SAMİMİYET, KALBİN MASKESİZ HALİDİR.

14 Eylül 2026

SAMİMİYET, KALBİN MASKESİZ HALİDİR.

 


Hızlı tüketim, hızlı ilişkiler, sosyal medyanın paylaştığı tüm verileri arka arkaya algılamaya çalışmak beynimizi yoruyor. Beynimiz bu verileri işleyemiyor. O yüzden dikkatimizi toplayamıyoruz, verileri toparlayamıyoruz. Bu hızlılık sinir sistemimizi çok yoruyor.
Modern çağın getirdiği bu kaotik durumdan kurtulmak, içsel huzur ve sakinliğe ulaşmak için bizler hakikati aramak zorundayız. Hakikat gizli, saklı bir yerde. Ona ulaşmak için çok azimli olmalı, zorlukları aşmaya niyet etmeli ve çaba göstermeliyiz. 
Hakikat yolcusu olmaya niyet ettiysek kendimize şu soruları samimiyetle sormalıyız.
• Dünya cazibesi beni ne zaman etkisi altına alıyor ve yutuyor.
• Ben ne zaman suni ihtiyaçlara ihtiyaç duyuyorum?
Yolda kalmak içinde çaba göstermemiz lazım. Çünkü Dünya da bizi yutmak için  çaba gösteriyor. Hepimizin bir yumuşak karnı, bir zaafı vardır. Dolayısıyla bu zaafımızdan yakalanırız.
• Ben ne yapıyorum, ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum? Gibi temel sorular  bu Dünyanın  bizi yutmasına kapılmamak için zaman zaman kendimize hatırlatmamız gereken temel sorulardır.  
Hızlı hızlı alınan bilgiler sadece kafamızı karıştırır,  bulandırır. Beyinde sis oluşturur. Oysa biz yavaşlarsak, biraz durup düşünmek istersek deriz ki, “bir düşüneyim, yeni olana bir bakayım, bize dayatılan bu bilgiler doğru mu? Benim için iyi mi? Ailem, çevrem, sistem ve gezegen için iyi mi?” o zaman gerçek yanıtları bulmak daha kolaylaşır. 
Doğru insanlara gezegenimizde çok ihtiyaç var çünkü bu etik değerleri bilen yaşayan, çevresine örnek olan ahlaklı ve dürüst insanların  varlığı adeta baz istasyonu görevini görür ve sürekli pozitif yayın yapar. Çevrenizi  başka türlü etkileyemez onlara olumlu, hakikat enerjisi taşıyan yayın yapamazsınız. 
Kendinize şöyle söylemelisiniz : “Eğer ben bu dünyanın çarkına ait olursam, herkes gibi ortalama, kaybolmuş, kafa karışıklığı, dikkat eksikliği olan, sisli beyinli, ne enerji yaydığından haberi olmayan, ortalıkta serseri mayın gibi dolaşan ve o tip bir enerji yayan  biri olurum. Kimlerle birlikte oluyorum, çevrenin aurası da beni çok etkiler, kimlerle birlikte olduğuma dikkat edip, dünya enerjisini fazlasıyla kullanan insanlardan uzak kalmanın bir yolunu bulmalıyım. Etik değerlerimden asla vazgeçmemeliyim.”
Uyanmak istiyorsak gün içinde birkaç kere durup kendimize bakmamız lazım. Örneğin ezan saatleri bize ruhsallığı ve İlahiliği hatırlatma imkanı verir. Bizim de günde beş kere "Ben şu anda ne düşünüyorum, ne deneyimliyorum, ne yapıyorum?" diye derin bir nefes alıp, bir soluklanıp nerede olduğumuza, alanımızın kayıp kaymadığına bir bakmamız yararlı olur. 
Ruhunuzu besleyen, ruhsal gelişiminizi sağlayan insanlar, olaylar var mı çevrenizde bir bakın!... Bir tane olması bile yeterlidir. Bir insanla dostluk kurduğumuzda o insanın aurası içinde yaşarız. O insan yüksek enerji kullanamıyorsa, dünya aurasının alt seviyelerinde bulunan enerjilerden besleniyorsa biz kendimizi onunla nasıl geliştiririz ki? Bu kişi ya da kişiler bazen en yakınımız, aileden  birileri eş ya da çocuk da olabilir. Onun enerjisi benim için yararlı bir alan yaratmıyorsa, bir arada dururken kendimizi koruyarak, enerjimizi kaptırmadan, zihnimizi bulandırmamaya gayret etmeliyiz.  O alana farkındalıklı bir şekilde girip, alanımızı korumamız kendi ruh sağlığımız için çok yararlıdır. Çünkü bu ara herkes kendi karmalarını ödüyor, bugünlerde herkes kendi cehennemini yaşıyor, kıyamet yani uyanış dönemindeyiz...
Biz  ‘Hakikat Yolunda’ yürümek isteyenler kendi içimizdeki hakikati keşfedeceğimiz bir zamana geldik. Bütün suni ihtiyaçlarımızı bir tarafa bıraktığımızda benim gerçek ihtiyacım - hakikat - nedir? Diye samimiyetle sorduğumuzda içimizdeki gerçek öz benliğe temas ederiz. 
Bizim öz benliğimizle zihin ve düşünce aynı şey değildir. Çünkü düşünceler bizi yönetir; seçimler yaptırır ve çeşitli eğilimlere doğru yönlendirir.
