OKUDUKLARIM 2026/45 GECE YARISI TRENİ (2. BÖLÜM)

24 Temmuz 2026

OKUDUKLARIM 2026/45 GECE YARISI TRENİ (2. BÖLÜM)

 


Gerçeklik, algıdan ibaret.
*****
İnsanlıkla ilgili en üzücü şey, bir yere ait olabilmemiz için bir yerlerde birilerinin her zaman dışlanması gerektiği.
*****
Bazen gereksindiğin şeyler başladığın yerden çok ta uzakta olmuyor.
*****
Aşk anlamdı.
*****
Aşk bir bahçedir, sürekli bakım ister.
*****
Bazen mutluluğun bize öğretebileceği fazla bir şey yoktur.
*****
Sessiz kalmanın yalan söylemekten daha iyi olacağına karar verdi.
*****
Sevmek zorundasın. Çünkü o hayatında başına gelen en güzel şey...
*****
İnsan geleceğini bilirse nasıl yaşar ki?
*****
Ölüm bize dosttu ve uyku da Ölümün kardeşiydi.
*****
İnsan sevdiği ama çok karmaşık birini birkaç cümleye nasıl sığdırabilirdi ki?
*****
Biz geleceği düşündükçe, hayatı dışlıyoruz. Einstein'ın dediği gibi, zaman içinde yaşadığımız bir durum değil, bizim düşünme biçimimiz.
*****
Sevgi acı veren bir şeydi ve iş onun tam tersiydi. Bağımlılıktı.
*****
Sırf çalışıp hiç eğlenmemek insanı sıkıcı yapar.
*****
Ölmenin en inanılmaz en sıkıcı yanı, önceliklerinizi tam doğru belirlemişken artık herhangi bir şey yapmak için çok geç olması.
*****
Ölmek bir an sürüyor ama yaşamayı öğrenebilmek için bir ömür harcıyorsun.
*****
Suçluluk hissinin yapışkan olmak gibi kötü bir özelliği vardı.
*****
Kapitalizm bomba gibi, değil mi? Önce şehirler inşa ediyor sonra da onları yavaş yavaş patlatıyor.
*****
Eş olmak için koca lazım, senden kaçıp durmayan biri, cam kırıklarını dert eden biri.
*****
Hayatı geldiği gibi yaşamalıydık ve ikimiz de bunu beceremedik.
*****
Sessizce okumak ve yazmak, bir şeyleri anlamayı kolaylaştırıyor.
*****
Yaşamaya devam etmek için, bazen de kalbinin kırılmasına izin vermek zorundasın.
*****
Aşkın garip yanı şu, insana öyle bir sonsuzluk hissi veriyor ki hep olacak sanıyorsun. Kaya oluşumları gibi. Gökyüzü gibi. Ama aşkın da insani olan herhangi bir şeyden farkı yok: Özen göstermezsen solup gidiyor. Alfred de demişti ya. Bahçe gibidir diye....
*****
Yaşamaya devam etmek için, bazen de kalbinin kırılmasına izin vermek zorundasın.
*****
Sevginin karşıtı nedir... Nefret değil. Çünkü nefret de bir duygu. Sevginin karşıtı anlamsız bir hırsa kapılmak.
*****
Gençken verilen sözler, en kolay bozulanlardır.
*****
Acısız hayat diye bir şey yok. Acıdan kaçarak yaşanan bir hayat acıyla tanımlanır. Acı ve pişmanlıkla.
*****
Doktor bir müzik aleti çalmayı öğrenmenin demansı önleyeceğini söylemişti.
*****
Müziğin tehlikeli yanı da bu işte. Çok fazla şeyi hatırlatabiliyor.
*****
Olmadığın biri olmayı hedeflersen, bir şey başaramayacağını anladım.
*****
Hayat uzun dönemlerden olduğu kadar anlardan da oluşan bir şeydi.
*****
Kusursuz hayat diye bir şey yok.
*****
Hayatı geldiği gibi yaşamaya cesaret et. Tüm kalbinle sevmeye cesaret et.
*****
Nerede olduğun önemli değil. Önemli olan, oraya niçin gittiğin.
*****
Zaman, evleri müzeye, aşıkları iki yabancıya, şarkıları hüzne dönüştürür.
*****
Geçmiş nerede saklıdır, bilmem ama seninle orada buluşuruz.
*****
Bir yerden sonra mantığı bırakıp kendi hislerine güvenmek zorundaydın.
*****
Hayatı ören ipliklerin, geçmişin ve şimdinin ve geleceğin iç içe geçerek yaşanmış olan her şeyi yaşanacak olanlar kadar taze ve sahici kıldığını hissetti.
****
Başarı kendini bulduğun yerden başlayarak ne kadar mesafe katettiğinle ölçülür.
*****


