OKUDUM 2022/60 KIRKİKİNDİ

16 Ağustos 2022

OKUDUM 2022/60 KIRKİKİNDİ

 

 
 Kürek kürek atılan toprağın sesi mezara özenle dizilen tahtalara çarpıp kaybolurken, kenarda ağlamaya çalışan kadının ve dua okuyan hocanın sesi daha da duyulur olmuştu. Hava bulutlanmış, üzerimdeki baskısını daha da arttırmıştı. İyice iç karartıyordu. Oldum olası kalabalıktan nefret ederdim, hele ki böylesinden. Herkesin birbirine acır gözlerle baktığı, yaşamın değeri üzerine sözler söylenen, herkesin gideceği yerin perçinlendiği böyle bir kalabalıktan bir an önce sıyrılıp gitmek istiyordum. Daha seremoni bitmemişti ki birden bulutlar yükünü boşalttı. Ölen kişinin birkaç yakını dışında herkes ağaçların altına sığınmaya çalıştı. Neyse ki mezarlıklarda hala ağaç kalmıştı. Nemli toprak kokusu ve ağaçlara sinen ölüm kokusunu duyuyordum. O sırada cenazeye katılanlardan biri, ötekine; “Kırkikindi” dedi. “Kırkikindi yağmuru bunlar. Tam mevsimi şimdi. Döker geçer.”
 
KİTAP HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM;
 
Güzel bir şizofreni hikayesi idi, okuyun derim... 

KİTAPTAN ALINTILAR

Kadınlar neden hep detayları sorar dı ki?
*****
Thomas Mann'in Büyülü Dağ kitabında dediği gibi,
-İnsan, beyni ile bedeni ile ters düşünce ölürmüş-
Kaçımız düşüncelerimizi gerçekleştirebiliyoruz, ya da akıl sağlığımıza iyi gelecek hayatı yaşayabiliyoruz ki?
*****
Uzun süren şeylerin talibi çok olur. Herkes onlardan faydalanmak ister. İnsanlar hep en uzun günlerde gezmeye gider, en uzun süredir çalışan işçiye hep daha çok iş verirler, Çünkü nasıl olsa yapar derler. Uzun hayatlar hep birileri uğruna tüketilir. Uzun süreli ilişkilerde, evliliklerde de böyledir. Çiftler birbirlerinden çıkar sağlamaya çalışmasa da etrafındakiler onlardan nemalanmaya çalışır.
*****
Manevi tatmin el de etmek maddi tatminden çok daha zordur hayatta. Sevgi göremeyen sevgiyi, ilgi göremeyen ilgiyi onlardan bekler, onlar bunu paylaşmayınca da kabahatli, kara çalınacak insanlar olurlar. Başarıyı kıskanmak ve başarıyı elde eden kişinin zarar görmesini istemek genetiğimizde var bizim. Başka hangi milletlerin,
- meyve veren ağacı taşlarlar-
diye atasözü vardır acaba?
*****
Her şey olması gerektiği kadar olmalı insanın hayatında.
*****
Bir insanın hayatını nasıl geçirdiğini anlamak için cenazesine gidin. Çevresinde toplananlara bakıp ölenin gerçek karekterini orada görürsünüz. Hayattaki kazanımlarını, insan mı biriktirmiş, para mı, yoksa zaten kendisi mi harcanmış bunları orada anlarsınız.
*****
Yalnız kadın olunca hayat zorlaşıyordu gerçekten toplumda. Mevcut eş dost kadınlar;
" ya kocamın aklı buna kayarsa" 
korkusundan, akrabalar ise
" ihtiyaçları bitmez bunların, para falan isterler"
deyip uzak duruyorlardı.
*****
Yöneticilerin ortak yanları tavus kuşu gibi olmalarıydı. Kazandıkları yüksek paralarla kendilerine güzel tüyler alıp, sonra da tüylerini açıp, kabarıp, kendilerini büyük gösterip, karşılarındakileri sindirmek derdindeydiler. Bunların bir boy büyüğü de doymak bilmeyen patronlardı. Çalışanlarına maaş ödedikleri sürece kendilerini tanrı olarak görüyorlardı. Çünkü insanlara rızık dağıtıyorlardı onlar.
******
Sahip olduklarının değerini yüksek göstermeliydin ya da adının önündeki sıfatı büyütmeliydin.
*****
Evi satıp, işi gücü bırakıp ormanlık bir yere mi yerleşseydim acaba, ya da bir dağ veya orman köyüne? Ama fazla ıssızlık da iyi değildi sanki. Hayvandan değil insandan korkumdan böyle düşünüyordum. Hayvana bir çit, bir tel örgü yeterdi. Ama insanın gözü doymadığı için ona hiçbir şey yetmiyordu. Sadece açken değil, tokkende saldırıyordu çünkü.
*****
İnsan ne kadar da güzel dertleşiyormuş kendiyle su sesi eşliğinde. Güneş yükseldikçe sudaki pırıltısı arttı. Aslında bundan çok güzel şarkı sözü olur. 
" suyun pırıltısı ile şırıltısı, aman ne hoş olur yârin gıdıklısı"
diye kendi kendime konuşup gülüyordum.
*****
Annesi cimri ama, kızı orjinal parfüm kullanacak kadar cömert maşallah.
*****
Evlilik hoşgörüyüde öldürüyordu demek ki.
*****
Hepimizin çekilmez tarafları var, önemli olan tahammül gücümüzü genişletmek. Yoksa hayatın kendisi çekilmez olur.
*****
Teraziyi düzgün tutacaksın oğlum, kadınlara hak ettiği ya da hazmedebileceği kadar taviz vereceksin. Aksi halde hiçbir değerin kalmıyor onların gözünde.
*****
Tüm çalışanların keyfi kaçmıştı. Yalakalar hariç. Onlar canla başla yalamaya devam ediyorlardı. Meziyetleri buydu.
*****
Tarih yine tekerrür etmiş ve krala en yakın isim kimse, onun fermanı en önce verilmişti.
*****
Yaşadığımız hayat, çalıştığımız iş, sahip olduğumuz eş, varlıklarımız, hepsiyle her an vedalaşıp gidebilirdik. Ne kadar da kolaydı. Aslında sayılabilen şeylerin hiçbir kıymeti yoktu. Ama dünya var olduğundan beridir bize öğretilen karşı koyamadığımız bir şey vardı; hep daha fazlasını, daha güzelini, daha iyisini, daha yenisini istemek. Doymuyorduk insanlar olarak.
*****
Otuzbeşinde hayatı sorgulamaya başlarsın, kırklarda ben oldum dersin. Elliler akıl vermeyle, herşeyini bilmeyle geçer. Ama altmışlarda sanki sona geldiğini hissedersin.
*****
Her insanın bir patlaması noktası vardır.
*****
Okuyarak akılda kalmaz be çocuk. yaşamak lazım. Yaşayarak öğrenmek lazım. Öğrendikçe de yenilenmek. Zamana ve o zamanki olgunluğumuza göre davranma.
- Yılan deri değiştirmezse ölürmüş-
Tam da böyle işte.
Aslında bakarsan okuduğum hiçbir şeyi aklımda tutamıyorum. Çok okumaya başladığım dönemlerde, aklımda hiçbir şey kalmıyor diye bundan yakınırdım. Ama gizliden gizliye çok şey öğrenmişim kitaplardan. Onlar yeri ve zamanı geldiğinde kendini gösteriyor. Senin tek yapman gereken sihirli şapkaya elini daldırman, yani okuman. Tavşan illa ki zamanı gelince çıkıyor bir şekilde.
*****
Sen zor olanı kendine kolaylaştırmanın yolunu bulmuşsun. Kendinle gurur duy bence.
*****
Yalnızlaştım evet. Çünkü kendi içimde bazı arayışlara sorgulayışlara başladım.
*****
İlişkiler, sorguladıkça anlaşılmaz oluyor, karmaşıklaşıyor muydu ne?
*****
Mola vermek istersen yolda durabiliriz dedim. Kadın isteyince durmak, kadına değer katar.
*****


