Ebedî olanın izini taşıyan metinler edebiyat ile buluşup birlikte yol aldığında, zamanın resmi, kelimelerin kaydı altına alınır. Değişende değişmeyeni bulmak, sürekliliğin akışına ya da kesintisine dair fikir sahibi olabilmek için en güvenilir kaynağımız harflerin gövdesinde ve gölgesinde yaptığımız tasvirler...
Elinizdeki eserde Fatma Barbarosoğlu, “o an”ların kaydını tutuyor. Kaydı tutarken toplumsal hafızaya, duyguları muhafaza eden bir gündelik hayat sahnesi sunuyor.
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
Yazarın gazete yazılarından bir derleme
KİTAPTAN ALINTILAR;
Gezegenin, kalbi olanlar coğrafyasında meskun vatandaşları olarak, insanın biricik olma özelliğini sonuna kadar savunmak üzere sözü söze eklemekle yükümlüyüz. Acımızı, kederimizi, neşemizi, hayat tecrübemizi dile getirmek için közü söndürmeden, sözü döndürmeden, yaşanmış olanın kaydını tutmaya devam etmeliyiz, tıpkı bizden evvelkilerin yaptığı gibi.
*****
Mümin kendisinden emin olunan kişi değil mi?
*****
Hayatımıza teknolojinin hakim olmadığı zamanlarda, insan insanın gamını alır.
*****
Vaktimizi birbirimize verseydik de aramızda zamandan, zeminden yana bir alışveriş olsaydı keşke. Vaktimiz sanal alemin kuyularında berhava. Vaktini aldım, diyenlere; almadınız, vaktime bereket kattınız, diyorum.
*****
Hata yapmak, " hatasızlar katı" na çıkmak için herkesin üstüne bakmaktan iyidir, dedim.
*****
Kim ne yapmış/ ne yemiş/ ne söylemiş/ nerede görünmüş diye delicesine merak ile bekleyenler, sosyal medya denen yerin bir fare deliği olduğunu idrak edemez.
*****
İnsan insana söz ile yakın. İnsan insana göz ile yakın.
Göz göze değmez olduğunda, söz de söze değmez oluyor.
*****
İnsan ayıpladığını yapmadan ölmez.
*****
Dünyada olmak ve bir dünyası olmak. Günümüz insanı "dünyası olan" ların peşinden gitmiyor, bir profil oluşturarak "hayatta kalanlara" meylediyor.
*****
Öykü okumak zamanın elinden bir şeyler kurtarmaktır, zamanı genişletmek, bir öykünün satırlarında derdinize derman bulmaktır.
*****
Kınamam. Her şey insan için.
*****
Statüme hürmet edilsin istemem. Hürmeti bir insan olarak görmek, kabul etmek isterim.
*****
Herkes en mutlu yüzünü giyiniyor. Her birinin yüzü diğerine ayna. Karşısındakine baktıkça yüzünün mutluluk kaslarını daha verimli kullanacağı ayna.
*****
Bildiğim, insanın, içinde yaşayamamasının getirdiği bıkkınlıkla dışına taşması, dışına taşanı hakikat sanması.
İçimizin kapılarını kapatan kim?
*****
Duyguyu ve bilgiyi zap etmek zorundayız. Aklına geleni yaz. Sonra tekrar tekrar oku, gözden geçiririz.
*****
Siz ne kadar iyisiniz.
İyi dediler iyi olduk.
*****
İyi diyelim, iyi olalım.
*****
Kişiyi yüzüne karşı övmeyiniz.
Hadisi Şerif
*****
Hiç bir çağ kendi zamanında anlaşılmaz.
*****
Kadın olarak doğmak, erkeklerin mülkiyetinde olan özel, çevrelenmiş bir yerde doğmak demektir. Kadınların toplumsal kişilikleri, böylesine sınırlı, böylesine koşullandırılmış bir yerde yaşayabilme ustalıklarından dolayı gelişmiştir. Ne var ki bu, kadının öz varlığının ikiye bölünmesi pahasına oluşmuştur. Kadın hiç durmadan kendisini seyretmek zorundadır. Hemen hemen her zaman kendi imgesiyle birlikte dolaşır. Bir odada yürürken
ya da babasının ölüsünün başucunda ağlarken bile ister istemez kendisini yürürken ya da ağlarken görür. Çocukluğunun ilk yıllarından başlayarak hep kendi kendisini gözlemlemesi, bunun gerekli olduğu öğretilmiştir ona. Böylece kadın içindeki gözleyen ve gözlenen kişilikleri, kadın olarak onun kimliğini oluşturan ama birbirinden ayrı iki öğe olarak görmeye başlar.
John BERGER
****
Kadın hiç durmadan kendisini seyretmek zorundadır. Hemen hemen her zaman kendi imgesiyle birlikte dolaşır.
John BERGER
*****
Dinlemek sohbete dahil, konuşan bizim varlığımızdan bir haber olsa da.
*****
Önce kendini affetmelisin.
*****
Birisi "siz" diyerek mesafesini korurken diğeri "canım" diyerek mesafeyi eriten/ihlal eden olabiliyor.
*****
İnsanın bilmediği durumlar için bir mihmandara ihtiyacı var, kendini affetmeyi başarmış birisi rehberlik etse.....
*****
Senin hayretin beni hayrete düşürüyor.
*****
İnsanın kendini affedebilmesi için hatalarının farkında olması lazım değil mi?
*****
Hafıza maskeli yüzlerin kaydını tutmuyor.
*****
En son kime kalpten kalbe selam gönderdim?
Herkes sevilmek istiyor ama sevmekten yana ne kadar nasipsiz
olduğumuzu hiçbirimiz kabul etmiyoruz. Her birimizde öyle işlek, canlı bir haset damarı var ki gönlümüzün çayırları sararıp solmuş, nehirleri kurumuş hiç fark etmiyoruz. Kalbimizin iklimi krizde. Dünyadan önce, kalplerimiz çoraklaşıp çölleşiyor.
*****
Güvensizlik huzursuzluğa, huzursuzluk şikayete, şikayet şükürsüzlüğe doğru hızla yol alıyor.
*****
Dert dinlemek.... Galiba sıkıntılarımızı açmaya/aşmaya buradan başlayacağız. Dert dinleyerek.... Sorun şu ki aile bireyleri, akrabalar, komşular, arkadaşlar arasında dert paylaşmak giderek imkansızlaşıyor. Neyse ki toplu dualarda, "Dertlilere deva, hastalara şifa, borçlulara eda.... " demekten henüz vazgeçmedik.
*****
İnsanları hayatı boyunca sağlıklı ve mutlu yapan şey nedir?
Araştırmadan çıkan sonuç: "İyi sosyal ilişkiler bizi daha sağlıklı ve mutlu yapar.
*****
Hayatın anlamını, onu kaybettiğimiz yerde bulmamız mümkün mü?
Hayır. Hayatın anlamı, kendimizi bulduğumuz yerde yeşerebilir ancak.
Kendimizi bulmak için ne yapıyoruz?
Kelamıkibarı biliyorsunuz: Aramakla bulunmaz, bulanlar yalnız arayanlardır.
Arıyor muyuz?
*****
Neden "ecdat" dedim. Çünkü bir şeyin iyi yada kötü olduğunu geçmiş kuşaklar ile günümüzü mukayese ederek cevaplamaya çalışıyoruz. Bunu genellikle de kadınlar üzerinden yapıyoruz. Oysa bu mukayeseler her zaman hakikati vermez. Daralan zamanlar ile geniş zamanlarda yaşayan insanların tecrübesi birbiriyle mukayese edilemez.
*****
Ortak yönleri en fazla olan insanlar annelerdir. Yeryüzünün neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, dilleri, kültürleri ve uygarlıkları ne denli farklı olursa olsun bu böyledir. Bir annenin yaşadıkları, bir bakıma, yirminci yüzyılda insanlığın başına nelerin geldiğini pekala yansıtmaktadır. Çağımızda tipik olmaktan çıkan şey, annenin etrafında gelişen geleneksel aile yapısıdır. Elbette geçmişte tek bir aile tipi yoktu, fakat hemen her yerde bir aile yapısı vardı. Bu artık bugün geçerli değil. İnsanlığın yirminci yüzyıl boyunca sergilediği çeşitliliğin ve hızlı değişimin "avamı" sembolize edecek bir seçmeyi oldukça zorlaştırmasına rağmen illaki böyle bir şey seçilmek durumunduysa, ben tercihimi bir anne ve çocuklarından yana kullanıyorum.
Hobsbawm
*****
Biz sadece bize gösterilenlerin izleyicisiyiz. Kulaklarımızı ve gözlerimizi ödünç verdiğimiz, bize ait olmayan zamanların içindeyiz.
*****
Savaşta her zaman sadece yoksullar ve sorumluluğu yüklenen vatandaşlar ölür.
*****
Kişiyi nasıl bilirsin. Kendin gibi.
*****
Dünya yansa altından çekip alacağım bir parça hasırım yok.
*****
Dilinize düşeceğime kör kuyuya düşeydim.
*****
Gülmek toplumsaldır.
Wilhelm SCHMID
*****
Arayanlar bulmaz, bulanlar yalnız arayanlardır.
*****
Herkes gülerken gülememenin verdiği o sıkıntıyı hayatım boyunca unutmadım.
*****
Düne dönülmez. Dünden gelinemez.
*****
Her şey ticari. Ebeveynlerinle ilişkin bile.
*****
Diline kuşlar yuva yapsın.
*****
Okunmuş sayfalar insanı ortalama karşı diri tutuyor. Sen kitabın sayfasında kaybolmuyorsun ama sana bakanlar senin çoktan kaybolduğunu sanıyor.
*****
İnsan, demiş babama, saygı beklemez, kendisine duyulması gereken saygıyı kendisi inşa eder.
*****
Eylem de öğrenilen bir şey.
*****
Genlerinizin kalitesini bilmeden çocuk sahibi olmaya kalkmayacaktınız.
*****
Bize ait olmayan zamanların, bize rağmen, şarkılar üzerinden tutulan kaydı vardır hafızanın kıvrımlarında. Öyleyse hızlıca gezinelim o kıvrımlarda, rastladığımız sahneleri hızlıca çıkaralım günün kollarına....
*****
Edip cansever der ya hani o güzelim şiirinde, beni bir sardunya büyüttü belki.
Belki değil muhakkak bizi büyüten bir çiçek ve bizi büyüten şarkılar vardır.
Sadece yaşıtlarımızla büyümeyiz; şarkıların, türkülerin içinden geçe geçe büyürüz.
İnanırım, insanı en çok çiçekler ve şarkılar büyütür.
*****
İnsanları en çok hatıralarından biliriz. Neyi saklamış bilinç, neyi saklamayı değerli bulmuştur, bu soruların cevabı hatırlayan öznenin sıralamalarında ortaya çıkar.
ŞİİR
*****
MÜZİK
KİTAPLAR
%20Instagram.png)




