“Bir zamanlar benim de bir nişanlım vardı.” “Şimdi yok mu?” “Yok.” Seslenmedim. “Neden yok demeyecek misin?” Ben bu laflardan sıkılıyordum ama o gevezelik etmek için can atıyordu: “Bak bak Hamza, şu çiçekler çok güzel. Sen erkeksin, çalıların arsına doğru yürü de koparsana. “Olur,” Gidip kopardım. “Saat kaç? Geç kalmayalım.” “Var, daha yirmi dakikamız var. Amma dönsek iyi olur.” O sırada hafif bir rüzgâr yaprakları hışırdattı. İlerideki çalıların başında öten kuşlar vardı: “Ne güzel ötüyorlar değil mi?” “Evet, bu mevsimde hep öterler.” Kurnaz kurnaz yüzüme baktı: “Neden öterler dersin?” Omuzlarımı çekiştirdim: “Bilmem.” Yüzüme bakıp bilmiş bilmiş başını salladı: “Bilirsin, bilirsin. Bilmiyorsan söyleyeyim: Aşk içindir. Kendilerine eş ararlar.” Ardından uzun bir ah çekti. “Bir zamanlar benim de bir sevgilim vardı.” Ses etmedim. Sonra yine o devam etti: “Ne oldu diye sormayacak mısın?” Dönüş yolundaydık artık. Zoraki sordum: “Ne oldu?” Yüzüme baktı, kendine kızmış gibi devam etti: “Ah şu deli kafam!” Yumruk yaptığı sağ eliyle başına vurur gibi yaptı. Başımı çevirmiş, ‘ne yapıyor bu’ der gibi yüzüne bakıyordum.
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;
Severek okudum hikayeleri, hele vay başıma gelenler hikayesi mutlaka okunmalı derim.
KİTAPTAN ALINTILAR;
Hayatta hepimizin hatası oluyor,
*****
Ağaç dalıyla gürler
*****
Ömrümüz bize hayallerimiz kadar güzel şeyler sunmuyor ki..
*****
Sahipsizlik kötü bir şey, Ama kadersizlik ondan da kötü.
*****
İnsan yaşlanınca her yeri ağrıyor.
*****
Ben gelmeyeli ne çok ölen olmuş.
Dünya dolup boşalıyor
*****
Atalarımız iki el bir baş için demiş.
*****
Ölüm bütün çaresizliklerin çaresidir. İnsanları bütün dertten kurtarır.
*****
Sevgi ateşi karşısında erimeyen bir duvar yoktur.
*****

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder