OKUDUKLARIM 2024/31 SES VE YANKI

04 Mayıs 2024

OKUDUKLARIM 2024/31 SES VE YANKI

 

 
Şiir terapi gibidir, şiir şifa verir; Şair yazdıkça ruhundaki ağırlıkları hafifletirken, okur da sayfalar boyu bu hafifliğe tanık ve ortak olur. Kemal Sayar şair yönünü, usulca yayımladığı üç kitapta ortaya koymuş; geniş yankı uyandıran ve devamı beklenen bu şiirler Ses ve Yankı adıyla bir araya gelmiştir. Hızır ve Roza, İki Güneş Arasında ve Ricat, ince, derin ve latif bir âlemin şiirleri olarak, yeniden okurunun huzuruna çıkıyor. 
 
 Ruhun keskin dönemeçlerinden 
Eşsiz yamaçlarından çocukluğun 
Sevinçle uçurur gibi uçurtmalarımızı 
Gövdemizde hikmetin, şiirin kanatları 
Süzülüyoruz aşağıdaki boşluğa 
Seyrangâhta durup da baktığımız
 O derin vadi değil, dünyadaki maceramız 
Ardımızda bıraktığımız 
Yazlar ve yenilgiler değil 
Tene yerleşen o rahat sıcaklık 
Biz bu yolculukta dağı hiç görmedik 
Dağ bize dağıldı, bir dağ olduk hepimiz 
Biteviye kendimizi seyrettik
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;
 
Yazarın şair yanını bilmiyordum, severek okudum.  

KİTAPTAN ALTINI ÇİZDİKLERİM;
 
Işıklı bir caddede yürümek gibidir sevmek.
*****
Ve aşk melâmî değildir.
***** 
Her gece bir melek düşlerimizi okşar.
*****
Kudüs duvarların kesiştiği yerdedir.
Aşkların, acıların ve gözyaşlarının
Keşiştiği yerdedir
Yüreğin sızladığı yerdedir.
Göğün merdivenidir/yerdedir.
*****
Ölüm kristal kadeh değil kırılmaz
*****
Ölüme karşı durulmaz ağlayarak.
******
Sevmek aynı zamanda aldanmaktır dedin.
******
Yalnız yanlışlıkların adı konuyor
adı konmuyor ayrılıkların
*****
Bir göğe baksalardı
her şey ne çabuk değişirdi Allah'ım
******
Şaşkınlık babadan oğula geçebilir
nisyan ve musibetin geçtiği gibi
*****
İnsan gülleri alnında biriktirmeli
İnsan önce alnından öpmeli bir kızı
İnsan önce Kur'ân'ı 
Sonra Heidegger'i okumalı.
*****
İnsan hayata sağından uyanmalı
*****
Senden sonra ağız dolu kahkaham kalmadı, 
her gülüşe bir ucundan, bu dümyada bir daha seni göremeyecek olmanın kekre tadı karıştı.
Senden sonra çok yağmur yağdı.
*****
Senden geriye, senin güzelliğine, doğruluk ve iyiliğine tanıklık eden sözler kaldı. Zaten bir söz, iyiliğe tanıklık etmiyorsa  neye yarar ki? Senden sonra üstümüze çok yağmurlar yağdı, olmadık zamanlarda bir üşüme tuttu bizi ve dedik ki: Biraz yağmur kimseyi incitmez
*****
Kalbimizi serinleten inancımız olmasa, karanlık bir ormanda uğultuların peşi sıra kaybolur giderdik
***** 

Sessizlik kendini öğretti.
*****
Her oğul babasının gölgesidir.
******
Senden sonra çok yağmur yağdı.
*****
Her aşk bulunduğu kalbin şeklini alır.
Toprak kokusu değince o rüyaya aşk çözülür
*****
Bir buluta karşı iki güneş durduğunda her ölüm kendi gözdesinin şeklini alır.
*****
Günahları için ağlayan kim vaarsa kanatlarıyla okşar onu melekler
*****
Güvercinler nasıl taşırsa ömrünü
öyle taşırsın sır misali kalbini
*****
Benim öbür adım rüzgar
uğradığım orman
değdiğim kalb uğuldar
*****
Şimdi gitsek
bir yerde güneş kalır mı
biz yokken gülleri sulayacak
bir yağmur içeri girer mi
*****
Hayat sürekli bir mucizedir oğlum
Şaşırmayı öğren her yeni günde
*****
Beni sessiz de sevebilir misin
Yağmur almış toprağı
Ve üşüyen kâinatı dinlerken 
Araya dünya sözleri karışmadan
*****
Değilim ben bu trenin yolcusu
İneceğim istasyon geride kaldı
Yakalayın ruhum arkada kaldı
Verin ruhumu bayım
Alın ne olur şu plastik kartı
*****
Aşk ve ölüm kaldığı yerden başlar
*****
Ruhsat verilinceye kadar 
Saklar bizi rüyalar
*****
İnsan bunarken bir ses verir mi
Kendine mahsus bir gürültüsü
Olur mu erken ihtiyarlamanın
*****
Otuzyaş yağmurları olmalı
Hayat kısaldığında
Geçmişi yok eden türde bir yağmur
Sözleri ve yüzleri hafifleten
*****
Kendi sesini duymuyorsan eğer
Birisi televizyonu açık unutmuş olmalı
*****
Ey nefis, niye törpülemedin kendini
Bıçaklara, kavgalara sokularak
*****
İnsan Tanrı'yı özler
*****
İyi ki kanatların var senin
Kök salabilirsin içindeki boşluğa
*****
İnsan ruhundan kimbilir kaç mil uzaktayız?
*****
Kırkına doğru insan
Anlıyor her şeyin bir zevale
Doğru yol aldığını, çürüdüğünü her şeyin
*****
Yağmur kimseyi örtmüyor
*****
Efendim görün bana bir rüyada, susadım su ver bana
Bağla dilimi 'nun adından gayrısına
Düştükçe serinlersem sen tut elimden
Ateşten bir şerbet ile götür beni Lâ'ya
Himmet et ey varlığın Sultan'ı
Bizi hissedilmemiş kelimelerden kurtar
Şefaatinle yavaşlat dünyayı.
*****
Sıla-i rahim uğramaz mı dünyaya?
*****
Dil yalnızca dünyaya değil
Yalnızlığa da köprüler kurar.
Paul CELAN
******
Herkes kendi ölümünü ölür
Kimsenin ölümü yar olmaz başkasına
*****
Bir gülün yakıştığı gibi sabaha
Yakışıyorum ben de böyle bir yalnızlığa
*****
Burada insan
İsimsiz bir mezar
******
İnsan akar insana
 
 



 
 




 

OKUDUKLARIM 2023/55 MELEKLERİ ÜRKÜTMEK

14 Haziran 2023

OKUDUKLARIM 2023/55 MELEKLERİ ÜRKÜTMEK

 

 
İnsanı anlamak için onun geldiği tarihi, içinde olduğu politik ve kültürel iklimi anlamak gerekir. Psikiyatride zaman zaman öne çıkan düşünce akımlarının da bazı kültürel kalıplardan, o toplumun o zamana ait inanışlarından kaynaklanabildiğini biliyoruz. Dinî ve popüler mitolojiler bazen bilimsel varsayımların nüvesini oluşturabilir. Batı psikiyatrisini insan ruhunu iyileştirme tekniklerinin en mükemmeli olarak göremeyiz. Bu kitapta egemen paradigmanın bir eleştirisini okuyacaksınız. Sömürgeci bilim, dünyanın bir bölgesinde pişirilmiş aşı, yerel unsurları hiç hesaba katmadan öte bölgelerdeki insanların da yemesini ister. Oysa ruh sağlığı asıl rengini içinde bulunduğu toplum ve kültürden alır. Daha kuşatıcı ve bütüncül bir bakış, insanın hangi tarihin ve kültürün içinden geldiğini ve zamanın ruhunun bunlarla nasıl bir etkileşime girdiğini hesaba katmak zorundadır. 

