OKUDUKLARIM 2023/66 BİR DİNOZORUN GEZİLERİ

09 Ağustos 2023

OKUDUKLARIM 2023/66 BİR DİNOZORUN GEZİLERİ

 


 

 
Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarını yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki... diyordu. Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok sevdi. Çünkü o, Türkiye aydınının sıcak ve zeki dilidir. Samimi bir düşünce sahibinin, aykırı da olsa, tüm kesimler tarafından kucaklanacağının kanıtıdır. Türkiye şimdi de onun yeni kitabı Bir Dinozorun Gezileri ile yeryüzünde keyifli ve uygar bir yolculuk yapacak. Dinozorca yani az parayla, tadını çıkarmayı ve insanları tanımayı hedefleyerek yapılmış bu gezileri gülümseyerek okuyacak, okurken düşünecek, yeryüzünü ve kendini tanıyıp öğrenecek, sevecek.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Benim ilgiyle okuduğum Mavi Gezi sayfalarını, ülkemizdeki çeşitli şehirlerde geçen anılarıyla yurtdışı anıları takip ediyor. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Akıllara sığmayacak kadar şaşırtıcıdır bizim insanımız.
*******
Çektiğin acıları gözler önüne sermemek, büyük kişisel mutlulukların peşinden koşmak ayıbından vazgeçip, küçük mutluluklara sığınmak, onlarla yetinmektir asıl marifet.
*******
Küçük mutluluklar denilen şeyleri doğru dürüst değerlendirmesini bilirseniz, bunların aslında büyük hem de çok büyük mutluluklar olduğunu anlarsınız.
*******
Kedilere tutkuyla bağlananlar, öteki insanlardan bambaşka bir soydandır.
*******
İnsanı insan yapan başlıca niteliklerden biri, hayvansı içgüdüleri denetim altında tutabilmektir.
*******
Annem Şefika, beklenmedik değişik yanları olan insanlar için "çok façetalı" derdi. "Façeta" elmasın traş edilen kısmına verilen admış.
********
 En güzel yolculuklar vapurlarla yapılır.
*******
Kapitalist toplumun, sürekli ürettiği tüketim mallarını, bilmem kaç katlı koskocaman mağazalarda gözler önüne sermesi, öteden beri midemi bulandırır. Bir şey almam gerekiyorsa, bunu küçük bir dükkandan almayı yeğ tutarım.
*******
Genellemeler hiç de doğru değildir.
*******
Faşizim böyledir işte! Hiç kimsenin okumamasını, herkesin aptal kalmasını ister.
*******
İnsanın, hiç beğenmeden çok sevdikleri vardır.
*******
Irkçılık, ancak soyların kaynaşması, melezlerin doğmasıyla çözümlenebilir.
*******
 
 

OKUDUM 2022/85 BİR DİNOZORUN ANILARI

14 Ekim 2022

OKUDUM 2022/85 BİR DİNOZORUN ANILARI

 

 
İngiliz edebiyatı duayenimiz Mina Urgan, bu kez anılarıyla, bir yaşama ustası olarak karşımızda.Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarında açık yürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni... Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle zenginleşmiş bir ömrü...Oğuz Atayı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izlenim edindim: Koskocaman bir kediye benziyordu tıpkı. Çok kocaman ve çok güzel bir kediye öyle benziyordu ki, ona elimi uzatınca miyaaav diyeceğini sandım. Miyavlayacağı yerde tanıştığımıza memnunum deyince şaşırıp kaldım.Mina Urganın anılarını bazen coşkuyla bazen buruklukla ama hep gülümseyerek okuyacaksınız.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Uzun zamandır kitaplığımda bekliyordu. Anılar merakımı uyandırdığı için almıştım. Kitap akıcı bir kitaptı. Tek onaylamadığım konu inancını açıklaması olmuş. Sonuç olarak şimdiye kadar karşımdaki insan neye inanır diye hiç merak etmedim.  
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İhtiyarlar ne yaparlar, anılarını yazarlar.
******
Bizi derinden yaralayan olayları hiç anmamak, tümüyle unutmak, daha doğrusu unutmuş gibi davranmak zorundayız yaşamaya devam edebilmek için.
******
Belleksiz bir toplum olmamızı önlemek için, herkesin anılarını yazmasını yararlı buluyorum.
******
Dertler, sevinçlerden ağır basıyordu her zaman.
*****
Duygusal zeka, kitap okuyarak, müzik dinleyerek, tablolara bakarak, yani sanatla gelişebilir ancak.
******
Belirli bir yaşa kadar siz çocuklarınızı azarlarsınız, ondan sonra çocuklarınız sizi azarlamaya başlar.
******
İyi ihtiyarlaya bilmek için yiğit olmak gerekir.
******
Çok yakında öleceklerini bilenler, çevrelerine garip bir sis yayarak, herkesi uzakta tutarlar sanki.
******
Bilim adamısınız, açık görüşlü olmanız lazım.
******
Gençler, ihtiyarlarla birlikte olmak gereğini hiç duymazlar. Bunu duymaları için de hiçbir neden yoktur zaten. Gelgelelim ihtiyarlar, gençlerle birlikte olmaya can atarlar.
******
Yaşlı bir insanın torunlarıyla ilişkisi, gençken çocuklarıyla ilşkisinden kat kat daha rahattır.Çocuklarla yaşanan gerginlik torunlarıyla yaşanmaz. Çocuklar da, anneleriyle babalarına gösterdikleri tepkileri büyükanneleriyle dedelerine göstermezler. Onlarla bir sorunları olmadığından, hoşgörülüdürler bu ihtiyarlara.
******
Rahmetli arkadaşım Niyazi Berkes, evliliği bir boks maçına benzetirdi: Balayı biter bitmez karı koca ringe çıkarlar, maç başlar. Eğer dövüşenlerden biri nakavt olursa, ya da bir şike yapıp yenilgiyi kabul ederek yere serilirse, o evlilik kör topal yürür. Ama maç devam ederse, bitkin düşen çiftin ringden çıkmaktan yani boşanmaktan başka çaresi kalmaz.
Boşanmak da kolay değildir. Çünkü çocuklar vardır, karşılıklı çıkarlar vardır, alışkanlıklar vardır. Üstelik yalnız kalmaktan ödü kopar herkesin.
******
Sokrates,
Evlenin, evlenin
İyi bir eş bulursanız mutlu olursunuz; bulamazsınız filozof olursunuz.
******
Aşkın doğal sonucunun nikahlanmak olduğunu sanıyorlar. Oysa aşk tutkusunun evlilikle hiç, ama hiç ilgisi yoktur.
******
Kısa süren çocuksuz bir evlilikle, gelip geçici bir gönül ilişkisi arasında pek fark yoktur.
******
Açık havada kitap okuyanlara ister büyük, ister küçük olsunlar  yakınlık duyarım hemen.
******
Bence yüzde yüz sevgi, sevgilerin en katıksızı, bir annenin yada anne durumda bir kadının bir bebeğe duyduğu sevgidir.
******
Bebekler, bebek kaldıkları sürece salt mutluluk verirler annelerine.
******
Ana sevgisinin ömür boyu süren gönüllü bir kölelik olduğunu kabul etmemiz gerekir.
******
Asıl amaç, diplomalı değil, bilgili ve kültürlü olmaktır.
