İZLEDİKLERİM 85

02 Temmuz 2017

İZLEDİKLERİM 85

BEN KATİL DEĞİLİM

15 – 16 yaşlarında sosyopat teşhisi konmuş ergen John’un en büyük takıntısı seri katillerdir. Otopsi uzmanı olan annesiyle birlikte yaşayan John, ölümle yaşıtlarından çok daha fazla içli dışlıdır. Kasabada peş peşe işlenen cinayetler John’un merakını iyice tetikler. Bulduğu ipuçlarını takip ederek katili bulmaya çalışırken, komşularıyla ilgili korkunç bir gerçeği keşfedecektir.


Kaderin senin elindedir.



TÜNELİN UCUNDA

Joaquin (Sbaraglia) tekerlekli sandalyeye mahkum, sakince hayatını sürdüren bir adamdır. Evindeki bir odayı striptizci bir kadın (Lago) ve kız kardeşine kiralamasıyla mülayim hayatı renklenir. Joaquin bir gece zemin katta bilgisayar tamiri yaparken, duvarın arkasından gelen belli belirsiz bir sesle irkilir ve kulağını duvara dayar. Böylelikle Galereto (Echarri) liderliğindeki bir hırsız çetesinin yandaki bankayı soymak için tünel kazdıklarını anlaması uzun sürmeyecektir. Joaquin bu soygun planını boşa çıkartmak için harekete geçer.



BÜYÜK SOYGUN


CIA, Meksika’nın en korunaklı hapishanesinde muhafaza edilen son derece hassas bilgileri ele geçirmek için profesyonel bir hırsızla anlaşır…



TAŞIYICI ANNE

Çocukları olmayan bir çiftin vekil aile olarak çocuk almaları ile karışıklıklar başlar. Aldıkları kız babasına aşık olur ve saplantı haline gelir. Aileyi tehlikeli bir gelecek bekler.

GÜVENDE  OLANA DEK



Gerçek olaylardan esinlenen filmde kadın çocuğunu alıp kocasından kaçar ve Kaliforniya’ya gider. Yakında kocasının onu kaçırmakla suçladığını ve kanunun sıcak takip ettiğini öğrenir. Şimdi bir kaçak, hayatını tehlikeye atmalı ve her ikisini de bir adamın avcısından korumak için özgürlüğünü riske atmalıdır.




OKUDUKLARIM 173 / KABUK ADAM

01 Temmuz 2017

OKUDUKLARIM 173 / KABUK ADAM

Aslı Erdoğan'ın ilk romanı Kabuk Adam, Karayipler'de, şiddetin bataklığında yaşanan korku ve tutku dolu sıradışı bir aşkın, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğun hikâyesi.

"Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir, çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir."

OKUDUKLARIM 172 CELLAT

OKUDUKLARIM 172 CELLAT


Görünüşte her şeyin sakin olduğu ama kötülüğün dar sokaklar, yıkık evler ve yarıkaranlık barlar arasında beslenip büyüdüğü İtalya’daki küçük bir kasabada kabusbaşlamak üzeredir... Afrika’da doğan ve henüz küçük bir kız çocuğuyken annesi ve kızkardeşi ile
İtalya’ya göç etmiş olan Danny bu kasabada yaşamaktadır. Danny çalıştığı barı kapatıpçıktığı bir gece saldırıya uğrar. Başına gelecek korkunç tecavüzü önlemek içinelinden geldiğince karşı koyar, ta ki patronu ve en yakın dostu olan Drug Machine onukurtarmaya gelene kadar.

GENETİĞİMİZİN BOZULMASINA İZİN VERMEYELİM.

30 Haziran 2017

GENETİĞİMİZİN BOZULMASINA İZİN VERMEYELİM.

Aşırı sıcak bir hava, nem fazlasıyla mevcut. Allah dışarıda çalışanın yardımcısı olsun. Tarla, inşaat, şoförlük, temizlik vs işler pek zahmetli bu zamanlarda. Ben bile çalışır iken odadan depoya çıktığımda resmen sıcak hava çarpardı yüzüme. Öğlen pek dışarı çıkmamak, bol su içmek ve hafif beslenmek lazım bu günlerde. 
Mesela ayran, ekmek...
Mesela ızgara sebze...
Mesela yoğurt meyve...


Bol bol çayyyyyyyyyy...