KİTAPTAN MÜZİKLER;

The loco motion - Little EVA
Return to sender - Elvis PRESLEY
Big girls don't cry - Four SEASONS
All shook up - Elvis PRESLEY
White Christmas - Irving BERLIN 
Bridge over troubled water - Elvis PRESLEY 







OKUDUKLARIM 2026/45 GECE YARISI TRENİ

21 Temmuz 2026

OKUDUKLARIM 2026/45 GECE YARISI TRENİ

 


Matt Haig, tüm dünyayı kasıp kavuran Gece Yarısı Kütüphanesi ile aynı evrende geçen, yüreğinize dokunacak yeni bir hikâyeye davet ediyor: Gece Yarısı Treni.

Nora Seed gece yarısı olduğunda ölmemeyi öğrenmişti. Wilbur Budd ise gece yarısı olduğunda yaşamayı öğrenmek zorunda. Bir kitapçı zinciri sahibi Wilbur, 81 yıllık ömrünün çoğunu işine adamış, bu uğurda büyük aşkı Maggie’yi ihmal etmiştir. Yıllar sonra gelen bir telefonla tam umutlanmışken ölüm kapıda belirir. Ancak bu kez bir son değil, bir tren yolculuğunun başlangıcı olarak.

Wilbur bu trenle geçmişine, hayatının en karanlık ve en parlak anlarına doğru ilerleyecek. Tek bir kural var: Geçmişteki halinle asla konuşma. Peki, insan her şeyi berbat ettiğini bildiği o âna geri dönse, kurala uyup izlemekle mi yetinir yoksa başka bir hayat yaşamak uğruna raydan çıkmayı mı seçer?

Gece Yarısı Treni pişmanlıklar, ikinci şanslar ve yaşamak denilen o mucizevi eylem üzerine büyüleyici bir zaman yolculuğu. Hayatınız bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçseydi, siz hangi sahnede durdururdunuz?

“Yüreğinize dokunacak.” –David Nicholls
“Bu adama bayılıyorum.” –Jodi Picoult

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;

Akıcı bir dilde yazılmış, zamanda yolculuğu içeren bir romandı. Diğer kitaplarını da okuyacağım.

KİTAPTAN ALINTILAR;

