OKUDUM 42- ANNE BENİ BEKLEME

12 Kasım 2018

OKUDUM 42- ANNE BENİ BEKLEME

1919 Yılında Osmanlı imparatorluğu işgal altında iken Yunanistan kralının emri ile askere alınan Pandeli kendini İzmir'de bulur.
Türk ordusu Yunan ordularını Afyon yakınında bozguna uğratır ve Yunan ordusu dağılır. Yunan ordusu geri çekilir iken yaşlı, çocuk, kadın demeden türk halkına işkence edip her tarafı yakıp yıkmaktadır. Bu durum karşısında insanlığı sorgulayan Pandeli annesine yazdığı son mektupta " Anne beni bekleme" demiştir.
Genelde savaşı bizim yazarların dilinden okudum. Bu kitap tam tersi yunan askeri ağzından anlatılıyor. Severek okudum tavsiye ederim. Akıcı bir kitaptı bir günde bitti.

Demokrasi ve vatan için ölenlerin mezarı bütün dünyadır .
*****
Korku, yaşama güdüsünü çoğaltan bir duyguydu bana göre. Korktukça yaşama sarılıyor insan ya da yaşama sarıldıkça daha çok korkuyor.

45. HAFTA

11 Kasım 2018

45. HAFTA

Sevdiğiniz 5 tuhaf şeyi yazın.

Tatlı ve tuzluyu bir arada yemek, mesela tahin pekmez karışımı ile peynir yemek gibi:)))




Elleri tek tek kütletmek, özellikle bunu tiki olan arkadaşın yanında yapmak. Yapma çığlıklarını duymak hoşuma gidiyor:)))



Çubuk kırakeri kırmadan ağızda tutarak yemek.


Çekirdek yer iken ağızda biriktirip sonra çiğnemek.


Haşlanmış mısırı yedikten sonra koçanın suyunu da vakumlamak)))



OKUDUM 41- ÖKSÜZLER TRENİ

10 Kasım 2018

OKUDUM 41- ÖKSÜZLER TRENİ


Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız…

Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni'dir.

1929 yılı Amerika'sında Vivian Daly de o trende yolculuk eden çocuklardan sadece biridir. Küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşan Vivian, bir şekilde kaderine yön vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirme gücünü de ona nereden geldiğini hatırlatan aile yadigârı kolyesinde bulacaktır…

On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly'nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir.


Kendinle dalga geçmeyi beceremezsen, ileride çok zor bir hayatın olur.
*****
Sınırlarını test et. Neye dayanabileceğini öğren.
*****
Bazen unutmaya çalışmak daha kolaydır.
*****
Dürüstlük ve iyilik her şeyi yoluna sokar.
*****
Gülümsemeyi unutmayın.
*****
İnsanların, zamanın başlangıcından beri birbirlerine hükmedip zulmettikleri doğru.
*****
Tecrübelerinden öğrendiği kadarıyla sert ve tuhaf biri gibi görünmek, acınası ve savunmasız görünmekten çok daha iyiydi.
*****


ANIYORUZ

09 Kasım 2018

ANIYORUZ

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü Saygı ve Özlemle Anıyoruz! Sonsuz Şükran ve Minnetle... 

HAYAT ASLINDA KOCAMAN BİR TEBESSÜM

HAYAT ASLINDA KOCAMAN BİR TEBESSÜM

Bahçemdeki kasımpatılardan bir demet ile merhaba. Bunları geçen sene almıştım ufacıktılar bu boya kadar büyüdüler ve çiçek olarak çoştular. Yarın arkamızdaki okulda tatil olduğu için anma töreni yapılır mı bilemem ama normal hafta içine rastlasaydı anma töreni için okula giden çocuklar bu çiçekleri bitirirlerdi. Teyze bana da bana da derken çiçek kalmıyor ama olsun...

Bu haftan performansım düşük ne kitap okuyabiliyorum ne de film izleyebiliyorum. Sabahları kalkıp kahvaltı yapıp, ortalığı topladıktan sonra tembel tembel yatıyorum. Karnım acıktığında kalkıp biraz leblebi yiyorum, sonra tekrar yatak. Depresyona mı girdim ne, kapalı havaları hiç sevmiyorum.


Bugün yaptığım 1,5 saatlik yürüyüşten sonra parkıma gittim. Hava çok güzeldi bunu değerlendirmek lazım dı. Biraz kitap okudum, bir iki bardakta ajda çay içtim. Biraz olsun güneşili havanın tadını çıkardım. En son kahve içerek parktan çıktım. Bankada işim vardı onu hallettim. Evde leblebim bitmişti bimden leblebi aldım.


Eve minibüs ile döndüm:)) yürüyüşte yeterince yorulmuştum. Baktım birkaç gündür bloğa giremiyorum, girip 1-2 satırla günün özeti ile herzamanki gibi merhaba diyeyim dedim. Biraz bloglarda dolaştım, daha sonra akşam yemeği için mutfağa geçtim en sevmediğim yemek olan karnabahar yapmaya başladım. Nefret ederim ama kış sebzeleri arasında yer aldığı için mecburen pişiriyoruz.

Sonra belediyeye telefon açtım. Yan apartmandan taşınan birisi yatak, döşek atmış bizim bahçe duvarının önüne. Onu oradan almalarını istedim. Aslında bu kişiye ceza yazmaları lazım ama kişi nereye taşındı belli değil.  Birazdan komşu Hayriye abla yürüyüşten dönerken bize uğrayacak birer kahvede onunla içeriz artık.