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Her şeyden önce devamlı okuduğum kitaplarından farklı anlatıma sahip bir kitaptı. Psikologlara yer vermiş. Kitapta psikiyatrik bozukluklarda psikologların ve psikiyatristlerin nasıl çalıştığını, terapinin nasıl olduğunu, hastalığın tanısının  hangi koşullarda konulduğu, ilaçların bağımlılık yapmadığı ve gerekli, belirli bir sürede kullanıldığını anlatan bir kitaptı. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İnsanı anlamak için onun geldiği tarihi, içinde olduğu politik ve kültürel iklimi anlamak gerekiyor.
******
Kimse kimseye bir ön kabul dayatamaz, her kültür kendi özgünlüğü içinde anlaşılmalıdır. Hiçbir kültür diğerine mutlak bir üstünlük taşımaz.
******
Kültür, dünyayı ve kendimizi nasıl değerlendirdiğimizi belirleyen bir anlamlar, davranış normları ve değerler kümesi olarak tanımlanabilir.
******
Empati bilgiyi elde etmek için hem bir gereklilik  hem de bir araçtır.
******
Uzak kültürleri tuhaf bulursunuz, ama eve döndüğünüzde kendi kültürünüzün de bir o kadar tuhaf olduğunu fark edersiniz.
Benedict ANDERSON
******
Kendimize doğru yola çıkar başkalarında mola veririz.
Fernando PESSOA 
******
Coğrafyanın fermanlarına ağaç boyun eğer.
Mağaradakiler/ Cemil MERİÇ
******
Misafirhane 
 İnsan kısmı bir misafirhane, 
Her sabah yeni birisi gelir. 
 Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik,
 Aniden farkına varmak bir şeyin, 
Hepsi beklenmedik misafir. 
 Hepsini karşılayıp eyle! 
Evini vahşetle süpürüp, 
Bütün mobilyalarını boşaltan 
Bir kederler kalabalığı bile gelse. 
 Her geleni alnının akıyla misafir et. 
Olur ki yeni bir zevk getirmek için Boşalıtılar evini. 
 Karanlık düşünce, utanç ve garez, 
Hepsini gülerek karşıla kapıda 
Ve buyur et içeri. 
Minnettar ol her gelene 
Kim gelirse gelsin. 
Çünkü bunların her birisi 
Öte taraftan bir kılavuz 
Olarak gönderildi.  
Mevlana
******
Tanrı, insanı belirsiz fıtratta bir varlık olarak yarattı ve onu evreninin ortasına yerleştirdi, ona şunu söyledi:
Ne (sana ait belirli bir yer) kurulu bir yer ne de sadece sana ait bir form, yahut hiçbir özel fonksiyon vermedik. Ey Adem, bundan dolayı arzu ve kararına göre hangi mekan, hangi form ve hangi fonksiyon istersen istediğine sahip olabilir ve yapabilirsin.... Sen, hiçbir limitle sınırlandırılmadın, kendin için kendi fıtratını belirle.
Giovanni Pico della MİRANDOLA
******
Bazen inanç ile sanrı arasındaki sınır muğlak olabilir. Sanrılar yanlış oldukları kanıtlansa da katı bir biçimde sürdürülen güçlü inançlardır. İnançlar da korkuyla pekiştirildikleri ve kaçınma davranışıyla sürdürüldükleri zaman altta yatan bir psikotik süreç olmadan da bir sanrı katılığına bürünebilir.
******
Kültür, yalnızca duyguları biçimlendiren etkenlerden biri değil, davranış ve yaşantının anlamını da veren bir etkileşimsel alandır. Kültür sadece semptomatolojiyi biçimlendirmez (patoplastisite), aynı zamanda psikiyatrik bozuklukların köken ve gidişine de etki eder (patojenite).
******
Diğerlerinin sesini bastırmak için kendininkini yükseltmen gerekmez mi?
Uygarlıkların Grameri / Fernand BRAUDEL
******
Birisi başka insanların merhametine muhtaç olduğunda  bir risk aktındadır.
*******
Hayat çözülmesi gereken bir sorun değil ki. Her gün olabildiğince akıllıca, olabildiğince bütün olarak yaşanması gereken bir şeydir hayat.
******
Psikiyatrik bozuklukları yalnızca hayat sorunlarıyla sınırlamak çok gerçekçi bir yaklaşım olarak görünmüyor.
******
Hayvanlar dünyasında nasıl bir "öldür ya da öl" kuralı geçerliyse insanların dünyasında da "etiketle ya da etiketlen" kuralı geçerlidir Szasz'a göre
******
Deli aklını yitirmiş insan değildir. Deli, aklından başka her şeyini yitirmiş insandır.
Gilbert Keith CHESTERTON
******
İnsan varlığı, deliliğe gönderimde bulunmaksızın anlaşılamaz. İnsan deliliği özgürlüğünün sınırı olarak içinde taşımaksızın, insan olamaz. 
Jaques LACAN
******
Algılama bir ortamdaki gözlemleme ve yorumlama sürecidir ve insanoğlunun duyduğu ilgilerden etkilenen bağlantı kaygıları tarafından yönlendirilir.
*******
Gerçek duygular ve niyetler itinalı hoşsohbetlik ve neşelilik maskeleri ardında gizli kaldığından arkadaş görünen kişilerin bile potansiyel düşman olmaları mümkündür.
******
 


OKUDUKLARIM 2023 /45 BİRAZ YAĞMUR KİMSEYİ İNCİTMEZ (BÖLÜM 2)

05 Mayıs 2023

OKUDUKLARIM 2023 /45 BİRAZ YAĞMUR KİMSEYİ İNCİTMEZ (BÖLÜM 2)

 

 
 
İnancı, asık suratlı insanların inhisarından kurtarmak gerek, inanmak insanın içini sevinçle doldurur ve o sevinç insan ilişkilerinden içinde yaşadığımız dünyaya dek, dokunduğu her yeri onarır, güzelleştirir.
******
Tevazu, eşyayı kullanmakta olduğu kadar, dili kullanmakta da bir mücevherdir.
*******
Tevazu insan olmanın süsüdür.
******
Dünyaya adalet ve dayanışma üzerine kurulu yeni bir ruh gerek. Bu yeni ruhun sloganı da tek kelimeyle ifade edilebilir: ' Kafi'
******
Varlıklı insanlar yoksulların sırtındaki yükü hafifletebilmelidir. Bunu yapabilirsek toplumsal barış daha az zedelenecektir. İnsanları asıl adaletsizlik incitir.
******
Tamahkârlığı bırakalım ve diğerkâmlığı, dayanışmayı öne çıkaralım, insanı daha iyi güdüleri ekseninde teşvik edelim.
******
Kişisel gelişim dini bize arzu ettiğimiz kişi olabileceğimizi söylüyor, içimizdeki kapıları açarsak, kendi önümüzden çekilirsek, aradığımız kişi hemen orada! Ahlak artık içinde yaşadığımız dünyayı değiştirmekle değil, kendi ihtiyaç ve isteklerimizin karşılanmasıyla eş tutulmaktadır.
******
İnsandan her şeyi alabilirsiniz ama bir şeyi asla: Belirli şartlar altında nasıl bir tutum takınacağını seçme özgürlüğünü. Kişinin kendi yolunu seçme hürriyetini ondan asla alamazsınız.
Viktor FRANKL
******
Hayal kırıklığı bazen öfkeyi tetikler
******
Hayatımızdaki önemli insanların destekleri ve umut verici sesleri, içimize öylesine işler ki, gün gelip onları kaybettiğimizde dahi hayal kırıklarımızın üstesinden cesurca gelmeyi başarabiliriz.
******
İç çatışma ve hayal kırıklığı kaçınılmazdır. Büyümek, ahlaki olgunluğa erişmek, iyiliğin ve kötülüğün, sevginin ve nefretin eşit derecede parçamız olduğunu kabullenmek demektir.
Önemli olan tek şey, yaşadığımız acı tatlı, iyi kötü, olumlu olumsuz her ne deneyim varsa her birini özümsemektir. Yaşamımız onların bütününden oluşur.
*****
Hayat kitabımızı, hayal kırıklığı ve umudun mürekkebine banarak yazıyoruz, bu yüzden olsa gerek, sayfaları rengarenk.
*****
İnsanlar olaylardan değil, olayları görme, onlara bakma, onları değerlendirme biçiminden rahatsızlık duyar.
*****
MİSAFİRHANE

