10 YAŞIMA MEKTUP

21 Kasım 2019

10 YAŞIMA MEKTUP


Sevgili sessizumman beni mimlemiş, biraz geç oldu ama ancak yazıyorum.
50 yaşındaki Özlem'den 10 yaşındaki Özlem'e bu mektup
Sevgili Özlem bu kadar obur olmanı gerektirecek bir şey yok lütfen daha az yer misin? Şekerli yoğurt götürdükçe götürüyorsun. Hiç üşenmeden havanda leblebileri dövüp şeker ile karıştırıyorsun olmaz ki bu kadar şeker de yenilmez ki, daha ilerlemiş yaşlarını düşünemiyorum senin.
İlla kadın öğretmen diye tutturmanı da anlayamıyorum. Erkek olsa ne olacak öğretmenin? her öğretmen aynısını yapacak diye bir kural da yok. Hayati hoca öğrenci dövüyorsa, diğeri de dövecek diye bir kural yok yani. Sibel de öğrenme yetersizliği olabilir bu onun dayak yemesini gerektirmezdi ki.
Evinizin arkasına yeni okul açıldı diye okul değiştirmende gerekmezdi. Bak geçenlerde sen tanımadın ama diğer okulda bıraktığın arkadaşın Müge seni tanıdı, hemen masana gelip hal hatır sordu. Sen ne yaptın afalladın, zor toparladın durumu. Bu arkadaşlarını unutmaman lazımdı.
İlerde öyle günler olacak ki sen nasıl olur diyeceksin. Akrabanın dahi ihaneti ile karşı karşı kalacaksın. İnsanların ikiyüzlü ve çıkarcı olacaklarını öğreneceksin. Onun için şimdiden kendini koruma kalkanları altına alsan iyi olur. Seni en zayıf noktandan vurmaya çalışacaklar. Çok incineceksin, öfkeleneceksin ama affetmeyide öğreneceksin.
Gelecekte de şimdiki gibi okumalısın. En iyi dostun kitaplar olduğunu öğreneceksin. En büyük birikimin kitapların ve filmlerin olsun.
Kendin ile bol bol sohbet et, hayal kur. İyilikleri ve güzellikleri ayırt etmeyi öğrendikçe yaşamaktan zevk alacaksın.
Sen sağlıklı ve huzurlu olursan, çevrendekiler de öyle olacaktır. İlişkilerini düzgün kurabilmelisin bu durumda.
Bu arada boşuna evlenirim diye hayal kurma, çünkü evlenemeyeceksin.
O siyah beyaz izlediğin televizyon varya gün gelecek rengarenk olacak inanamayacaksın.....
Hatta internet diye bir iletişim aracı olacak başından ayrılamayacaksın.......
Şarkı söyle dans et. Kendini ritme bırak... Hayatı sev, hayattaki kendini sev. Bir insanı sevmekle başlar her şey ama ilk önce kendini sev. 


BAZEN SESSİZ KALMAK DAHA ÇOK ACI VERİR.

16 Kasım 2019

BAZEN SESSİZ KALMAK DAHA ÇOK ACI VERİR.

Salı gecesi aldığımız bir telefon ile doktor randevumuz cumadan perşembeye çekildi. İki ayak bir papuça girdi resmen bizde. Teyzemin oğlu ile bağlantı kurduk Çarşamba geceden bizde olmasını talep ettik. Sağolsun eniştem ile birlikte geldiler  çarşamba gecesi. Perşembe sabahı saat 04:00 te de yola çıktık. Nişantaşına vardığımızda saat 06:30 du. Erken geldik bahçeşehirde nasılsa trafiğe yakalanmadık yakalansa idik o saatte zor olurduk. Zamane kahvesinin üstü doktorun muayehanesi allahtan. Hemen zamane kahvesine girdik teyzemin oğlu ile sabah sabah kahve içerek afyon patlattık:)) Doktorda işimiz bittiğinde saat 12:30 du. Eczaneden ilaçları alarak Lüleburgaza döndük. Çok ısrar etmeme rağmen yemek yemediler, kahvaltı yaptılar sadece. Hemen teyzemin oğlu çarşıya indik eniştemin sevdiği peynir helvasından aldık. saat 15:00 gibi tekrar İstanbula hareket ettiler. Kontrolümüz güzel geçti, göz ultrasonu dahi yaptı doktor bey. Sadece damlanın birini günde 8 defaya yükseltti birde yeni bir damla verdi. 


Yeni okumaya başladığım kitabım.


Bende hayat her zamanki gibi, sabah kalkıyorum ağbimi doyuruyorum insülini yapıyorum. Annem allahtan kendi yapıyor kahvaltısını. 09 gibi 4 adet damlaya başlıyoruz 2 saatte bir damlamız var. Evden çıksamda maraton durumunda işleri halledip dönmek zorundayım. Market, manav, pazar bu şekilde halletmeye çalışıyorum. Ama mutlaka parkıma uğruyorum kahvemi içiyorum. Bugün  de uğradım, saç kavurma istedi ağbim onun alışverişini yaptım kasaptan manavdan. Bu güzel tekir yavrusu da parkın müdavimi sucuklu tost ile besledim bir kere ondan sonra ben ne zaman gitsem hemen sandalyeye tırmanır. Sırnaşık yani:))

Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum

OKUDUM 41 AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN

14 Kasım 2019

OKUDUM 41 AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN

Kitap aşk ve cinayetle bağlantılı olan üç hikayeden oluşuyor.Üç ayrı hikaye,üçünde de gizem yok denecek kadar azdı. Diğer Ahmet ÜMİT kitapları gibi değildi.

Her kanun adil değildir
*****
Sahiden de sevginin iyileştirici gücü vardı. Elbette yalansız olanın, çıkarsız olanın, hakiki sevginin
******
Aşk diye bir şey yoktur, güzellik vardır. Güzellik de kimsenin malı değildir. Ona sadece belli bir süre sahip olabilirsin, sonra uçar gider.
*****
... cinayetin nedeni aşk değil, insan.
Aşk öldürmez, eğitimsiz, bencil, ruhsal olarak gelişmemiş insan öldürür. Sorun aşkta değil, sorun nasıl seveceğini bilmeyen insanda.

BAZEN SEVGİ ZAMANLA AÇAN UTANGAÇ BİR ÇİÇEKTİR.

13 Kasım 2019

BAZEN SEVGİ ZAMANLA AÇAN UTANGAÇ BİR ÇİÇEKTİR.

Kasım ayının ortasında hala bu güzel havalar şaşırtıyor beni. Ben hala terlikle geziyorum dışarlarda:))) daha ayaklarım üşümedi benim anlayacağınız. Çamaşırlar asar asmaz kuruyor hala...
Bahçede temizlik yaptık. Ceviz ağacının bahçenin büyük bölümünü kapattığı dallları elektrikli testere ile kesildi. Dallar kesildikten sonra bir daha parçalandı ve arka komşuya verildi dallar, malum artık doğalgaz kullanacağımız için  onlara ihtiyacımız yoktu.
Bahçe bir açıldı ki sormayın iyi de oldu böyle...
Ufak bir alan kazıldı, ıspanak ekildi biraz da ufak soğanlar ekildi yeşil  soğan olsunlar diye.
Haftada 2 defa şehrin diğer ucundaki fırına gidiyorum, ağbim siyez unlu ekmek yiyor. Bir tek orası çıkarıyor bu ekmeği de haftada 2 gün pazartesi ve perşembe.


Ahmet ümitin yeni kitabını okuyorum. 3 kısa cinayet davasını anlatıyor. Başkomiser Nevzat yine başrolde... Sinan Akyüzün yeni kitabını da merakla bekliyorum....
Bu gün buranın pazarı hem ağbime ekmek aldım hem de anneme pazaryerinden gözleme aldım.  Eve geldim ana sağlığa gittim bitmiş ilaçları yazdırdım , eczaneden ilaçları aldım gelir iken de pastanede oturup bir kahve içtim.


Cuma günü tekrar İstanbulda doktor kontrolündeyiz. Hayırlısı ile gidip gelelim inşallah.





OKUDUM 40 BUTİMAR

12 Kasım 2019

OKUDUM 40 BUTİMAR


İstanbul’dan Revan’a (Erivan’a), Rus Çarına, Devrime uzanan bir hikaye ama ne uzanış. Yaşayarak yazılmış bir roman. 
Kah çarşaf giyip İstanbul sokaklarında gezerek, kah taksici olarak, kah dilenci olarak. 
Zıt kutupların çatışması -Doğu-Batı, Laik-Muhafazakar- sistem eleştrisi, popüler kültürün insanları ne hallere getirdiğine, dini kullanıp her türlü ahlaksızlığı yapanlara isyan var isyan. Hepsinden çokça şey bulacaksınız.
Yusuf’un hikayesi. Göçler, sefalet, savaş, isyan, dostluk, aşk, simya, hırs. Var oğlu var. 
Yusuf’un hikayesi insanlığımızın hikayesi biraz da. Gözünü para hırsı bürümüş insanların acı hikayesi. 

"Para hırsı bu dünyanın güzelliklerini örten kara bir perdedir! O hırsın peşine düşen kişiler, bir bebeğin ilk gülüşünü, bir ağacın boy atışını, bir yıldızın kayışını izlemeyi kaçırırlar. Hatta kendilerini bile unuturlar bir süre sonra. Kendine âmâ olan birisi tüm dünyaya sahip olsa ne olur..."