REZİL OLMAK HUYUM:))

11 Kasım 2015

REZİL OLMAK HUYUM:))



Biliyorsunuz bir süredir bloglarına denk gelip okuduğum ve izinleri ile yazılarının bir kısmı ile size tavsiyelerde bulunduğum bloglar var... Bazen okuduklarımda kendimi buluyorum gülüyorum:)) bu blog yazısı da cuk dedi bana uydu:)))

Bende fazlasıyla kitap okuyan biriyim. Tatile giderken millet kıyafet alır, ben kitap alır, bavulun alt kısmını kitapla doldururum. İstanbul'a gittiğimde ya da dönüşte hemen bir DR girer, valize 3-4 kitap atarım. Genelde bizler karşımızdaki insanlar ile konuşurken okuduğumuz kitaplardan cümleler ile konuşuruz ki, ( bu hiç kitap okumayan karşılıklı konuşan 2 insanın konuşmalarından farklı olur...... ) karşımızdakiler bize gülerler.....
-ya öyle mi? falan derler. 
Hatta ünümüz bulunduğumuz şehirleri aşar:)) 
Komşum kardeşleri ile tatile gider, yeğenini şezlongta elinde kitapla güneşlenirken görünce;
- Bir Özlem'de biz de çıktı, alooooooo kitabı bırak çevrene bak biraz kızım, yoksa Özlem gibi kitap okurken evde kalıcan, kime diyom kız bennnnnnnn!!!!!!!!

Eve gelenler kitapları görünce,  
-Hepsini okudun mu ?
diye soruyorlar ya, ben de büyük bir keyifle 
- Bunlar sadece bir kısmı diyorum
 Ama gerçekten doğru:)))))
Dolap içlerindekileri görmüyorlar, bir de
sitesinde okullara bağışladıklarımdan haberleri yok ki.........

Bir ünlü yazar ile karşılaşma hikayesi de benden size:)))
Çalıştığım şirkette aldığımız eğitimler için İstanbul'da HİLTON hoteldeyiz, öğlen yemeği için teras kattaki lokantaya çıktık. ( eğitim giriş kattaki salonlarda). Ben yemekten sonra aşağı kata inmek için asansöre geçtim, o anda yaşlı bir bey de geldi. Aşağıya iniyoruz ve aramızda geçen konuşma şu:

- Eğitim için mi geldiniz?
- Evet
-Hangi şirket?
-x şirketi
- Benim yeğenim o şirkette direktör  .... tanıyormusunuz?
- Evet tanıyorum, kendisi .... bölümünün direktörü.

Asansör alt kata ulaşmıştır  ve iyi günler denilerek yollar ayrılır.
Eğitim salonuna  adım atan ben saftirik Özlem, daha ilk adımda şok olur:)))
Ama,  Özlem sen az önce Doğan  CÜCELOĞLU ile konuştun, o kadar kitabını okudun nasıl tanımazsın kızım diye diye gülmeye başlar:))))))



Aşağıdaki blog yazısını okuyunca ben de bunları karalamak istedim...




Keyifli okumalar, ben kitaplara kaçar:)))))))




DENEMESİ BEDAVAAAAAAAAAA

DENEMESİ BEDAVAAAAAAAAAA


Bloğunda görüp benimde katılmak istediğim bir etkinlik oldu bu resim, bilgi için linke tıklayın, katılmak isterseniz sizden de bir şeyler karalamanızı rica ederiz, lütfen bizi de bilgilendiriniz, bizlerde okuyalım......


Her ne kadar denize ve vapurlara uzak olsam da, bana bu ikilinin hatırlattığı iki konu var, biri çocukluğuma geri dönme isteği, diğeri de sevgiliyi. 
Çocukluğumun bariz okul tatilleri İstanbul'da geçerdi.. Bunlardan biri de Tahtakale' de, cumartesi günü, beni amcama teslim eden babamın bizden ayrılması ile başlayan bu vapur maceraları idi . Simit, çay, gazete eşliğinde  amcam ile yapılan bu yolculuk, bazen beni amcamın vapurların motor bölümüne indirip, nasıl yol aldığını anlatan derslere dönüşürdü...
 Beyaz saf köpükler ve martılar, eşliğinde iskele iskele yapılan geziler esnasında hep insanların bir yerlere bir şeylere yetişme telaşı... 
Bazen de satılan kalemlerin, bıçakların, jiletlerin
ŞU ELİMDE GÖRMÜŞ OLDUĞUNUZ.......
BİTTİ Mİİİİİİİİİİ BİTMEDİİİİİİİİİİİ.........
DENEMESİ BEDAVAAAAAAA.....
 cümleleri..
Amcamın ters yönde seyahat edememesinden dolayı, vapurun bazen, bütün oturulan kısımlarını dolaştığımız olurdu......
Özellikle gün batımında o rüzgarın saçlarımı dağıtması keyfi...
Günümüzde artık bu seyahati yapamıyorum:(( Amcamın evi Kavacık' ta tepede idi, şu an Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün ayaklarından biri amcamın evinde..... Kuyunun hala yerinde olduğunu söylüyorlar, işim gereği bazen İstanbul'a gidip otobüsle geçerken şoföre dur inecek var diyesim geliyor, gözlerim usul usul doluyor...
Şimdi İstanbul' da..


Sevgili ile olan kısmı anlatmayacağım, dinleyin sadece, beni mutlaka anlayacaksınız...


Haydi eller klavyeye sizden de bir iki satır okuyalım...

BLOG KEŞİF ETKİNLİĞİ

BLOG KEŞİF ETKİNLİĞİ

Deneyimlianne’nin blog keşif etkinliği var,etkinliği buradan paylaşmak istiyorum.
Önce etkinliğin linkini vereyim: 
Ne zamandır Blog Keşif Etkinliği düzenlemek istiyordum bir türlü fırsat bulamadığım için yapmak ancak kısmet oldu.
Bloğumu açalı neredeyse bir sene dolmak üzere ve bu arada çokkişiyle tanıştım, çok kişiyle arkadaş oldum. Bazı blog yazarı arkadaşlarımın okadar desteğini gördüm ki "iyi ki onları tanımışım" dedim.
Blog keşif etkinliklerini severim ve katılırım. Bugüne kadarda bir çok etkinliğe katıldım. İnsanlarla tanışmak, onlara yorum bırakmak,onlardan yorum almak, sohbet ortamı oluşturmak hoşuma gidiyor.
Ama bazen bir türlü birbirimize ulaşamadığımız için"takipleşemediğimiz" blog yazarları oluyor. Ben takip edecek blogbulamazken onlarla buluşma fırsatımız olmuyor! Özellikle de bu yüzden BlogKeşif Etkinliği düzenledim.
Etkileşimde bulunarak bloglarımızın dinamik kalmasınısağlayabiliriz.
Hepimiz birimiz birimiz hepimiz için! ;)))
Hangi tür konudan yazarsa yazsın herkesi blog keşifetkinliğime davet ediyorum. Ne kadar çok kişiye ulaşırsak o kadar kişiyleetkileşimimiz olur.
Bunun için yapmanız gereken tek şey beni ***GFC üzerindentakip etmeniz ve herhangi bir sosyal medya platformunda Blog Keşif Etkinliğimipaylaşmanız.***
Bloğunuzun içeriğini ve blog linkinizi aşağıya yazmayıunutmayın! smile ifade simgesi Beni sosyal medyadan da takip etmek isteyenler için sosyalmedya hesaplarım,
Facebook profilim Emel DA,sayfam 
www.facebook.com/deneyimlianne
www.twitter.com/deneyimlianne 
www.instagram.com/deneyimliannemel

HALA SENİ ANIYORUZ, HALA SENİ ÖZLÜYORUZ, BİZ HİÇ YAŞAMADIK SANKİ HALA SANA YANIYORUZ

10 Kasım 2015

HALA SENİ ANIYORUZ, HALA SENİ ÖZLÜYORUZ, BİZ HİÇ YAŞAMADIK SANKİ HALA SANA YANIYORUZ

Bahçemdeki kasımpatılar eşliğinde, sabah ki kutlama mesajım.

''Ben, miras olarak hiç bir ayet, hiçbir doğma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır.'' 

Mustafa Kemal ATATÜRK


Son zamanlarda kitapları bitiremiyorum... Elimde karpal tünel sendromu oluştu, babamı yataktan kaldırmaktan. Doktor ameliyat diyor ama şu an olmam imkansız...


