklar
tarafından istila edilen bir dünyada geçen bu film, izleyicileri heyecan
dolu bir maceranın içine çekiyor. Başrolde hafızasını kaybetmiş bir
genç adam var ve kendisi, kayıp kız arkadaşını bulmak için bir arayışa
çıkıyor. Ancak bu arayış, tek başına tamamlanamayacak kadar tehlikeli ve
zorlu. Bu yüzden genç adam, sıra dışı bir hayatta kalma uzmanıyla iş
birliği yapmaya karar veriyor. Film, karakterlerin birbirine güvenmeyi
öğrenmesi ve hayatta kalmanın yollarını keşfetmesi üzerine yoğunlaşıyor.
Lowell Dean'in yazıp yönettiği bu etkileyici filmde, Matrix serisinin
unutulmaz karakteri Trinity'ye hayat veren Carrie-Anne Moss'u ve
yetenekli oyuncu Douglas Smith'i izliyoruz. Film, izleyicileri
sürükleyici bir yolculuğa çıkarırken, karakterlerin karşılaştığı
zorluklar ve keşfettikleri sırlara odaklanıyor. Yaratıkların saldırıları
ve belirsizliğin kol gezdiği bu dünyada, izleyiciler hem gerilim dolu
sahneler hem de duygusal anlar yaşıyor. Her adımda tehlikenin kol
gezdiği bu dünyada, ana karakterlerin azmi ve kararlılığı izleyenleri
ekrana kilitleyecek nitelikte.
Filmde döne döne bir hal oldum, hep sardı hep sardı, beni pek sarmadı.....
Genç bir yazar, efsanevi bir yazarın malikanesinde özel ders verme
pozisyonunu kabul eder. Bu genç ve hevesli yazar, edebiyat dünyasının
ünlü devinin himayesinde bilgi ve deneyim kazanmayı umut eder. Ancak bu
hikaye, sıradan bir öğrenci ve öğretmen ilişkisi olmaktan çok daha
fazlasını barındırıyor.
Efsanevi yazarın gizemli ve büyüleyici dünyası, genç yazarı önce
etkiler. Ancak zamanla, yazarın hayatı ve çalışmalarının arkasındaki
sırlar, genç yazarın öğrendikçe rahatsız olduğu bir seriye dönüşür. İşte
tam bu noktada hikayenin gerilim unsuru devreye girer. Genç yazarın,
efsanevi yazarın geçmişinden gelen karanlık sırları ve olayları çözme
çabaları, film boyunca izleyenleri ekranlara kilitleyecek niteliktedir.
Eğitimini ve kariyerini ilerletme arzusu, genç yazarı bilinmeyene -
belki de tehlikeli bir oyunun içine çeken bir merak unsurunu da
beraberinde getirir. İkili arasındaki ilişkinin ilerlemesi ve genç
yazarın merakının artması, film boyunca derinleşen bir gizemle
harmanlanır.
Bu durum, hem genç yazarın öğrenme hevesini hem de efsane yazarın
geçmişindeki sırların aydınlatılma isteğini canlandırır. Antik bir
malikanede geçen bu dersler, edebiyatseverler için olduğu kadar, gizem
dolu bir hikayeyi keşfetmek isteyenler için de büyüleyici bir deneyim
olacaktır. İki yazar arasındaki bu ilginç dinamik, hem bir öğrenme
sürecini hem de bir sırların ardındaki gerçeği arama sürecini
birleştiriyor. Eksiksiz bir sinema deneyimi arayanlar için, bu hikaye
izleyicilerini baştan sona sürükleyecek bir serüven vaat ediyor.
Konusu vasat ama müzikler ve manzaralar harika...
DNA DEDEKTİFİ 2025
Genombrottet, İsveç'te gerçekleşen karmaşık bir cinayeti ve bu cinayetin çözümünde yaşanan zorlukları konu alıyor.
Stockholm'ün sakin bir semtinde yaşayan genç bir kadın vahşice
öldürülür. Polis, olay yerinde hiçbir iz bulamaz ve soruşturma çıkmaza
girer. Yıllar geçer, ancak cinayet çözülememiş ve katil hala serbest
dolaşmaktadır. 2025 yılında, deneyimli bir dedektif olan Peter Wendel,
bu soğuk dosyayı yeniden açmaya karar verir. Wendel, modern teknolojinin
ve adli bilimin yardımıyla, geçmişte gözden kaçan ipuçlarını yeniden
inceler. Bu süreçte, kurbanın hayatını ve ilişkilerini derinlemesine
araştırır.
4 Bölümlük kısa bir dizi....
KARDAN ADAM 2017
Başrolünde ünlü oyuncu Michael Fassbender bulunmaktadır filmde dedektif
rolünde oynamaktadır. Kış gelmiş ve yılın ilk karı yağmıştır. İşinden
çıkan ve eve doğru yola çıkan kadın Katrine Bratt daha önceden
konuştukları gibi çocuğu ve eşinin kart yağar yağmaz ilk işlerinin
kardan adam yapmak olduğunu hatırlayacak ve kardan adam yapmış
olabileceklerini düşünerek eve gidecektir fakat gittiğinde kardan adam
yoktur. Evin içine girecektir dışarıya baktığında ise ona bakan bir
kardan adamı pencereden görecektir sonrasında Katrine Bratt ortadan
kaybolacak polise bildirilen olay sonrasında dedektif atanacak ve konuyu
inceleyecektir.
Jo NESBO'nun kitabından uyarlanmış bir film.
AD VITAM 2025
Film, eski bir özel kuvvetler askerinin kaçırılan karısını bulmak için verdiği mücadeleyi konu alıyor.
Franck Lazarev, Fransız Elit Müdahale Timi'nin eski bir üyesidir. Bir
cinayet girişiminden kurtulduktan sonra karısı Léo gizemli bir şekilde
ortadan kaybolur. Franck, karısını bulmak için tehlikeli bir yolculuğa
çıkar. Bu süreçte, karanlık bir komploya ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda
kalır. Arama onu yeraltı dövüş kulüplerinden, karanlık sokaklara ve
hatta politik entrikaların içine kadar götürür.