ALTINI ÇİZDİKLERİM

27 Eylül 2025

ALTINI ÇİZDİKLERİM

 





















YAŞAMI DÜZ BİR ÇİZGİDE TUTMAK TÜKENMEKTİR (ŞÜKRÜ ERBAŞ)

21 Eylül 2025

YAŞAMI DÜZ BİR ÇİZGİDE TUTMAK TÜKENMEKTİR (ŞÜKRÜ ERBAŞ)

 


Çinli Filozof Lin Yutang diyor ki: 

 “Yaşayacak fazla yılın kalmadı ve ayrıldığında yanına hiçbir şey götüremeyeceksin.
Bu yüzden tutumlu ol, ama refahını feda etme.
Harcaman gereken parayı harca, tadını çıkarmaya değer olan şeylerin tadını çıkar ve verebileceğin şeyleri ver.
Ayrıldıktan sonra ne olacağını dert etme, çünkü toza dönüştüğünde ne övgüleri ne de eleştirileri duyabileceksin; mezarını ziyaret edip etmediklerini ya da seni unutup unutmadıklarını bilemeyeceksin.”
Hayattan keyif almak için en doğru zaman, şu andır.
Zorla kazandığın mal ve mülkleri değerlendirme zamanın geldi.
Çocukların için fazla endişelenme; onlar kendi yollarını bulacak ve kendi kaderlerini çizecekler.
Torunlarına özel bir ilgi göster, onları sev, değer ver ve onlardan keyif alabildiğin sürece tadını çıkar.
Hayat, doğumdan mezara kadar durmaksızın çalışmaktan ibaret olamaz.
Her gün uyan ve bir günü daha çatışmasız, kin tutmadan keyifle geçirmeye niyet et.
Çocuklarından fazla beklentiye girme.
Sana önem verseler de, onların kendi sorumlulukları, taahhütleri ve hayatları her zaman öncelikli olacaktır.
Bazıları ise, ebeveynleriyle pek ilgilenmezken, onların varlıklarını tartışır ve zenginliklerinden faydalanmak için ayrılmalarını isterler.
65 yaşına veya daha üstüne geldiysen, bitmek bilmeyen bir çalışma uğruna sağlığını feda etme, çünkü bu kendine mezar kazmak olur.
Bin hektar pirinç tarlası olsa da, günde yalnızca yarım kâse tüketebilirsin. 
Binlerce görkemli evin olsa da, geceleri uyumak için yalnızca 8 metrekareye ihtiyacın var. 
Eğer yiyecek bir şeylerin ve ihtiyaçlarını karşılayacak kadar paran varsa, bu yeterlidir.
Mutlu bir yaşam sürmeye bak, çünkü sadece bir hayatın var.
Kendini başkalarıyla karşılaştırarak şanını, zenginliğini ya da sosyal statünü ölçme. 
Çocuklarının başarılarını başkalarınınkilerle kıyaslayarak övünme. 
Bunun yerine, onları mutluluğa, sağlığa, neşeye ve kaliteli bir hayata teşvik et.
Değiştiremeyeceğin şeyleri kabul et, çünkü aşırı kaygı sağlığına zarar verebilir.
Kendi refahını yarat ve her gün sana mutluluk ve keyif veren aktivitelerle uğraş.
Mutluluğun olmadığı bir gün, boşa harcanmış bir gündür.
İyi bir ruh haliyle hastalıklar iyileşebilir. 
Neşeli bir zihinle ise daha hızlı iyileşir ya da hiç ortaya çıkmaz.
İyi bir karakter geliştirerek, egzersiz yaparak, sağlıklı beslenerek ve dengeli bir şekilde vitamin ve mineral alarak sağlıklı ve keyifli bir yaşam sürebilirsin.
Özellikle çevrendeki iyiliği takdir etmeyi öğren – aileni, arkadaşlarını – çünkü onlar, hayatının güzel anılarını ve değerli zamanlarını hatırlatarak sana yeniden yaşama hissi verirler.
Denir ki,
 “Çatısını kaybeden biri yıldızları kazanır.” 
Bu doğrudur.
Zaman ve fırsatlar, bir nehirdeki su gibidir: 
Onlara asla iki kez dokunamazsın, çünkü bir kez geçtiğinde geri dönmez.
Hayatının her anının tadını çıkar ve dünyayı keşfetme, onun harikalarını görme fırsatlarını kaçırma, 
çünkü bu anlar bir daha asla tekrarlanmayabilir.
Görünüşlere güvenme, 
çünkü zamanla silinirler.
Mükemmel insanı arama, çünkü o yoktur.
Seni olduğun gibi takdir eden birini ara; onu bulamazsan, yalnızlığını sevmeyi öğren, çünkü kötü bir arkadaşlıktan iyidir.
Her nasıl tanımlıyorsan Tanrı’ya inan ve hayatın tadını çıkar, çünkü hayat kısadır.
Aileni ve arkadaşlarını sev, çünkü er ya da geç bu dünyayı terk edeceksin ve kimse bunun için sana teşekkür etmeyecek.
Sağlık ve mutluluk daima seninle olsun.”
                                                                              