Zihin sürekli olumsuz düşünceler üretmeye yatkındır. Ruminasyon yani kişinin geçmişteki olumsuzlukları, hataları veya stresli olayları zihninde sürekli ve takıntılı bir biçimde tekrar tekrar düşünmesi, ancak bu duruma hiçbir çözüm bulamaması durumudur. Zihni kendi haline bırakırsak çok olumsuz düşünceler üretebilir. Ruminasyon yapması, endişe, kaygı, vesveseler üretmesi hepsi beyin aracılığıyla, düşünce ve zihin aracılığıyla üretilir.
Demek ki bizim hayata daha derinden  yani öz benliğimizden bakmamız gerekiyor. Öz benlik ya da diğer adıyla yüksek benliğe kalbimizin sesi de diyebiliriz. Düşünsel süreç; aldığımız günlük kararla ilgili olduğu için tercihlerimizi ve neler yapacağımızla ilgili bizi o yönetir.
Oysa kendimize şu soruyu soralım: Öz Benlik = Yüksek Benlik = Kalp Sesi Ne İster? Sevgi, insanı anlamak,  şefkat, merhamet, huzur, sevinç ister; ama düşünce ise insanın  beni yani karşımdakilerin beni anlamasını istiyorum der. Onu istiyorum, bunu istiyorum der.  Bu zihin tarafından düşünce üreten beynin sesidir, daha ziyadesiyle ego kökenlidir ve çoğunlukla suni ihtiyaçlar yaratır.
Kalbimiz, sevdiğimiz biriyle bir kahve içmek bir dondurma yemek ister. Düşünce, ise beyin tarafından yönetilir  o sadece dondurma yemek ister. Kiminle olduğu önemli değildir. O yüzden hep ego tarafında olan zihne bilinçli düşünceyi, bilinçli farkındalığı katacak ve onu kontrol edecek olan kişi biziz…
Aşırı maddi, dünyasal ve zararlı şeylerden  mümkün olduğunca uzak durmaya gayret etmek aynı zamanda yolda olmaktır. Her önümüze gelen bilgiden veya insandan uzak duralım. Zihnimizi temiz tutacak şeylerle ilgilenelim. Daha çok kalp sesimize hitap eden şeylere maruz kalmayı dileyelim. Aşırı veriye maruz kalınca beyin adeta motor gibi ısınır ve veri alamaz hale gelir. Aşırı veriye maruz kalmak beyinde hasar yaratır.
Şimdi kendinize sorun. Yaşadığınız hayat  fabrika ayarlarınızı ne düzeyde bozuyor? Sizi bu noktaya bakmaya davet ediyoruz…
Sosyal medya kullanımında beyin kullanım oranı neredeyse hiç yok.  Otomatik bir davranış şekli var ve sinir sistemi üzerinde hasar bırakıyor. Unutmayalım ki, kendimizi günümüz modern yaşamı içinde ne kadar kaybedersek o kadar kalbimizin sesini duymayacağız. Suni ihtiyaçlar içinde kalacağız ve karşılanamayan bu suni ihtiyaçları için acı çekeceğiz.
Ama kalbimizin sesi  onu duymayı başarırsak der ki: "Yoo ben şu anda ihtiyacım olan şeyleri yaşıyorum, karmik bir sistemin içindeyiz hepimizin gelişmek için bu yaşanan olaylara ihtiyacımız var."
Karmayı daha yeni bir ifade ile ele alacak olursak görürüz ki; biz şu anda hem geçmiş karmamızı yaşıyoruz, hem de gelecekteki hayata hazırlık yapıyoruz, gelecekteki bize hazırlık yapıyoruz. Yani  yeni bir ben inşa ediyoruz. Bunun için beynindeki nöronların yeni ben oluşturması, yeni yollar oluşturması; beyinde nöroplastisiteyi (yani değişebilmeyi) devreye sokuyoruz. Bu yeni ben aynı zamanda benim genlerimi de hemen değiştiriyor. Dolayısıyla genler çok hızlı değişiyor.
Bir sonraki hayatımın ne olacağı o kadar belirsiz değil. Sadece bir sonraki değil, önümüzdeki beş hayat kim olabilirim, hangi potansiyeli oluştururum, etkileri nelerdir? Gibi teme sorular benim bugünkü davranışlarımla, hayat şeklimle de bellidir aslında.  Dolayısıyla buradaki karmik hayatlar, kurgulanan yaşamlar bir sonraki ve daha bir sonraki hayatları da inşa eder. Çünkü benim şu an tam toparlayamasam da önümüzdeki bir kaç hayat içinde bir yere doğru gidilecek bir planım var.
Karma sadece geçmişin borçlarını ödemek değil, aynı zamanda geleceği yapılandırmakla da ilgilidir. Karma bizi  bir kaç hayat sonra varacağımız noktaya götüren oluşumdur. Geçmiş hayat ve gelecekteki hayatın örgüleri vardır içinde. Bu da beni gelecekte kim olacağıma doğru hazırlar.
Özetle kısaca diyebiliriz ki, karma hem geçmiş borcu ödeme, hem de geleceğe hazırlanmadır. Bir kaç hayat sonra varacağımız yere bizi taşır, kim olacağımızı hazırlar. Buradaki olay örgülerine gelecekteki varacağımız yere hazırlanmak için ihtiyacımız var, öyleyse karşımıza çıkan olayları hakkını vererek yaşayalım ki aşama yapabilelim”…

ALINTIDIR.



Evet hayırlısı ile bir yazı daha bitirdik. Ben geçtiğimiz hafta temizlikte idim, tarhanayı yoğurduk, şu an halen yumrukluyoruz. Kısmetse annem perşembe günü çıkaracak.
İsviçre'den dayım geldi, ben evde yokken eve uğramış. Pazara alışverişe gitmiştim henüz görüşemedik.


Geçen hafta ameliyat için tetkiklerim yapıldı ve ben bu hafta kısmetse Allah'ın izni ile ufak bir operasyon geçireceğim. Yanıma refakatçi olarak arkadaşım Zehra eşlik edecek. Malum ağbim gözleri görmüyor, annem onu bırakamaz. Akraba olayımda sınırlı sayıda mevcut, birine gel desen bence kimse gelmez. Nazımız ancak arkadaşımıza geçer dedim. Zehra da dışarıya erişte, makarna, turşu, salça, tarhana vs yapıp satan bir arkadaşım, sadece 1 gece hastanede kalacağımız için sorun yok dedi. 
Şimdiden dualarınızı beklerim. Yarın yatış var. Allah hiç kimseyi sıhhatinden etmesin.






Stoğuma girenler, Allah okumayı nasip etsin.




“…MIŞ GİBİ YAPMAK” KİŞİYİ BİR YERE GÖTÜRMEZ
Her insanın karanlık bir yanı vardır… 
Bir insanı iyi karakterli olarak tanımlayan şey sürekli bir nezaket, gülümseme, denge hali içindeymiş gibi görünmeye çalışarak lekesiz biri gibi görüntü sergilemesi değil; 
Dürüstçe içine bakarak en derinlerinde bulunan  en vahşi yönlerini, hırslarını, açgözlülüklerini, kıskançlıklarını görme çabası içinde olmasıdır. 
Ancak bu cesareti gösterebilen bir varlık kendi otantik haline, tamamlanmışlık noktasına doğru ilerleyebilir.



Tasavvufta Kaya  Metaforu

Tasavvufta kaya ve taş, tek bir anlama indirgenmeyen güçlü sembollerdir. Özellikle kalp, nefs, sabır, hakikat ve dönüşüm üzerinden okunabilir.
1. Katılaşmış kalp
Taş, bazen insanın hakikate karşı kapanmış hâlini anlatır. Kur’an’da kalplerin taş gibi, hatta daha katı olabileceğinden söz edilir (Bakara 2:74). Tasavvuf bunu, duyguların ve gönlün katılaşması şeklinde yorumlar.
2. Nefs ve ağırlık
Kaya ağırdır; kolay hareket etmez. Bu yönüyle nefsin ağırlığını, alışkanlıkları ve insanı kendi merkezinde tutan yükleri simgeleyebilir.
3. Sabır ve sebat
Taşın başka bir yüzü vardır: Fırtınaya, yağmura ve güneşe rağmen yerinde durur. Bu nedenle sabrın, metanetin ve sebatın sembolü olarak da görülebilir.
4. Sükût ve susmak
Kaya konuşmaz. Tasavvufi açıdan bu, çok güzel bir **“hâl dili”**dir:
İnsan bazen hakikati anlatmak için konuşmaz; susarak hakikate yaklaşır.
Taşın sessizliği, kişinin zihinsel gürültüden çıkıp iç sessizliğe yönelmesini hatırlatabilir.
5. Dönüşüm
Tasavvufta insanın ham hâli ile olgunlaşması arasında bir dönüşüm vardır. Sert taşın yontulması gibi, nefsin de terbiye edilmesi gerekir.
Bu anlamda güzel bir tasavvufi benzetme yapılabilir:
“Taşın içindeki heykeli heykeltıraş yaratmaz; fazlalıkları kaldırır.
İnsan da hakikati dışarıdan edinmez; kendindeki fazlalıklardan arındıkça onu fark eder.”


Hoşçakalın, dostça kalın görüşmek dileğiyle.


OKUDUKLARIM 2026/51 DÜNYA LEKESİ

OKUDUKLARIM 2026/51 DÜNYA LEKESİ

 


sonra madem insan kal adında bir beladır insan dalgın bir belgedir kendisiyle hayat arasında neden eve dönmekten ibarettir hayat neden bazen simsiyah bir doğruyla denilir devletin ve Allah'ın en iyi fikridir kış bütün evlerin en mükemmel hatasıdır baba başka incirin yarasını başka incir de bilmez gibi talandır bu herkesle herkes olmak  kopan umur, ufalan ödün adıyla iki lekenin birbirine dağılmasına sadece aşk mı denir diğer zeytinin diğer zeytine fethi gibi dilerim herkesin vaktiyle adı sinem olan  uzun bir yasa değer eli sinem! o kadar  o denli

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;

Kitap boyunca aşkın çaresizliği, kırgınlığı ve insanın kendi içindeki savaşı anlatıldı.
Bazı aşklar kavuşmak için değil, insanın içinde ömür boyu taşınacak bir iz bırakmak için gelir..

