OKUDUKLARIM 2023/86 MEKTUB 2. BÖLÜM

24 Ekim 2023

OKUDUKLARIM 2023/86 MEKTUB 2. BÖLÜM

 

 
Gezginin bir dostu, Nepal'deki bir manastırda bir kaç hafta geçirmeye karar verdi. Bir öğle sonu, sayısız tapınaklardan birine girdi ve bir sunağın üzerine oturmuş kendisine gülümseyen bir keşiş gördü.
-Neden gülümsüyorsunuz ? 
diye sordu ona.
-Çünkü muzların ne anlama geldiğini biliyorum.
dedi keşiş, çantasını açıp çürümüş bir muz göstererek.
-Bu geçip giden ama zamanında yararlanılmamış hayattır; artık çok geç
Sonra çantasından henüz yeşil bir muz çıkardı, sonra yerine koydu
- Bu henüz olgunlaşmamış hayattır, uygun zamanı beklemek gerekiyor
diye ekledi. 
Daha sonra, olgun bir muz aldı, kabuğunu soydu ve gezginin arkadaşıyla paylaştı, onu
-İşte şimdiki zaman. Onu korkusuz yaşamayı bilin.
******
Bilge kişi odur ki bir yeri terk etmesi gerektiğinde orayı terk eder.
Zao Chi
******
Eşyaların kendi enerjileri vardır. Kullanılmadıkları zaman sonunda durgun suya dönüşürler ve ev küf ve sineklere uygun bir yer haline gelir.
Dikkatli olmak ve bu enerjinin özgürce yayılmasını sağlamak gerekir. Eskiyi saklayacak olursanız, yeni kendisini gösterecek bir yer bulamaz.
******
Bir insanın elinden her şey alındığında bile, sevdiği insanın yüzünü anımsamak mutluluğuna sahiptir, bu onu kurtarır.
******
Evren, bundan sonra ve birkaç yüzyıl boyunca, basmakalıp, önyargıya dayalı düşüncelerle yetinen herkesi boykot edecek.
Yerkürenin enerjisinin yenilenmesi gerekir. Yeni düşüncelerin alana gereksinimi vardır. Beden ile ruhun kendilerine meydan okuyan yeni şeylere ihtiyaçları  vardır. Gelecek kapımızı çalınca, önyargılara dayananlar dışında bütün düşünceler ortaya çıkıp kendini göstermek şansına sahip olacaktır.
Yararlı olan ayakta kalacak, yararsız olan yok olacaktır. Ama herkes kendi fethini değerlendirmekle yetinsin: Bizler insanoğlunun düşlerinin yargıçları değiliz.
Kendi yolumuza inanmak için başkasının yolunun iyi bir yol olmadığını kanıtlamamız gerekmez. Böyle davranan kimse kendi adımlarına güvenmiyor demektir.
******
Tanrıya güven.
Tanrı kendi çocuklarını asla terk etmez.
*******
Öğütler hayatın kuramıdır. Uygulama, genellikle, çok farklıdır.
******
Bir insan ruhunun tatmin olmadığını anladığında, kimseden öğüt istememeli, bu hayattaki kendi yol payını korumak için en uygun kararları almalı.
******
Her şeyin bir fiyatı olduğu ama bu fiyatın da görece olduğu doğrudur. Düşlerimizin peşinden gittiğimiz zamanlar, yoksul ve mutsuz izlenimi verebiliriz. Ama başkalarının ne düşündüğünün hiçbir önemi yoktur. Önemli olan, yüreğimizdeki sevinçtir.
*******
Söz güç demektir, iktidar demektir. Sözckler dünyayı ve insanı değiştirirler.
Kim bilir kaç kez duyduk:
Başımıza gelen güzel şeylerden kimseye söz etmemeliyiz, çünkü başkalarının kıskançlığı mutluluğumuzu elimizden alır.
Siz kendiniz pozitif enerji yayarsanız, bu enerji daha çok pozitif enerji çekecektir kendine ve gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlere neşe verecektir.
Kıskançlara, mağluplara gelince, eğer onlara bu gücü verirseniz size zarar vermekten başka bir şey yapmayacaklardır.
Korkmayın. Duymak isteyenlere hayatınızın iyi şeylerini anlatın. Dünyanın ruhunun sizin neşenize ihtiyacı var.
*******
Gün doğarken ayrıntılar çok iyi görünür.
