Kasım ayının ortasında hala bu güzel havalar şaşırtıyor beni. Ben hala terlikle geziyorum dışarlarda:))) daha ayaklarım üşümedi benim anlayacağınız. Çamaşırlar asar asmaz kuruyor hala...
Bahçede temizlik yaptık. Ceviz ağacının bahçenin büyük bölümünü kapattığı dallları elektrikli testere ile kesildi. Dallar kesildikten sonra bir daha parçalandı ve arka komşuya verildi dallar, malum artık doğalgaz kullanacağımız için onlara ihtiyacımız yoktu.
Bahçe bir açıldı ki sormayın iyi de oldu böyle...
Ufak bir alan kazıldı, ıspanak ekildi biraz da ufak soğanlar ekildi yeşil soğan olsunlar diye.
Haftada 2 defa şehrin diğer ucundaki fırına gidiyorum, ağbim siyez unlu ekmek yiyor. Bir tek orası çıkarıyor bu ekmeği de haftada 2 gün pazartesi ve perşembe.
Ahmet ümitin yeni kitabını okuyorum. 3 kısa cinayet davasını anlatıyor. Başkomiser Nevzat yine başrolde... Sinan Akyüzün yeni kitabını da merakla bekliyorum....
Bu gün buranın pazarı hem ağbime ekmek aldım hem de anneme pazaryerinden gözleme aldım. Eve geldim ana sağlığa gittim bitmiş ilaçları yazdırdım , eczaneden ilaçları aldım gelir iken de pastanede oturup bir kahve içtim.
Cuma günü tekrar İstanbulda doktor kontrolündeyiz. Hayırlısı ile gidip gelelim inşallah.








