Gelibolu Günlükleri, 240 gün süren seferin sıcağı sıcağına yazılmış
birçok günlük ve mektuptan derlenen ilk kroniğidir. Her an
ölebileceklerini bilen askerler, günlüklerine ve mektuplarına (kimi
zaman hemen öldürülmeden önce) cephede yaşadıklarını yazdılar. Kimi
yazarak kendini rahatlattı, belki korkularını paylaştı ya da aklını
yitirmemeye çalıştı. Kimi ise sadece, savaşların ne kadar korkunç
olduğunu yakınlarına anlatmak istedi.
"Türkler öyle kötü insanlar değil. Birkaç gün önce Fransızca yazılmış bir mesaj gönderdiler, 'yiğit Avustralyalı yoldaşlara' diye başlayan mesajda sigara karşılığında sığır eti konservesi istiyorlardı. Siperler bazı yerlerde sadece 15 metre uzaklıktaydı, bu yüzden birbirimizle haberleşmemiz çok kolaydı."
-Er Caddy, 177.Gün -
"Gün içinde yiyecekleri karşılıklı olarak siperin çıkıntısına koyuyor ve gönderiyorduk. Bu sabahın ilk saatlerinde Türklerle bizim arkadaşlar arasında sıradışı bir dostlukla değiş tokuş yapıldı. Bizim çocuklardan bazıları doğruca düşman siperlerine gidip konserve, reçel, sigara vb. takas ettiler. Yapılanlar her şeyiyle çok güzeldi ve buradaki savaşın ne kadar gereksiz olduğunu gösteriyordu."
-Üsteğmen Cozens, 178.Gün -
(Tanıtım Bülteninden)
"Türkler öyle kötü insanlar değil. Birkaç gün önce Fransızca yazılmış bir mesaj gönderdiler, 'yiğit Avustralyalı yoldaşlara' diye başlayan mesajda sigara karşılığında sığır eti konservesi istiyorlardı. Siperler bazı yerlerde sadece 15 metre uzaklıktaydı, bu yüzden birbirimizle haberleşmemiz çok kolaydı."
-Er Caddy, 177.Gün -
"Gün içinde yiyecekleri karşılıklı olarak siperin çıkıntısına koyuyor ve gönderiyorduk. Bu sabahın ilk saatlerinde Türklerle bizim arkadaşlar arasında sıradışı bir dostlukla değiş tokuş yapıldı. Bizim çocuklardan bazıları doğruca düşman siperlerine gidip konserve, reçel, sigara vb. takas ettiler. Yapılanlar her şeyiyle çok güzeldi ve buradaki savaşın ne kadar gereksiz olduğunu gösteriyordu."
-Üsteğmen Cozens, 178.Gün -
(Tanıtım Bülteninden)
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
Anzaklarin ailelerine yazdiklari mektuplardan ve hatiralarindan yola çıkılarak hazirlanan bir kitaptır. Okunmasını tavsiye ederim.
KİTAPTAN ALINTILAR;
“Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar!
Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle
yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı
dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu
topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
******
Şans insanın yüzüne iki kez gülmez.
******
Bazı anlar huzurlu, bazı anlar dehşet doludur.
******
Neticede emirlere aykırı olsa da, karşı siperlerdeki askerler bir araya gelmeye başladılar - birbirlerine dostça mesajlar yazdılar; sigara, bisküvi ve sığır eti konservesi alıp verdiler.
*****
Türkler çok adil savaşçılar.
******
Kuşkusuz bu, tarihimizin en korkunç bölümlerinden biridir.
Keith Murdoch, Avustralyalı Gazeteci
23 Eylül 1915
******
Adı bilinmeyen bir askerin muharebeden sonra dediği gibi, "Manzara tarif edilecek gibi değildi. Türk ve Avustralyalı ölüler siperlerin içinde toprağa gömülmüş veya yarı gömülmüş durumdaydı ve ölülerden bir parapet oluşmuştu- dünyanın bütün lanet yerlerinin en lanet olanı burasıydı."
******
28 Mayıs Cuma, 34. Gün
Hangi göreve gönderildiğimizin önemi yok, ölüm sürekli etrafımızda. Uyanıp uyanamayacağımızı kesinlikle bilmiyoruz.
******
24 Mayıs Pazartesi, 30. Gün
Nihayet her iki tarafın ölülerini gömebileceği ateşkes günü gelir.
******
20 Mayıs Perşembe, 26. Gün
İntihar edercesine yaptıkları taarruzlarda çok sayıda kaybın ardından Türk subaylar, ellerinde beyaz bayraklarla siperlerinin üzerlerine çıkıp kendi ölülerini gömmeye başladılar.
******