Gerçeklik, algıdan ibaret.
*****
İnsanlıkla ilgili en üzücü şey, bir yere ait olabilmemiz için bir yerlerde birilerinin her zaman dışlanması gerektiği.
*****
Bazen gereksindiğin şeyler başladığın yerden çok ta uzakta olmuyor.
*****
Aşk anlamdı.
*****
Aşk bir bahçedir, sürekli bakım ister.
*****
Bazen mutluluğun bize öğretebileceği fazla bir şey yoktur.
*****
Sessiz kalmanın yalan söylemekten daha iyi olacağına karar verdi.
*****
Sevmek zorundasın. Çünkü o hayatında başına gelen en güzel şey...
*****
İnsan geleceğini bilirse nasıl yaşar ki?
*****
Ölüm bize dosttu ve uyku da Ölümün kardeşiydi.
*****
İnsan sevdiği ama çok karmaşık birini birkaç cümleye nasıl sığdırabilirdi ki?
*****
Biz geleceği düşündükçe, hayatı dışlıyoruz. Einstein'ın dediği gibi, zaman içinde yaşadığımız bir durum değil, bizim düşünme biçimimiz.
*****
Sevgi acı veren bir şeydi ve iş onun tam tersiydi. Bağımlılıktı.
*****
Sırf çalışıp hiç eğlenmemek insanı sıkıcı yapar.
*****
Ölmenin en inanılmaz en sıkıcı yanı, önceliklerinizi tam doğru belirlemişken artık herhangi bir şey yapmak için çok geç olması.
*****
Ölmek bir an sürüyor ama yaşamayı öğrenebilmek için bir ömür harcıyorsun.
*****
Suçluluk hissinin yapışkan olmak gibi kötü bir özelliği vardı.
*****
Kapitalizm bomba gibi, değil mi? Önce şehirler inşa ediyor sonra da onları yavaş yavaş patlatıyor.
*****
Eş olmak için koca lazım, senden kaçıp durmayan biri, cam kırıklarını dert eden biri.
*****
Hayatı geldiği gibi yaşamalıydık ve ikimiz de bunu beceremedik.
*****
Sessizce okumak ve yazmak, bir şeyleri anlamayı kolaylaştırıyor.
*****
Yaşamaya devam etmek için, bazen de kalbinin kırılmasına izin vermek zorundasın.
*****
Aşkın garip yanı şu, insana öyle bir sonsuzluk hissi veriyor ki hep olacak sanıyorsun. Kaya oluşumları gibi. Gökyüzü gibi. Ama aşkın da insani olan herhangi bir şeyden farkı yok: Özen göstermezsen solup gidiyor. Alfred de demişti ya. Bahçe gibidir diye....
*****
Yaşamaya devam etmek için, bazen de kalbinin kırılmasına izin vermek zorundasın.
*****
Sevginin karşıtı nedir... Nefret değil. Çünkü nefret de bir duygu. Sevginin karşıtı anlamsız bir hırsa kapılmak.
*****
Gençken verilen sözler, en kolay bozulanlardır.
*****
Acısız hayat diye bir şey yok. Acıdan kaçarak yaşanan bir hayat acıyla tanımlanır. Acı ve pişmanlıkla.
*****
Doktor bir müzik aleti çalmayı öğrenmenin demansı önleyeceğini söylemişti.
*****
Müziğin tehlikeli yanı da bu işte. Çok fazla şeyi hatırlatabiliyor.
*****
Olmadığın biri olmayı hedeflersen, bir şey başaramayacağını anladım.
*****
Hayat uzun dönemlerden olduğu kadar anlardan da oluşan bir şeydi.
*****
Kusursuz hayat diye bir şey yok.
*****
Hayatı geldiği gibi yaşamaya cesaret et. Tüm kalbinle sevmeye cesaret et.
*****
Nerede olduğun önemli değil. Önemli olan, oraya niçin gittiğin.
*****
Zaman, evleri müzeye, aşıkları iki yabancıya, şarkıları hüzne dönüştürür.
*****
Geçmiş nerede saklıdır, bilmem ama seninle orada buluşuruz.
*****
Bir yerden sonra mantığı bırakıp kendi hislerine güvenmek zorundaydın.
*****
Hayatı ören ipliklerin, geçmişin ve şimdinin ve geleceğin iç içe geçerek yaşanmış olan her şeyi yaşanacak olanlar kadar taze ve sahici kıldığını hissetti.
****
Başarı kendini bulduğun yerden başlayarak ne kadar mesafe katettiğinle ölçülür.
*****
KİTAPTAN MÜZİKLER;
The loco motion - Little EVA
Return to sender - Elvis PRESLEY
Big girls don't cry - Four SEASONS
All shook up - Elvis PRESLEY
White Christmas - Irving BERLIN
Bridge over troubled water - Elvis PRESLEY

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder