VİCDAN GÖZDEN İYİ GÖRÜR, KALP AKILDAN ÇOK BİLİR..

15 Aralık 2015

VİCDAN GÖZDEN İYİ GÖRÜR, KALP AKILDAN ÇOK BİLİR..

Bahçemdeki sardunya....


Okuduğum dergilerden biri...

Brezilya'da kitap okuma oranının çok düşük olduğunu fark eden yetkililer, bireylere okuma alışkanlığı kazandırmak için bir çözüm buldu. Dünya Kitap Günü'nde başlatılan yeni sistemle Brezilya'da metro biletleri yerini kitaplara bıraktı.... Keşke bizde de uygulansa... 


Hepimiz bu dünyada ziyaretçileriz. Sadece geçip gidiyoruz. Amacımız; ilerlemek, öğrenmek ve sevmek. Ardından evimize döneceğiz. Aborjin Atasözü 
Bu kadar kolay mı?????????

Hayal gücü bilgiden daha üstündür. Efsane tarihten daha etkilidir. Rüyalar gerçekten daha ağır basar. Umut her zaman deneyime galip gelir. Kederin tedavisi kahkahadır. Ve sevgi ölümden daha güçlüdür... 
Robert Fulghum 


İnsanı kalbinden tutamadınız mı, görün, nasıl kayıp gidecek elinizden!
Nuri Pakdil


Parkımın müdavimi, benden tost bekliyor ve sonunda muradına eriyor..


Düşte gör dostunu da derler,lakin düşte dostta görülür.






"Vicdanın derin yaralar alması iyidir. Okuduğumuz kitap bir yumruk gibi tepemize inip bizi uyarmadıktan sonra neye yarar? Bize, bizi acılara gömen kitaplar gerekiyor."
Franz Kafka

OKUDUKLARIM -121- MATAZEL NİNA / MEHLİKA METE

13 Aralık 2015

OKUDUKLARIM -121- MATAZEL NİNA / MEHLİKA METE

Umarofflar, Ekim Devrim'in savurduğu on binlerce aileden biriydi. Baba Alexei, anne Elena ve yolda doğan kızları Nina... 1917'de başladılar göçmeye, Perm'den yola çıktılar. Trenle bir uçtan diğerine dolaştılar Rusya'yı. Sonra Çin, Kobe, Sri Lanka, Mısır... 40'ların başında son duraklarına vardılar. Burası onların yeni ülkesi, yeni evi olacaktı. Şehirlerin ecesi İstanbul... Matmazel Nina, Umaroffların yollarda geçen ömrünü anlatıyor. Onlar ideallerin, umutların ve aşkların filizlenmeye fırsat bulamadığı, yürek donduran, gönül kırıcı şartlarla karşılaştılar. Onca acı, onca yoksunluk çektiler. Ama tüm geride kalanlara ve yolda bırakılanlara rağmen yaşama coşkusu, içilen bir yudum çayın, yanağa kondurulan sıcak bir öpücüğün avuntusunda gizlenip kaldı. Ve İstanbul, bize kendini başka bir gözden bir defa daha anlattı.Boğazın sakladığı bir sır, suların koynunda dinlendirdiği bir yaşam öyküsü, mehtabın şarkılar söylediği bir aile... Birkaç sepete sığdırılan tüm bir ömür ve binlerce anı... Umaroffların öyküsünü unutamayacaksınız.


Ölümü tanıdı...
Nasıl elimizden aldığını sevdiklerimizi, bir daha geri vermemek üzere...
Sevdiğinin yokluğu ne demektir öğreniyor acı da olsa..
İlelebet ayrılmaktır....
Dayanma gücünü besleyen sabırdır, sarar insanı, içinde kaynayan volkanı soğutur zamanla..
Zihin en güzel hatıraları muhafaza eder, def ederek tatsızlıkları...
O güzel anılar ki yeniden hayat verircesine yaşatır öleni, geride kalanların dünyasında...

İZLEDİKLERİM -54-

İZLEDİKLERİM -54-

SON ŞANS / 2015

Billy Hope kariyerinin zirvesine çıkmak için çabalayan başarılı bir boksördür. Ailesinden yana da her şeyin yolunda gittiği kusursuza yakın bir hayat sürerken karısının trajik ölümüyle sarsılan Billy, kendini alkol ve uyuşturucu batağında bulur. Düştüğü deliğin en dip noktasıyla ise kızının velayetinin elinden alınması ve evini kaybetme ihtimalinin ortaya çıkmasıyla tanışır. Billy bu noktada eski bir boksör olan Tick ile buluşup ondan kendini eğitmesini ister. Tick genç adamı yalnızca boks alanında değil ruhsal anlamda da geliştirmeye çalışır. Billy üst seviyede profesyonel bir boksör olup hayallerini gerçekleştirmeye çalışırken kızını geri kazanmak için de mücadele edecektir.

