Beydanın kitaplığı yeni bir keşif etkinliği başlatmış lütfen yukarıya tık tık....
GÜN- 3-
04 Ekim 2017
Günaydın.....
Bu günlük olayını sevdim de insan rutin bir yaşamda olunca ne yazacağını şaşırıyor nedense uyu ye iç yat kalk....... Tek farklılık gezmek o da cebinde paran varsa tabii:)))
Allahtan emekliliğe 9 ay kaldı da ha gayret Özlem bu günlerde geçer diyorum.
Bu gün sabah erken kalktım saat 05:00, annem sağ olsun. Kahvaltı yapmıştı yine bana ekmek arası düştü nasibime. Tek başına kahvaltıyı sevmiyorum. Artık bahçe mevsimi de kapandı masalar divanlar ardiyeye kaldırıldı ki, yazın yapılan sohbetleri iyice bir sindirsinler, kendilerini bir daha ki yaza hazırlasınlar. Annem aşure ile uğraşır iken ben bahçeye hüzün veren sonbahar yapraklarını süpürmek için çıktım. Arkamda kedilerim elimde süpürge hüznün mevsimine misafir olarak gelen yapraklarımızı toplayıp poşete koyduk. Her ayrılık bir ölümdür. Şu an yaşadığımızda bu. Doğa yavaş yavaş ölüyor, bahar ile birlikte yeniden canlanacak, dirilerek güzel şeylere vesile olacaklar.
Tam aşureyi kaynatmaya başladık, temizlik için usta geldi. Bu gün oluklar temizleniyor, yağmurda tıkanıp bahçeyi su basmasın diye. Kulakları da ağır mı ağır, o çatıda iken anlaşmak için sokak bizi dinledi.
Bu işlem sırasında aşuremiz pişti. Tarifini yazayım
Yarım kilo göce ( beyaz buğday) ayıklanır, yıkanır bir gün önceden kaynatılır. ( biraz sulu bırakılacak ki buğday sabaha kadar şişsin) 250 gr nohut akşamdan sıcak suya basılır.
250 gr fasulye pişirilir.
Diğer tarafta incir, sarı kayısı minik minik doğranır, sarı kuru üzüm ile birlikte kaynatılır.
Kuş üzümü ayrıca kaynatılır.
Fıstıklar ayıklanır.
Karanfil atılır malzeme içine.
Hepsi harmanlanır az su ilave edilir ( 1 su bardağı kadar)
Damak tadınıza göre şeker ilave ederek kaynatılır. Sonra sıcak sıcak üstüne dolmalık fıstık, ceviz ve aşure kokusu konularak servis edilir.
Blogların günlüklerini okumaya elimden geldiğince devam ediyorum. Ziyaretime gelenlere hoşgeldin diyorum. Akşam
http://www.begonvilsokagi.com/ ziyaretime gelmiş. Bir Aksekili olarak, http://www.begonvilsokagi.com/2017/10/aksekili-hasne-ana.html yazısını severek okudum. Birbirimizi takibe aldık.
Nihayet inşaat bakım onarım işleri bitti. Tam bu günlüğün aşure kısmını yazar iken arkadaş aradı saat 12:30,yemek yiyelim gel dedi, gittim, lahmacun lüplettik onunla birer buçuk tane. O iki adette paket yaptırdı. Diyette kendisi ya gözü doymadı:))) şaka şaka saat 17:00 oğlu okuldan gelecek ona aldı. Ben kitapçıma uğradım kitaplarım gelmiş aldım. O arada parfümcü de arkadaşın annesini yakaladık, chanel parfüm alıyordu. Arkadaşta hemen kendine aldı. 2 tane 45 tl:))) çakma çakma merak etmeyin o parfüm o kadar ucuz değil. Sonra arkadaşın oğluna bilgisayar başında oturacağı oyun sandalyesi baktık fiyatlar 800-950 arasında.
http://bilgeveannesi.blogspot.com.tr/2017/10/gun-3.html günlüğünü okur iken Bilge kızına yaptığı pancakeleri okuyunca ben de kalktım kendime yaptım, resim çekmeyi unuttuk usta annem ben çayın yanında lüplettik. Eski bir fotosunu buldum onu ekleyeyim.
1.5 bardak süt- 2 yumurta- 1tatli kaşığı karbonat-1 çay kaşığı ucu tuz- az siviyag- 1 nescafe fincanı nohut unu ve dilediğin kadar lor peyniri. Karıştır ister krep yap ister pancake tarzı ufak. Afiyetler olsun.
Şimdi sıra bitki çayımı alıp el işimi örerek film izlemeye geldi. Biraz ara. İşimi merak edenlere tek kişilik baza örtüsü örüyorum toplamda 320 motif yapmam lazım şu ana kadar 260 tane yaptım, 60 tane kaldı o da biter ihşallah.
Bu gün izlediğim film;
Amanda Tyler adındaki bir doktor, dünyaca ünlü bir psikoloji uzmanıdır. Bir gün Jackson Shea adındaki bir idam mahkumunu analiz etme fırsatı bulacaktır. Onunla çalışmaya başlarken, Jack'in tüm kaderini elinde tutacak olan Amanda, onun idam edilip edilmemesi hakkında tek yetkiye sahip olan kişi olacaktır.
Akşamdan nohutlu tarhana çorbası var, evde 2 gündür sürünen ıspanakta ayıklandı yıkandı, kavrulup yumurta kırılacak, yanına da yoğurt akşam yemeği çıktı aradan.
Gece rutin yine ye oku iç ye yat.
Detaylar:
blogkesifyazıları,
günlük,
izlediklerim,
okuduklarım,
ördüklerim,
pişirdiklerim
3 ŞEYDEN NEFRET EDERİM
10 Ağustos 2017
Yazısını gördüm, yazının sonunda sizin nefret ettiğiniz 3 şey nedir sorusunu sorunca ben de yazmak istedim.
Beklemekten ve bekletilmekten nefret ederim. Randevularım da erken gidip zamanında orada olmaya çalışırım, verilen saatten farklı saate sarkan randevuları sevmem. Bahane benim için çok önemli olmalıdır. Yalan söylerse de bu durumu asla affetmem.
Nefret ettiğim bir başka şey ise, Evim bahçeli yazın misafirim çok olur. Kimi kısa sürelidir ki severim bu süreyi herkes misafirlikte ki vaktini bilmeli. Ama çenesi düşük bazı insanlar var ki sabah saat 11:00 de gelip bir kahve içelim deyip
Son olarak sevmediğim 3. şey ise serçe ayak parmağımın koltuk köşesine çarpması. Acısı asla tarif edilmez, içinden ne gelirse söylersin zıplaya zıplaya bir yere oturmaya gidersin, of dediğin an evdekiler sorar ne oldu? sen de parmağımı ... çarptım. Dikkat etsene derler sanki isteyerek yaptım:)))
İsterseniz sizde yazın 3 şeyden nefret etmenizi :)))
Detaylar:
blogkesifyazıları
FİT TARİFLER
04 Temmuz 2017
MÜSLİLİ LİMONLU BAR
100 gr kuru kayısı
Yarım limon
1 çorba kaşığı bal
40 gr ceviz
40 gr badem yada fıstık
40 gr yulaf ( 15 dakika sua pişir.)
Limonu yıka, blendırda parçala. Kayısı kaynar suda beklet, doğra.Badem yada fıstığı öğüt, hepsini karıştır.
15-20 dakika 200 derecede pişir. 3-4 saat buzdolabında beklet.
FINDIKLI BAR
2/3 bardak bal
2 yumurta akı
1 fincan kavrulmuş badem yada fındık
1/2 fincan kuru kayısı
yarım limon kabuğu
Isıya dayanıklı bir kabı sıcak su dolu kaynayan kaba yerleştirin. Balı içine koyun. Yumurta aklarını çırpın. Bala ilave edin. Ahşap kaşıkla karıştırın, 45 dakika .. Fındık kuru kayısı doğranmış ilave edin kap hala sıcak suda olacak. tepsiye parşömen kağıdı serin karışımı dökün, üstünü parşömen ile kapatıp 1 gece dolapta bekletin.
KURU MEYVELİ RULO
250 GR kuru kayısı
250 gr hurma
100 gr ayçekirdeği içi
50 gr kaju fıstık
150 gr portakal kabuğu
1 çorba kaşığı tarçın
Bir parça kakule
Hurma ve kayısı 15 dakika sıcak suda beklesin. Blendırdan keserek geçirin.Portakal kabuğu ve diğer malzemeleri koyun. Susamın yarısını koyun. Parşömen kağıda diğer karısını serpin. Karışımı rulo yapın parşömen kağıdında yuvarlayın ve sararak buzdolabında bir gece bekletin.
KÖFTE
Nohut ve mercimeği pişirin, blendırla ezin. Lahana, havuç ve soğanı doğrayın ilave edin. Baharatı ilave edin. Şekil vererek pişirin.
Yarım fincan nohut
Yarım fincan yeşil mercimek
1 adet soğan
1 ufak havuç
200 gr lahana
1 çay kaşığı domates salçası
yulaf unu
zevke göre baharat
Detaylar:
blogkesifyazıları
KADINLAR VE BURÇLARI
06 Haziran 2017
Sevgili kadınlar hayatınız boyunca iki kelime etmek
istemediğiniz bazı hem cinslerinizle mucizevi bir soru sayesinde saatlerce
konuşabilirsiniz. “Burcun Ne???” Kadınlar birbirine bu sihirli kelimeyi
söylediği anda o sohbet akmaz, adeta çağlar…
Bugün sizlere (özellikle erkeklere) kadınların burçları
hakkında bazı hayati bilgiler vericem. Sonra da çıkarın kalem, kağıtlarınızı
sözlü yapıcam.
Koç: Çok bilirler, yok yok tam olmadı, herşeyi onlar
bilirler.”Yardımcı olur musun”cümlesi koçun yazılımında yoktur. Koç kadını
Survivor Taner gibi her maceraya tek başına dalar. Baskın karakterlidir, erkeğe
sözünü geçirmek ister ama sözünü geçirdiği erkeğe de saygı duymaz. Uzaklara
gitmek ister, gitti mi de fazla açılmışız diye dönmek ister. İnsanın; -Ablacım ne
istiyosun Allahınsen, diyesi gelir koça. Dedikodu yapamaz, kopya çekemez, hız
limiti 75 se 60 la gider, kurallara bağlıdır, yalana ve disiplinsizliğe
toleransı sıfırdır, bir de söz verip yapmadınız mı terlikle kovalar vallahi.
Spiritüel aleme meraklıdır, gönül rahatlığıyla yanlarında ruh çağırıbilirsiniz,
içlerinde bir tavernacı yaşar, sabaha kadar birlikte eğlenebilirsiniz.