İnsan kısmı bir misafirhane,
Her sabah yeni birisi gelir.

Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik,
Aniden farkına varmak bir şeyin,
Hepsi beklenmedik misafir.

Hepsini karşılayıp eyle!
Evini vahşetle süpürüp,
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse.

Her geleni alnının akıyla misafir et.
Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini.

Karanlık düşünce, utanç ve garez,
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri.

Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin.
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz
Olarak gönderildi.
 
MEVLANA
******
Bireysel huylarımızı şekillendiren üç ana etkenden söz edebiliriz: Genetik mirasımız, aile etkileri ve çevre.
******
Huy kadar önemli bir kavram da karekter. Huy olduğumuz, karekter yaptığımız şeyi temsil ediyor. Huy ile doğarız, karekteri ediniriz.
(Bu da rahmetli babam (Mehmet) olsun buraya ekleyim kitapta yazmıyor bu
Hırsızlık bir huydur, huy soyda takip eder 
derdi rahmetli her zaman.) 
******
Istırabı kovmak demek, ötekinin geliş ihtimalini azaltmak demek.
******
Hayat mütemadiyen problem çözmektir.
******
Bunca varlık var iken
Gitmez gönül darlığı
Yunus
******
Bizi robot değil de daha insan kılan, kendimizi ve hayatı düşündüğümüz, varlığı seyreyleyip süzdüğümüz, yavaşladığımız bir dünya. 'Kafi' diyebildiğimiz, ele geçirmek için tabiatı talan etmediğimiz, tamahkarlığı dizginleyebildiğimiz bir dünya. Ağız dolusu gülmek zorunda hissetmediğimiz bir dünya. Çünkü melankolinin olmadığı bir dünyada yaşamak demek, herkesin statükoyu kabullendiği, herkesin belirli olanla yetindiği bir dünyada yaşamak demektir.
******
Bir nefes kadar kaçınılmazdır insanın kederi yaşaması.
******
Anı, bugünden geçmişe dair bir inşadır veya belki daha doğru deyişle, geçmiş olayların bugünde yeniden kurulmasıdır.
******
İnsan bedeniyle de hatırlar, beden de hatırda tutar.
******
Nuri Pakdil dilinin döndüğü kadar susan bir sessizlik eylemcisidir. Hayatı bütün yalınlığıyla kavrar ve yaşar. Hep sükût ve sükûneti özler. Sükût ve sükûneti özleyen aslında Tanrı'yı özlemektedir.Sükût ve sükûnet, sadece Tanrı'nın sözlerini daha iyi işitebilmek içindir.
******
Sükût sesi güçlendirir.
******
Hayatı sadece kendisi için yaşayan bireyler, narsisizim bayrağını toplumun burçlarına dikiyor.
******
Kimse çocukluğunun kurbanı değildir.
******
Bir daha dene, bir daha yenil, daha güzel yenil.
Beckett
******
Farklı kültürler farklı biçimlerde çocuklarını yetiştirir ve kültürlerin birbirinden çok şey öğrendiği bir dünyada, bir tarzın diğerine daha üstün olduğu söylenemez.
******
Her bireyin kendine zaman ayırmaya ihtiyacı vardır.
******
Duygular hem iç deneyimlerimizi hem de insanlarla olan deneyimlerimizi şekillendirir ve zihnimize nelerin anlamlı  olduğuna dair bir his sağlar.
******
Kendi dünyamızı ötekinin bakış açısına açmazsak; onun bize dokunmasına, bizi harekete geçirmesine veya aydınlatmasına izin vermemiş oluruz.
******
Gerçek hayat tamamıyla buluşmadan ibarettir.
Martin Buber
Buluşmak, karşılaşmak. İnsan ötekiyle karşılaşarak var olur.İnsan ötekiyle karşılaşarak var olur. Ötekinin bakışıyla, ötekinin gövdesini bana çevirmesi ve beni dinlemesiyle. İlişkiyle.
******
Bir evin içinde olumlu sözler olumsuz sözlere galip geliyorsa evliliklerin uzun ömürlü olduğunu gösteriyor.
*******
İyimserlik, hayata umut tohumlarını serpmektir, bunların bazıları yeşerir ve filiz verir.
******
Ben kaybolmanın erdemlerine inanan birisiyim. Göz önünde çekilmenin, sessizliğe bürünmenin, dünyayı biraz da bir kovuğa yerleşip oradan seyreylemenin insanı geliştirdiğine inanıyorum.
******
Her insanın kendisini nasıl hikayelendirdiği, ilgimi celbediyor. Bir kurban, bir cellat, bir kahraman, yaralı bir savaşçı, sevgiye susamış bir aşık, bir partinan, bir mümin.....
 İnsana ne çok şey sığıyor.
******
Dinlemeyi bilenler için kalpten kalbe ne çok yol var.
******