KİTAPTAN ŞARKILAR;


OKUDUM 2022/59 KIRIK RUHLAR DENİZİ

13 Ağustos 2022

OKUDUM 2022/59 KIRIK RUHLAR DENİZİ

 

 
Bazı hisleri kalbinden ziyade ruhunla keşfedersin Bir mevsim-i bahârına geldik ki âlemin Bülbül hâmûş, havz tehi, gülistan harâb Keçecizade İzzet Molla Bu âlemin (dünyanın) öyle bir baharına rast geldik ki bülbül susmuş, havuz boş, gül bahçesi ise ıssız... Duygular üftâde olmuş kuru bir çırpı gibi elimizde. Ha kırıldı kırılacak... Eski yürekler kalmamış bülbül ise kendini kaybetmiş, hicrette. Ne yazıktır ki gönül bahçesi çöle dönmüş. Ne yağmur yağıyor ne pınarlar çağlıyor. Ne de kimseler farkında her gün onlarca, binlerce kalp ölüyor. Kimseler duymuyor... Altı yönden nâleler kopuyorken sağır olmuş insan, göz zaten görmüyor. Duygular denizinde bir sandal ve o sandalda olan sen. Bir seyahat var ufka doğru. Görebilecek miyiz önümüzdekileri? Yoksa kör olmaya devam mı edeceğiz? Bu kitapla öyle duygular birikecek ki kalbinde ve sonrasında sen...
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Kütüphaneden aldığım bir kitap. Dini bilgiler ile kişisel gelişim sayılır.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Sevginin yüreklerde oluşturduğu manâ, yüzdeki tebessüm, gözlerdeki mutluluk ve bakış değişmez. Gönül lisânı en güzel dil iken renkler farklı olsada duygular bir.
***** 
Herkes özünde özel.
*****
Sevmek; bedeni görmek değildi ki ruhu keşfetmek ve orada öylece kalmaktı.
*****
Hayvanlar bir kimsenin onları sevdiğini kişinin yaydığı kokudan anlarlarmış. Fakat insan sevgiye muhtaç kalırsa kör olurmuş. Sen, sen ol kör olma! Rabbinin emanetini zayi etme! Allah (c.c) için, Allah'ın (c.c) kulunu seven ol. İncitmeden, eksiltmeden ve kırmadan.
*****
Yönsüz olmalı insan. Yani her yön kişinin sevdiğine çıkmalı.
*****
Eskilerde eşler bir çınar fidanı alır ve onu beraber ekerlermiş. O çınarla büyür ve o büyüdükçe güçlendikçe onlar da bunu görerek güçlenir, sevgiyle ekilen ağacın varlığından güç alırlarmış. Peygamber Efendimiz (s.a.s) de " kıyamet kopmaya yakınken dahi elinizde bir ağaç fidanı varsa ve onu dikmeye vakit bulabilirseniz onu dikin." buyurdu. Aslında bu ifade çok şey hatırlatıyor. Yapılan şeyin kıymeti, yapanı da kıymetli kılar Peygamber nazarında.
*****
Sevgi özel günleri hatırlamaktan ziyade özel kalmaktır sevdiğine. Ona ait olmak ve bunu ona yaşatmak. Özellik katmaktır. Teklik, incelik, huzur..... Eşşiz ama eşli. Yağmurda yürürken kaçan değil ona şemsiye olmak mesela. Güneşli havada bakışlar bir gölge. Soğuk hava da ise gönül bir soba. Sözler odun olmalı atılmalı gönül sobasına. Isıtmalı sevdiğini tanımsız ve tarifi mümkün olmayan bir heyecanla.
*****
Paha biçilmez mücevherler değil de safi duygulardır sevgide geçerli olan.