Boğa: Vee karşınızda aforizma tanrıçası, dolaylı anlatım
kraliçesi boğa. Ya arkadaş bir kere de doğrudan seni seviyorum, sana çok bozuğum
filan desene, varsa yoksa alıntı. Boğa kadınına; “Hayatım nereye gidiyosun?”
diye sorsanız. -Nereye gideceğini bilen için tüm dünya kenara çekilir. diye
cevap verir. Yahu eltime gidiyorum desene, net olsana gözünü sevdiğim. Duygusal
anlamda kendini net ifade edemese de, iş hayatında ne istediğini bilen ender
burçlardandır boğa. Kafasına koyduğu herşeyi yapar, yeter ki istesin ama aşık
oldu mu bütün planları şaşar, hemen ev terliklerini, alt aşortmanını giyip
dolma sarmaya başlar. Fakaaat, verdiği değeri sizden göremiyorsa Uçan Adam
Sabri gibi Alllaaaah diye kaçın, çünkü tersi boktur caarrt diye bırakır sizi.
İkizler: İki değil 10 kadın yaşar içinde, en tekinsiz
burçtur, gülüp eğlenirken Medyum Memiş gibi zumzuğu ağzınıza çakabilir. Gönlünü
hoş tutan erkekleri bünyesi reddeder, onu kanırtan, sinir hastası eden adamlara
aşık olur. Konuşkan ve eğlencelidir, seyahate bayılır. İkizler kadınıyla yemeğe
giderseniz 3 saatten önce yemeğinizin gelmemesi garantidir. -Tavuk var mı var,
-makarna var mı var -ben lüfer aliym o zaman, diye sipariş verir. Bir mekan da
bir yemek geri gönderiliyorsa arkasındaki kadın muhakkak ikizler burcudur.
Yaşını göstermeyen narin ve zarif bir yapıları vardır, en geç yaşlanan burç
ikizlerdir. Herkese şarladıkları, içlerinde bir şey tutmadıkları için
yaşlanmamaları doğaldır. Ohh iyi yapıyolar valla biz tuttuk da noolduu ayynen
devam.
Yengeç: Güçlü görünmeye çalışıp bunu başaramayan tek
burçtur. Bir yengeçle sohbet ederken bir şeylerin ılık ılık aktığını
hissedersiniz, evet evet akan beyninizdir. İlişkiler hakkında hiç durmadan 72
saat konuşabilirler. Sizi asla dinlemeyip, en iyi dinliyo taklidi yapan
burçtur. Siz ne anlatırsanız anlatın kafasında tavşanlar zıplar. Kazara arayıp,
yarın dünyanın sonu geliyomuş deseniz, demek o yüzden benden ayrıldı yoksa bana
hayatta kıyamaz olur yorumu. Yengeç için kainattaki herşey kendisi ve sevgilisi
ile ilgilidir. Tam bir sabah insanıdır yengeç, sabah 5 de bile kalksa mutlu ve
neşeli uyanır. Samimi ve komiktir, insan 1 gün bile görmezse özler yengeci, duygusallığını
zekası ve fırlamalığıyla kapatır. Çok eleştiriye ve ihmal edilmeye gelemez
aman.
Aslan: Mor dağların prensesi gibi salınır etrafta. Göz süze
süze ağzını büze büze konuşur. Lükse şaşaaya düşkündür, mümkün olsa totosunu
dolarla avroyla siler. Arkadaşlarını aşırı sahiplenir, mazallah arkadaşının
sevgilisini bir kızla görse, yemez içmez; “hayırdırrr canımm!” mesajıyla
yetiştirir hemen. Pozitif bilimlerden hazzetmez, hangi bölümü bitirirse
bitirsin, hep yanlış bölümde okuduğunu düşünür. Bıraksalar, bütün aslanlar
ressam, müzisyen, reklamcı olur. Çok duyarlı ve akıllıdır ama sıkıntıya
gelemez. Güvenilirdir, kesseler sırrınızı söylemez. Kendiyle o kadar meşguldür
ki, dünya yanıyo deseniz koşarken hangi parfümü sıksam diye düşünür. Nerde
olmaz bir adam var, git ara bul getir saçlarını yol getir psikozuyla sevgili
seçer, sonra da sabırla adam olmasını bekler. En hızlı laf sokan burçtur, mermi
manyağı yapar sizi dikkaat.
Başak: Gözünde hep bir melankoli vardır, tıpkı acıların
kadını Bergen gibi. Huzursuzdur, rahatın en çabuk battığı burçtur. Çok belli
etmese de dedikoduyu sever. Arkadaş canlısıdır. Sabırlıdır, taşı ortadan yaran
bi sabrı vardır. Duygularını çok belli etmez, osuruğu kokmaz. Her zaman bir
tarzı vardır, en olmadık kıyafetler başağa yakışır. Üniversitede ideal ev
arakadaşıdır, titiz ve düzenlidir, tuvaleti cifler, banyoyu ovar, hayatta işten
kaçmaz. Ön planda olmayı sevmeyen ender burçlardandır. Şeytan ayrıntıda değil
başakta gizlidir. Detaycıdır, kurduğunuz cümleden cımbızla bir kelimeyi seçer,
ondan alınacak bir anlam çıkarır, hiç zaman kaybetmeden küser, siz daha
noolduğunu anlamadan arkasını dönüp gider. Küstürmeyin, huyuna gidin, düşünerek
konuşun, nefesinizi tutarak cevap verin, hadi canım başınız ağrımasın.
Terazi: Rahibe Teressa ile Lady Gaga arasında bi yerdedir.
Çok pis aşık olur, çok çabuk unutur. Ruh hali değişkendir, evlenip çocuk mu
yapsa, albüm yapıp stadyum konserlerine mi çıksa karar veremez. Stratejiktir,
insani ilişkileri kuvvetlidir. Bir günlük seyahate bile 4 bavulla gider. Terazi
kadınının ruhunda fırtınalar bile kopsa suratındaki ifade hep Mona Lisa’dır.
İsterse güzel yemek yapar ama isterse. Ev işine, yemeğe, ortodontiye eli
yatkındır. Üşengeçtir, sevgililerini hep yakın çevresinden seçer, aşık oldu mu
da kendinden geçer. Bir yerde belirsizlik varsa terazinin tansiyonu düşer. Tez
canlıdır terazi, onun için herşey net olmalıdır. Aşık mısın, diil misin? Efendi
misin, p*ç misin? Arkadaş mısın, sevgili misin? net ol net der. Bu burcun
kadınına yapılacak en büyük iyilik onu oyalamamaktır. Çünkü oyalanırsa sizi
kabak gibi oyar.
Akrep: Ne okursa okusun, sonunda hep bildiğini okur.
Havalıdır, antin kuntine bayılır. Artizdir, herkesle samimi olmaz, Etme çocukla
sohbet küstürürsün, silme götünü camla kestirirsin’dir hayat mottosu. Evin Ana
gibi anaçtır. Hastaya şifa, dertliye deva, açlara çorba dağıtır. Bi kendine
hayrı yoktur. Habire kendini eleştirir. Haset değildir ama kıskançtır. Favori
içeceği diet coladır. Bazen siyah, bazen beyaz ister ama herşeyi tutkuyla
ister. Uçlarda yaşar, bazen o kadar uçlarda yaşar ki telefonu çekmez. Kafası
attı mı atarlanır, o anaç toprak ana birden alayına isyan inadına Bayhan’a
dönüşür. O yüzden kızdırmamaya gayret edin. Bir de psişiktir ki owww, daha
fikir senin aklına düşmeden, anlar hinliğini cinliğini gözünden. Parasının
hesabını bilir, genellikle tek başına gezer, yalanınızı yakalarsa kafanızı
tombi gibi ezer.
Yay: Allah’ın sopası yoktur, yay burcu kadını vardır.
Güvenini kıranı, hevesini kaçıranı affetmez, yıl sonu elinde koçan biriken
trafik polisi gibi yapıştırır cezayı. Mağrurdur burnu düşse acaba ne düştü diye
eğilip bakmaz. Herşeyi analiz eder, “sen aslında öyle dedin ama başka birşey
demek istedin” diye cümleye başladı mı kaçın. Sevdiği adamı mutluluktan
havalara uçurur ama adam dengesizlik yaparsa tutmayı unutur. Hiçbir zaman çok
zengin olamaz, ayda 1 trilyon da kazansa ay sonuna kadar saça saça bitirir. Ruh
hali değişkendir, Walt Disney’den Murat Kekilli’ye dönüşebilir bir anda.
Öğrenmeyi sever. Hep bir şeylere başlar; spora, latin dansına, diyete, güreşe
ama sonunu getiremez. En başarılı olduğu alan işidir, kahkaha attığı zaman da
baya dişidir. Yay burcu kadını vefalıdır kolay kolay kimseyi harcamaz, aptal
yerine kondumu da adamın götünü keser acımaz.
Oğlak: İçinde bir Güngör Bayrak yaşar, york düşesi,
buckingham kontesidir adeta. Temkinli ve kuşkucudur, siz birşey anlatırken
gözlerini kısarak bakmasının sebebi budur. Oğlak kadını asildir ölçülüdür,
senin benim gibi ağzından salya saçarak gülmez, insan gibi güler ve hemen
toparlanır. İş hayatında dikkatlidir, kolay kolay yanlış yapmaz. Herkesle
samimi olmaz, çabuk ısınıp, soğumaz ama hayatına aldığı insanları da yarı yolda
bırakmaz. Bu burcun insanı genç yaşlarda kimlik bunalımına girer, sonra çıkar.
Bazen insana cinnet geçirtecek kadar gerçekçidir. 10 yıl sonra seninle
Toskanada ki bağımızda şarap yudumlıycaz deseniz, önce Beylikdüzündeki evin
taksidini bitir de sonra içeriz şarabı diyip, tokadı çarpar. VII. Henry’nin
torunu olduğu için, sinirlenince salon kadını çizgisini bozmaz, sümüğünü çeke
çeke bi kenarda ağlar. Cahille sohbeti en hızlı kesen burçtur, ağlatmayın,
gebertirim.
Kova: Dedikoduya bayılır gıybeti içine sokup mıncırır.
İçinde hep bir dahi yaşadığını düşünür ama tarihte bir icadına rastlanmamıştır.
Zekasına aşıktır, egosu yüksektir. Bu tatlı egosunun yanında bir de mütevazı
olsaymış tam süper olurmuş ama olamamış kısmet. Arkadaşlarını çok sever, ne
sevmesi delirir, aklını çıldırır arkadaş diye. Bağlılık sever, bağımlılıktan
tiksinir. İlişkilerde erkek gibidir, yönetir, kontrol eder, müdahele eder, az
daha sıksa p..pisi çıkacaktır. Düğün dansını bile erkeğin yönetmesine izin
vermez, illa domine edecek. Kültürlüdür ama fazla bilgi kalbe zarar diye;
müzeden çıkıp kermese, Verdi’nin operasından, Ferdi Tayfur konserine gidebilir.
Magazine aşinadır, bıraksalar, 2. Sayfa programını rahatlıkla sunabilir.
