OKUDUKLARIM 170 MÜBADELE AŞKLARI / GÜLSÜM ÖZ

21 Haziran 2017

OKUDUKLARIM 170 MÜBADELE AŞKLARI / GÜLSÜM ÖZ

Aynı acıları, aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı. Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk, diğeri İstanbullu Rum'du. Ne sürgünlere, ne fırtınalara tanıklık etmişler… Gün görmüşler, aç kalmışlar, gülmüşler, ağlamışlar… Aşkla üstesinden gelmişlerdi. Özgürlük ve Aşk varsa başka şeye ne gerek... "Seni dinlemeyeceğim… Çocuğu götürüyorum. Kendini toparla… Gel oğlunu al." demişti. İstanbul'a 1997 yılında ayak bastığında dedelerinden duyduğu İstanbul'a değil de sanki Kavala'nın en yoksul mahallesine gelmişti. O trafik karmaşasından çıkan araç, yoksulluk çağrıştıran sokakları geride bırakmış sahil yoluna sapmıştı. Boğaz'ın güzelliği karşısında büyülenen Yusuf'un gözyaşları dinmişti. Hele bindiği araba kocaman bir köşkün önünde durup da evin iki yana açılan kapısından fırlayan Aleyna'yı görünce Yusuf'un yüzü gülmüş, garip bir şekilde kalbi çarpmaya başlamıştı. Daha o ilk görüşte sevmişti Aleyna'yı.


EVİN İÇİNDE MUTLULUK YARATMAK

20 Haziran 2017

EVİN İÇİNDE MUTLULUK  YARATMAK
Dairelerimiz çok çeşitli eşya ve objeler ile doludur. Ancak evdeki her şey iyi değildir. Evdeki atmosferi düzeltmek için eski sihirli ipucu yazacağım size.




Çicekler her zaman sahibinin durumunu yansıtır. Renklere önem veriyorsanız bu renkler sizi negatiflikten uzak tutacaktır.


Evdeki işlenmiş derilerin başarılı iş hayatına ve para artışına etkileri vardır. Yalnız bunların iyi bir bakıma ve özenli kullanıma ihtiyaçları vardır. 


Kuru çiçekler, vazoda bir buket refah, zenginlik, sağlık ve konforu teşvik eder. Negatif enerjiyi etkisiz hale getirirler. Ev çiçeklerinde ve otlardaki enerjiyi daha da geliştirin, kirişlere belli bir yere asın veya arka odalara asın.Unutmayın, her köy evinin başında tavandan asılmış şifalı otlar vardır. Otlar ve çiçekler evde saklanır ve doğal olarak kurur, pozitif enerjiyi serbest bırakır.



Hayvan figürleri (acayip olanlar değil) evin zarardan korunmasına ve para zenginliğini korumasına yardımcı olur. Köpekler, ayılar, kaplanlar, ejderhalar sizi korur. Bazı evler de fillerin olduğunu hatırlayınız...



Yastıklarda ki çiçekler sağlık koruyucularıdır. 
Yastıklarda ki manzara bina görüntüleri başarıyı temsil eder.  Yastıklarda ki insan ve hayvan görüntüleri tehlikelerden korur. Goblen yastıklar aydınlık renkli ise sevdiğinizden ayrılmamanızı temsil eder.

BİR KADINDAN ALTERNATİF NAMUS TARİFLERİ

19 Haziran 2017

BİR KADINDAN ALTERNATİF NAMUS TARİFLERİ





Yüzüme “abla” deyip, ardımdan cinsel fanteziler kuran erkeklerin namus kriterlerine göre namussuz olabilirim; ama saatlerce gitar çalıp, bir çay parası bile kazanamayan bir sokak müzisyenine sokulup, “oynak bir şeyler çalsana “ demiş ve o çalarken gönlünce dans edip, sonra para kutusunu seyircilere uzatarak, o müzik emekçisinin birkaç gün geçinebileceği kadar para toplamış ve müzisyene gülümseyerek “hoşça kal can” deyip basıp gitmiş bir kadın olarak namuslu olduğumu düşünüyorum bayım!

Üzgünüm bayım; ne evlenilecek bir kadınım, ne de eğlenilecek bir kadın! Beraber çay demleyip, beraber dertleşebiliyorsak, beraber dere tepe gezip, beraber bir sokak kedisini sevebiliyorsak, beraberce geçirdiğimiz zaman dilimlerine, bir başımıza, özgürce geçirebileceğimiz zaman dilimleri ekleyebiliyorsak, ben buna bölüşmek diyorum. Ben bölüşülecek bir kadınım bayım ve bu durumun sana uyması yetmez; senin de bölüşülecek bir adam olduğunu duyumsamam gerekir.Bölüşebilen bir kadın olarak namuslu olduğumu düşünüyorum bayım!

Hiçbir evin ve hiçbir erkeğin kadını değilim; namusun bakirelikte, giyim kuşamda ve ağırbaşlılıkta aranması bana saçma sapan geliyor. An gelir, bir kabalıkla karşılaşınca ağzımı bozabilirim; an gelir, şarkılar söyleyerek kendimi yollara vurabilirim ve an gelir, belediye otobüsünde iki bacağını iki yana atmış bir erkek cinsiyetinin çükünden taraf değil de, yüzünden taraf bakıp, kendisine “namussuz” diyebilirim! Namussuzluk sömürüdür bayım; metalaştırma, yaftalama ve hor görmektir. Ağaçlarla insanları, kuşlarla çocukları can belliyorum ben; can sırrına eren bir kadın olarak namuslu olduğumu düşünüyorum bayım!