Kalbim paramparça. Ama yaşamaya devam etmek için, bazen de kalbinin kırılmasına izin vermek zorundasın.
*****
Hayaller aleminde yaşamaktan da kaçınmam lazım aslında.
*****
Mutluluk hayatına nasıl baktığına bağlıdır.
*****
Bebeklik yaşamın en iyimser ve saf aşaması olduğu için belki: Bir sıkıntınız olduğunda ağlar ve çözüm beklerdiniz.
*****
Yaşamın sona erdiğinde yaşadığın hayatın içinde seyahat ediyorsun.
*****
Tanrı verilen sözün tutulması gerektiğini söyler.
*****
Kendinle konuşmayı asla denememelisin.
*****
Hikaye kurallara uyarak bir ürün elde etmekten başka nedir ki?
*****
Hikayeler için geçerli olan şey, hayat içinde geçerli.
*****
Disiplin olmadan kendini asla anlayamaz, kendi yolunda kalamaz, son istasyondaki edebiyete ulaşamazsın.
*****
Ama yazarlar durumları değiştirir, kurgular.
*****
Bir kitapevinin düsturu insanların kitaplara aşık olmalarını sağlamaktır.
*****
Kurallar bize yardımcı olmak için vardır. Yaşamın devam etmesi için. Senin kuralların yok. Yalnızca huysuz bir mizacın var. Daha fazla okumalısın.
*****
Bir kitabın içinde sonsuz duygu olabilir ama kitabı bitirip kapatarak kitaplığa geri koyduğunda.... Kabullenmekten başka ne yapabilirsin ki?
*****
Hayatta öylesine geçip giden ve bir daha hiç düşünülmeyen günler vardı. Bir de sonradan gelen her şeyi içlerinde barındıran, çok sevilen, mühim günler vardı. Önümüze serilen geleceğin içinde hep var olan matruşka günler.
*****
Konuşmaya değecek fazla insan yok.
*****
Hiç tanımadığın birini özleyemezsin ki.
*****
Mutluluğun eşiğine kadar geldiği anlarda sıkça olduğu gibi, gerçeklik o mutluluğu elinden kapıverirdi. Onu test etmeyi deneyerek tersine çalışan bir koruyucu meleği vardı sanki.
*****
Tek bir sayfaya bakarak insanları kitap gibi baştan sona okuyabilirdi.
*****
Zaman düz bir çizgide ilerleyemez.
*****
Hayat ancak geriye doğru anlaşılabilir fakat ileri doğru yaşanmak zorundadır.
*****
Edebiyat sabit bir kavram değildir. Seninle şekillenir. Ondan en yüksek faydayı elde etmek için kendini anlamak zorundasın.
*****
Kitapların, çizgi romanların, filmlerin ve müziğin var olmalarının en büyük nedenlerinden birinin de insana bir şeylerden söz etmeden o şeylerden söz etmenin bir yolunu sunmaları olduğunu görebilmişti.
*****
Hayattaki en büyük anlar bazen en küçük anlar oluyor.
*****
Kitap satmanın keyfi, doğru kitabı doğru okurla buluşturmanın keyfi.
*****
Hayattaki konumumu aşan hayalleri olduğunu söylüyorlar.
*****
Hayatın tersine yaşandığını söylerdi annem. Hayatın tadını ancak genç bedende yaşlı bir zihinle çıkarabileceğimizi söylerdi.
*****
Bu yüzden pipoya başlamayı düşünüyorum. Tüm dahiler içer, bilirsin.
*****
Albert'ın söylediği tek bir şeyi biliyorum,
"Özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutku derecesinde bir merakım var."
*****
Hayatın geçmişe bakıldığı zaman netleşmesi ne garipti. Tersine çözülebilen bir bilmece gibi.
*****
Yılların uzunluğu değil, derinliği önemlidir.
*****
Bizi şekillendiren yerlerde daha fazla oyalanıyoruz.
*****
İyi bir hayat yaşamak için bazen de başkalarının beklentilerini ne zaman yok sayacağını bilmen gerekir. Kuralları yıkmak zorunda kalsan da.
*****
Ölüm çok büyük bir maceradır.
*****
Kurallar sıkıcı gelebilir ama tüm roman ve resimler kurallara uyularak yaratılır. Bütünlüğü korurlar.
*****
İnsan çaresizlikten aklına gelen ilk çözüme sarılabiliyordu.
*****
Hayatta yapılan en bariz hatalar sessiz ve gizli bir acının eseridir.
*****
Özrünü mazeretle bozma.
*****
İsraf edecek zaman yok.
*****
Tanıdığın herkesi sonunda kaybedersin ama sevdiklerin aslında gitmezler. Giderler tabii. Ama tam değil. Zihninde yaşarlar. Onları sen canlı tutarsın. Her şeyini kaybedebilirsin ama sevgi kaybolmaz.
*****
Birini iyi tanımışsan, bazı konularda nasıl düşüneceğini de bilirsin.
*****
Bu hayatta sırf yapmamız gerekenleri yaptığımız için sorun yaşıyoruz bence. Hepimiz elalem ne derciyiz.
*****
Bazen sırf yaşamak bile cesaret istiyor sanki.
*****
Arada bir..... ne bileyim..... beni anlayan biriyle konuşmak iyi olurdu.
*****
Özgürlük mü?
Yaşadığı yerin insanı hapsedebildiğini düşünüyorum bazen.
*****
DEVAMI VAR....