 
 

OKUDUKLARIM 2023/45 BİRAZ YAĞMUR KİMSEYİ İNCİTMEZ

04 Mayıs 2023

OKUDUKLARIM 2023/45 BİRAZ YAĞMUR KİMSEYİ İNCİTMEZ

 

 
"Gerçek hayat, tamamıyla buluşmadan ibarettir'. Buluşmak, karşılaşmak. İnsan ötekiyle karşılaşarak var olur. Ötekinin bakışıyla, ötekinin yüzünü bana çevirmesi, beni dinlemesiyle. İlişkiyle. Sadece ilişkiler vasıtasıyla kendimizi dünyaya ve başkalarına tamamen açarız. Başka bir insana bağlanabilmek için ona açık olmam gerekir. Olmamızı gerektiğini düşündüğümüz kişi olmak arzusundan sıyrılarak, gerçekten olduğumuz kişi olmaya izin vererek. Gerçekte kimim ben? Gerçekte olduğum kişi olmak, yani olduğum gibi görünmekle sahiciliğe adım atarım. İncinmeyi göze alarak." Kemal Sayar "Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez"le insanın kendisiyle, ötekiyle, dünyayla kurduğu ilişkilere, varoluşla gerçekleştirdiği buluşmaya dikkat çekiyor. Yaşarken incitici de olsa geriye dönüp baktığımızda bizi olgunlaştırdığını düşündüğümüz her şeyle yani "hayat"la buluşmanın "hayatı askıya almadan" yaşamanın ipuçları Kemal Sayar'ın usta kalemiyle "Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez"de. 

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM
 
İnsan olmanın, bu dünyada insan olarak kalmanın zorluklarını, güzelliklerini, önemini, inceliklerini ve daha nicesini kendi  üslubuyla yazmış Kemal Hoca.. Okuyun okutturun lütfen....
 

 

KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Muhakkak ki iyilikler, kötülükleri giderir.
Hud:114
*****
İyiler dünyanın gizli soylularıdır.
******
İnsan olmak ötekinin ıstırabıyla hemhal olmakla başlar. Ötekini duymayan ve yalnızca kendi küçük çıkarları için yaşayan insanın, insan olmak yolunda kat edeceği büyük mesafeler var. 
Ötekini değersizleştirerek, onun sözlerini alay konusu yaparak sadece şiddeti mayalamış olursunuz.
*****
Anlamak ve hissetmek bizi insan kılar.
*****
Samimiyet ruhun özgürlüğüdür.
******
Zalimin araç gereciyle zalime karşı koyamazsınız. Onlarla akıllı bomba üretmekle yarışamazsınız. Küstahlığın dili, kederin dilinden anlamaz. Siz peygamber toprağı varislerisiniz. Fosforlu bomba üretemezsiniz.
******
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır  