İnanılmaz komik ve pratiktir. Üşenmese dünyayı ele geçirir ama yatarken
makyajını silmeye üşenen insan dünyayı mı ele geçirecek Allahınsen:)
Balık: İbrahim Tatlıses gibi çabuk ağlar, neye ağladığını
asla bilemezsiniz. Pencere buğulansa duygulanıp ağlayabilir. Dünyada sadece
kendisinin anlayabileceği esprileri vardır. Her ilişkisine, son ilişkisiymiş
gibi başlar, kendini inandırır, ayrılınca da aman boşver ya zaten şizofrendi
der geçer. Hayalperesttir, ama romantik salya aşık değildir, sevgilisi şiir
okurken dayanamayıp adamın ağzına gülebilir. Küçük şeylerden mutlu olsa da, ota
boka morali bozulabilir. Bu kadar duygusal olmasına rağmen, zorluklar
karşısında inanılmaz güçlüdür. İdeal mesleği kadılıktır, asla hak yemez,
estetiğe düşkündür üzerinde tarçın yoksa sahlep bile içmez. Sonda söylenecek
şeyi başta söylediği için her kavgada haksız duruma düşer, sonra da bütün dünya
bana karşı diye ağlaya ağlaya gözleri şişer. Geneli iyi yemek yapar, ideal eş
ve anne adayıdır. Bünyeleri görücü usulü ile evlenmeye yatkındır.
Bu yazı ve “Erkekler ve Burçları” yazıları ayseninbavulu.blogspot.com a aittir…
Detaylar:
blogkesifyazıları
İNSANI MUTLU EDEN ŞEY MAL DEĞİL, DENEYİM BİRİKTİRMEK, İÇ HUZURUYLA YAŞAMIN TADINA VARARAK YAŞAMAK.
08 Aralık 2015
Dünyanın dört bir tarafında, özellikle Amerika ve Avrupa'nın
büyük şehirlerinde tüketme üzerine kurulu dünya düzenine kafa tutan örnekler
görmeye alıştık artık. Çöp atmayan restoran, vejetaryen şehir, hava temizleyen
kaldırım gibi aykırılığı ile gezegene yarar sağlayan örneklerle eskiye göre
daha çok karşılaşıyoruz. Peki İstanbul'da, burnunuzun dibinde bir yıldır hiçbir
şey satın almayan biri olduğunu söylesek tepkiniz ne olur?
Almadım isimli blog'un sahibi Selma Hekim, bir yıl önce
başladığı hiçbir şey satın almama deneyimine başarı ile devam ediyor. Gıda ve
ilaç gibi temel ihtiyaçlarının dışında son bir yıldır satın aldığı ürün sayısı
beş. Cilt uzmanının aldırdığı bir cilt ürünü, sıcakla mücadele etmek için
aldığı bir beyaz şal, bir kalıp sabun, telefon şarjı ve bir tane bileklik.
Selma Hanım'la satın almama deneyimini ve bu deneyimin ona neler kattığını
konuştuk.
YAZININ DEVAMI
Facebookta rastlayıp ilgiyle okuduğum bir yazı oldu, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Detaylar:
blogkesifyazıları
ÖDÜLLÜ BLOG KEŞİF ETKİNLİĞİ | HAYATIM VE HATIRALARIM
16 Kasım 2015
ÖDÜLLÜ BLOG KEŞİF ETKİNLİĞİ | HAYATIM VE HATIRALARIM
Çekiliş Ödülleri
Çekilişe katılım kuralları
Hak Kazanmak için
Yeni bir konsept, farklı bir etkinlik ile sizlerin karşısındayız. Yapacağımız bu etkinliğin sıradan bir etkinlikten farklı bir amacı olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Birincil amacımız yeni blog yazarı arkadaşların keşfini sağlamak. İkincil amacımız blog yazarı arkadaşların temel kaynaklarından biri olan kitaplara ulaşmasını sağlamak. Üçüncül amacımız blogların en büyük tanıtım araçlarından biri olan reklam çalışması ile yeni kitlere ulaşmasını sağlamak. Dördüncü amacımız ise bu keşifle birlikte blog yazarlığı camiasında büyük bir sinerji yaratmak.
Şimdi bu güzel "Ödüllü Blog Keşif Etkinliği" ödüllerinden ve katılım şartlarından bahsetmek istiyorum.
Çekiliş Ödülleri
1 Kitap Yurdu’ndan Kitap Hediyesi
a- 1 kişiye 40 TL’lik kitap
b- 1 kişiye 30 TL’lik kitap
c- 1 kişiye 20 TL’lik kitap
2 Banner Reklam Hediye
a- 1 kişiye 1 aylık 150x150 banner
b- 1 kişiye 1 aylık 125x125 banner
Çekilişe katılım kuralları
1- Çekilişi duyuran bir yazı hazırlayıp bloğunuzda paylaşın.
2- Çekiliş tanıtım yazısı içerisine aşağıdaki yazıyı ekleyin.
Kişisel Blog Yazarı doktorhayat.com ve Blog Tanıtım Sitesi blogumutanit.com'un ortaklaşa geçekleştirdiği çekilişe tüm blog yazarları davetlidir. Çekiliş hakkında bilgi almak için buraya tıklayın.
3- Doktor Hayat ve Blogumu Tanıt’ı İzleyiciler kısmından takibe alın.
4- Çekiliş yazınızı en az 1 sosyal medya hesabınızdan paylaşın.
5- Bu yazının altına yorum kısmından çekiliş duyurusu yazınızın ve sosyal medya paylaşımınızın linkini ekleyin.
Hak Kazanmak için
1- Takibe aldığınız her sosyal medya hesabı için +1 puan
2- Çekilişi duyurduğunuz her sosyal medya paylaşımı için +1 puan
-- Sosyal medya paylaşım linklerinizi yorum kısmında paylaşmayı da unutmayın.
-- Sosyal medya paylaşım linklerinizi yorum kısmında paylaşmayı da unutmayın.
Çekiliş Takvimi
1- Çekiliş Başlangıcı: 13 Kasım 2015
2- Çekiliş Bitişi: 13 Aralık 2015
3- Çekiliş Sonucu Bildirim: 20 Aralık 2015
Önemli Bilgiler
1- Çekilişe katılmak için tüm kuralları yerine getirmelisiniz.
2- Çekilişe yeterli katılım sağlanmadığı takdirde çekiliş süresi uzatılabilir.
3- Herkese başarılar dileriz.
öğrendim, sizde katılın
Detaylar:
blogkesifyazıları
İKİ SİYAH ELDİVEN VE TARİHİ MESAJ
12 Kasım 2015
Tabutta, 3 Ekim 2006’da ölen, 1968 Olimpiyatları erkekler 200 m olimpiyat ikincisi Peter Norman var. Cenazeyi sırtlayanların en önünde iki zenci. Onlar da aynı yarışmanın birincisi ABD’li Tommie Smith ve üçüncüsü John Carlos. Bu üç rakibin bir araya, omuz omuza gelmesini sağlayan nedir dersiniz? Eylem kardeşliği. Olay şöyle gelişir. 68 Olimpiyatları’nın atletizm 200 m’nin birinci ve üçüncüsü ABD’li bir zencidir. İkincisi Avusturalyalı beyaz Peter Norman. Madalya töreni için beklerlerken Carlos, Norman’ın yanına gelir ve insan haklarına inanıyor musun diye sorar. Norman da evet der. Orada, insan hakları için, ABD’deki ırkçılığı protesto etmek için bir şey yapmaya karar verirler. Ne yapacakları fikri Norman’dan gelir. İki siyah deri eldiven vardır. Sağını Tommie, solunu John eline geçirir. İki siyah eldiven, madalya töreninde iki yumruk olarak havaya kalkacaktır. Yoksulluğu protesto etmek için de kürsüye ayaklarında siyah çorapla çıkacaklardır. İki zencinin önünde beyaz Norman duracaktır. Göğsünde “İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi”nin kokartı ile. Madalya töreninde ABD Ulusal Marşı çalınırken eylem gerçekleştirilir. Siyah eldivenli iki zencinin yumrukları havada, önlerindeki beyazın göğsünde bir kokart, çıplak ayaklarıyla üç kişi durmaktadır.
Basın için müthiş bir görüntüdür bu.
Fotoğraf tüm dünyaya yayılır. Eylem amacına ulaşmış, ABD’deki ırk ayrımcılığı ve yoksulluk gündeme getirilmiştir.
Her eylemin bir bedeli olduğu gibi bunun da bedeli olur. ABD’nin olimpiyat komitesi anında müdahale eder ve iki zencinin spor kariyerini o an bitirir. İkisinin de spor yaşamları biter ama tüm dünyada siyahların ve insan hakları savunucularının sembolü durumuna gelirler.
Avusturalyalı beyaz atlet Peter Norman’ın da geleceği aynı olur. Onun da spor yaşamı bitirilir. Bedel ödenmiş ama amaca ulaşılmıştır.
Bu üç eylem kardeşi sonraki yıllarda da bir araya gelir. Görüşürler. En son bir araya gelişleri beyaz Norman’ın 64 yaşında kalp krizinden ölmesinin ardından yapılan cenaze töreninde olur.
Norman ‘siyahların derdi beni ilgilendirmez, ABD dünyanın öbür ucunda, bana ne’ dememiştir.
Daha öncesinde hiç tanımadığı, üstelik de rakibi olan iki kişiyle birlikte ırk ayrımına karşı ortak bir eyleme girişmiş, sonrasında tüm spor yaşamını bitirecek bir karar vermiş ve bunu uygulamıştır.
Norman ve iki siyah eldivenin bu tarihi mesajını unutmak mümkün değildi!
Her eylemin bir bedeli olduğu gibi bunun da bedeli olur. ABD’nin olimpiyat komitesi anında müdahale eder ve iki zencinin spor kariyerini o an bitirir. İkisinin de spor yaşamları biter ama tüm dünyada siyahların ve insan hakları savunucularının sembolü durumuna gelirler.
Avusturalyalı beyaz atlet Peter Norman’ın da geleceği aynı olur. Onun da spor yaşamı bitirilir. Bedel ödenmiş ama amaca ulaşılmıştır.
Bu üç eylem kardeşi sonraki yıllarda da bir araya gelir. Görüşürler. En son bir araya gelişleri beyaz Norman’ın 64 yaşında kalp krizinden ölmesinin ardından yapılan cenaze töreninde olur.
Norman ‘siyahların derdi beni ilgilendirmez, ABD dünyanın öbür ucunda, bana ne’ dememiştir.
Daha öncesinde hiç tanımadığı, üstelik de rakibi olan iki kişiyle birlikte ırk ayrımına karşı ortak bir eyleme girişmiş, sonrasında tüm spor yaşamını bitirecek bir karar vermiş ve bunu uygulamıştır.
Norman ve iki siyah eldivenin bu tarihi mesajını unutmak mümkün değildi!