Tanrı, kendi ihtişamını bize göstermek için günün belli bir saatini seçer.
*******
Hepimiz bir sanat yapıtı yaratmak için seçildik. Bu bizim hayatımızın merkezidir ve bunu kendimizden gizlemek çabalarımıza karşın, mutluluğumuz için ne ölçüde gerekli olduğunu çok iyi biliriz. Genellikle, bu sanat yapıtı korku, suçluluk ve kararsızlık dolu yılların altına gizlenmiştir. Ama bu örtüyü açmaya karar verirsek, kendi yeteneklerimizden kuşku duymazsak, bize verilen görevi başarıyla yerine getirebiliriz. Bu, onurlu yaşamanın biricik yoludur.
******
Sadece bizi inancımız desteklemelidir, çünkü inanç durudur, saydamdır; inanç içimizde doğar ve başka şeyle karışmaz.
******
Bağışlama iki yönlü bir sokaktır. Ne zaman birini bağışlasak, aynı zamanda kendimizi bağışlamış oluruz. Başkalarına karşı hoşgörülü olursak, kendi hatalarımızı kabul etmek çok daha kolaydır. Böylece, suçluluk ve acı duymaksızın, hayata karşı yaklaşımımızı iyileştirebiliriz
Zayıflık sonucu, çevremizde kinin, kıskançlığın ve hoşgörüsüzlüğün çınlamasına izin verecek olursak, bu çınlamaların ağına düşmek tehlikesiyle karşı karşıya kalırız.
Bağışlama işi yıldızlar düzleminin temizlenmesine ve bizim gerçek tanrısal ışığı görmemize aracı olur.
******
Her iş, her eylem tektir, biriciktir, bilinmesi gereken tek sır vardır: İşlerinizi alışkanlığın yönlendirmesine asla izin vermeyiniz.
******
Hayatın sana sunduklarının hepsini mutlulukla kabul et.
Ruh'a karşı günaha girmeyeceksin, ama toprağın cömertliğine karşı da küfür işlemeyeceksin.
*******
Bir şey istediğimiz zaman, güçlü enerjileri harekete geçiririz, hayatımızıngerçek anlamını artık kendimizden gizleyemez duruma geliriz. Bir şey arzu ettiğimiz zaman, bir seçim yaparız ve bunun bedelini öderiz.
Bir düşün peşinden gitmenin bir bedeli vardır. Bu, eski alışkanlıklarımızı bırakmamızı gerektirebilir, bu da bizim güçlüklerle karşılaşmamıza yol açabilir, bizi hayal kırıklıklarına uğratabilir.
Bununla birlikte, bu bedel ne olursa olsun, kişisel menkıbelerini yaşamamış olanların ödeyeceği bedelden daha yüksek değildir. Bir gün, onlar geriye bakacaklar, geçmişte ne yaptılarsa hepsini görecekler, kalplerinin şöyle dediğini duyacaklar:
"Hayatımı heder etmişim."
İnanın bana, bu bir insanın duyabileceği en berbat cümlelerden biridir. 
******
Çok erdemli görünen kimselerin kişiliğinde genellikle kendini  beğenmişlik, gurur ve hoşgörüsüzlük gizlidir.
******
Tanrı, bazen bir lütfun değerini bir insanın daha iyi anlayabilmesi için o insandan o lütfu esirger. Bir ruhu hangi noktaya kadar sınayacağını çok iyi bilir ve bu sınırı asla aşmaz.
Böyle zamanlarda "Tanrı beni terk etti" demekten mutlaka sakınmalıyız. Aslına bakarsanız daha çok biz terk ederiz O'nu. Eğer Efendimiz bizi büyük bir sınava sokarsa, bunu geçmek için bize gereken lütfu da verir hatta gerekenden fazlasını da diyebilirim.
Onun varlığından kendimizi  uzak hissettiğimiz zaman, yolumuzun üzerine bıraktığı şeyden gerçekten yararlanıp yararlanmadığımızı sormak bize düşer.
******
Eğer sevme yeteneğimiz varsa, sevilmeye de elverişli hale geliriz. Bu bir zaman sorunudur.
******
Tutkularını yok etmek yerine onları bastırmayı başaran insandır.
******
Her şey her zaman en iyi sonuca ulaşır. Eğer işler istendiği gibi uygun gitmiyorsa, bu sizin henüz sona ulaşmamış olduğunuz içindir.