Alışveriş gibi bir takıntım yok; yemek tarifleri, kozmetik ya da çoğu kadının ilgi duyabileceği trendlerle de işim olmaz. Neşemi, kederimi ve canımın acısını belli etmek, beni kadınların gözünde namussuz yapsa da, o kadınların uzak durduğu hamallarla, kağıt toplayıcısı genceciklerle ve evsiz barksız çocuklarla tost yemenin ve dertleşmenin huzurunu nasıl anlatsam bilmiyorum size; huzurun ne olduğunun farkında bir kadın olarak namuslu olduğumu düşünüyorum bayım!

Ben aşka inanıyorum bayım, sevişmeye değil. Aşık olmadığım hiç kimseyle sevişmedim ve aşk da çok daha engin bir güzellik benim için. 

Mesela gökyüzüyle aramda bir şey var; çiçeklerime ve betonların arasından serpilivermiş bir tutam yeşilliğe kanım kaynayıveriyor ve anlıyorum ki aşığım. Aşkı içselleştirmiş bir kadın olarak namuslu olduğumu düşünüyorum bayım!

Bana dayatılmış bütün rolleri reddediyorum. Annelik bir zorunluluk değil benim için; ama annesi olmadan hiçbir çocuğun, bağrıma basabilirim bütün çocukları. Kendimi ve açları doyuracak kadar yemek yapabilirim; ama elimden geldiğince çekiç, tornavida ve pense de kullanabilirim. Hiçbir erkeğe hesabı yıkmışlığım yoktur ve hiç kimseye ihtiyaç duymadan tek başıma bir bara gidip iki bira içebilirim. Kendine yeten bir kadın olarak namuslu olduğumu düşünüyorum bayım!

Sana alternatif namus tarifleri verdim bayım; benim namus anlayışım da böyle işte! Toplumun diktiği duvarları aşmak gibi bir derdim yok. Gökyüzünün, bahar bahçelerin ve evrenin sonsuzluğunun bana nasıl iyi geldiğini bilen bir kadın olarak namuslu olduğumu düşünüyorum bayım!


Ergür Altan (erguraltan@gmail.com)

İZLEDİKLERİM 81

18 Haziran 2017

İZLEDİKLERİM 81

BİR FİNCAN AŞK

Zoe Walker ziraat mühendisliği yapmaktadır genel olarak kahveler üzerine çalışmaktadır ve özel bir kahve üretimi yapabilmek için kolombiya'ya gider ve orda kahve arazisi olan birisiyle tanışır yeni bir üretim şekli ile aromalı bir kahve üretmeye çalışacak olan Zoe Walker arsa sahibi ile geçen süre sonrasında yakınlaşmaya başlayacaktır. Aralarındaki ilişki büyük bir aşka doğru devam edecek çalışmalarıda aynı yönde gidecektir.


PASTORAL AMERİKA

Film tam olarak gerilim türünde olarak görünse de dram olarakta düşünülebilir 1960 'lı yıllarda Amerika'nın büyük toplumsal sıkıntıları çektiği zamanlarda çok zengin olan ve bir o kadarda saygın olan bir ailenin o yıllarda nasıl çöküşe geçtiğinden başlayan film toronto film festivalinde ödül almıştır.


KONSTANTİN

Los Angeleslı özel dedektif John Constantine'in doğaüstü olaylardaki başarısı yadsınamaz. Bu başarısının, kelimenin tam anlamıyla, Cehennem'e gitmiş ve geri dönmüş olmasıyla yakından ilgisi vardır. Eliyle tutup gözüyle görmediği hiç bir şeye inanmayan polis memuru Angela Dodson, ikiz kızkardeşi esrarengiz bir şekilde intihar edince, Constantine'le işbirliği yapmak zorunda kalır. İkili cenennem yaratıkları ve iblisleri alt edip, Los Angeles'ın karanlık sokaklarında yollarını bulmak için birlikte savaş verirler.


SEVMEK

İnşaat işçisi Richard Loving ile siyahi olan Mildred Jeter birbirlerine aşık olurlar. Richard o bölgede bir arazi alıp kendi evlerini yapmayı ve Mildred ile evlenmeyi hayal etmektedir. Fakat 1950'li yıllarda Virginia'da beyazların siyahlarla evlenmesi yasaktır. Bu yüzden Washington'a gidip burada resmi nikah yaparlar ve yaptıkları evde yaşamaya başlarlar. Fakat resmi olarak evlilikleri orada geçersizdir. Bu nedenle orada beraber yaşamaları yasaklanır. Bu eşitsizliği yıkmaya karar veren çift, haklarını mahkemede aramaya karar verir ve yasaların değişmesine kadar gidecek bir hukuk savaşı başlatırlar.


ŞEYTANIN GELİNİ

Film 17. yüzyılda geçmekte o dönemde cadılarla ilgili kulaktan kulağa hikayeler anlatılmaktadır. Bitki uzmanı'nın yanında çalışan güzel bir kız  hayatına giren bir balıkçıya aşık olacaktır. Aralarında büyük bir ilişki başlasade balıkçı aslında evlidir. Bununla birlikte kasabaya yeni gelmiş bir savcı kendini neredeyse tanrının elçisi zannederek katı kurallarını uygulamaya başlayacaktır.

Tanrının inancından çıkan kendisi şeytandır.
Kitaplar yalan söylemez.



RESİMLERİN ŞARKILARI..........

17 Haziran 2017

RESİMLERİN ŞARKILARI..........

Havada Aşkkkkkkkkkk kokusu varrrrrrrrrrrrr



Uzat dudaklarını öpeyimmmmmmm





Gitsem mi kalsam mı?






Aşk dediğin yani senden ibaret...






Duruyormuş orda.........




Gitmeeeeeee