BİR İNSAN ANCAK İNANDIĞI ŞEYLERE BAŞKALARINI İNANDIRABİLİR

15 Şubat 2026

 



Duygusuz bir insan düşünülemez; çünkü duygu, insan yaratıcılığının motorudur. İnsan hem düşünerek hem de duyarak olgunlaşır ve başarılı olur. Yaptığımız her işe duygularımızı kattığımızda ortaya çıkan sonuç daha derin, daha verimli olur. Aklını ve gönlünü emeğine katmayanın mahsulü de kısır olur. 
Ruhsal gelişim açısından bakıldığında ise duygu, insanın yalnızca üretkenliğini değil, bilincini de yükselten temel bir araçtır. Kişi, hissettiklerinin farkına vardıkça kendini tanır, kendini tanıdıkça bütünle bağ kurar. 
Belirli sayıda insanın, belirli bir anda ortak bir duygu üretmeyi seçmesi ise bireysel sınırları aşan kolektif bir etki yaratır. Bu ortak duygular; iklim değişikliğinden savaş ve barış döngülerine, sorun çözme yeteneğimizden bilişsel kapasitemize kadar yaşamı ayakta tutan pek çok alanla ilişkilidir. Görünüşte birbirinden farklı olan bu alanların, aynı zamanda dünyanın manyetik alanlarıyla da bağlantılı olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Her insan bu alanla bağlıdır ve bu bağın bilinçli olarak farkına varılması, insanlığın geleceği açısından büyük önem taşır.
Beden sağlığımız dahi ürettiğimiz duygu ve düşüncelerin niteliğiyle doğrudan ilişkilidir. Ruhsal anlayışta beden, zihin ve ruh bir bütündür; iç dünyada kurulan denge, dış dünyaya ve bedene yansır.
İnsan, yalnızca kendi duygularından değil, başkaları için ürettiği duygulardan da sorumludur. Bu nedenle birbirimize sevgi, saygı ve iyilik duygularıyla yaklaşmalı; her insana eşit davranmalı ve her canlıyı kendi canımız gibi görmeliyiz.
Değer bilmek, şükretmek, affedici olmak, şefkatli ve koruyucu davranmak gibi kalp merkezli olumlu duygular, kadim öğretilerde asırlardır vurgulanan temel kavramlardır ve günümüz bilimi bu duyguların gerçek ve ölçülebilir etkiler yarattığını ortaya koymaktadır. HeartMath Enstitüsü’nde yapılan bilimsel araştırmalar, insanların ürettiği duyguların elektromanyetik alanlar oluşturarak hem diğer insanları hem de çevreyi etkilediğini göstermektedir. Teorik olarak, yeterli sayıda insanın senkronize biçimde aynı duyguyu yayması, yalnızca bireysel değil, gezegensel ölçekte bir dönüşümün kapısını aralayabilecek bir güce sahiptir.
Derleyen: Erol Yurderi


(bir öykü seslendirmesi)

Hepinize güzel bir hafta diliyorum, havalar güzel gidiyor bu aralar. Ramazan öncesi kızlarla bir buluşma gerçekleştirdik. Çarşamba da bir arkadaş öğlen yemeğine davet etti, bu günler de davetten davete koşuyorum:))) Sağlık berbat ama bu sene çok grip oldum, hala bu konuda doktora çıkıyorum, grip aşısına yetişemedim böyle oldu.


yeni kitaplarım...


SİZ NE İSENİZ BENDE OYUM ! 

Bir ülkede halk hükümdara karşı ayaklanır. Haklıdırlar da. Ne adalet, ne düzen kalmıştır ülkede.
Hükümdar ayaklanan halkı meydandaki büyük bir havuzun etrafında toplar ve bir konuşma yapar :
- Eğer isterseniz benden çok kolay bir şekilde kurtulabilirsiniz. 
- Böyle isyan etmenize hiç gerek yok. 
- Şimdi ben bu havuzu boşalttıracağım üzerini de kapattıracağım. 
- Sizden tek isteğim, bu havuzu süt ile doldurmanız. 
- Herkes gece yarısından sonra bu havuza tek başına bir kova süt dökecek. Ama herkes.
 - Kimse kimseyi görmeyecek. Güneş doğarken hepiniz burada olun. 
- Havuz süt ile dolduğunda ben tahtı bırakıp gideceğim.
Ertesi gün sabah olur herkes sevinçle havuzun başına toplanır. Öyle ya artık bu düzenbaz hükümdardan kurtulacaklardır. Hükümdar da gelir ve üzeri kapalı havuz açılır.
Bir de ne görsünler ? 
Havuz dolmuştur. Ama sütten çok su doludur. 
Çünkü, herkes aynı şeyi düşünmüştür. 
- Onca sütün içinde benim döktüğüm bir kova suyu kim farkedecek ..?
Hükümdar konuşur :
- Gördünüz mü ? 
- Siz ne iseniz, ben de oyum. 
- Siz düzenbaz olduğunuz için, içinizden kimi seçerseniz seçin, sonuç hiçbir zaman değişmeyecek. 
- O yüzden ben tahtımda kalıyorum. 
- Siz de layık olduğunuz sistemin içinde...


Kendi duruşundan emin olan kişilerin etrafındakileri aşağılamak gibi bir huyları yoktur. 
Kendini beğenmişlik ve kibrin nedeni derin bir korkudur.

Alain De Botton


Nasıl insanların değeri iki dudakları arasındaki sükutla saklı kalırsa kitapların kıymeti de iki kapak sahifesi arasındaki sessiz yazıların içinde gizli durur. Birini dinlemek, ötekini okumak zahmetine katlanmadıkça doğru bir hüküm edinemeyiz... 

Ruh ve Kainat
Bedri Ruhselman


Feda edilenler heba edilirse; veda edilir.


Kendinize faydalı olacak düşünceler oluşturmak için hatırı sayılır oranda bir gücünüz olduğu gibi kendinizi yıkacak düşünceler oluşturmak için de dikkate değer bir gücünüz var. Sağlıksız düşünmek, hissetmek ve hareket etmek için olduğu kadar sağlıklı olanı seçmek için de yeteneğiniz bulunuyor.



Sizce bahçe de açan bu sümbüller erken bahar sürprizi mi? Yoksa tam zamanı mı?

İyi haftalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder