BİZDEN HABERLER

05 Mart 2023

BİZDEN HABERLER

 

 
Hepinize güzel bir hafta diliyorum....
Biz geçen hafta annemle Edirne Tıp Fakültesinde idik. Burada yaptırdığım 3 aylık rutin kontrollerde böbrek çalışma oranı 52 çıkmıştı. Aile hekimimiz bana bir isim verdi ve oradan randevu alıp anneni götür dedi. Tam saat dokuzdan 12 ye kadar otomatik telefondan randevu için aradım, profesör randevu açmadığı için randevu alamadım. Sinirlendim çarşıya indim biraz alışveriş yaptım, durağa geldim minibüs bekliyorum, dur dedim tekrar deneyim ve düştü hat randevuyu verdi, alel acele çantamdan kitabı ve kalemi çıkardım randevu kodunu yazdım. 
Sonrasında ilgili güne terminalden bilet aldım, maşallah yol ücretleri uçmuş:)) terminalde bilet kesen bir bayan arkadaşımla ayak üstü sohbet ettik ve eve geldim.
Gideceğimiz gün sabahı sağolsun yolculuk yapacağımız şirket bizi evden aldı. Sabah 7 arabası olmasına rağmen ufak bir araçtı, yolcular dolunca 06:30 da yola çıktık. 
Üniversiteye ilk defa gittiğim için yol bilmem iz bilmem, üniversite de indik araçtan sora sora nefroloji servisini buldum. Sekreter gelmemiş daha, baktım bankoda bir kağıt var klinik ve özel muayene seçeneklerinin altına insanlar isim yazıyor, dedim sistem böyle işliyor herhalde, bende özel muayene kısmına kısmına ismini yazdım annemin 3. sırada idik. Sekreter geldi isim çağırıyor ve kayıt yapıyor, bizim kaydı yaptı. Kan tahlili ve .... tahlili var. Dedim biz 24 saat ..... biriktirdik, aile hekimimiz öyle söyledi, bayan dedi tekrar alıyoruz. Tahlil için gerekli olanları teslim ettik. Issız bir yer aradım, aç karnına gitti annem sandviç yapmıştım onu yedi birazda su içti. Muayene saatini bankta oturrak bekliedik. 3. sırada idik. Profesör saat 12:30 gibi muayenelere başladı. Ultrason çekmek istedi bizimki nefesini içinde tutamadığı için zorlandı. Bir kağıt verdi şehrinizde bunları yaptırın getirin dedi. 
Sonuç olarak, burada 52 çıkan çalışma oranı orada 65 çıktı  güzel dedi. 60 ve altı diyalize giriyormuş. Sarı çok tüketmişsin dedi, sarı nedir dedim, muz, portakal, mandalin, sarı üzüm gibi. Yumurta iyi yemişsin dedi hergün 1 az pişmiş yumurtası mutlaka vardır annemin. Vücut tuzsuz kalmış dedi, yemeğin yanında silme çay kaşığı tuzu ayrıyetten yiyeceksin dedi. Tansiyon olunca yemeklere fazla tuz katmıyorum ben. En önemlisi protein kaçağı yok dedi, buna çok sevindi. Bakliyatların ilk haşlama suyunu yarım saat kaynat sonra süz dedi, az olmasın kaynatma süresi dedi. Kansız kalmışsın dedi kan iğnesi verdi. Dedim hergün şu ağrı kesiciyi kullanıyor bu ne olacak, o konuda anneme nasihat etti, kullanmaması konusunda.
Bir ay sonra tekrar görüşelim diyerek bizi yolcu etti.
Biz yine annem meyveyi seviyor diye ona meyve taşıyoruz, vitaminsiz kalmasın diyoruz, hata yapmışık dedim. Muz, mandalin, portakal bu sene çok yedi mesela............
Şehrimize döndük, ertesi gün aile hekimine gittik, giderken ben iğneleri de aldım eczaneden orada yaparlar dedim.
Sonuçları ona da gösterdik, o da şaşırdı ve beğendi sonuçları, makina bazen hata yapabiliyormuş o da bizimkine denk gelmiş. Ultrasonlar için hastaneden 2 aydan önce randevu yok. Onun için özelden bu çarşambaya randevu aldım, hem serumla iğneyi verecekler hemde ultrason yapılacak.
Bizde haberler böyle,
Yavaş yavaş okuma düzenim yerine geliyor. Bu arada arkadaş bir model takı istedi benden, elimde malzeme var onu yapmaya başladım, ilk olarak oyalarından başladım.
Hayat çok pahalı artık 4 parça şey 200 tl tutuyor nedense..
Bıktım zamlardan. 6 lı masada bozuldu hayır etmez artık hayat diye düşünüyorum...


Bakalım bittiğinde nasıl olacak....

 
Hepinize güzel bir hafta diliyorum..

Bugün berat kandili imiş ben 7 si diye biliyordum. 
Hepinizin kandili mübarek olsun..

 

ZAMAN YAŞAMIN KENDİSİYDİ VE YAŞAMIN YERİ YÜREKTİ ( KİTAP MOMO)

20 Kasım 2022

ZAMAN YAŞAMIN KENDİSİYDİ VE YAŞAMIN YERİ YÜREKTİ ( KİTAP MOMO)

 

 
Bir gün insanlardan kaçan, yalnız yaşamayı tercih eden yaşlı bir adama sorarlar.
“Sürekli yalnız olmaktan bıkmıyor musun?”
Yaşlı adam  cevap verir:
" Yapacak çok işim var. İki şahin eğitmem gerekiyor.
Ve iki kartal.
İki tavşan sakinleştirmek ve yılanı eğitmek.
Eşeği  motive etmek ve aslanı evcilleştirmek.”
”-Ama senin etrafında hiç hayvan göremiyoruz!”
“-Neredeler?”
“Onlar içimizde yaşayan hayvanlardır.”
"İki Şahin" gördükleri her şeye saldırıyorlar.
İyi-kötü, faydalı-zararlı onlara ayırt etmeyi öğretmeliyim. Çünkü onlar benim GÖZLERİM.

“ İki kartal" dokundukları her şeyi mahvediyor, yaralıyor, parçalıyorlar. Onlara hizmet etmeyi ve zarar vermeden yardım etmeyi öğretmeliyim. Çünkü onlar benim ELLERİM.

“Tavşanlar" her zaman korkarlar, kaçarlar ve saklanırlar. Onları sakinleştirip, zor durumlarla başa çıkmayı öğretmeliyim, beladan kaçmayı değil. Çünkü onlar benim AYAKLARIM.

En zor kısmı "yılanı" izlemek.
Sıkı bir kafeste, güvenli bir şekilde kilitli olsa da her zaman saldırmaya, sokmaya, yakın olan herkesi zehirlemeye hazır. Bu yüzden onu takip edip, disiplinli olmalıyım. Çünkü bu benim DİLİM.

“Eşek" herkesin bildiği gibi çok inatçı, sonsuza kadar yorgun ve işini yapmak istemiyor. Bu yüzden ona şükretmeyi ve akışta olmayı öğretmeliyim. Çünkü bu  benim VÜCUDUM.

Ve sonunda kral olmak ve herkese emretmek isteyen bir "aslanı" evcilleştirmek istiyorum. Gururlu,  kibirli ve dünyanın kendi etrafında dönmesini istiyor. O aslanı terbiye etmeliyim. Çünkü bu benim EGOM.”

“Gördüğünüz gibi yapacak çok işim var”
Soru sorulan yaşlı  adam,
Lev Nikolevic TOLSTOY'dur.🙏🙏💖💖
 

Herkese güzel bir hafta diliyorum,
 
Biz bildiğiniz gibiyiz, hayattayız yok bir değişiklik. Alışveriş, yemek, kahve çay içmek, temizlik, yat kalk işte hayat böyle devam. 
 

Parkta karşıma çıktı bu haşin bakışlım....
 

 

Kitap alma işine yeni yılda bir dur demek lazım olmuyor böyle bir iştahsızlık:))) kesin kararlıyım ev de her yer kitap çünkü:)))


Elimde sürüklenen bir motif 4 tane yapmam lazım sonuncu hala yapılacak:))) üstüne kim geldi bilmem bu işin.
Geçen gün annem çetik başlamış, üstüne ben geldim çarşıdan:))) çetik kenarda duruyor örülmüyor:))))


Güllere bayılıyorum.....
 