Detaylar:
blogkesifyazıları
REZİL OLMAK HUYUM:))
11 Kasım 2015
Biliyorsunuz bir süredir bloglarına denk gelip okuduğum ve izinleri ile yazılarının bir kısmı ile size tavsiyelerde bulunduğum bloglar var... Bazen okuduklarımda kendimi buluyorum gülüyorum:)) bu blog yazısı da cuk dedi bana uydu:)))
Bende fazlasıyla kitap okuyan biriyim. Tatile giderken millet kıyafet alır, ben kitap alır, bavulun alt kısmını kitapla doldururum. İstanbul'a gittiğimde ya da dönüşte hemen bir DR girer, valize 3-4 kitap atarım. Genelde bizler karşımızdaki insanlar ile konuşurken okuduğumuz kitaplardan cümleler ile konuşuruz ki, ( bu hiç kitap okumayan karşılıklı konuşan 2 insanın konuşmalarından farklı olur...... ) karşımızdakiler bize gülerler.....
-ya öyle mi? falan derler.
Hatta ünümüz bulunduğumuz şehirleri aşar:))
Komşum kardeşleri ile tatile gider, yeğenini şezlongta elinde kitapla güneşlenirken görünce;
- Bir Özlem'de biz de çıktı, alooooooo kitabı bırak çevrene bak biraz kızım, yoksa Özlem gibi kitap okurken evde kalıcan, kime diyom kız bennnnnnnn!!!!!!!!
Eve gelenler kitapları görünce,
-Hepsini okudun mu ?
diye soruyorlar ya, ben de büyük bir keyifle
- Bunlar sadece bir kısmı diyorum
Ama gerçekten doğru:)))))
Dolap içlerindekileri görmüyorlar, bir de
sitesinde okullara bağışladıklarımdan haberleri yok ki.........
Bir ünlü yazar ile karşılaşma hikayesi de benden size:)))
Çalıştığım şirkette aldığımız eğitimler için İstanbul'da HİLTON hoteldeyiz, öğlen yemeği için teras kattaki lokantaya çıktık. ( eğitim giriş kattaki salonlarda). Ben yemekten sonra aşağı kata inmek için asansöre geçtim, o anda yaşlı bir bey de geldi. Aşağıya iniyoruz ve aramızda geçen konuşma şu:
- Eğitim için mi geldiniz?
- Evet
-Hangi şirket?
-x şirketi
- Benim yeğenim o şirkette direktör .... tanıyormusunuz?
- Evet tanıyorum, kendisi .... bölümünün direktörü.
Asansör alt kata ulaşmıştır ve iyi günler denilerek yollar ayrılır.
Eğitim salonuna adım atan ben saftirik Özlem, daha ilk adımda şok olur:)))
Ama, Özlem sen az önce Doğan CÜCELOĞLU ile konuştun, o kadar kitabını okudun nasıl tanımazsın kızım diye diye gülmeye başlar:))))))
Aşağıdaki blog yazısını okuyunca ben de bunları karalamak istedim...
Keyifli okumalar, ben kitaplara kaçar:)))))))
Detaylar:
blogkesifyazıları
DENEMESİ BEDAVAAAAAAAAAA
Bloğunda görüp benimde katılmak istediğim bir etkinlik oldu bu resim, bilgi için linke tıklayın, katılmak isterseniz sizden de bir şeyler karalamanızı rica ederiz, lütfen bizi de bilgilendiriniz, bizlerde okuyalım......
Her ne kadar denize ve vapurlara uzak olsam da, bana bu ikilinin hatırlattığı iki konu var, biri çocukluğuma geri dönme isteği, diğeri de sevgiliyi.
Çocukluğumun bariz okul tatilleri İstanbul'da geçerdi.. Bunlardan biri de Tahtakale' de, cumartesi günü, beni amcama teslim eden babamın bizden ayrılması ile başlayan bu vapur maceraları idi . Simit, çay, gazete eşliğinde amcam ile yapılan bu yolculuk, bazen beni amcamın vapurların motor bölümüne indirip, nasıl yol aldığını anlatan derslere dönüşürdü...
Beyaz saf köpükler ve martılar, eşliğinde iskele iskele yapılan geziler esnasında hep insanların bir yerlere bir şeylere yetişme telaşı...
Bazen de satılan kalemlerin, bıçakların, jiletlerin
ŞU ELİMDE GÖRMÜŞ OLDUĞUNUZ.......
BİTTİ Mİİİİİİİİİİ BİTMEDİİİİİİİİİİİ.........
DENEMESİ BEDAVAAAAAAA.....
cümleleri..
Amcamın ters yönde seyahat edememesinden dolayı, vapurun bazen, bütün oturulan kısımlarını dolaştığımız olurdu......
Özellikle gün batımında o rüzgarın saçlarımı dağıtması keyfi...
Günümüzde artık bu seyahati yapamıyorum:(( Amcamın evi Kavacık' ta tepede idi, şu an Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün ayaklarından biri amcamın evinde..... Kuyunun hala yerinde olduğunu söylüyorlar, işim gereği bazen İstanbul'a gidip otobüsle geçerken şoföre dur inecek var diyesim geliyor, gözlerim usul usul doluyor...
Şimdi İstanbul' da..
Sevgili ile olan kısmı anlatmayacağım, dinleyin sadece, beni mutlaka anlayacaksınız...
Haydi eller klavyeye sizden de bir iki satır okuyalım...
Detaylar:
blogkesifyazıları
BLOG KEŞİF ETKİNLİĞİ
Deneyimlianne’nin blog keşif etkinliği var,etkinliği buradan paylaşmak istiyorum.