******
Gençlerle iletişim kurabilmek için, iç dünyanızın genç kalması gerekmektedir.
******
Zevkle giyinmiş bir kadına ya da bir erkeğe bakarken için açılır.
******
Aşkın hazzı ancak bir an sürer.
Aşk kederi ömür boyunca sürer.
******
Yaşamım boyunca bir çok yanılgıya düştüm. Bana çok acı çektiren işler yaptım. Hiçbirinden pişman değilim; çünkü yapılması gereken yanlışlardı bunlar. O yanlışları ancak yaptıktan sonra onlardan kurtulabilirdim.
******
Sigara içmek, kirli havada da zararlıdır, açık havada da.
******
Bir insan, alışkanlıklarıyla birlikte yaşlanmalı.
******
Sürekli olarak kişisel mutluluk peşinden koşmak, bir kepazelikten başka bir şey değildir. Böyle bir dünyada, bunca felaket bunca yoksulluk, bunca haksızlık ortasında, ancak inekler kadar kafasız ve duyarsız olanlar - yani gerçekten insan sayılamayacak yaratıklar- kişisel açıdan mutlu olabilirler.
******
Uzun yaşamanın bir felaketi sevdiklerinizin ölümünü görmekse, bir başka felaketi de yalnızlıktır. İhtiyarlar aranmaz. Yaşıtlarınız sağlık durumlarından ötürü size gelemezler. Siz de ikide birde onlara gidemezsiniz. Gençlerin ve orta yaşlıların ise, işigücü vardır. Kimseyi aramaya pek vakit bulamazlar. Yapayalnız kalırsınız böylece.
******
Ancak birbirimizden nefret edecek kadar dindarız; birbirimizi sevecek kadar dindar değiliz.
Jonathan SWIFT
*****
İnsanlar gülümseyerek mutsuzluklarını hem gizlemesini, hem de biraz yenmesini öğrenirler.
******
Bir insan, dostluklarını sürekli onarım halinde tutmalı.
******
Dostluk hiç ihmale gelmez.
******
İhtiyarların, benliklerinden sıyrılmaları, doğayla ve insanlarla kaynaşmalarıi yakında nasıl olsa gelecek olan ölümü hep düşünmekten vazgeçmeleri gerekir.
*****
Yalnız yaşlıyken değil, gençken de kendine acımak, bir insanın kendi benliğine karşı işleyebileceği suçların en yıkıcısıdır. Kendine acıyanın, ne kendine hayrı dokunur, ne başkalarına.
******
Çeviri kadın gibidir; ye serbest güzel olur, ya da sadık çirkin.
******
İnsan kadın olarak dünyaya gelmez; zamanla kadın olur.
******
Böyle adaletsiz bir toplumda, böyle bozuk bir düzende kadınlar da ezilir, erkekler de.
******
Gerçek bir insan, kadınla erkeğin uyumlu bir karışımıdır. Kafa yapısı ve ruhsal yapısıyla salt erkek olan bir kişi, gerçek bir insan sayılamayacağı gibi, kafa yapısı ve ruhsal yapısıyla salt kadın olan bir kişi de gerçek bir insan sayılamaz. Ancak kadınlara özgü bilinen niteliklerle erkeklere özgü bilinen nitelikleri kendi benliklerinde uyumla kaynaştıranlar gerçek insanlardır.
******
Erkekler eziliyor ve kendileri ezildikçe, kadınları ezmeye kalkıyorlar. Ezilen kadın da erkekten hıncını almak istiyor. İşverenlerin sömürdüğü erkek, evine gelince, karısını sömürüyor. Kadın da onu sömürmek istiyor. Böylece 
kadın-erkek ilişkisi, bir sevgi bağı olmaktan çıkıyor, içine hem kinlerin hem de çıkarların karıştığı bir kepazeliğe dönüşüyor, ayrılmalarla sonuçlanıyor.
******
Bir çocuk, annesini babasını taklit eder.
******
Çoğu erkekler en büyük çatışmalarını babalarıyla yaşarlar, sevgiyle karışık en acımasız kinlerini onlara karşı duyarlar.
******
Herkesin bir kompleksi vardır.
******
İhtiyarlar yaşlandıkça geçmişe geri döner, eski günlerini, çocukluklarını daha iyi anımsarlarmış.
******
Her felaketin bir olumlu yanı vardır.
******
Kitap okuyamamak benim açımdan cezaların en büyüğüydü.
******
İnsanların gözü vardır, bakarlar, ama görmezler.
******
Ömrünüz boyunca sevmediğiniz bir işte çalışmanın sizi ne kadar mutsuz edeceğini, hayatınızı nasıl zehir edeceğini sakın unutmayın.
******
Öğrencilerin seni sevmezse, sen de onları sevmezsen, onlara bir tek şey öğretmenin yolu yoktur.
******
Öleyim bari demekle ölmüyor insan.
