OKUDUKLARIM 2024/36 DE PROFUNDIS

29 Mayıs 2024

OKUDUKLARIM 2024/36 DE PROFUNDIS

 

 
Fırtınalı yaşamı boyunca her davranışıyla ya bir skandal ya da bir akım yaratan, her sözü bir özdeyiş haline gelen Oscar Wilde’ın Alfred Douglas’la yakın dostluğu, Douglas’ın babası Queensberry markisini çok kızdırmıştı. Marki tarafından eşcinsellikle suçlanan Wilde, dostlarının Fransa’ya kaçması için yaptıkları uyarılara karşın kaçmamakta direnince tutuklanarak mahkemeye çıkarılmış, parlak ifadesine karşın suçlu bulunarak iki yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezasının büyük bölümünü geçirdiği Reading Hapisha­nesi’nden Douglas’a yazdığı mektup, kendisini sefahate sürüklediği ve sonra da sahip çıkmadığı için genç adama yönelttiği suçlamalarla doluydu. Wilde’ın mektubu Douglas’ın eline geçmese de, 1905’te De Profundis adıyla yayımlandıktan sonra gerçek okuruna ulaşabildi. Edebiyat tarihinin bu ünlü mektubunu, yazarın yakın dostu ve hayranı André Gide’in önsözü eşliğinde, Roza Hakmen’in çevirisiyle sunuyoruz.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;
 
Mektup tarzında bir kitap. Sevgiliye yazılmış bir mektup. Erkeğin bayana değil, erkeğin erkeğe yazdığı bir mektup. (Oscar Wilde eşcinselmiş) Dili akıcı ve sade idi. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Tanrı insanı; insan da sanat yapıtını yaratır.
*****
İnsan her zaman en trajik olanı istemeli
*****
Halk korkunçtur; insanı yalnız son yaptığıyla tanır.
*****
İlk konuşana verilen cezayla yanıtlayana verilen ceza aynı değildir; konuşmayı başlatan, ötekinin iki katı kadar ceza alır.
*****
Kötülüklerin en büyüğü sığlıktır.
*****
Kişiliğin temel taşı iradedir.
*****
Nefret her zaman sevgiden güçlüydü.
*****
Sevgiyi besleyen hayal gücüdür; hayal gücü bizi bildiklerimizden daha bilge, hissettiğimizden daha iyi, olduğumuzdan daha soylu kılar; bize "hayat"ı bir bütün olarak gösterir; başkalarını, hem gerçek hem de ideal ilişkilerinde anlamamızı yalnızca hayal gücü sağlar. Sevgiye yalnızca güzel şeyler, incelikli düşünce besler. Ama "nefret"i herhangi bir şey besleyebilir.
*****
Nefret insanı köreltir.
*****
Kötülüklerin en büyüğü sığlıktır. Anlaşılan her şey doğrudur.
*****
Nefretin insanları körelttiğini söylemekte haklı mıyım?
*****
Sevginin amacı sevmektir; yalnızca sevmek, sonuna kadar sevmek.
*****
Acı çekmek uzun süren bir andır. Onu mevsimlere bölemeyiz. Yalnızca ruh hallerini saptayıp yinelenişini kaybedebiliriz. 
*****
Körlük öyle bir noktaya gelebilir ki, sonunda gülünçleşir; hayal gücünden yoksun bir yaradılış ise eğer harekete geçirilmezse taşlaşarak mutlak bir duyarsızlığa düşer. Öyle ki, beden yiyip içer, çeşitli hazlar tadarken barındırdığı ruh ölmüş olabilir.
*****
İnsanın kendi içinden yarattıkları dışında hiçbir şeyin en ufak bir değeri yok gözümde.
*****
Çok şeye sahip olanlar genellikle haristir. Fazla şeyi olmayanlar her zaman ellerindekini paylaşır.
*****
Tıpkı "sanat" taki gibi kişiliğin ahlaki gelişimde de insanın tek ilgilendiği şey, belirli bir nesnenin ya da olayın, belirli bir anda kendisine ne ifade ettiğidir.
*****
İnsanın kendi deneyimlerini reddetmesi, kendi gelişimini durdurması demektir. Deneyimlerini reddetmek, insanın kendi yaşamına yalan söyletmesi demektir. Ruhun reddedilmesi gibidir.
*****
 Yaşamın sırrı acı çekmektir. Her şeyin arkasında saklı olan odur. Yaşamaya başladığımızda bize hoş gelen şeyler öyle hoştur, acı gelen şeyler de öyle acıdır ki, kaçınılmaz olarak bütün isteklerimizi zevke yöneltir, yalnızca "bir-iki ay balla beslenmek" peşinde koşmayıp hayatımız boyunca ağzımıza başka şey koymak ister, bu arada ruhumuzun aslında besinsizlikten öldüğünün farkına varamayız.
*****
"İnsanda en ender rastlanan şey, kendine ait bir davranıştır." der Emerson. Büyük ölçüde doğrudur da. İnsanların çoğu, başka insanlardır aslında. Düşünceleri bir başkasının fikirleri, hayatları bir taklit, tutkuları birer alıntıdır.
*****
Kültür de insanın kişiliğini yoğunlaştırmıştır.
*****
Cahil kişinin ruhunda her zaman büyük bir fikre yer olduğunu bilirdi. Ama aptal insanlara, özellikle de eğitimle aptallaşmış olanlara tahammülü yoktu.
*****
Hayal gücü "sevgi"nin dışavurumudur ve bir insanı öbüründen ayıran, sevgi ve sevme yeteneğidir.
*****
Tüm yüce fikirler tehlikelidir.
*****
Pişmanlık anı başlangıç ânıdır. Hatta daha da fazlasıdır. İnsanın geçmişini değiştirmesini sağlar.
*****
Son bilinmez, insanın kendisidir. İnsan güneşi teraziye koyup tarttıktan, ayı adım adım ölçtükten, yedi kat göğün yıldız yıldız haritasını çıkardıktan sonra bile, geriye kendisi kalır. Kendi ruhunun yörüngesini kim hesaplayabilir?
*****
Nesnelerin kendileri pek önemli değildir, gerçek bir varlıkları yoktur. Önemli olan tek şey ruhtur.
*****
Daha iyi bir insan olmaya niyetlenmek, bilime aykırı bir saçmalıksa da "daha derin " bir insan haline gelmek, acı çekenlerin ayrıcalığıdır.
*****
"Çağdaş sanat"ın gerçek amacı genişlik değil, derinliktir.
*****
Sanat ancak taklitin bittiği yerde başlar.
*****
Biz kederin maskaralarıyız. Kalbi kırık palyaçolarız.
*****
Sanatta iyi niyetin hiçbir değeri yoktur. Kötü sanatın tüm örnekleri iyi niyetin sonucudur.
*****
Sen insanın duygularına bedavadan sahip olabileceğini sanıyorsun. Yanılıyorsun. En ince, en fedakarca duyguların bile bir bedeli vardır. Ne tuhaftır ki, onları ince kılan da budur.
*****
Bir duygunun bedelini ödemek zorunda kaldığın an, duygunun niteliğini öğrenecek ve bir adım atmış olacaksın. Unutma ki, duygularına kendilerini kaptıranlar aslında mutlaka alaycı kişilerdir.
*****
Aile yaşamı sokaklarda sallanacak kırmızı bir bayrak, dama çıkıp öttürülecek bir borazan değildir.
*****
Kendi dünyalarından kopanlar, yalnızca çevrelerinş değiştirmiş olur, kişiliklerini değil. Girdikleri dünyaya uygun düşünce ve tutkuları edinmezler.
*****
Büyük tutkular, ruhen büyük kişilere göredir, büyük olayları, ancak onlarla aynı düzeyde olanlar görebilir.
*****
Ruh yüceliği bulaşıcı değildir. Yüce düşünceler, yüce duygular, varoluşlarıyla zaten tecrit edilmiştir.
*****
Sırlar göründüklerinden daha küçüktür.
*****
İnsan her yaptığının karşılığını ödemek zorundadır.
*****
Yapılan her şeyin bedeli biri tarafından ödenmek zorunda.
*****
Hayal gücü, insanın kişi ve olayları hem gerçek, hem de ideal ilişkilerinde görmesini sağlayan niteliktir.
*****
"Tevazu" karşısında hiçbir şey olanaksız, "sevgi" karşısında hiçbir şey zor değildir.
*****
Nesneler, insan nasıl bakıyorsa öyle var olur.
*****
Belki şans, sana çok daha olağanüstü bir şeyi, "keder" in anlamını ve güzelliğini öğretmek için seçmiştir beni.

