KEŞKE....

28 Ağustos 2012

KEŞKE....


Bu günlerde aklıma gelen başıma geliyor nedense,
Bir de gönlümden geçen yanıma gelse keşke.."

Can Dündar

ŞEMS

26 Ağustos 2012

ŞEMS

Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında.Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak, nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz...
ŞEMS-İ TEBRİZİ

EŞYALARI NEREYE KOYACAĞIZ?

24 Ağustos 2012

EŞYALARI NEREYE KOYACAĞIZ?


Aklımız fikrimiz dolaplarımızda.. Varsa yoksa "Eşyaları nereye koyacağız ?" Satın almak hastalığı çığrından çıkmış durumda...Gardırop kültürünün bir parçası olmaktan hep birlikte kurtulmalıyız.
İster yaşadığınız yerde yeni bir şeyler yapmak fikri ile yola çıkın, isterseniz yeni bir ev kiralıyor ya da satın alıyor olun, hanımlar önce dolaplara odaklanıyor. Odalar, dolap alıp alamayacağına göre yargılanıyor. Girintiler, çıkıntılar hesaplanıyor, yatak odasında yatak unutuluyor. “Ama buraya dolap girmez “ deniyor.. Hayatta ne çok yükümüz var. Topluyoruz, satın alıyoruz… Bir türlü evlere sığamıyoruz.Avrupa’lı tasarımcıların dekoratif çözümleri elbette uzun yıllardır bu soruna çözüm arayacak nitelikte işledi ve pek çok “Yerine Göre” üretim yapıldı. Ülkemizde yatak odanız ile ilgili alışveriş yapmaya gittiğinizde, sadece bir dolap, sadece bir yatak almanızı başaracağınız az firma vardır. Bütün takım size satılmak istenir. Bütün parçaları ile sığamayacağınız bir odaya, çok yer kaplayan bir takım ile eve dönersiniz. Ölçüp, biçmişsinizdir ama yine de sonuçta elinizde yatak odalarını dolduran dolaplar, parçaları sığmadığı için yan odalara taşan takımlar kalakalır. Bir manav veya başka bir yerden kilo ile alışveriş yapıyorsunuz. Yesenizde kilo ile, yemeseniz de kilo ile alıyorsunuz. “Nasıl olsa lazım olur”.. Çoğu zaman dolapta çürüyen meyvelere, sebzelere, “Kilo” kültürü yüzünden yer açmanız gerekir. Yine Avrupalı’nın uzun yıllardır, yiyeceği kadar almasını sağlayan “Tane” kültürü, satın aldığı şeyin birim başına düşen kalitesini de yüksek tutmayı zorunlu kılmıştır. Ülkemizdeki bu takım kültürünü, ben meyve ve sebze alışımıza benzetiyorum. Yiyemeyeceğimiz kadar yiyeceği, kullanmayacağımız kadar giyeceği alıp, gardıroplar satın alıyoruz. Sonra da hep birlikte sığılamayan evlere yerleşip, sonrasında krediye girip , “Biz bu eve sığamıyoruz” diye yeni ev peşine düşüyoruz.

Kısır döngü almış başını gidiyor… Ne zaman duracağız ?


İçmimar ve Feng Shui Uzmanı Funda Ceyhan

MEVLANA'DAN

23 Ağustos 2012

MEVLANA'DAN

Bir düşmanı olan ondan kaçıp uzaklaşınca kurtulur. Ama benim halim bir değişik: Zira kaçan da benim kovalayan da. Ben kendi kendime hasım olmuş, kendi yolumu kesmişim. Bir yanım iyiliğe koşmakta diğer yanım ona çelme takmakta. Ne denizlerin dibine dalmak, ne göklere çıkmak beni paklar. İnsan kendi kendisinden nasıl kaçar, gölgesinden nasıl kurtulur. O halde kendimi ıslah etmediğim takdirde bu kaçıp kovalamadan ta kıyamete kadar bana kurtuluş yok.
Hz. Mevlana

BAŞLAMAK İSTERSEN YENİ BİR HAYATA

22 Ağustos 2012

BAŞLAMAK İSTERSEN YENİ BİR HAYATA




Başlamak İstersen Yeni Bir Hayata
Gölgeni Yedek Bırak Ardında
Aşk tesadüfleri sever
Kader ayrılıkları
Yıllar geçmeyi sever
... İnsan aramayı

Güller açmayı sever
Zaman soldurmayı
Eller birleşmeyi sever
Yollar ayrılmayı
Hayat tekrarları sever
Yeniden başlamayı

Kuşlar dalları sever
Kanatlarsa uçmayı
Herkes geçmişi öder
Bir yol ayırımında

Başlamak istersen yeni bir hayata
Gölgeni yedek bırak ardında

Murathan Mungan