Guy de Maupassant’ın Normandiya Öyküleri, dil kuramları ve şiirbilim alanında uzun yıllar çalışan Mehmet Yalçın’ın titiz ve duyarlı çevirisiyle Türkçede. Bu kitapla Normandiya'nın büyüleyici atmosferini ve Maupassant’ın ustalıkla işlediği karakterleri yeniden keşfedin.
"Tatlı dilli diye bilinen karısı, erken şişmanlamaya başlamış, bu da ona Yağ Tulumu lakabının verilmesine neden olmuştu. Kısacık boylu, her yanı pek semiz ve yusyuvarlak, eklem yerlerinde kısılan parmakları tombik tombik sosislerden yapılmış tespih taneleri gibiydi. Cildi apak, pırıl pırıldı ve gergindi. Dolgun boğazı elbisesinin üstüne dışa taşıyordu. Buna karşın erkeklerin iştahını kabartıyor, onları peşinden koşturuyordu. O denli göze hoş görünüyordu. Yüzü kırmızı bir elma, açmaya hazır bir afyon çiçeği gibiydi. Bu arada, yukarda harika bir çift siyah göz ve içini gölgeleyen uzun ve yoğun kirpikler; daha aşağıda, büyüleyici, küçücük, öpülmeye hazır ıslak dudaklar, arkası küçük çocuk dişleriyle döşenmiş gibiydi."
KİTAPTAN ALINTILAR;
Yabancıya duyulan kin her zaman, bir düşünce uğruna ölmeye hazır olan insanların silahıdır.
*****
Yasal aşk ancak dayanışma yoluyla üstünlük kazanabilir.
*****
Bizden güçlü insanlara karşı çıkmamak gerekir.
*****
Barış içinde yaşayan bir komşuya saldırılırsa bir barbarlıktır, ama yurt savunması söz konusuysa kutsal bir görevdir.
*****
Yoksul insanlar birbirine yardım etmelidir.
*****
Amaç araçları geçerli kılar.
*****
Her şey gibi öfke de ortamlara bağlıdır.
*****
Öyle düşünceler vardır ki, kimi kafa yapılarına, zehrin bünyeye verdiği zarar kadar tehlikelidir desem inanır mısınız?
*****
Nerden kimden gelirse gelsin aşk her zaman değerlidir.
*****
Birlikte olmanın tadını çıkarmak için konuşma gereği duymayan insanların dostça sessizliği içinde, rasgele düşler kuruyordu her ikisi de.
*****
Bir aşkın iyi bir aşk olması için, bana göre, yüreği bütünüyle sarsması, ve kafayı darmadağın etmesi gerekir.
*****
Arzu ile eylem arasında saygı diye bir şey vardır.
*****

Güzel bir kitaba benziyor. Alıntılar da öyle. Ancak, içlerinden birine katılmıyorum. ''Bizden güçlü insanlara karşı çıkmamak gerekir.'' ''Güçlü'' derken neyi kastediyor acaba? Para kimdeyse güç onda diye düşünülür hani. Parası var diye canı ne istiyorsa yapsın o zaman herkese. Beden olarak güçlüyse güç gösterisi yapsın. O cümlenin çevirisi yanlış olabilir belki de...
YanıtlaSilKitap güzel evet, öyküler ülke farklılığından dolayı cazip geliyor.
Sil''Bizden güçlü insanlara karşı çıkmamak gerekir.''
Bu sözle ilgili anladığım geçenlerde okuduğum bazı cümlelerle açıklayacağım. Bazen insanlara karşı düşünce yada hareketlerinde vazgeçmeyi gerektirir. Bu senin kaybettiğin anlamına gelmez o noktada kazançlarının olacağını bilmelisin. Mesela huzur gibi.
Ne parası olan olmayanı ezsin, ne de gövde gösterisi yapacak olan zayıfı ezsin. Ben zaten bu noktada ki insanlardan uzaklaşırım. Bu tür insanların bana bir katkısı olamaz. Parası olan olmayanı eziyor kısmını şöyle anlatayım anı olarak sana. İzmir'de babamın 2 ağbisi var, şehrin gizli sakıp sabancı kardeşleri olarak anılırlar. Düğün vesilesi ile orada olduğum bir yaz, düğünden sonra gitmeme izin vermediler, Urla'ya yazlıklarına götürdüler. Daha henüz yeni oturmuşken hadi seni dağ evine çıkaralım dediler, ve ben nerdeyse kahkaha atacaktım. Paraya sahip olduğu için mallarını gezdirmek için göndermemiş beni bunu anladım.
Gerek parası çok olana gerek beden gücü fazla olanlarla irtibatı kesip onlarla prim vermemek lazım.
İçlerinden birine katılmıyorum dediğim alıntı:
Sil''Bizden güçlü insanlara karşı çıkmamak gerekir.''
Demek istiyorum ki:
Bizden güçlü insanlara (gerektiğinde) karşı çıkmalıdır.
Senin verdiğin örnek de aynı kapıya çıkmıyor mu?
Parası ve beden gücü fazla olana prim vermemek (karşı çıkmak) lazım demiyor musun?
Sevgiler...
Senin verdiğin örnek de aynı kapıya çıkmıyor mu?
SilParası ve beden gücü fazla olana prim vermemek (karşı çıkmak) lazım demiyor musun?
Kesinlikle bunu söylüyorum, ama ben ağız dalaşı vs yapmıyorum, tavrımı koyarak uzaklaşıyorum. Eğer şikayet etmem gereken bir nokta da varsa kesinlikle şikayet ederim, genelde Allaha havale ederim, o nasıl davranacağını bilir.
İşte çalışırken başıma yönetici olarak gelen kişi bana tavır almıştı. Eşi de şirkette çalışıyordu, bana telefon açıp açıp hayırlı olsun dedi, bende şöyle cevap verdim, hayırlı mı olacak, hayırsız mı bunu zaman gösterecek dedim. Pat telefonu kapattı 10 dakika geçmedi şirket mailime kendisinden dostlukla ilgili bir uzun cümle düştü, kısacası şunu söylüyordu söz; Ayrılsan da dostuz.
Bayan benim ayrılmamı istiyordu, ben benden değil Allahın bul dedim maili sildim. Bir kaç gün sonra bayan kaza yaptı, bacağına platin filan taktılar 6- 7 ay rapor kullandı, iş başı yaptığı gün saat 10:00 işten çıkışı verildi.
Bence olay budur, yapabildiğini adalete şikayet et, eğer ki adalet varsa hakkını alırsın, ama Allah'a teslim edersen o yüzde yüz hakkını alıyor.
Sevgiler,
"Yabancıya duyulan kin her zaman, bir düşünce uğruna ölmeye hazır olan insanların silahıdır."
YanıtlaSilŞu cümleyi siz izah eder misiniz ?
Kin haslet bir duygudur tutulmaması gerekir. Bir söz için kin tutupta karşı tarafla tartışmaya girmek iyi sonuçlar getirmeye bilir.
Sil