OKUDUKLARIM 2024/67 ZAMANI DURDURMANIN YOLLARI

29 Eylül 2024

OKUDUKLARIM  2024/67 ZAMANI DURDURMANIN YOLLARI

 

 
Tom Hazard’ın tehlikeli bir sırrı var. 41 yaşında sıradan bir tarih öğretmeni gibi görünse de nadir rastlanan bir hastalık yüzünden aslında yüzyıllardır hayatta. Shakespeare’le aynı sahnede yer almış, Kaptan Cook’la açık denizleri fethetmiş, Fitzgerald’larla içki içmiş. Ama şimdi, tek istediği normal bir hayat sürmek. Kimliğini değiştirmeye devam ettiği sürece geçmişini geride bırakabilir ve hayatta kalabilir. Yapmaması gereken tek bir şey var, âşık olmak. İngiltere’nin en önemli yazarlarından Matt Haig’in büyük övgü toplayan, 37 dile çevrilen ve yakında Benedict Cumberbatch tarafından sinemaya aktarılacak kitabı Zamanı Durdurmanın Yolları, insanın kendini kaybedip tekrar bulmasına dair güzel bir roman.
 “Matt Haig insan doğasının aydınlık ve karanlık tarafına aynı ölçüde hâkim. Ve bu yetisini harika öyküler yaratmak için kullanıyor.” 
-Neil Gaiman- 
 “Matt Haig yüreğimizi dokuyor. Bu kitabın gücüne karşı koymak zor.” 
 -Guardian- 
 “Olağanüstü bir kitap.” 
 -Stephen Fry- 
 “Bu yılın ve nice yılların en iyi kitabı. Baş döndüren bir okuma. Zaman durdu...” 
 -Danny Wallace-
 “Tarihe ve insan doğasına saplantı derecesinde tutkun bir yazardan yaratıcı ve iddialı bir roman.” 
-Sunday Express-

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
İlk defa okuduğum bir yazar, ilk başta sıkıldım okurken ama sonlara doğru sardı. Konusu zamanda yolculuk idi, makine ile değil yaşayarak görerek bir zaman yolculuğu idi. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
İnsanların kendi dünya görüşlerine uymayan şeyleri kabul etmemeleri kuraldandır.
*****
Gerçek yalnızlık insanların arasında olmak.
*****
Tarihi yaşayan bir şey haline getirmeye gerek yok. Tarih zaten yaşayan bir şey. Tarih biziz. Siyasetçiler, krallar ve kraliçeler değil. Tarih herkestir. Her şeydir. Şu kahvedir. Kapitalizmin, imparatorluğun, köleliğin tarihini sadece kahveden söz ederek bile anlatabilirsiniz. Burada oturuyp kağıt bardaklardan kahve yudumlayabilin diye dökülmüş kan ve çekilmiş sefalet akla ziyandır.
*****
Tarih insanla ilgilidir. Tarihi herkes sever.
*****
Sonsuzluk, demiş Emıly Dickinson, şimdilerden oluşur.
*****
Kahkahaların ömrü, mayıs sineklerininkinden daha kısa oluyor.
*****
Ne olduğumuzu biliyoruz ama ne olabileceğimizi bilmiyoruz.
*****
Bilimin amacı, olasılık sınırlarının nerede sona erdiğini bulmaktır.
*****
Herkes kendi görüş mesafesini dünyanın sınırları zanneder.
*****
İnsan olmayı tanımlayan şeyin insan olmak olduğunu bir gün herkes anlayacak.
*****
İnsanlar yalnızca görmeye karar verdikleri şeyleri görürler.
*****
Değişim bazen iyiye doğrudur bazen de değildir.
*****
Kaybedecek bir şeyiniz yoksa değişiklikten korkmaya ya da ona kucak açmaya gerek yoktur. Değişim hayatın ta kendisidir.
*****
Kim kendini milliyetini söyleyerek tanıtır ki?
*****
Aşk acı demek. Sevmemek daha kolay
*****
Gerçek bazen bükülmesi gereken düz bir çizgidir.
*****
Cehalet zamanla şekil değiştirir. Ama hep vardır ve her zaman için ölümcüldür.
*****
Geçmiş asla yok olmaz. Yalnızca gizlenir.
*****
    Zenginler böyle yapar. Hem kendilerinin hem de çocuklarının ömür boyu rahat edeceğini anladıktan sonra dünyaya bir miras bırakmak için uğraşırlar.
*****
Müzik zaten içimizdedir. Müzik yalnızca var olan şeyleri ortaya çıkarır, belki de içinizde olduğunu bilmediğiniz duyguları hissetmenizi sağlar ve her yeri dolaşarak bütün duyguları uyandırır.
*****
Hayatı izleyen biri misin yoksa hayata katılan biri mi?
*****
Aşinalık insanı kendine yabancılaştırabilir.
*****
İnsanın bir dostu olmayınca , bu dünya çok ıssız bir yer
*****
Acı insanın dengesini bozuyor
*****
Ölüm şaşılacak bir şey değildi.
*****
İnsanları beklemek zorunda kalmaktan daha çok güçsüzleştiren başka bir şey yok.
*****
Zamanla her şey küçülüyor. Bilgisayarlar, telefonlar, elmalar, bıçaklar, ruhlar.
*****
İnsanlar tarihten ders almaz.
*****
Müzik zamanla ilgilidir. Zamanı kontrol etmektir.
*****
İstemek yoksunluktur.
*****
Bir öpücük de müzik gibidir. Zamanı durdurur.
*****
İnsan zihninin kendi..... Zindanları var. Hayatta her şeyi kendin seçemiyorsun.
******
Tarih hep yanıbaşımızdadır. Ensemizde solur.
*****
Hayat her zaman gizemlidir. Ama bazı gizemler daha büyüktür.
*****
İnsan içinde olmak iyidir.
*****
Tarihin bize verdiği ders, cehaletin ve boş inançların hemen herkeste her an ortaya çıkabileceğidir. Düşüncelerde bir şüphe olarak ortaya çıkan, çabucak eyleme dönüşebilir.
*****
Mutlu evlilikler aşktan çok, arkadaşlıkla oluşur.
*****
Başkalarından alıntı yapmamın sebebi, kendimi daha iyi ifade edebilmektir.
*****
Hayat geldiği gibi yaşanması gereken bir şeydi.
*****
Öğretmen olmayı istememin nedeni tam da buydu. Ne kadar küçük olursa olsun dünyada iyiye doğru bir değişim yaratabileceğimi bilmek.
*****
Geçmiş asla yok olmaz. Yalnızca gizlenir.
*****
Sürekli özür dilemek hiç de çekici bir özellik değil.
*****
Anılardan söz etmek bir yerde onları tekrar yaşamaktır.
*****
Fotoğraflar yalan söyleyebilir.
*****
İnsanlar acının üstesinden gelir. En ağır acılarla bile birkaç yıl içinde baş edebilirler.
*****
Etki tepkiyi yaratır.
*****
Hafızamıza en çok, unutmaya çalıştıklarımız kazınır.
*****
Sevdiklerimiz asla ölmez.
******
İnsanlar genelde görmek istediklerini görür.
*****
Dürüstlük yoksa bilgi tehlikelidir ama bilgi yoksa dürüstlük de yetersiz ve faydasızdır.
*****
Aşk anlamı bulduğun yerdir.
*****
Hayatı korkarak yaşayamazsın.
*****
Istırap çekmekten korkan kişi zaten korktuğu şeyden mustariptir.
*****
Başına kötü bir şey gelecek olursa bir gün kendi etrafına bir kabuk yaratmayı öğrenmen gerekecek. Ceviz kabuğu kadar sert bir kabuk. Kimsenin göremeyeceği, bir tek senin bildiğin bir kabuk.
*****
Tarih kendi hatalarını düzeltmeyi bilir.
*****
Dürüstlük işe yarar
***** 
Gerçeğin söylemem gerektiği kadarını değil, cüret edebildiğim kadarını söylüyorum ve yaşlandıkça cüretim artıyor.
*****
Montaigne hayatın amacının insanın kendini kendine adaması olduğunuı söylemiş.
*****
Zaman bazen bizi şaşırtabiliyor.
*****
Tarih tek yönlü bir yol. İleri doğru yürümeye devam etmek zorundayız. Ama her zaman ileri bakmak zorunda değiliz. Bazen de etrafa bakınıp gördüklerimizin keyfini çıkarabiliriz.
*****
Artık yalıtılmış değilsin; ama kaynak olup akabilmek için önce hayata dokunman gerekir bence.
Fitzgerald
 
KİTAPTAN MÜZİKLER;
 
https://www.youtube.com/watch?v=f7vLOjzG4no