OKUDUM 2022 /53 SENİ YORAN HERŞEYİ BIRAK (2. BÖLÜM)

04 Ağustos 2022

OKUDUM 2022 /53 SENİ YORAN HERŞEYİ BIRAK (2. BÖLÜM)

 

 
Ne kadın ne de erkeğin artık zayıflıklarıyla birbirine zulmetmeyecekleri günlerin geleceğini umuyorum.
Irvin D. Yalom
*****
İyi bir manipülatör, gerçekleri çarpıtma yolunda çok başarılı ve ikna edicidir. Hatta öyle ikna edicidir ki siz bile ağzınızdan çıkanlardan emin olamaz hale gelirsiniz bir süre sonra. "Ben böyle mi söyledim sahiden, hiç hatırlamıyorum ama demek ki öyle söylemişim" dersiniz.
*****
Başkasının aklını, iradesini, kanaatlerini, davranış biçimlerini ve düşünme şeklini kontrol etmek, onu kendine bağımlı hale getirmek, iradesini kontrol altında tutarak ondan güç emmek, üstünlük hazzı sağlamak, kişiyi kendi aklından bile şüphe edecek duruma düşürüp muhakeme kabiliyetlerini felce uğratmak literatüre "gaslighting" olarak girmiştir.
 *****
İlişkiler zordur ve kimse de mükemmel değildir.
*****
Duygusal manipülatörler kendilerini güçlü ve güvende hissettikleri özel bir alan yaratırlar muhakkak. Burada kontrolü sağlayabilirler ve süreci yönetebilirler.
Güce ve otoriteye sahip olan, yönetici taraf kendisi olduğu için, bir manipülatör kendi özel alanını dilediği gibi kolayca yaratabilir. Gücüne ihtiyaç duyduğu ya da diğer bir deyişle gücünü çekerek güç kazanacağı kişiyi istediği gibi konumlandırır hayatında.
*****
İnsan emek vermediği bir ilişkiyi ne kadar sahiplenebilir?
*****
İlişki alanının kontrolü ve kuralları eğer bütünüyle tek tarafa aitse, ortada bir paylaşım ve bir  ortaklaşmacılık anlayışı yoksa, el fenerinizi bir kez daha açmalı ve ilişkinizin üzerine tutmalısınız.
*****
Güçlü ilişkiler içindeki insanlar, birbirlerini her anlamda etkileyebildikleri halde yine de kendilerine ait özerk bir alan geliştirmiş insanlardır.
*****
Bir manipülatörün anatomisi
Etkisi altına alabileceği, yönlendirebileceği, etkileyebileceği kişileri kolaylıkla tanır. Yanlış kişiye yatırım yapmaz. Yanlış adreste vakit kaybetmez.
Arkadaşlarını, sosyal çevresini ve sevgililerini eşini genellikle özgüveni düşük, duygusal açıdan kolay manipüle edilebilen insanlardan seçer.
Ani öfke patlamaları yaşayabilir ve aynı hızla sakinleşip karşı tarafı suçlu hissettirerek devam edebilir.
Karşısındaki insanların zaaflarını, hassasiyetlerini ve zayıflıklarını hemen fark eder ve ister istemez buraya odaklanır.
Öfkesinden ve ödeteceği hesaptan çekinilir. Bu yüzden istekleri çok da sorgulanmadan, karşı durulmadan yerine getirilir.
Her tartışmada ya da her sorunda haklı çıkmanın bir yolunu bulur.
Konuları çarpıtmada ve başka yöne çekmekte ustadır.
Ortak anıları bile istediği şekilde hatırlayıp kaydeder, karşısındaki insanı her şeyi yanlış hatırladığına ikna eder.
Güç emerek güç kazanır ve hayatına ancak bu şekilde devam edebilir.
Duygusal açıdan güçsüzdür. Sevilmemek, onaylanmamak ve yalnız kalmaktan korkar. İlişkideki otorite figürü gibi görünse de özgüveni düşüktür.
Baş edemediği bir değersizlik hissine sahiptir. Onaylanmak, beğenilmek, sevilmek, yalnız olmamak hayati öneme sahiptir.
Duygu sömürüsü yapmakta başarılıdır.
Ona hayır demek kolay değildir.
Bir sözü ya da davranışı tekrarlamaya devam ederek karşısındaki insanı ikna etmeyi başarır.
Kendisine bağlılık ve sadakat gösteren insanlara odaklıdır.
Güzel sözlerinin, iltifatlarının içinde bile örtülü bir yergi ve eleştiri vardır.
İmalı sözlerle ya da doğrudan etiketleyip yaftalar. Bunları sevgisinden, duyarlılığından ve saygısından dolayı yaptığına ikna eder.
Her zaman her konuda üste çıkar. Özür diletir.
Karşısındaki insanın egolarını okşayarak onun üzerinde etki kurar.