Domingos SABİNO
******
İşaretlerin dili, bize en iyi nasıl davranacağımızı öğretir. Ama çoğu zaman, yapmaya niyet ettiğimiz şeylerle uyuşacak şekilde işaretler dilini çarpıtırız.
******
Kendi yollarını keşfetmek zorunda kalanlar bizim en çok hayranlık duyduğumuz insanlardır.
*******
Bir işin iyi ya da kötü yanlarını düşünüp durmak boşunadır, zaman zaman yanılmak insanlık durumunun bir parçasıdır.
Friedrich NİETZSCHE
*******
Yanılgı korkusu, bizi vasatlık kalesine hepseden kapıdır. Onu yenmeyi başarırsak özgürlüğümüze doğru kesin bir adım atmış oluruz.
******
Ruhunuza ne istediğinizi sorun. Ruhunuz, düşlerinizle uyum halinde olsun, bu Tanrı'nın hoşuna gidecektir.
******
Bir ağaç meyve yüklüyken, dalları eğilir ve yere değer. Aynı şekilde, gerçek bilge de alçakgönüllüdür.
Bir ağaçta meyve yoksa, dalları dikleşir, küstahlaşır, mağrurlaşır. Tıpkı, budalanın herkesten iyi olduğuna inanması gibi.
******
Kişisel gelişim için en etkili alıştırmalardan biri, istem dışı yaptığımız-örneğin soluk almak, göz kırpmak ya da çevremizdeki nesnelere bakmak- gibi hareketlere dikkat etmekten ibarettir.Böylece, isteklerimizin herhangi bir müdahalesi olmaksızın, beynimizin özgürce çalışmasına olanak sağlarız. Çözülemez görünen bazı sorunlar sonunda çözümlenirler, üstesinden gelemeyeceğimizi sandığımız güçlükler bizim herhangi bir çabamız olmadan ortaya kalkarlar.
Nazik bir durumla karşılaşmak zorunda kaldığınızda, bu yönteme başvurmayı deneyiniz. Kuşkusuz biraz disiplin ister ama sonuçları şaşırtıcı olabilir.
******
Bütün yollar aynı yere çıkar. Fakat siz kendi yolunuzu seçin ve yolun sonuna kadar gidin. Bütün yollarda yürümeye kalkışmayın.
*******
Yazmak bizi Tanrı'ya ve öteki insanlara yaklaştırır.
******
Sözcüklerin bir gücü vardır.
*******
Sevgi her zaman vardır. Hiçbir şeyin işe yaramadığı durumlarda, ödül, değişim ve teşekkür beklemeden sevmeyi sürdürebiliriz.
Böyle davranmayı başarabilirsek, bizi çevreleyen evreni değiştirmeye başlar sevginin gücü. Bu güç bir kez ortaya çıkmasın, her zaman işe yarar.
*******
Bir şiirin güzelliği okura zevk verme yeteneğinden kaynaklanmaz. Şiir her zaman, bazı anlarda, soluğumuzu kesme gücüne sahip bir baskındır. Hayatlarımızda tıpkı bir gün batımı gibi var olmalıdır: hem tansıklı, aynı zamanda doğal.
(tansık: akıl yoluyla açıklanamayan ve bu yüzden de Tanrısal bir güç tarafından yaratıldığına inanılan doğaüstü olay.)
******
İş ile dinlenmeyi dengelemeyi beceremeyen kimse çoşkusunu yitirir ve daha ileri gidemez.
*******
Dualar ağacın dallarıdır, kökü de inanç olarak adklandırabiliriz,. İnanç duasız var olabilir ama dua inançsız var olamaz.
Çevremizdeki her şey durmadan değişir. Her gün, yeni bir dünyayı aydınlatır. Alışılmış olarak adlandırdığımız şeyler yeni fırsatlarla doludur, ama her günün bir öncekinden farklı olduğunu görmeyi beceremeyiz.
Bugün, herhangi bir yerde, bir hazine sizi beklemektedir. Bu bir küçük gülümseme, büyük bir fetih olabilir, bu pek önemli değil. Hayat küçük ve büyük mucizelerden oluşmuştur. Hiç bir şey can sıkıcı değildir, çünkü her şey sürekli olarak değişmektedir. Can sıkıntısı dünyanın kendisinden kaynaklanan bir şey değildir, dünyayı görme tarzımızdadır.
Şair T.S. Eliot'ın yazdığı gibi:
Yolları yürümek
Eve geri dönmek
Ve her şeyi görmek sanki ilk kez görür gibi.
 
 

 
 

OKUDUKLARIM 2023/86 MEKTUB

20 Ekim 2023

OKUDUKLARIM 2023/86 MEKTUB

 

 
“Türkiye’den geliyorum,” dedi üstada adam. “Bu yolculuğu size bir tek soru sormak için yaptım.” Yaşlı adam ona şaşkınlıkla baktı: “Çok güzel. Bana tek bir soru sorabilirsiniz.” “Size soracağım soruyu açık seçik sormalıyım. Sorumu Türkçe sorabilir miyim?” “Sorabilirsiniz,” diye yanıtladı bilge. “Tek sorunuzu yanıtlamış bulunuyorum. Başka bir şey öğrenmek istiyorsanız, onu yüreğinize sorun, sizi yanıtlayacaktır.” Paulo Coelho Mektub’da farklı kültürlerin gözünden rengârenk bir deneyim hazinesi sunuyor. Coelho’nun ifadesiyle, “Mektub bir tavsiye kitabı olmaktan ziyade tecrübeleri aktarmayı amaçlıyor.” Sözlü anlatının her türlü kaynağından köken ayırt etmeden beslenen bu duru metinler okura hem dünyevi karmaşanın ortasında soluklanma hem de kendini daha yakından tanıma fırsatı veriyor.  
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Kısa kısa öykü ve denemelerden oluşan bir kitap severek okudum. Tavsiye ederim.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Yalnızca başarısızlıklarımızın filmini seyredersek kötürüm oluruz. Sadece deneyimlerimizin filmine bakarsak gerçekte olduğumuzdan daha akıllı olduğumuza inanmaya başlarız.
İki kasete de gereksinimimiz var.
******
Tanrı'yı incitecek şeyler düşünmenize engel olamazsınız. Ama kötülük eğilimine, şeytanın iğvasına karşı koyarsanız, bu düşünceler size herhangi bir zarar veremez.
*******
Bir karar almak zorunda kalırsanız, yapılacak en iyi iş öngörülü olmanız ve eylemlerinizin sonuçlarına katlanmanızdır.
******
Kahinlikle ilgili sanatlar geleceğin önceden bilinmesine izin vermiş olsaydı, bütün kahinler zengin, evli barklı ve mutlu olurlardı.
*******
Işığı aramaktan başka bir şey yapmayan, sorumluklarından kaçan insan iç aydınlığına asla kavuşamaz. Güneşe sürekli bakan bir kimse sonunda kör olur.
*******
Hayat, şu gördüğünüz kaya duvarlardır. Yazgıysa her birimizin attığı çığlıktır. Yaptığımız her şey O'nun yüreğinin katına çıkar, ve aynı şekilde bize iade edilir.
Tanrı eylemlerimizin yankısı gibi davranır.
******
Tanrı merhametlidir ve kalemiyle mürekkebini yalnızca bize yardım etmek için kullanır.
******
Hayatta olduğunuz sürece, varmamız gereken yere henüz ulaşmadınız demektir.
*******
Olumsuz arzular, sizi baştan çıkarmalarına izin vermezseniz, size herhangi bir kötülük yapamazlar.
******
Tanrı, kendisinin buyur edildiği her yerde yaşar.
******
Manevi yol, önümüzde yanan ateşin imgesidir. Onu yakmayı arzu eden insan, soluğumuzu tıkayan, gözlerimizden yaş getiren dumanın sıkıntılarınarazı olmak, onunla yetinmek zorundadır. İnanca yeniden kavuşmanın yolu budur.
Ama, ateş bir kez çıtırdayıp duman yok olunca, yalımlar çevremizi aydınlatırlar, bize sıcaklık ve huzur getirirler.
Acaba biri bizim için ateş yakar mıydı? Ve dumandan sakınmamıza olanak tanır mıydı?
Böyle biri olsa olsa bir sahte öğretmen olurdu. Kendi istediği yere ateş götürebilir ya da keyfine göre onu söndürebilirdi; ama kimseye ateş yakmayı öğretmediği için de bütün dünyayı karanlıkta bırakabilirdi.
******
Dinsel hayatın inziva gerektirmediğini öğrendim.
Tanrı sevgisi öylesine uçsuz bucaksızdır ki paylaşılması gerekir.
******
Bir kusur alışkanlık haline geldiği zaman onunla mücadele etmek çok zordur.
Richard CROWLEY
Ama bizi yeni davranışlara, kararlara, seçimlere zorladığında, bunca çabaya değmediği gerçeğinin bilincine varırız.
******
Fırsat varken pazarlık yapmamak yaşama sanatının önemli bir parçasıdır.