 
 

OKUDUKLARIM 2022/117 ÖNEMSİZ BİR KADIN

20 Aralık 2022

OKUDUKLARIM 2022/117 ÖNEMSİZ BİR KADIN

 

 
İrlandalı dâhi yazar Victoria döneminde edebi zekâsı, ince alaycılığı ve sıra dışı yaşantısıyla 19. yüzyıl estetizm hareketinin Britanya'daki en tanınmış temsilcisi hâline geldi. Şiir, öykü ve oyunlarının yanı sıra Dorian Gray'in Portresi adlı romanıyla ün kazandı. Dönemin katı ahlak anlayışının sonucu olarak cinsel tercihi nedeniyle yargılanıp iki yıl hapse mahkûm edildi. Reading Zindanı Baladı adlı şiir ve ölümünden sonra De Profundis adıyla yayımlanan uzun mektubu bu sırada yazmıştır. Ciddi Olmanın Önemi ile birlikte en tanınmış oyunları arasında yer alan Önemsiz Bir Kadın yazarın zenginlik ve yoksulluk, aşk ve evlilik, masumiyet ve erdem konusunda dönemin muhafazakâr zihniyetine karşı tavır alışının dikkat çekici bir örneğidir. Oscar Wilde özgürlüğe kavuştuktan üç yıl sonra Paris'te yoksulluk içinde öldü.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Oscar Wilde'ın ahlak ve kadın-erkek ilişkilerine dikkat çeken, bol eleştiri içeren satirik türündeki tiyatro metni. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Çocuklar anne babalarını severek başlarlar. Bir süre sonra onları yargılarlar. Nadiren affeder, hatta hiç affetmezler.
 *****
İnsanların genellikle nasıl insafsız olduklarını bilirsiniz.
*****
İngiliz kadınları hislerini evlenene kadar saklayıp daha sonra gösterirler.
******
Hiçbir şey umudun ulaşamayacağı kadar uzak olmamalı. Hayatın kendisi zaten bir umut.
******
İnsan hiçbir şeyde taraf tutmamalı. Taraf olmak dürüstlüğün ilk adımıdır ve hemen ardından ciddiyet gelir, sonunda da âdemoğlu sıkıcı biri olup çıkar.
******
İnsan neşeyi, güzelliği, hayatın renklerini paylaşmalı. Hayatın güçlüklerine dair ne kadar az şey söylenirse o kadar iyi.
*****
Hayatta istediğimiz tek şey sağlık.
******
Kadın kamu hayatında da özel hayatta da erkeğin fikri yoldaşıdır.
******
Yirmi sene süren aşk bir kadını harabeye çevirir, ama yirmi sene süren evlilik onu bir kamu binasına benzetir.
******
Ruh hallerinin sürekliliği yoktur.
******
Akıllı insanlar asla kimseyi dinlemiyor, aptal olanlar da asla konuşmuyor.
*****
Gerçek yaşını söyleyen bir kadına asla güvenmemek lazım. Bunu birine söyleyen kadın herkese her şeyi söyleyebilir.
******
Dünyada biri kur yaptığı zaman azıcık olsun gururu okşanmayacak bir kadın olduğunu hiç sanmıyorum.
*****
Ruh yaşlı doğar, ama giderek gençleşir. Bu hayatın komedisidir.
Beden ise genç doğar, ama giderek yaşlanır. B u hayatın trajedisidir.
*****
Erkeklerin sağduyusu insanın sabrını son sınırına kadar zorluyor.
******
Kadınların hepsi de sonunda anneleri gibi olur.
******
Vazife insanın başkalarından beklediğidir, bizzat yaptığı değil.
******
Bir adam sonsuza kadar ailesiyle kalamaz.
******
Gençlik gibisi yok. Orta yaşlılar hayata ipoteklidir. Yaşlılar hayatın tavan arasındadır. Ama gençler hayatın efendisidir. Gençliği bekleyen bir krallık vardır. Herkes bir kral olarak doğar ve çoğu insan da sürgünde ölür.
******
Anne sevgisi, çok dokunaklı bir şey tabii, ama genellikle şaşırtıcı ölçüde bencil.
******
Bütün iyi kadınların hayat görüşü pek sınırlı, ufukları çok dar, ilgileri de pek ufak tefek şeylere
*****
Kadın milleti hayran olunacak ölçüde inatçıdır. Her kadın isyankardır, ama çoğu zaman şiddetle başkaldırdığı da kendisidir.
******
İnsan aşık olduğu zaman önce kendini kandırarak başlar ve başkalarını kandırarak bitirir.Dünyanın romantizm dediği budur. Ama başka bir uğraşı olmayan insanların ayrıcalığı olan gerçek bir grande passion artık pek bulunmaz oldu.
Grande passion: büyük tutku.
******
Hafıza kadında zamanı geçmişliğin başlangıcıdır.
******
Kariyer ve para herşey demek değil.
******
Müzik insanı romantik ruh haline sokar.
******
Anneler öyle zayıf ki. Her konuda oğullarına teslim oluyorlar.
******
Kalpler yaralandıkça yaşar. Zevkler bir kalbi taşa çevirebilir, zenginlik nasır tutturabilir, fakat üzüntü-ah üzüntü onu kıramaz.
******