Kararsız bırakır, ikileme düşürür, kafa karıştırır, böylece kendi dediğinin olmasını sağlar. Son karar onundur.
İşine gelmeyeni görmezden gelir.
Küserek, sevgisini ve ilgisini keserek cezalandırma yoluna gider.
Kimseye fiziksel olarak zorla bir şey yaptırmaya kalkmaz, her şeyi karşı tarafın kendi rızasıyla yapmasını sağlar.
Kimseye zorla bir şey yaptırmadığı için her zaman masum ve haklıdır.
Söyledikleri ve yaptıkları birbirini tutmaz. Kendiyle ilgili de tutarsızlıklar gösterir. ( hayvan sever olduğunu söyler ama ava çıkar mesela. İlişkilerinde son derece seçici olduğunu söyler ama kalabalık bir geçmişi vardır.
*****
Tam da kendi sorumlu olduğu şeyden dolayı karşısındakini suçlamak konusunda manipülatörün eşi yoktur.
Pascal Couderc
*****
Aşağılıyorsun
Bizzat kendini aşağılıyorsun ruhum
Kendini onurlandıracağın zaman gelip geçiyor.
Marcus Aurelius
*****
Sosyal yalnızlık ve isteksizlik önemli bir belirtidir ve aslında her durumda ciddiye alınmalıdır. Nedenlerini sorgulamakta, anlamakta ve üzerine gitmekte fayda vardır.
Uzun süreli manipülasyona maruz kalan insanlar giderek sosyal hayattan uzaklaştıklarının, sosyalleşmek konusunda isteksizliğe kapıldıklarının çoğu zaman farkında bile olmazlar. Tabi ki insan zaman zaman yalnızlığın içinde kendini daha huzurlu, mutlu ve üretken hissedebilir. Burada dengeli ve bilinçli bir gözlemci olmak gerekir.
*****
Amaçlarınızı, hedeflerinizi ve motivasyonlarınızı sorgulamaktan çekinmeyin ve kendinize karşı dürüst olun.
*****
Zekânızın size neler yapabileceğini siz bile tahayyül edemeyebilirsiniz.
*****
Tasalarımızın hemen hemen hepsi, başkalarıyla olan ilişkilerimizden doğar. 
A. Schopenhauer
*****
Psikolojik işkence uygulayan insanlar sosyalleşmenize, kendinizi iyi hissetmenize, bir şeyler başarmanıza, mutlu olmanıza, başkalarıyla kaliteli vakit geçirmenize izin vermezler
Hayatınızda bir manipülatör varsa ba-şa-ra-maz-sı-nız!
Başarmanızı istemezler ve buna bir şekilde mâni olurlar. Dil kursuna yazılmanızı, spora başlamanızı, sosyalleşmenizi, eğlenmenizi, kazanmanızı, iyi olmanızı, iyi hissetmenizi desteklemezler. Sadece bütün bunları sizin adınıza  çok istediğine ikna olursunuz ama desteklenmediğiniz gibi engellenirsiniz de.
Hayatınızda size akıl veren, iyiliğinizi isteyen, iyiliğiniz için mesai harcayan, sizi seven, koruyan, kollayan, başkalarının olmasına müsade etmezler. Ailenizden bile ustalıkla uzaklaştırılır hatta belki onlara karşı güveninizin kırıldığını bile düşünmeye başlayabilirsiniz bir zaman sonra.
*****
Manipülatörler, kurbanlarının zayıf yanını bilirler. Zaaflarını tanırlar ve kullanırlar. Hepimizin karşı koyamadığı bir "şey" mutlaka vardır. O noktada irademiz artık devre dışı kalabilir.
*****
Mümkünse yaşadığınız psikolojik işkenceye dışarıdan bir gözlemci olarak bakmaya çalışın ve " ben neyi kurtarmaya çalışıyorum, bütün bunlara değer mi?" diye sorun ve cevabını alın.
Yaşadığınız manipülasyona dışarıdan bakacak kadar irade geliştiremez durumdaysanız, yargılanmaktan hiç korkmadan mutlaka güvendiğiniz yakınlarınızdan yardım isteyin. Sizi kurtarmalarına izin verin. Profesyonel desteğe ihtiyacınız olup olmadığının farkında bile olmayabilirsiniz. Yakınlarınız bunu görecek ve ihtiyacınız olan tedbirleri almak için sizi destekleyecektir.
*****
Kimsenin hayalindeki insan olmak zorunda değilsiniz.
*****
Aldatan kişi, her zaman aldatılmaya hazır birisini bulacaktır.
*****
Bir duygusal istismar türü sayılan " love bombing" şiddetinin arka planına baktığımızda sevginin örtülü bir silahlanmaya dönüştüğünü görürüz.
Aşk ve arzu, gerçeğe çarpık biçimde bakmaya neden olabilir, algıyı bozabilir.
Ayakların birdenbire yerden kesilmesi, bulutların üzerinde uçuyor hisse ve her şeyin gerçek olamayacak kadar güzel yaşanıyor olduğu inancı, bir aşk bombardımanı şiddetinin ayak sesleri olabilir.
*****
Yalnız kalmayı öğrenin.
Çünkü en çok ona ihtiyacınız olacak.
Charles Bukowski
*****
"Gönül yorgunu" diye bir deyiş vardır bilirsiniz.
Bu uzun erimli yolda bir dolu gönül yorgunlukları da deneyimlenir. Kimi kurduğu her insan ilişkisinden sonra yalnız ve yorgun hisseder, kimi sadece özel ilişkilerinin ardından bu duyguyu hisseder, kimi hiç böyle hissetmez. B u tip sonuçlar genellikle insanın yaşam yolculuğu boyunca neyi nasıl biriktirdiğiyle ilgilidir.
*****
Love bombing uygulamak, hesaplı kitaplı bir organizasyon değildir genellikle. Temelinde tercih edilmek, kabul görmek, onaylanmak, ödüllendirilmek ve başarmak yatar.
*****
Love bombing uygulayan kişinin narsistlik kişilik özellikleri taşıdığından söz edilebilir. Kişinin narsistlik özellikler göstermesinin arka planında, erken çocukluk döneminde ihtiyaçlarının karşılanmaması, yok sayılması, yok sayılmasına bağlı olarak gelişen içsel anlam ve değer boşluğu yaşıyor olması, onaylanma ihtiyacı, değerli hissetme ihtiyacı yatıyor olabilir.
Başlangıçta karşı tarafı kendi onayına bağımlı hale getiren naesis kişi, zamanla karşı tarafı kendi onayına bağımlı hale getiren narsis kişi, zamanla karşı tarafı bu onaydan mahrum bırakarak, kendi onaylanma ihtiyacını gidermeye çalışır. Yaratılan onay bağımlılığı ve sonrasında bu onaydan mahrum bırakma, love bombing uygulayan partnerin kendini "öteki" üzerinde görebilme isteğinden dolayıdır. Esasında love bombing şiddetinde gösterilen yoğun sevgi ve ilgiden beslenen tek kişi, bu şiddeti uygulayandır.
*****
İyi olan şeyler emekle ve zamanla demlenir.
*****
İlişki tanımızız, kendimizi ilişki içerisine konumlandırdığımız nokta ve ilişkiden beklentilerimiz zaman içerisinde değişsede esas olan tek bir beklentimiz vardır. 
O da "var" olmaktır.
Çok insan varoluşunun, duygusal partneri tarafından onaylanmasını ister ve onun hayatında biricik olduğunnu hissetmeyi arzular.
Sadece romantik ilişkiler değil, aslında hayatın her düzlemindeki ilişkilerimiz, varoluşumuzun onaylanması için birer araçtır.
Bir ilişkişkide ne kadar görülüyorsak kendimizi o kadar "var" hissederiz.
*****
"Zor kişilikler" doğal olaylar gibidir: Onlar her zaman vardır ve her zaman var olacaktır. Onlara öfkelenmek, kötü havaya veya yerçekimi kanununa, kızmak kadar boşunadır.
Christophe Andre
*****
Duygu istismarlarında sınırların sağlam belirlenmesi ve kolayca ihlal edilmesine izin verilmemesi çok önemlidir.
Duygusal manipülatörler, karşısındakinin zaaflarını ve hassasiyetlerini çabuk anlamakta usta olduklarından kime hangi argümanlarla yürümeleri gerektiğini iyi bilirler.
*****
Duygu istirmarını sonlandırmanın etkili yollarından biri sınır çizmek ve bu sınırlara sadık kalmaktır. "Hayır" diyebilmek hem önemli bir güçtür hem de bir özgürlük alanıdır. Kişinin kendine ve sevdiklerine olan saygısıyla ilgilidir.
*****
Duygu istismarcılarının merhametli ve anlayışlı insanlar olduklarını söyleyemeyiz. Bu tip insanlarla kurulan ilişkiler karşılıklı sevgi, anlayış, saygı ve hoşgörü üzerine kurulu bir güven ilişkisi değildir. Duygu istismarcısı çoğunlukla kendi yüksek faydasına ve hedefindeki sonuca odaklıdır. Karşısındakiyle empati kurmaz, anlayış ve tolerans göstermez.
*****
"Ne de olsa insanları bir şoktan çıkarabilmenin yolu onlara başka bir şok yaşatmaktı."
Mahmut Devletabadi
*****
İkna, ikna olan kişi etkilendiğinin farkında olmadığında daha çok işe yarar.
Dr. Joseph Ledoux
*****
İnsanları kandırmak, kandırıldıklarına ikna etmekten daha kolaydır.
Mark Twain
*****
İkna teknikleri;

Kapıya ayak koyma tekniği;
Burada herşey küçük bir ricayla başlar.
" Bir dakikanız var mı acaba?"
Birinden büyük bir istekte bulunacaksanız önden hemen evet diyebileceği daha küçük bir istekte bulunun ve onu ikna etmeye başlayın.
" Hayır demeyi bile beceremiyorum" 
şeklinde bir içsel çöküş yaşayacağınıza, 
"yeter ki başımdan savayım" 
düşüncesiyle her şeye evet dememeye çalışın 
 
Kapıyı yüzüne çarpma tekniği
Kabul etmenizin hiçbir koşulda mümkün olamayacağı bir teklifle mücadele ettikten sonra çok daha makul ikinci bir teklifle karşılaştığınızda ikincisine hızlıca evet deme ihtimaliniz çok daha yüksek olacaktır.
 
Giderek artan istekler
Bir isteği kabul ettinizmi arkadan başka isteklerde gelecektir. Manipülasyon biçimi de aşırıya kaçtıkça psikolojik işkenceye dönüşür.
*****
İnsanlar ve olaylar bizi mutsuz edemez. Aksine biz onların bizi mutsuz edebileceğine inanarak kendimizi mutsuz ederiz.
Albert Ellis
*****
Kimler yıldırma yapar? (mobing uygulayan)

Bu kişilerin antipatik özellikler taşıdığı, aşırı denetleyici, korkak ve sinirli, daima güçlü olma isteği içinde olan, kötü niyetli ve hileli eylemlere başvurmaktan çekinmeyen kişiler olduğu belirtilmektedir. Aşırı özsever bir kişiliğe sahip oldukları, toplumsal ilişkileri zayıf, korktuğu kişileri denetim altında tutmak için güç kullanan, kendini diğer insanlardan sürekli üstün gören bir tutum ve davranış sergiledikleri belirtilmektedir. Tehdit altında iken yalnızca kendilerini düşündükleri, kendi kurallarını işyerinin kuralları haline getirmeye çalıştıkları, bunun için baskı ve şiddet uygulayabildikleri, bu amaçla sürekli bir disiplin kurmaya çalıştıkları, korku yaratarak egemenlik kurdukları aktarılmaktadır. Aynı zamanda önyargılı, duygusal tepkiler sergileyen, bireyin sahip olduğu etnik dinsel vs. özelliklerini yıldırma için gerekçe sayan bir tutum sergiledikleri ifade edilmektedir.

Kimler maruz kalır? (mobing gören)

Yapılan araştırmalar mağdur olanların da sıklıkla zeki, yetenekli, yaratıcı özellikler gösteren, farklı görüşlere alternatif yaklaşımlar geliştirebilen, başarılı ve başarıyı amaçlayan, dürüst, güvenilir, işyerinde politik davranmayan, destekleyici iletişim tarzını kullanan kişiler olduğunu göstermektedir. İşlerini benimseyerek yapan,, meslek ettiği ilke ve kurallarına uyan kişilerdir.
Sıklıkla çalışanların yöneticilerinden daha fazla yıldırmaya maruz kaldıkları görülmektedir. Yaşlı olanlar gençlere göre daha fazla yıldırma kurbanı olmaktadırlar.

Mobing ortamında neler yapılabilir?
- Çalışma ortamının düzenlenmesi, ast-üst ilişkisinin bir ezen- ezilen ilişkisine dönüştürülmemesi, ekip çalışmasının ana çalışma yaklaşımı olmasının sağlanması gereklidir.
- Demokratik ve dayanışmayı temel alan bir işbölümü yapılmalıdır. Roller belirginleşmeli, sınırlar belirginleştirilmeli ve role uygun kişiler yetkilendirilmelidir.
- Bireylerin rahatlamasını, kendini yargılanmadan özgürce ifade etmesini sağlayan, duygusal ifadeye izin veren bir ortam yaratılmalıdır.
- Aşırı çalışmaya son verilmelidir.
- Güvenli, zarar verici uyaranlardan arınmış, sağlıklı bir fiziksel ortam yaratılmalıdır.
- Çalışanların özlük hakları sağlanmalıdır.
- " Yıldırma" yı önleyici etik kurallar geliştirilmelidir.
- Çalışanların iletişim becerileri geliştirilmelidir. Problem çözme becerileri kazandırılmalıdır.
-İşyeri sağlık birimleri aracılığıyla koruyucu ruh sağlığı uygulamaları (bilgilendirme,eğitimi,danışma) yapılmalıdır.
-"Yıldırma" ile ilgili hukuksal girişimler engellenmemeli, adaletin tecelli edilmesi sağlanmalıdır.
*****
Kendilerini kötü hissetmeye o kadar alışmışlardır ki kendilerini iyi hissedeceklerini hayal etmezler, bu nedenle de iyileşmeyi arzulamazlar.
Christophe Andre
*****
KÜLT MANİPÜLATÖRLER (FİLMLER)

- Gaslight ( ışıklar sönerken) 1944 yapımı
-The usual suspects (olağan şüpheliler) 1995 yapımı
-Whiplash 2014 yapımı
-Gone girl 
- Tereddüt 2016 yapımı
- Basic Instinct (temel içgüdü) 
- Fight Club (dövüş kulübü) 1999 yapımı
 
 




 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

OKUDUM 2022/53 SENİ YORAN HER ŞEYİ BIRAK

02 Ağustos 2022

OKUDUM 2022/53   SENİ YORAN HER ŞEYİ BIRAK

 

 
KİMSENİN HAYALİNDEKİ İNSAN OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ. 
 Duygularından ve tepkilerinden şüphe mi ediyorsun? Kendini çoğu zaman suçlu ve eksik mi hissediyorsun? Kararlarını ve olayları algılama şeklini sorguluyor musun? İlişkini kaybetme korkusu yaşıyor musun? Hep özür dileyen ve kendini açıklamaya çalışan taraf mısın? Özgüvenin giderek azalıyor mu? Sürekli endişeli misin? “Ben böyle değildim, ne oldu bana?” diye düşünüyor musun? Güçsüz ve yalnız mı hissediyorsun? Olay mahallinde yalnız değilsin. Biri seni böyle olduğuna ikna etmeyi başarmıştır. Hayatının en güçlü olduğun alanlarında duygusal manipülasyona maruz kaldığının farkında bile değilsin. Suçluları uzakta arama, manipülatörler cinayet mahallinde dolaşan katiller gibi en yakınındakilerdir hatta en sevdiklerin... Bu kitap maruz kaldığın duygusal manipülasyonları fark etmeni, kendini korumanı ve süreci güçlü biçimde yönetmeni sağlayacak, seni yoran her şeyden kurtulmanın kapılarını açacaktır.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir gelişim kitabı. Özellikle son konu mobing gayet güzel bildiğim bir konu idi, mobingge uğrayanların özelliklerinde kendimi buldum diyebilirim. Okuyun, kütüphanenize koyun çocuklarınıza okutun.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Nerede iki insan gördümse, orada hep bir güç istenci, kudret gördüm. Uşağın istencinde bile efendi olma iradesi gördüm. Daha güçlü olanın iradesi, zayıfı hizmet etmeye ikna eder. 
Bu irade, hep daha zayıflara efendilik etmek istediğinden, hiç vazgeçmek istemeyeceği tek hazzı olacaktır onun....
Friedrich Nietzsche.
*****
Çünkü insanlar başkalarının çok inandığı şeylere kolayca inanırlar.
Friedrich Nietzsche.
*****
Her güç odağı başka bir güç odağının karşısında gücünü artırmaya çalışır. Buna karşılık karşı taraf da aynı şeyi yapar. Böylece odaklar arasında güç mücadeleleri başlar.
*****
Güç her ilişkide farklı tezahür eder ve insan güce doğrudan ya da dolaylı olarak sahip olmak ister. Zekâ gücü, kas gücü, beden gücü, sosyal güç, para gücü, itibar gücü....
Alfred Adler de gücün bir içgüdü olduğunu öne sürer ve bu istenç olmadan insanın hiçbir şey yapamayacağının altını çizer. İnsanın varlığının sürdürülebilirliği buna bağlıdır. Temelinde de bundan aldığı sonsuz haz vardır.
Hiçbir şeye değişilemecek olan haz.
Hiçbir şeyle değiştirilemeyecek olan haz.
İnsanın en güçlü içsel hedefidir bu.
GÜÇ!
 *****
Mutluluk hedef değildir. Tersine kudret duygusu hedeftir. İnsanın ve insanlığın içinde müthiş bir güç kendini deşarj etmek, yaratmak istemektedir. O, hiçbir zaman mutluluk hedefi olmayan patlamaların kesintisiz zinciridir.
 Friedrich Nietzsche
*****
İnsan sadece hayatta kalmak istemez, aynı zamanda iktidar sahibi olmayı da ister. Bu hem hayatının sürdürülebilirliğini sağlayacaktır hem de yaşam deneyimi içinde aldığı en eşşiz hazlardan biri olacaktır.
Dolayısıyla nerede en az iki insan varsa orada muhakkak bir manipülasyon vardır  çünkü orada artık  bir güç mücadelesi söz konusudur. Hatta insan yalnız kaldığında bile içindeki diğer sesle, kendiyle dahi bir güç mücadelesi yaşar ve insan çoğu zaman kendisininde manipülatörü olur.
*****
Diğer insanlar, şimdi ve gelecekte davranışımızı kontrol edebilmek için üzerimizde utanma duygusu oluşturma girişiminde bulunurlar.
Aaron T. Beck
*****
Duygusal işkence teknikleri genellikle üç duygu üzerinde çalışır.
1. Korku
2. Utanç
3. Suçluluk
Bu üç duygunun kişinin üzerindeki şiddetine ya da etkilerine göre yol açacağı süreçler, suçla hastalıkla ya da ölümle sonlanabilir.
*****
Duygusal manipülatörler yabancılar değildir, çoğunlukla en sevdiklerimiz ve en güvendiklerimizdir. Annemiz, babamız, kardeşlerimiz, akrabalarımız, eşimiz, sevgilimiz, dostlarımız, arkadaşlarımız, patronumuz, komşumuzdur.
*****
Sevilme gereksinimiz ne kadar fazla olursa, insanların size saygı duyma ve sizi önemseme eğilimleri o kadar azalır.
Albert Ellis
*****
Duygusal manipülasyonlarda fark etmek, farkındalık kazanmak ve korunma becerisi geliştirmek çok önemlidir. Çünkü manipülasyona maruz kaldığını fark etmeyen kişi bunu bir hayat boyu bile yaşamanın normali kabul edeceği için sürdürmeye devam edebilir.
*****
Balık denizi hatırlamazi sadece yaşar.
Ne zaman hatırlamak zorunda kalır?
Artık eskisi gibi yaşayamadığında....
Sular ya kirlenmiştir ya da çekilmeye başlamıştır.
*****
Çocukluktan beri yapmak istediğimiz bir sürü şeyi yapmaktan, sadece etrafımızdakiler ' bu işi yapamaz!' dediği için, kim bilir kaç kere vazgeçmişizdir.
Andre Gide
*****
Sessiz insanlar, en gürültülü zihinlere sahiptir.
Stephen King
*****
Psikolojik manipülasyon iki şekilde gerçekleşir.
 
1. Bilinçli Psikolojik Mnipülasyon
Burada manipülatörün bilinçli bir amacı vardır. Kurbanını kontrol etmek ve kendisine bağlı hale getirmek.
 
2. Bilinçsiz Psikolojik Manipülasyon
Burada manipülatörün temel amacı kurbanını kendine bağlı hale getirmek, onu kontrol etmek, yönetmek değildir. Hatta tutum ve davranışlarıyla, sözleriyle ve güdümleriyle karşısındaki insana zarar verdiğinin farkında bile olmayabilir. Kendi çocukluğundan getirdiği bir mirasla ya da öğrendiği şekliyle etrafındaki insanlara kendince iyilik ettiğini bile düşünüyor olabilir.
*****
Tüm üstünlük kurma gayretinin altında doldurulması gereken bir eksiklik yatar.
Adleryen terapi
*****
Hiç kimse hakkında kötü konuşmam, daima onların herkesin bildiği en iyi yönlerinden söz ederim. 
Dale Carnegie
 *****
Kurulan her ilişki aslında bir iktidar ilişkisidir.
Michael Foucault
*****
 Duygusal işkencenin ayak sesleri genellikle ya çok geç işitilir ya da bir ömür işitilmez. Kurban maruz kaldığı manipülasyonun farkında bile olmayıp yavaş yavaş gelişen durumun yarattığı psikolojik yapıya bürünebilir ve ne kadar mutsuz da olsa bunu gerçekliğine dönüştürebilir, çaresizce kabullenebilir. Karşı koyma gücünü ve bu işkenceye razı olmama hakkını kendinde bulamadığı için celladına bağlı bir yaşam sürdürmeyi de tercih edebilir.
*****
İyi manipülatörler zekidirler, iyi gözlemcidir, iyi tahlil ederler, etkileyicidirler, cazibelidirler, özgüvenli, güçlü ve kendileriyle barışık göründükleri için kolaylıkla bir cazibe merkezine dönüşürler. Onlardan etkilenmek, onlara alan açmak, ilgi duymak zor değildir. İyi bir manipülatöre çekilmek, ona yakınlık ve ilgi geliştirmek için çabalamak gerekemez. Zamanla değil bir anda gelişir her şey. Görür görmez etkileme becerisine sahiptirler. 
İlk karşılaşmada bile tanıştığı kişiyi manipüle edip edemeyeceğini ölçüp tartabilirler. Sınırları net ve sağlam olan, hayır demeyi bilen, varlık alanını koruyabilen, suistimale kapalı, öz saygısı yüksek insanlardan uzak dururlar.
*****
Duygusal manipülatörlerin temel özelliklerinden biri kendilerini suçlu yada mahçup hissetmemeleridir. Onlar hep bir şekilde haklıdırlar. Onlar akıllarınca kimseyi mağdur etmezler, bu duruma kendini düşürenin suçudur her şey. Suçlanmayı, eleştirilmeyi, yerilmeyi, yargılanmayı katiyen kabul etmezler, buna izin de vermezler.
*****
İyi bir manipülatör kendi haksız olduğu halde karşı tarafı özür dilemek zorunda bırakmayı muhakkak başarır.
*****
Ortada bir kötü his varsa bunun nereden ve neden kaynaklandığına bakmak gerekir.
*****
Eğer karşınızda iyi bir manipülatör varsa kötü hissetmenizin tek sebebinin tamamen sizin kendi özgüvensizliğiniz olduğunu düşünmenizi sağlayacaktır.
****
Kıskançlık evrensel bir duygu olarak kabul edilebilir. Değer ihtiva eden her ilişkide ortaya çıkabilir.
*****
Kıskandırılmak bir manipülasyondur. Birini başkasıyla kıyaslayaraki karşısına gerçek veya hayali rakipler koyarak onu reaksiyon vermeye zorlamak, duygusal bir işkence yöntemidir.
*****
Manipülatör ister bilinçli ister bilinçsiz olsun, birini kıskandırmak yoluna farkında olarak veya olmayarak giriyorsa, oradan güç emmektedir kendine. Güce ihtiyaç duyan güçsüz taraftır. Bu yüzden daha hırçın daha baskın ve yönetici olan taraftır, karşısındakini duygusal olarak manipüle edendir. Karşı tarafın duygularını, iradesini, inancını ve kanaatlerini bile etkilemekte, hatta belki değiştirmektedir bile.
*****
Sevgi insana iyi gelir, iyi hissettirir, geliştirir, besler, büyütür. Kıskanmazsın sevgi dolu bir ilişkide. Kendini değersiz hissetmezsin. Sorun çıkardığını ya da bu ilişkiyi hak etmediğini düşünmezsin. Kaybetmekten korkmazsın. Kendini suçlu hissetmezsin. Yorulmazsın.
*****
Sevginin ve çoşkunun ifade edilebiliyor olması her ilişki biçiminde çok değerlidir.
*****
Karşılıklı herkes güvende, huzurlu ve sevgi dolu hissedecektir. Paylaşımlar daha açık, daha samimi olacaktır. Sorunlarda ya da krizlerde daha çözüm odaklı ve bir arada kalmaya yönelik çabalar sarf edilecektir.
*****
Manipülatif ifadelerde ( samimi olmayan, dürüst olmayan, güdümlemek, yönlendirmek ve etkilemek amacıyla bilinçli olarak sarf edilen sözlerde) etkin malzeme sevgi ve çoşku değildir. İyi hissettirmek için değil, etkilemek ve yönlendirmek için sarf edilirler. Özünde yapıcılık yoktur, yıkım vardır. Tarafsız bir ifade değildir. Taraflı bir ifadedir.