*****
Kadın yağmur, erkek toprak. Yağmur yağmazsa toprak kıymetsiz ve çoraktır. Ne değeri vardır ne de alıcısı. Çöl sonuçta.
Hayat bir şeyden ibaret o da sevgiden. Sevgi ise rabb'inden. O'nun (c.c)  Rasul'ü Muhammed (s.a.s.) den
*****
Sevgi, kıymet bilenin elinde şekillenir. Bilmeyenin elinde harap olmuş bir şehre döner. Ne tanınır ne de eskisi gibi olur. Kutsaldır. Zira rahmet-i Rahmandan lütufdur bizlere.
*****
Sevgi en hesapsız gerçektir.
*****
En güzel insan; merhamet elbisesini giyinmiş olandır.
*****
Kâinatın temel taşı, insanın insan olmasının diğer adı. Sevgiden gelen merhamet.
*****
Bir kimsede merhamet yoksa hiçbir şey yoktur.
*****
Tebessüm merhametten gelir.
*****
Kusurları görmezden gelmektir büyüklük.
*****
Gönül ancak merhametle fethedilir.
*****
Seven, sevilende hayat bulur.
*****
Bir kadın ağlıyorsa yokluktan değil, dertten değil, sevgisizlikten ağlar. Eğer kadın ağlıyorsa gökyüzü ağlar. Melekler ağlar. Zira merhamette engin olan anne ağlar. Can ağlar.....
******
Merhamet Hz. Muhammed'i (s.a.s.) görmektir. Görebilen adamın kendisidir.
*****
"Müminlerin iman bakımından en kusursuzu, ahlâkı en güzel olanıdır. Ahlâkı en güzel olanınız da kadınlarına en güzel davrananınızdır."
*****
Merhamet bir anahtardır. Öyle bir anahtar ki her vakitte kapıyı açabilen. Dertte de sevinçtede her zaman geçerli olandır. Onunla fethetmek kolay. Gönülleri inşa etmek hayatın lezzetini almaktır.
*****
Kalbimin yumuşak yanı.
*****
Rahmetim, gazabımı geçti.
*****
Sen benim ben'imsin.
*****
Sevgi en büyük sermaye ve bunu koruyacak olan da erkeğin kendisi.
*****
Beklenti ve karşılık beklemeyen insan 'gerçek' insandır.
*****
Eskiler yaşlanır, fakat duyguları taze kalırdı. Şimdi ise tam tersi.
*****
Yenilen içilen her şeyin kimyasının bozulduğu günümüzde duygularda mı bozuldu acaba?
*****
...... ve çarşıdan yiyeceğini kendisi taşır, birisi -" Ey Allah'ın Rasul'ü ! izin ver de ben taşıyayım" dediğinde şöyle cevap verirdi: " her mümin, taşıyabiliyorsa kendi yükünü taşısın" derdi.
*****
Yardımın en güzeli, kişinin sevdiğine yaptığıdır.
*****
İnsanın en güzel örtüsü merhametidir.
*****
Şunu asla unutmamalı ki Allah (c.c.) için olmayan hiçbir şeyin ayakta kalamayacağını insan hep bilmeli.
*****
"Settar"
Eğer seven sevdiğinin hatalarını ve kusurlarını örtüyorsa gerçekte sevendir. Görmezden gelip tebessümle nazar ediyorsa, işte bu kazanmanın adıdır nihayetinde. Beyefendi olmak böyle bir şeydir.... Fakat yüzüne vuruyorsan bu en büyük felakettir. Bir insanı tüketmek insan olmakla bağdaşacak bir fiil değildir.İnsan olmak demek, sevdiğini örtmektir. Tüm tehlikelere set çekerek dağ gibi durmaktır. Kızmak veya kırmak değil. Erkeklik asla bu değil. Aksine tebessümle hatayı, kusuru örtmektir erkek olmak. Güzelce nasihat ederek en doğrusunu yapmasını sağlamaktır. Peygamberi bir ahvâl ile....
