GÖLE GİDEN YOL GÖLDEN DAHA GÜZELDİR.

23 Ocak 2019

GÖLE GİDEN YOL GÖLDEN DAHA GÜZELDİR.


Bu gün sabah bayağı bir yağmur yağdı. Hatta annemin doktor kontrolüne taksi ile gitmek mecburiyetinde kaldık. 
Dün sabah kendime çok güldüm, zamlı emekli maaşından birer kahve içmek için whapsaptan arkadaşa mesaj attım... Sanıyordum meğer mesajı lise arkadaş topluluğuna atmışım:)))))))))))
Uyku mahmurluğu yaptığıma bakın, zırt pırt mesajlar gelmeye başlayınca anladım durumu kahkahalar ile güldük :)))))))

Neyse arkadaşlada buluşamadık ahları tuttu herhalde:)) Anneme ilaç yazdırmaya gitmiştim. Sıra çoktu 14:30 dan sonra çarşıya gitmekte zor geldi eve döndüm.


Bu benim bahçedeki kedilerimden biri idi. Çok oyuncu olur tekirler bu da öyle idi. Ağbimin minibüsün arkasına gizlice binmiş. Kırklareli pazarında ağbim mal indirirken fırlamış gitmiş güzelim.




Pozitif dergisinin yarısına geldim, umarım ay sonuna kadar biter.



Konuşanlarda aslında negatif olabilir diye düşünüyorum, dert dinlemekten bazen bunaldığım oluyor inanın.  Masadan kalkıp gidesim geliyor ama saygı gereği yapamıyorum, 



Filmini izledim.

Paul, çığırından çıkmış dünya düzeninden ailesini korumak için köşe bucak kaçar. Terk edilmiş evi kendisine mesken tutan Paul, burayı güvenli yere dönüştürmek için canla başla çalışır. Bunu başaran adam, kapısını çalan yardıma muhtaç genci evine alır. O günden sonra bilindik ve rutin devam eden hayatı gerilim dolu bir hal alacaktır.



OKUDUM 7 - SİHİRLİ KENTİN FİRARİSİ

22 Ocak 2019

OKUDUM 7 - SİHİRLİ KENTİN FİRARİSİ


Reklamlardaki gibi bir hayatım, üniversitede bir işim, dünyalar güzeli bir eşim, güzel bir evim ve arabam vardı. Tam on sene boyunca herkesin gıpta ettiği gibi ilişkiyi, evliliği sırtladık. Balerin ile kurşun askerdik. Sonra... Ayrılıverdik herkesi şaşkına çeviren bir kararla. Birbirimizi sevmediğiniz için değil, öyle olması gerektiği için. Hayat bizden büyük olduğu için. Sevmek dürüstlük demek olduğu için. 
Her şeyi bırakıp bütün sosyal çevremi sıfıra indirip kimseyi tanımadığım, kimsenin beni tanımadığı bu güzel şehre, Prag'a geldim. Kendime yepyeni bir hayat kurdum. 
Ve şimdi bu sihirli kentte bir firariyim ben. Eski hayatımdan, rollerimden, sorumluluklarımdan soyundum. Bütün firariler gibi ayklak ve 'Yarına Allah Kerim'ci ilk günlerin ardından, her şey zamanla rayına oturdu. Sorumluluktan ya da hayatın kendisinden kaçmıyorum zaten, yeni rollerimi severek sırtlandım. 
Hala firarda olup olmadığımı sorarsanız, hayır. Ama aslında hala yoldayım. Çünkü firar edemeyeceğim tek yere gitmek için çıkmıştım bu yola ve biliyorum ki insanın 'kendi'ne varması bir ömür alır.

ARKA KAPAK TANITIM YAZISINDAN.

Kısa ve hikaye tarzı bölümler olduğu için sevdim kitabı.


Hayata bir başka gözlebakmayı öğrendiyseniz, bu seçimle kazandıklarını sananlara yalnızca acıyarak gülümsersiniz.Her şeyin sıradanlaştığı bir dünyada bazen kaybetmek en doğru seçimdir.
*****
Yalnızlıkzor, sevecek birini bulmak zor, sevmek zor, sevgiyi ilişkiye taşımak zor, ayrılmak fepsinden zor.... Ama galiba en zoru kendin olabilmek.
*****
Yaşama duyduğun inancı yitirdiğinde ise her şey anlamını yitiriyor.
*****
Hayat bütün acılara rağmen denemeye değer.
*****
Kurtuluşun tek bir yolu var. Yazmak, üretmek.
*****
Allah geçmez  kulundan,  öksüzünden, dulundan....
*****
Meğer insanın bir duygusal dağarcığı/ anı deposu varmış, evler sokaklar eşyalar hep o dağarcıktan sızan ışıkla aydınlanırmış; o depoyu sıfırladığınızda her şey karanlıkta kalır, ruhunu yitirir, yaşadığınız ortam yeniden sizin olana kadar uzun zaman geçmesi gerekirmiş.
*****
Bir toplumda yozluk varsa bütün kurumlar aynı derecede kirleniyor.
*****
İnsana gereken şeyin dostları olduğunu anladım bir kez daha...
*****
Hayat bu nedensiz  her şey. Sebep sonuç ilişkisi yok her olayda. Her an her şey olabilir.
*****
Metro bir okul olduğu kadar bir gözlemevi de aynı zamanda. Her çeşit insan biniyor. Dikkatle bakan bir göz onların hiç konuşmadan anlattıkları hikayeleri dinleyebiliyor.
*****
Gün ışığı üstünüzden eksilmesin.
*****

HAYATININ EN İYİ GÜNLERİNİ NEREYE GÖMDÜN?