Bu İsviçre köyü, yağmurdan sonra cennete dönüşüyor - her yerde alçak bulutlar!  

Hepinize güzel bir hafta diliyorum. Ben maalesef grip oldum, burnum şıp şıp akıyor, bolca ıhlamur, limon, bal kullanıyorum. Elimde bez habire hapşırıyorum.  İlaç almayı da ihmal etmiyorum. 
Havalar serinledi, toprağın rengi bile bu mevsimde değişir benim gözümde. Artık kapüşonlu ince montlar var üzerimizde, en sevmediğim olay, şıpıdık terlikleri artık giyemiyorum sporları geçirdim ayağıma, darlandım resmen bir serbest kalamıyor ayaklar bu aylarda, ne yapalım nasipse baharı bekleyeceğiz artık.  Geçen sene ünlü bir ayakkabı fabrikasının satış mağazasından bir ayakkabı almıştım, bugün onları çıkardım dolaptan ve acaba yarın pazara giderken giysem mi diye düşünüyorum.
Halıları yıkamaya veriyorum yarın, yarın ayrıca turşuluk malzeme alacağım önümüzdeki hafta turşu kuracağız son olarak, ben biraz temizlik yapacağım kısmetse cumartesi günü pazar kurulmayacak o gün Tarım fuarı var zaman bol anlayacağınız. 
Akşamları saat 20 den sonrayı kendime ayırıyorum, gündüz de 2 saat evden uzaklaşıyorum yürüyüş yapıyorum falan bunlar iyi geliyor bana, bol kitap, yürüyüş esnasında kulaklıkla müzik dinlemek benim için en iyi nimetler.
Uzun zaman oldu arkadaşlara artık sık sık gitmiyorum, evde takılmak iyi geliyor.


Resme tıkla youtube gideceksin, bu konu ile ilgili bir video seni bekliyor, 


Gazeteden....


Gazeteden bir açıklama


Sahaftan seçtiklerim...


Kütüphaneden seçtiklerim, Kitap veren bayan yeni kütüphane açıldığından bu yana ilk defa talep edilen 4 kitabı aynı anda verebiliyorum dedi.






KIRK MEVSİM

Uslandım sevdaya boyun eğince
Kırk mevsim bekledim bekle deyince
Mektup yazacakmış eli değince
Meltemi beklerken bak ayaz geldi
İlk değil bu bana son söz verişi
Yakındır sabrımın sona erişi
Gelecek bahara kalmış gelişi
Yine vekaleten bak kiraz geldi
Güneş te yoruldu dönüp durmaktan
Yine bahar gitti, yine yaz geldi
Sözü var baharda gelirim diye
Niyazıma cevap diye naz geldi
Koruklar sabırla olurmuş üzüm
Her bağ bozumunda takvimde gözüm
Üç yüz altmış beş gün ilkbahar çözüm
Sarının üstüne bak beyaz geldi
Uslandım sevdaya boyun eğince
Kırk mevsim bekledim bekle deyince
Mektup yazacakmış eli değince
Meltemi beklerken bak ayaz geldi
İlk değil bu bana son söz verişi
Yakındır sabrımın sona erişi
Gelecek bahara kalmış gelişi
Yine vekaleten bak kiraz geldi

şair: Dr. Metin Vural

Resme tıklayın şiiri Yıldız Kenter'den dinleyin....