*****
Tevbe sûresi 100. ayet
" İyilik yarışında önceliği kazanan Muhacirler ve Ensar ile onlara güzelce uyanlardan Allah hoşnut olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnutturlar. Allah onlara, içinde temelli ve ebedi kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır; işte büyük kurtuluş budur."
*****
Kadın kötülükle, korkuyla, kızılarak terbiye edilecek, bir varlık asla değildir. Kadına severek hüsn-ü zan ile yaklaştığında bil ki her işi yapacak eşsiz bir kalbe sahiptir. Hatalar, kusurlar insanoğlu içindir. Zaten bizi insan yapan da budur. Unutmak bizde var olan şeydir.
Kusursuzluk beklemek en büyük kusurdur kişi için. Kendisinde olmayanı ondan beklemek kadar kusurlu bir düşünce yoktur.
Peygamber efendimiz (s.a.s.) bir benzetme sanatı kullanarak kadını eğe kemiğine benzetmiştir. Kadına bağırıp çağırarak düzeltmeye çalışmakla bir şey mümkün olmaz. Kadına zaten bağırılmaz. Peygamber efendimiz (s.a.s.) kadınlara hep nasihat etmiş ve tebessümle doğruyu ve güzeli işaret etmiştir. Kadın, tabiatında güzelce anlatılan hiçbir şeye duyarsız kalmaz. Marifet örtücü olmaktır. Örtüleri yırtmak değil.
*****
Kadın, erkeğin kimliğidir ve o kimliği oluşturan da erkeğin ta kendisidir.
*****
Peygamber Efendimiz (s.a.s) kızmak yerine eksik veya kusur hallerinde hep güzel taraftan bakmıştır. Sert olmak tercihini hiç kullanmamış, zira kadına daima emanet gözüyle bakmıştır.
*****
Zira kadın huzur için gönderilmiştir erkeğe.
*****
Bir insanı yaşatmak istiyorsan kusurlarını ört.
*****
Allah (c.c) kulunun hata ve kusurlarını gizleyendir. Eşinin bu dünyada ki hata ve kusurlarını örten bir kimsenin Allah (c.c.) ahirette tüm hata ve kusurlarını örter. Onları gizler ve kendisinde saklı tutar. Allah (c.c.) merhamet edeni, hataları örteni ve tevazuyla, sevgiyle yaklaşan kulunu sever.
*****
Hakikatte duyan kulakları sağır eder, kalbin feryadı.
*****
Efendimiz (s.a.s.) hanımlarını çok dinlerdi. Annelerimiz konuşurşar ve efendimiz sözlerini kesmeden sözleri bitene kadar dinler ve dinlerdi. Tebessümlü bir çehre ile onları dinlediğini ve anladığını onlara daima yorulmadan hep hissettirirdi. Hiç kimsenin hanımına vermemiş olduğu değeri verir onlardan razı olduğunu her fırsatta dile getirirdi.
Dinlemek büyük bir meziyet bilinmelidir ki insan dinlemeyi bilmeli.
Hep dinlememekten kaynaklıdır anlamak fiili. Özümsemek ve kavramak için gerekli olan şey, sadece sabırla dinlemektir.
*****
Bir kadının derdi varsa konuşur veya yazar.
*****
Bir söyle on dinle
*****
Seven sevilende nevbaharlar açtırır dinlediğinde, dinlemediğinde fasl-ı şitâ
*****
Hiç dünyada olan bir cennet gördün mü? Ben gördüm. Sevdiğim bir cennetti.
*****
Sevmek hissettirmekti. Söylemekti. Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) sözünü bilirsin değil mi? Ne kadar güzel söylemiş.