Küçük çocuk, dostum, el kadar kız.
Kendi başının çaresine bakmaya çalışıyor.
O da Annesini kaybetti.
Senden nefret etse bile,nefret etmesine izin vermelisin.
Kendi hayatını yaşamasına izin vermelisin...
*********** 
Dövüş şeklinde öfke, en büyük aracındır.
***********
Senden nefret bile etse buna izin vermelisin ki bu mevzu için daha iyi hissedebilsin, düzelebilsin. Burada mevzu senin nasıl hissettiğin değil. Yani onun kendi bildiğini yapmasına izin vermeli ve bunun senin mevzun olmadığını düşünmelisin. BÖYLECE HAYATLA, DİĞER ŞEYLERLE BAŞA ÇIKABİLİRSİN.



YARIM KİLO ET - POUND OF FLESH / 2015
Deacon (Van Damme) bir akşam zor durumda kalan bir bayana yardım ederken gecenin sonunda böbreğinin çalınabileceğini nereden bilebilirdi ki? Deacon eski bir “arkadaşını” arayıp kayıp böbreğinin peşine düşerler. Çünkü o böbreğin gitmesi gereken başka bir yer vardır

Tanrı sığınağımız ve gücümüzdür zor zamanlarımızda daima bir umuttur.
Yükünü rabbine bırak, o sana destek olacaktır.
Öldürmek kolaydır onunla yaşamak zor.



CİN / DJINN 2013


2013 senesinde Birleşik Arap Emirlikleri de cekilen filmin konusu da Birleşik Arap Emirliklerinde gecmektedir. Al Jazeerah yeni tasindiklari evde huzurluydular. Luks ve rahatlik vardi ancak yanlarindaki evde baska varliklarin yasadigindan haberleri yoktu…

Acı depresyona sebep olabilir. Hatta suçluluğa bile ama hayat devam etmeli.
Kendi ailemizden daha iyi bizi kimse anlamaz, affetmez yada yardımcı olmaz.
Geçmişi reddemezsin. O bizi biz yapan şeydir.




KANLI OYUN / BLUNT FORCE TRAUMA 2015


John ve Colt neredeyse kardeştan daha iyi olan iki arkadaştır. Her türlü işi beraber yaparlar. Çok riskli olan yeraltu dünyası bile onların düzenini bozamamıştır. Birgün John ve Colt'un aynı kadına aşık olması ile kimsenin bozamadığı bu dostluk büyük darbeler alır.

Bize uygun şeyler bir süre sonra ilginç gelmiyor.



İLK MÜDAHALE 2015

Filmde soygun sırasında yaralanan bir soyguncuya müdahale eden sağlık görevlilerinin yaşadıkları korku dolu anlar…


Arada sırada yetneğini  kaybetmekte sorun yok bence.
Sonra derin bir nefes alır ve kendine gelirsin, hayatın ritmi budur işte.



SICAK TAKİP / HOT PURSUIT 2015


Beceriksiz bir polis memuru suçluları ve kirli polisleri ortaya çıkarmak için yaşadığı maceralar anlatılmıştır. Bir gün yine bu amacını gerçekleştirmek için işe başlar. Karşılaştığı iki kadını suç üstü yapmak için çok çaba sarfeder. Fakat bunu gerçekleştirmek o kadarda kolay olmayacak. Çünkü hiç beklemediği şeyler yaşayacaklardır. Bakalım gerçekten görevini yapabilecek mi ? Yoksa düşüncesi farklı yönlere mi kayacak ?


SON DİRENİŞ / CHRYSALIS 2014


Biyolojik bir terörist saldırısı sonrasında dünya nüfusunun çoğu et yiyen ölülere dönüşmüştür. Salgın hastalığa karşı hayatta kalmayı başaran Josh ve Penelope, diğer hayatta kalanları kurtarıp bir uygarlık kurmayı hayal eder.

KORKU SEVERLERE
Komedi severler mutlaka izleyiniz...

