ALTINI ÇİZDİKLERİM

08 Aralık 2018

ALTINI ÇİZDİKLERİM





OKUDUM 46 ŞİFACI

07 Aralık 2018

OKUDUM 46 ŞİFACI


Ülkenin en ünlü ve en zengin ailelerinin nasıl birden ortadan kaybolduğuyla ilgili bir haber üzerinde çalışan gazeteci Johanna, kimsenin aklına bile gelmeyecek bir planı devreye sokmak üzere olan bir adamın, ya da herkesin bildiği ismiyle Şifacı'nın kara listesinde artık ilk sıradadır.

Johanna kaybolalı 24 saat olmuştur. Kocası Tapani'ye bıraktığı son şey ise yanlışlıkla kaydettiği bir telefon görüşmesidir. Dünyanın unuttuğu bir şair olan Tapani, Noel'den iki gün önce hayatın cehenneme döndüğü, metro tünellerinin sele kapıldığı, terk edilmiş araçların sokaklarda alevler içinde kaldığı Helsinki'de hem hayatta kalmaya çalışan çok az insandan biri olacak, hem de umutsuzca kaybettiği karısının izlerini kendisine bırakılan ipuçlarıyla arayacaktı. 

Çerezlik bir kitaptı, ama polisiye tadı alamadım nedense. 

Bilmen gereken her şeyi bildiğini düşündüğün müddetçe mutlu olursun. Şimdi bilmediğin şeyler olduğunu öğrenince kendini kötü hissediyorsun. Ne kadarını bilmek istiyorsun, bunu bir düşün.
*****
Dostluklar kavga ya da çatışmayla değil hayal kırıklığı ve fiyaskoyla sona eriyordu demek ki.
*****
Yazmaya devam etmenin benim için yaşamaya devam etmekten bir farkı yoktu. Ancak ben okur bulmak için yazmıyordum. İnsanlar bir gün daha hayatta kalabilmek için çalışıyordu. Bu nedenle şiir onların ilgi alanından uzakta kalıyordu. Benim yazma sebebim tamamen kendimle alakalıydı. Günlerimi şekillendiren ve anlamlandıran şeydi yazmak. Kelimeler, cümleler, kısa satırlar....Bunların hepsi hayatımın giderek kaybolan düzenini sağlıyordu. Yazmak dün, bugün ve yarın arasındaki hala kopmamış olan ince bir iplikti benim için.
*****
Hayatta hiçbir şeyi beceremiyorsan bile ağır ağır yürümeyi öğren.

NE İNİŞ VAR NE ÇIKIŞ...

04 Aralık 2018

NE İNİŞ VAR NE ÇIKIŞ...

Merhaba,
Soğuklar geçti, hava normale döndü.  Ağbim bu hafta işe gitmeye başladı. Yarın ayağındaki şeker yarası için Kırklareli'nde plastik cerrahiye çıkacak. Umarım tedavi olabilir. 
Bu arada İstanbul'dan kuzenlerim geldi. Sohbet ettiler yediler içtiler yattılar gittiler. Anlattıkları bir olaya güldüm, İzmir'deki kuzen İstanbul'dan daire aldı, oğlu tiyatro eğitimi görüyor.Ara sıra ziyarete geliyor oğlunu. Bu gelişinde bize de geldiler. İstanbul'daki kuzen ile evleri yakın. Neyse biz Akseki'liyiz , biraz cimri insanlardır bunlar. Nedense bende bu özellik yok. Emine ablam ( İstanbul'lu kuzen) manava gidiyor sandıktaki dökülmüş üzümleri alıyor Manav bundan 2 tl alıyor. Bunu duyan Pınar ablam( İzmirl'i kuzen) aynı manava bir gün sonra gidiyor o da sandıktaki dökülmüş üzümleri alıyor, yalnız manav bundan 5 tl alıyor:))) Bunun sebebini de kıyafetlere bağladılar. İstanbul'lu pejmürde giyinmiş, İzmir'li yakası kolları kürklü panço giymiş. Tabi manav kürkü gördü bunda para var dedi,  onun için 5 tl ye verdi üzümleri diyorlar. Bu insanlar ki trilyonluk insanlar 5 tl ve 2 tlnin hesabını yapıyorlar. Gel de gülme:)))) İzmirli olanlar İzmirin gizli sakıp sabancısı olarak anılıyorlar düşünün artık.

Dün çarşıya gittim, bankada işim vardı onu hallettim. Sonra kuaföre uğradım, saçlarıma düz fön çektirdim,kısa ve gür olunca papağan gibi oluyorum.  Daha sonra parka gittim çayımı içtim. Migrosa gidip dergilerimi alayım dedim sonra vazgeçtim. Perşembe günü alırım dedim.
Annemin beli ağrıyor. Açık bel fıtığı ameliyatı olmuştu, bel yine ağrıyor, Eczaneden vicks istedi onu aldım. Sonra eve geldim. Odun al kömür al derken akşam oldu.
Akşam da kitap okumaya devam ettim. Hayatım bir kısır döngü gibi aynı çizgide devam ediyor. Ne iniş var ne çıkış... Gerçi tutarlı bir hayatım olduğu için senden iyisi yok diyorlar ama, yine de insan farklılık arıyor...



İNSANLARA VEREBİLECEĞİNİZ 8 ARMAĞAN

03 Aralık 2018

İNSANLARA VEREBİLECEĞİNİZ 8 ARMAĞAN


1) Dinleme... 
Ama gerçekten dinleyin.
Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz cevabi düşünmeden... Can kulağıyla dinleyin.

2) Sevgi... 
Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun.
Bu ufak hareketler aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açik göstermenizi sağlayabilir.

3) Kahkaha... 
Fıkra anlatın, neşeli hikâyeleri paylasın.
Bu armağanınız "seninle birlikte gülmeyi seviyorum" anlamına gelir

4) Yazılı bir Not... 
Basit bir "Yardımın için teşekkürler" notu, ya da belki bir şiir...
Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.

5) İltifat... 
Basit, içtenlikle söylenen bir söz
("Bu renk sana ne çok yakışmış", "Harika bir iş çıkardın", "Yemek nefis olmuş" gibi) karsınızdakinin içini aydınlatır.

6) İyilik... 
Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik bir şey yapın.

7) Yalnızlık... 
Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır.
Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanını verin.

8) Neşeli bir yapı... 
Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur.
Selâm vermek veya teşekkür

48. HAFTA

02 Aralık 2018

48. HAFTA


En son neyi kutladınız?

En son emekli maaşımın bağlanmasını kutladık.