" kördüğüm gibi "
*****
Sevdiğim; ben ve kızımı hem yetim hem de öksüz bırakmıştı. Sadece çocuklar yetim veya öksüz olmaz ki. Eğer sevdiğin giderse çocuklar gibi sevende öksüz ve yetim kalırmış bunu öğrendim.
*****
Sevmek demek Peygamber Efendimiz (s.a.s.) gibi sevmekti. O eşini dinler, istişare eder, yolları beraber arşınlardı.
*****
Gecelerin ağırlığını, yalnızlığın soğuk yüzünü ancak Rabb'ine sığınarak aşabiliyor insan. Aydınlık Rabb'ine dertlerini dile getirince şafağın sökmesi gibi karanlıkları ortadan kaldırıyor. Ve kalbin seînet buluyor ta ki vuslat gerçekleşene kadar.
Hayat o kadar yoğunki o yoğunluk içinde güzel bir tat yakalamak ise bir o kadar daha zor. Tıpkı kahvenin aranılan tadını bulmak gibi. Yalnızlık zor. Fakat var iken yalnız olmak ise daha da zor. Zamanında değer vermek en önemlisi iken kaybedilince neden değer vermek güdüsü abluka çıkar. 
Kendimizi keşfetmek için kâinatın süsü olan Efendimiz'in (s.a.s.) hayatına nazar etmeliyiz. Ancak o zaman kendimizi bulabilir ve olması gereken biz olabiliriz. Eksikler elbet olacak kapatmak ise hedef.
*****
Seven ve sevilen birbirinin zırhıdır.
*****
Gönlünü kazanmadığın bir kimse hiçbir zaman senin olmamıştır.
*****
Sevdiğinin duasında olmadıktan sonra başkalarının duasında olmak, kıymet arz etmez gerçekte.
******
Peygamber ocağında bir kilim vardı. Bir tutam arpa ve işlenmiş bir deri. Tümüyle bunlar..... Ama nihayetinde huzur vardı. Aşk vardı. O evde Alah (c.c.) vardı! İnsanoğlu öyle şeyler sahibi oldu ki her bir eşyaya ayrı bir sevgi ve muhabbet biçti. Artık eşyalardan fırsat sıra insana, sevdiğine gelmedi. Gelmiyor da. Bir arabaya verilen değer insana verilmiyorken. Bir bilgisayara verilen zaman sevdiğine verilmiyorken neyden bahsedeceksin ki. Her şey elimizden kayıyorken....
*****
Haşr suresi 1. ayette
"Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, (c.c.) mutlak güç sahibidir, Hüküm ve hikmet sahibidir.
*****
Çalışırken aileni ihmal etmek, Allah'ı (c.c.) unutmak doğru bir iş değildir.
*****
Allah'ı (c.c.) ve aileni unuttuğun bir işten hayır gelmez.
*****
Hırsa kapılan insan ise doyumsuzlaşır ve elindekilerin kıymetini bilmez.
*****
Allah, Hz. M uhammed'in (s.a.s.) yolunu açtığı gibi yolunu açsın. İşine ve kazancına Hz. İbrahim (a.s.) bereketi koysun.
*****
Bir kadına merhamet eden, Allah'ın (c.c) merhametine uğrar.
*****
İşi ihmal edebilirsin, sevdiklerini asla.
*****
Gönlü kanatan sevdiğin ise o yara asla kapanmaz, daim kanar.
*****
Eğer maya sağlam ise ekmek heba olmaz.
*****
Allah (c.c) iyi insanı güzele, doğruya çeker.
*****
Sevenin sevdiği şeyleri yapmak veya sevmek, sevdiğini kazanmaktı.
*****
Vaktin, vakitliğini yitirdiği vakit, vakit içinde olanın gittiği vakitti.
 
