OKUDUKLARIM 2024/52 SALKIM SOKAK NO:3

28 Temmuz 2024

OKUDUKLARIM 2024/52 SALKIM SOKAK NO:3

 

 
Her şeye güldüğümüz mutlu yıllardı. Biz çocuktuk, anne babalarımız da gençti. Başkaları yaşlanır, başkaları eksilir sanırdık. Biz değil, başkaları… Salkım Sokak ve “bizimkiler” dokunsam canlanacak bir fotoğraf gibi… Kalabalık göçmen ailelerin iç içe yaşadığı, küçücük evlere dünyanın en bereketli sofralarının sığdığı; tertemiz, umutlu, erkenci insanların birbiriyle derdini ve ekmeğini paylaştığı, İzmir’de gizlenmiş bir harikalar dünyasıydı sanki o sokak. Solmayan renkleri, çiçekleri, coşkusu, bulaşıcı neşesi, Boşnak halayları, İzmir zeybekleri, Rumeli türküleri, şenlikli kutlamaları ile geldikleri yeri yuvaya dönüştüren insanların inancıyla kurulan bu dünya büyüttü bizi. Eksik yapbozumun tüm parçalarını saklayan, yetişkinliğimize liman olan bu sokağın hikâyesine gidenler, kalanlar, yaşananlar, hatıralar da dâhildi ve hepsi anlatılmalıydı… Çünkü ben bir mahalle çocuğuyum, bilek-yürek gücüne ve kahramanların “geçmiş” değil “geniş” zamanlarda yaşadığına inanırım.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;

Sıcak, bol hüzünlü özellikle sevdiğim boşnakların hayatını anlatan bir kitaptı, severek okudum.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Duyguların ve davranışların bulaşıcı olduğunu o yaşta fark etmiştim.
*****
Suçu ispat edilene kadar herkes masumdur.
*****
Allah'a itiraf edince affımızı da garantiye almıştık.
*****
Bana benzeyeni sevmek, evet daha kolaydı. Ortak beğeniler, ortak zevkler, ortak inançlar varsa kuşku duymadan sevebiliyordu insan.
*****
Sevmeye imkanım yoktu, demeyiz hiç oysa.
İmkanlar el vermedi, sevemedik birbirimizi.
*****
Sevmenin imkanlarını kim belirliyordu sahi?
*****
Annesinin ilgilenmediği her çocuk okumaktan vazgeçse Türkiye'de adam kalmaz.
*****
Sevmek kolay değildi. Beklemek lazımdı. Doğru zamanı. Doğru insanı. 
*****
Yaş farkı çok da önemli değildir. İnsanlar birbirine ilişkilerinde çok şey öğretebilir.
Kadınlar erkeklerden çabuk olgunlaşır.
*****
Durumu iyi olanlar varlıklarını dile dökerek kendilerinden dar durumdakilerin bir kıyas yapmasını zemin hazırlamıyor, aralarında bir mesafe açılmasının önüne böyle geçiyordu. Böbürlenmek bu yüzden hem ayıp hem de günahtı.
*****
Babam büyük hırsları olmayan, en fazla Emekli ikramiyemle oturduğumuz evi alabilir miyiz acaba? çapında hayal kuran, dürüstlüğü en büyük zenginliği olan biriydi.
*****
Emanetin canı götünde olur, hemen teslim edin dedi.
*****
Geçinmeye, sevmeye gönlü varsa insanın, sivri yanlarını kendi törpüler zaten.
*****
Gel görki diyalog karşılıklıdır.
*****
Kan bağı ayrı. Can bağı ise zamanla ve bir çok yaşanmışlıkla kurulup güçleniyor.
*****
Hayatı karşına değil arkana alacaksın.
*****
Hayat tekrarlardan ibarettir.
*****
Zalimlik, kaba kuvvet ve şiddet bir zeka sorunudur oğlum. Aklıyla problem çözebilenin dövüşmeye, silaha, yumruğa, bir başkasını ezmeye ihtiyacı yoktur.
*****
Hata yapmak insana özgü. Fakat hatalarını tekrar etme. Tekrar edersek alışkanlığa dönüşür. O alışkanlıklarda huyun olursa işte o kötü.Zekan seni değil, sen zekanı yönetir ve kötüye kullanırsın. Buna da akıl denmez oğlum. En aptal kimdir bilmek istiyorsan, en zalimi bul!
*****
Bütün icatlar zaruretlerle doğmuştur.
*****
Boşnak göçmenleri bizim çocukluğumuzda bile birbirlerinden kız alıp verir, böylece bir şekilde birbirlerine tutunmaya, kendilerini ait değerleri korumaya gayret ederlerdi.
*****
İnsan vücudunun mucizesi de bu zaten, kendi kendini iyileştiriyor.
*****
Arzulanan kadın sevilmez, sevdiğini arzulamaksa çok yanlıştır.
*****
Komşularımızın alışkanlıklarından, düzenlerinden payımıza düşeni alıyor, kendi dilimizden, adetlerimizden, inançlarımızdan birer parça onlara veriyor, böyle birbirimize karışa karışa yaşıyor, karıştıkça daha da alışıyorduk.
*****
İnsanın kendine ait bir alanı olması çok önemli.
*****
İnsanın özlediği birine aşık olması çok acayipti. Yok yok, insanın aşık olduğu birini özlemesi çok şahaneydi.
*****
İnsan olmak nedir, aidiyet öğrenilir mi, meslek nerede kimliğe dönüşür, bireysel çıkarcılığın toplumsal davranış biçimine dönüşmesine engel olmak mümkün müdür?
*****
Şarkılar, tıpkı kokular, tatlar gibi tamamlayıcı ve tetikleyici oldu ömrüm boyunca.
*****
Biz galiba birinin yokluğunu sevmeyi, sevmek zannettik. Özlemek imkansızlıkla büyür, büyüdükçe aşkı da güçlendirirdi.
*****
İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür.
*****
Kader ve şans dediğimiz şeyler bizim düşündüğümüzden daha güçlüler.
*****
Zamanlama her şeydir.
*****
İnsan yıkılanı yeniden kurarken oralı oluyordu.
*****
Cesur adımlar atmak, büyük değişimlere yürüyebilmek için, ispat edilmiş başarılar kuşanmak gerekir.
*****
Sirkeyle yıkan oğlum, pek güzel çıkmış fotoğraflar.
*****
Her hayat en az bir roman hikayesidir.
*****
Gerçek hikaye kaçanlardan çıkar daima.
*****
Yazın bence, sizin anlatma vaktiniz gelmiş.
*****
Açıklık ve sınırsızlık da birbiririyle akraba kavramlarmış, Açıklık kırıcı, bazen rencide edici, utandırıcı olabiliyor, sınırsızlıksa bir sınıra ihtiyaç duyanlar için büyük bir kafese dönebiliyordu.
*****
Samimiyet, ölçüsü kaçınca laubaliliğe dönüşür ve bu bir sınır ihlalidir. Sürekli iç içe olmak, her şeyi uluorta yaşamak içtenlik değildir.
*****
Bugün genç bir insanın hakkını yiyen adam, yarın bir başkasının hayatından sorumlu olur, hiç de aklına gelmez ne yapıp ettiği. Bu tip insanların olduğu her yerde bu yüzden zihin küfü vardır. Hasta eder insanı.
*****
İnsanın yaşadığı yeri cennet yapması mümkün.
*****
Tasarlamak, düşünmek, hayal etmek ancak olanaklarla ve desteklenerek büyük uçuşlara dönüşür.
*****
İnsan ilişkisi dediğin şey hep bir yükle geliyor ve bir dolu zorunluluğa mahkum ediyordu insanı.
*****
Her kuşak bir gün gömer çocukluğunu, yeni gelenlerin devri dönsün diye.
*****
Çocukluk ne salakça bir özgüven ve özgürlük veriyor insan kalbine. Aslında gelecekte çok çok lazım olacak bu iki duyguyu büyürken bir yerlerde düşürüp kaybettiğimizi nasıl fark edemiyoruz acaba?
*****
Bir inanışa göre büyük tutkuların güçlü ruhları ölen bedenlerinden çıktıkları vakit yakınlarda bir yeni doğan ararmış.
*****
Bilirsiniz, dostluğundan emin olduğunuz insanlar, sizden hep çantada keklik muamelesi görür. Onlar nasıl olsa vardır. Peşinden koşmasanız da olur.
*****
Göç dediğin çeşit çeşitti. Kimin nereye, nasıl neden göçtüğü önemliydi. Gönüllü mü, zorunlu mu, yoksulluktan mı?
*****
Birini yıllarca sevmek, kalbinin bir yerinde saklamak, saklayabilmek çok değerli.
*****
Bir toprak parçasını vatana çeviren insanların tarihi ile değerliydi.
*****
Hiç yaşanmamış, hiç eli tutulmamış, saçı okşanmış, varlığı bilinse de kapısı hiç açılmamış o aşk..... Karşımda durdu.
*****
İnsanın kendini ikna etmek için sıraladığı cümleler vardır.
*****
Fakirlik değil bak, zenginlik çok büyük sınav.
*****
Pazara giderken mi anlattı annem sana bunu?
Evet, çok iyi muhabbet çıkıyor pazar yolunda.
*****
Çünkü gittiğinde.... Aslında bir yere değil, birine dönmek istersin.
*****
Bazen olmaz. Sonraki tüm ihtimallerden birinin doğuşudur bu.
Bazen olmaz. Üzülme. Doğan yeni bir ihtimale çevir yüzünü.
*****
Her duyguyu şiddetle, en uç noktasında yaşayabilme kabiliyeti zamanla azalmasa hayat katlanılmaz bir cehenneme dönermiş.
*****
Arkadaşlar sevgili olur mu? Bence olmaz.
Sevgililer arkadaş olur mu? Bence olur
*****