Sezai KARAKOÇ
******
Saldırgan insanlar,  özsaygıları yüksek, kendini fazlasıyla beğenen kişilerdir.Saldırganlığın özünde bir çarpışma yatıyor: Kişinin kendisini algılama biçimiyle bu algıyı paylaşmayan, onu tenkit eden kişinin yükselttiği ses çarpışıyor. Tehdit altındaki egoitzm. Evet, egotizm, egoizm değil. Siz kendinizi beğeniyorsunuz, birisi sizi beğenmiyor. Size sizin zannettiğiniz kadar mükemmel olmadığınızı söyleyen kişiye yumruğu indiriyorsunuz.
******
Özsaygınız yara aldığında üzüntü, depresyon, hayal kırıklığı, endişe ve utanç hissederiz.
*****
Şişmiş  özsaygıları olan insanlar hayatta daha çok ego tehdidi algılar. Kendilerini olduklarından değerli algılayan kişiler, bu algıya tehdit olarak gördükleri her durumda saldırganlaşabilir.
*****
İnsanın sadece kendisi için yaşadığı, moral ve dini değerlerin alt üst olduğu bir dünyada herşey mübahtır.
******
Bu ülkeye ekonomik reform programları kadar sosyal reform programları da gerek.
******
Dünyanın hiçbir yeri artık huzur içinde değil ve artık 
' komşundan kendin gibi kork!'manın zamanıdır.
******
Birbirimizi anlamak yolunda duyduğumuz istek; birbirimizin yolunu kesmemek, birbirimizin kutsallarına saygı duymak, gerektiğinde birbirimizin yolundan çekilmek tarzında bir nezaketle birleşmediğinde, daha çatışmaya geçit verebiliyor.
*******
Ya benim gibi ol ya benden uzak dur.
******
Bir kişinin kalbini kırdığımızda sağladığımız iktidar duygusu, onun kalbini kazanmamızın sağlayacağı iktidara nispetle çok canlıdır.
Eric HOFFER
******
Nihilizm ruhsal hastalıkları da üretiyor.Postmodern çağda depresifız hepimiz, zira çok seküleriz, çok ruhsuzuz, çok umutsuzuz. Depresyon belki de inanç kaybının bir belirtisidir.Giderek daha nihilist olan bir kültür, bir politik ve etik düzen ruha yeni bedeller ödetiyor. Ne kadar da kırılganmış hayatlarımız' Baksana, nasıl da sızlıyor her yanımız, nasıl sızlıyor çocukluğumuz, kolumuzun uzandığı her yerde bir sadakatsizlik korkusu, insanın insana sokulduğu bütün sokaklarda ihanet kol geziyor, sonunda işte insan ağrıyan bir varlık. 
*****
Ancak ruhunu kaybetmemişler hayal edebilir. Ancak hayal edenler hüzünlenebilir. Dünyaya dokunmadan da onu sevmek mümkündür. Her an gidecekmiş gibi, her şey her an bitebilirmiş gibi yaşamak mümkündür. Hüznün kanatlarına dokunursanız, kendi adımlarınızın sesini duymazsınız. Orada sadece meleklerin hışırtıları vardır.
******
On emire bağlı olarak yaşamak;
1- En iyisini yapmaya çalış,
2- Kendine karşı dürüst ol,
3- Hayattan kâm al,
4- Sahip olduklarının kıymetini bil,
5- Anne babana saygı duy,
6- Aileni koru
7- Saldırgan olma,
8- İncinmişe merhamet et,
9- Çevreyi koru,
10- Çocukları koru ve besle.
******
Mutluluk ve mutsuzluk beraber büyüyen ikizlerdir.
Nietzsche
*******
Kierkegaard'a göre insan sonsuz ve sonlu olanın, ebedi ve fani olanın, özgürlük ve ihtiyacın bir terkibinden ibarettir ve ümitsizlik de bu terlipte bir dengesizlik olması durumunda ortaya çıkar.
*****
İnsanlara kibri öğütleyen hiçbir düşünce, doğru bir hayatın anahtarını elinde tutuyor olamaz.
******
İyilik de ruhu kanatlandırır. İyilikten bu kadar uzak kalmak hepimizi hasra ediyor. İnsanın insanın kurdu olduğuna duyduğumuz inanç, dünyayı güvenilmez bir yer kılıyor. Dünya bir cehennem değil oysa, iyiliğin kanatları hiç beklemediğimiz zamanlarda ruhumuzu okşuyor, uçurum aşağı düşerken kolumuzdan tutuveriyor.
******
Başkalarının günahları bizi aziz kılmaz.
St. Augustine
*******
Kötülüğü gördüğümüz yerde düzeltmemiz, ona aktif bir biçimde karşı durmamız gerekir.
******
Kötülük, insanın bu dünyanın tek ve ebedi hâkimi olduğu yanılsamasından kaynaklanıyor. Hayatın kırılganlık ve faniliğini bütün hücrelerinde hissedebilen birisi kötülüğe meyledemez. İyiler, insanı bu dünyada taçlandıran en güzel mücevherin iyilik olduğunu bilir. Ancak iyilikle ruh sonsuzluğa kulaç atar. Ancak iyilikle ruhun ıstırabı diner. İnsan ancak iyilikle Tanrı'yla arasındaki perdeleri kaldırır. İyilik dünyanın cennetidir. Dünyayı ve içinde yaşadığımız ülkeyi değiştirebilecek insanlar, iyiliğe inananlardır.
*****
Acele ve telaş nezaketi anında imha edebilir.
******
Sabır, zamanın kaçınılmaz akışıyla korkmadan yüzleşebilmektir. Hayatın günlük rutini içinde ebediyetin parıltılarını hissetmek.
******
Nazik olmak için zaman yaratmalıyız.
Martin Buber
******
Nezaket, sabrın evladıdır. Sabreden öğrenir
******
İnsan ruhu takdir edilmek ister, çünkü insan ruhu takdir edilmek ister, çünkü insan önemsenmek ihtiyacındadır. Dinlemek, karşımızdaki insana ihtimam göstermektir.Herkesin konuşacak tonlarca şeyi olduğu bir dünyada, en çok işitebilen kulaklara ihtiyaç var. Hissedebilen kalplere de.
******
Kalbini açmayana şifa yoktur. Dinlemeyi bilmeyen de şifa bulmaz.
******
Ancak duygu atına binmiş her kelime, sizi yerinize çiviler. Yürekten âdeta koparak yeryüzüne fırlayan her söz, söylendiği ânı belleğinize nakşeder. Kelimeler ruhun sahillerine ancak duygunun yelkenleriyle intisap edebilir.
******
İnsan ses verir ve yankısını bekler. Ruhunu ötekinin aynasında seyretmek ister. Ancak empatik bir tepkisellik yoluyla biliniriz. Heinz Kohut, buna aynalama diyor. İyi bir dinleyici, bizi olduğumuz gibi gören kişidir. Düşünce ve duygularımızı olduğu gibi kabullenerek bizi dinler. Bu süreç içinde anlaşılmış, bilinmiş ve kabullenilmiş hissederiz. İşitilen ve takdir edilen bir çocuğun bir bütün olarak büyüme şansı daha fazladır.
******
Dinleyebilen insanlar ötekine karşı daha adil olur. İnsanın insana duyduğu ahlaki sadakatin özünde dinlemek vardır.
******
Tarih, sıradan insanların kahramanlığıyla yazılır.
******
Kötülüğü yok etmek için önce onu değiştirebileceğimize inanmamız gerekir, insanın ahlaklı bir varlık olduğuna ve her yerde ahlakın izini sürdüğüne inanmamız gerekir.
******
Kim ki bir başkasının ıstırabını dindirmek için yola çıkmıştır, o bu çağın soylusudur. Kim ki kardeşinin iniltisiyle sıcak yatağından fırlamıştır, o bir iman şövalyesidir.
******
İnsanı hayvandan ayıran şey saldırgan olmama kapasitesidir.
Mamatha GANDHI
******
Ahmakça tutarlılık, küçük kafaların cinliğidir.
Emerson
******
Merhamet sempati ve acıma duygularını aşar. Dünyayı bir başkasının gözüyle görmemin nasıl bir şey olduğunu, gerçekten anlamamızı sağlayan bir empati duygusunu içerir. Merhametli bireyler, merhameti eyleme dökmek için gerekli zaman ve zemini bulurlar ve sadece onu dillendirmekle yetinmezler. Merhamet, senin mutluluğun olmazsa benim de mutlu olamayacağımın bilgisidir.
******
Hayatlar, merhametin ve onun iyileştirici güçlerinin farkına varmakla dönüşür. İnsan, kendi sınırlarının ötesinde bir alana gittiğinde, sadece kendisi için değil başkaları için de var olduğunu hissettiğinde, çok daha güçlü bir canlılık hissi tecrübe eder. Mutluluğun pek çoğu, bir kalbi olmaktan kaynaklanır. Ancak bir kalbi olan ve kalpleri olduğu için de merhamet edebilenler, mutluluğu gerçek manasıyla tecrübe edebilir.
******
Merhamet, etik davranış için güvenilir bir rehber telakki edilmez. Merhametin gözü kördür, bilinç ve etik davranışa evrensel bir rehber olamayacak kadar özneldir.
******
Merhamet kuvvetli bir duygu ve ihtiyaç/ıstırap içinde olanlara ruhumuzun frekansını ayarlayabilmemiz demek. Merhamet, hem sinir sistemlerimize gömülü hem de genlerimize âdeta şifrelenmiş durumda. İş, onu açığa çıkaracak doğru zeminleri, doğru eğitim programlarını ve eğitimleri sağlamakta.
******
Dinlemek, en büyük paylaşım, en iyi müdahaledir böyle zamanlarda. Böyle zamanlarda kişi karşısındakinin sesine odaklanmalıdır ve kendi iç sesini susturmalıdır. " Ben" aradan çıkmalıdır ötekini dinlerken. Hedef, sadece anlamaktır; karşıdakinin ıstırabını hissetmektir.
*****
Merhamet, kendini sadece bir şekilde değil, bin bir şekilde dışarı vurabilir. İnsan bir başkasına Karun'un hazinelerini bağışlayamaz ancak gücü yettiğince bir eksiğinde ona destek olabilir.Bir çocuğun başını okşayabilir mesela, dertli olanın ellerini tutabilir, sırtını sıvazlayabilir. Bildiğini öğreterek paylaşabilir zenginliğini bir başkasıyla.
*****
Merhamet, ancak kişinin kendi çıkarlarını düşünmediği bir durumda var olabilir. Istırap içindeki insana bakarken, onu dinlemeye, ona yardım etmeye çabalarken kişinin kendi beklentilerini hâlen yanında tutuyor olması, bu yardımın gerçeklikten uzak olmasına sebep olacaktır.
******

Hz. Resul

Kendisi için istediğini başka bir kardeşi için istemedikçe kişi tam, kâmil manasıyla iman etmiş olmaz.

*******

Pek çok insan maalesef merhamet kavramı ve acımak kavramını birbirine karıştırıyor.

******

Empati duygusunu aşan bir şeydir merhamet. Çünkü merhamette aksiyonerlik vardır. Siz sadece bir insan için üzülür, onunla beraber acı çeker fakat hiç kımıldamazsanızi hiç hareket etmezseniz o merhamet eksik kalır. Merhamet aksiyonerdir. Bize de aksiyoner olmak zaten öğretilmiştir. Bizim dinimiz bize her zaman hayrın ve iyiliğin peşinde koşmayı vaaz eder.

'Kıyamet suru üflendiğinde dahi elinizde bir fidan varsa gidip bunu dikiniz' buyurur Hz. Peygamber.

******

Sadece ben ve benim çıkarlarım öndedir, benim kabilemin çıkarları dışında hiçbir çıkar önemli değildir, insanların genel çıkarı önemli değildir, ahlâk kaideleri önemli değildir demek, dünyayı yangın yerine çeviren narsitlik ahlâkın ekmeğine yağ sürmektir.

******

Ya rabbi onları affet çünkü bilmiyorlar.

Hz. Resul

******

Öfkeyi dinleyebilmek, merhametin olmazsa olmaz koşullarından bir tanesidir.

******

Hepimizin sosyal, duygusal zek'aya ve bütün bunların önünde ahlâki zekâya ihtiyacımız var. Ahlâki zek'a ötekine yardım edebilme, duyguları iyi okuyarak başkasıyla hemdert olabilme yeteneği demek.

******

Empati ve merhamet duyguları işlendikçe gelişebilen duygulardır. İnsanın içinde hakikaten pek çok olumlu duygu, tekrar tekrar yapmak suretiyle gelişmektedir.

*****

Affedebilmek demek, kin tutmamak demektir.

******

Başkalarının sana yapmasını istemediğin şeyi sen de başkalarına yapma.

******

İnsanın kendi içine çekildiği sokaklar, deniz kıyıları ve nihayet şehirler vardır.

******

Mutlu aşk yoktur

Aragon

******

Güzelliği takdir etmek; biz insanlar için bu dünyada verilmiş en büyük nimetlerden birisi.

****** 

Allah güzeldir ve güzeli sever. Allah, güzelliğin işaretini bütün şeylerin üzerine yazmıştır.

******

Ruh ancak güzelliği kovaladığı sürece canlıdır. Şeylerin güzelliğini görebilmek için kalbin bütün algı kapılarını sonuna dek açmak gerekir.

*****

Tek galip Allah'tır

*****

İnançsızlık, içinde maneviyatı barındırmamak, insanlıktan uzaklaştıran bir şey. 

******

Din yaşamın kurtarılması için değil, yaşamın kendisi için gereklidir.

******

Bir insanı biricik ve müstesna kılan tarafı, onun başkalarına olan benzerliği değil, onlardan ayrışan, farklılaşan taraflarıdır.

******

Yolculuk, insanın kendi içine doğru yürümesidir.

******

Hayat bir savaş meydanıysa insan sonsuza dek savaşmalı, pozitif düşünceler hayatı daha iyi yönde değiştiriyorsa negatif olanlara karşı uyanık olmalıyız ve her şey bireye bağlı ise, başarısız olduğumuzda suçlayacak kimse yok demektir. Böylece, suçluluk ve endişe, bu kültür marifetiyle zirve yapar.

******

Pozitif düşünce bulaşarak yayılan bir kültürel uzlaşı değil; fakat aynı zamanda kendi vaizleri, ideogları, satış elemanları olan bir tür yeni çağ dini. İnan, hayal et, daha çoğunu iste diyen bir din. Selameti öte dünyaya saklayan değil, serveti ve şöhreti, makamı ve mansıbı hemen burada ve hemen şimdi isteyen, temrinlerinin kısa yoldan cüzdanı şişirmesinin beklendiği bir yeni maneviyat. Dünyevi maneviyat. Ters maneviyat.

******

Gerçeğin acı ilacı insanı ayık tutar. 'pozitif' yalanlarla sahte cennetlerde gezinmek yerine, gerçeğin kolunda bu dünyaya yaslanmak yeğdir.

******

Kendine yardım kitapları, hayatın getirdiği sorunlar üzerine düşünme fırsatı bulamayan ama bu sorunları da kolay yoldan def etmek isteyen insanlar için biçilmiş kaftandır.

******

Mutlu hayat aramakla bulunmuyor. Mutlu hayatı, ıstırabın her türlüsünden her ne pahasına olursa olsun kaçmak suretiyle edinemiyoruz. Bu mutlu hayat olacaksa eğer, o biraz da kendi ıstırabımızla yüzleşme, onu yaşama ve ondan öğrenme çabamızdan kaynaklanacak.

*******

Depresyon insanın kendi lehine yonttuğu, annemin tabiriyle 'herkesin kendi çanağına sağdığı' iyimser tarafgirliği ortadan kaldırır.

******

Istırap varlığın mutsuz taraflarına ışık tutar. Varoluşun aydınlık ve karanlık tarafları var, tatlı ve acı yanları var. Ruhsal durumunuza göre kendinizi bunlardan birine ayarlayabilirsiniz ama ancak ikisine birden alıcılarını açan insan, daha tam ve bütün bir insan deneyimine kendisini açmış olur.

******

İnsan neşeyi kaybetmekle hüzne gark olabilir, hüzünden bir şey öğrenmekle de ruh hali neşeye tebdil edebilir. Yaşama sanatı, ıstırabımızdan öğrenmek ve neşemizi besleyip büyütmekle hükmünü icra eder.

******

Dünyaya soru sorabiliyorsak, acımız daha üretken olmaya başlamış demektir.

******

Hayat bir hikmet şöleni. Istıraplarımızdan öğrenmeye başladığımız gün, olgunluk yolculuğunda bir durağı geride bırakmışız demektir.

******

Mutluluk siz onu hiç aramadığınız bir anda omuzlarınıza konan bir kelebektir.

*******

Dünyanın yönetilme biçimiyle ilgili kaygının yerini, kendi kendini yönetme kaygısı aldı. Bizi üzen be kaygılandıran şey bütün sakinleriyle beraber dünyanın hali değil; dünyadaki zorbalıkların, saçmalık ve adaletsizliklerin, kaygılı bireyin iç huzurunu ve psikolojik dengesini bozan ruhsal sıkıntılar ve duygusal sarsılmalar şeklinde yeniden dolaşıma girmesinin ürünü olan şeylerdir.

ZYGMUNT BAUMAN (Yaşam Sanatı kitabından)

******

Her anında hayatın kıymetini bil her şeyin.

******

Ben olmak sorumluluktan kaçamamaktır.

Levinas

******

Devamı yarın