Bütün Akrabalarım. Bugün hayat çemberi içerisinde kendimle beraber sizleri onurlandırıyorum. Bu duada sizlerden de bahsetme fırsatı için şükrediyorum.
Yaradana, bu muazzam hayat armağanı için teşekkür ediyorum.
Yaradana, bu muazzam hayat armağanı için teşekkür ediyorum.
Kemiklerimi ve yaşam deneyimimin bütün temellerini inşa eden ve koruyan Mineral/Toprak Nesline teşekkür ediyorum.
Bedenimi ve organlarımı destekleyen, güçlendiren ve hastalıklar için şifalı otlar sunan Bitki Nesline teşekkür ediyorum.
Beni kendi etiyle besleyen ve hayat yolunda bana sadık yoldaşlığını sunan Hayvan Nesline teşekkür ediyorum.
Dünya hayatının kutsal çemberinde birer ruh olarak benimle aynı yolu paylaşan İnsan Nesline teşekkür ediyorum.
Hayatın iniş-çıkışları arasında görünmez rehberlerim olan ve çağlar boyunca ışığın fenerini taşıyan Ruh Nesline teşekkür ediyorum.
Değişimin ve büyümenin Dört Rüzgârına teşekkür ediyorum.
Hepiniz benim bağlarımsınız, akrabalarımsınız, sizler olmadan hayatta olamazdım. Hayat çemberinin içerisinde hepimiz beraberiz, birlikte varoluyoruz, birbirimize muhtacız, kaderlerimizi birlikte yaratıyoruz. Biri diğerinden daha önemli olmayacak şekilde. Bir nesil diğerinden evrilerek ama hâlâ bir üsttekine ve bir alttakine ihtiyacı olacak şekilde. Hepimiz Büyük Gizemin parçalarıyız.
Bu hayat için teşekkür ederim.
Aho Mitakuye Oyasin duası
Foto: Şimdiye kadar gördüğümüz en büyük aurora gösterilerinden biri! Tromsø, Norveç.
Yazı: Facebooktan alıntıdır...
Hepinize güzel bir hafta diliyorum. Bizi sorarsanız bildiğiniz gibiyiz. Bu hafta biraz yorucu geçti. Malum kış hazırlıklarına başladık, bamya, yeşil fasulye yaptık sıra domateste idi pazartesi günü 4 büyük sandık domates aldık, soyduk, kaynattık yarısını biberli makarna ve menemenlik yaptık, diğer yarısını çorbalık ve yemeklik yaptık. Geriye közleme, turşu ve tarhana işi kaldı. Allah ağız tadıyla yemeyi nasip etsin.
Bu hafta pazartesi günü komşu çiçekçi Süleyman ağbinin yerinde bir bayan giyimi gördüm, afalladım diyebilirim. Bayan türban takmış siyah, siyah uzun kollu gömlek giymiş boyu belde bitiyor ve evet işin ilginç tarafı şimdi geliyor, altında siyah tayt vardı!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Bana biraz döneme uygunluk yaratma modası olmuş gibi geldi.
Bu hafta annem birkaç ay önce ölen büyük dayımı rüyasında görmüş, sabah anlattı bayağı bir kahkaha attım. Bana para lazım, para ver diye annemi kovalıyormuş. Sağlığında yüzlerce dekar tarla yedi, annemlere miras bırakmadı, öbür tarafta da para lazım olmuş, bir de seni bulmuş rüyana girecek diye güldüm durdum:)))
Ara ara temizlik yapıyorum, iyice küçülmüş olmayan giysilerden elime geçiyor onları poşetliyorum bir yerde daha sonra sevgi mağazasına götüreceğim. Modası geçmiş olanları ise elimde tutuyorum evde giyilecek yinede giyilecek diyorum. Bu hafta pazara kışlıklar düştü bir sweat tshirt pazarda 300 TL idi, daha sonra akşam üstü Erkan ağbi sergiye geldiğinde dolaştım biraz birkaç çift çorap aldım kendime derken bir sergi daha keşfettim orada sweat tshirt 125 TL idi haftaya bakarım dedim, panayıra gidecekmiş sonraki hafta bakacağım artık.
Annem kaynattığımız domatesleri hep elde kevgirden geçiriyordu, bu sene kuvvetim yok dedi, evdeki rondoda küçük, gittim karacadan bir üçlü takım aldım, parçalayıcı, mikser, blender. İyi oldu evdeki küçük olan mikser ve blender ve rondoyu bir poşete koyduğum gibi bahçe demirlerine astım. Yukarı çıkan romanlar ben böyle poşet astıkça ihtiyacı varsa alır gider, yine öyle oldu ihtiyacı olan biri almış.
Bu hafta pek bir şey dinleyemedim. Sadece ufak çaplı bir iki yürüyüş yaptım.
Bu kahve içişim ağbim için evden çıktığımda idi salı günü idi, Pazartesi pazarda eski bir aile dostumuza rastladı, oğlu şarküteri dükkanı açmıştı ara ara uğrardım. Dükkanda çok güzel paçal (koyun,keçi,inek sütünün karışık haline verilen isim) peynir ve kaşar var deyince ağbim hemen ertesi gün dükkana gönderdi beni, çünkü tam bir paçal hastası kendisi bu karışık sütlerden üretilen peynirleri çok sever.
Akşam olupta domates kaynatma ve rondodan geçirme işlemine ara verince gazete ve çaya kaçan ben oluyorum burada da:)))
Resme tıklarsanız eskiler yeniler karışımı bir müzik karışımına gideceksiniz.....
Bir akşam bayağı bir gök gürledi, ertesi gün yağmur başladı, ağbim şu soruyu sordu bana:
Kelebekler ölüm dansı yaptı mı?
Hemen internete baktım, haberi buldum evet dedim, o zaman sonbahar başladı dedi.....
Haber şurada siz de okuyabilirsiniz...
Ben de sergiye yanımda kitap götüreyim diyorum ama, hırsızlar mal çalar diye cesaret edemiyorum. Beyefendiyi tebrik etmek lazım.
Resim alıntıdır.
Bu yazı yayında iken yine pazarda sergi başında olacağım. Yarın yani salı günü ise ilimizin eğitim araştırma hastanesine gideceğim, sintigrafi yaptıracağım. Bu son 2 gün çay kahve ilaç alımım yasak, zor duruyorum kahvesiz ama yapacak bir şey yok. Dualarınız benle olsun, damar bozukluğum var mı bunun tespiti yapılacak.
Hoşçakalın sağlıkla kalın.....