KİTAPTA FİLMLER;
 
Harry ile Sally Tanışınca 1989



KİTAPTAN MÜZİKLER;
 
 
 
 
 
 

OKUDUKLARIM 2023/30 EVLERİN IŞIKLARI BİR BİR YANARKEN

16 Mart 2023

OKUDUKLARIM 2023/30 EVLERİN IŞIKLARI BİR BİR YANARKEN

 

 
Şarkılarını alıp yollara düşenler usulca mırıldanır. "... Sonra sabah oluyordu. İnsanlar uyanıyor, sokaklarda yürüyor; caddelerde hayat akıyordu. Yağmur yağıyor, yağmur duruyor, sucular evlere su taşıyor, balkonlardan örtüler çırpılıyordu. Çocuklar okula gidiyor, okuldan dönüyor, oyun oynuyordu. Akşam oluyordu yine. Yine yanıyordu evlerin ışıkları. Bana inat, hayat devam ediyordu. Beni hiç iplemeden, beni kenara iterek, beni öğüterek, un ufak ederek sürüyordu hayat. Mutfaklarda yemekler pişiyor, televizyon başında diziler izleniyordu. Birileri ile dalga geçiyordu radyoda bir DJ. Bilmediği bir kederi biliyormuş gibi anlatıyordu bir başkası. Geceleri acıyla uyanıyordum, acıyla daldığım uykudan. Bitmeyeceğini sanıyordum Bittiğinde, belki de en çok ben şaşırdım." 

