YOUTUBE DİNLEDİKLERİM 2026/2

04 Şubat 2026

YOUTUBE DİNLEDİKLERİM 2026/2


Akrabalık neden bitti?


İşyerinde Mobing


Berrak YURDAKUL


Pandora'nın merakı


Kemal varol


Evde Kalmayı Seven İnsan


Haldun Dormen


Empati Teoman



 

OKUDUKLARIM 2026/15 BİR KIŞ GECESİ EĞER BİR YOLCU

03 Şubat 2026

OKUDUKLARIM 2026/15 BİR KIŞ GECESİ EĞER BİR YOLCU

 


"Italo Calvino'nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı yeni romanını okumaya başlamak üzeresin. Rahatla. Toparlan. Zihnindeki bütün düşünceleri kov gitsin. Seni çevreleyen dünya bırak belirsizlik içinde yok oluversin" cümlesiyle başlayan, Calvino'nun yazarlık dehasını konuşturduğu, Calvino'nun Calvino'yu okuduğu, okurluk ve yazarlık üzerine bir başyapıt olan Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, ilk kez özgün dilinden yapılan çevirisiyle Türkçede... 

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;

2026 nın en karmaşık en içinden çıkılması zorlayıcı en komik en detaylı kitabı olacak benim için. Kafam karıştı:))

KİTAPTAN ALINTILAR;