*******
Bizi Tanrı'ya götüren köprüler inançtır, sevgidir, sevinç ve duadır.
*******
Tanrı'nın kararları gizemlidir ama genellikle her zaman bizi gözetirler.
******
Sonuç olarak rahat olun. Bırakın evren çevrenizde devinsin, kendinizi anlamanın kıvancını keşfedin. Aziz pAULOS, "Tanrı, bilgeleri utandırmak için dünyanın deliliklerini seçti."
******
En iyisi mutluluk kupasından su içmemektir, yoksa boşaldığı zaman korkunç acı çekeriz.
Küçülmek korkusuyla, büyümeyi unuturuz. Ağlamak korkusuyla, gülmeyi unuturuz.
******
Zaman zaman durmak, kendinin dışına çıkmak ve Evren karşısında sessizliğe gömülmek gerekir. Bütün beden ve ruhla diz çökmek. Hiçbir şey istemeden, hiçbir şey düşünmeden, her ne olursa olsun, herhangi bir şeye teşekkür etmeden. Yalnızca, bizi kuşatıp saran sessiz sevgiyi yaşamak. İşte böyle anlarda, beklenmedik birkaç gözyaşı belirebilir belki gözpınarlarında, ne sevincin ne de kederin gözyaşları.
Sakın şaşırmayın. Bir bağıştır bu. Bu gözyaşları ruhunuzu yıkar.
******
Ağlamanız gerekirse, bir çocuk gibi ağlayın. Bir zamanlar çocuktunuz ve ağlamak ilk öğrendiğiniz şeylerden biridir. Hem, bu da hayatın bir parçasıdır.
*******
Vücudumuza ihtimam göstermeliyiz. Kutsal Ruh'un mabedidir vücudumuz, saygımıza ve şefkatimize layıktır.
******
Ben hayata inancı olan, hayatlarında yeni bir sayfa açan insanlar görüyorum. Sahip oldukları tek şeyi yitirenler, insanların çoğundan daha iyi durumdadırlar, çünkü kazanacakları çok şey vardır.
******
 Düşlerinizin peşinden gidiyorsanız, bütün gemilerinizi yakın. Hiçbir kapıyı açık bırakmayın, örneğin şöyle bir bahaneniz olmasın kesinlikle:
Benim istediğim tam olarak bu değildi 
gibisinden......
Bu cümle bozgunun tohumunu barındırır kendisinde.
Kararsız adımlarla yürüseniz de, daha iyisini yapacağınıza inansanız da yolunuza devam etmeyi göze alın. Sahip olduğunuz olanakları, önünüzdeki sınırları kabul edecek olursanız, geleceğe emin adımlarla ilerlesiniz. Buna karşılık, sınırlarınızı yadsıyacak olursanız, bunlardan asla kurtulamazsınız.
Yolunu cesaretle gözünüzün önüne getirin ve başkalarının eleştirilerinden korkmayın. Hele, özellikle, özeleştirinin sizi kötürüm etmesine izin vermeyin.
Uykusuz gecelerinizde Tanrı sizinle birlikte olacaktır ve onun sevgisi gizli gözyaşlarınızı kurutacaktır. Tanrı, yılmazların Tanrısıdır.
*******
Bağış dileyen kimse yüreğini yıkayıp temizler.
*******
Korku hisseden ama bununla birlikte yılmadan öne atılan kimse cesaretini kanıtlar. Tehlikeyi hesaba katmaksızın zorlukları göze alan kimse ise sorumsuzluğunu kanıtlar.
*******
Hayata katılın, hayatı yaşayın1
Yaşıyorsanız, kollarınızı hareket ettirmek, zıplamak, gürültü yapmak, gülmek ve başkalarıyla konuşmak zorundasınız, çünkü hayat tam anlamıyla ölümün zıddıdır. Ölmek, sonsuza kadar aynı konumda kalmaktır. Çok dinginseniz, hayatta değilsiniz artık.
******
İtiraf insanı sıkıntılarına karşı koymaya zorlar, onu bir yığın sorundan kurtarır.
******
Her zaman, bütün yanıtları arayamayacak kadar çok meşgulüz. Hayatın anlamını anlamak için bu yanıtların vazgeçilmez olduğunu düşünürüz. Ama dopdolu yaşamak ve zamanın bize varlığımızın sırlarını açmasına izin vermek çok daha önemlidir. Bir anlam bulamayacak kadar işimiz başımızdan aşkınsa, doğanın bunu yapmasına da izin vermeyiz, ama Tanrı'nın işartetlerini okuma yeteneğinden yoksunuz.
******
Aşk konusunda ansiklopediler devirebilirsiniz, ama aşkın ne olduğunu bilemezsiniz.
