OKUDUKLARIM 2026/57 KAYIP SENARİST MARTI

04 Ekim 2026

OKUDUKLARIM 2026/57 KAYIP SENARİST MARTI

 



Kanatları olan bir yazar mı ? İmkânsız değil çünkü Marti, sıradan bir martı değil. Yüreğinde büyük hayaller taşıyan ve kelimelerle dans eden bir kuş. Peki, bir martı, insanların dünyasında nasıl yer edinebilir ? Kelimelerin büyülü gücünü keşfetmeye ve imkânsızın mümkün olduğunu öğrenmeye ne dersiniz ? Bu yolculukta Marti’ye eşlik etmeye hazır mısınız ?
Eğitimci yazar Mehmet Solmaz imkânsızı başarmanın yollarıyla birlikte, haklarımıza sahip çıkmamız ve elde ettiklerimizi korumamız gerektiğini Kayıp Senarist Marti’nin ilginç hikâyesiyle anlatıyor.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;

Güzel bir çocuk kitabı idi.

KİTAPTAN ALINTILAR

Zor diye bir şey yoktur.
İstediğin sürece, çalışıp emek verdiğin sürece her şey gerçekleşir; hayallerine, hedeflerine ulaşabilirsin.
*****
Tırnağın varsa kendi başını kendin kaşı
*****
Yapacaklarını hiçbir zaman kimseyle paylaşma. Yap, sonra paylaş.
*****
Çalışma disiplini ister, emek ister; zengin bir hayal gücü, çok okuma ve iyi bir gözlem yeteneği ister.
*****
Sakla samanı gelir zamanı.
*****
Duyguları anlatan cümlelerin sonuna ünlem işareti konulabilir: Sevinç, korku, acıma, heyecan, şaşırma gibi...
*****
Sporun iki önemli kuralı vardır: Saygılı olmak, yenilgiyi kabullenmek.
****
Söz uçar, yazı kalır.
*****
Öğrenirken mutlaka not almalısın.
*****
İnsan, hedeflerine ulaşmak istiyorsa önce bilgi edinmeliydi. Bilgi, öz güvendi; bilgi, mücadelenin anahtarıydı; bilgi, cesaretti
*****
Tiyatro, en önemli eğitim araçlarından biriydi.
*****
Dil, insanlar için en etkili iletişim aracıdır ancak insanlar, beden hareketleriyle de çok şey anlatabilirler, iletişim kurabilirler. Dans, resim, müzik, heykel, bunlar birer güzel sanattır ve sanatçının iletişim aracıdır. Bazen binlerce kelime kullanılarak yazılan bir romanın mesajını, bir ressam bir kaç renk ve fırça darbesiyle, bir müzisyen ise birkaç notayla aktarabilir.
*****
Savaşmanın insanlara ve insanlığa büyük zararlar verdiğini ne de güzel anlatmıştı.
*****
Asıl önemli olan, kendinizi geliştirmeniz. Hayalleriniz olmalı, hedefleriniz olmalı. Karın doyurmanın ve yaşam mücadelesinin dışında, inandıklarınızın arkasından gitmelisiniz. İşte o zaman yaşam daha anlamlı olur.
*****
Gerçek özgürlük sanattır arkadaşlar ve sanatın sınırı yoktur. Amacı, iyiyi ve güzeli yakalamaktır. Kendini ifade etmenin en güzel yoludur sana.
*****
Başarının, paylaşmanın, dostluğun ve ön yargısız bir yaşamın ne kadar huzur verici olduğunu anlamışlardı.
*****
Deyimler her zaman ayrı yazılır
*****
İki noktadan sonra bir cümle kurulursa ya da ilk kelime, özel isimse büyük harf kullanılır. Eğer cümle yoksa yada kelimeler cins isimse küçük harf kullanılır. Ardından örnekler verdi.
Aklıma takılan sadece bir soru vardı: Bu yıl sınıfı geçmeyi başarabilecek miyim?
*****
Akrabalık adı olup lakap veya ünvan olarak kullanılan sözcükler, büyük harfle başlar.
Baba Günay, Dayı Kemal.....
*****
Sanat: yaratıcılığın, becerinin ve hayal gücünün ifadesidir. Amacı ise güzeli ve güzelliği yakalamaktır. Sanatçının ortaya çıkardığı bir eser; birçok açıdan insanın yaşamına dokunur ve onun dünyayı anlamdırıp tanımasına yardımcı olur. Örneğin bir tiyatro eserinde insan aynaya bakar gibi kendini görür. Ayrıca sanat; her yaştan insanın, ister çocuk ister genç ister yetişkin olsun, kendini iade etme yeteneğini ve yaratıcılığını geliştirir. Sanatın insan hayatındaki önemi şüphesiz bunlarla sınırlı değil. İyi bir eser, kendi duygularını daha derinden anlamanı sağlarken yeni fikir ve deneyimlere açık olmana yardımcı olur.
*****
İyi bir sanatçı yaratıcıdır. Yaratıcılık, sanatçının eserlerinde orijinal ve ilgi çekici fikirler üretmesine olanak tanır; yaratıcı düşünme, sanatçının eserlerini benzersiz kılar ki sende bu özellik var. Ayrıca, iyi bir sanatçı, çevresindeki dünyayı derinlemesine gözlemleyen ve bu gözlemlerini eserlerine yansıtan kişidir. Sende bu da var.
*****
İyi bir sanatçı, genellikle uzun süreli ve sabır gerektiren bir süreç olan sanat eserlerini oluşturmada disiplinli ve kararlı olmalıdır. Bu, sanatçının hedeflerine ulaşmasına ve eserlerini tamamlamasına yardımcı olur. İşte, sende bu sabrı göremiyorum.
*****
Sanat, sonu gelmez bir yoldur.
*****
Sanat, güzellik arayışıdır.
*****





