Yalnız zevk için yaşayan, duygularını kontrol etmeyen, yiyeceğinde ifrata kaçan, vaktini boşa harcayan ve zaaf sahibi olanı, baştan çıkartıcı Mara kuşkusuz, rüzgarın zayıf bir ağacı devirmesi gibi yere vuracaktır.
Zevk peşinde koşmadan yaşayan, duygularını kontrol eden, yiyeceğinde itidalli, iman sahibi ve güçlü olanı ise Mara kuşkusuz yere vuramayacaktır, nasıl ki rüzgar kayalık bir dağı deviremez…
Buddha'nın Öğretisi - Gerçek Sözleri/ Paul Carus
İnsan ne yaptığına değil ne yapmadığına bakmalıdır.
Gün içinde ne yapıyorum?
Öfkeleniyorum, sıkılıyorum, utanıyorum, kızıyorum… liste uzar gider tamam normal, insanım, bu duyguları sıradan ve düzenli bir şekilde yaşıyorum fakat ben ne yaptığıma değil neleri yapamadığıma bakmalıyım.
Aldığım bilginin ne kadarını hayatıma geçirip uygulayabiliyorum, diğeri en kolayı, o zaten olağan.
Kızdığım zaman öfkeye kapılıp dağları yerinden oynatmak mı istiyorum yoksa bir durup küçük bir nefes alıp olayın içinde savrulmamayı deneyimleyebiliyor muyum?
Bilgi, kendi üzerimizde çalışıp emek verilerek sindirilir yoksa oku dur, içeriye nüfuz etmeyen bilgi boş bilgidir…
Ruhsal ve Bilimsel AraştırmalarGrup Çalışmasından…
GönIü kırık zavaIIı ve garip birini görürsen,
yarasına merhem koy,
yoIdaşı ve yardımcısı oI…
Kafir bile olsa hiç kimsenin kalbini kırma.
Kalb kırmak, Allah-ü Teala’yı incitmek demektir.
Ahmed Yesevî - Dîvân-ı Hikmet
Dönüşmek ve barışı temsil eden biri olmak için yapılacak pratik uygulamalar vardır:
• Önce nasıl biri olduğunuzu sahiden araştırarak işe başlayın.
• Bu yeni tanımaya başladığınız kişiyi sahiden dönüştürmek isteyip istemediğinize karar verin.
• Stresli zamanlarınız için nefes teknikleri ve açık havada yürüyüş kısa programları uygulayın.
• Kendinizi ve başınıza gelenleri gerekenden fazla ciddiye almayın. Hepimiz insanız ve her türlü olay hepimizin başına gelebilir.
• Arada sırada kendinize şakalar yapın, yaşananları biraz da hafife alın ve sıkıldığınızda hayata neşeli bakan biraz da komik bir arkadaşla bir kahve için.
• Yaşadığınız zorlu olayları hangi sıklıkta değiştirebiliyorsunuz? Sizi uzun süre mi etkiliyorlar, yoksa bir süre sonra doğallaşıp gündemden düşüyorlar mı? Bu konuyu biraz araştırın. Belki de profesyonel destek gerekiyor da olabilir.
• Sorunlu durumlarda, karşınızdaki insanla iletişime geçmeden önce biraz düşünün, en az 24 saat geçmesini bekleyin, öfkeniz dinmedi ise bu süreyi 48 saate çıkarın. Haklı iken haksız duruma düşmeyin.
• Düşünce gücü ile duyguların ardındaki enerjilerin diğer canlılara da ulaştığını farkederek, sorunlu duygularınızı tetikleyen insanlardan, hiç olmazsa bir süreliğine uzak durun.
• Sorunlu duyguları tetikleyen biri ile karşılaştığınızda, çok sevdiğiniz bir kişinin imajını göz önüne getirin. Bu çocuğunuz, kediniz hatta sevdiğiniz bir çiçek bile olabilir.
• Düşünce ve duygular gibi hergün kendimize tekrar ettiğimiz sözcükler de önemlidir. Kendinize hiçbir şeyin iyi olmadığını ve yolunda gitmediğini tekrar etmekten vazgeçin. Bilinçaltınız sizi duyar ve ona göre konum alır. Olumlu imajlar yaratmaya, olumlu şeyler düşünmeye gayret edin, kazançlı çıkarsınız.
• Diğer insanlardaki Tanrısallığı bazen zor da olsa görmeye çalışın veya ilk başta görmeye niyet edin. Sonuçta o da bizim gibi bir yaratılmış, eksikleri var ama bizim de eksiklerimiz var. Eksik fazla dengesi bizi toplumda bir arada tutuyor ve hızlı bir gelişime neden oluyor.
• Istırap çektiğini algıladığınız kişilere acımayın; bu, onları yalnızca daha da derin bir ıstıraba sevk eder. İnsanları kendi ilahi ışıkları ve kusursuzlukları içinde ve o sorunu çözerken görmeye çalışın, zorluklarıyla başa çıkmak için ihtiyaçları olan kuvveti onlara verebilmek için böyle düşünerek daha fazla yardımcı olursunuz.
• Algılamanın gerçekliğinizi yarattığını unutmayın. Olayı doğru algılamak için çaba harcayın, birilerine de danışın, bilgi ve fikir alışverişi yapın. (Tabii bilgisine güvendiğiniz kişiler veya işinin ehli uzman bir danışmanla)
• Doğayla Bağlantı Kurun. Bizler doğanın birer parçasıyız. Stresli iken, güneşin ışığını alamayan bir çiçek gibi sararır, solarız. Doğa, en büyük şifacıdır. Sık sık zaman yaratıp doğal dünya ile bağlantıya geçin, parklara ya da deniz kenarlarına gitmeye çalışın.
• Suyun yaşam gücü acılarınızı yıkayıp götürebilir ve su ile yapılan en basit faaliyetlerin bile şifa verici bir etkisi vardır. Ellerinizi yıkarken, duş alırken negatif enerjinin sizden uzaklaştığını ve ışığa dönüştüğünü imgeleyin. Bol bol su için, su beden içinde inanılmaz bir şifacıdır.
• Kendinizi Işıkla Koruyun. Birinin size psişik açıdan saldırdığını veya enerjetik açıdan düşmanca davrandığını hissederseniz, etrafınızı saran koruyucu bir ışık imgeleyin.
• Başkalarından gelen negatif ve zehirli enerjilerin alıcısı olmanız gerekmez. Sevgiyle almak istemediğiniz enerjiyi geri çevirebilirsiniz. Mümkün olduğunca sakin bir şekilde bu enerjiyi istemediğiniz belirtin, derin soluklar alıp, tutup, burnunuzdan verirken, zararlı enerji kabul etmek istemediğinizi nezaketle bildirin. Sevgiyle yanıt vermek ise bir saldırı pozisyonu almanızı ve daha çok negatif enerji yaratmanızı önleyecektir. Şifa veren tek şey sevgidir.
• Biz değişirken, gezegenin kollektif bilincinin seviyesini de yükselttiğimiz için bu değişim-dönüşüm adına yapılacak herşeyin bize huzur, denge, uyum ve ahenk getireceğini de sık sık anımsamaya çalışın.
• Irwin Lazslo’nun ünlü sözü der ki: “Siz kendi şuurunuzu geliştirdiğinizde evrenin şuuru da genişler. Bir hologramda, her bir parçada meydana gelen bir değişim bütün diğer parçalarda yansır.”













