BERİ GEL BERİ....

11 Şubat 2016

BERİ GEL BERİ....


Beri gel, beri! daha da beri! niceye şu yol vuruculuk? madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik? 

MEVLANA

HAYATIMIZA YÖN VEREN SÖZLER

09 Şubat 2016

HAYATIMIZA YÖN VEREN SÖZLER


Düşünüyorum öyle ise varım.
DESCARTES

Düşünmeden konuşmanın cezası sonradan düşünmeye mahkum olmaktır.
GIBBON

Hayatta hiç hata yapmamış birisi zaten hiçbir işe başlamamış demektir.
HENRY FORD

Hayatta hiç bir şeyden korkmayın yalnız;her şeyi anlamaya çalışın. MARİE CURİE

İnsanlar tecrübeleri oranında değil tecrübelerinden aldıkları dersler oranında olgundurlar.
BERNARD SHAW

İnsan aklın sınırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye erişemez.
ALBERT EINSTEIN

Olgun insan yapabileceğini söyleyen ve söylediğini yapan insandır.
KONFİÇYUS

Gerçek arkadaş sağlık gibidir.Değeri ancak o yok olunca anlaşılır.
CERVANTES

Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
KONFİÇYUS

İnsanların yapabileceği en büyük fenalık kendisine olan güvenini kaybetmesidir.
RİCHARD BERNEDİCİ

İnsansal öz, tek tek her bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir. Gerçekliği içerisinde, bu, toplumsal ilişkilerin bütünüdür.
KARL MARX

Aristoteles

Zayıf, daima adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir.
İnsanlar arzularına son olmadığı için, bu arzuları tatmin edecek vasıtalara da son olmamasını isterler.
Arzu öyle bir şeydir ki, hiç doymak bilmez; bir çok insanların hayatı, arzuları doyurma yollarını aramakla geçer.
Cesaret kuvvetle birleşince büsbütün artar.
Umut, uyanık adamın rüyasıdır.
Fazileti olmayan insan, hayvanların en kirlisi, en vahşisi, en muhteris ve en doymak bilmez olanıdır.
Adalet önce devletten gelir.
İyi, basit; kötü ise çok yönlüdür.
Mevkilerini para ile satan kimseler, masraflarını geri almak yoluna düşerler.

Honore de BALZAC

Hayat herkes için acı, çünkü benim boş yere dilediklerime sahip olmuş nice insanlar gördüm, onlar da mesut değil.
İnsanın en zor katlandığı duygu acımadır, hele hak edince.
Evlenme dâvaya benzer. Mutlaka memnun olmayan bir taraf vardır.
Yoksulluğun hüküm sürdüğü yerde ne utanma kalır, ne suç, ne namus, ne de ruh.
Güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür.
Sevmek, bir başkasının hayatını yaşamaktır.
Bir anne yüreği, dibinde daima af bulunan bir uçurumdur.
Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.
Hiç kimse bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez.

Bernard SHAW

Eğer yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa, bilin ki o yol sizi bir yere ulaştırmaz.
Yaşlanmadan akıllanmayı çok isterdim.
Yanlışlık fare deliğinden geçer, doğruluk kapılardan sığmaz
Susmanın kudretine inanıyorum. Bu mevzu üzerinde saatlerce konuşabilirim.
Dürüst insan her zaman gerçeği söyler, akıllı insan ise yalnız zamanında.
Bir kelime yeterlidir, gerisi laftır.
Moda kadınlara benzer, onun da havası vardır.
Her şeyi düşünmek, çoğun her şeyi düzene sokmak demektir.
Birçok insanın korkak olmaya cesareti yoktur.
Yazı ile insan daya iyi yalan söyleyebilir.
Zekanın sakıncası, insanı devamlı surette bir şeyler öğrenmeye zorlamasıdır.
Erkeğin de, kadının da terbiyesi birbirleriyle tartıştıkları zaman belli olur.
Aptallar, utanılacak bir şey yaptıkları zaman mazeret diye o işi her zaman yaptıklarını söylerler.
Akıllı adam aklını kullanır, daha akıllı adam başkalarının da akıllarını kullanır.
Ben şaka yaparken gerçekleri söylerim, çünkü gerçekler dünyanın en gülünç şakalarıdır.
Bu dünyada başarıya ulaşan insanlar istedikleri şartları yakalayan insanlardır. Eğer onları bulamazlarsa, kendileri yaparlar.
Parayı kazanmadan harcamaya nasıl hakkımız yoksa, mutluluğu da üretmeden tüketmeye hakkımız yoktur.
Değişmez kural, değişmez kuralın olmayacağıdır.
Çocuklarınıza ders vermek istiyorsanız (bu hiç de gerekli değil) kendinizi örnek gösterin. Ama sizin gibi olmaları için değil, sizin gibi olmamaları için.
Yapabilenler yapar; yapamayanlar yapmayı öğretir.
Benim en iyi dostum terzimdir. Çünkü ne zaman beni görse, derhal o andaki ölçülerimi alır. Oysa bütün öteki tanıdıklarım benim hala eskisi gibi olduğumu düşünürler.
Yalancının cezası; kimsenin kendine inanmayışı değil, asıl kendisinin kimseye inanmayışıdır.
Merhamet sevgiye yakınsa, minnet onun aksine yakındır.
Ahlak duygumuz, ihtiraslarımızı kontrol eder.
Aşk, insana vakar, ağırbaşlılık, hatta güzellik verir.

DOSTOYEVSKİ

Bazı insanlar, ev köpekleri gibi, yamandıkları kapıdan ayrılmazlar.
Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir.
Çocukları seven hayatı da sever.
Evlenme, boşanma işi sırf kadınların elinde olsaydı, bir tek nikâh sağlam kalmazdı.
Gözyaşları kurur.
Hayata yeniden başlasaydım , saniyelerin nabzını tutardım.
Hayatımızda en yüce, en güçlü, en faydalı dayanağımız ana baba evinden kalan hatıralarımızdır.
İnsan yaşamayı ve yaşamamayı aynı şey diye kabul ettiği zaman hürriyete kavuşur.
İnsanların bazen neye güldüklerini anlamak güçtür.
İnsanların saadet kadar felakete de ihtiyacı vardır.
İster tatlı, ister acı olsun, hatıra insana ıstırap verir.
Kadını kalkındıran, onu uçurumun dibine kadar yuvarlanmaktan koruyarak hayata yeniden doğmasını sağlayan biricik kuvvet aşktır.

Johann Wolfgang Von GOETHE

Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır: Zamanınızı ve neşenizi çalarlar.
Aşk ve sevinç büyük çabaların kanatlarıdır.
Bir kişinin sözleri önemli değildir; iki yanı da dinlemeli.
Bir şey her şey için, her şey bir şey için vardır.
Çözümde görev almayanlar problemin bir parçası olurlar.
Gönlümüz bize aklımızdan daha yakındır.
Görev, içinde bulunduğumuz zamanın bizden istediği şeydir.
İnsan ancak anladığı şeyi duyar.
İnsan kendini hiçbir yerde, karıncalar gibi kaynaşan kalabalığı yarıp geçtiği zamanki kadar yalnız hissedemez.
İnsan, babasına borçlu olduğu saygıyı, ancak baba olduğu zaman duyar.
İnsanın bir şeyi öğrenebilmesi için her şeyden önce o şeyi sevmesi gerekir.
Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak bir sanattır.
Mükemmel insanların aksayan tarafları daha çok göze batar.
Samimi olmayı vaad edebilirim; tarafsız olmayı asla.
Sevmek, inanmak demektir.
Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır.

KONFÜÇYÜS

Vefa ve samimiyet ilk prensipleriniz olmalıdır.
Eğer kusurların varsa, onlardan kurtulmaya çalışmalısın ve bundan korkmamalısın.
Yapılmış şeyler üzerinde konuşmak lüzumsuzdur, geçmiş şeyleri ayıplamak da manasızdır.
Bir insan sabahleyin doğru yolda ise, akşam saatlerinde de öyle kalacak ve bundan pişman olmayacaktır.
Tevazu ile konuşmayan bir kişi, zamanla bununla ilgili bütün kelimeleri de tamamıyla unutabilir.
Kelimelerin kuvvetini bilmeyen insanlarla esaslı bir konuyu konuşmak mümkün değildir.
İhtiyatlı insan nadiren hata işler.
Doğaya göre bütün insanlar birdir, fakat pratikte birbirlerinden dehşetli ayrılık gösterirler.

William SHAKESPEARE

Aklın bağlamadığı dostluğu, akılsızlık kolayca çözebilir.
Hiçbir miras, doğruluk kadar zengin değildir.
İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür.
Herkese kulağını, ama çok azına sesini ver.
Ah! Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor.
İyimser, yaranın üstünde artık kabuk, kötümser ise kabuğun altında yine yara görür.
Bazı yıkılışlar, daha parlak kalkınışların teşvikcisidir.
Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç.
Geçmiş bir dost için yakınmak yeni dertler edinmektir.
Cehalet Tanrının laneti olduğuna göre, bilgi göklere uçabileceğimiz kanatlardır.
Nasıl bir at, üzerindeki zengin koşumların farkına varmazsa insan da içinde yaşadığı nimetlerin öyle farkına varmaz.
Bir iftira başka iftiraları doğurur.
Aşk bir deliliktir.
Daha iyi, iyinin düşmanıdır.
Yiğitlik intikam kazanmakta değil, tahammül göstermektedir.
Geçmiş bir felakete üzülmek, bir yenisini davet etmenin en emin yoludur.
Aslında hiç bir şey iyi veya kötü değildir. Her şey bizim onlar hakkında düşündüğümüze bağlıdır.

Leo Nikolaevich TOLSTOY

Af dileyen, kendi kendini itham eder.
Aşk, kızıl gibi geçirilmesi gereken bir hastalıktır.
Bekleyebilen için herşey iyi sonuç verir.
Bir insanı, bulunduğu mevki ile değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmelidir.
Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir.
Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.
Hırsları kökünden atmak mümkün değildir. Onları sadece asıl ülkülerine doğru yöneltmeğe çalışmalı.
İnanç, hayatın kuvvetidir.
İnsanlar seni, istedikleri kadar bilsinler, ama kendi kendini aldatabilir misin?
Öyle davran ki, senin iraden kendini bir kanun koyucu gibi hissetsin. Öyle davran ki, bu davranış yanında insanlığı bir araç değil bir amaç olarak göresin. Öyle davran ki, senin iradenin bir kanun gibi genel geçerliliği olsun.
Savaş, mızraklı, trampetli bir bayram değildir. Onun manzarası kandır. Ölümdür.
Tarihin konusu, kavimlerin ve insanların hayatıdır.

Victor HUGO

Öğrendikten, sevdikten sonra daha çok acı çekeceksiniz
Barış, her şeyi hazmeden mutluluktur.
Çalışma uçup gidebilen bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlık.
Ölüm bu; ne hükümdar tanır, ne soytarı; herkesi aynı iştahla yutar.
Hayat, felaket, yalnızlık, yüzüstü bırakılmışlık, yoksulluk kendine göre kahramanları olan savaş alanlarıdır.
Evlatlarını sevmeyen babalar olabilir; ama, torununu çıldırasıya sevmeyen dede olamaz.
Kadınsız bir erkek horozsuz bir tabanca gibidir; erkeği ateşleyen kadındır.

F.M.Arouet VOLTAIRE

Ayrılık, tatmin edilmeyen aşkı arttırır.
Her zaman zevk, zevk olmaktan çıkar. Bir şeye düşkünlük hayvanlarda bile yoktur.
Hiçbir ordu, zamanı gelmiş bir düşünceye karşı duramaz.
İnsan zeka karşısında eğilir ama şefkat karşısında diz çöker.
İnsanoğlu hiç de kötü olarak yaratılmamıştır; ama hastalandığı gibi kötüleşir de.
İyi bir taklit, kusursuz bir yaratıştır.
Kendi nefsine hakim olan, dünyaya hükmedebilir.
Pek az insan başkalarının deneylerinden yararlanmayı bilecek kadar akıllıdır.
Seçilmiş birkaç kitaptan güzel ne olabilir.
Tanrıya ettiğim dua pek kısadır; Tanrım düşmanlarımı gülünç duruma düşür.
Vahşiler hariç, bütün insanlar, kitapların hükmü altındadır.
Vatana sadakatla hizmet edenin atalara ihtiyacı yoktur.
Vatanımız, bütün asil ruhlar için en mukaddes bir yerdir.
Yarabbi ben düşmanlarımı yenmeğe kadirim. Sen beni dostlarımdan koru.
eznora:
-Fikirler elektrikler akımı gibidir,birbirini tutuşturur.
-Aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamaz.
-Yumuşak olma ezilirsin,sert olma kırılırsın.
-Konuşma sanatını bilen adam,düşündüklerinin hepsini söylemez fakat söylediklerini düşünür öyle söyler.

-Hayatta ya tozu dumana katacaksın ya da tozu dumanı yutacaksın!

OKUDUM -130- GÜL ZAMANI ÇOCUKLARI / CANAN GÜNGÖR UÇAROĞLU

08 Şubat 2016

OKUDUM -130- GÜL ZAMANI ÇOCUKLARI / CANAN GÜNGÖR UÇAROĞLU

Terör saldırısıyla tüm hayatı değişen küçük bir kız...
Yuvaya bırakılan bir evlat...
Umutsuzluk, gözyaşı ve anne özlemiyle geçen yıllar...
Yetiştirme yurdunda büyüyen Lamia'nın kaderi sizi de derinden sarsacak.
"Kendini gördü kızının gözlerinde Elif. Kendi gençliği, o taze güzelliği vardır kızında, şimdi. Büyümüş, serpilmiş,  saf ve tertemiz bir güzel olmuştu Lamia. Kayıp yılların yükü çok daha ağır geliyordu şimdi Elif’e. Onunla yaşamaya dair neler kaybettiğini şimdi daha net görebiliyordu. Bedeline değil, yaşamamış olmaya kızıyordu. Bir daha geri gelmeyecek o günleri kaçırmış olmaya yanıyordu. Şimdi buradaydı işte. Kızı karşısında duruyor ve ona bakıyordu. Yıllardır bunun için yaşamamış mıydı? Kızına sarılmak, yüreğini yüreğine bastırmak ve sevebilmek için direnmemiş miydi? Uzattı kollarını kızına doğru. Sanki uzaklaşır gibi oldu kızı. Bulandı bakışları. Titredi bedeni, sarsıldı, uzattı kollarını ona doğru. Bir sarılsa, bir koklasa, yüreğini yüreğine bastırsa…”

Kütüphanede rafların arasına sıkışmış iyi ki bu kitap, alıp okuyunca gözyaşlarım aktı gitti. Güneydoğuda PKK saldırısı ile başlayan bu kitapta Elif ve kızı Lamianın yürek burkan hikayesini okumak isterseniz kaçırmayın bu fırsatı derim.

Her biriniz ananızın babanızın mücevheri, paha biçilmez değerisiniz.
*****
Evlat yetiştirmek, okyanusun dibindeki bir inciyi çıkarmaktan daha zor ve zahmetli bir iştir.

İZLEDİKLERİM -61-

07 Şubat 2016

İZLEDİKLERİM -61-

BİR MELEK YARATMAK / 2013

Geleneklerine bağlı bir Lübnan sahil kentinin küçük bir mahallesinde, sevilen müzik eğitmeni Leba ve çocukluk aşkı Lara’nın iki güzel kızı ve Ghadi adında bir oğlu olur. Ghadi zamanının çoğunu evin penceresinde yüksek sesler çıkararak geçirmektedir. Köy halkı çocuğa “iblis” demeye başlayınca, bu küçük yerde tuhaf olaylar olmaya başlar.
Bu oğlan bir melek olabilir mi? Tımarhaneye gönderilmesi için toplanan dilekçeleri durdurmak amacıyla araya giren, ilahi güçler midir yoksa onu seven anne babası mı?

Mahalleli tarafından istenmeyen Down sendromlu evladının evinden koparılmasını engellemek için bir melek yaratan babanın keyifli hikayesi 
STAJYER / 2015

Bir moda şirketinin sahibi olan Jules Ostin güzel ve zeki bir bayandır. Yeni bir proje doğrultusunda şirkete stajyer eleman almaya karar verir. Fakat bu program gençlere yönelik değildir, aksine olgun insanlar içindir. Emeklilik hayatından sıkılan Ben Whittaker bu ilanı görünce dayanamaz ve başvurur. Kendisinin hayatta yapacağı çok şeyler olduğuna inanan 70 yaşındaki adam işe kabul edilir. Şirketin yaş ortalamasını oldukça yükselten Whittaker, kısa sürede bayan Ostin ile iyi bir arkadaşlık kurar. Bu dostluk belkide yeni bir ilişkinin başlangıcı olacaktır.

Emeklilik yaratıcılık anlamında devam eden bir çabadır.



ÖLÜM OYUNU / 2014


Rick Tyler savaşın ortasında düşman topraklarından bir başına kalmış özel harekat uzmanıdır ve gözünü hiç beklemediği bir şekilde, üst düzey güvenliğe sahip bir hapishanede açar. Buradan kurtulmak içinse ona verilen görevi yerine getirmek zorundadır. Özgürlüğünü kazanabilmek için dünyanın en tehlikeli bölgelerinden birinde, acımasızca pes etmeden bu oyunu oynamalıdır…



KAPANA KISILMIŞ / 2011


Yaşanmış bir olaydan esinlenen filmde, Bahamalar’da uzak bir adada tatil yapan bir çiftin peşlerinde kimliklerini ve hayatlarını avlamak için bir grup modern zaman korsanı vardır..


PK 2014


PK isminin anlamı aslında sarhoş demektir. Uzay gezegeninden dünyayı keşif etmek üzere gönderilen PK kendisinin geldiği yerde kimse kıyafet giymemekte. Dünyamızdan farklı olarak orada yaşayan kişiler konuşma gereği duymaz ve kendi özel yetenekler sahiptir. PK buraya indiğinde çıplak bir adam olarak Hintli bir hırsız tarafından boynunda bulunan madalyon çalınacaktır. Bu madalyon onun kendi gezegenine geri dönmesi için lazımdır. Bu hırsızı aramaya başlayan PK kendisini yeni maceralar içerisine atarak yeni doğmuş bebek gibi insanlara davranmaktadır. PK gezegeninde kullanıldığı elleri tutma yöntemi ile konuşmayı öğrenecektir. Ancak bu konuşma oldukça masum soruları beraberinde getirecektir. Madalyonun kendisine geri gelmesi için dünya üzerinde ne kadar Tanrı varsa onlara tapan adamımız ne yazık ki sonunda her şeyin anlamsız ve yalan olduğunu görecektir. Bu olayların arasında karşısına çına Hintli kız haber sunucusu olarak ilk başlarda dediklerine inanmaz. Ancak çıkan olaylar neticesinde PK nın dediklerinin sahte olmadığını görerek ona yardım etmek için ikili harekete geçer. PK madalyonun peşinde gezerken Tanrı ile konuştuğunun iddia eden bir adamda madalyon anda çıkacaktır.

İnanç ile cesaret arasında küçük bir fark vardır.
Yapabilirim, bu inançtır.
Sadece ben yapabilirim demek ise cesarettendir.
***** 
Benliklerimizi ve geleneklerimizi koyalım bir kenara
Yürüyüp gidelim öylece yan yana
Veremeyiz birbirimize ellerimizden başka
***** 
"Hangi Tanrı'ya inanacağız?
Sürekli sadece bir tanrı var diyorsun.
Bense hayır diyorum.
İki tanrı var.
Biri bizleri yaratan,
Biri de sizlerin yarattığı.
Bizi yaratan hakkında bir şey bilmiyorum ama,
Sizin yarattığınız tıpkı sizin gibi.
Küçük, yalancı, hastalıklı, boş vaatler veren,
Zenginlere öncelik veren,
Fakirleri sırada bekleten...
Övgü aldığında mutlu olan,
Küçük şeylerle insanları korkutan.
Bizi yaratan Tanrı'ya inanın, ona güvenin.
Kendi yarattığınız sahte tanrıları ise yok edin."
***** 
Evlat, silme tuşuna bas ve hayatından çıkar o kişiyi.

MUTLAKA İZLENMELİ

OKUDUKLARIM -129- KAHVE MOLASI / MUHTEREM YÜCEYILMAZ

05 Şubat 2016

OKUDUKLARIM -129- KAHVE MOLASI / MUHTEREM YÜCEYILMAZ

Bir kahve içimliği kısa hikâyelerde insanı tanımak mümkün müdür?
Bu kitaptaki otuz beş hikâyenin her biri, insanın birbirinden farklı çehresine ayna tutuyor. Bir insan bir evrendir görüşünden yola çıkan yazar, hayatın değişik yönlerine doğru okurunu gizemli bir yolculuğa çıkartıyor. Hazır bulunup, ziyan edilmiş sevgilerden, hiç tanışılmamışlardan, bulmak ümidiyle çıkılmış yolculuklardan söz ediyor. Bir kadının, bir babanın, esnafın, gencin, bazen bir bunağın veya bir kedinin, bir köpeğin iç âleminde gezinirken, hayatın aslında ne kadar güzel, ele geçirilmiş ne kadar değerli bir fırsat olduğunu da fısıldıyor kulaklarımıza. Yazar insanları sevilesi yanlarıyla ama insanca kusurlarıyla birlikte seviyor.
Zaman kısa. Hayat çok hızlı akıp gidiyor. Öyleyse biz neresindeyiz hayatın? Cevabı, bir "Kahve Molası'nda" Muhterem Yüceyılmaz'ın kısa hikâyelerinde bulacaksınız. İyi okumalar.