MUTLU PAZARLAR

11 Ağustos 2013

MUTLU PAZARLAR
Herkese keyifli bir hafta sonu diliyorum. Bugün kısmetse bir arkadaşın oğlunun sünnet düğünü için şehrimizden başka bir kasabaya geçeceğim. İhşallah sizin için güzel resimler ile geri dönebilirim. Geçen gün yüncüme uğradım, orada roman bir kardeşimiz tığ işi ile yapılmış bir yelek alıyordu. Ben de onu resimledim, belki bilinen bir model olabilir ama ben ilk defa gördüm.



Lastikler rengarenk boyanmış güzel bir ortam oluşturmuşlar. Bana müsade ancak terminale giderim, akşama ihşallah bir post daha hazırlayabilirim.



BAYRAMIN 2. GÜNÜ KISADAN BİR GÜNLÜĞÜMÜZ.....

09 Ağustos 2013

BAYRAMIN 2. GÜNÜ KISADAN BİR GÜNLÜĞÜMÜZ.....
Bayramın 2. gününden merhabalar sizlere. Herkes tatilde doğru dürüst bayram olduğu yok. Tek tük gelen birkaç KONYA' li eş dosttan başka kimse yok. Çocukluğumda daha yoğun olurdu gelen giden, artık herkes tatili tercih ediyor, ya da yazlıklarına gitmiş oluyorlar. Ben de oturdum can sıkıntısına bir yarım eldiven daha başladım henüz süslemesi bitmedi.


Annem bahçeden topladığı biberler ile patates kızartması yaptı üstüne de acılı domates sosu. Bir tabakta İsviçre' den gelen dayımlar için ayırmış, al hemen sıcak sıcak götür dedi. Ben dünden razı evde oturmak sıktı beni, 5 yıl sonra emekli olduğumda ne yapacağım bilmem...

Evden çıkarken komşu ile aramızda olan bahçe duvarında bu pisiciği yakaladım.

Bu da bir komşumuzun kapısındaki el örme sinek girmesin diye kullandığı dantel perde. Bir gün yakından resimleyeceğim, bizim de vardı anneme geçen gün perde öreceğim dedim, hemen o örneği vereyim ondan yap diğeri eskidi yeni yaptığını kullanırız dedi.


Sevdiye ablalar rahmetli annelerinin evini yazlık gibi sadece hafta sonu kullanıyorlar. Bu patiyi de eve bekçi aldılar, bu gün pek bir mahsundu....

Dayım ve yengemle bayramlaşma ve sohbet faslından sonra kendimi hemen asfalt kenarındaki ( sahil kenarı değil, orman kenarı değil :))) cafelerden birine attım. Ayvalıkta hiç yemedim ama buradaki ayvalık tostu buna benzer bir şey, çay ile afiyetle yedim:=)))

Tostu yerken ki manzaram yukarıdaki gibiydi:))) sene 86-87 bende yükseklik korkusu var. (Meslek lisesi çıkışlıyım. Turizm dersinde kulakları çınlasın HAKAN hocamız bizi bu binaya ( hoteldi şu an satılık bir bina) derse konu olduğu için sınıfça getirmişti.) Terasta herkes şehri izlerken ben terasa bile çıkamamıştım. Hala da öyleyim evde perde tül takılacak ben merdivene dahi çıkamam....

Herkes bu kitabı bitirdi ben bir türlü bitiremedim.Menengiç kahvesi eşiliğinde bir 50 sayfa okudum.

Bu satırlar bir hayli gülümsetti beni:))))

Eve geldim, babam senenin ilk mahsülü incirlerden toplamış, ben çok severim,  dolaptan çıkardım buz gibi, miss misssssssss...


BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ SEFALAR GETİRDİ..

08 Ağustos 2013

BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ SEFALAR GETİRDİ..

Herkese hayırlı bayramlar, gerçi eski bayramlar yok, bayram demek şimdi tatil demek ben bunu anladım. Sabah kahvaltımdan bir parça karşınızda efendim. Bahçeden taze ceviz...


Bayram namazından gelen babamın elinin öpülmesinden sonra, ailece bayramlaşma faslı, hep birlikte yapılan bir sabah kahvaltısın dan sonra, ilk kahvemiz baba-kız kahvesi olur..


O da ne!!!! ben kahveyi yapıp getirinceye kadar bizimkisi elinde gazete asma altında uyuklamaya başlamış bile:))))


Gelene gidene kahve yap, kolonya çikolata tut, tatlı ver iyi hoş güzel de, tabakta geri gelen tek baklavalar da benim mideye iniyor. O zaman ne yapacağız hemen kendimize yoğurtlu, müslili, tarçınlı, meyveli basit bir tatlı hazırlayacağız.



Yaptık hemen dolapta yerini aldı, şimdi tabakta geri gelen dokunulmamış baklavalar yerine bu yeniyor:)))


Can sıkıntısından elime çantadan artan ipleri aldım böyle bir yarım eldiven ördüm. Kurdele oyası ve boncuklarla süsledim. Sizce çok mu kokoşh olmuş?


Bayram tatilini böyle bir yerde geçirmeyi isterdim, ama nasip bu sene anne rahatsızlığından çıkamıyorum böyle bir tatile seneye kısmetttt....

AREFE DE YAŞANANLAR VE BAYRAM TEBRİĞİ

07 Ağustos 2013

AREFE DE YAŞANANLAR VE BAYRAM TEBRİĞİ

Sabah erkenden kalkılır, bahçeden domatesler toplanır, iri iri doğranır biraz tuz ile kaynatılır. Sonrası kevgirden geçecek ve şişelere konulacak, kışın da afiyetle çorbalara, kızartmalar sos olarak kullanılacak.


Sabah PTT de işim vardı, oraya giderken bu yeşil gözlüyle kalplerimiz şöyle bir çarpıştı:)))


Bu da çöp güzelimiz, ne rahatsız ediyorsun bakışı ve tıslaması attı birden....


Bu da cam güzelimiz şermiş kendini bir güzel uyuyor....


Sosyetenin hamağı varsa, bizde onun anası olan salıncağımız var. Komşu sevdiye abla torunları için kurmuş. Hem kızı hem gelini aynı anda doğurdular. El insaf kadına yazık 2 çocukla uğraşıyor insan biraz aralıklı doğururdu yani. Çocukken ben böyle bir salıncaktan düşüp kolumu kırmıştım o anı hatırladım birden.


Komşudan sabah  bize düşen salatalıklar bunlardı, verenden ALLAH razı olsun.


Roman teyzemizin para kesesi ve benim modern para kesem:))))


Şehrimizin kuş cinsinden en çok ziyaretçiside yukarıda gördüğünüz kuştur:)))))))


Kendinize gülün... Kendinize gerçekten gülebildiğiniz 

gün, 

büyümüş olursunuz. Kendinizi bu kadar ciddiye 

almayın...

Neale Donald Walsch


   HEPİNİZE HAYIRLI BAYRAMLAR DİLİYORUM

YARIMCA MIDIR? ÇİĞ BÖREK MİDİR?

06 Ağustos 2013

YARIMCA MIDIR? ÇİĞ BÖREK MİDİR?
Hayvanlar gölgeyi bulunca bu sıcaklarda hemen uykuya dalıyorlar yani SİESTA :)))

Dün almış olduğum brokolileri bu sabah ektim ve suladım.


Bu sandık ta ahşap boyamacı arkadaşın, bir sünnet düğünü için yaptığı takı sandığı .İçini organze kumaş ile kaplayacak. Mum isi ve one stroke tekniği kullanılmış. Desenin yakın görünümü altta.



Arkadaşım zehranın tavsiyesi ile yapmaya başladığım DEMİR HİNDİ ŞERBETİ. Baharatçıdan demir hindi alınır, 7-8 parça bıçakla kesilir, bir çubuk tarcın, bir kaç karanfil biraz şeker ile kaynatılır. Buzdolabında soğutulur ve içilir.
FAYDALARI SAYMAKLA BİTMEYEN MEYVE; DEMİRHİNDİ
Demirhindi adı arapçada "hint hurması" demek olan tamr-i hindi'den gelir. 10-25 m boyundaki ağaçları 7-20 cm uzunluk, 2,5-3,5 cm genişlikte, keçiboynuzu meyvelerine benzeyen, koyu kestane renginde meyveleri  verir. Ortalama 150 yıl ömürlü bir ağaçtır demirhindi ağacı. Bir ağaçtan yılda 225 kg'a kadar meyve alınabilir.
Afrikada baharat olarak kullanılan meyvelerin en başta gelenidir. Hindistan, Senegal, Sudan, Orta Amerika, Guatemala, Meksika yetiştiği ülkelerdir. Eski yunanlılar ve Mısırlılar İ.Ö 4.yy'da demirhindiyi kullanmaya başlamışlardır.
Afrikanın bazı bölgelerinde  kutsal ağaç olan demirhindinin meyveleri ve kabukları fillere uysal olmaları için yedirilirdi.
Susuzluk giderici olarak ünlenen bu bitki Osmanlı tıbbı ve mutfağına da girmiştir. Susuzluğu kesmesi, kusma, ateş ve iç sıkıntısına iyi gelmesiyle tarihte ünlüdür.
Meyveleri, yaprakları, tohumları geleneksel tıp ta kullanılır. Baharat olarak ise meyveleri bütün olarak veya sadece etli kısımlarıyla kullanılır.
Hint, orta doğu ve güney doğu asya yemeklerinde tatlımsı ekşi tadıyla çokça kullanılır.
Sanayide şekerlemelere kıvam verici olarak eklenir. Bilinen alerjik ve toksik bir etkisi rapor edilmemiştir.
Meyve bileşiminde protein, şeker, pektin, A, B1, B2, B3, B5 , B6 ,C vitaminleri, potasyum, fosfor, magnezyum, kalsiyum, sodyum, demir, selenyum, bakır gibi mineraller bulunur.
Demirhindinin hurma, şeker, bal, kakule, karanfil, kişniş tohumu ile yapılan şurubu dünyanın birçok yerinde serinletici bir içecek olarak tüketilir. Bu şerbet Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın en sevdiği içecekti.

Komşu ile aramızdaki duvarda yakaladığım bir bıyıklı, zor da olsa pozunu aldık.

Komşumun yaptığı yarımca, bana da söylediği aynen şu:)))
- Marı Özlem, ben bildim bileli yarımca budur, çarşıdaki ismi de çiğ börek olmuştur:)))))))
Aradaki tek fark, çiğ börek hamuru biraz daha incedir.

Asmadan düşen minik bir yaprak.....

Öykü dünkü aldığımız mısırları yiyor.....

Bahçemizden bir çiçek ile herkese hayırlı akşamlar....