Başlayan, ama bitmeyen öyküler dünyasında yaşıyoruz.
*****
Henüz çıkmış kitabı okuyunca artık peşinden koşmana, izlemene gerek kalmayacak.
*****
Bir erkek okur ile kadın okur arasında kitap konusunda dayanışma, iş birliği, bağ oluşturulmasından doğal ne olabilir ki?
*****
Kadın, erkek hepimizin zayıf anları vardır.
*****
İnsan adını değiştirmeyi başaramadığı gibi geçmişini de değiştiremez.
*****
Yalnızca senin olduğunu hissettiğin şeyler senin oluyor.
*****
Okumak yalnızlıktır.
*****
İnsan türünün bireylerinin hayatları daimi bir örgü oluşturur.
*****
Belki birisi kaygının da bir mekanizma olduğunu, bilinçdışından daha kolay aldatılabilecek bir şey olmadığını kanıtlamıştır.
*****
Ruh, üstün aklın düşüncelerini yansıtarak maddesel nesneleri yaratan bir aynadır.
Plotinus
*****
Belki de her şeyin bilgisi ruhta gömülüdür.
*****
Entrikalar şeflerin işidir.
*****
Herkes rolünü son ana kadar oynamak zorundadır.
*****
Beden anlam taşır! İletişim sağlar! Haykırır! Gösteri yapar! Düzeni yıkar!
*****
Ruh'un kendi kendisiyle daimi olarak yürüttüğü diyaloğa inanırım.
******
Her rejim, hatta en otoriter olan bile değişken bir denge durumunda ayakta kalabilir.
*****
Yönetim organlarımız bazı incelikleri kavramak konusunda yetersizdir.
*****
İktidar, etki edebileceği bir nesne, kollarını uzatabileceği bir yer arar.
******
✓ Uzun Zamandan Beri Okumayı Düşündüğün Kitaplar,
✓ Uzun Yıllardan Beri Arayıp Bulamadığın Kitaplar,
✓ Şu Anda Üzerinde Çalıştığın Konuyla İlgili Kitaplar,
✓ Her Olasılığa Karşı Elinin Altında Bulunmasını Arzuladığın Kitaplar,
✓ Belki Bu Yaz Okumak İçin Bir Kenara Kaldırabileceğin Kitaplar,
✓ Kitaplığında Öteki Kitaplara Eşlik Etmesi İçin Gerek Duyduğun Kitaplar,
✓ Sende Beklenmedik Ve Çılgınca Bir İlgi Uyandıran, Üstelik Buna Haklı Bir Gerekçe Bulamadığın Kitaplar
*****
Sürekli gördüğüm kişiler değişik nedenlerden ötürü bende hoşnutsuzluk yaratıyorlar: Hiyeraşik olarak üstüm konumundaki kişiler bana bulunduğum alt koşulu, benim altımdaki insanlar bana bayağı gibi görünen yetkiyle donandığımı hissettirdiği için; bayağılık da kıskançlık ve kin duygusu uyandırdığı için.
*****
Hiçlik her şeyden güçlüdür ve bütün yeryüzünü kaplamıştır.
*****
Okuma sürekli olmayan ve parça parça bir işlemdir.
*****
Eğer bir kitap gerçekten ilgimi çekerse zihnim metnin ona sunduğu bir düşünceyi, bir duyguyu, bir soruyu, bir imgeyi yakalayarak oradan sıvışmadan konuyu izleyemiyorum; düşünceden düşünceye, görüntüden görüntüye zıplıyorum, sonuna kadar gitme gereksinmesi duyduğum bir mantık ve hayal sürecinden geçiyorum ve sonunda kitaptan uzaklaşarak onu gözden yitiriyorum.
*****
Okumanın nesnesi noktasal ve un ufak olmuş bir maddedir. Yazının yayılıp giden geniş alanında okurun dikkati anlamca son derece yoğunluk gösteren küçük bölümleri, sözcük uyumları, eğretilemeleri, söz dizimi bağlantılarını, mantıksal geçişleri, sözcük dağarcığının tuhaflıklarını birbirinden ayırır.
*****
Aralarındaki yakınlıkla ilgili olarak sana açıklanan sır birbirini tamamlayan iki hayat ritminden ibaret. ﮩ٨ـﮩﮩ٨ـ𓏲ـﮩﮩ٨ـ
******
Şimdilik, kendine yönelik olarak sahip olma duygun olduğunu, kendinin bir yönünle özdeşleştirdiğin ve yitip gitmesinden korktuğun ipuçlarına tutunduğun söylenebilir.
******
Onsuz yapamayacağınız bir şeyi bir kenara bırakmayı bir kere başardığında, bir başka şey olmadan da yapabildiğini, sonra bir başka şeyden de sıyrılabildiğini göreceksin.
*****
İnsan tek bir hayat yaşar, tek bir tane; dokunmuş olduğu ipliklerin seçilemediği keçeleşmiş battaniye misali, hayat tekdüzedir, kendiyle aynıdır.
******
Okuma nesnesi olmayan bir işlemdir; ya da onun gerçek nesnesi bizzat kendisidir. Kitap ikinci dereceden bir destektir, hatta bir bahanedir.
*****


OKUDUKLARIM 2026/14 ÜŞÜYORUM

OKUDUKLARIM 2026/14 ÜŞÜYORUM

 


Kalmadı takatim gücüm

Tut elimden düşüyorum

Herkes zemheride üşür

Ben temmuzda üşüyorum


Kadere olmaz bahanem

Viran oldu gönül hanem

Sözüm yok sana bir tanem

Ben kendime şaşıyorum


Saatim yıl, günüm asır

Sevende aranmaz kusur

Ayaklarım oldu nasır

Peşin sıra koşuyorum


Yüreğimi koydun nara

Çaresizlik bende yara

Anladım ki bahtım kara

Aşkın ile pişiyorum


Yaşar saçlara düştü ak

Dal kurudu döktü yaprak

Sadık yardır kara toprak

Ona doğru koşuyorum


KİTAP HAKKINDA DÜŞÜNCEM;

Şiir kitabı idi, bir günde bitti, son dörtlüklerde mutlaka yazarın ismi vardı.


KİTAPTAN ALINTILAR;

Çekmekle bitmiyor çilem

Kader güldürmez ki gülem

Kör talihi nasıl silem

Bulamaz oldum yönümü

*****

Yıldız mısın, güneş misin, ay mısın?

Kalbime saplanan oka yay mısın?

Hoş sedada keman mısın, ney misin?

Aşkın nağmesini çalar sazların.

*****

Gördüğüm rüyayı hayra yorarım

Hayalleri tozpembeye boyarım

Acıları üst üstüne koyarım

Dert yakamdan inmiyor ki sevdiğim

*****

Şimdi dostluk para olmuş

Her yere menfaat dolmuş

Çıkar için dostu silmiş

Dostlar canın vermelidir.

*****

Doğruluk, dürüstlük kulun incisi.

*****

Gönül dosta gitmek ister

Dizim tutmaz, yürümüyor

*****

 

HAFİFÇE BAS, DÜŞLERİMDE YÜRÜYORSUN

01 Şubat 2026

HAFİFÇE BAS, DÜŞLERİMDE YÜRÜYORSUN

 


Anda kalmakla ilgili yapılması ilk gereken şey, ilk adım “ Kendimizi de, Deneyimi de Gözlemek… “
Bir ben varım, bir de deneyimi yaşayan ben var. O deneyim tek başına beni oluşturmuyor. Ben daha büyük bir şeyim. Hem bütün halimi gözlemlemek, hem de o parçayı deneyimlereyek, An da var olmak, deneyimi gözlemlemem mümkündür.
Zihnimiz sürekli geçmişte-gelecekte olursa, geçmişe dönünce depresyon olur. Geçmişte değilse, geleceğe gider, gelecekte de kaygılanır. Doğada bir hayvanın depresyonu yok. Düşünme noktası yani ön lob olmadığından ne geçmişe, ne geleceğe gidemiyor. Düşünmek hem avantaj hem de handikap. İnsan geliştikçe daha çok gelecek kaygısı oldu.
Anda kalabilmenin ilk şartı KENDİMİZİ GÖZLEMLEMEK.
Biz yaşamın içinde ne deneyimliyoruz? Örneğin: birine kızgınsam, bana bu söylenir mi, yapılır mı ? derken tamamen gözlemin içine girerim. Tamamen özdeşleşirim. Ve ben o anda öfke olurum. Oysa bir metaforla anlatacak olursak, şöyle diyebiliriz: Ben bir dağım, üstümden öfke geçiyor, kızgınlık geçiyor. Bütün duygular geçici, geçmez dediğimiz her şey de geçici. Öfke ile özdeşleştim ama ben öfke değilim, sadece öfkeyi deneyimliyorum.
Aşk, en çok özdeşleşilen şeydir ama o da deneyimlenir ve gözlemlenir. Diyelim ki, aşık olduk. Şöyle diyebiliriz: “Ben şu anda aşkı deneyimliyorum, o da geçecek. Kıskançlık duygusu deneyimliyorum o da geçecek. Kendimle kıskançlık arasına mesafe koymak onu gözlemlemektir. Beni neye dönüştürdüğünü, ne zaman kontrol ettiğini, o deneyimin neler yaşattığını gözlemliyorum. Dağın zirvesine öfke bulutu, kıskançlık bulutu kondu diyorum. Elbet bu bulut çözülecek, bulut gitse de, gelse de ben hep oradayım. Yaşadıklarım, benim her şeyi deneyimleyen bir halim. Ben kendimi bunlardan ayıramazsam Anı da deneyimleyemem.Bir sonraki anların bir tanesinde o bulut dağılacak. Kendimin, duyuların, duyguların o anın bana getirdiği her şey hakkında bilgi sahibi olmam için gözlemlemek gerekiyor. Duygulara kapıldığımda her şey karışıyor. Düşünceler, duygular birbirlerini yönetiyor. Kendimi ben yönetemiyorum, karmakarışık bir sürece giriyorum. Oysa ben çok eski bir ağaç gibiyim burada ve üzerimden bir sürü duygu geçiyor. Örneğin: şu an çok yoğun kıskançlık hissediyorum. Peki! Bu bana ne hissettiriyor? O kıskançlığın istediği dozda bana misafir olmasına izin veriyorum. O misafirdir. Peki, biz onu nasıl karşılayacağız? Bizde, yıllarca yatıya mı kalacak? Bu duygu ve düşüncelerle, tansiyonum çıktı, midem bulanıyor, değersiz hissettiriyor…Ama ben o duygular ve düşünceler değilim.”
Farkındalıkla Gözlemlemek
Biz duygulardan, düşüncelerden kurtulmaya çalışmıyoruz, ev sahibiyiz, izin veriyoruz. Misafirden kaçmıyoruz ya da kapının ardına bir şey koymuyoruz. Bu misafir ettiğim duygu ile alışverişimi gözlemleyebilirim. Duyular, duygular, düşünceler herşeyi gözlemek ve farkında olarak gözlemlemek ve farkında olmak asıl konu. O farkındalıkla, onunla kurduğum ilişkiye bakmak önemli. Bende yarattığı etkileri, farkındalıkla gözlersem bu bende değişim yaratır.
Hepimizin böyle farkındalıkları vardır. Farkındalık insanın kendisinde değişim yarattığı için her şeyi doğruluyor. Hiç yargılamadan gözlemek gerek. Bedenim neler hissettiriyor? Neler fark ettiriyor? Neler anlıyorum? Şu anda yeni bir şey in farkındayım? Abartılırsa, farkındalığımı düşünmek de bir yargılama olur. Biz yargılama yapmıyoruz. Sadece gözlemciyiz, gözlemliyoruz.
Gözleyenin Gözlemlenene Etkisi !
Gözleyenin gözlemlenene etkisi olağanüstüdür… Kendim kendimi gözlemlerken o değişimlerle göreceğim ve o gözlem, domino taşı gibi bu bir sürü şeyi değiştirecek…
Kendimde fark ettiğim bir şey çözülmeye başladı diyeceğiz. Minik minik, küçük küçük bir şey fark edeceğiz. Öfkeli, sinirli olduğumuzda deneyimin dışına çıkmak çok zor. O durumu da fark edip, o kadar öfkeliyim ki, öfkemin içinde kalmayı tercih edeceğim demek de bir farkındalık.
Gelen etki ile bizden çıkan tepki arasında her zaman bir boşluk vardır. Anda olduğumda diyeceğim ki, ben öfkeliyim ama ben içimde her şeyi barındıran bir bütünlüğüm…
Ben öfkeliyim başka bir cümle, ben öfkeyi deneyimliyorum demek başka bir cümle. Ben öfkeyi deneyimliyorum demek arasında bir boşluk vardır. Uyarandan gelen etkiyi alıp, evet şu an çok öfkeliyim ama ben öfke değilim. Bu bir deneyim. Öfke bana bu anın getirdiği bir deneyim. Ama sakinleyecek, onu da değerlendireceğim. Bu an bana öfkeyi getirdi ve birkaç an daha ben öfkeyi nasıl deneyimliyorum? Aşkı, kederi, üzüntüyü, depresyonu nasıl deneyimliyorum? Duygularımda ne oluyor? Gelmesi bana bağlı değil. İnsanın başına her şey geliyor. Onları nasıl karşılayacağım? Bedenimde ve zihnimde nasıl deneyimlediğimi gözlersem, deneyim anlam kazanır? …
Bu gözlem bize anda gelendir. Demek ki Anla ilgilidir. Bir sonraki anda olmayacaktır. Her şey gelir ve geçer. An deneyimi pekçok şeye kapı açıyor. Anın getirdiğini ve götürdüğünü , hiçbir şeyin kalıcı olmadığını fark etmeye başladığımızda değişim olur.
Şu an öfkeliyim ama bir an sonra olmayacağım. Ben sadece bu duyguyu deneyimliyorum. Ve burada ağaç gibi duruyorum. Sadelik ve dinginlik ikisi de bambaşka şeyler ama bir arada oluyorlar.
Kendi bedenimiz ve zihnimizle ilgili her şeyi fark etmek süreç içinde bir sadelik ve dinginliğe yol açıyor.
Neden sorusunun kökleri soruna odaklıdır. Neden deyince sorunu çözmeye çalışırız. Zihnimizi çözüm odaklıya çevirmek istiyorsak, çözüme odaklanmak için ne olsaydı durum değişmiş olurdu yani neden yerine nasıl sorusunu soruyoruz. Zihnimiz neden yerine nasılları fark edecek ve çözüm arayacaktır…

ALINTIDIR.


Herkese mutlu bir hafta diliyorum, buralar soğuk mu soğuk, şu an dışarda fırtına çok var. Bu hafta yine cumartesi ve pazartesi sergi açmıyoruz, soğuktu, havalar ısınsın bakacağız. Benim astım için doktor kontrolüm vardı, özele çıkınca maalesef bayağı para gitti, muayene+tomografi sormayın geçin diyeyim. Doktordan fırçada yedim, maske tak dedi yeni bir virüsten bahsediliyor ya onun için tedbir al dedi. Geçen hafta banyoyu yıkarken ayağım kaydı zor tutundum, düşüyordum. Herhalde o hareketten dizim yine hasar aldı, düşmemeye çalışırken, onun için krem aldım şimdilik ovuyorum. Sabahları çok kırağı oluyor, bu durumda öğleden sonra çıkıyorum evden havanın ısınmasını bekliyorum, yarın kar yağışı bekleniyor. Onun için bugünden alışverişimi yaptım bir kaç gün dışarı çıkmayacağım diye düşünüyorum. 


Ocak ayı kitap okumalarımın tamamı, 1 kitap 1 dergi buraya yazacağım... Battaniye altında bayağı okumuşum, battaniyeyi kullanmaya devam:))



Bunlar baharın ayak sesleri


Siz, tüm deneyimlerin geçici olduğunu ve dünyanın size kalıcı değere sahip hiçbir şey veremeyeceğini idrak ettiğinizde teslimiyet çok daha kolay hale gelir.  O zaman insanlarla karşılaşmaya, deneyimlere ve faaliyetlere katılmaya devam edersiniz, ama bunları egosal benliğin istekleri ve korkuları olmadan yaparsınız.  Yani artık bir durumun kişinin yerin ya da olayın size doyum veya mutluluk vermesini talep etmezsiniz. Onun geçici ve kusurlu doğasının olmasına izin verirsiniz.
Ve mucize şu ki, siz artık ondan olanaksız bir şeyi talep etmediğinizde, her durum kişi, yer ya da olay sadece doyum verici hale gelmez, aynı zamanda daha uyumlu ve dingin de olur.
Bu anı bütünüyle kabullendiğinizde, ''olan'' ile artık tartışmadığınızda, zorlayıcı düşünme itilimi azalır ve onun yerini uyanık bir dinginlik alır. Siz tamamen bilinçlisinizdir, ancak zihin bu anı hiçbir biçimde nitelendirip etiketlememektedir. Bu içsel direnmeme hali sizi insan zihninden sonsuz derecede daha büyük olan koşullanmamış bilince açar. Bu engin zekâ o zaman kendisini sizin vasıtanızla ifade edebilir ve size hem içten hem de dıştan yardımcı olabilir. İşte bu yüzden içten direnişi bıraktığınızda genelde koşulların değişip daha iyileştiğini görürsünüz.

Eckhart Tolle


İnsanlar vardır; Gelip geçerler
hayatlarımızdan ...
Kimi depremlerle gider,
Kimi fırtınalarla...
Ben kalanlardan yanayım...
Gitmeyenlerin sadakatini ve sabrını
severim,
Sarılıp bırakmayanların sıcaklığını.

Şems-i Tebrizi


Bu hayatta kimseyi itekleyerek ne hayatınız da ne de etrafınızda tutabilirsiniz..
Sevgi ve vefa gönül işidir..
Hamurun'da harcında olmayanın sırtına yüklemeyin..

Bırakın giden gitsin..