KİTAPTAN ALINTILAR;

Belki de bir yere üzgün üzgün bakmaktır dünya.
*****
Aşk her şeyi daha yavaş yapmaktır.
*****
Önce gözlerimden başladım ben konuşmaya
akşamını gördüm dünyanın
merak kuşku ve bekleme yerlerini
hayatın beni tahtaya çıkardığı bir sabah
kırıldı dünya soğuktur diye yazdığım o kalem
o ayna
*****
Derler ki ruhunda kocaman şüphe
Kalbinde kara bir lekeyle doğarmış insan
insan
yani bir diğerini kör kuyularda merdivensiz bırakan.
*****
Biraz da kaldığım hayattan yazıyorum bu mektubu sana çünkü sen ve hayat
yarısı gelinen yarısı kalınan bir yermiş bunu asla unutma.
*****
Dünya dünya 
yalvarırım artık bir gün beni uyandırma
*****
Zaten dünyaya masalına düşmeye gelirmiş insan.
*****
Sonra sonra anladım
İnsan ancak güzel bir acıyla kalabilirmiş dünyada
****
Dedim kırk sesle yıkansa da gitmez kalbimden sesin.
*****

OKUDUKLARIM 2026/50 MEMORİA 5. VE SON BÖLÜM

13 Eylül 2026

OKUDUKLARIM 2026/50 MEMORİA 5. VE SON BÖLÜM

 


Bir cinayet işlemek daha iyidir bayrağı ayaklar altına almaktan.
*****
İnsanın gururu bir ceylandır. Gönlünün ormanında dolanır durur. O vurulduktan sonra masumiyet ölür, gaddarlık başlar. Kin tutmaya görsün insan. Katılaşır, deler, geçer.
*****
Yoksulluk, yiyememek ve diyememektir.
*****
Kötülük düşünce yoksunluğu.
*****
Düşünce daima derine inmeyi, sebepleri anlamayı ister.
*****
Fikir sahibi insanlar kin gütmezler.
*****
Hafıza, unutmaya karşı bir kavgaya tutuşarak yaşar.
*****
Hafıza peynir midir, taze kalsın.
*****
Hayat yaşanmaz, hatırlanır.
*****
Okuduklarım, beni iyi insan yapmadı ama zekamı biledi, dimağımı parlattı, daha iyi konuşur, daha güzel anlatır, kendimi ifade eder, apaçık düşünür oldum.
*****
Korkular sadece uzaklaştırmaz. Bazen tam tersi, yakınlaştırır ve korkulan şeyin kul kölesi olunur.
*****
Şiirde ezber değil, histir mühim olan.
*****
Cumhuriyet, kitlesel kıyımlara başvurmadan kurulmuştur.
*****
Kadınlık gururu kırılınca tamiri imkansız.
*****
İtle yalan bitlenir.
*****
İnsan hatırlarken her şeyi yontuyor. Yeni bir biçim veriyor. Hem yaşananla olup bitenle aynı hem başka.
*****
Bazı şeyleri insanın kendisine saklaması gerekirmiş.
*****
Gece kördür.
*****
Her yoksulluk deliliktir. Mahrum kaldıkça eksilirsin. Aç kaldıkça ruhundan yersin. Senden esirgendikçe aklından yersin ve yavaş yavaş tuhaflaşırsın, durgunlaşırsın.
*****
İnsan sevdiği ve nefret ettiği şeyleri tekrar etmekten vazgeçmez.
*****
İnsan kendine benzeyeni anlatamıyor.
*****
Hayat yaşadıklarım mıydı?
Hatırladıklarım mı?
*****
Güzel giysiler, güzel şeyler katar size.
*****
Hak, hukuk, eşitlik, kardeşlik zenginleştirir bir memleketi. Yerin altında uyuyan madenler değil.
*****
Çoğunlukla gençler şımarık olurlar çünkü hiç yenilmemişlerdir.
*****
Dünya ne kadar sessiz bir yer, ona ses veren biziz.
*****
Sessizliğin dilini bilmeyene ne anlatılabilirdi ki?
*****
Herkes hayatında bir kere belaların ve kötü bir günün içinden geçer, yanar biter, kül olur.
*****
Çaresizlik insanı kurban yapar. Çaresizlik insanı kuzu kuzu ölüme götürür. 
*****
Bir kelimenin, insanın hayatını değiştirdiği çok görülmüştür.
*****
Hafıza, ne mezarlık ne çöplük. Hafıza yeniden başladığımız yer.
*****
Keşke hafızanın bir arka kapısı olsa geçmiş ve güzel hatıralar oradan çıkıp geliverseydi.
*****
Acı ilkin insanın göğüs kafesine çöreklenir.
*****
Aslanağzı aç ağzını, açmazsan ağzını, sıkarım boğazını.
*****
Hatıralar gideceği yolu biliyor.
*****
Bir yaranın sızlayarak hatırlatması gibidir bazı hatıralar.
*****
İnsanı tanıtan; tavrıydı, duruşuydu, bakışıydı, ışığıydı.
*****
Korkunca insan diğer dertlerini unutuyor aslında.
*****
Korkunca ya suskun kalırsınız ya da çok konuşursunuz.
*****
İnsanların ruh hali hava durumuna bağlıydı.
*****
Şiddet her şeyin yolunu değiştirir.
*****
Arkadaş dediğin şey, önünde sonunda canını sıkar, kalbini kırar, esirger, bağışlamaz, kin tutar, kıskanır, yardıma koşar güya ama dert dinlemez, kıymet bilmez. Yalnızlık iyidir. Kimseden bir şey beklemezsin. Ne bir başkasını oyalarsın ne bir başkasıyla oyalanırsın. Kafanın içinde yaşar gidersin. Hepsinden önemlisi yalnız ölürsün.
*****
Bıraksalar öyle güzel yaşarım ki
*****
Dedikodu uluyan bir köpek olsa bile, sesini herkes duysa bile köpek ölür, uluyamaz. Dedikodu hakikate hizmet eder. Herkes dinler, kimse inanmaz olur.
*****
Hiçbir şey hayallerimizden daha gerçek değildir.
*****
İnsan her şeyi sonradan düşünür. Aslında yaşamak dediğimiz şey de biraz böyledir. Yaşarken unutulur, hatırlarken yaşanır. İçinden geçip gittiğiniz her şeye hatıralarınızda anlam verirsiniz. Hatırladıkça değer kazanır bazı şeyler. Yaşamak, hatırlamaktır. Hatıralar yaşantının kendisi. Ve hatıra dediğiniz şey, buradaki gibi tekrarlardan oluşur. Yaşantının tekrar yoktur.
*****
Çalınan çiçek tutar.
*****
Herkes size acımaya başlayınca kederiniz, güneş alan bir çiçek gibi büyür. Acımanın peşi sıra merhamet gelmiyor ne yazık ki. Öfke geliyor.
*****
Hatıraların her biri kırıntı. Hafıza kuş gibi, o kırıntıları yiye yiye ilerliyor.
*****




