MUTLULUK

23 Kasım 2016

MUTLULUK
 RESİM ALINTIDIR.

1­ “İçinde mutluluk taşıyanlar için bütün mevsimler güzeldir.”
 Horace Friess
2­ “Mutluluğun en büyük temelleri şunlardır: Bir şey yapmak, bir şeyi sevmek ve bir şeyi umut etmek.” 
Allan K. Chalmers
3­ “Başarı, mutluluğun anahtarı değildir. Mutluluk başarının anahtarıdır. Yaptığınız işi severseniz, başarılı olursunuz.”
Albert Schweitzer
4­ “Aslında herkes mutlu olmayı ister, kimse acı çekmek istemez. Ve mutluluk dış etkenlerden değil, kendi alışkanlıklarımızdan gelir. Eğer kendi zihinsel tutumlarınız doğru ise, düşmanca bir atmosferde olsanız bile kendinizi mutlu hissedersiniz.”  
H.H. the Dalai Lama
5­ “Mutlu bir kapı kapandığında, diğeri açılır; ama çoğu zaman kapalı kapıya o kadar uzun süre bakarız ki, açılan yeni kapıyı göremeyiz ..”
Helen Keller
6­ “Akılsız insan, mutluluğu uzaklarda arar, bilge olansa ayaklarının altında yetiştirir.” 
James Oppenheim
7­ “Unutmamalıyız ki bir şeyleri elde etmenin sonucunda mutluluk gelmez, ama elimizde olanları farkederek ve onların
değerini bilerek mutlu olabiliriz.“ 
Frederick Keonig
8­ “Sağlık sadece bir hastalığın yokluğu değildir. O, her zaman içimizde olması gereken pozitif bir iyi olma halidir.” 
Deepak Chopra
9­ “Gerçekten mutlu olan insan, dolambaçlı sapa bir yolda giderken manzaranın tadını çıkarabilen kişidir.”  
Anonim
10­ “Mutluluk, varmanız gereken bir istasyon değildir, seyahat sırasındaki tutumunuzdur.”
Margaret Lee Runbeck
11­ “Toplum içinde giyilebilecek en güzel elbise, iyi bir espri anlayışıdır.” 
William Makepeace Thackeray
12­”Mutluluk, gerçekten de kişinin kendi içindeki memnuniyet ve onaylamalarının derin bir armonisidir. “ 
FrancisWilshire
13­”Hayat küçük sevinçlerden oluşur. Mutluluk ise bu küçük sevinçlerin toplamıdır. Büyük bir mutlulukla çok sık
karşılaşmaz insan. Eğer bu küçük sevinçleri toparlayamazsanız, büyük olanı gelse de gerçekten de anlamsız olacaktır.”
Norman Lear
14­ “Dans ederken, amacınız dansettiğiniz zemin üzerindeki belirli bir yere ulaşmak değildir. Dans sırasında attığınız
bütün adımlardan zevk almaktır.” ­
 Wayne Dyer
15­ “Sahip olduğunuz güçlere akılcı bir şekilde ve mütevazilikle güvenmezseniz, ne başarılı ne de mutlu olursunuz.”
Norman Vincent Peale
16­ “Mutlu olmak, her şeyin mükemmel olduğu anlamına gelmez. Kusurların ötesini görmeye karar verdiğiniz anlamına gelir.” ­
 Anonim
17­ “En ilginç düşünceleri olan insanlar mutludur. İyi müziği seven, iyi kitapları seven, güzel resimleri seven, güzel
arkadaşlıkları, güzel söyleşileri seven insanlar ve bunları zihinsel gelişimi için kullanmayı tercih eden insanlar, dünyanın
en mutlu insanlarıdır. Sadece kendi içlerinde mutlu olmakla kalmazlar, başkalarının da mutluluk nedeni olurlar.”
William Lyon Phelps
18­ “Yüzme, binicilik, yazma veye golf oynama gibi mutluluk da öğrenilebilir.”
Boris Sokoloff
19­”Mutluluk güzel bir çiçeğin kokusu gibi yayılır ve bütün iyi şeyleri size doğru çeker.”
 Maharishi Mahesh Yogi
20­”Para, iyi kullanıldığında gerekli ve değerli bir şeydir. Ama uğruna mücadele edilecek birinci ve tek değer olduğunu
düşünmeni istemem. Eğer mutlu, sevilen, hoşnut edilen biri olacaksan; seni öz saygısı ve iç barışı olmayan bir kraliçe
olmandansa, fakir bir adamın karısı olarak görmeyi tercih ederim.” 
 Louisa May Alcott, Küçük Kadınlar
21­ “Eğer hayatı seversen, o da seni sevecektir.“ 
Arthur Rubinstein
22­ “Problem yakınlarımızda olduğu halde çoğunlukla başkalarını suçlarız. Mutlu değilim, sorun nedir bilmiyorum.
Belki başka bir işim olsaydı mutlu olabilirdim. Evli olsaydım, mutlu olurdum. Evli olmasaydım, mutlu olurdum.
Çocuklarım olsaydı, mutlu olurdum. Çocuklar bir büyüseydi mutlu olurdum. Daha büyük bir evim olsaydı, mutlu
olurdum. Bir temizlikçim olsaydı, mutlu olurdum...” 
Joyce Meyer
23­ “Gayri safi milli hasılaya, gayri safi milli mutluluktan daha çok önem veriyoruz.”
King of Bhutan/ Butan Kralı
24­ “Her sabah gözlerimi açtığımda kendi kendime şunu söylerim: “Olaylar değil sadece ben kendimi mutlu ya da
mutsuz yapma gücüne sahibim. Hangisini istiyorsam, onu seçebilirim. Dün öldü, yarın henüz gelmedi. Sadece bir
günüm var 
Groucho Marx
25­ “Mutluluğu satın alamazsınız, ama dondurma satın alabilirsiniz. Aslında her ikisi de aynı şeydir.” 
Anonim
26“Ne olduğunuz, kim olduğunuz, nerede olduğunuz veya ne yapmakta olduğunuz sizi mutlu ya da mutsuz yapmaz.



BİTEN BİR HAFTADAN MERHABA

22 Kasım 2016

BİTEN BİR HAFTADAN MERHABA

'İnsan gereğinden çok konuşarak da, gereğinden çok susarak da günah işleyebilir...'

Umberto Eco~Gülün Adı


okuduğum bir kitap..






Yağmurdan sonra sardunyam



Bunlar kardeş. Sarman çok akıllı kızı ezmiş, bahçeye geldi bir deri bir kemik, annede istemiyor. Zorda olsa topladık. Şimdi bir görseniz büyüdü de maşallahı var. 

Bahçede çay keyfi..

Kuzenlerden birinin torununa ördüm, astarlaması kaldı.




İZLEDİKLERİM 77

20 Kasım 2016

İZLEDİKLERİM 77

KARANLIK

Dr. Michael Cayle New York'un yaşantısından kaçıp ailesini bir araya getirmek için sakin bir kasabaya yerleşir. Bir müddet sonra arkasındaki karanlık ormanda korkunç yaratıkların yaşadığını ve kasabalının bundan haberdar olduğunu farkedecektir.


BENİM ADIM FERİDUN

Filmin konusu kısaca; kendini uzun süreli, kazanılmış bir ilişkinin rahatlığına bırakmış olan Ersan sevgilisi Ayla tarafından terkedilir. Ayrılık acısının yaşayan Ersan, kendi mutluluğunu düğünde bulacaktır. Hoşuna giden bu oyunu kısa tutup ilk fırsatta kaçarım sanırken karşısında damadın kuzeni Hayal’i görmesiyle yeni kimliği ile yaşayacağı çılgın bir gecenin tam ortasında bulur kendini. Geceyle birlikte ilginç olaylar art arda onu beklemektedir.




İMPARATORLUK TERZİSİ

Joseon Hanedanlığı döneminde Sanguiwon içinde çalışacak olanların arzularını,aşk hayatlarını ve kıskançlıklarını anlatır.Sanguiwon kraliyet tarafından giyilen kıyafetleri sorumludur.Dol-Seok (Han Suk-Kyu) kraliyet kıyafetlerinden sorumlu usta esnaftır. Kong-Jin (Ko Soo) doğuştan tasarımcı becerikli ve mükemmeldir.O yetenekleri sayesinde asilzade Pan-Soo (Ma Dong-Seok) tarafından saraya getirilmiştir.King (Yoo Yeon-Seok) ve Kraliçe (Park Shin-Hye) kraliyet kıyafetleri Dol-Seok ve Kong-Jin tarafından yapılırken kritik bir durumda karmaşıklık olur.


HATIRLA

Artık bunamanın pençesine iyice düşmüş olan Zev Guttman (Christopher Plummer), New York'ta bir bakımevinde yaşayan, Yahudi Soykırımı'ndan kurtulmuş bir adamdır. Burada Max Rosenbaum (Martin Landau) adlı bir başka Yahudi'yle tanışır. Rosenbaum onu Auschwitz'teki günlerinden hatırlamıştır, ikisinin de ailesini öldüren Nazi subayının, Rudy Kurlander sahte adıyla Kuzey Amerika'ya göç ettiğini anlatır. ABD ve Kanada'da 4 tane Rudy Kurlander adlı insan vardır ve katilin bu 4 kişiden biri olduğuna inanmaktadırlar. Max, Zev'i ikna etmeyi başarır ve Zev, ailesinin katili olan Kurlander'i bulabilmek için zayıflayan hafızasına rağmen beklenmedik sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkar.




OKUDUKLARIM 160/ KABİL'İN GİZLİ KIZLARI

18 Kasım 2016

OKUDUKLARIM 160/  KABİL'İN GİZLİ KIZLARI

KABİL'İN GİZLİ KIZLARI

Ataerkilliğe ve geleneklere karşı çıkmak, direnmenin bir başka adıdır. Kolay değildir bin yıllar boyunca süregelen ve siyasi iktidarların da (kuşkusuz işlerine geldiği için) desteklediği geleneklerle her seferinde yeni bir güç ve azimle mücadele etmek. Afganistan’da, kadının ikinci sınıf sayılmasına kimse karşı çık(a)masa da hayatı sürdürmek adına bir çocuğu erkek gibi yetiştirmek gerekir. Bir zorunluluktur bu. Ailenin işine geldiği için -ekmek almaya bile gidecek biri gerekir çünkü-, babanın haysiyeti için, dedikoduların ayyuka çıkmaması için bir çocuk feda edilir.

