Herkese merhabalar, biraz ara verdik tekrar geldik.
İzmir'e günübirlikte olsa cenazeye gittik. Gideceğimiz gün bir güzel dolandırıldık. Ağbim terminale gidip biletleri alacaktı evde yoktu. Bahçede biri seslendi, teyze çocuğuna para getirdim diye.
( bizimkiler pazarcı, arkadaşları ile aralarında para alışverişleri olur)
Anneme sen bana 300 getir para üstü, ben sana bin tl vereceğim demiş. Bizimki de oğlan yola çıkacak birinden para alacağı vardı da onu getirdi zannedip 200 tl vermiş, ben ne parası derken mutfak kapısına gittiğimde el çabukluğu ile ( buna tırnakçılık deniyormuş) 200 tl yi şu düğünlerde dağıtılan 100 tl ler ile değiştirmiş. Ben yanına gittiğimde fayans işi için para istemiş ağbiniz onu getirdim dedi. Ben de yanlış adres benim ağbim değil dedim gönderdim. Adam gitti birde baktım paralar sahte, peşinden koştum nafile sokakta yoktu. Polise haber verdik, geldiler oradan da bir sonuç çıkmadı.
Birde yolculukta nerde ise ölüyorduk. Koru dağında kaza yaptık. Allaha şükür otobüs harici kimseye bir şey olmadı. ( ölen kişi sevdiklerini de yanına alırmışya. Ağbimi severdi belki de, beni zannetmem sevsin)
Cenaze defninden sonra gece hemen döndük. zaten hiçbir zaman kaldığımızı da hatırlamam. Bir kuzenin düğünü hariç hep düğün ertesi gün dönmüşüzdür. Fazla misafirlik bıktırır derler.
Yukarıdaki çiçek bahçeden çiğdem...
Ot dergisinden
Kütüphaneden aldığım kitaplar...