*****
Her insan bir birikimdir. Sadece o andan, o anki koşullardan ibaret değildir.
*****
Birinin manipülasyonuna maruz kalan kişi, kendindeki değişimlerin farkına hemen varamayabilir. Hatta hiçbir zaman fark edemeyebilirlir bile. Bu durumda yakın çevrenin ve güvenilir insanların ne kadar önemli olduğu konusu çıkar ortaya. Yakın ve güvenilir çevre çok değerlidir. Özellikle de birinin manipülasyonuna, duygusal işkencesine maruz kalan kişinin uğradığı değişimleri görmek ve ona yardım etmek adına yadsınamaz bir etkileri olacaktır.
*****
İlişkilerde psikolojik şiddete uğrama biçimleri farklılık gösterebilir. Konuşmalar ya da tartışmalar her ne kadar diyalog gibi görünse de sürüp giden monologlardır çoğunlukla. Manipülatör ilgi, sevgi, saygı gibi olumlu kavramlar etrafında dönüp, yine korumak ve kollamak amacıyla emek sarf ediyor gibi görünse de karşı tarafı olumsuz etiketlerle yaftalamaya ve bu inancı oraya ekmeye devam eder.
*****
Duygusal işkenceye başvuran bir manipülatör, her zaman haklı çıkmanın bir yolunu bulur. Sevgi, saygı ve ilgi kılıfını üzerine geçirerek karşı tarafı " saygısız, terbiyesiz, düşüncesiz, akılsız, sorumsuz, ilgisiz" gibi etiketlerle yaftalar. Söz hakkı vermez ya da dinlemez. İmalarla ya da dolaylı cümlelerle tehdit eder.
*****
Kişinin duygusal manipülasyona uğraması için ille bir hatasının da olması gerekmez ayrıca. Ortada tartışılacak bir konu olmadığında bile eğer bir manipülatör karşı tarafı yönlendirmeye, onu etkilemeye ya da onu bir şey yapmak için zorlamaya karar verdiyse dilediği an tartışmayı başlatır. Tartışmanın konusu da, gidişatı da, ne zaman biteceği de tamamen manipülatörün kendisine bağlıdır.
Manipülatör, her zaman baskın olan taraftır ve sürecin sonunda mutlaka haklı çıkar, karşı tarafa özür diletir, mahcup eder, köşeye sıkıştırır, yetersiz, akılsız ve suçlu hissettirir.
*****
Öfke çok şiddetli ve etkili bir psikolojik işkencedir. Öfkesine maruz kalmamak için kimlerin her dediğini yaptığınıza ya da kimlere karşı haklarınızdan ödün verip sustuğunuza dikkat edin.
Ani ve kontrolsüz öfkeler önemli göstergelerdir.
*****
Her manipülatör bir güç emicidir. İster bilinçli ister bilinçsiz fark etmez.
*****
Güç emmek konusunda sınırları zorlayanlar, karşısındaki insanı zihinsel ve duygusal olarak kontrol altına alanlar, kurbanlarını kendilerine bağlı ve itaatkâr hale getirenler, onlara efendilik edenler güce en fazla ihtiyaç duyanlardır. Yani en güçsüz, en özgüvensiz olanlardır.
Yoğun bir değersizlik hissi içindedirler. Başkasının gücünü içlerine çekmeye duydukları ihtiyaç, tıpkı bir vampirin yaşamaya devam etmek için insan kanı içmeye mecbur olması gibidir.
*****
Uzun süre duygusal işkenceye maruz kalmış insanlar manipüle edildiklerinin farkına varamadıkları gibi kendi kendilerinin de zorbasına dönüşürler. Gerçekten yetersiz, değersiz, beceriksiz, ezik, işe yaramaz, güçsüz ve zayıf olduklarına inanırlar. Mutlu ve başarılı olmayı, iyi ve güzel olanı hak etmeyi tarif edemezler, kendilerine yakıştıramazlar. Böylece yaşam içindeki hareket kabiliyetleri körelir. Çözümcü, yapıcı, onarıcı, umutlu, azimli ve mücadeleci olamazlar. İyi ve güzel olanı hak etmediklerine inandıkları gibi bunları nasıl benimseyeceklerini, nasıl deneyimleyeceklerini de bilemezler.Dolayısıyla hiç almamayı, bu yolda hiçbir arzu ve istek duymamayı tercih ederler. Eylemsiz kalırlar.
*****
N e yaparsanız yapın " düşüncesiz, akılsız, sorumsuz, baskıcı" gibi yaftalamalardan kurtulamıyorsanız, ne kadar alttan alırsanız alın, katlanırsanız katlanın, tavir değiştirirseniz değiştirin yine de günün sonunda kendisini mutsuz, yetersiz, değersiz, eksik, kötü, başarısız, aptal, hatalı, beceriksiz hisseden taraf hep siz oluyorsanız; yüksek ihtimalle duygusal işkenceye maruz kalıyorsunuzdur.
*****
Sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmeye devam etmek için bedensel ve zihinsel sınırlarınızı korumanız, tabii ki kendinize karşı ilk ve en önemli sorumluluğunuzdur. İrtifa kaybeden uçaklarda gaz maskesini önce kendinize takmanız gerektiği gibi hayatınızda da önce kendi bedensel ve zihinsel sınırlarınızı korumayı başarabiliyor olmalısınız ki bütün sevdikleriniz için hayatı kolaylaştırmaya ve güzelleştirmeye devam edebilin.
 
DEVAMI BİR SONRAKİ POSTTA.