CENNETİN KILIK DEĞİŞTİRMİŞ HALİ DEĞİL MİDİR MÜZİK? (İNESİN EZGİSİ)

21 Ağustos 2023

CENNETİN KILIK DEĞİŞTİRMİŞ HALİ DEĞİL MİDİR MÜZİK? (İNESİN EZGİSİ)

 

 
 Bütün Akrabalarım. Bugün hayat çemberi içerisinde kendimle beraber sizleri onurlandırıyorum. Bu duada sizlerden de bahsetme fırsatı için şükrediyorum.
Yaradana, bu muazzam hayat armağanı için teşekkür ediyorum.

Kemiklerimi ve yaşam deneyimimin bütün temellerini inşa eden ve koruyan Mineral/Toprak Nesline teşekkür ediyorum.
Bedenimi ve organlarımı destekleyen, güçlendiren ve hastalıklar için şifalı otlar sunan Bitki Nesline teşekkür ediyorum.

Beni kendi etiyle besleyen ve hayat yolunda bana sadık yoldaşlığını sunan Hayvan Nesline teşekkür ediyorum.
Dünya hayatının kutsal çemberinde birer ruh olarak benimle aynı yolu paylaşan İnsan Nesline teşekkür ediyorum.

Hayatın iniş-çıkışları arasında görünmez rehberlerim olan ve çağlar boyunca ışığın fenerini taşıyan Ruh Nesline teşekkür ediyorum.

Değişimin ve büyümenin Dört Rüzgârına teşekkür ediyorum.

Hepiniz benim bağlarımsınız, akrabalarımsınız, sizler olmadan hayatta olamazdım. Hayat çemberinin içerisinde hepimiz beraberiz, birlikte varoluyoruz, birbirimize muhtacız, kaderlerimizi birlikte yaratıyoruz. Biri diğerinden daha önemli olmayacak şekilde. Bir nesil diğerinden evrilerek ama hâlâ bir üsttekine ve bir alttakine ihtiyacı olacak şekilde. Hepimiz Büyük Gizemin parçalarıyız.
Bu hayat için teşekkür ederim.

Aho Mitakuye Oyasin duası
 
Foto: Şimdiye kadar gördüğümüz en büyük aurora gösterilerinden biri! Tromsø, Norveç.
 
Yazı: Facebooktan alıntıdır...
 

Hepinize güzel bir hafta diliyorum. Bizi sorarsanız bildiğiniz gibiyiz. Bu hafta biraz yorucu geçti. Malum kış hazırlıklarına başladık, bamya, yeşil fasulye yaptık sıra domateste idi pazartesi günü 4 büyük sandık domates aldık, soyduk, kaynattık yarısını biberli makarna ve menemenlik yaptık, diğer yarısını çorbalık ve yemeklik yaptık. Geriye közleme, turşu ve tarhana işi kaldı. Allah ağız tadıyla yemeyi nasip etsin.  
 
Bu hafta pazartesi günü komşu çiçekçi Süleyman ağbinin yerinde bir bayan giyimi gördüm, afalladım diyebilirim. Bayan türban takmış siyah, siyah uzun kollu gömlek giymiş boyu belde bitiyor ve evet işin ilginç tarafı şimdi geliyor, altında siyah tayt vardı!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Bana biraz döneme uygunluk yaratma modası olmuş gibi geldi.
 
Bu hafta annem birkaç ay önce ölen büyük dayımı rüyasında görmüş, sabah anlattı bayağı bir kahkaha attım. Bana para lazım, para ver diye annemi kovalıyormuş. Sağlığında yüzlerce dekar tarla yedi, annemlere miras bırakmadı, öbür tarafta da para lazım olmuş, bir de seni bulmuş rüyana girecek diye güldüm durdum:)))
 
Ara ara temizlik yapıyorum, iyice küçülmüş olmayan giysilerden elime geçiyor onları poşetliyorum bir yerde daha sonra sevgi mağazasına götüreceğim. Modası geçmiş olanları ise elimde tutuyorum evde giyilecek yinede giyilecek diyorum. Bu hafta pazara kışlıklar düştü bir sweat tshirt pazarda 300 TL idi, daha sonra akşam üstü Erkan ağbi sergiye geldiğinde dolaştım biraz birkaç çift çorap aldım kendime derken bir sergi daha keşfettim orada sweat tshirt 125 TL idi haftaya bakarım dedim, panayıra gidecekmiş sonraki hafta bakacağım artık.  

Annem kaynattığımız domatesleri hep elde kevgirden geçiriyordu, bu sene kuvvetim yok dedi, evdeki rondoda küçük, gittim karacadan bir üçlü takım aldım, parçalayıcı, mikser, blender. İyi oldu evdeki küçük olan mikser ve blender ve rondoyu bir poşete koyduğum gibi bahçe demirlerine astım. Yukarı çıkan romanlar ben böyle poşet astıkça ihtiyacı varsa alır gider, yine öyle oldu ihtiyacı olan biri almış. 

Bu hafta pek bir şey dinleyemedim. Sadece ufak çaplı bir iki yürüyüş yaptım.


Bu kahve içişim ağbim için evden çıktığımda idi salı günü idi, Pazartesi pazarda eski bir aile dostumuza rastladı, oğlu şarküteri dükkanı açmıştı ara ara uğrardım. Dükkanda çok güzel paçal (koyun,keçi,inek sütünün karışık haline verilen isim) peynir ve kaşar var deyince ağbim hemen ertesi gün dükkana gönderdi beni, çünkü tam bir paçal hastası kendisi bu karışık sütlerden üretilen peynirleri çok sever. 


Akşam olupta domates kaynatma ve rondodan geçirme işlemine ara verince gazete ve çaya kaçan ben oluyorum burada da:)))


Bahçeden bir gül resmi...
Resme tıklarsanız eskiler yeniler karışımı bir müzik karışımına gideceksiniz.....


Bir sahaf ziyareti....


Bu da bir migros ziyareti idi....
 
Bir akşam bayağı bir gök gürledi, ertesi gün yağmur başladı, ağbim şu soruyu sordu bana:
Kelebekler ölüm dansı yaptı mı?
Hemen internete baktım, haberi buldum evet dedim, o zaman sonbahar başladı dedi.....
Haber şurada siz de okuyabilirsiniz...
 
 
 
Ben de sergiye yanımda kitap götüreyim diyorum ama, hırsızlar mal çalar diye cesaret edemiyorum. Beyefendiyi tebrik etmek lazım.
Resim alıntıdır. 

Bu yazı yayında iken yine pazarda sergi başında olacağım. Yarın yani salı günü ise ilimizin eğitim araştırma hastanesine gideceğim, sintigrafi yaptıracağım. Bu son 2 gün çay kahve ilaç alımım yasak, zor duruyorum kahvesiz ama yapacak bir şey yok. Dualarınız benle olsun, damar bozukluğum var mı bunun tespiti yapılacak. 
 
Hoşçakalın sağlıkla kalın..... 

OKUDUKLARIM DERGİ 2023/17 KAFA SAYI :104

17 Ağustos 2023

OKUDUKLARIM DERGİ 2023/17 KAFA SAYI :104

 

 
Müziğimizi açalım, okumaya öyle başlayalım...
 
 
 
 




















 

 

OKUDUKLARIM DERGİ 2023/16 BAVUL SAYI :86

16 Ağustos 2023

OKUDUKLARIM DERGİ 2023/16 BAVUL SAYI :86

 

 
Müzikle başlayalım hem okuyalım hem dinleyelim:))
 

 




















OKUDUKLARIM 2023/67 BOŞ DOLAPLAR

15 Ağustos 2023

OKUDUKLARIM 2023/67 BOŞ DOLAPLAR

 

