Arayış içinde olan bir kaç kişi yaşlı Zen ustasının yanına gelmişler.
Efendim, demişler, biz sizin hep mutlu ve memnun olduğunuzu görmekteyiz. Biz de sizin gibi mutlu olmak istiyoruz.
Usta da yumuşak bir gülümsemeyle şöyle cevap vermiş :
Ben oturduğumda oturuyorum, yattığımda yatıyorum, yemek yediğimde yiyorum,
yürüdüğümde yürüyorum....
Ziyaretçiler şaşkın bir ifadeyle birbirilerine bakmışlar.. Sonra biri dayanamamış ve şunları söylemiş: " Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz ? Biz de aynen sizin gibi yatıyoruz, oturuyoruz ve yemek yiyoruz, fakat yine de mutlu değiliz.
Zen ustası yine aynı cevabı vermiş :
Ben oturduğumda oturuyorum, yattığımda yatıyorum, yemek yediğimde yiyorum ve yürüdüğümde yürüyorum. "
Usta bu cevaptan memnun kalmadıklarını görünce, kısa bir aradan sonra şöyle devam etmiş:
Tabi ki siz de yatıyor, yürüyor ve yemek yiyorsunuz . Ama yatarken, kalkmayı düşünüyorsunuz, kalktığınızda gitmeyi, yürürken de ne yiyeceğinizi düşünüyorsunuz.
Sizin düşünceleriniz olduğunuz yerde değil, hep başka bir yerde oluyor.
Hayatın kendisi geçmiş ile gelecek arasındaki kesişme noktasındadır.
Bu değerli ana kendinizi bırakın, böylece mutlu ve tatminkar bir hayat yaşama şansını yakalayabilirsiniz...
Hepinize güzel haftalar diliyorum. Buralar ve ben aynıyız değişen bir şey yok şu an hayatımda. Kütüphaneye yeni kitaplar gelmiş onları okumakla meşgulüm.
Cumhuriyet çiçekleri açtı..
CİLVELİ KAHVE
Manisa yöresine ait Cilveli Kahve, eski dönemlerde şehzadeler için özel olarak hazırlanan bir kahveymiş ancak bu enfes görünümlü kahve asıl şöhretini; gelinlik kızlarla kazanmıştır.
Osmanlı döneminde kız istemeye gidildiğinde, eğer kızların gönlü varsa bu kahveden yapar, yoksa da sıradan kahve ikram ederlermiş. Böylece kız babaları cilveli kahveyi görürse kızlarına sormadan ‘tamam’ diyerek kızlarını verir, eğer normal kahve gelirse de ‘kızımız istemiyor’ diyerek görücüleri geri gönderirlermiş.
Manisa Cilveli Kahve, iri dövülmüş ve çifte kavrulmuş badem ile süslenerek ikram ediliyor.
Sunumu ve tüketim şekliyle diğer kahvelerden ayrılan cilveli kahve, fincana dökülen bol köpüklü Türk kahvesi üzerine çifte kavrulmuş, dövülmüş badem ve iki çeşit baharattan oluşan bir karışım dökülerek hazırlanıyor.
Cilveli Kahve için Gerekli Malzemeler (2 Kişilik)☕️☕️
• 2 tatlı kaşığı Türk kahvesi
• 3 adet küp şeker (isteğe bağlı)
• 2 fincan soğuk su
• 2 tatlı kaşığı çifte kavrulmuş ve öğütülmüş badem
Cilveli Kahve Yapılışı ☕️☕️
• Bakır cezve içerisine taze çekilmiş Türk kahvesi, su ve şekeri ekleyip karıştırın.
• Ardından ocağa cezveyi koyup yavaş yavaş karıştırarak pişirin.
• Ocaktan almadan önce köpüğünden kaşıkla alarak fincanlara dağıtın.
• Ardından cezveyi ocaktan alıp kahveyi yavaş yavaş fincanın kenarından dökerek fincanları doldurun.
• Sonra kahvenin köpüğünün üzerine çifte kavrulmuş ve dövülmüş bademi dökün.
• Bademimizin kahve içerisine batmaması için çifte kavrulmuş olması şart...
• Cilveli kahvemiz hazır yanında lokum ile servis edebilirsiniz.
Cilveli Kahve Nasıl İçilir.☕️☕️
Cilveli kahve bilindiği gibi sadece içilerek tüketilmiyor.
Sunumuna eklenen kaşıkla beraber çifte kavrulmuş bademlerinin yenilmesi ile de ön planda.
Yani Cilveli kahve içmeden önce, ilk olarak köpük üzerindeki bademler yeniliyor ve ardından da kahvesi içiliyor.
İçim esnasında ise; kahve arada bir karıştırılıyor.
Bunun nedeni ise bademlerin kahvenin içinde dibe çökmesini önlemek oluyor.
( Muskat ve tarçın , sözü edilen iki baharat )
Kütüphaneden aldıklarım...
AVM'den aldıklarım
Bu kitabı çok methettiler, ilk 100 sayfasını okudum beğenmedim bıraktım.
İnsanlığın sınırlarını zorlayan bu sarsıcı yapım, dünyanın en yüksek noktası Everest’in bakir zirvesine gözünü diken gözü pek bir adamın yaşanmış hikâyesini beyazperdeye taşıyor. Yoluna çıkan dondurucu soğuklara, amansız doğa şartlarına ve "imkânsız" diyen tüm seslere kulak tıkayan tutkulu bir dağcı, sadece doğayla değil, kendi zihinsel sınırlarıyla da amansız bir savaşa giriyor. Tırmandığı her metrede ölümle burun buruna gelen bu kararlı ruhun, tarih yazmak uğruna sergilediği insanüstü direnç ve attığı her tehlikeli adım, izleyiciyi soluksuz bir varoluş mücadelesinin tam ortasına bırakıyor.
**************
29 Mayıs 1953'te tarihe geçen bu iki insanın mücadelesi, azmi ve cesareti gerçekten etkileyici. Farklı dünyalardan gelen iki insanın ortak bir hedef uğruna verdikleri mücadele, insanın inandığında neleri başarabileceğini gösteriyor.
Zorlu bir dönemden geçen ilkokul öğretmeni Maria'nın (Saoirse Ronan), sınıfındaki en sorunlu öğrencilerden biriyle yaşadığı sıra dışı ve karanlık bir olay örgüsünü konu alıyor.
Kara mizah ve gerilim türü bir film.
"Sadece tek bir çürük elmanın bütün bir sepeti mahvetmesine izin veremezdim. O yokken sınıfın nasıl parladığını görmüyor musunuz?"
"Bazen düzeni ve uyumu korumak için, en korkunç şeylere bile gözümüzü kapatmayı seçeriz."
Kara mizah ve gerilim türü bir film.
"Sadece tek bir çürük elmanın bütün bir sepeti mahvetmesine izin veremezdim. O yokken sınıfın nasıl parladığını görmüyor musunuz?"
"Bazen düzeni ve uyumu korumak için, en korkunç şeylere bile gözümüzü kapatmayı seçeriz."
Bu iki filmi izledim
Yardım: Artık sağ tarafta kim ne yazmış göremiyorum, bilgisi olan var mı?















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder