SÖYLEDİKLERİMİZLE DEĞİL SÖYLEYEMEDİKLERİMİZLE VARIZ

01 Kasım 2026

 


BEDEN BİLGELİĞİ... 

Zihnimiz mantıklı bahaneler üretmeye veya sosyal nezaket kuralları gereği bazı durumlara katlanmaya çalışırken, bedenimiz gerçeği doğrudan ve filtresiz bir şekilde yansıtır.
BEDEN BİR ENERJİ ALICISIDIR.
Ruhsal inanışlara göre insan bedeni sadece et ve kemikten ibaret değildir; 
etrafı aura adı verilen bir enerji alanı ile çevrilidir.
Bir ortama girdiğinizde 
veya bir insanla etkileşime geçtiğinizde, 
farkında olmadan o alanın frekansını tararsınız. 
Eğer karşınızdaki kişinin niyeti, 
ortamın geçmişi 
veya bir nesnenin taşıdığı enerji 
sizin frekansınızla uyuşmuyorsa, 
bedeniniz bunu bir "tehdit" 
veya "uyumsuzluk" olarak algılar.
〰️〰️〰️〰️〰️〰️
Vücudun bir insanı, mekânı veya durumu "reddetmesi" 
aslında enerji alanınızın (aura) ve çakralarınızın 
bir savunma veya uyarı mekanizmasıdır.
〰️〰️〰️〰️〰️〰️
Enerjik Beden, 
enerjiyi reddettiğini 
mantıksal cümlelerle değil, 
fiziksel ve sezgisel sinyallerle anlatır:
Bir ortama girdiğinizde aniden hissettiğiniz huzursuzluk, güvensizlik 
veya kaçma isteği 
Kök çakranın tehdit algılamasından kaynaklanır. 
Vücudunuz temel güvenlik mekanizmasını 
devreye sokarak o enerjiyi reddeder.
💥Mide Kasılması / Düğümlenmesi
Karın bölgesi (Solar Plexus çakrası)
kişisel sınırların ve sezgilerin merkezidir. 
Bir insanı veya yeri reddederken 
ilk tepki genellikle burada hissedilir.
Bu çakra içgüdüsel hislerin (gut feeling) merkezidir. 
Negatif veya uyumsuz bir enerjiyle karşılaştığınızda midenizin sıkışması, düğümlenmesi veya kasılması bu çakranın 
"Bu enerji bizimle rezonansa girmiyor" diyerek durumu reddetme şeklidir.
💥Aniden Düşen Enerji
Biriyle oturduktan veya bir yere gittikten sonra üzerinize 
ani bir ağırlık, uyku hali veya tükenmişlik çöküyorsa, 
bedeniniz o yapıya enerji sızdırıyor 
veya onu reddediyor demektir.
💥Nefes Darlığı veya Göğüs Sıkışması
Kalp çakrası alanının kapanması, 
o anki ortamda 
kendinizi güvende hissetmediğinizin
ruhsal bir göstergesidir.
Bazı insanların yanında 
kendinizi duygusal olarak kapatmak, 
içinize dönmek veya göğsünüzde bir ağırlık hissetmek 
kalp çakranızın kendini koruma kalkanıdır. 
Enerji vampirlerine karşı 
Kalp kendini kapatarak kendi enerjisini korur
💥Onlarla düğümlenmesi 
Boğaz çakrası; kendimizi ifade etme, 
gerçeği konuşma, iletişim kurma 
ve içsel sesimizi dış dünyaya aktarma merkezimizdir. 
Bir insan veya ortam karşısında 
boğazınızın düğümlenmesi, 
çakralarınızın şu mesajları verdiği anlamına gelir;
💣İfade Edilemeyen Gerçekler
O an söylemek istediğiniz, hissettiğiniz ama nezaketen, korkudan veya çekinceden dolayı dışarı vuramadığınız kelimeler 
boğaz bölgesinde enerjisel bir sıkışmaya yol açar.
💣Sınır İhlali
Karşınızdaki kişinin enerjisi 
sizin sınırlarınızı zorluyor 
ve siz "hayır" diyemiyorsanız, 
boğaz çakrası bu baskıyı 
fiziksel bir düğümlenme olarak kaydeder.
💣Görünmeyen Blokaj
Vücudunuz size o ortamda veya o kişinin yanında 
"Burada kendi doğallığınla var olamazsın, 
kendini güvende hissedip ifade edemezsin" 
sinyali gönderiyordur.
〰️〰️〰️〰️〰️〰️
✨️"Güven ve Dinle" Bilgeliği
Zihin manipüle edilebilir; 
"Bu insan bana çok nazik davranıyor, 
ondan rahatsız olmamalıyım" 
ya da "Bu mekan çok lüks, burada huzurlu hissetmeliyim" diyerek sizi yanıltabilir. 
Ancak beden yalan söyleyemez.
〰️〰️〰️〰️〰️〰️
Spiritüel pratikte bedeni dinlemek, 
ruhun sesini duymanın en kestirme yoludur.
〰️〰️〰️〰️〰️〰️
Vücudun enerji reddetmesi lüks bir tercih değil; 
çakralarınızın 
enerjisel bütünlüğünüzü ve frekansınızı korumak için uyguladığı 
doğal bir bağışıklık yanıtıdır.
Bir yeri veya insanı 
mantıklı bir sebep yokken
*itici" buluyorsanız,
 bu ruhsal koruma mekanizmanızın (sezgilerinizin)
 sizi olası bir manipülasyondan,
 nazar/negatif enerjiden 
veya frekans düşüşünden koruma çabasıdır.
〰️〰️〰️〰️〰️〰️
Bu söz, 
modern dünyada çokça kaybettiğimiz 
içgüdüsel hayvan ve ruhsal varlık 
dengemizi hatırlatır. 
〰️〰️〰️〰️〰️〰️
Bedeninizin "hayır" dediği yerlerde 
zihninizle "evet" derseniz, 
zamanla enerjik alanınız zayıflar. 
〰️〰️〰️〰️〰️〰️
Bedenin reddedişlerine saygı duymak, 
kendi enerjinizi korumanın 
ve kendinize olan özsaygınızı artırmanın 
en temel adımıdır.


Hepinize iyi haftalar diyorum. Ben salı gününden bu yana darmadağınım. Evimin kapısını açan tek komşumu kaybettim, o günden bu yana gözüm yaşlı. Cenaze merasiminde de bulundum ağlayarak ayrıldım. Bulunduğum muhitte belli bir kültüre ait aileler yaşıyor, bu topluluk sadece birbirlerine giderler, bizim kapımızı sadece büyük ameliyatlarda veya kazalarda geçmiş olsun diye açarlar. Oysa bu komşum eve gelir saatlerce oturur sohbet ederdi. Nefes alama sorunu ile hastaneye başvuruyor, yoğun bakıma alınıyor. Entübe edilmişti, inşallah çıkar demiştim kendime. Büyük oğlu evlendikten sonra eşinin zorlaması ile annesini ziyaret etmez oldu, yaklaşık bir 4-5 yıl vardır. Bu yönde dertli idi ki, bu oğlunu doğurabilmek için doktorlar zayıflamalısın dediğinde, benimle birlikte 1986 yılında akupunkturla zayıflama yöntemini seçmişti. Zayıflayınca da bu oğlu olmuştu. Oğlunu ve ikiz torunlarını sosyal medyadan takip ediyordu. Entübe edildiğinde aile fertleri görebiliyor sadece, bu oğlunu karşısında görünce aşırı heyecan yapıyor ve kalbi duruyor, tekrar geri getiriyorlar ama bir daha kalbi durunca geri getiremiyorlar. 
Hani bir söz vardı Bağdat gibi diyar, ana gibi yar olmaz diye...
Değer miydi diyorum, o günden bu yana ne iş yapabiliyorum ne de kitap okuyabiliyorum inanın... 
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.



Hatırlayanınız var mı?


Vefat eden komşumun yatak odasında doğdu bu kedi, duvarın öte tarafı komşumun evi. Bir ona, bir bana geliyordu, şu an sadece bana kaldı:(((




Kuantum Benlikte Fizikçi ve Felsefeci Danah Zohar’ a göre:

“Bizler kurduğumuz ilişkilerden ibaretiz ve dünyamız öyle bir dünya ki onu hep beraber, ortak insanlığımız yoluyla yaratırız. Burada Kant’ın ‘insanların nasıl olmasını istiyorsan, sen de öyle olmalısın’, önermesini içeren ahlaki yaptırımına fiziksel bir temel vardır.
Kuantum doğamızdan kaynaklanan bu temel ve birçok şeyi vurgulayan ahlaki yasa dikkate alındığında, eğer seçimim kötüyse, sonuçta bu beni düzenli bir tutarlılığı koruyamayan, yaşanılmaz bir dünyaya sürükler. Eğer seçimim doğruysa ortak yaratıcılığını yaptığımız dünya daha da zenginleşir ve belki de, “sonunda yaşamımı yoluna koydum” gibi bir şey söyleyerek ifade edeceğim yeni bir tutarlılığa sahip olurum.
Bizim ortak-yaratan, özgür ve belirsiz ahlaki seçimlerimiz ve dünyalarımız, elektronun sanal geçişleri gibidir. Yaratılışın gerçekleşmesindeki deneylerdir. Bizler, elektronlardan farklı olarak bir hafızaya sahip olduğumuz ve deneyimlerimizden ders aldığımız için bizim deneyimlerimiz etkiyi çoğaltabilir. Bazıları başarılı olup, bir sonraki ve daha iyi dünyaya doğru katkıda bulunarak ilerler.”


Hastalıklardan Korunmanın 2 Altın Kuralı! 🌿💧

Havaların soğumasıyla birlikte kapalı alanlarda geçirdiğimiz zaman arttı. Kalabalık ve havalandırılmayan ortamlar ise mikrop kapma riskini yükseltiyor.
Neyse ki sağlığımızı korumak için uygulayabileceğimiz çok pratik ve etkili 2 basit adım var:

1️⃣ Dışarı Çıkarken (Doğal Bariyer): Ağzınıza bir adet karanfil atın. Karanfilin içerdiği öjenol maddesi, bakteri ve mantarlara karşı doğal bir kalkan oluşturarak koruyucu etki sağlar.

2️⃣ Eve Dönünce (Derin Temizlik): Günü tamamlayıp eve geldiğinizde hemen tuzlu suyla gargara yapın. Bu işlem gün boyu ağız ve boğazda biriken mikropları uzaklaştırır. Yapılan klinik çalışmalar, düzenli gargara yapmanın üst solunum yolu enfeksiyonu riskini %40'a kadar düşürdüğünü gösteriyor!
Sağlığınızı korumak işte bu kadar kolay. 














Hepinize güzel bir hafta diliyorum, sağlıkla kalın....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder