VİCDANIMIZ YANILMAZ BİR YARGIÇTIR (BALZAC)

21 Mayıs 2020

VİCDANIMIZ YANILMAZ BİR YARGIÇTIR (BALZAC)

Anlatacak bir şey bulmak bu karantina günlerinde o kadar zor ki rutine bağlanmış bir yaşam var.  Bugünün tek farkı çarşıya gitmem. 
Ağbimin kızına ve torununa çanta örmüştüm, astarlanması için çantacıya vermiştim onları aldım.



Çarşıda tshop a uğradım, ağbime şeker çorabı aldım 3 tane.

Oradan migrosa geçtim çok sevdiğim bisküviden aldım raf fiyatı 4.75 kasaya gelince 5.50 oldu, itiraz ettim, para üstü verdiler olayı düzelttiler. Kitaplarda indirim devam ediyordu sepete 2 tane kitap daha attım.


Migrostan sonra ana sağlığa gittim annem ile ağbime ilaç yazdırdım. Eczaneye geçip ilaçları aldım eve geldim. Üstümü çıkardım doğru makinaya attım, 1 bölüm dizi izledim film izleyemedim....



OKUDUKLARIM 28 KOKU

20 Mayıs 2020

OKUDUKLARIM 28 KOKU


Patrick Süskind'in, Almanya'da ilk yayımlanışında tam anlamıyla olay yaratan, aylarca liste başlarında kalan Koku adlı bu romanı, gerçekte alışılagelmiş çoksatarların oldukça dışında kalan, tarihsel boyutlarda kapsamlı bir toplum eleştirisini sergileyen bir kitap. Olay, 18. yüzyıl Fransasında geçer; kitabın kahramanı Jean-Baptiste Grenouille ise tüm insani duyumlardan ve duygulardan yoksun, salt kokulara karşı görülmedik ölçüde duyarlı ve istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten kesinlikle çekinmeyen bir katildir. Herkesin ve her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dâhi olan Grenouille, kendi kokusunun bulunmadığını, onun bulunduğu yerlerde insanların insan kokusunu alamadıklarını anladığı gün, dünyasını da yitirir. Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına onun için sanki insanmış izlenimini verebilecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bireyselliğini hiçbir zaman edinememiş toplum tekini, kendi benliğinin dışında her şeyi yaratabilmiş dâhiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde ancak bir Kafka'da görülebilecek bir insanlık trajedisinin simgesidir.

Hayatı, koklamak üzerine kurulu bir katilin hikayesi.Bütün kokuları duyabilen katil, kendi kokusu olmadığını fark edince dünyası alt üst olur. Kendi kokusu olmadığını anladığında bu adam, kendine çeşitli kokulardan bir insan kokusu parfümü hazırlar ve sürünür. 
Sonra kadınların  kokuları çeker onu . Onların kokusunu ele geçirmek ister. Bunun için onları öldürmesi gerekmektedir. Sonra ise onların teninden yayılan kokuyu bir yöntemle elde ederek küçük şişelere sığdırmayı başarır. Katil ,bu kokuyu üzerine sürdüğünde artık bir melektir, bir şekilde bu olağanüstü kokuya doğru yönelir bütün insanlar. 

insanın aklını kullanabilmesi için en başta iç güvenine, huzura ihtiyacı vardı.
*****
Uyumak başarının ruhunu tehlikeye atardı.
*****

İNSAN KALBİ NE İSTEDİĞİNİ BİLİR

İNSAN KALBİ NE İSTEDİĞİNİ BİLİR

Bugün sanki pazarmış gibi geldi bana. Akşam bayram ve arifenin sokağa çıkma yasağı olduğunu öğrendik. Hemen tatlıcıya telefon açıp tatlının siparişini iptal ettim. Zaten fazla gelen giden yoktu iyice yasakladılar. Gerçi apartman içi daireler ziyaret edilir diye düşünüyorum. Bize gelse gelse bitişik komşular gelir diye düşünüyorum:)) Kuruıyemişçiden biraz çikolatalı şeker aldık mı tamam.