******
Tanrı'nın var olduğunu ya da var olmadığını kanıtlamayı kimse başaramayacak. Hayatta bazı şeyler var ki sadece yaşanır ama kesinlikle açıklanamaz.
Sevgi bunlardan biridir. Sevgiden başka bir şey olmayan Tanrı da açıklanamaz. İnanç çocuklara özgü bir deneyimdir, İsa'nın bize öğrettiği o büyülü anlamda: Göklerin Krallığı çocuklara aittir.
Tanrı kafanızın içine asla girmeyecektir. O'nun geçtiği kapı kalbinizdedir.
******
Bir insan eğer yaşadığı yerde meyve yetiştirmeyi beceremezse, Tanrı'yla konuşmaya hazır değildir.
******
Yalnızca sevgi bize bir çıkış yolu bulmamızı sağlar. Sadece sevgi köleliği özgürlüğe dönüştürebilir.Sevmeyi başaramayacak olursak, hemen olduğumuz yerde durmalıyız. İsa;
Sol gözün sana aykırı düşerse çıkar onu
demişti. Bütün vücudunu karanlıkta yok olmaya bırakmaktansa bir gözü kör olmak daha iyidir.
******
Kaygı bir şeyle o şey daha olmadan, gerçekleşmeden ilgilenmek anlamına geliyor.
Asla kaygılı olmayın. Yazgınıza ve gittiğiniz yola karşı dikkatli olun. Size emanet edilmiş olan ışık kılıcını iyi kullanabilmeniz için öğrenmek zorunda olduğunuz şeyleri öğreniniz. Dostlarınızın, öğretmenlerinizin, düşmanlarınızın nasıl savaşım verdiklerini gözlemleyiniz.
Yeterince çalışma yapınız, ama rakibinizin hangi darbeyi indireceğini bildiğinize kesinlikle inanmayınız, ki bu hataların en kötüsüdür.
*****
Hayat çoşkudur. Coşkunuzu nereye gizlediğinizi anımsamaya çalışın. Yanınıza karınızı, çocuklarınızı alın ve çok geç kalmadan o çoşkuyu yeniden bulmaya çalışın. Sevgi, kimsenin düşlerinin peşinden gitmesine asla engel olmamıştır.
******
Tanrı'nın eserini övünüz. Dünya ile çatıştığınız zaman kendinizi yenilgiye uğratınız!
******
Geçimsiz, ters biri olmak nasıl da kolaydır. Hayatın bize sunduğu en güzel şeyleri geri çevirmemiz yeter.
******
Çoğu zaman, sevmek sevilmekten daha kolaydır. Başkalarının yardımlarını ve desteklerini kabul etmek bizi rahatsız eder. Bağımsız görünmek çabalarımız onları bize sevgilerini göstermek fırsatından yoksun bırakır.
Yakınlarımızın sevgi girişimlerini geri çevirmemek zorundayız. Bir başkasının bize yardım etmesine, bizi desteklemesine, bize devam etme gücünü vermesine izin vermek zorundayız.
Eğer bu sevgiyi saflık ve alçakgönüllülükle kabul edecek olursak, sevginin vermek ya da almaktan ibaret olmadığını, onun katılmak olduğunu anlarız.
******
Sevgi şefkattir. Katı bir ruh kendisini tanrının elinin kendi arzularına göre biçimlendirmesine izin vermez.
******
Her gün dua ediniz. Dualarınız sessiz olsa da, nedenini bilmeseniz de dua ediniz, duayı bir alışkanlık haline getiriniz. Bu başlangıçta zor gelse de kendinize bir söz veriniz ve
Önümüzdeki haftaya kadar her gün dua edeceğim
deyiniz. Her yedi günde bir bu sözü tekrarlayınız.
Unutmayın ki böylece manevi dünyayla içten bir bağ kurmuş olmayacaksınız yalnızca, aynı zamanda kendi iradenizi de çalıştıracaksınız. Bu türden bazı alıştırmalar sayesindedir ki gerçek hayat mücadelesi için gerekli olan yöntemi geliştiriniz.
Bir gün sözünü unutup ertesi gün iki kez dua etmenin hiçbir önemi yoktur. Ne de bir günde yedi kez dua edip haftanın geri kalan günlerini görevini yerine getirdiğini söyleyerek geçirmenin.
Bazı şeyler uygun aralıklarla, uygun bir ritim içinde yapılmalıdır.
******
Gerçek, inançların bize verdiği bir şey değildir.
Gerçek, derinliğin bize verdiği bir şey değildir.
Gerçek, bizi başkalarından daha mükemmel yapan bir şey değildir.
Gerçek, bizi önyargıların hapihanesinde tutan şey değildir.
Gerçek, bizi özgürleştiren şeydir.
Gerçek'i tanıyacaksınız, ve Gerçek sizi özgürleştirecek.
 
Devamı en kısa zamanda yine burada

 
 
 

OKUDUM 2022/66 CASUS

25 Ağustos 2022

OKUDUM 2022/66 CASUS

 

 
Yanlış devirde doğmuş bir kadınım ben, hiçbir şey düzeltemez bunu. Gelecekte hatırlanacak mıyım, bilmiyorum ama şayet hatırlanırsam mağdur bir kadın olarak değil, cesur adımlar atmış ve ödemesi gereken bedeli korkmadan ödemiş biri olarak görülmek istiyorum. Mata Hari’nin tek suçu özgür bir kadın olmaktı: Sınırlar ve sınırlamalarla dolu bir dünyada kaderine boyun eğmeyen bir kadın... Paulo Coelho, 20. yüzyıl başında casuslukla suçlanarak idama mahkûm edilen Mata Hari ile avukatı arasındaki yazışmalardan yola çıkarak kurguladığı Casus’ta bu olağanüstü kişiliği bir roman kahramanına dönüştürerek hayatın ve aşkın gizemlerini sorguluyor.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Arkadaştan aldığım 2. kitap. 1 günde bitti kısacık. Casus,bir kadının erkek egemenliğinde yaşadığı olayları, ilişkileri ele alıyor kitap. Gerçek hayattan esinlenen bir kitap
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Zaten hatırlanmak için değil kendimi anlayabilmek için yazıyorum.
*****
Çiçekler büyüdükçe güzelliklerini sergiler ve herkes tatafından beğenilirler, ölürler ve geriye tohumlarını bırakırlar ki Tanrı'nın işini başkaları devam ettirsin.
Çiçekler hiçbir şeyin kalıcı olmadığını öğretir bize; ne güzellikleri kalıcıdır ne de solgunlukları; çünkü sonradan yeni tohumlar verirler. Mutluyken de üzgünken de hatırla bunu. Her şey geçip gider, yaşlanır, ölür ve yeniden doğar.
En uzun ağaçlar dahi böyle küçücük tohumlardan çıkar. Bunu unutma ve hayatta sakın aceleci davranma.
***** 
Bana yardım edenlerden cömertliğimi esirgemem.
*****
Erkekler kadınlara yardım ettiklerini hissedince savunmasız hale gelirler; hepsinin rüyası bu.
*****
Parisliler kendilerini dünyadaki diğer insanlardan üstün görüyorlardı.
*****
Erkekler her şeye açıklama getirmeye ve her fırsatta görüş bildirmeye bayılırlar.
*****
Aşk bir zehirdir. İnsan aşık olduğu anda hayatının dizginlerini kaptırır, varlığı tehdit altındadır artık; çünkü gönlü ve aklı bir başkasının olur.
Sevdiği kişiyi elinde tutmak için her şeyi yapmaya hazır hale gelir, tehlike algısını kaybeder. Aşk denen açıklanamaz ve tehlikeli şey benliğini yeryüzünden süpürüp yerine sevdiği kişinin arzuladığı türde bir insan bırakır.
Aşk bizi aniden öldürür ve geride hiç delil bırakmaz.
*****
İnsanlar hayatın çok da karmaşık olmadığını söylerler ama hayat çok karmaşıktır.
*****
Bu dünyada her şeyin iki yüzü vardır.
*****
Ne beklediğinizi bilin ve kendi beklentinizin ötesine geçmeye çalışın.
Sanatçının görevi budur: kendi sınırlarının ötesine geçmek. Tutkusu zayıf bir sanatçı amacına ulaştığında, hayatta başarısız olmuş demektir.
*****
Hayallerin bedeli hep yüksek olmuştur.
*****
Gözyaşlarım sayesinde yaralarım kabuk bağlıyordu.