******
Ben tarafsız değilim. Açık seçik taraf tutuyorum. Yobazlığa karşıyım, ırkçılığa karşıyım, gericiliğe karşıyım. İnsanların öldürülmesine ve sömürülmesine, savaşa karşıyım. Sosyalizmden, sevgiden, kardeşlikten, aydınlıktan yanayım.
*******
 Okumak bir çeşit organik gereksinimdir bende.
******
Zenginleri sevdiğini açıkca söylemekten hiç utanmayan bir adamın etkisine kapılıp para hırsına teslim olan, kültürü önemsemeyen, tiyatroya, klasik müzik konserine, resim sergisine gitmeyen, kitap okumayan bu gençlerin, sanatın insana verebileceği hazlardan yoksun kalmaları yüreğimi parçalıyor. Paranın yaşamlarını zenginleştirmediğinin, kişisel sorunlarına da bir çözüm getirmeyeceğinin iş işten geçtikten sonra farkına varacaklardır.
******
Çağımıza uymak zorundayız palavrasına da hiç mi hiç inanmıyorum. Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsiz üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense, ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım?
******
Yalnızlıkların en kötüsü, başkalarının arasında çekilen yalnızlıktır bence.
******
Çalışmak değil, stres altında çalışmaktır insanı mahveden..
******
Böyle bir dünyada, bunca felaket, bunca yoksulluk, bunca haksızlık ortasında, ancak inekler kadar kafasız ve duyarsız olanlar -yani gerçekten insan sayılmayacak yaratıklar- kişisel açıdan mutlu olabilirler.
******
Başladığım kitabı, kötü de olsa bitirmek huyundan Fethi Naci'nin bir sözü sayesinde kurtuldum: 'Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?' demiş Fethi Naci."
******
Marlon Brondo'nun aktörü "ancak kendisinden söz edilince sizi dinleyen bir adam" olarak tanımlaması doğrudur. Aktörler, birbirlerini ölesiye kıskanırlar; çünkü başkasının başarısı, kendi başarılarını biraz gölgede bırakır. Aktörler şöhret düşkünüdürler, çünkü kazandıkları ün, başarılarının bir ölçüsüdür. Aktörlerin sinirleri fena halde bozuktur; çünkü korkunç bir stres altında yaşamaktadırlar. Bu stresi hafifletmek için, alkole sığınanlar vardır aralarında. Çoğu aktörlerin öz kişilikleri tam anlamıyla gelişemez; çünkü onların başka kişilikleri yansıtan aynalar olmaları gerekir. Ne var ki, usta bir aktör, tümüyle başka bir kişi olacak kadar kendinden geçmez, kendi benliğini yitirmez. Ancak usta olmayan aktör bunu yapar. Usta aktör, hem kendi olur, hem de başka biri. Bir yandan hıçkıra hıçkıra ağlar, bir yandan da hıçkırıklerını bilinçli bir denetim altında tutar. Bu da kişiliğinde bir bölünmeye neden olur.
******
Bir millet konusunda genellemeler yapmak çok yanlıştır.
******
Bir sözlü sınavda, uzun boylu yakışıklı bir genç, hiçbir soruya yanıt verememiş, hep susmuştu. Çocuk odadan çıkınca, sıfır alacağını sandık. Halide hanım, onu "iyi" ile geçirdi. Bizler
-Aman efendim nasıl olur? hep sustu
diyerek karşı çıkınca, Halide hanım,
-Evet susuyor; çünkü düşünüyor. Düşünmesini bilene iyi not veririm ben
diyerek kestirip attı.
******
Büyük bir şairin yığınla kusuru olabilir.
******
Herkesin aşk acıları vardır, benim de arkadaşlık acılarım vardır.
*******
Yaşama içgüdüsü ağır bastığından ihtiyarlar kendilerini korurlar.
*******
Kısa boylu bir erkeğin uzun boylu görünmek için bir taburenin üstüne çıkması, çok çirkin, çok itici geldi bana.
******
Bir çocuğun eğitimi, annesinin babasının ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır.
******
Üniforma, uydurma da olsa, üniformadır gene de; yani bir otoritenin simgesidir ve halkımız boyun eğer otoriteye.
******
İnsanları, doğayı, yaşamı sevmeyeceksen, yaşamın ne anlamı var ki.
*******
İnsanın ancak düşgücünden yararlanarak hayal kurabildiği sürece gerçek bir insan olduğuna inanıyorum.
******