OKUDUKLARIM 2026/50 MEMORİA 4. BÖLÜM

10 Eylül 2026

OKUDUKLARIM 2026/50 MEMORİA 4. BÖLÜM

 


Akıldan çok kalptir söyleyen.
*****
Korkunun çaresi yok. Korku içinize bir kere yerleşmeye görsün. Nefes alıp vermek gibi, parçanız olur. Kısacık bir an unutursunuz o kadar. Korkmak size kendisini hatırlatacağı zamanı bilir.
*****
Erkekler birlikte gezerler çünkü ruhlarını dinginleştirmeyi bilmezler. Oturur, birlikte içerler, gülerler, ve kumar oynarlar, avlanırlar, erkekler vahşi hayvan gibi sürüler halinde dolanırlar ama biz kadınlar tek başımıza kalabiliriz. Çünkü bizler şifacıyız. Yalnızlığa göğüs germek güç ister. Erkeklerin gücü, birlikte hareket etmelerinden, bütün kanunların ve düzenin onları haklı çıkarıp desteklemesinden Bu yüzden anasız babasız büyüyen kurtlar gibi yalnız dolanmak isterim şu teryüzünde.
*****
Israr, çaresizlikten doğar.
*****
Huzursuzluk, huzur umudunu içinde taşır.
*****
Gereğinden fazla nazik, nezaketli insanlardan korkacaksınız. Asıl yılan dili olan, onlardır. En küçük yanlışınızda ya da onların hoşuna gitmeyen bir şey yaptığınızda sizi yok ederler.
*****
Kaderine razı olmayan, senin gibi hırpalanır durur.
*****
Hayal kırıklığı herkesi öldürür. Bir insanı hayal kırıklığına uğratmak cinayettir. Verilen umutları soldurmak, bir insanı diri diri gömmektir. Bir insanı aldatmak, onu diri diri yakmaktır.
*****
İnsan hatırlamaktan, hatıradan ibarettir.
*****
İnsan diyemediklerinden müteşekkil.
*****
Günah, adabını ölçüsünü bilmeden içene yazılsın, amin! Günah, Allah'ın verdiği idrakın farkında olmayanın boynuna dolansın, amin!
*****
İnsanın ne çok bilinmezi var. Yaşantının ne çok önyargısı, yakıştırması.
*****
Ben buraya kul hakkı yemeye değil, hakkımı aramaya geldim.
*****
Kabullenmeme. Vazgeçmek, dünyanın en ağır yüküdür. Olamayan şeylerin üzüntüsü gece uykunuzu böler, uyandırır sizi. Hıçkıra hıçkıra ağlatır içinizdeki elemi sökmek için.
*****
Kaygı yuva kurar hemen yüreğinin derininde
Gizli ıstıraplar hasıl eder orada
Tedirgince yuvalanır ve bozar istek huzuru.
Kendini örter hep yeni yeni maskelerle.
*****
İnsan vazgeçmesini bilmeli.
*****
Sevmeyi öğrenince sevilmek de nasip kısmet olur insana.
*****
Seven birisi için sevdiği kendisine benzer. Kendisinden bir parçadır artır.
*****
İnsan sevdiklerinin hatırasını nasıl unuturdu.
*****
İnsanın istırabı bazen sadece kendisidir. Istırap çeken, sevmeyi unutuyordu.
*****
İnsan, talihine inanmazsa hiçbir şeye inanmaz. Talih, denen şey de az biraz insanın kendisidir.
******
Yanlış hayat doğru yaşanmaz.
*****
Herkes hikayesini en başından anlatmalı, yoksa anlaşılmaz. Ama bazen sondan başlamak gerek.
*****
Herkesin derdi, diğerine toz zerresi
Gözyaşı olanın, kalbi de vardır.
Bir kalp olmadan akamaz gözyaşları.
*****
Bir şeyler sizden esirgendikçe, zamanında sizden esirgenen şeylere kavuşma umudumuz doğduğunda, açgözlünün teki olur çıkarsınız.
*****
İnsan bazen, çok gergin olunca konuşur. Çok konuşmak, gerili bir şeyin bırakılması ve nihayetinde kontrolden çıkması gibidir. Fırlar gider konuşulan şey. Düşünen ve hatırlayan kişi de buna benzer. Onun durmaksızın konuşması, beni zihnimin derinliklerine gömülmekten, düşünmekten, hatırlamaktan, hatıralarım ve hayatım için bir mezar kazmaktan alıkoyuyordu.
*****
İnsan, ne kadar çok hayal kırıklığına uğrarsa o kadar hayal kuramaz olur. Çünkü hayal kırıklığı gülümseyerek, umut ederek baktığınız bir aynanın tuzla buz olmasıdır ve umut etmek, umut dolu olmak.
*****
Çaresizliğinin farkında olmaz insan.
*****
Başkalarının aklıyla konuşmak ne güzel.
*****
Her veda, insanın bir başkasına değil, kendine vedasıydı.
*****
Hayat devasa bir düşünce.
*****
Tavsiyeler gizli saklı pişmanlık içermez mi? Ötekine verilen her tavsiye, biraz da insanın kendisi değil midir?
*****
Hayvanların kötü kalplisi yoktur. İnsandır kötü olan.
*****
Zaman sandığınızdan daha geniştir.
*****
Her hayat, bir büyük hikaye. Kimse sıradan değil.
*****
Acı, zamanla katılaşır insanın içinde. Gülmek, katılaşanı kazımak çabasıdır. Buna rağmen sökülemez katılaşan. Hatta bunu yapmayı denerken bir kez daha kırılır insan, geçmişte kırıldığı yerden.
*****
İsyan etmek iyidir.
*****
İsyan eden, en azından kaybedecek bir şeyi olmadığını bilir. Boyun eğse daha fazlasını kaybedeceğini  anlar.
*****
Dünya hikayeden ibaret, dinlemesini bilene.
*****
Kan dökülmeden sulh gelmez.
*****
Sıkıntı veren hisler, kayıplar, içinizde taşlaşan huzursuzluk, ıslak şeylerin verdiği his gibidir. Ondan kurtulmak istersiniz, kurumak istersiniz olmaz.
*****
En çok gençlikte ağlar insan.
*****
Yalanı koca, kuyruklu bir tilki olduğunu unutmadan söyleyeceksen söyle. Kapana sıkışan kuyruk olur ama tilki yakayı kurtarır. Yalan söylerken bunu unutmamalı.
*****
İnsan gençken meraklı oluyor.
*****
İnsan kendinde duymazdan geldiğini, ötekinde duymaya dayanamazdı.
*****
Asilliktir şapka, zarafettir.
*****
Lodosun gözü yaşlıdır.
*****
Hiç incinmeyen, incitilmeyen, daha zeki olurmuş. Her kalp kırıklığı, zeka puanını yarım puan düşürmüş.
*****
Zengin ve güçlülerin ruhu sömürgecidir, kemirgendir. Adaletsizlik, göbek adlarıdır. Elleri haksızlık dağıtır.
*****
İnsan istenmediği yerde daha fazla kalmamalı.
*****
Telefonlar biz kölelerin zincirleriydi, ayaklarında prangaları.
*****
Hayat tekrardan ibarettir. Zaman nasıl tekrar ediyor? Ruhumuzun zamanı da hatıranın, hafızanın tekrarlarıydı işte.
*****
Güzel bir kitap okuyandan kimseye kötülük gelmezdi.
*****
Dünyanın yerine geçer bir insanın sevgisi.
*****
İnsanlar yaşadıklarından çok, hatırladıklarıyla var. Yaşarken görmediğinizi, hatırlarken görürsünüz.
*****
Göze batan, gözden çıkarılır.
*****
Bir küçük cümlecik yalanın çilingiri olur, kapısı açılır, gerçek ortaya saçılır.
*****
Dünya eşitliğin olmadığı, adaletsiz bir yerdir.
*****
Şüphe sessiz sedasız yuva yapar kalplere. Koku gibi siner zihninize.
*****
Bazen sessizlik, konuşmaktan çok daha fazlasıdır.
*****
İnsanın kendisini huzurlu ve mutlu hissettiği andan kopmaması uzaklaşmaması gerekiyor.
*****
İyi yetişmiş insanlar dedikodu yapmayı sevmezlerdi.
*****
Fazla dikkat, karşınızdakini tedirgin eder çünkü
*****
En neşeliler, en mutsuzlardır.
*****
Çoğumuz ilk görünüşe aldanırız.
*****
Yarayı ancak yarayı açan onarabilir ancak gel gör ki yarayı açan bırakın onarmayı, çoğunlukla yarayı siz açmışsınız gibi sizi suçlar, anlatmaya çalışma diye telkin ediyorum kendime, kabullen ve yaranı hala kanatanla bağını kopar ki iyileşebilesin.
*****
Yetersizlik kendini hep ispat etmeye çalışmak.
*****
Dert taşıyan için hep büyüktür, hep ağırdır, başkası için zerreden hafif olsa bile.
*****
Hayatı ne kadar karmaşık hale getiriyoruz.
*****
Korkunca insanın kafası karışır.
*****
Bir nefesten daha uzun kalır hatıralar vücudumuzda.
*****
Arzu kanatlı bir kuştur. Siz peşinden koşarsınız, o da uçar. Yakalarsınız, elinizde çırpınan şeyin aslında uçması gerektiğini anlarsınız. Arzu, ateşe benzer. Ateş, ateş değildir. söndüğünde.
*****
Mutluluk vatandaşa aittir ama umutsuzluğu devletler yaratır.
*****
İnsanın vazgeçtiği bir an vardır. Teslim olduğu.
*****
İnsan bir hayat boyunca neler tecrübe ediyordu, ya Rabbi. Gölge görmeyen, güneştir; biz insanların başına her şey gelir.
*****
Aciz olana merhamet edilmez. Kötülük yapılır.
*****


OKUDUKLARIM 2026/50 MEMORİA 3. BÖLÜM

08 Eylül 2026

OKUDUKLARIM    2026/50  MEMORİA 3. BÖLÜM

 


Hayat beklemediklerimiz. Beklemediklerimiz asla karşımıza çıkmaz. Çıksa da kılık değiştirmiş olduklarından, onların beklediklerimiz olduğunu anlamayız. Böylede hep beklemediklerimizle karşılaştığımızı düşünürüz. Bu yüzden hayat dediğimiz şey, zihnimizin kör karanlığında aniden olanlarla ilerliyormuş gibi görünür.
*****
Zamanın tümü ve kader dediğimiz şey, yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız, düz bir çizgidir.
*****
Arkadaş olmak için kanımca iki şeye ihtiyaç var: Birlikte gülmek, birlikte ağlamak. Bunlardan birisi her zaman eksik kalır. Bu yüzden arkadaş bulmak, arkadaş olmak, arkadaş kalmak zordur.
*****
Sorgu suale tabi tutmak Rabbimizin işidir.
*****
Ben gülünecek hale düşmeyi sevmem.
*****
Âlemi değil, sen kendini gör, kendini seyreyle canımın içi.
*****
Din ruhun afyonu.
*****
Acılarımızı dindiren dindir.
*****
Aşık olduğunuzu fark etmenin en kötü zamanı, sonu. Çünkü insan birini sevmeye o zaman başlıyor: bittiğinde.
*****
Birinin suskunluğunu ancak yarasına değen bozar.
*****
Hayal kırıklığı, ölümden daha ağır olmalı. Kimse birbirini hayal kırıklığına uğratmamalı. Umut etmek ne kadar güzelse, umudun kaybolması, şu köprüden düşüvermek gibi bir şey. Anlatabildim mi?
*****
İnsan, kendisine benzeyeni sevebilir mi?
*****
Din herkesin gözünü açar. Kurnazlaştırır, hin yapar.
*****
Hayat, hiç ummadıkların. Hayat, meyvenin içinde saklı çekirdek insan da onun gibi işte. Anlatılmayanların hikayesi.
*****
Her hayat hikayesi, anlatmasını bilene destan.
*****
Devletim, diyeceğim devlet, zorbalık etmesin. İnsanı mezhebine göre ayırmasın.
*****
Söylenmeyenler susturur insanı. İnsan kelimeleriyle susar sonra sonra. İnsan kelimeleriyle susmayı öğretir.
*****
Sana öğretilenden, gösterilenden, söylenenden şaşmayacaksın.
***** 
İnsan arkasından konuşulanları bilmeli.
*****
Her insanın hayatında memleket tarihi gömülüdür.
Her insanın kaderi, doğduğu şehirdir.
*****
Lodosun gözü yaşlıdır.
*****
Bilmeyenler için zor bir uğraştı sevişmek. Baskıya, ahlak ve değer direnmek de vardı işin içinde.
*****
Bu dünyanın geçiciliğine inanan, bir çiçek gibi açar, kokar ve solar, solduğu için de üzülmez.
*****
Anlatmak, yaşamanın yarısı. Hatta bazen tamamıdır. Kimi zaman ta kendisi. Hatta bir şey söyleyeyim mi? Yaşanandan daha güzeldir kimi zaman anlatılan.
*****
Yeminlere kim inanır.
*****
Üzüntü. İçinizden çıkmaya çalışmaz. İçinizden çıkmaya çalışanı bastırır. Ruhun lodosudur üzüntü. Zehirli gazları içinize doldurur ve sizi zehirler.
*****
İnsan kendisini kederlendiren şeyden, ilgisiz şeyleri hatırlayarak uzaklaşır.
*****
İnsan güzellikten korkar.
*****
Sevdiğim insanlarmışçasına, kitaplara özen gösteririm.
*****
Ölümün ve ağızdan çıkanın geri dönüşü yoktur.
*****
İnsan çoğunlukla ve en fazla kendisini aldatır.
*****
Dedikodu, yapanı alçaltır.
*****
İnsan, bir başkasının hikayesine biraz zor ağlar.
Anlatılan bir başkasının hikayesi olsa bile insan, önünde sonunda kendisi için ağlar.
*****
Hiç, içine dünyaları alacak, memorianız kadar geniş bir kelimedir. Hiçlik, bu alemle boy ölçüşür.
*****
İncinmekten çok, sessiz kalmak dertlendirir insanı.
*****
İşi kılıfına uydurmak isteyenler rüyasında hep peygamberi görürler zaten.
*****
Maneviyat, ne din değiştirme ne inanç ne bir fikre katılma ne de taraf olma. Maneviyat, bu dünyada yaşama tarzı. Bu dünyada olma biçimi.
*****
İnsan bir yere sığındı mıydı, kimsenin önünde kendini haklı çıkarmaya çalışmaz. İnsanların tarikatlara, partilere katılma nedenlerinden birisi budur. Yalnızken kendini sorgularsın. Birilerinin arasına katılınca bundan kaçarsın.
*****
Sorumluluk taşımıyorsun. Sorumluluk ahlaksızlarda olur çünkü.
*****
İnsan köklerinden uzağa düşmemeli.
*****
Gibi olan her şeyden, muallakta kalandan ve belirsiz olandan korkun.
*****
Bir tek, tekinsiz şeyler tam zamanında oluverir.
*****
Kederli hatıralar, zamanla neşe veren şeylere dönüşürlerdi.
*****
Sonunda ölüm olduktan sonra nasıl öldüğünün ne önemi var.
*****
Tuhafları kimse sevemez. Tuhaflar tekinsizdir ve kimse onların yanında durmaz.
*****
Az konuşan insanlar karşısında az konuşmaktan başka yapabileceğiniz bir şey yoktur.
*****
Yaşadığımız bütün güzel hatıralar  saklı zamanın içinde. Hatırladıkça geri dönüyoruz, orada kalmış halimizi seyredip yaşanan zamanın bir ilerisine, bir gerisine gidip geliyoruz. "Uzay gibi" diyordu. 
Herkesin bir uzayı var. Hatırlamak, kendi uzay zamanında yol almak. Gelecek de, geçmiş gibi çoktan yaşandı bitti.
*****
Eşyaya acıma, insana acı.
*****
Korku bulaşıcıdır.
*****
Katiller, kandırılanlar arasından çıkıyor.
*****
Korkunca ve tekinsiz şeyler olacağını hissedince zihin kaçıyor önce. Kaçıyor, gidiyor, siniyor hatıralar deliğine, kulaç atıyor anılar denizinde, boğuluyor kendi memoriasında.
*****
Ölüm de yaşamın yerine koyulan bir vekil.
*****
Hakları olmayan tek insanlık Türk. Çalışma ucuz, para az, hava kirli, devlet vergi çok koyuyor ve insanlar devlete çalışıyor, bunu anlamıyor.
*****
Özlemek kadar kötüsü yok hayatta hiçbir şeyi. Ve kavuşamamak. Ölüm onun için kötü. Biliyorsun ki özler özler ağlarsın. Ağaçlardan başka kucaklayacak kimsen kalmaz hayatta benim gibi.
*****
İnsan yaşamaya yaşlandığında başlıyor.
*****
Yalnızlık insana her şeyi yaptırır. Hele yalnız, yapayalnız bir çocukluk size gözleriniz açık, bütün hayalleri gördürür.
*****
Asla gördüğünüz değil, hep kabuk kabuktu insanlar.
*****
Bir toprağın talihli olabilmesi için bereketli topraklar, hava su, deniz, güneş, böyle topraklar üzerinde insanların talihli olabilmesi içinse özgürlük, eşitlik, adalet gerekir.
*****
İnsan, şansını kendisi yaratmaz. Şanslıdır ya da değil. En başında şanslı doğmuştur ya da değil.
*****
Bir mezar kadar sessiz kal da bütün âlemi öğren, bil. İnsanlar seni ölü sansınlar da sen onların bilmediklerini sakla içinde.
*****
Umut varsa hayal kırıklığı da vardı. Şüphenin olduğu yerde ıstırabın olması gibi.
*****
İnsan kendisinden başka, kimseyi anlamak istemez. Kimseye hak vermez.
*****
Güzel yazmak, kalbinden geçenleri vermekten başka bir şey değil.
*****
Sadece insanlar değil, gerçeklerde iki yüzlüdür.
*****
Mutlu başlayan bir şeyin kötü bittiği nerede görülmüş.
*****
Tanrı varsa, bir çocuk sevgisinde, ya da sulu bir böğürtlende gizli olmalıydı. Tanrı, sevgi olmalıydı. Bir şeyi sevmenin, ona değer vermenin, ona gülümsemenin, onu düşünmenin, merhamet etmenin ve şefkat göstermenin kendisi olmalıydı.
*****
Her kadın öldürür kocasını
Gerçekte olmasa bile hayalinde
Her kadın kaçar gider uzaklara
Gerçekte olmasa bile hayalinde.
*****
DEVAMI VAR (300-450 SAYFA ARASI)