“Çobanın ufku keçinin götü kadardır” sözü, kişinin dünyayı yalnızca önünde gördüğü kadar algıladığını ve daha geniş bir perspektif geliştiremediğini anlatır. Sürekli aynı çevrede, aynı düşünce kalıpları içinde yaşayan insanlar, büyük hedefler kurmakta ve farklı bakış açılarını değerlendirmekte zorlanabilir. Bu ifade, insanın ufkunu bilgiyle, deneyimle ve farklı bakış açılarıyla genişletmesi gerektiğini; aksi hâlde sadece günlük meselelerle sınırlı bir yaşam süreceğini vurgulayan eleştirel bir deyimdir.
👏👏👏👏👏👏👏
Mesele çobanlık değil. Mesele, insanın gözünü nereye diktiği.
Bazı insanların bütün hayatı, önlerindeki keçinin götü kadardır. Sabah gözünü açar; komşu ne yapmış? Kim kimi takip etmiş? Kim ne giymiş? Kim bana laf sokmuş? Kim benim hakkımda ne demiş? Sanki evrenin merkezi dedikodu masasının üzeridir.
NASA milyarlarca ışık yılı ötedeki galaksileri inceler; ama insan hâlâ mahallenin, apartmanın WhatsApp grubu tartışmasına hapsolur.
Psikolojide buna dikkat tüneli denir. Beyin, sürekli küçük şeylerle meşgul olduğunda büyük resmi göremez. Satrançta sadece önündeki piyona bakan oyuncu, birkaç hamle sonra mat olur. Hayatta da böyledir. Sadece bugünkü kavgaya bakan, yarınki huzuru kaçırır. Sadece insanların kusurunu gören, hayatın güzelliğini ıskalar. Sadece önündeki keçiyi seyreden, dağın ardındaki baharı göremez.
Bir de ölüm gerçeği var; işte bütün bu küçük hesapların en büyük düşmanı. Çünkü ölüm, senin planlarına göre çalışmaz. Kalp krizi, deprem, bir kaza, tek bir telefon... Hayat bazen tek cümlede değişir. Bu kadar kolay ölünen bir dünyada, mutlu olmayı ertelemek akıl işi değil. Ama ne yapılır? Kahkaha, sevgi, gezip seyahat etme işleri sonraya bırakılır. Yaşamak sonraya ertelenir. Sonra da ömür, tanımadığın insanın ne düşündüğünü hesaplayarak tüketilir. Tuhaf olan; kendi hayatının başrolü olmak yerine, başkalarının senaryosunda figüranlık seçilir.
Stres sadece kalbi yormaz. Bakış açısını da küçültür. Kortizol yükseldikçe insanın dünyası daralır. Daralan dünya ise en sonunda bir dedikodu kadar küçülür. Sonra insan, okyanusun kıyısında yaşarken bir su birikintisinin içinde boğulur.
Mitolojide İkarus gökyüzüne bakmayı seçti. Odysseus ufka bakmayı seçti. Prometheus geleceğe bakmayı seçti. İnsanlığı ileri götürenlerin hiçbiri ömrünü başkalarının hayatını seyrederek geçirmedi. Çünkü büyük insanlar, büyük manzaralarla meşguldür. Küçük insanlar ise küçük hesaplarla.
O yüzden kendine sor: Ben gerçekten neye bakıyorum? Ufka mı? Yoksa ömrümü bir keçinin arkasında mı tüketiyorum?
İinsanın karakteri, baktığı yerden anlaşılır. Kimi gökyüzünü seyreder. Kimi denizi. Kimi kitapları. Kimi sevdiğinin gözlerini. Kimi de ömrü boyunca sadece başkalarının hayatını...
Bu yazıyı çok sevdim ve sizlerle de paylaşmak istedim...
Sami Güner tarafından, Kadıköy vapurunda lodoslu bir günde çekilen bu fotoğraf, Hayat dergisinin 7 Kasım 1958 tarihinde yayımlanan sayısının arka kapağını süslemiş.
Fotoğrafın altında yer alan yazıyı olduğu gibi aktarıyorum:
"Lodos, dolu dolu eser. Âdeta bir şeyler söyleyecek, bir şeyler anlatacak gibi bir hali vardır. Ayağı karada olanlar için şiir, musiki dolu bir rüzgârdır.
