OKUDUM 2022/71 MICHAEL KOHLHAAS ESKİ BİR VAKAYINAMEDEN

09 Eylül 2022

OKUDUM 2022/71 MICHAEL KOHLHAAS ESKİ BİR VAKAYINAMEDEN

 

 
Alman tüccar Hans Kohlhase 1532’de Leipzig panayırına giderken, bir Sakson soylusu iki atına el koyar. Kendisine tazminat ödenmesi için mahkemeye yaptığı başvuru sonuçsuz kalınca, tüm Sakson soylularına açıktan açığa meydan okumaya başlar... 19. yüzyıl Alman edebiyatının en etkileyici yazar ve şairlerinden Heinrich von Kleist’ın ilk kez 1810’da yayınlanan Michael Kohlhaas adlı novellası, 16. yüzyılda yaşanmış gerçek bir olaydan yola çıkar. Birçok kez opera, tiyatro ve sinemaya da uyarlanan Michael Kohlhaas, insanların ve doğanın zorbalığı karşısında dayanma gücünü tüketircesine harcayan bir asinin haklarını savunmadaki kararlılığını ve egemenlerin acımasızlığını anlatır.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
El konulan atları için hayatını bile riske atıyor kahramanımız. Cesaret isteyen bu yolda sonunda amacına ulaşıyor. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Benim haklarımı korumayan bir memlekette kalmak istemiyorum.
*****
Düşmanlarını affet; senden nefret edenlere bile iyilik et.
*****
Kehanette bulunmak alelade bir dolandırıcılıktan başka bir şey değildir.
*****
Acılarını unut. İnan ki hak yerini bulur.
*****
Toplumun dışına atılmak mı?” diye bağırdı,“Aklına ne de saçma düşünceler dolmuş… İçinde yaşadığın devlet topluluğundan seni kim dışarıya atmış? Devletler var oldukça, her kim olursa olsun, bir kişinin devlet topluluğunun dışında kalması nerede görülmüştür?
*****
Gerçekle akla yakınlık her zaman yan yana gitmez.
*****
Kanunun korumasından yoksun bırakılanı, ben devlet topluluğunun dışına atılmış sayarım! Çünkü benim huzur ve barış içinde zanaatımı uygulayabilmem için bu koruyuculuğa ihtiyacım var, hatta işte bu yüzden de emeğimle kazandığım her şeyle birlikte bu topluluğa sığınıyorum. Bunu kim benden esirgerse, beni ıssızlığın vahşiliğine doğru itmiş olur, işte o kişi, sizin de inkâr edemeyeceğiniz gibi, kendini koruyacağım silahı elime vermiş olur!
*****
Her an ayağımız tökezleyip düşebiliriz. Zaten herkes ayağının sürteceği o melun taşı kendi içinde taşımaz mı? 
*****