21 Ocak 2019

HAYATININ EN İYİ GÜNLERİNİ NEREYE GÖMDÜN?

Hayatımın en iyi günlerini çalışma hayatıma gömdüm.
Keşke Lidyalılar parayı bulmasalardı ve bizde para kazanmak için bir ömür harcamasa idik değil mi? Şimdi o günleri tekrar geri getirebilir miyim????????

Maalesef hayır.....

Dün bugün hava bir hayli güzeldi.  Ben de soluğu dışarıda aldım. Annemin ve ağbimin alınacak ilaçları vardı, eczaneden onları aldım. Güzelce bir yürüyüş yaptım anlayacağınız. Evin eksiklerini marketten aldım. Sütçüye süt sipariş ettim, yarın irmikli tatlı yapacağım tekrar. Havalar umarım hep böyle gider, gerçi sabah hafiften çiseliyordu ama oda bulut olarak geçti gitti. Hava güzel iken çarşaflar, nevresimler de yıkandı. Kardelenler kar olmadığı halde açmaya başladılar bahçede, sümbüller de çıkmış, topraktan baş çıkarmışlar, açmayı bekliyorlar.

Akşam izlediğim film aşağıda 



DÜĞÜN DAVETİYESİ

Düğün Davetiyesi - Wajib filminin konusu, İtalya'da yaşayan Filistinli Şadi (Saleh Bakri), kız kardeşi Emel'in (Maria Zreik) düğünü için memleketi Nasıra'ya döner. Adetleri gereği düğün davetiyelerini ailenin erkeklerinin elden dağıtması gerekmektedir, Bu sebeple Şadi ve babası Ebu Şadi (Mohammed Bakri) şehrin her yanına dağılmış akraba ve tanıdıkları ziyaret etmeye başlar. Gün boyunca onlarca eve girip çıkan baba oğul, bir yandan da hayatlarıyla ilgili birçok konuda zaman zaman neşeli, zaman zaman gergin konuşmalar yapacaktır. 

Yaşamak nasıl yaşayabileceğini seçmektir. 
( filmden bir replik)

İZLEDİKLERİM

20 Ocak 2019

İZLEDİKLERİM


Güzel yıldız Eva Green’in baş rolünü üstlendiği yapımda, yayımlanan son kitabından sonra kendisine tehlikeli bir şekilde yaklaşan saplantılı bir hayranı yüzünden hayatı kabusa dönen yazarın hikayesini izliyoruz. Yazdığı kitaplar ile ün yapan yazar Delphine de Vigan’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmi, Roman Polanski tarafından yönetilmiştir.



DUL KADINLAR

Dul Kadınlar, ölen eşlerinin kendilerine bıraktıkları borçtan kurtulmaya çalışan 4 kadının hikayesini konu ediyor. Modern Şikago'da geçen filmde, dört kadının tek ortak noktası; dul kalmış olmalarıdır. Ölen eşlerinin yasını tutan kadınların tek derdi yalnızca sevdikleri adamları özlemekle de sınırlı değildir. Ölen eşlerinin hepsi yasadışı işlere bulaşmışlardır. Asıl mesele, ölen eşlerin geride kalan dullarına suç dünyasında işledikleri suçları borç bırakmış olmasıdır. Ellerinde borçları ödeyecek para olmayan dul kadınların tek şansı, riskli bir soyguna girişmektir. Veronica liderliğinde bir araya gelen Alice, Linda ve Belle, geleceklerini istedikleri gibi yaratmak için iş birliği yapar. Şu ana dek eşleri tarafından yönlendirilmiş olan pasif hayatları artık onların elindedir ve şekillendirilmeyi beklemektedir...



YENİDEN BAŞLAMAK

Gretta, hayalleri olan idealist bir kadındır. Hep hayalini kurduğu New York'a taşınır ve düzen kurmaya çalışır. Tam bu sırada sevgilisi tarafından terk edilen Gretta, kendini koca şehirde kaybolmuş olarak bulur. Yapa yalnız kaldıktan sonra ne yapacağını bilemeyen genç kadın, tesadüfen tanıştığı yapımcı ile sıcak bir ilişki kurar ve hayatı yeniden düzene girmeye başlar.


JOE BLACK

William Parrish, oldukça zengin bir medya patronudur. Çok düzenli giden aile hayatı günün birinde karmakarışık olur. Çünkü Joe Black adında bir adam çıkmış ve Parrish’in güzel kızı Suzan’a aşık olmuştur. Ansızın gündeme gelen bu romantik ilişkinin sonuçları, hem Suzan hem de diğer aile bireyleri açısından çok karmaşık ve acı sonuçlar doğuracaktır. Kızının kalbini çalan bu genç ve yakışıklı delikanlı, gerçekte kimdir? Black ile Suzan arasındaki ilişki özel bir bağlılığa dönüşürken, Parrish de yavaş yavaş yaşamına veda etmeye hazırlanır. Fakat yaklaşmakta olan ayrılık herkes için üzücü olacak gibidir. İlgi çekici bir senaryoya sahip olan yapım, özellikle oyuncularının performansları ile dikkat çekiyor. Yaklaşık üç saat sürmesine rağmen izleyiciyi kendisine bağlayan ve etkisini sonuna kadar sürdüren başarılı bir film Joe Black.

BLOGLARDAN DÜŞENLER