OKUDUKLARIM -120- SARIKAMIŞ BEYAZ HÜZÜN / İSMAİL BİLGİN

09 Aralık 2015

OKUDUKLARIM -120- SARIKAMIŞ BEYAZ HÜZÜN / İSMAİL BİLGİN

Sarıkamış'la ilgili birçok bilinmeyen olay günışığına çıkarıyor... Harekât öncesi göz ardı edilen raporlar... 31. ve 32. Tümen'in birbirleriyle çarpışması... Rus Çarı II. Nikolas'ın emir verildiği için tutuklanmaması... Osmanlı askerinin ve halkın tek vücut olarak açlığa, karakışa yani tüm imkânsızlıklara karşı gösterdiği insanüstü mücadele...Milletlerin hafızalarında bazı yer adları âdeta mermere kazınmış gibidir. O yer adları, yıllar geçip gitse de milletlerin hafızasından silinmez. Her an hatırlanarak, nesilden nesile aktarılır. Bu yerlerden bazıları Galiçya, Yemen, Sarıkamış, Çanakkale, Dumlupınar ve Sakarya'dır... Bu adlardan birini veya birkaçını duyduğumuzda gönül telimiz hep titrer, bir garip oluruz. Tarihimiz nice zaferlerle doludur. Zaferlerimizin yanında yenilgilerimiz de vardır. Bir millet, zaferleriyle övünürken, yenilgilerden de gerekli dersleri çıkarmaya çalışır...Sarıkamış Harekâtı, her türlü imkânsızlıklar içinde, kırık bir ümidi gerçekleştirmeye yönelik, sonu hazinle biten bir harekâttır... Bu harekâtta askerimiz Rus'tan çok tabiat ile mücadele etmiştir. Bu topraklarda yaşayan herkesin ya bir akrabası ya da bir yakını bu harekâttan etkilenmiştir. Binlerce şehit kâh Ruslarla çarpışarak kâh iklimle, karakışla, imkânsızlıklarla mücadele ederek vatanı savunmuştur...Bu kitap; okurları tarihin acılarla dolu bir sayfasına, bütün olanaksızlıklara ve karakışa rağmen Osmanlı askerinin vatanını korumak için inançla ve azimle savaşmasına tanıklığa davet eden bir hüznün hikâyesidir. Sarıkamış/Beyaz Hüzün'de bir hüznün hikâyesini, 90 yıldır unutulanları okurken kâh gururlanacak, kâh ağlayacaksınız...

Bu kitap Okuduğum en güzel kitap listesinde yer almaktadır.


İnsan her şeye alışırdı. Yürümeye, soğuğa, yorgunluğa, savaşmaya ve öldürmeye...
İnsanın en alışkın olduğu şeylerden biri de yaşamaktı. Kendi hayatını derin derin soluyarak yaşamak, her insanın kutsal saydığı şeylerden biriydi. Belki de yaşamayı iyice kanıksayan erler, bu alışkanlıklarından vazgeçmek için bilinmez bir diyara, sanki bir beyaz ülkeye doğru yürüyorlardı.



İNSANI MUTLU EDEN ŞEY MAL DEĞİL, DENEYİM BİRİKTİRMEK, İÇ HUZURUYLA YAŞAMIN TADINA VARARAK YAŞAMAK.

08 Aralık 2015

İNSANI MUTLU EDEN ŞEY MAL DEĞİL, DENEYİM BİRİKTİRMEK, İÇ HUZURUYLA YAŞAMIN TADINA VARARAK YAŞAMAK.

Dünyanın dört bir tarafında, özellikle Amerika ve Avrupa'nın büyük şehirlerinde tüketme üzerine kurulu dünya düzenine kafa tutan örnekler görmeye alıştık artık. Çöp atmayan restoran, vejetaryen şehir, hava temizleyen kaldırım gibi aykırılığı ile gezegene yarar sağlayan örneklerle eskiye göre daha çok karşılaşıyoruz. Peki İstanbul'da, burnunuzun dibinde bir yıldır hiçbir şey satın almayan biri olduğunu söylesek tepkiniz ne olur?


Almadım isimli blog'un sahibi Selma Hekim, bir yıl önce başladığı hiçbir şey satın almama deneyimine başarı ile devam ediyor. Gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaçlarının dışında son bir yıldır satın aldığı ürün sayısı beş. Cilt uzmanının aldırdığı bir cilt ürünü, sıcakla mücadele etmek için aldığı bir beyaz şal, bir kalıp sabun, telefon şarjı ve bir tane bileklik. Selma Hanım'la satın almama deneyimini ve bu deneyimin ona neler kattığını konuştuk.

YAZININ DEVAMI

Facebookta rastlayıp ilgiyle okuduğum bir yazı oldu, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.