Bu karikatürü instagramda arkadaşıma gönderdim, üst katta benim eski şef oturuyor, çok dertli Emel arkadaşım:)) daha sonra altına yorum yapmış:))

Aşkolsun benim komşum çok ama çok saygılıdır çok ayıp çok ayıp @ozlemkaragoz39 

Başka bir arkadaşta şu yorumda bulunmuş:))

Aynen böyle bir komşum vardı ve halısını her seferinde aşağı atardım,ama o yine yapardı,bir gün Nasıl dellendiysem artık püsküllerini kestim,aynen kakül gibi,bir daha silkele bir daha yaparım dedim,bir daha yapmadı,ara ara karşılaşırım da cinim kalkar inan özlemcim..

Allah böyle komşulardan korusun herkesi..


Sabah çiğ düşmüştü yapraklara...



Satışını yaptığımız kurulama bezlerinden kedili bir model...


10 AMAZON kitabının başlangıcı. Göğüs kanserine yakalanan bayanların mücadelesi anlatılmış kitapta, geliri kanser vakfına bağışlanıyor ..




Kendime yeni siyah bir mont aldım, üstüne fular tarzı baktüs örüyorum..






İZLEDİKLERİM - 49-

08 Kasım 2015

İZLEDİKLERİM - 49-

Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...
19. yüzyıl sonları İngiltere’sinin kırsal ortamını ustalıkla betimleyen ve Batsheba’nın canlı bir portresini sunan Çılgın Kalabalıktan Uzak, yazarı Thomas Hardy’ye büyük ün kazandırmıştı. Mizahî, melodramatik, pastoral ve trajik öğeleri ustaca harmanlayan roman, Hardy’nin her zamanki ihanet ve aşk acısı temalarını işlemekle birlikte, yazarın en sıcak, en eğlenceli yapıtlarından biridir. Bir çok kez sinemaya uyarlanmıştır...




Birbirlerini daha önceden hiç tanımayan 6 kişi, daha önceden herşeyiyle planlanan bir banka 

soygununda buluşurlar. Bir hatadan dolayı herşey çok farklı bir seyir alacaktır. Bu soygunda 

beraber olmaları tesadüf müdür? Yoksa her biri çok daha büyük bir oyunun birer piyonu mudur?




bir yudumluk hayatı doya doya yaşamaya çalışan kanser hastası Volkan ve Serhan’a yol arkadaşlığı yapıyoruz... Bu kez onlara Özlem Tekin de eşlik ediyor... 
Kendilerini acımasız zamanın gerisinde ve uçurumun kenarında bulan iki dost, yarının olmadığını biliyorlar ama “Her şeye rağmen yaşamak güzel!” deyip bir kez daha düşüyorlar yollara. Kaderin yanlarına kattığı can yoldaşı Özlem Tekin de onları yalnız bırakmıyor...



Brian Gilcrest orduda silah uzmanı olarak çalışan bir görevlidir. Çevresindekiler tarafından pek sevilmeyen Brian'ın tek arkadaşı Jeremy adında akıllı bilgisayardır. Yeni görevi Hawaii'deki askeri üsse gidip yeni geliştirilen casus uydu sistemini denetlemektir. Bu görevde Lisa Ng ile birlikte çalışıp sistemin başlatılmasına az bir süre kala tüm güvenlik önlemlerini gözden geçireceklerdir. Ancak Brian burada evli ve iki çocuklu olan hayatının aşkı Tracy ile karşılaşacak; kendini keşfedeceği yeni bir deneyime adım atacaktır. 


İyi birer kariyer sahibi olan Florence ve Vincent Lorey çifti, boşanmaya ve kendi hayatlarını yaşamaya karar verirler. Ancak her ikisi de çocukların velayetini alma konusunda niyetli değildir.


Şehirde yaşayan Jenn ve Alex çifti, doğa aşığı Alex'in ısrarları üzerine Kanada'daki ıssız bir ormanda kamp yapmaya gider. Ormandaki ilk gecelerinde beklenmedik bir misafir, kapılarını çalar. Brad adındaki bu yabancı da onlar gibi bir gezgindir ve Alex, adamın Jenn ile ilgilendiğinden şüphe etmeye başlar. Çift, gitmeyi planladıkları Blackfoot Trail bölgesi için hemen yola koyulurlar. Alex ısrarcı bir şekilde yolu hatırladığını iddia etse de gitgide ormanların derinliklerinde kaybolmaya başlarlar. Aradan üç gün geçtiğinde halen yollarını bulabilmiş değillerdir. Açlık, susuzluk ve doğal koşullara karşı verdikleri bu yaşam savaşı, halihazırda kırılgan olan ilişkilerini daha da zedeleyecektir.