BUGÜN DE BÖYLE...

04 Ağustos 2018

BUGÜN DE BÖYLE...
  
( fotoğraf temsilidir)

Evimizin karşısı boş arazi ve yazın tüm sokak sakinleri düğünlerini orada yapar. En çok zararı biz görüyoruz. Dan dan dan bitmeyen şarkılar ve oyunlar. Geçen hafta sünnet düğünü vardı ve çok kalabalıktı. Takılan takının haddi hesabı yoktu. İlk mürveti idi komşumuzun ve kendi de herkesin cemiyetine katılmıştır. Burada düğünler yemekli olur sokak düğünü olarak. Düğün sahibi koyun keser ve aşçılar çorbasından tatlıya kadar yemek yaparlar. Alaydan sonra herkes yemeğe davetlidir. Bazıları yüzsüzlük yaparlar ailece giderler ki, bence bu olmaz. Her hanenin bu şekilde yaptığını düşünün 100 hane olsa 4 kişiden 400 kişi yapar ki, abartılı bir rakam olur. Biz rahmetli babamdan öyle gördük, aileden bir kişi hem yemeğe katılsın hem hediyesini versin demiştir ki doğrusu odur. Bir de yemekte hizmetlenenler vardır komşulardan, onlarda düğün sahibi tarafından özel olarak çağırılır. Düğün sahibi eline 10-15 tane çember alır hizmet etmesini istediği komşusuna bu çemberleri dağıtır. Bu çemberleri alan kişiler bir kaç gün önce toplanır yufka açarlar, börek ve baklava yaparlar. Yemek gününe salata, ayran yapar ve yemek dağıtırlar. Düğünler normal kıyafetler ile başlar, gecenin ikinci yarısında saat 22:00 den sonra herkes pembe şalvar, fıta ve beyaz gömlek ile devam ederler.


( Fotoğraf fıta için temsilidir)

Sen giyiyor musun?  derseniz eğer hayır. Neden derseniz komşularımın tamamı BALKAN kökenli bu onlara has bir kıyafet. Ama hizmete de yardım ederim fıta yapmaya da. Komşum dantelden ister fıtasını, örer boncukla süsler, diktiririz.  Etamin işleme ister etamin işleriz, diktirmesi de ona aittir. Yardımlaşma onların en baş özellikleridir. Ölüde de, canlıda da hep pervane olurlar. 
Geçen haftanın sünnet düğünü çok güzel oldu. Bu haftaki düğüne gidemedim her ne kadar karşımda olsa da. Neden çünkü yapak yıkadım. Yapak nedir diyen olursa koyunun yünüdür. Yer yatakları vardır onlardan yapılır. Gerçi artık kullanan yok, çoğu kişide attı bu tür yatakları. Ben anneme attıramadım. Tutturdu bu sene içlerini yıkayacakmış el mahkum yıkıyoruz. Bu yüzden dün gece çok yorgundum gidemedim. Şimdi bir düğün daha var Kurban bayramının 5. günü onu asla kaçıramam. yan komşumun hatta hizmette de bulunacağım. Benim hizmetlerde işim bir koca leğen salata yapmak:)) Gerisini kim yaparsa yapsın bana basit olanı kalır:))
Bu yazı da böyle olsun.....

HAYATA BAKTIĞINIZ PENCEREDE SIKIŞIP KALMIŞSINIZ.

01 Ağustos 2018

HAYATA BAKTIĞINIZ PENCEREDE SIKIŞIP KALMIŞSINIZ.

Mutluluk için kendi penceresinden bakmalı insan. Ve her doğan yeni güne başka bir pencere açmalı;içeri dolanla mutlu olmak için.
Bizim pencereler hepsi açık, hafif bir rüzgar girdimi içeri mutluluktan dört köşe oluyoruz bu günlerde:))
Hala buram buram sıcak, nem.. Yağmur bile sıcak yağdı bu gün.
Meteoroloji genel başkanı aynen şunu demiş; ( ne kadar doğru bilmem) Şehirler kalabalıklaştı, vücut ısısı çoğaldı, bu ısı yukarıda soğuk hava ile çarpışıyor ve yağış oluyor.
Bunu nette okudum bana bir gülmek geldi anlatamam. (Malum nette gezen her şeye inanmamak lazım)
Yarın için bir plan yapıyorsun, diyorsun ki şurasını temizleyeceğim, anam buram buram ter dökmekten doğru dürüst iş yapamıyorsun. omzumda tülbentle geziyorum artık o derece, terledin mi sil özlem...


Önceki gün bir ara parka gittim kahvem ile birlikte kedi sevdim. Tam 5 tane aynı cins ve renk kedi var.


Dün arkadaşım jale ve oğlu ile buluştuk. Alaçatı muhallebicisinde bir güzel kumru , tavuk göğsü yedik. Onlar alışveriş yapacaktı fakat oğlanın ısrarları üzerine sinemaya girdik.
Deri koltuk her taraf, anam bir oturdum... ondan sonra aldı beni bir gülmek (malum kiloluyuz ya) nasıl kalkacağım diye:)) 


Film güzeldi tavsiye ederim.

Kitap ve dergiler hala elimde sürükleniyor sıcaklardan, bu kadar okurum diye plan yapmıştım. Artık plan yok yarın ola hayrola diyorum.

Dergi pozitifin yeni sayısı akşam üzeri çay içer iken okurum dedim ama olmadı maalesef başka güne kaldı.

Yarın Tekirdağ pazarına gideceğim acaba bir sahil turumu yapsam nedir? Havada çok sıcak öğlen saati gezi olmaz ki. Ağbim hastaneye gidip gözünü kontrol ettirecek bende sergi bekleyeceğim. Belki Tekira alışveriş merkezini dolaşmak daha iyi olur. Üfül üfüldür şimdi orası. Elektiriğe de zam geldi ki klimayı çalıştıramıyoruz evde artık...

Dün 39 Burada da ( alışveriş merkezimiz) dolaşır iken anı tura rastladım. Hemen Lüleburgaz hareketli turlara baktım. Hepsi de gitmek istediğim yerler. İnşallah bir sorun çıkmazsa gideceğim. 
bu yaz böyle geçecek sonbaharda gezmeye başlayacağım kısmetse.
Bak yine plan yaptım.........




30. HAFTA

29 Temmuz 2018

30. HAFTA
Gidip görmek istediğiniz 10 yer


1. GALATA KULESİ


2. BİRGİ


3. MERYEM ANA EVİ


4. KARADENİZ YAYLALARI


5. İSVİÇRE ALPLERİ


6. NORVEÇ 


7. MOSTAR KÖPRÜSÜ


8. HİNDİSTAN


9. PERU MAYA TAPINAKLARI


10. KUZEY IŞIKLARI




ANILARIMA KAMYON KAMYON KUM DÖKTÜM

27 Temmuz 2018

ANILARIMA KAMYON KAMYON KUM DÖKTÜM

Ahanda durum bu:))
Artık elektrik parası ne gelir bilmem. Az önce yağmur yağdı, şimdi de ter bastı. Bir yağmur bir sıcak havalarda şaştı.
Uzun zamandır çarşıya indiğim yok, bu gün kafaya koydum ineceğim. Biraz parka gitmek değişiklik olacak benim için.
Bugün yine SSK idim, babamdan aldığım maaştan feragat ettim anneme geçmesi için dilekçe yazdım.


Bu sene üzümlerimiz çok güzel oldu. Roman mahallesine yakın oturduğumuz için bol bol kavga yapıyoruz. Arkada görünen asmayı ise annem kızdığı için kesmişti. Olduğu gibi duvara ve tele dolanmıştı asma, gelen geçen topluyordu ama toplayıp satan da varmış, annem bunu öğrendi kızdı vurdu baltayı asmaya. Ben kızdım ama nafile. Şimdi tekrar yeşerdi tekrar tele sarılıyor anneme dokunma dedim. İhşallah dokunmaz..
Akşam yanımızdaki boş araziye yapılan binadan daire alan bir bayan bahçe duvarı kenarında sohbete geldi anneme sen nerden ben nerden derken yaklaşık 10 yıl birlikte çalıştığım bir beyin annesi çıktı:))


Bakçedeki küpeli çiçeğim..


Filmini izledim beklentilerimi karşılamadı.

Lucas elmaslı ticaret yapan ABD'li bir ticaret adamıdır. Kaynağı belirsiz olan nadir mavi elmasları satmak için Rusya'ya gider. Yaptığı anlaşma çökmeye başlarken Rus bir kafe sahibi Katya ile küçük bir Sibirya kasabasında yakınlaşır. İkilinin ilişkisi kısa sürede saplantılı bir hal alır. Lucas'la Katya'nın ilişkisi derinleşirken, Lucas kendisini kurtarmayı başaramadığı elmas ticaretinin tehlikeli dünyasını da keşfedecektir. Amerikalı adam umutsuzca çıkışı olmayan bir dünyadan çıkmaya çalışırken iki bölge kesişmeye başlayacaktır...


Sibelynk tavsiyesi üzerine  The night of dizisini de izlemeye başladım.

DURMAK BİLMEYEN YAĞMURLAR YAĞIYORDU İÇİMDE

25 Temmuz 2018

DURMAK BİLMEYEN YAĞMURLAR YAĞIYORDU İÇİMDE

Yine her zamanki gibi, akşam üstleri güneş battıktan sonra çayımı  demleyip dergimi veya kitabımı okuyorum. iki gündür gök gürlüyor şimşekler çakıyor, az da olsa yağmur yağıyor ama dün o kadar çok yağdı ki, bahçede asılı olan çamaşırları toplayamadım.Yağmur bir daha yıkadı çamaşırları. Neyse bu sabah makinada kısa programda bir daha yıkadık astım.
Kendime pazartesi günü tshirt aldım. Streç pantolon üzerine giyilen bir model olduğu için boyu uzundu, onu terziye götürüp kestirdim.
Orta boy bulgur bitmişti, malatya pazarına gidip onu aldım. Evde soğan bitmiş, sabun bitmiş derken bir 100 tl suladım geldim.
Yarın da ssk'ya gideceğim babamdan aldığım maaşın anneme devri için dilekçe vereceğim.
bu süre içerisinde 3 film izledim.


Issız bir yerde kamp yapan bir grup genç,kendi okullarında bir kızla karşılaştığında yaşanan şoke edici saldırı,dehşet verici bir şiddet eylemine sebep olur.


Tüm hayatını ailesine daha iyi bir yaşam sağlamak için harcayan çaresiz bir babanın gerilim dolu macerasına tanıklık ediyoruz. Küresel felaketler Dünya'nın dengesini bozmuş ve hemen hemen her gün bir başka doğa olayı yaşanmaya başlamıştı. Tüm bunlar olurken adam daha çok para kazanmak için hamile karısını bırakarak çok uzaklara gider. İşler bir süre sonra çığırından çıkarak bir kıyamete dönüştüğünde, karısına ulaşmak için her yolu deneyecek olan bu adam azmin zaferini insanlığa göstermekte kararlıdır. Gizemli bir felaket ülkeyi savaş alanına çevirdiğinde genç bir avukat, hamile nişanlısını bulmak için müstakbel kayınpederi ile birlikte batıya doğru yola koyulur. Çaresiz bir baba, gizemli bir kıyamet olayının her şeyi kaosa sürükledikten sonra hamile karısına dönmeye çalışır. 


Gece vakti evine dönerken bir taksi şöförünün ölümüne tanık olan Hyun-Woo, işini savsaklayan polisler tarafından baş şüpheli haline getirilir. Gençliğinin 15 yılını boş yere hapiste geçirdikten sonra serbest kalır. Fakat bu sefer de ailesinden 170 bin dolar tazminat parası istenir. Bu durumun farkına varan beş parasız genç bir avukat, bu davayı kariyer basamağı olarak kullanmak ister. Avukat ve müvekkili kafa kafaya verip 15 yıl önceki cinayeti aydınlatmak için somut kanıtlar aramaya başlar.