Bugün gazetede okuduğum güzel bir yazı idi, kaleme aldıkları için sağ olsunlar.
Resme tıklayın yazıya gidin....


Kahve içtiğim bir yarım saatte olsa huzur bulduğum bir mekandan bu foto ile sizlere güzel bir hafta diliyorum. 


İZLEDİKLERİM 2025/7

İZLEDİKLERİM 2025/7

 




PARİS HATIRALARI 2022

Revoir Paris, 2023 yapımı bir Fransız drama filmidir. Alice Winocour tarafından yönetilen film, 2015 Bataclan saldırılarında hayatta kalan bir kadının hikayesini anlatıyor.

Mia, bir bistroda bir terörist saldırısına maruz kalır. Saldırıdan üç ay sonra, Mia hala yaşadığı travmanın etkisinden kurtulamamıştır. O geceyi hatırlayamaz ve hayatı altüst olmuştur. Mia, saldırıdan kurtulmasına yardım eden Senegalli bir garsonu bulmaya karar verir. Garsonun adı Souleymane'dir ve Mia, onu bulursa, o geceyi hatırlamasına yardımcı olabileceğine inanır. Mia, Souleymane'i bulmak için Paris'i dolaşır. Bu süreçte, diğer saldırı mağdurlarıyla ve onların aileleri ile tanışır. Mia, onların hikayelerini dinleyerek, kendi travmasıyla yüzleşmeye başlar.


HAZİNE GEÇMİŞİN KÜLLERİ  2024

New Yorklu, biraz nevrotik bir iş kadını olan Ruth, Holokost’tan sağ kurtulan inatçı ve büyüleyici babası Edek’le Polonya’ya uzanan bir yolculuğa çıkar. Edek geçmişiyle yüzleşmeye isteksizdir; tuhaf, kimi zaman çocukça kaçamakları baba-kız arasında sürtüşmelere yol açar. Post-sosyalist Polonya’nın soğuk binaları, sessiz sokakları, kayıp adresler ve yarım kalmış hikâyeler bu ikilinin peşine takılır. Yol boyunca komik yanlış anlamalarla duygusal kırılmalar iç içe geçer ve aile bağlarının ne kadar inatçı olabildiğini hatırlatır.

Bu film, yol filmi duygusuyla aile dramını yumuşak bir tonda birleştiriyor. Mizah, travmanın ağırlığını hafifletiyor ama bastırmıyor. Kısa duraklar, sakin planlar ve ölçülü müzik, anlatıyı şişirmeden ilerletiyor. Ruth’un kontrolcülüğü ile Edek’in kaçamak mizahı çarpışırken, oyunculuklar sahicilikten güç alıyor. Final büyük laflara başvurmadan içe işleyen bir kapanış sunuyor; geçmişle barışmanın bugün için beklenmedik bir hediye olduğunu fısıldıyor.

Bence izleyin...



 

OKUDUKLARIM 2025/37 KENDİNİ AŞ HADDİNİ AŞMA

19 Eylül 2025

OKUDUKLARIM 2025/37 KENDİNİ AŞ HADDİNİ AŞMA

 



“Bu hayat inanın bir ‘karabasan’dır.

Ve bu kâbustan kurtulmanın merak

buyurmayın klinikleri, doktorları, terapi

seansları, hiçbir şey olmamış gibi yola

devamınızı sağlayacak devasa bir ilaç

endüstirisi bulunmaktadır. Emrinizdeyim. (Ve

ben size durmaksızın ‘Yoldan çıkın, uykudan

uyanın’ diyorum. Siz beni bir meczup sanıyor,

acıyarak bakıyor ve yola devam ediyorsunuz.)

Hadi yoldan çıktık diyelim.

Nereye gideceğiz?

Harama batmamış bir belde mi var?

Umutsuzluk bize yakışmaz. Eğer yoksa böyle
bir belde, bize düşen onu ‘inşa’ etmektir.

Yeter ki ‘Uzun yola çıkmaya’ niyet edin. ‘Niyet’

mühim. İrade-i cüz’iyenin ta kendisi. Bu

sebeple ‘Ameller niyetlere göredir’ buyrulmuş.

Bu niyetin kuvveden fiile çıkması Cenab-ı

Hakk’a kalmıştır. Bize düşen Besmele’yi çekip

ilk adımı atmak.”

Mustafa Kutlu, gazete yazılarından derleyerek

hazırladığı yeni eserinde tüketim odaklı sanayi

toplumunun sorunlarına değinirken, “Kanaat

Ekonomisi”ne dayalı sade bir hayat tarzını,

ahlâki bir nizamı benimsemenin yollarını

arıyor.

KİTAP HAKIINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;

Kısa kısa gazete yazılarından oluşuyor. Hem kişisel hem manevi gelişim yazıları var.

KİTAPTAN ALINTILAR;

Kişi kendin bilmek gibi irfan olmaz.
*****
Kişi geçen zaman içinde gitgide olgunlaşır, güzel ahlak timsali olursa hayatta iken sevilir, sayılır, takdir edilir, öldükten sonra rahmetle anılır.
*****
Bu çerçevede kendini aşmak isterken haddini aşmaya kalkışmak delikanlıyı bozar.
*****
Cenab-ı hak haddi aşanları sevmez. (A'raf suresi 55)
*****
Ne sermayenin gözü doyar ne de halkın.
*****
İnsanlık bilgisayar sistemleri çökerse düşünmeye başlayacak.
*****
Devrimin daima bir şiire ihtiyacı vardır.
*****
Bu hayat inanın bir karasabandır.
*****
Niyet mühim. İrade-i cüz'iyenin ta kendisi.
Ameller niyete göredir.
*****
Ahlakın bir tek kaynağı vardır. İlahi emir ve yasaklar.
*****
Öte dünya inancı, hesap günü. Yüzyıllardır bunun bir safsata olduğu pompalanıyor. Sen gününü gün et, anı yaşa, kendini sev. Altta kalanın canı çıksın. Hesap gününü hesaba katmayan bir adalet olur mu?
*****
Gıda tartışmalarından birinde, bir biyokimyacı hanım şöyle dedi; Temiz toprak, temiz hava, temiz su, doğal gübre ile yetişen, ıslah ve başka yollardan doğasına müdahale edilmemiş gıda. Mümkün ise çiğ yenmeli. Hücrenin ihtiyacı olan enerji bu yoldan gelmeli.
*****
Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan bizden değildir.
*****
Gönül nedir? Gönül içimizdeki fenalığın bulaşmadığı tek yerdir. Vicdanımız odur veya onun kumandası altındadır. Kötü ihtirasın zerresi ona ulaşmaz, aldatmak nedir bilmez, şehveti hiç tanımamıştır. İblisin tohumu onun toprağında asla kök tutmaz. Gönül içimizdeki meleğin adıdır ve Yunus'un deyimiyle gönül Çalab'ın tahtıdır. Yunus bütün eserinde bizim bu en değerli yanımız olan gönlü yüceltmiştir. İnsanların ırkları, dinleri, doktrinleri, ahlak anlayışları hasılı her şeyi ayrı olabilir. Kimi zengin kimi fakir, kimi zahit, kimi zani olabilir. Fakat kimler olursa olsun, insanın gönlü mukaddestir. Çünkü o Allah'ın baktığı yerdir, masumdur. Çünki o aftır, merhamettir, sevgidir. Günah onun eseri değildir. O yangınlar veren ateş değil, hayat veren sudur, inciten kahkaha değil, seven tebessümdür, ayıran bozgun ve fitne değil, birleştiren dostluktur.
Yunus Emre (1971) kitabı- Muzaffer CİVELEK
***** 
Ben deyince öteki ortaya çıkar. Oysa ben demek, ahlakımızda terk-i edeptir.
*****
Bir felaket bin nasihatten evladır.
*****
İnancın önünde hiçbir şey duramaz.
*****
Gösteriş zaten makbul bir şey değildir, temelinde kibir vardır.
*****
-Biz israf etmiyoruz, artanları fakire dağıtıyoruz. (otel sahibi)
İçimden herifin suratını dağıtmak geçiyor. Ulan özrün kabahatinden büyük. Fakir fukara dediğin insan değil mi? Ona layık gördüğün senin yemek artıkların mı?
*****
Çıldırmamak için hayata, insana, dünyaya bir mana vermek lazım değil mi?
*****
Dünya, hayat, insan hiçbir zaman bu kadar kirlenmemişti.
*****
Tarihte zafer sayılan yenilgiler de vardır.
Ayrıca ahir zamandayız. Kimin borusunun öteceğini Allah bilir.
Keser döner sap döner, bir gün olur hesap döner.
*****
Bir çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey yine bir çocuktur. Bu bakımdan mahalle arkadaşlığı ile asker arkadaşlığı unutulmaz.
*****
Her medeniyet dinden kaynaklanır ve bunun sembollerini taşır.
*****
Aza kanaat edeceğiz. Az konuşup, az uyuyup, az tüketeceğiz.
*****


OKUDUKLARIM 2025/36 RAVENSPUR AİLESİNİN LANETİ

17 Eylül 2025

OKUDUKLARIM 2025/36 RAVENSPUR AİLESİNİN LANETİ

 


Ravenspur ailesi kendi halinde, oldukça zengin, saygın ve etkileyici bir ailedir. Nesiller boyunca refah içinde yaşamaya devam etmişlerdir, gelecekleri de parlaktır. Fakat bir gün, korkunun gölgesi bu ailenin üzerinde gezinmeye başlar.

Şimdiye dek Ravenspur ailesinin herhangi bir ferdi, ne kadar büyük olursa olsun hiçbir tehlike karşısında korkaklık yapıp kaçmamıştı ama şimdi, en cesurlarının bile yüreğine korku salan, güçlü erkeklerin kendi gölgelerinden irkilmelerine sebep olan bir şey şatolarında dolaşıyor. Ravenspur ailesinin bireyleri, nasıl ve kim tarafından gerçekleştirildiği anlaşılamayan cinayetlere kurban gidiyor. Bu ölümlerin arkasında kim var? Hayatta kalanlar, kendi trajik sonlarıyla karşılaşmadan önce bu gizemi çözmeli.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;

Hep dönmekten başım döndü, sonunda cinayetler çözüldü başımın dönmesi geçti:))

KİTAPTAN ALINTILAR;

Bir toplu iğnenin ucunda duran ipucu genelde önemli sonuçlar verir.
******
Gölge gibisin, insanın kendi vicdanının gölgesi.
*****
İnsanın bazen dostlarıyla kaynaşması iyidir.
*****
En iyi insanlar bile şeytana uyabilir.
*****
İnsanoğlunun erdemli bir varlık olduğuna neredeyse hiç inancım yok.
*****
Çözümü mümkün olmayan hiç bir bilmece yoktu.
*****
Gözüne son derece önemsiz görünen bir detay, içinde bulunduğumuz durumda çok büyük öneme sahip olabilir.
*****
Her zaman umut vardır.
*****
Gerçekler hep en inanılmaz gelir insana.
*****
En önemli ve sıradan düşüncelerimiz zihnimizin kıvrımlarında birlikte gezinir.
******
Hayatta olduğumuz sürece her zaman umut vardır.
*****
Hayatın olduğu yerde umut da vardı.
*****
Azınlıklar çoğunluk için acı çeker.
*****
Kimseye hislerini belli etmeyeceksin.
*****
Aşk insan damarlarındaki o vahşi, sıcak kanın, insanı yiyip bitiren sonsuz sevginin gerçek ateşini hissetmek ister.
*****
İnsanı yüzlerine bakarak yargılamak çok zordur.
******
Hızlı konuşan açık verir.
*****
Sessiz sakin insanların bazı konularda hisleri hep derin olur.
*****
Ağır hastalıklar ağır tedaviler gerektirir.
*****
İyilik doğurmak için insanın bazen acımasız olması gerekir.
*****
Gençliğin nazarında kaderin kalıcı bir yeri yoktur.
*****