Önce etkinliğin linkini vereyim:
Ne zamandır Blog Keşif Etkinliği düzenlemek istiyordum bir türlü fırsat bulamadığım için yapmak ancak kısmet oldu.
Bloğumu açalı neredeyse bir sene dolmak üzere ve bu arada çokkişiyle tanıştım, çok kişiyle arkadaş oldum. Bazı blog yazarı arkadaşlarımın okadar desteğini gördüm ki "iyi ki onları tanımışım" dedim.
Blog keşif etkinliklerini severim ve katılırım. Bugüne kadarda bir çok etkinliğe katıldım. İnsanlarla tanışmak, onlara yorum bırakmak,onlardan yorum almak, sohbet ortamı oluşturmak hoşuma gidiyor.
Ama bazen bir türlü birbirimize ulaşamadığımız için"takipleşemediğimiz" blog yazarları oluyor. Ben takip edecek blogbulamazken onlarla buluşma fırsatımız olmuyor! Özellikle de bu yüzden BlogKeşif Etkinliği düzenledim.
Etkileşimde bulunarak bloglarımızın dinamik kalmasınısağlayabiliriz.
Hepimiz birimiz birimiz hepimiz için! ;)))
Hangi tür konudan yazarsa yazsın herkesi blog keşifetkinliğime davet ediyorum. Ne kadar çok kişiye ulaşırsak o kadar kişiyleetkileşimimiz olur.
Bunun için yapmanız gereken tek şey beni ***GFC üzerindentakip etmeniz ve herhangi bir sosyal medya platformunda Blog Keşif Etkinliğimipaylaşmanız.***
Bloğunuzun içeriğini ve blog linkinizi aşağıya yazmayıunutmayın! smile ifade simgesi Beni sosyal medyadan da takip etmek isteyenler için sosyalmedya hesaplarım,
Facebook profilim Emel DA,sayfam
www.facebook.com/deneyimlianne
www.twitter.com/deneyimlianne
www.instagram.com/deneyimliannemel
Detaylar:
blogkesifyazıları
KAFEKİTAP KAMPANYA
05 Kasım 2015
KafeKitap - Kampanya
Kitap okumak hemen her şeyin teminatıdır: Merak, özgüven, özsaygı, hoşgörü, barış, kardeşlik. Kitap okuyanlara her zaman inanıyor ve güveniyoruz. Fakat sorunumuz başka: 2016 yılında en az 10 kitap okur musunuz? Bize bu sözü vermiş olmanızı ödüllendiriyoruz .
Ödülünüzse KAFEKÜLTÜR'den bir kitap, hediye.
Geçtiğimiz yıl başlattığımız BEN kampanyamız bu yıl da 2016 için başlıyor...
Ödülünüzse KAFEKÜLTÜR'den bir kitap, hediye.
Geçtiğimiz yıl başlattığımız BEN kampanyamız bu yıl da 2016 için başlıyor...
31 Aralık'a kadar başvuruların devam edeceği kampanyamızın katılım koşulları kısaca şöyle:
1. 2016 yılı boyunca en az 10 kitap okuyacağını düşünen herkes kampanyamıza bir kez ve ÜYEMİZ olduktan sonra katılabilir.
2. Yukarıda görülen katılım formunu ister çıkış alıp el yazısıyla bize iletebilirsiniz; isterseniz de iletişim adresime formdaki bilgileri adres ve iletişim bilgilerinizle gönderebilirsiniz.
3. Kampanyaya katılım, aşağıda kapakları bulunan kitaplarımızdan 1 tanesini bize bildirmenizle başlar.
4. Hediye kitabınızı adresinize PTT Posta yoluyla ya da dilerseniz kargo ücretini karşılamanız kaydıyla kargoyla size ileltilir. PTT'den kaynaklanan ulaştırma sorunlardan mesul değiliz.
5. Kampanya boyunca (1 Ocak-31 Aralık 2016) okuyacağınız 10 kitabın görsellerini bize ileteceksiniz... İletmeyenler, iletenlerle birlikte kampanya sayfamızda ilan edilecektir.
6. Kampanya iletişimi için bu e-mail adresimizi kullanabilirsiniz: iletisim@kafekultur.com
2. Yukarıda görülen katılım formunu ister çıkış alıp el yazısıyla bize iletebilirsiniz; isterseniz de iletişim adresime formdaki bilgileri adres ve iletişim bilgilerinizle gönderebilirsiniz.
3. Kampanyaya katılım, aşağıda kapakları bulunan kitaplarımızdan 1 tanesini bize bildirmenizle başlar.
4. Hediye kitabınızı adresinize PTT Posta yoluyla ya da dilerseniz kargo ücretini karşılamanız kaydıyla kargoyla size ileltilir. PTT'den kaynaklanan ulaştırma sorunlardan mesul değiliz.
5. Kampanya boyunca (1 Ocak-31 Aralık 2016) okuyacağınız 10 kitabın görsellerini bize ileteceksiniz... İletmeyenler, iletenlerle birlikte kampanya sayfamızda ilan edilecektir.
6. Kampanya iletişimi için bu e-mail adresimizi kullanabilirsiniz: iletisim@kafekultur.com
Detaylar:
blogkesifyazıları
DOĞDUĞUN AYA GÖRE DEKORASYON
31 Ekim 2015
HAZİRAN
Altın Sarısı
Tazeleyici,zihinsel anlamda enerji verici ve ışıltıyla dolu bir
renk olan altın sarısı haziran doğumluların rengi.
Detaylar:
blogkesifyazıları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