ORTAYA KARIŞIK

03 Ekim 2026

ORTAYA KARIŞIK

 


















OKUDUKLARIM 2026/56 GÜNDELİK HAYATIN SAHNESİ

02 Ekim 2026

OKUDUKLARIM 2026/56 GÜNDELİK HAYATIN SAHNESİ

 




Ebedî olanın izini taşıyan metinler edebiyat ile buluşup birlikte yol aldığında, zamanın resmi, kelimelerin kaydı altına alınır. Değişende değişmeyeni bulmak, sürekliliğin akışına ya da kesintisine dair fikir sahibi olabilmek için en güvenilir kaynağımız harflerin gövdesinde ve gölgesinde yaptığımız tasvirler...

Elinizdeki eserde Fatma Barbarosoğlu, “o an”ların kaydını tutuyor. Kaydı tutarken toplumsal hafızaya, duyguları muhafaza eden bir gündelik hayat sahnesi sunuyor.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;

Yazarın gazete yazılarından bir derleme

KİTAPTAN ALINTILAR;

Gezegenin, kalbi olanlar coğrafyasında meskun vatandaşları olarak, insanın biricik olma özelliğini sonuna kadar savunmak üzere sözü söze eklemekle yükümlüyüz. Acımızı, kederimizi, neşemizi, hayat tecrübemizi dile getirmek için közü söndürmeden, sözü döndürmeden, yaşanmış olanın kaydını tutmaya devam etmeliyiz, tıpkı bizden evvelkilerin yaptığı gibi.
*****
Mümin kendisinden emin olunan kişi değil mi?
*****
Hayatımıza teknolojinin hakim olmadığı zamanlarda, insan insanın gamını alır.
*****
Vaktimizi birbirimize verseydik de aramızda zamandan, zeminden yana bir alışveriş olsaydı keşke. Vaktimiz sanal alemin kuyularında berhava. Vaktini aldım, diyenlere; almadınız, vaktime bereket kattınız, diyorum.
*****
Hata yapmak, " hatasızlar katı" na çıkmak için herkesin üstüne bakmaktan iyidir, dedim.
*****
Kim ne yapmış/ ne yemiş/ ne söylemiş/ nerede görünmüş diye delicesine merak ile bekleyenler, sosyal medya denen yerin bir fare deliği olduğunu idrak edemez.
*****
İnsan insana söz ile yakın. İnsan insana göz ile yakın.
Göz göze değmez olduğunda, söz de söze değmez oluyor.
*****
İnsan ayıpladığını yapmadan ölmez.
*****
Dünyada olmak ve bir dünyası olmak. Günümüz insanı "dünyası olan" ların peşinden gitmiyor, bir profil oluşturarak "hayatta kalanlara" meylediyor.
*****
Öykü okumak zamanın elinden bir şeyler kurtarmaktır, zamanı genişletmek, bir öykünün satırlarında derdinize derman bulmaktır.
*****
Kınamam. Her şey insan için.
*****
Statüme hürmet edilsin istemem. Hürmeti bir insan olarak görmek, kabul etmek isterim. 
*****
Herkes en mutlu yüzünü giyiniyor. Her birinin yüzü diğerine ayna. Karşısındakine baktıkça yüzünün mutluluk kaslarını daha verimli kullanacağı ayna.
*****
Bildiğim, insanın, içinde yaşayamamasının getirdiği bıkkınlıkla dışına taşması, dışına taşanı hakikat sanması.
İçimizin kapılarını kapatan kim?
*****
Duyguyu ve bilgiyi zap etmek zorundayız. Aklına geleni yaz. Sonra tekrar tekrar oku, gözden geçiririz.
*****
Siz ne kadar iyisiniz.
İyi dediler iyi olduk.
*****
İyi diyelim, iyi olalım.
*****
Kişiyi yüzüne karşı övmeyiniz.
Hadisi Şerif
*****
Hiç bir çağ kendi zamanında anlaşılmaz.
*****
Kadın olarak doğmak, erkeklerin mülkiyetinde olan özel, çevrelenmiş bir yerde doğmak demektir. Kadınların toplumsal kişilikleri, böylesine sınırlı, böylesine koşullandırılmış bir yerde yaşayabilme ustalıklarından dolayı gelişmiştir. Ne var ki bu, kadının öz varlığının ikiye bölünmesi pahasına oluşmuştur. Kadın hiç durmadan kendisini seyretmek zorundadır. Hemen hemen her zaman kendi imgesiyle birlikte dolaşır. Bir odada yürürken 
ya da babasının ölüsünün başucunda ağlarken bile ister istemez kendisini yürürken ya da ağlarken görür. Çocukluğunun ilk yıllarından başlayarak hep kendi kendisini gözlemlemesi, bunun gerekli olduğu öğretilmiştir ona. Böylece kadın içindeki gözleyen ve gözlenen kişilikleri, kadın olarak onun kimliğini oluşturan ama birbirinden ayrı iki öğe olarak görmeye başlar. 

John BERGER
****
Kadın hiç durmadan kendisini seyretmek zorundadır. Hemen hemen her zaman kendi imgesiyle birlikte dolaşır. 

John BERGER
*****
Dinlemek sohbete dahil, konuşan bizim varlığımızdan bir haber olsa da.
*****
Önce kendini affetmelisin.
*****
Birisi "siz" diyerek mesafesini korurken diğeri "canım" diyerek mesafeyi eriten/ihlal eden olabiliyor.
*****
İnsanın bilmediği durumlar için bir mihmandara ihtiyacı var, kendini affetmeyi başarmış birisi rehberlik etse.....
*****
Senin hayretin beni hayrete düşürüyor.
*****
İnsanın kendini affedebilmesi için hatalarının farkında olması lazım değil mi?
*****
Hafıza maskeli yüzlerin kaydını tutmuyor.
*****
En son kime kalpten kalbe selam gönderdim?
Herkes sevilmek istiyor ama sevmekten yana ne kadar nasipsiz
olduğumuzu hiçbirimiz kabul etmiyoruz. Her birimizde öyle işlek, canlı bir haset damarı var ki gönlümüzün çayırları sararıp solmuş, nehirleri kurumuş hiç fark etmiyoruz. Kalbimizin iklimi krizde. Dünyadan önce, kalplerimiz çoraklaşıp çölleşiyor.
*****
Güvensizlik huzursuzluğa, huzursuzluk şikayete, şikayet şükürsüzlüğe doğru hızla yol alıyor.
*****
  Dert dinlemek.... Galiba sıkıntılarımızı açmaya/aşmaya buradan başlayacağız. Dert dinleyerek.... Sorun şu ki aile bireyleri, akrabalar, komşular, arkadaşlar arasında dert paylaşmak giderek imkansızlaşıyor. Neyse ki toplu dualarda, "Dertlilere deva, hastalara şifa, borçlulara eda.... " demekten henüz vazgeçmedik.
*****
İnsanları hayatı boyunca sağlıklı ve mutlu yapan şey nedir?
Araştırmadan çıkan sonuç: "İyi sosyal ilişkiler bizi daha sağlıklı ve mutlu yapar.
*****
Hayatın anlamını, onu kaybettiğimiz yerde bulmamız mümkün mü?
Hayır. Hayatın anlamı, kendimizi bulduğumuz yerde yeşerebilir ancak.
Kendimizi bulmak için ne yapıyoruz?
Kelamıkibarı biliyorsunuz: Aramakla bulunmaz, bulanlar yalnız arayanlardır.
Arıyor muyuz?
*****
Neden "ecdat" dedim. Çünkü bir şeyin iyi yada kötü olduğunu geçmiş kuşaklar ile günümüzü mukayese ederek cevaplamaya çalışıyoruz. Bunu genellikle de kadınlar üzerinden yapıyoruz. Oysa bu mukayeseler her zaman hakikati vermez. Daralan zamanlar ile geniş zamanlarda yaşayan insanların tecrübesi birbiriyle mukayese edilemez.
*****
Ortak yönleri en fazla olan insanlar annelerdir. Yeryüzünün neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, dilleri, kültürleri ve uygarlıkları ne denli farklı olursa olsun bu böyledir. Bir annenin yaşadıkları, bir bakıma, yirminci yüzyılda insanlığın başına nelerin geldiğini pekala yansıtmaktadır. Çağımızda tipik olmaktan çıkan şey, annenin etrafında gelişen geleneksel aile yapısıdır. Elbette geçmişte tek bir aile tipi yoktu, fakat hemen her yerde bir aile yapısı vardı. Bu artık bugün geçerli değil. İnsanlığın yirminci yüzyıl boyunca sergilediği çeşitliliğin ve hızlı değişimin "avamı" sembolize edecek bir seçmeyi oldukça zorlaştırmasına rağmen illaki böyle bir şey seçilmek durumunduysa, ben tercihimi bir anne ve çocuklarından yana kullanıyorum.

Hobsbawm 
*****
Biz sadece bize gösterilenlerin izleyicisiyiz. Kulaklarımızı ve gözlerimizi ödünç verdiğimiz, bize ait olmayan zamanların içindeyiz.
*****
Savaşta her zaman sadece yoksullar ve sorumluluğu yüklenen vatandaşlar ölür.
*****
Kişiyi nasıl bilirsin. Kendin gibi.
*****
Dünya yansa altından çekip alacağım bir parça hasırım yok.
*****
Dilinize düşeceğime kör kuyuya düşeydim.
*****
Gülmek toplumsaldır.

Wilhelm SCHMID
*****
Arayanlar bulmaz, bulanlar yalnız arayanlardır.
*****
Herkes gülerken gülememenin verdiği o sıkıntıyı hayatım boyunca unutmadım.
*****
Düne dönülmez. Dünden gelinemez.
*****
Her şey ticari. Ebeveynlerinle ilişkin bile.
*****
Diline kuşlar yuva yapsın.
*****
Okunmuş sayfalar insanı ortalama karşı diri tutuyor. Sen kitabın sayfasında kaybolmuyorsun ama sana bakanlar senin çoktan kaybolduğunu sanıyor.
*****
İnsan, demiş babama, saygı beklemez, kendisine duyulması gereken saygıyı kendisi inşa eder.
*****
Eylem de öğrenilen bir şey.
*****
Genlerinizin kalitesini bilmeden çocuk sahibi olmaya kalkmayacaktınız.
*****
Bize ait olmayan zamanların, bize rağmen, şarkılar üzerinden tutulan kaydı vardır hafızanın kıvrımlarında. Öyleyse hızlıca gezinelim o kıvrımlarda, rastladığımız sahneleri hızlıca çıkaralım günün kollarına....

*****
Edip cansever der ya hani o güzelim şiirinde, beni bir sardunya büyüttü belki.
Belki değil muhakkak bizi büyüten bir çiçek ve bizi büyüten şarkılar vardır.
Sadece yaşıtlarımızla büyümeyiz; şarkıların, türkülerin içinden geçe geçe büyürüz.
İnanırım, insanı en çok çiçekler ve şarkılar büyütür.
*****
İnsanları en çok hatıralarından biliriz. Neyi saklamış bilinç, neyi saklamayı değerli bulmuştur, bu soruların cevabı hatırlayan öznenin sıralamalarında ortaya çıkar.

ŞİİR




*****

MÜZİK 



*****
FİLM


*****
KİTAPLAR






 


OKUDUM 2026/55 POLİS KATİLİ

01 Ekim 2026

OKUDUM 2026/55 POLİS KATİLİ


Martın Beck: Bir Modern Polisiye Klasiği

Küçük bir kasabada bir kadın vahşice katledilip bir çukura atılır. İki şüpheli vardır; en yakın komşusu ve eski kocası. Martin Beck ve ortağı Kollberg bu cinayetin soruşturmasını yürütmek için bölgeye çağrılır. Ancak daha sonra başka bir olay olur: Sessiz bir mahallede üç polis ve iki genç arasında bir silahlı çatışma yaşanır ve tüm polis teşkilatı dikkatini bu olaya verir.

“Rakipsizler… Onları (Per Wahlöö & Maj Sjöwall) diğer polisiye yazarlarıyla kolay kolay kıyaslayamazsınız.”

Gefle Dagblad, İsveç

“Yeni Martin Beck romanı Polis Katili, serinin en iyi kitabı olabilir ve hâliyle bu zamana kadar yazılmış en iyi polisiyelerden biri… Ayakta alkışlanmayı hak ediyor!”

Sun Newspaper, ABD7

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;

Serinin son 2 kitabından biri idi. Polisiye severler okuyabilir.

KİTAPTAN ALINTILAR;

İnsan uzun zamandır sahip olmadığı bir şeye yas tutamıyor.

*****
Doğru söz yemin istemez
*****
Üniformayı giy, daha çok saygı görürsün.
*****
Tahmin yürütmek yerine, gerçeklere sadık olalım.
*****
Ceset yoksa cinayet te yok
*****



 

OKUDUKLARIM 2026/54 KIBRIS, İSTANBUL, VE BENDEN KATARSİS

30 Eylül 2026

OKUDUKLARIM 2026/54 KIBRIS, İSTANBUL, VE BENDEN KATARSİS

 


“Unutulmayanlardan Kıbrıs Havaları” adlı şiir kitabıyla benim için sürpriz ve başarılı biçimde Kıbrıs Türk kadın şairleri halkasına eklenen son isim Canev Dinçer oldu. Canev Dinçer’in şiir dünyası tematik açıdan çok zengin…Şiir dili son derece yalın ve akıcı. Yunus Emre, Aşık Veysel, Cahit Sıtkı Tarancı, Yahya Kemal Beyatlı gibi ünlü şairlerin şiir dili ve edasından, onun da beslendiğini düşünüyorum. “Şiirlerinin bazıları” “öykülü / öykümsü şiir”i veya “sinematografik şiiri” anımsatan örneklerdir. Ahmet Muhip Dranas’ın “Fahriye Abla” şiirindeki sinema karelerini gösteren şiirleri var. Bana göre şaire, şiirleriyle Kıbrıs Türk şiiri içinde bir yere yerleşmiştir. Orhan Veli Kanık, Mustafa Seyit Sütüven gibi Cumhuriyet şairlerinin hakim vasıflarından biri, yazdıkları şiirlerin birer “sehl-i mümteni” yani söylenişi, yazılışı kolay gibi gözüken, ha deyince herkesin yazamayacağı yalın şiirler olmasıydı. Ben aynı sehl-i mümteni tarz ve edasını Canev Hanımefendi’nin şiirlerinde de hissettim, okudum.

Prof. Dr. Oğuz Karakartal

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;

Bir gecede okuduğum bir şiir kitabı idi.

KİTAPTAN ALINTILAR;

Hatırladıklarım, özlediklerimdir. Ben de zaten hatırlanmak değil, özlenmekten yanayım.
*****
Hayat çok güzel
İnsan nefes aldıkça
*****
Biz seninle
Hep
Çocukluğumuzu oynadık.
*****
Biz biriz
Bazen insanca
Bazen eşekçe
*****
Aşklar bitti
Ölümler var sırada
*****
Yalnızlığım
Kıskançlıktan çatladı
Kendi yalnızlığına gömüp kendini
Öylece
Kala kaldı
*****
Kadın güçlü
Kadın gücün simgesi
Dibine kadar
*****
Tüm gökyüzü şarkıları beynimde kümelendi
Kimisinde yalnızlık
Kimisinde karanlık
Uçan pamuk bulutlar
Uçurtmalar filler vardı
Seni 
Bulamadım.

Sen 
Yoktun o şarkılarda neredeydin.
*****
Yapaylaşmış zekaların dünyasında
İnsanca duyguların kıpırtıları
Bırakmasın peşinizi
*****
İnsancıl duygular her daim
Yapay zekayla çatışmakta
*****
Güle güle git yalnızlığım
Ben kurtuldum artık senden
Hoşçakal
*****
Yaşamak yakışır tüm insanlara
İnsanca
*****