 

OKUDUM 2022/58 ÇAL ÇENE PELİN

12 Ağustos 2022

OKUDUM 2022/58 ÇAL ÇENE PELİN

 

 
Çalçene Pelin, ortaokulun 1. Senesini bitirdi. Ailecek yaz tatiline çıkıyorlar. Hem de her gün internetten yazıştığı Mert'i yanına, Antalya'ya!

Çalçene Pelin yeni arkadaşlarla tanışıyor. Tabii ki mecburen, eşek şakalarıyla ünlü, hınzır abisi Sinan'la birlikte…

Serinin bu bölümünde, deniz ve orman atmosferi içinde hareket zirvede!
Çalçene Pelin'in dostları Yaz Oyunları'nda türlü yarışmaya spora, müzik ve eğlenceye doyacak! 
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
 Çok güzel  bir konuya sahip çocuk kitabı. Okuyana güzel şeyler katabilecek mesajlara sahip. Öneririm.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Yazın en güzel yanlarından biri insanın enerji ile dolu olması.
*****
Bazı şeyler başımıza gelmeden ders alabilsek ne kadar güzel olurdu.
*****
Yaratıcılık çok önemli bir şey.
*****
Bütün dostluklar nefret ile başlar.
*****
Planlı olduğunda istediğin her şeyi başarabilirmişsin.
*****
Her insan hata yapabilir ama hatalardan ders çıkarabilmek en önemli şeydir.
*****
Bazen özür dilemek çok güzel bir şey.
*****
Görülen rüyaların insanın bilinçaltı ile ilgili olduğunu söylerler.
*****
Arkadaşlar birbirlerinin eksikliklerini kapatır diye boşuna söylememişler. İnsanlar birbirlerinden bir şeyler öğrenmeli.
*****
 İnsanın hayatındaki herkesin yeri farklı oluyor.
*****
Arkadaş olmanın en güzel yanlarından birisi, asla ama asla bir arkadaşın diğeri ile ilgili kötü bir niyeti taşımaması.
*****
 
 
 

OKUDUM 2022/57 KUKİNİN ACAYİP GÜNLÜĞÜ

11 Ağustos 2022

OKUDUM 2022/57 KUKİNİN ACAYİP GÜNLÜĞÜ

 

 
İlkokuldaki son senemi tamamlamayı dört gözle bekliyorum. Geçen sene, yüzme takımımız okullar arası bayrak yarışında birinci oldu ve çıkardığımız bilim dergisiyle ödül kazandık. Bu sene, okulda genç idoller adı altında bir popülerlik yarışması düzenlenecek. Bu yarışmayı BEN KAZANMALIYIM! İnsanların hafızalarında yer etmeden bu okuldan ayrılmayacağım. Kendime destekçi toplamak için bir Twitter hesabı oluşturdum. En büyük düşmanım Michael’ın da bir hesap açtığını öğrendiğimde duyduğum öfkeyi hayal edin! Facebook, Twitter, YouTube… Bu çocuk resmen her yerde! Ama benim gizli bir silahım var: Kız kardeşim ASB (ağlak, sinir bozucu ve baş belası) ve onun müzik grubu. Şu sıralar öyle popülerler ki, onun ağabeyi olmak çok işime geliyor. Ne yazık ki, en yakın arkadaşlarımdan Alvin de yarışmaya katılıyor. Ne yapalım, iyi olan kazansın.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCEM;
Çocuk kitabı, sahafta buldukça alıyorum. Yeni nesile nasıl kitaplar basıyorlar merağımdan:)) 
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Pratik yapmak insanı mükemmelliğe ulaştırıyor.
*****
İnternette okuduğunuz her şeye inanmayın.
*****
Her şeyi kararında bırakmak lazım.
*****
Ne zaman pantolonun aşağıdayken yakalanacağın belli olmaz. O yüzden her gün iç çamaşırını değiştir.
*****
Yüzünü saklayıp insanlara internetten çirkin şeyler söylemek ise asıl ezikliğin ta kendisi.
*****
Birilerine internet üzerinden kötü sözler söyleyip hakaret etmek korkakça bir davranıştır.
*****
Etiketler insanı incitir.
*****
İnternette hiç kimse ahlaki duygularımıza ve inançlarımıza karşı gelecek bir şey yapmamızı bizden istememeli. Eğer kendimizi rahatsız, utanmış ve daha da ötesi incinmiş hissedersek bu zorbayla iletişimi derhal kesmeliyiz.
*****
İnternette tanıştığınız kişilerin arkadaşınız olduğunu iddia edemezsiniz. Kötü niyetli hayalet arkadaşlara karşı dikkatli olmakta fayda var.
*****
 
KİTAPTAN MÜZİKLER;