HAYATIMIN DEĞERİ NEDİR?
30 Nisan 2019
Mayıs dergilerime bu sabah yürüyüş sırasında su almak için girdiğim markette rastladım ve hemen aldım. Yürüyüşe başlamadan önce okunmuş kitaplarımın bir kısmını kütüphaneye bağışladım. Üstümden bir yük kalkmış kadar hafifledim.
Beyaz ve pembe renk uyku çiçeklerim iç içe geçmişler nasıl olduysa:)))
Uyku çiçeklerim çoşmuş durumdalar. Daha henüz güller açmadı sırasını bekliyorlar.
Bu sene yağmurlardan pek fırsat bulupta erken ekemedik fideleri ancak sıra geldi. Önceki senelerde fideleri ben yetiştiriyordum ya da rahmetli babam. 2 senedir hazır alıyoruz ve ekiyoruz. Bu senede öyle oldu. Fideleri aldım fakat bahçeye yağmurdan girilmediği için toplu halde toprağa ektim. Bahçeye girilir gibi olduğunda karıkları yapmaya başladık. (fideleri ekeceğimiz alanları) Şu an sadece biber ve domateslerin bir kısmını ektim. Taze maydonoz ektim. Daha ekilecek pembe domatesler, fasulyelerimiz ile acı sivri biberlerimiz var. Ceviz ağacının dibindeki yeşillikler nanelerimiz taze taze tüketiyoruz. Özellikle kuru fasulye çekiyor anım taze soğanlı ve naneli ama diyetisyenim henüz baklagilleri vermedi yeme listesi olarak:))))
Annemle günlerimi geçirmeye devam. yürüyüş tek sıra dışı olayım galiba evden dışarı çıkmak için....
Detaylar:
günlük,
okuduklarım
OKUDUM 21- TAŞ VE TEN
29 Nisan 2019
Ulya, bir heykel sergisi açmak üzere Almanya'ya giderken yıllardır birlikte yaşadığı erkekle yol ayrımına varmış olduklarının farkındadır. Bu beraberlikle aşktan korunmuş ama yüreğini çoraklaştırmıştır. Öte yandan teninde ve ruhunda ilk gençliğinde yaşadığı ve unutmak için çaba harcadığı büyük bir aşkın ve yıkımın izleri vardır. Ulya'nın geçmişini geri çağıran, susamış ruhunu canlandırıp uykudaki bedenini uyandıran, Hamburg'da, onu evinde konuk eden Sina olacaktır. Bu çocuksu genç adam, yirmi yıl önceyle şimdinin garip bir biçimde örtüştüğü bir yanılsamaya, büyük bir altüst oluşa sürükler dingin, durmuş oturmuş Ulya'yı. Eski aşkı, çocuğunun babası 'B'nin imgesi ile Sina'nın varlığı birbirine karışır zihninde. Her şey bir tekrara dönüşmüş gibidir. Yalnızca dört gün sürse de geniş mekân ve zamanlarda gezinen bu serüven, olgun bir kadınla ondan daha genç bir erkek arasında, acıya tanıdık, birbirine yabancı ve aykırı olmanın baştan çıkarıcı duygu ortamında yaşanır. Öyle içten ve yoğundur ki, sessizlik olmazlıkla şiddetlenen bir tutkuya dönüşür. Taş ve Ten; bir aşkın yeniden tasarımı, gecikmiş bir sıçrama anıdır. İki insanın ölümcül acılar, düş yıkımları ve korkularla yazılmış kişisel tarihlerini ve yüreklerini birbirlerine açarken kaybetmeye yaktıkları ağıttır. Bölüşerek suskunluğu aşma duygusu, arzuların ve ruhun dünyasına özgürleştirici bir yolculuktur.
Başrol oyuncusu olmaya, başkalarının yanında kendine ayrıcalıklı bir yer edinmeye çalışan insanlar çekilmiyor.
*****
Aşk bir mucizedir. Suyun ortasındaki bir sandalda korkuyla birbirine sarılmaktır.
******
"Öyle içten, öyle candandı ki sevginiz
Dilerim bir başkasınca da böyle sevilirsiniz."
Puşkin
*****
İnsanın bir gün apansız ortadan kaybolma hakkı vardır.
*****
Güzel olan şey sevmek, herkes kendini sevmeli ve onu sevecek birini bulmalı. Bize gereken şey bu....
*****
Kimseyi vazgeçilmez bulacak kadar istemedim. İnsan aşkını kendi hırsından korumalı yavrum.
*****
Yalnızlık bana kendi dünyama sahip çıkmayı öğretti.
*****
Herkes baktığı insanı kendi ölçülerine göre tanımlar çünkü ve insan kendini başkalarının gözleriyle göremez.
*****
Heykelci düşünen biri olmalı. Heykel sessizce konuşur. Ona estetik, kimlik ve evrensellik kazandıran yaratıcısının hayatı kavrama biçimidir.
*****
Her yeni aşk, insanı eski bir aşkın küllenmiş anısına çeker.
*****
Bir hayatın ilginç oluşu ya da olmayışı neler yaşadığınla pek az ilgilidir. Önemli olan nasıl ve ne düzeyde yaşadığın....
*****
Büyüklerin acısı çocuk gözüyle görülemeyecek kadar derindedir.
*****
Yönetilirken istenilen biçime sokulabilen insan özsaygısını kaybeder ve bir oyuncak durumuna gelir.
*****
Güzeldim evet ama çiçeklerde hiç uğruna güzeldiler.
Detaylar:
okuduklarım
BAHAR MİMİ
28 Nisan 2019
başlattığı bir mimdi çoğu kişi yaptı ben ancak fırsat buldum.
1) Bahar bir insan olsaydı onunla aranız nasıl olurdu ?
Biraz limoni olurdu sanırım, bahar bana güzel bir mevsim olarak geliyor ama alerjik sorunlar yaratıyor.
2)Şu ana kadar yaşadığınız hayatın bahar kısmı hangi döneminiz, o dönemde neler yaşadınız ?
2000 yılları idi aşık olmuştum:)))
3)Bahar bir arkadaşınız olsaydı onun okumaya ihtiyacı olan kitabın ne olduğunu düşünürdünüz ?
Nazan BEKİROĞLU'nun LA SONSUZLUK HECESİ kitabı olduğunu düşünürdüm.
4)Size baharı anımsatan insanlar var mı çevrenizde, varsa kimler ?
var var olmaz mı şen kahkahalar atan insanlar bana baharı hatırlatırlar.
5)Bahar temalı bir yağlı boya tablo yapmak isteseniz, resmin içinde olmazsa olmazınız ne olurdu ?
Akan bir nehir üstünde tahta bir köprü, suda yüzen ördekler, ağaçlar, çiçekler, dağlar, güneş.....
6)Bahar yorgunluğu ile mücadele eder misiniz ? Yoksa kendini baharın kollarına yorgunca bırakmayı tercih edenlerden misiniz ?
Alerjik bahar olduğu için beni biraz yorar.
7)Baharda gitmek istediğiniz coğrafyayı da sorup mimi sonlandıralım.
Dağlar olurdu sanırım hem karların erimesi, hem çağıldayan nehirler hem de uyanan bir doğa daha ne isterim...
Detaylar:
mim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