*****
Her an kendimi yeniden keşfediyorum. Hayattaki en ilginç şey de budur zaten.
*****
Sıcak bir fincan kahve gününüzü kurtarabilir.
*****
İnsanoğlu kibirli bir varlıktır.
*****
İnsanlardan sırf inançları yüzünden nefret etmek tuhaf bir şeydi.
*****
Dünyanın en önemli devletine dönüşen bir ülkenin daima bir bedel ödemesi gerekir.
*****
Tellerin akordu bozuksa dünyanın en güzel melodisi bile bir faciaya dönüşür.
*****
Bütün savaşlar birgün biter, ölülerin sırtından bir sürü insan zengin olur.
*****
Çoğu insan elindekinin değerini bilmez.
*****
Yalancı insanlar, bildiğim kadarıyla, ün ve takdir peşindedirler. Gerçekle burun buruna geldiklerinde bile hep kaçmanın bir yolunu bulurlar, duygusuzca söylediklerini tekrarlar ya da kendilerini suçlayan kişiyi iftira atmakla itham ederler.
*****
Savaşların ilk kurbanı insanlık onurudur.
*****
Aşk, bir inanç eylemidir ve cehresi daima gizemle örtülmelidir. Yaşanan her an sonuna kadar hissedilmeli; çünkü çözümlemeye ve anlamaya uğraştığımız saniye büyüsü kayboluyor. Uğruna dolambaçlı ve aydınlık yollarında ilerleriz, yeryüzünün en yüksek noktalarına çıkar, denizlerin en derinlerine ineriz ama bunları yaparken bizi idare eden ele daima güvenmemiz gerek. Korkumuza  yenik düşmedikçe mutlaka bir sarayda uyanırız; aşkın talep ettiği adımları atmaya çekinir ve ondan her şeyi açıklamasını beklersek hiçbir şeye ulaşamaz hale geliriz.
*****
Aşk kimseye itaat etmez ve sadece gizemini çözmeye çalışanlara ihanet eder.
 *****
Yunanlıların, içinde birçok karşıtlık taşıyan bir sözcüğü var;
metanoia
Bazen pişmanlık ve nedamet anlamına gelir; yaptığımız hataları tekrarlamayacağımıza dair verdiğimiz söz, bir tövbe gibidir. Bazense bildiğimizin ötesine gitmeyi ifade eder, bilinmezle yüzleşmayi simgeler, hatıralardan arınmış bir halde, sonraki adımı tahmin edemeden..... Hepimiz kendi yaşamımızın, kendi geçmişimizin, doğru ya da yanlış kabul ettiğimiz yasaların tutsağıyız.
*****
Ne yazık ki bugün yaşadığımız dün de vardı, yarında var olmayı sürdürecek ve zamanın sonuna dek tekrarlanacak, ta ki insanlar sadece düşünceden ibaret olmadıklarını keşfedene, hissettiklerinden meydana geldiklerini anlayana dek. Vücut çabucak yorulur, ruh ise daima özgürdür; önceki nesillerin hatalarını tekrarlayarak oluşturduğumuz bu cehennem döngüsünden çıkmamıza elbet bir gün yardımcı olur. Düşünceler hep aynı kalsa da onlardan daha kuvvetli bir şey var: aşk.
Çünkü gerçekten aşık olduğumuzda başkalarının da kendimizinde en iyi yönlerini görürüz. Sözcüklere, belgelere, sözleşmelere, ifadelere, suçlamalara ve savunmalara ihtiyacımız kalmaz. Tek ihtiyacımız olan, Zebur'da söylendiği gibidir:
Adaletin yerinde küfür vardı, doğruluğun yerinde daha da fazla küfür vardı. Ama Tanrı hepsini yargılayacak, adil olanı da küfredeni de, Tanrı her ikisini de yargılayacak; çünkü her amaç gerçekleşmek için vakit ister.