Arkadaşlar 2023 yılı için okuma planı oluşturdum, 2023 te 23 kitap projem var, blogger kitap kulübü var...
Bir de ben serbest okuma oluşturdum kendime, Arzu eden olursa her ay birlikte bu kitapları okuyabiliriz. Ben pek klasik taraftarı olan bir okuyucu değilim, okurum onları da ama yeni kitaplara ve yazarlara da yer vermek lazım derim. Kendime bir tablo hazırladım bu yenilerden ve eskilerden sizleri de beklerim...
 

THE MIDWICH CUCKOOS

Sakin Midwich kasabasında bir yaz günü, kasaba sakinleri bilincini kaybeder. Bu tuhaf olay geçici görünür ve durumdan etkilenenler bilinçlerini yeniden kazanır. Ancak bölgedeki kadınların açıklanamaz bir şekilde hamile olduğu keşfedilir. Çocuklar doğup büyüdükçe bu dünyaya ait olmadıkları anlaşılır.
 
Dizinin konusu ilginç geldi, bilimkurgu türü ve uzaylı çocuklar. İzlettirdi kendini ve ben sevdim tavsiye ederim..
 
Hepinize güzel bir hafta diliyorum.....




 
 

AH YA KIŞ YA SONBAHAR NİYE..

09 Ocak 2022

AH YA KIŞ YA SONBAHAR NİYE..

 

 
Çok düşünerek yaşamıyorum artık ,
İp mi dolaştı çözmeye uğraşmıyorum dolaştığı yerden kopartıyorum ,
Vazomu kırıldı yapıştırmıyor kalanı da ben kırıp kaldırıp çöpe atıyorum ...

Yemeğimi yaktım amannn yanarsa yansın
Yanan canım olmasın yemek dediğin nedir ki
Kör boğaza ne verirsen doyar zaten ...

Yeter ki benim canım sağolsun diyorum
Bazen dışarıdan bazen kahvaltılık yiyorum. .

Birine bir şeyi artık bir kere söylüyorum
Anladı anladı ,
Anlamadı anladığı kadarıyla bırakıyorum
İster doğru anlar ister eğri çokta tın yani ..

Fazladan hiç bir şey istemiyorum artık hayatımda ve yaşam alanım da ,
Takımı bozulmuş tabak çanak
Giyilmeyen giysiler at gitsin ya da ver başkası sebeblensin ...

Değerini yitirmiş insanlar mı ,
Amann hayatımda yeri olmayanların telefon rehberimde de isimleri olmasın
Sil gitsin,
Zararlı kim varsa arın bitsin diyerek başladım ...

Önce içsel temizlik yaptım
Evsel temizlikle noktaladım ...

Oh be dünya varmış eşyaların yenilerine evimde
İnsanların iyilerine içim de yer açtım ...

Belki çok geç kaldım ama
Zararın neresinden dönersen kâr dedim,
Hiçbir kârım olmasa da en azından zararım da olmaz,
E bundan büyük kar da bulunmaz ....!
~
AHRÂZ SNR
 
 
Herkese merhaba, geçen hafta doğalgaz , elektrik faturaları gelince yukarı ki modu uyguladım:))) Artık evden dışarı çıkasım yok inanın ki... Bir dışarı çıkmak bana 250-300 Tl ye patlıyor, en iyisi ev modunda olmak. Fiyatlar aklımı başımdan alıyor resmen:)))


Tek bir malzeme de olsa aklım başımdan gidiyor, kahveye sarılıyorum hemen:))

Bu haftayı müzikler ile geçirdim diyebilirim
 
Bir gün Yalın' a taktım evir çevir döndürdüm..
 
 
Ertesi gün Fettah Can takıldım...
 
Ama en çokta her gün, tekrar modunda olan müziğim buydu...
 
 
Kardelenler kar yağmadan çıktılar.....

“Davranışa yansımayan hiçbir şeye en ufak inancım kalmadı artık. Bana dünyanın en güzel cümleleri de kurulsa ben karşımda ne gördüğüme bakıyorum."
 
 
Kızım bir gün bizi çok korkuttu, ortada yoktu kızdımı , gücendimi, bizi terkettimi derken, akşam üstü çıktı geldi. Kedi sevmeyen annem bile meraktaydı o derece yani. Neyse benim kız daha 1 yaşında yok fakat 3 tane izbandut peşine takılmış, ben kovalıyorum,
- Benim kızım daha küçük hem ben fit damat istiyorum diyorum:))
Beni anlamıyorlar. Şu an bahçede bir kovalamaca halindeyiz onlarla. Bu da büyük ihtimal babamın ardiye kapısının altı biraz açık oradan içeri girdi peşine takılanlar olunca, annemde onu farketmedi kapı ağzına su girmesin diye tuğlalar koymuş. Bu zavallımda içeride kalmış çıkamıyor:)) Annem en son dedi ben böyle böyle yaptım acaba ardiyeye mi girdi çıkamaz dedi:)) gittim tuğlaları çektim benim kız oradan çıktı:)))

"Karpuzu kestin. Baktın ki kabak.
Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?"
Canım Fethi Naci'nin bu cümlesinden sonra
başladığım her ne ise hoşlanmadığım yerde
bırakmaya karar verdim.
Kitabı da, insanı da...
Ben sahip olduklarımın tadını çıkarmayı
öğrendim hayatta. Sahip olamadıklarımın
ve olamayacaklarımın acısına ise ayıracak
zamanım yok. Hayat çok kısa.
Mina Urgan
Türk yazar, filolog, çevirmen ve akademisyen.
(D: 1 Mayıs 1915 - Ö: 15 Haziran 2000)
Anısına saygı...


Cuma günü 3. doz aşılarımız olduk. Bir annem kaldı olmayan onu da Aile doktorumuz Reyhan Hanım erken getir kan değerlerine de bir bakalım dedi, uzun zamandır bakmıyoruz hem de aşı olur dedi. Önümüzdeki hafta da ona yaptıracağım aşıyı.
 

BİR KAPI KAÇ KEZ ÇARPAR ?
Ne kadar sert kapattığına bakar.

BİR EKMEKTE KAÇ DİLİM VAR .. ?
Ne kadar ince kestiğine bakar.

BİR GÜNÜN İÇİNDE NE KADAR İYİ VAR ..?
Ne kadar iyi yaşadığına bakar

BİR DOSTUN İÇİNDE , NE KADAR İYİLİK VAR ..?
Ne kadar verdiğine bakar...

Shel Silverstein..

Geçen akşam evde otururken camın sinekliğini çalmış Romanlar, bıktım bunların hırsızlıklarından vallahi.. Şimdi işin yoksa cama sineklik yaptır, Allahtan geçen yaz yaptırdığımız salonun sinekliğini çıkaramamışlar, Hakan takarken Özlem abla içten de ben bunu sabitleyim çıkarıp çalmasınlar demişti, sağolsun onu çıkaramamışlar. Yenileri yaptırırken yine Hakana yaptırmak lazım aynı sistemi uygulasın. Karşı komşunun da almışlar hem cam, hem kapıdaki sinekliğide almışlar...
 

 Mavi lalenin açıklaması ile Frida Blanket battaniyeye başladık. Fakat siyah ip eksikmiş bende son sırası yok, pazartesi yüncüye bakacağım bulamazsam netten sipariş vereceğim.
 
 
Bu hafta dinlediklerim;



MERHAMET ACIMAK DEĞİL ACITMAMAKTIR ( AŞKINI HELAL ET KİTABINDAN)

08 Nisan 2021

MERHAMET ACIMAK DEĞİL ACITMAMAKTIR ( AŞKINI HELAL ET KİTABINDAN)

 

 
İyi ki yapmışım dediğim şeyler var
 Aynı zamanda keşke'lerimde
Engellemek istediğim başlangıçlar var. 
Unutmayı yürekten dilediğim kişiler ve zamanlar...
Unutamadığım, unutmayacagim DOSTlarim var.
Hayatımdan seneler çalan insanlar ...
Hafızamdan silmek istediğim görüntüler var, silemediğim..
Sözler var, duymamış olmayı dilediğim ama duyduğum.
Herseye ragmen isyan etmemek!!! 
Hiç birşeye hic bir zaman!.
.Rabbim sınıyor ama merhametini de esirgemiyor bizden..buna da şükürler olsun !
Hala yüzümün gülümsemesini sağlayan sebeplerim var...
 

Buralarda yağmur var, akşam bile şakır şakır yağdı. Bu lale resimlerini pazartesi doktora gitmiştim vitaminlere, kollestrole, tiligrisite baktırmak için, orada kavşakta ekilmişler bende cep telefonu ile bu pozu yakaladım. Kan verdim sonuçların çıkmasına 2 saat vardı çarşıya geçtim, kağıt ip aldım. Yeğenim plaj çantası istiyor onu yapacağım. Migrosa geçtim dergilerimi aldım.
 

Oradan kahve dünyasına geçtim duble bir türk kahvesi içtim ki vakit geçsin.
 

 Şehir dışına kaldığı için, kahve dünyası bomboştu. O yüzden rahattım. Minibüsle Özel Tıpa geçip sonuçlarımı aldım. Vitamin eksikmiş B12 vitamini ve D vitamini verdi, bir daha kısmetse 6 ay sonra bakılacak.
 
Eve geçerken aşağıdaki çiçeği aldım, campaluna adı yada maviş çiçeği diyorlar, burada yoktu gelmiş hemen tükenmeden aldım. Zaten çiçek ekme zamanları geldi sayılır. Yani ay takvimi 15 inden itibaren çiçek ekilebilir diyor.  mesela bugün için;
bakıldığında, 
Diyete başlanabilir
Tıbbi tedavi ve ameliyatlar için uygun bir gün
Cilt bakımı ve epilasyon için uygun bir gün 
Saç kesimi için uygun bir gün değil
Oda ve balkon bitkileri sulanabilir
Leke çıkarılabilir
Çim biçilebilir
Çamaşır yıkama ve temizlik yapılabilir, daha az enerji ve malzeme tükenir.
Hiç bir meyve ve sebze hasat edilemez. 

Ben bir tane ajanda aldım günlere göre bunları yazıyorum ve ona göre hareket ediyorum.
Burada da aylık takvimler var, 
bu takvime göre dua ve diyet ve bereket günlerine bakıyorum onlarıda ajandaya aldım.
tek uygulamadığım günün renkleri kaldı onu da uygulayacağım. hangi gün üstümüzde yada yanımızda ne renk kullanmalıyız.
 

Dün de cildiye ile randevum vardı, saçlarımda egzama var şampuanım bitti, yazdırmak için doktora çıktım. İlaçlarımı ve şampuanımı aldım çarşıya geçtim. Çantacıma geçtim yani tamircisine çanta astarlanmaya vermiştim onu aldım. 
 

Son ördüğüm çanta bu. Ördüklerimden bir tanesini kuaförümün kızına ve yanında çalışan kıza verdim, bir tane de manavdaki kızımıza  hediye ettim, stok tükeniyor:))😇
 Bankada işlerimi hallettim. Diyet için leblebim bitmişti onu aldım. Kütüphaneye geçtim geçen ay okuduğum kitapları teslim ettim. 3 tane yeni kitap aldım. Bir tanesi mavi lalenin etkinliği için Pi kitabı umarım serinin diğer kitapları gibi değildir. Fi ve Çi yi okuyup Pi yi bu yüzden elemiştim. Azra Kohenin okumadığım tek kitabı bu çünkü.
 

 Oradan çıktım peynir aldım, parkta bir çay kahve içtim. Eve geçtim.
Otururken müdürlüğümü yapmış olan  U.... bey mesaj attı, bende hemen döndüm mesaja. Geçenlerde iş arayıp bulamayan komşumun güleryüzlü oğlu için rahatsız etmiştim kendisini. Müsait değildi herhalde, geniş zamanda ben sana dönücem yazmıştı. Bu günde sözünü tuttu, durumdan bahsettim mail adresini verdi Cv yi göndersin yardımcı olmaya çalışacağım dedi. Sevindik, artık bizim şirkette değil farklı yine büyük bir şirkette. Bizim şirketten eski arkadaşlara da Cv yi ileteceğini söyledi. Umarım olur bu iş, böyle bir zamanda iş bulmak çok zor yoksa...


Uzanmışım çimenlere, güneş damlar içime:)))



Keyifli bir hafta sonu olsun herkese şimdiden:🍁🌷🌸☕🎈 

YAŞAMDAN VE İNSANDAN BEKLENTİNİZİ AZALTIN

08 Şubat 2021

YAŞAMDAN VE İNSANDAN BEKLENTİNİZİ AZALTIN

 

 
Herkese güzel bir hafta diliyorum. Ben her zamanki gibi evde kapalıyım, sadece fırına ekmek almaya çıkıyorum. Yeni yaptırdığımız demir kapı arızalandı, demirciyi bekliyoruz yapılsın diye. Evde bizimkilerin şekerini, tansiyonunu her gün ölçmekten kendimi hemşire olarak hissetmeye başladım.Yanlış meslek seçmişim:))
Dün hava çok güzeldi, biraz bahçede dolaştım, baharın habercileri günyüzüne çıkmış...
 

Mart menekşesi mart ayı gelmeden açmış, sümbüller açmaya başlamış, uyku çiçekleri uykudan uyanmış, çiğdem topraktan başını çıkarmış en önemlisi de erik çiçeklenmiş:)) onun resmini çekemedim. Bahar erken gelmiş Allah verede hava soğuyup hasara uğramasalar.
 
Bugün biraz hava almak hemde aylık dergilerime kavuşmak için Migrosa gittim. Başlangıçta kütüphaneye uğrayıp Ocak ayı okuduğum kitapları verdim. Evime yakın olan migros kapandığı için 2 aktarma yaparak şehir dışında yer alan Avm deki migrosa gidiyorum. Gelmişken Teknosaya uğradım, hala laptop bakıyorum. Bilgisayarcım bir model gönderdi ağbim beğenmedi modeli, illa tutturdu Tekirdağ'da  arkadaşının ağbisi bilgisayarcıymış ondan fikir alacakmış. O kişide Ankara'ya taşınmış telefonla ona ulaşmaya çalışıyor. Çatışma halindeyiz ağbimle, benim bilgisayarcım beni kazıklıyormuş:)) sanki kendi tanıdığı bu işlemi yapmayacak. Bu dünyada öğrendiğim bir şey varsa o da kazıkların hep en yakındakilerden geldiği, akraba, kardeş vs...
Neyse Teknosada da doğru dürüst bir bilgisayar yok, geçen gün ağbimin kızı da telefonda söylemişti, 
-Hala orada bilgisayar kalmamış hiç boşuna gitme.
demişti, hazır  dergi almaya gelmişken bakayım dedim, yeğenim gerçekten doğru söylemiş hiç bir şey yoktu. Migrostan dergileri aldım hemen minibüsle şehir içine geldim. Bir kaç kalıp vakumlu peynir alıp, kütüphaneye uğradım Irvın D. Yalom kitabı aldım eve geldim.
 

 Yarın annemi PTT ye götüreceğim biraz işi var. Oradan markete geçer biraz alışveriş yaparız diye düşünüyorum.


Evde ki artık iplerden yeni bir çanta başladım.

Günün karikatürü
 
Güzeldi
 
Bobo'yu severek takip ediyorum
 
Filmler
 
 
 

 Güzel bir hafta sağlıklı, mutlu, huzurlu, neşeli olsun............
 

VİCDANIMIZ YANILMAZ BİR YARGIÇTIR (BALZAC)

21 Mayıs 2020

VİCDANIMIZ YANILMAZ BİR YARGIÇTIR (BALZAC)

Anlatacak bir şey bulmak bu karantina günlerinde o kadar zor ki rutine bağlanmış bir yaşam var.  Bugünün tek farkı çarşıya gitmem. 
Ağbimin kızına ve torununa çanta örmüştüm, astarlanması için çantacıya vermiştim onları aldım.



Çarşıda tshop a uğradım, ağbime şeker çorabı aldım 3 tane.

Oradan migrosa geçtim çok sevdiğim bisküviden aldım raf fiyatı 4.75 kasaya gelince 5.50 oldu, itiraz ettim, para üstü verdiler olayı düzelttiler. Kitaplarda indirim devam ediyordu sepete 2 tane kitap daha attım.


Migrostan sonra ana sağlığa gittim annem ile ağbime ilaç yazdırdım. Eczaneye geçip ilaçları aldım eve geldim. Üstümü çıkardım doğru makinaya attım, 1 bölüm dizi izledim film izleyemedim....



YÜREĞİME ŞİFA LAZIM

13 Mayıs 2020

YÜREĞİME ŞİFA LAZIM

Bugün pek bir iş yaptım diyemem. Annemin bahar alerjisi had safhada idi. Dün naneler ile uğraştık ya kokusuda olsa yetti ona. Bütün gece burnu tıkalı idi, devamlı damla kullandık. Sabah kahvaltıyı yaptı ve yattı tekrar. Ağbim yürüyüşe çıktı. Bende fazla ses çıkarmadan süpürgeyi çalıştırmadan ev işi yaptım biraz. Öğlen için çorba yaptım, bir makina çamaşır yıkadım.


Ağbim geldi, çorba içmedi yoğurt ekmek yedi sadece. Şekerini baktık yürüyüşten sonra 164 idi. Bugün Özlem hanım yine yokmuş, görüşemedik bir türlü. Bu arada göz damlaları bitti, akşam doktora facebook üzerinden mesaj attım ama görmedi herhalde, sabah yanında çalışan Esra'ya whatsaptan mesaj yazdım tesadüf yazıhanede imişler. Doktor 3 adet damladan bir tanesini kesti, 2 taneye devam dedi. Bu arada 2 hazirana randevu oluşturdular. Yollar kapalı nasıl gideceğiz bakalım, onlar bir yazı göndereceklermiş Esra öyle sesli mesaj atmış. Komşu oğlunu aradım eczanede çalışıyor damlaların siparişini verdim.


Bugün film izlemedim La casa de papelden son sezon 5 bölüm izledim. Bu arada bu ufak bir çanta, arkası düz orgü siyahtan. Ağbimin torunu Hira'ya ördüm. Bayramda geldiğinde içine bayram harçlığını koyacağım öyle vereceğim. Ama ilk önce içine çantacıya astar ve çanta sapını yaptıracağım .




HAYAT KOCAMAN BİR HAYAL KIRIKLIĞI GALİBA...

12 Mayıs 2020

HAYAT KOCAMAN BİR HAYAL KIRIKLIĞI GALİBA...


Önceden bitişik arsalarda ne çok çıkardı papatyalar, her taraf apartman oldu, görülmez oldular artık. Bu gün sabahtan erken kalktım, ağbimin insülünü bitti. Doktoru aradım yine izinli imiş. Mecburen raporlu olduğu için eczaneden aldım. Birkaç ilaç ile iğne ucu da bitmiş onlarıda aldım. Bu papatyaları da migrosa gider iken çektim.


Migrostan karınca ilacı aldım, bir süredir eve karınca dadandı hem de kanatlı, evin çevresinde temel diplerinden çıkıyorlar, bakalım etkili olacak mı?
Oradan markete geçtim sebze meyve alışverişi yaptım. Yağ stoğu bittiği için birkaç teneke yağ bir tenekede zeytinyağı aldım. Eh bunları eve yayan götürme imkanım yok, Taksici tanıdığımızı çağırdım o geldi eve getirdi beni. Malzemeleri indirirken annemle sohbete başladılar birisi ölmüş onun haberini verdi anneme.


Eve geldiğimde ağbim yoktu oda pazara gitmiş, biraz boş alan kaldı domates ekmek için. Daha sonra geldi fide yokmuş. Yemek koydum, yediler. Bulaşıkları yıkadım. tutacakların diğer tekini bitirdim. Annemin canı irmik helvası çekmiş, evde malzeme var, komşuya telefon açtım yapar mısın diye? olur dedi. O güzel yapıyor helvayı babamın okumalarında hep ona yaptırıyoruz. Ben bu yazıyı okurken o helvayı yapmışta getirdi bile. O arada bitişik apartmanın muhacır dediğimiz komşusu anneme de domates ve biber fidesi getirdi. Annem temiz kalpli her istediği oluyor.


Tutacakların bitmiş hali bu.....


Naneler aslında hıdrellez sabahı biçilir ama biz biçmedik bu güne kaldı. Sabahtan annem biçti, ipler ile birkaç demet yaptı, su ile yıkadı biraz güneşte suları gidinceye kadar tuttuk. Sonra bir tepsiye yapraklarını ayıkladık, Şimdi odada kuruyacak bu şekilde, elde ufalanacak ve kavanoza koyulacak.


ELVEDA OĞLUM

Yaoyun ve eşi, tek çocuklarının boğularak ölmesinden sonra bilinmezliğe doğru yola çıkarlar. Çin'in büyük şehirlerinde iş bulmaya çalışırken, bir çocuğu da evlat edinirler. Fakat çocuk onları kabul etmez. Kendileri de bu yaşama alışamamıştır. Hafızaları geldikleri yerde ve geçmişlerindedir. Çin'in 30 yıllık tarihini, insan ilişkilerini, çalışma koşullarını evli iki çiftin yaşadıklarıyla anlatan ve 22 ödül kazanan bu filmi sizlerle paylaşıyorum.

3 saatlik bir film, umarım sizde izler ve beğenirsiniz.