Bayramdan önce arife günü yaşadığım bir olayı anlatayım size...
Şu son yıllarda insanlar bazı ibadetlerden soğudular. Bunlar da toplumda yapılan yanlışlar yüzünden.Yalan üzerine yaşadığım bir olay.....
 Evim bahçeli 2 yanı yol 2 yanı komşu, yan yol bahçe duvarında üstte tel var ve rahmetli babamın ektiği asma tellere boydan boya sarındı. Gelen geçen topluyor, kesinlikle bir sözümüz yok. Çünkü göz hakkı var. Bahçede daha ekili 3 asma olduğu için bizde de sorun olmuyor. roman mahallesi yakın. Arifeden bir gün önce bir amca geldi ağbimi sordu işte dedim. Bayram için torunlar gelecek biraz yaprak toplayabilir miyim dedi. Topla dedim. Arife günü amca yine geldi izniniz olursa biraz daha toplayayım mı salamura yapacak hanım dedi. Buyur dedim. Topladı gitti. Sonra elinde bir pepsi ufak şişe ile geldi. Abla yeğenler geldi, onlar paylaştılar. Tekrar dedi buyur dedik. Annem bunlar yemeği sever dedi. Saat 18 civarı ağbim telefon açtı bayramın 1. günü amca oğlu ve eşinin geleceğini söyledi. Eh biraz alışveriş yapmak lazım. Manava gitmek için minibüse bindim durakta indim. Baktım köşede amca sandık üstünde topladığı yaprakları satıyor. Beni gördü bozuldu abla nasılsın falan. Ben iyiyim sağol sen nasılsın dedim yüzüne yaptığını vurmadım. Ben bitişik manava geçtim alacağımı aldım, karşı peynirciye geçtim baktım toplamış yaprağı bana bakındı şöyle bir kaç defa göremeyince tezgahı yine kurdu. Benim de en sevmediğim şey YALAN bunu yapacağı yere abla param yok yaprak toplayayım satayım dese amenna. Resmen artık duygu sömürüsü ile geçiriyorlar hayatı. Ben çok üzüldüm para ile bende satardım ama ben babamın hayrı ve duası için izin verdim...


Bu sene 3 senedir çalışmadığım için bahçeye ekim işlerine merak sardım. 1,5 sene babam felçli kaldı. 31.12.2015' te vefat etti. Bunlar rahmetli babamdan kalan tohumlar. Bu sene ziraatten tohum çimlendirdim, tabi ki hibrit tohum. Seneye Allah kısmet ederse bunlardan çimlendireceğim.


Bu da bahçemde çimlendirip yetiştirdiğim domates, biber, salatalık, yeşil fasulye, mor lahanalarım.


Bunlarda ilk mahsullerim, Fasulye cinsim Cino. Bir kısmı yemek oldu, 2 poşette dondurucuya kaldırıldı. 2 de çiçek tohumu aldım kısmetse seneye ekeceğim tekrar. Biliyorsunuz yerli tohum yasaklandı. Sadece tek ekimlik hibrit tohum yetiştirmeye izin var. Bunlar da ne yazıkkı genetik bozuklukluklara yol açıyor. Bazı yerler de tohum takas etkinlikleri var. Mesela benim üye olduğum bir grup bu işi yapıyor. Ben bu sene takas yapamıyorum çünkü tohumların en az 2 sene ekilmesi şartı var. Ben sadece horoz ibiği çiçeği tohumu göndereceğim.


Sizleri bahçesi olanı, ya da yazlarını köy de geçirip sebze dikenleri yerli tohumları saklamaya davet ediyorum. Genetiğimizin bozulup  ilaç kapitalizmine yenik düşmemek için yerel tohum kullanmamız lazım. Umarım başarılı olunur.
Şimdilik hoşçakalın.....


OKUDUKLARIM -171- ATATÜRK SESLENİYOR

OKUDUKLARIM -171- ATATÜRK SESLENİYOR


Atatürk eğlenmeyi, dans etmeyi, şarkı ve türkü söylemeyi, doğayı, hayvanları seven, alçakgönüllü, bir o kadar da duygusal bir kişiydi. Olur olmaz yapılı insanlarla güreş tutmaya kalkar, yüzer, kürek çeker, satranç ve bilardo oynardı. Düşman başkomutanını, "Üzülme, Napolyon da savaş kaybetti," diyerek teselli etmeye çalışmış; Yunan bayrağını yere serenleri ve esirlere kötü davrananları azarlamıştı.

Diktatörlerden ve dalkavuklardan hiç hoşlanmazdı. Osmanlılığa hiç özenmedi. Mutlu geleceği hep aydınlıklarda aradı. Bir yurttaş gibi halkın arasına karışmanın özlemi içindeydi.

Hıfzı Topuz, kendi anılarının eşliğinde Atatürk'le ilgili özel sohbet ve tanıklıklardan seçtiği parçalarla yaşayan Atatürk'ü bir kez daha tanıtıyor bize.
(Tanıtım Bülteninden)