İstanbul'un Marmara kıyılarında oturanlar, Adalar'dan, Kadıköy, Haydarpaşa ve Üsküdar'dan her gün şehre inmek mecburiyetinde olanlar için ne ifade ettiğini ise bir Kadıköy vapurundan çekilmiş bu fotoğraf gayet güzel anlatıyor.
Lodosla yapılan bu yolculuklar zaman zaman hayli maceralı olan şehiriçi seyahatleridir. Koca gemi oyuncak tekne gibi sularda çalkalanır, durur. Dalgalar günlerce Marmara kıyılarına baş vurur. Evet dolu dolur eser lodos. Âdeta bir şeyler söyleyecek, bir şeyler anlatacak gibi bir hali vardır. Şiir, musiki dolu bir hali vardır amma ayağı karada olanlar için."
Not: Fotoğrafı çeken Sami Güner, müzisyen Fuat Güner'in babasıdır.
Hepinize önümüzdeki günler için güzel bir hafta diliyorum, ben bildiğiniz gibiyim, bulunduğum şehirde hapiste bulunup asla serzenişte bulunmayan biriyim! Kışlık hazırlıklarına başladık, dondurucuyu fulledik, sadece birkaç kez fasulye ve barbunya koymayı düşünüyorum. Geriye domates sosu, menemen, tarhana ve turşu işi kaldı. Pazarlara devam ediyorum hava iyi olduğu için kışa da Allah kerim derim.
Bazen üfül üfül esen havada asma altında böyle kahve, kitap, gazete ile takılıyorum...
Patcwork çok severim ama sahip olduğum bir şey yoktu, şehrimin durağında minibüs beklerken arkadaki çanta dükkanında instagramda gördüğüm bu çantaları görünce, bıraktım minibüs beklemeyi, dükkana uçtum ve bu çantayı aldım kendime....
Eskiler;
"Çocuğum düşersin" demezmiş, "Düşmeyesin çocuğum" dermiş. Sorduklarında da:
"Ağızdan çıkan söz dua hükmüne geçer" dermiş.
Büyüklerdeki ince edep budur. 🌸
"Çocuğum düşersin" demezmiş, "Düşmeyesin çocuğum" dermiş. Sorduklarında da:
"Ağızdan çıkan söz dua hükmüne geçer" dermiş.
Büyüklerdeki ince edep budur. 🌸
Kütüphaneyi kıskandık:)) bizim neyimiz eksik dedik, arkadaşın annesine ördürttük...
İnstagram adresi bayanın orgucu_ baykus
Kütüphaneden aldıklarım...
3 malzemeli fit cheesecake ✨ (2 kişilik)
1 kutu quark
1 yumurta
1 yemek kaşığı fındık ezmesi
Hepsini karıştırın, 180 derecede 20 dakika pişirin.
Soğuduktan sonra üzerine sevdiğiniz meyve püresini ekleyin.
Biz yaban mersini püresi ve Antep fıstığıyla tamamladık. 💜
Afiyet olsun!
Alıntıdır....
Ergün Arıkdal’dan;
” Duygusal otomatizmanın kurbanı olmayan, putperestlikten elini eteğini çekmiş ve simgelerin özünü yakalamış geleceğin insanı, maddenin kullanılmasını sadece vazifesinin yerine getirilmesi olarak gören insan olacaktır.
‘İktidar ya da maddi kudret sahibi olma arzusu ve hırsları içinde geçip giden insanlığın sonu ne olacaktır?’ sorusuna verilecek yanıt basittir:
Rabb’ini bileceksin!
Kendini bileceksin!
Tekâmül edeceksin!” …








.jpg)










Patchwork ben de seviyorum ve bulamıyorum, çantanız çok güzel, online satış var mı orada acaba?
YanıtlaSilMerhaba beğeni için sağolun. Ben benim dükkana sorarım tabii, instagramdan da 2 sayfa yazayım size
Silhttps://www.instagram.com/kuba_etnik/?g=5
https://www.instagram.com/soull.nook/
https://www.instagram.com/oldcottonbags/
bu adreslerde de satış var, sonuncusu tavsiye ederim ben oradan alacaktım ama şehrime gelince buradan aldım.
Sevgiler,
Çok teşekkür ederim.
Sil