🍂🍂


Bir sabah güne kahve ve şiirle başlamak güzeldi...

Rüyadasın, hayaldesin
Hem yürekte hem dildesin
Baharda açan güldesin
Bülbüldeki dil sevdiğim

Yaşar ÖKSÜZ


''Yol Bitti Komutanım Virajı'' / Demirköy.KIRKLARELİ...
Yol Bitti Komutanım Virajı'nın hikayesi 
Yıllar önce Demirköy'e askerliğini yapmak için gelmiş bir asker ilk defa gece yolculuğuna çıkınca karşılaştığı bu viraja gelince durur. Komutanı, aracı niye durdurduğunu sorunca; 180 derecelik virajdan sonra yolun devam ettiğini göremeyen  asker '' YOL BİTTİ KOMUTANIM!'' der.
Komutan ''OĞLUM, YOL BİTER Mİ HİÇ'' diye cevap verir ve askerle birlikte
aşağıya iner. Yolun tam 180 derece U dönüşlü olduğunu görürler.
O gün bu gündür, bu viraj ''Yol Bitti Komutanım'' olarak anılır.

(Gördüğünüz gibi çevrede kar yağmış bile)


Bu da Mahya dağından bir görüntü, en azından yarın bir miktar da buraya bekliyoruz Allahtan....


Her yalnızlık şifa değildir. 
"Kendi haline bırakılırsa zehirli bir ejdere dönüşeceğinden korkuyorum." 
Kaplan ve ejderha filminde geçen bu replik, tehlikeli yalnızlığı işaret ediyor. Çünkü yalnızlık, insanın içinde hem şifa hem zehir taşır. Ve kendini sağaltmanın yollarını bilmeyenler için yalnızlık en büyük tehlikelerden biri.

Lacivert dergi


Bütün bir ay zincir kırma tablomu boyadım durdum, son hafta maalesef zinciri kırdım, bunlarda semeresi:))


Bunlarda Ocak ayı kolajı, kitaplar Aralık ayı aldıklarım kolaja yanlışlıkla ilave etmişim düzeltmedim. 

Ben battaniye altına kaçar, kendinize iyi bakın.
İyi haftalar,





İZLEDİKLERİM 2026/4

31 Ocak 2026

İZLEDİKLERİM 2026/4

 


ELİZABETH SMART 2026

Elizabeth Smart'ın 14 yaşındayken ailesinin Utah'taki evinden kaçırılmasının sarsıcı hikayesi, onun kendi ağzından ve daha önce hiç görülmemiş materyallerle anlatılıyor. Bu etkileyici yapım, genç Elizabeth'in yaşadığı dehşet dolu günleri ve hayatta kalma mücadelesini gözler önüne seriyor. İzleyiciyi duygusal bir yolculuğa çıkaran film, Smart'ın cesareti ve kararlılığıyla zorlukların üstesinden nasıl geldiğini etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. Bu dokunaklı belgesel, iz bırakan bir hayat hikayesine tanıklık etme fırsatı sunuyor.


CHIEN 51 DOG 51

Gelecekte Paris, sosyal sınıfları ayıran üç bölgeye bölünmüş. ALMA adındaki, yasa uygulamayı tamamen değiştiren bir yapay zeka, herkesin peşinde. ALMA'nın yaratıcısı öldürülünce, Salia ve Zem bu cinayeti araştırmak zorunda kalıyorlar; fakat bu, sistemin karanlık sırlarını açığa çıkarabilir.

Bilimkurgu kısmı bazı anlarda görsel olarak harikaydı, ancak hikaye açısından etkili değildi.


GRIZZLY NIGHT 2026

1967'de, Montana'nın Glacier Ulusal Parkı'nda beklenmedik bir olay meydana geldi. Aynı gece, sadece dokuz mil arayla, iki ölümcül boz ayı saldırısı yaşandı. İki saldırı da hayat kaybıyla sonuçlandı ve parkta şok etkisi yarattı.