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
İclal AYDIN bir dönem bir gazetede yazdığı köşe yazılarını derlemiş ve çokta güzel olmuş. Güzel bir anlatım biçimi ile yazdığı köşe yazılarını keyifle okudum, sizlerede tavsiye ederim. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Belki yarın gidecek
Bir anı gelecek bir başka anının yerine
İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine
******
Bazen olumlu düşüncenin, telkinlerin, öğütlerin, tesellilerin hiçbir işe yaramadığı uzun zaman dilimlerine girer insan. Çevresindeki her kişiden uzakta, adeta saat farkıyla yaşıyor gibidir. Gün içinde birkaç kez akşam olur onlar için. Giderek kopmaya başlarlar kendi gerçeklerinden bile.
******
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim falan da gider bu gidişle.
******
Bir zamandır anladım ki insan beklentilere yanıt vermek için çabalarken kaybediyor özgürlüğünü
******
İçinizden hapşırık gibi, kahkaha gibi yaşamak geliyorsa, yaşayın Allah aşkına.
******
Her giden aynı gitmiyor ne yazık ki. Her yolcu eden de aynı olmuyor.
******
Bir yerlerde şımarıyoruz. Unutuyoruz içinden geçtiğimiz özlemleri ve geride bıraktığımız hedefleri.
******
Acıyan gözler, güçlenen yüreğin yüzdeki yansımasıdır aslında.
******
Birini yarasından sevmek, yüreği suya kavuşturmaktır. Ve yürek çeliğe böyle böyle dönüşür.
******
Hiçbirimiz kötülüklerimiz için söz vermedik ki kendimize. Gün geldi verdiğimiz onca söze rağmen payımıza "kötülük" düştü.
******
Aslında sırt çantanızdaki en ağır yükü " insan özüne duyduğunuz saygı" oluşturur. Bir başkasına, bir başkasının varlığına, tavrına korumaya çalıştığınız saygı yani. Bu çok ağırdır, evet. Ve zirveye koşarak gidenler önce bunu çıkarıp atarlar.
******
Bazen bilmemek iyidir.
******
Hayat iki seçenek sunuyor sana. Yapayına düşen kederi parlatacaksın ya da ömrünle iyi geçinmeye bakacaksın.
*****
Bütün çiçeklerin adlarını ezberle. Düşmanlarının adını ezberlemekten çok daha kutsaldır.
******
  Acı çekmek, zehri, içeride biriken kanı yavaş yavaş dışarı dökmektir. O zehri dışarı akarken insan neye dönüşmektedir, ne öğrenmektedir, ona bakmak gerek aslında.
******
Keşke hayatın da bir dur düğmesi olsa.
 Her şeyin donup kaldığı o noktada keşke her şeyi gözden geçirebilsek bir daha. Hangi kapıyı nasıl açmıştık. O kapı açıldığında hangi duvar çıkmıştı karşımıza? Bütün anahtarları topladığımızda hangisi hangi kilidi açmaya yaramıştı? Neredeki tuzağa yakalanmış, neresinde yanmıştık oyunun?
******
Başkalarının hayatı bizim bahçeye gölge etmemeli.
******
Sanat için sanat değil, insanlar için sanat yapmanızı dilerim.
******
Uzun yolu göze alamayana kelebek olunmazmış bebeğim. Nefsi yetmeyenle dipte hazine aranmazmış. Aşkın ibadetini bilmeyene bayram bağışlanmazmış.
******
Hayata alıcı gözle mi yoksa gözle mi bakıyoruz?
******
Aşk da boğabilir seni parasızlık da.
Hayatın kendisi bulanık bir su gibidir kimi zaman. Kimi zamansa karanlık ve derin bir kuyu.
******
Mart sizde nasıl gidiyor bilmiyorum ama emin olun bazen bedeller peşin ödeniyor.
******
Allah'ın evinde olmanın güzelliği, neden dünyevi kavgaların gölgesinde bir korkuya dönüşür peki?
*****
Öfke insani bir duygudur! İfade edilmelidir. Dışarı çıkmalıdır. Bastırılmış öfke korkunç patlamalar, ani uyanışlar, can acıtıcı sonuçlar doğurur.
*****
Unutmak gerçek bir edim değildir. Daha çok bilerek geri durmak, aldanmaya razı olmaktır. Unutmak yeni bir ülkedir derken bir ruhsal zorunluluğu anlatmak istiyordum. Unutmanın, insanın belleğinde kaybolup gidenle, istenmeyeni silip atmakla ilgisi yok. Unutmak geçmişteki benimizin -acının, hazzın,bedenin- şimdiki bize geri dönmesine engel olmak için bilmeden yaptığımız bir köreltme işlemidir ve kuşkusuz unutmanın bire bir kendisi olamaz.
******
Mutluluk uçucudur.
*****
İnsanlardan o kadar usanabiliyormuş ki insandan, hayvanlar alemine daha bir ilgiyle, daha bir şefkatle bakmaya başlıyormuş.
******
Uzun yollar, güzel hesaplaşmalar getirir.
******
Bitmemiş bir aşkı öldürmek, bitmiş bir aşkı diriltmekten çok daha zormuş.
******
Mezarlıklar vazgeçilmez adamlarla doludur.
******
Hiçbirimiz vazgeçilmez değiliz. Hepimizin bitimli bir ömrü ve geçici bir zamanı var.
*****
 


KİTAPTAN MÜZİKLER;