Arka planda annemin de olduğu bir resim çekmişim. Oda oturmuş orada bahçeyi seyrediyor. 


Akşam kitap okumaktan sıkıldım, biraz dergi okuyayım dedim. 
Ağbim çarşıya indi, arkadaşının yanına takılmış biraz. O yokken dayımın oğlu geldi, köyden geliyormuş, sulama yapmış ektikleri fasulyeye. Onlar tarlaya ekiyorlar yazında satıyorlar fasulyeyi.


RUHLARIN KAÇIŞI

Chihiro isimli bir kızın ailesiyle yeni evlerine taşınmaya giderlerken yollarını kaybetmesiyle başlıyor Ruhların Kaçışı. Karşılarına çıkan bir tünele girdiklerinde tünelin sonunda farklı bir dünyayla karşılaşırlar. Terk edilmiş zannettikleri bir lunaparkta lezzetli yemekleri görüp açgözlülükle yemeye başlayan annesi ve babasına nazaran Chihiro korkmaya başlamıştır ve bir an önce oradan kaçmak ister. Ancak bu arada annesi ve babası yedikleri yemekler yüzünden domuza dönüşür. Bu sırada hava kararmaya başlamıştır ve Chihiro etrafta ruhlar görmeye başlar. Geri dönüş yolu da sular altında kalınca hem kendisini hem de ailesini kurtarmak için ruhların dinlenme ve temizlenme yeri olan bu esrarengiz yerde çalışmaya başlar. Bu o kadar kolay olmaz tabi. Haku adında bir çocuğun yardımıyla kendisini bu dünyaya kabul ettiren Chihiro, çok çalışmak zorundadır.Herkesin bir parça altın için birbirini yediği bu dünyada bir avuç altını elinin tersiyle iten, sadece iyilik ve sevgiyle tüm kötülüklere karşı duran Chihiro, kendisine ‘Sen’ adını koyup adını değiştirerek onu da tüm çalışanlar gibi itaatkar yapmaya çalışan Yubaba’ya rağmen adını, geçmişini ve ailesini unutmaz ve sisteme dahil olmaz. Gerçek adını unutan ve Yubaba’nın yardımcılığını yapan Haku’ya yardım etmek için de elinden geleni yapar. Saflığı ve temizliğiyle sisteme karşı ayakta kalabilen Chihiro, Yubaba’nın ikiz kardeşi olan ve Yubaba’nın tersine iyi bir cadı olan Zeniba’ya da yardım eder ve onun da güvenini kazanarak kendisine yardım etmesini sağlar.

Çizimleriyle, konusuyla, mekan ve karakter seçimleriyle mükemmel bir iş çıkartmış Miyazaki. Animasyonun bu büyük ustasının en önemli yapımı olarak gösterilen bu animasyon muhakkak izlenmeli. İzlerken iş yaşamına, çalışma koşullarına, kapitalizme göndermeler bulacaksınız. Hatta daha fazlasını görecek, anlayacak ve ustaya siz de büyük saygı duyacaksınız.

Animasyon filmini izledim tavsiye ederim.






GÖZLERİNDEN KARAMSARLIK AKARDI HEP SÖZLERİNE

19 Mayıs 2020

GÖZLERİNDEN KARAMSARLIK AKARDI HEP SÖZLERİNE

Bugün buranın pazarı kim bilir ne zamandır pazara gittiğim yok, kalabalığa girmiyorum, bulaşmasın diye. Sabah kalktık kahvaltılarını hazırladım bizimkilerin o arada ben tekrar yattım. Sonra 10 gibi kalktım, ortalığı topladım, bulaşığı yıkadım. Sonra üstümü değiştim, eldivenlerimi ve maskemi takıp eczaneye gittim. Annemin raporlu ilaçları bitmiş onları aldım. 


Oradan migrosa geçtim, karınca tebeşiri bakmaya yoktu. Geçen hafta aldığım ilaç etkisiz kaldı. Hazır girmişken kitaplarda indirim vardı bir kitap ve aylık ot dergisini aldım.


Oradan da diğer markete geçtim meyve sebze almak için. Baktım fazla hoşuma gitmedi kabaklar yumuşamış filan. İyilerden patlıcan, salatalık, çilek ve muz aldım. Diğer malzemeleri manavdan bakarım dedim. Eve gelirken manava girdim eksikleri tamamladım. Her şey çok pahalı arkadaşlar kiraz kilosu 35 tl alınacak gibi değil. Ama mecburen annem yesin diye yarım kiloda olsa alıyorum. Rahmetli babam olsa tekirdağ pazarından kasa ile alırdı anneme çok seviyor çünkü kirazı.


Eve geldim malzemeleri bıraktım, ben manavda markette iken annem fasulyeleri ekmek için karık hazırlamış. Ben de fasulyeleri ısladım. Ördüğüm çantayı ve ufak keseyi yanıma aldım. Çarşıya geçtim, onları astarlanmak ve sapının yapılması için çantacıya bıraktım. Kasaba uğradım oradan arkadaşım Melahatin dükkana geçtim 2 tane kot pantolon baktım kendime. Paçalarının yapılması için terziye götürdü arkadaş. Onları bekler iken lafladık biraz.
Sonra terzi yapmış paçaları aldım, ayrıldım dükkandan. Kitapçıya uğradım

adresinde yer alan üvey kardeş kitabını sipariş verdim. Minibüs ile eve geldim. Annem fasulyeleri ekmiş, ağbim pazardan fide almış gelmiş. Onlara öğlen yemeği hazırladım yediler, yattılar hemen. Bende oturdum bir bölüm dizi izledim. Film başlamadım, el işim bittiğine göre gündüz kitap okumalarına dönebilirim.


kendinize iyi bakın 19 mayıs bayramımız kutlu olsun.

İYİLİK ÇOK DAHA ÜSTÜNDÜR KÖTÜLÜKTEN

18 Mayıs 2020

İYİLİK ÇOK DAHA ÜSTÜNDÜR KÖTÜLÜKTEN

Yine sıradan bir gün, sıcak mı sıcak bir hava var. Sabah erken kalktım kahvaltılarını hazırladım, tekrar yattım. Kalktım ortalığı topladım, komşunun torunları cıvıl cıvıl ta bizim evin içine sesleri geliyor.



İlk yaprak hasadını yaptık, sıcak suda haşlayıp poşetle dondurucuya attım.  Annem uzandı ağbim yürüyüşe gitti bende elime işimi aldım, çantanın ağzını sık iğne yaptım.



 Prenses Kaguya Masalı filmi bir yaşı çiftin ormanda buldukları sihirli bir bebeği nasıl büyüttüklerini masalsı ve şiirsel bir yaklaşımla ele alıyor. Günün birinde yaşlı oduncu ve karısının bir bambu ağacının içerisinde buldukları gizemli minik kız hızlı bir şekilde büyüyerek çok güzel bir kadına dönüşüverir. Güzel kızla karşılaşan veya tanışan herkes kendisinden fazlasıyla etkilenir ve ülkenin Prensleri genç kızla evlenebilmek için adeta sıraya dizilirler. Fakat Kaguya’nın aradığı çok daha farklıdır.

Bu filmi DEEP'in bloğunda gördüm onu izledim.

İzlediğim filmleri kayıt altına alıyorum, şu ana kadar 250 tane oldu. Daha ekleyeceğim filmlerde var. Sık kullanılanları temizledikçe karşıma çıkıyorlar. Yarın alışverişe gideceğim, biraz daha sık kullanılanları temizleyeceğim.