 
Küçük bir kafe-bakkal işleten anne babanın etrafında şekillenen mutlu bir çocukluk, okul hayatı, yeni bir sosyal çevre, yabancılaşma, sınıf atlama arzusu, onaylanma ihtiyacı, öfke patlamaları, utanç, kürtaj... Seneler’e uzanan oto-sosyobiyografi yazınının da habercisi olan Boş Dolaplar, iki ayrı dünya –eğitimsiz işçi sınıfı ve eğitimli burjuva sınıfı– arasında sıkışıp kalmış, okul yaşamındaki başarılarıyla ailesinin temsil ettiği her şeye karşı kendini yeniden inşa etmeye çalışan genç bir kızın, Denise Lesur’ün hikâyesi. Ernaux, ne olmak istediğinden ziyade ne olduğuyla cebelleşmek zorunda kalan, toplumsal yükseliş sancıları çeken otobiyografik karakteri Denise’in yaşamını anlatırken her zamanki gibi sakınmasız ve cesur. “Ernaux’nun kitapları birer itiraf değil, bir tür kişisel epistemolojidir... Onları okumak, o anlaşılmaz, acı verici, zaruri ‘oluş’ sürecini anlama girişimidir.” The New Yorker “Boş Dolaplar, 1950’li yıllarda Fransa’daki sınıf sisteminden ve bir kadının sınıf atlamak, geçmişini unutmak için verdiği mücadeleden daha fazlasıdır. Bu roman, kültürel anlamda haklarından mahrum bırakılmışların kendi sesleriyle konuşmasına, gerek konusu itibarıyla gerek edebî biçimiyle, unutulmaz bir katkı sunuyor.” The Bloomsbury Review  
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Etkilendiğim bir kitap olmadı, konusunda yine kürtaj olayı vardı. 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Günah fikri günahın kendisinden daha uzun ömürlü.
******
Kibir kendini farklı sanmak
******
Sadece kusursuz anları seviyorum.
******
Her kapıyı açar hukuk diploması
******
 
 
 
KİTAPTAN MÜZİKLER;
 
https://www.youtube.com/watch?v=5p2k55F-uag
https://www.youtube.com/watch?v=G4BTR_lnjqs

GÖZYAŞLARININ BİR NEDENİ VARDIR, SANA GÜÇ VERİR, ZAYIFLIK VERMEZ

14 Ağustos 2023

GÖZYAŞLARININ BİR NEDENİ VARDIR, SANA GÜÇ VERİR, ZAYIFLIK VERMEZ

 

 
Hayatta hiçbir şeyin sebepsiz yere gerçekleşmediğini söyleyen dört Kızılderili Ruhanilik yasası vardır. Bunu anladığınızda,
üstesinden gelmek çok kolaydır ve olanlara güvenle bakar, var olanlar için şükreder ve olacaklar için mutlu olursunuz.
 
İlk yasa şöyle der:
Karşına çıkan kişi doğru kişidir.
Yani, hiç kimse hayatımıza tesadüfen girmez, çevremizde bizimle etkileşim halinde olan tüm insanlar ya bizi eğitmek ya da içinde bulunduğumuz durumda bize yardımcı olmak için bir şeyler yaparlar.
 
2. yasa şöyle der:
"Olan şey, olabilecek tek şeydir
Başımıza gelenlerin hiçbiri ama hiçbiri farklı olamazdı. En önemsiz ayrıntı bile. Sadece "Eğer farklı yapsaydım... Farklı olurdu..." Hayır, olabilecek ve olması gereken tek şey olanlardır, böylece ilerlemek için derslerimizi öğrenebiliriz. Hayatta başımıza gelen her şey, evet, her durum kesinlikle mükemmeldir, ruhumuz egomuza dirense ve onu kabul etmek istemese bile.
 
Üçüncü yasa şöyle der:
′′ Bir şeyin başladığı her an doğru zamandır ′′
Her şey doğru zamanda başlar, er ya da geç değil. Hayatımızda yeni bir şeye hazır olduğumuzda, o zaten başlangıçta oradadır.
 
Dördüncü yasa der ki:
Biten şey bitmiştir.
Bu kadar basit. Hayatımızda bir şey sona erdiğinde, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu nedenle, artık kazanılmış olan deneyimlerin hakkını vererek bırakıp ilerlemek daha iyidir.
Bunu burada okuyor olmanızın bir tesadüf olduğunu sanmıyorum. Eğer bu metin bugün sizinle buluşuyorsa, bunun nedeni koşullara uymanız ve dünyanın hiçbir yerinde hiçbir yağmur damlasının kazara düşmediğini anlamanızdır
yanlış yerde değildir.
Bırak gitsin...
Tüm varlığınızla sevin.
Sonsuz mutlu olun..
Her gün mutlu, mutlu bir gün.
❤️
Ben varım.
Sensin.
Biziz.
Birlik.
💫 ✨ 💓 ✨ 💫
Angels affirmations sayfasından çevrilmiştir. 
 

 
Hepinize güzel sağlıklı ve mutlu bir hafta diliyorum. Bir hafta pazarcılığa ara vermiştik, araba arızasından dolayı. Çok korktuk motor gitti diye, yoksa çok büyük rakamlı bir arıza idi bu. Ama devri daim arızalanmış, ucuz yırttık diyorum bu konuda. Cumartesi tekrar pazarda idik, o zamana kadar neler yaptım. Yürüyüş yaptım, köyden 8 kilo yeşil fasulye geldi dondurucuya kaldırdık. Diyete devam ediyorum. Pazara giderken soğutucu çantası içine buz aküsü koyarak yiyeceklerimi soğuk tutuyorum. Pazarda kolaylık açısından kavanoz yiyeceği taşıyorum.
 
- 2 kaşık yulaf
- 2 parçalanmış ceviz
- 1 tatlı kaşığı chia tohumu
- 1 çay kaşığı tarçın
-3 yemek kaşığı yoğurt 
 
ile karıştırıp kavanozda, kapağını kapatıp akşamdan buzdolabına koyuyorum. Sabah istediğim meyveyi üstüne doğrayıp çantaya yerleştiriyorum. Biri öğlen yemeğim için oluyor.

Sabah kahvaltısı içinse yulaflı pankek yapıyorum.

- 2 yemek kaşığı yulaf unu
- 1 yumurta
- Göz kararı süt
- pulbiber, kekik
- ekşimik

az yağlı tavada pişiriyorum parça parça olarak. Sabah 10 da migros açıldığında oradan ağbime ekmek alırken kendime de ayran alarak sabah tüketiyorum.
 
 
Kütüphaneye uğradım. Kullanıcıların bağışladığı kitaplar üyelere sunulmuş. Birçok bağışladığım kitabı aralarında görünce sevindim.
 


Yürüyüşlerde aldığım dergilerim.
 

Ne zenginlik doymaz bir açgözlülüğü söndürür, ne de yetke aşağılık tutkularıyla kı­rılmayacak zincirlere bağlanmış adamı kendinin efendisi yapar. Dürüst olmayan insanlara bahşedilen yüksek mev­ki onları değerli hale getirmez, sadece değersizliklerini or­taya çıkarır ve açıkça kanıtlar.
 
Felsefenin Tesellisi/ BOETHIUS

 
Pazardan geldiğimde yorgunluktan şekil üstteki gibi sızıyorum. Özellikle sırtım çok ağrıyor  ve evden de arkalıklı sandalye götürüyorum üstelik.
 

Herkesin, başkasına biçim vermek, kendilerine uymayan yanlarını düzeltmek ve ortalamanın kalıplarına oturtmak için yedeğinde taşıdığı, ahlaksızlığın ahlakı olarak nitelenebilecek, ikiyüzlülükten ve ihanetten bir kalıbı vardı.
 
İnsan İnsanın Acısını Alır/Şükrü ERBAŞ 
 
Resim alıntıdır.

Hafta içi bayağı bir dinleme yaptım, özellikle çalıştığım şirketin Ceo'sunun bir yayınına denk geldim youtube da, podcast serisi hazırlamaya başlamış. Takibe aldım ve 3 podcastini de severek dinledim. 
Elif hanımda sevdiğim bir sanatçı pazar günümü şenlendirdi.
 
Kendinize iyi bakın, hoşça kalın, dostça kalın:)))