Bacha posh…

Kendi dillerinde, erkek görüntüsüyle yetiştirilmiş kız çocuklara verilen ad baha posh. Ailelerin, kendilerini düşünerek -başlangıçta, çocukların da hoşuna gidiyor aslında- erkek gibi yetiştirdikleri çocuklar ergen olup da sesleri inceldiğinde, vücut hatları belirginleşip göğüsleri çıktığında yeniden kadın olmak zorundadırlar. Doğal olarak da itiraz eder tepki gösterirler. Uyumsuzluk yeni bir beladır aslında.

Afgan kadınlarının cinsiyet, özgürlük, insan hakları gibi beklentileri giderek artsa da, eğitim düzeyinin düşüklüğünden ve dinsel tutuculuktan kaynaklanan baskılar hâlâ egemendir hayatın içinde…

Erkek egemen düşünce…

Afganistan’ın çoğuna hâkim olan Taliban, ülke nüfusunun en az yarısından, yani kadınlardan nefret ediyor(du). Ödüllü gazeteci Jenny Nordberg, ‘Erkek kılığındaki Afgan kızlarının bilinmeyen hikayesi’ni araştırdığı, “Kabil’in Gizli Kızları” çalışmasında, bir boyutuyla çağdaş, Batıcı bir yaşam biçimini de tanıtmaya çalışır.

Yabancıdır, Müslüman değildir, bir de üstüne üstlük kadındır. Kuşkusuz Jenny için doğal olan her şey, Afgan kadınlar için hayal bile edilemeyecek uzaklıktadır. Bir doğal yan daha var: Herkes ister istemez, erkek çocuğu yoksa, bir kızını erkek kılığına büründürmek zorundadır.

Araştırma yaratıcılığa yol açar

Amerikalı tarihçi, Nancy Dupree, Afganistan’ın kültürünü ve tarihini kayda geçirmiş, ama oğlan gibi giyinen kızları görüp işitmemişti… Erkek kıyafeti giyen kadınlar sadece kralın haremini koruyanlardı. Zaman içerisinde daha bir tutucu olan, Taliban’la doruğa çıkan kadın düşmanlığına karşı bir yol bulunması gerekirdi ve bulundu da…

“Müşterek hilekârlık bir noktada artık hilekârlık teşkil etmez”se, Taliban sonrası, yetkileri kısıtlı ve sorumlulukları sınırlı kadın milletvekilleri de bu hilekârlığı yapmak zorundadırlar. Milletvekili Azita’nın, yine kendisi için kuşkusuz, dört kızından birinin erkek kılığına girmesi, sözünü dinletebilmesi için gerekliliktir aslında.

Afganistan, kadınlar için yaşanması zor bir yerdir, erkekler için de farklı değildir aslında. Baskının, geleneksel ve dinsel zorlama kadın erkek ayırt etmez. Şairin şiirce dillendirdiği gibi “Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, / Birinciliği beyaza verdiler.” (Özdemir Asaf)

Açmaz…

Allah’a, Muhammed peygambere, Kur’an’a ya da İslami olan herhangi bir şeye atıfta bulunduğunda, bu ifadeyi sorgulayanın potansiyel olarak doğrudan Allah’ı sorguladığı düşüncesi Afganistan’ın en temel açmazlarından biri… onun için de ister çelişkilerle dolu olsun, tüm uydurulmuş hadisler ve/veya ayetler kabul görmek zorundadır. Bu, beraberinde her yeni kuralı ‘iyi bir Müslüman’ olmanın gerekçesi olmasını dayatıyor ister istemez.

Geleceğimiz için…

Bizim ülkemizde de uyduruk hadislere dayandırılarak daha çocuk yaşta kadınların evlendirilmeleri isteniyor, bu kendini bilmez yobazlar tarafından. Bizim ülkemizde de egemen erkin desteğiyle tecavüzler artıyor. Kendilerini dini kanaat önderi olarak görenlerin fetvaları daha çok kabul görüyor tüm bu destekle.

“Pantolonla daha hızlı koşabileceğini keşfeden tüm kızlar için” sunumuyla; çok doğru bir şekilde “XXI. Yüzyıl Kitapları” arasında nitelenen “Kabil’in Gizli Kızları” okunması, okutulması, üzerinde durulması, hayata geçirilmesi gereken bir kitap.



ÇAY İLE BAŞLAYIP KAHVE İLE BİTİRELİM, ALTINI ÇİZDİKLERİM.

15 Kasım 2016

ÇAY İLE BAŞLAYIP KAHVE İLE BİTİRELİM, ALTINI ÇİZDİKLERİM.