POST MODERNİZİMDEN SONRA POST TRUTH ÇAĞI

23 Ağustos 2017


Bakçemde ki şapşiklerden biri ile merhaba sizlere, maşallah deyin lütfen:)))))


Günlerimiz yine okumakla, kediler ile ve bahçe işleri ile geçiyor.


Kapak açıklaması ile almıştım yanılmışım. Anne kız arasında ki kopmaz bağlar yerine çokça cinsellik olan bir kitap, yarım bıraktım ikinci ele gidecek.,



Altını çizdiklerim...





Şu an bu iki kitabı birden okuyorum.




Bahçeden son  meyveleri topluyoruz artık...


YEME İÇME

SİL GİTSİN

22 Ağustos 2017





  • 1 - Sen aramayı - yazmayı bıraktığın an bakarsın ki o aramıyor - yazmıyor. Bütün ilişkiyi sen devam ettiriyormuşsun. Sil gitsin!
  • 2 - Bir insandan bir şey öğrenemiyorsan o insan gereksizdir. Sil gitsin!
  • 3 - Bir yere varamayan, sizi oyalayan, mesajlaşmaktan öteye geçemeyen cinsler... Sil gitsin!
  • 4 - Başkalarının sırlarını sana anlatan senin sırlarını da başkalarına anlatır. Sil gitsin!
  • 5 - Özür dilemeyi büyük kişiliklerine yediremeyenler... Sil gitsin!
  • 6 - "Yoğunum" kelimesini ağzına sakız etmiş, sürekli zamansızlıktan dem vuranı sil gitsin! Unutma, zaman hiçbir zaman bulunmaz, yaratılır.
  • 7 - Ne yaparsan yap gülmez. Bazıları mutsuzluktan beslenir. Sil gitsin!
  • 8 - Senden alır, alır, alır vermeye gelince beklentisiz sevgiden dem vurur. Sil gitsin! Değer veriyorsan değer görmelisin. Aksi aptallıktır.
  • 9 - Kendi yapamadığı için senin başarılarını küçümser. Hatta dürüstlük adı altında kıskançlığını kusar. Sıkma canını onun derdi kendi acizliğiyle. Sil gitsin!
  • 10 - Hayallerini dinlemeyen, mutluluğunu paylaşmayanlar... Sil gitsin!
  • 11 - Hayatını para,iş vb. tek bir alanda yoğunlaştırmış insanlar... Sil gitsin!
  • Ve not o silinenlere: Zaman zaman bedenen, insanlığımdan veya bazende mecburen yanınızda olsam da sakın aldanmayın, ben bu temizliği "Ruhumda ve beynimde" yaptım görüntü yanıltmasın...

TINGIR TINGIR:))

21 Ağustos 2017


Haftaya güzel başlayabilmek için güzelce dinlendik mi? yoksa bu gün pazar benim günüm deyip günü gün mü ettik?............
Sendromsuz bir pazartesi diliyorum.


Buyrun sabah çayımız, afyonunu patlatmak isteyenlere gelsin.

Değişmeyen kurallar...........


Haftayı bu güzel çiçek gibi renkli yaşayalım...


Bitirelim...


Başlayalım...


Sevelim...


Sevilelim...

HADİ BAKALIM BAYRAM TEMİZLİĞİ YAPALIM:)))))



İZLEDİKLERİM 95

20 Ağustos 2017


FIRTINALI HAYATLAR

Genç yaşta ün ve başarı sahibi olan Wolfe, çarpıcı bir yeteneğe ve karaktere sahiptir. Perkins, tüm zamanların en saygıdeğer ve tanınan edebiyat editörlerindendir ve F. Scott Fitzgerald ve Ernest Hemingway gibi sembolleşmiş roman yazarlarını keşfeden isimdir. Wolfe ve Perkins arasında şefkatli ve karmaşık bir dostluk gelişir. Eğitici ve önlenemez dostlukları, bu parlak ama birbirinden çok farklı iki adamın hayatını sonsuza dek değiştirecektir.


KURT KADIN

Norveçli yazar Erik Fosnes Hansen’in aynı adlı romanından uyarlanan filmin başlığı dilimize “Aslan Kadın” olarak çevriliyor. Film ve kitap, vücudun her yerinde aşırı kıl uzamasına neden olan Hipertrikoz hastalığından mustarip Eva’nın gençlik yılları anlatıyor. Eva doktorlar tarafından aşağılayıcı tavırlarla incelenir ve okulda sürekli onunla alay edilir. Sonra âşık olur; saygıyı ve saygısızlığı öğrenir. Gençlik yıllarını nadir görülen hastalıklara sahip diğer çocuklardan oluşan bir tiyatro grubuyla turnelerde geçirir.


BARAKA

Mackenzie Allen Phillips, küçük çocuğu Missy’nin kaçırılması ve ardından öldüğünün tahmin edilmesinden sonra inzivaya çekilmiş, hüzünlü bir adamdır. Mack günün birinde bir mektup alır ve gönderenin Tanrı olduğundan şüphelenir. Mektupta Missy’nin öldürüldüğü yer olan barakaya dönmesi istenmektedir. Bir süre düşünen Mack eşyalarını toplayarak Missy’nin kaçırılmasından sonra ilk kez barakaya geri dönmek için yola çıkar. Orada bulacağı şey hayatını tamamen değiştirecektir…


YAĞMUR DUASI

New York’ta çalışan bir gazeteci, babasının şüpheli ölümünün ardından kuraklık ve çetelerin çiftçi topluluğunu kırıp geçirdiği memleketine döner.



TÜMÖR

Frederik, dolandırıcılıktan yargılanmaktadır. Ancak, bir beyin tümörü olduğu ve tümörün karakterini değiştirdiği ortaya çıkar. Bu nedenle yaptığı şeyin yanlış olduğunun bilincinde değildir. Diğer yandan karısı Mia’ya da çok daha agresif davranmaya başlar. Mia, Frederik’in avukatından yardım isteyecektir.






KÖTÜ BİR AHLAK DISI DAVRANIS OLAN HIRSIZLIK.


Herkese hayırlı pazarlar,
Perşembe günü yaşadığım bir olayı anlatayım size. Ağbim pazarcılık yapıyor, bir süre önce sağ gözü ve çevresinde kırmızılık oluşmaya başladı. Doktora çıktığında şeker hastası olduğu için gözünün arkasında kanama olmuş ve kan birikmiş. Buradaki hastanede bir hayli pahalı olduğu için tedavisi ( 25-30 bin) en yakın şehirdeki Eğitim ve araştırma hastanesine yönlendirdi. Aynı zamanda o şehre perşembe günleri pazara gittiği için randevularını aynı güne denk getirmeye başladı. O günlerde beni de götürdü o şehre sergiyi kurdu satış yapabileceğim malları açtı ( havlu, yastık kılıfı, ayak paspası, mutfak önlüğü, mutfak havlusu gibi ufak mallar) bunların fiyatlarını biliyorum. Kendisi lazer tedavisini olmak için hastaneye gitti. Yavaş yavaş alışveriş başladı, bir ara sergi müşterisi kalabalıklaştı bu durumda serginin bir noktasına yığılma olduğu için mesela pike bölümüne orada müsteri ile ilgileniyorsun. Bir ara başımı diğer tarafa çevirdiğimde bir bayanın yastık kılıfını ufacık katlayıp  çantaya koyduğunu gördüm. Hemen yanındaki bayan dikkati dağıtsın diye ücretini sordu. Almadan sergiden ayrıldılar. A ma kadın devamlı arkasını dönüp bakıyor. Beni üzen giden 3.5 tllik yastık değil inanın, bunu yapan kişinin ve yanındaki bayanın kapalı olması idi. Bunlar hiç mi KURAN okumamışlar, hırsızlığın büyük günahlardan biri olduğunu bilmiyorlar mı? Bu işi yaparak diğer müslüman kardeşlerini lekelemiyorlar mı? 


En büyük edepsiz hırsızlık yapan olarak kendisi oldu, en büyük insani davranışı da ben yaptım diye düşünüyorum. Aç çantanı o koyduğunu çıkar bakayım deyip onu orada rezil edebilirdim. Susmayı ve bakışlarımı yöneltmeyi tercih ettim. Siz bu konuda ne düşünürsünüz? nasıl bir tutum sergilerdiniz benim yerime?........


OKUDUKLARIM 182 / CİN AYNASI

19 Ağustos 2017




“‘Kimsenin birbirine acımadığı, herkesin kolayca birbirinden nefret ettiği, birinin ötekine yardım etmeyi aklından dahi geçirmediği soğuk ve umutsuz bir dünya’da yaşıyoruz. Yalnızlıktan korktuğumuz ama sürekli yalnız kalmaya çalıştığımız, yalnızlığımızın yetmediği ve bitmediği bir çağdayız.
(...)

Galeano’dan ilham alırsam; birlikte kurtulmak için ve yeniden buluşabilmeyi ümit ettiğim için yazıyorum. Kederlerimi, iç sıkıntılarımı ve başkalarında da fark ettiğim acıları anlatmak için yazıyorum. Kendime acı vereni açıklamak, içimde büyüyen sevinci ve coşkuyu da hemen paylaşmak için yazıyorum.
(...)

Sokaktan duyduğum cümleleri ‘cesaret ve kehanetle bezeyip yeniden asıl sahiplerine gönderdiğimde’ onlardan gelecek işaretin merakıyla yazıyorum.”

Ercan Kesal “kendi kendimizle derdimizin” sır kâtipliğini yapıyor. Peri Gazozu kitabının izinde, insan halleri üzerine sohbet ediyor okuruyla. Ahlâkın “utanmayı bilmek” demek olduğunu bilerek, “çocuk aklının” safiyetini severek, rüyalarını kalbine sorarak…


Ölüm, zulüm, acı, kötülük üzerine… Direnmek, insan onuru, devrimci inat üzerine… “Adamı adam eden analar” üzerine… İyilik, güzellik, çocuklar, insanlık ve sinema üzerine yazılar. Kederli ve yine de ümitli.

Kitap yaşadığımız çoğrafyadaki olayları sohbet tadında anlatıyor. Kitabını ilk defa okuduğum bir yazar severek okudum. Devrim yılları ve sol kesimin yaşadıkları akıcı bir dille kısa kısa yazılar ile anlatılmış.

  • Devrim gibidir bazı başlangıçlar,inanır ve vazgeçmezseniz eğer, mutlak gerçekleşir.
  •  
  • Hayat, hiçbir şeyin artık hiçbir zaman değişmeyeceğini bağırarak kaybolan haylaz bir sokak çocuğu gibi bakıyordu sokağın köşesinden.
  •  
  • "şimdi omuzumuzun üzerinden eğilip konuşsa birisi:
  • Ancak umudun ve iyiliğin inancın rüzgarı düşürür bu ülkenin ateşini, başkası düşürmez!"
  •  
  • Hayat tam olarak sizin ona verdiğiniz değerdir. Ne kadar yaşadığınız değil, nasıl yaşadığınız önemlidir.
  •  
  • Faşizm, çok uzaklarda bir yerde değildir. Sokağın ortasında, evlerimizin içinde ya da hiç çocuk olmamış bir takım adamların buz gibi kalplerinde gezinir durur. Her gün arabanızla yanından geçip gittiğiniz bir evde yaşayan genç bir kadının, hiç istemediği ve zorla dayatılan bir evliliği artık taşıyamayıp, bebeğini sırtına sararak kendini ipe vermesidir faşizm. Bir ülkenin ipin ucunda sallanan vicdanıdır yani. Ya da tecavüz edilerek öldürülen günahsız kızlarının hastane morgunda bekleyen cesedini bile almaktan korkan ana babaların çaresizliğidir.
  •  
  • Borges, "sanat için, anılar için, belki de unutulmamak için yaratıldığımızı" söyler.
  •  
  • "Afrikalı kabilelerde kadınlar, ölen yakınları için parmaklarını keserlermiş. Bizim de ölen her kardeşimizle birlikte kesip attığımız bir parça vardır kalbimizde. Hemingway, "Bir nesil biter, yeni bir nesil gelir. Güneş doğar, batar. Yeryüzü sonsuz gider. Tüm ırmaklar denize akar, ama deniz dolmaz"diyor. Elhak, doğruymuş"


ALTINI ÇİZDİKLERİM

18 Ağustos 2017