İZLEDİKLERİM

20 Ocak 2019

İZLEDİKLERİM

 
 
 
BASED ON A TRUE STORY


Güzel yıldız Eva Green’in baş rolünü üstlendiği yapımda, yayımlanan son kitabından sonra kendisine tehlikeli bir şekilde yaklaşan saplantılı bir hayranı yüzünden hayatı kabusa dönen yazarın hikayesini izliyoruz. Yazdığı kitaplar ile ün yapan yazar Delphine de Vigan’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmi, Roman Polanski tarafından yönetilmiştir.




DUL KADINLAR

Dul Kadınlar, ölen eşlerinin kendilerine bıraktıkları borçtan kurtulmaya çalışan 4 kadının hikayesini konu ediyor. Modern Şikago'da geçen filmde, dört kadının tek ortak noktası; dul kalmış olmalarıdır. Ölen eşlerinin yasını tutan kadınların tek derdi yalnızca sevdikleri adamları özlemekle de sınırlı değildir. Ölen eşlerinin hepsi yasadışı işlere bulaşmışlardır. Asıl mesele, ölen eşlerin geride kalan dullarına suç dünyasında işledikleri suçları borç bırakmış olmasıdır. Ellerinde borçları ödeyecek para olmayan dul kadınların tek şansı, riskli bir soyguna girişmektir. Veronica liderliğinde bir araya gelen Alice, Linda ve Belle, geleceklerini istedikleri gibi yaratmak için iş birliği yapar. Şu ana dek eşleri tarafından yönlendirilmiş olan pasif hayatları artık onların elindedir ve şekillendirilmeyi beklemektedir...




YENİDEN BAŞLAMAK

Gretta, hayalleri olan idealist bir kadındır. Hep hayalini kurduğu New York'a taşınır ve düzen kurmaya çalışır. Tam bu sırada sevgilisi tarafından terk edilen Gretta, kendini koca şehirde kaybolmuş olarak bulur. Yapa yalnız kaldıktan sonra ne yapacağını bilemeyen genç kadın, tesadüfen tanıştığı yapımcı ile sıcak bir ilişki kurar ve hayatı yeniden düzene girmeye başlar.



JOE BLACK

William Parrish, oldukça zengin bir medya patronudur. Çok düzenli giden aile hayatı günün birinde karmakarışık olur. Çünkü Joe Black adında bir adam çıkmış ve Parrish’in güzel kızı Suzan’a aşık olmuştur. Ansızın gündeme gelen bu romantik ilişkinin sonuçları, hem Suzan hem de diğer aile bireyleri açısından çok karmaşık ve acı sonuçlar doğuracaktır. Kızının kalbini çalan bu genç ve yakışıklı delikanlı, gerçekte kimdir? Black ile Suzan arasındaki ilişki özel bir bağlılığa dönüşürken, Parrish de yavaş yavaş yaşamına veda etmeye hazırlanır. Fakat yaklaşmakta olan ayrılık herkes için üzücü olacak gibidir. İlgi çekici bir senaryoya sahip olan yapım, özellikle oyuncularının performansları ile dikkat çekiyor. Yaklaşık üç saat sürmesine rağmen izleyiciyi kendisine bağlayan ve etkisini sonuna kadar sürdüren başarılı bir film Joe Black.

OKUDUM 6 - HUZURSUZLUK

19 Ocak 2019

OKUDUM 6 - HUZURSUZLUK

İstanbul’da gazetecilik yapan İbrahim, kendisi gibi gazeteci olan,  olarak bilinen bir arkadaşından, Amerika’da öldürülen Mardinli bir pizzacı haberini alır. Bunun üzerine, öldürülen kişinin çocukluk arkadaşı olan Hüseyin olduğunu anlayan İbrahim, bu ölüm olayının nasıl gerçekleştiğini daha iyi anlamak adına memleketi Mardin’e gider. Mardin’de Hüseyin ile bağlantısı olan kızkardeşi, ağbisi ile  görüşür. Öte yandan parçalar bir araya geldikçe, IŞİD zulmüne maruz kalan insanların neler yaşadığını, Ezidiler’in yıllar boyunca ne gibi zulümlere maruz kaldığını kavramış olur.

Harese nedir, bilir misin oğlum? 
Arapça eski bir kelimedir. 
Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. 
Harese şudur evladım: 
Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan 
üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; 
o kadar dayanıklıdır yani. 
Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. 
Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.

Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, 
o yaralardan kan akmaya başlar. 
Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider. 
Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına 
doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. 
Bunun adı haresedir. 
Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. 
Bütün Ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, boyunca birbirini öldürür 
ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. 
Kendi kanının tadından sarhoş olur.
*****
Tam tersi sanılır ama zaten hayatta normal olan huzursuzluk durumudur, huzur ise çok ender yakalanan geçici anlardır olsa olsa.
*****
Bazı şeyleri boş inanç diye küçümsemeyin, onlarsız insan kültürü olmazdı.
*****
Her insanın içinde iyi ve kötü, yan yana durur. Hangisini beslersen o galip gelir.
*****
Merhamet zulmün merhemi olamaz!
*****
Bu dünya bir penceredir.
*****
İnsanlık ağacının kırılmış dalıyız.
*****
Hepimiz isimsiz, birbirimize uzak yaşıyoruz; başka kılıklar altında birer yabancı olarak acı çekiyoruz.
*****
Ne kadar yukarı tırmanırsak tırmanalım, ne kadar aşağı inersek inelim asla duygularımızın dışına çıkamayız.


OKUDUM 5 - BİR KADININ 24 SAATİ

18 Ocak 2019

OKUDUM 5 - BİR KADININ 24 SAATİ


Bir Kadının Yaşamından 24 Saat, Monte Carlo’da bir gece, intiharın eşiğindeki başarısız bir diplomatla karşılaşan kadının toplamdaki bir gününü anlatır. Ancak söz konusu zaman aralığı, kadının hayatının en heyecanlı ama sonu hayal kırıklığı ile biten en korkunç günüdür.

Özgürlüğünü ilan ederek tutkularının peşinden giden bu kadının hikâyesi, 1920'li yılların sonlarında Avrupa’nın “aristokrat” tabakasının ikiyüzlü ahlak anlayışına yönelik eleştirel tavrıyla da dikkat çeker.

Zweig, olağanüstü gözlem yeteneği ve güçlü cümleleri ile bir kadının kalbinin derinliklerine inerek, aşk ve tutku kavramlarını yeniden sorgulatıyor.

Çoğu insanın algı gücü zayıftır. Kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen hiçbir şey akıllarına kazınmaz, hatta dikkatlerini bile çekmez.
*****
Yaşlanmak, artık geçmişten korkmamaktan başka nedir ki.
*****
Yarım yamalak bir gerçegin hiçbir degeri yoktur, asıl önemli olan bütünsel gerçeklerdir.
*****
Değerli olan her zaman için gerçeğin yarısı değil,tamamıdır.
*****
İnsanların çoğu sınırlı bir hayal gücüne sahiptir.
*****
Belli bir hedefi olmayan her hayat bir hatadır .
*****
İnsanlarda minnet duygusu ender bulunur ve en çok minnet duyanlar bile bu duyguyu ifade edemezler, sessiz kalırlar, utanırlar ya da bazen duygularını bastırmak adına kaba davranırlar.



DİNGİNLİK VE HUZUR MUTLULUĞUN KOŞULUDUR.

17 Ocak 2019

DİNGİNLİK VE HUZUR MUTLULUĞUN KOŞULUDUR.


Yorgunum dostlarım, yorgunum, yorgun....
Kendime kış günü iş çıkardım ve mutfağı dağıttım, buz gibi yerde dolapları sil, kap kaçağa yıka yerleştir derken çok yoruldum, sırtımda ağrılar var oturdum film izleyeceğim gecenin saat 20 sinde.
Başka türlü dinlenemem yoksa bir fincan kahvede yanına mutlaka olmalı.
Annemin serum tedavisi bitti. Bu bizi 3 ay idare eder artık.
Hastaya bakmak çok zor, bakmayan anlamaz. İlaçlarını takip et, önüne yemeğini koy, nazını çek falan.. Ama annemize bakmak ta görevimiz. Arkadaş bu kadar üstüne düşme diyor, bırak kendini kendi baksın. Ama maalesef öyle olmuyor.
Yarın kısmetse çarşıa gideceğim, ipini koparmış danalar gibi gezebilirim. Mesela canım profiterol istiyor, onu yemeyi düşünüyorum.  Sanat evine sahip bir arkadaşım var, ona uğrayıp muhabbet etmeyi düşünüyorum. Dönüşte de evin eksiklerini almayı düşünüyorum. Hayat çok pahalılaştı. 4 parça bir şey alıyorsun 100 TL. Onun içinde ihtiyaç harici alışveriş yapmamaya çalışıyorum. 
Bu gün yemekte kolaya kaçtım Tarhana yada diğer ismi ile darhane çorbası yaptım yanına da erişte pilavı ve ayran.




Kral Lear

William Shakespeare'in 1986 yılında piyasaya sürülen kitabından sinemaya uyarlanan King Lear, ölümün kıyısında olan yaşlı kralın kendi öz kızlarına karşı vereceği çetin sınavı merkezine alıyor. 3 Kızından en küçük olanı sürgüne gönderip, diğer ikisine ülkeyi teslim eden Lear, çok sevdiği ve uzaklara gönderdiği kızına daha özgür yaşama fırsatını vermişti. Kendisi bu gerçeği bilirken, uzaklardaki kızı tam aksini düşünmekte ve babasından nefret etmekteydi.

Filmini izledim. Gelsin hafta sonu, bol filmli dizili günler...




ALTINI ÇİZDİKLERİM ( KAFA DERGİSİNDEN )

16 Ocak 2019

ALTINI ÇİZDİKLERİM ( KAFA DERGİSİNDEN )