OKUDUKLARIM 16 KÖR BAYKUŞ

16 Mart 2020

OKUDUKLARIM 16 KÖR BAYKUŞ

Ben bu kitabı neden okudum niçin okudum bilmiyorum, biraz karışık geldi. Böyle bir hayal dünyası az bulunur, sakin zamanda tekrar okumak lazım.

Yalnızca ölüm bize yalan söylemez.Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır.
*****
Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.
*****
Bana göre değil bu dünya; bir avuç yüzsüz, dilenci, bilgiç, kabadayı, vicdansız, açgözlü içindi; onlar için kurulmuştu bu dünya.
*****
Gökte herkesin bir yıldızı olduğu doğruysa, benimki pek önemsiz bir şey olmalıdır.
*****
Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır. Hayatın derinlerinden seslenir, yanına çağırır bizi. Ve biz henüz insanların dilini bile anlamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak, bunun nedeni ölümün seslenişini duymuş olmamızdandır.


İZLEDİKLERİM

15 Mart 2020

İZLEDİKLERİM

UZUN BİR GÜNDEN GECEYE

Bir adam Guizhou’ya geri döner. Orada gizemli bir kadının izine tanık olur. Yirmi yıl önce o kadınla geçirdiği bir yazı anımsamaya başlar.


ISİ VE OSSİ

Zengin bir kız ile fakir bir oğlanın yakınlaşmasını anlatan Isi & Ossi filmini Oliver Kienle yönetiyor. 


SALGIN

Hava ve solunum yoluyla rahatlıkla geçen ve insanları birkaç gündür içinde öldüren, ölümcül bir virüs salgın şeklinde yayılmaktadır. Dünya çapında uzmanlardan oluşan medikal bir ekip, hem salgına çare bulmaya çalışır hem de insanlarda virüsten daha da hızlı yayılan panik halini kontrol altına almaya çalışırlar. İnsanlar şimdi hem canlarını kurtarmaya çalışırken hem de dağılmanın eşiğine gelen toplumsal hayata tutunma mücadelesi verirler... 

2011 Yılında yapılmış ve korona virüsünü anlatan film.

OKUDUKLARIM 15 GELİRKEN EKMEK AL

14 Mart 2020

OKUDUKLARIM 15 GELİRKEN EKMEK AL


Şahin... Neredeyse hiç görmediğim babam, annemin neredeyse hiç görmediği kocası. Yıllardır muhatap olduğum “Baban nerede?” sorusuna, “işte”, “evde”, “memlekete gitti” gibi bir çırpıda verilebilecek cevaplar verebilmeyi çok isterdim. Babamın nerede olduğunu, nasıl bir bahtsız olduğunu kimseye izah edemedim. Kabul etmek gerekirse, masumiyetinden zaman zaman ben de çokça şüphe ettim. Kadere saygımız, tekrara göre değişiyor. Başımıza bir iş geldiğinde, bunu aksilik olarak kabul edebiliyor ve sineye çekiyoruz; bu aksilik ikinci kez geldiğinde, geldi mi üst üste gelir diyoruz, üçüncüsü tekrar ettiğinde her şey de senin başına geliyor diyerek rahatlıkla kanaat bildiriyoruz, sonraki tekrarlardaysa başına bu kadar çok şey geliyorsa, demek ki tüm bunları hak ediyor diyoruz. O bütün masumiyetiyle yaşamaya devam etse bile... İçimizde bir yerden konuşuyor Şermin Yaşar… Bu coğrafyanın en derin kederlerini en “bizlik” hayat acemilikleriyle harmanlıyor… İncinmişliklerimizi gülünesi aşklarımızla iyileştiriyor. Gerçek edebiyatın “insanın ruhuna” inen bir merdiven olduğunu her öyküsünde hatırlatarak.

Şermin yaşarın tatlı kaleminden güzel hikayeler okudum.
Kimi güldüren kimi düşündüren hikayeleri ve yazarın dilini çok sevdim. Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

Ayakkabı vurduğunda ayağının arkasında bir yara açılır, çorap giydiğinde o yara çoraba yapışır, çorabı çıkarttığında kabuk kopar ve tekrar kanar. İyileşmesi zaman alır. Ayakkabiyi çorapsız giyemezsin, çorapla giysen yine yapışır. Aile yaraları da biraz böyledir. Yürümekten vazgeçemezsin ve attığın her adımda canını acitmaya devam eder.
*****
Onu öldürecek olan şeyin yaşlanmak olduğunu zannediyor.” dedi, oysa insanı yavaş yavaş öldüren şey yanlış bir evliliktir.
*****
Tabakta kalan pirinç sayısı kadar çocuğumuz olacağına inanıyor annem . 
O üç tane bırakmış üç çocuğu olmuş. Ben bir tane bırakıyorum tek çocuk iyi diyorum. Israrla iki tane biraktiriyor , kardeşsiz büyümesin çocuk diyor. Her pilav yediğimizde pirinçten çocuğumun yanına bir tane de pirinçten kardeş bırakıyorum. Abim itligine beş tane bırakıyor Annem, " yavrumm bakamazsin beşine birden ye onların iki tanesini üç tane iyi ye o iki çocuğu "diye yalvarıyor masada .. Öyle böyle saçmalıklar değil ama alıştık.
*****
Ben önemliyim, kimsenin beni kırmasına, üzmesine izin veremem, bu sen olsan bile.
*****
“Dudağımın iz bıraktığı yeri çevirip, oradan içerdi çayı baban”diyor annem. Gördüğüm en güzel öpüşme sahnesi...
*****


NEREDE KARŞILAŞACAĞIZ TEKRAR

13 Mart 2020

NEREDE KARŞILAŞACAĞIZ TEKRAR

Pembiş sümbüllerimizde açtı.... Bahar iyiden iyiye geldi. Üstümdeki mont artık fazla gelmeye başladı. Bu gün bunu iyice hissettim.


Bugün annemin ilacı bitmiş, onu yazdırdım ana sağlıkta. İlacı alırken eczaneden 2 maske 4 tanede dezenfektan aldım. Maskeyi kullanıp kulanmamakta kararsızım. Salı günü İstanbuldayız. Kendimi koruma amaçlı takmayı düşünüyorum ama insanların tepkisi ne olur bilmiyorum. Malum bulaşma riski olan gruptayım. Astım bronşitim var ve yaş 50  ahanda şimdi hapşırdım gidip ellerimi yıkayıp geldim. Bir de dokunmamam gereken yüzüm acayip kaşınıyor kirpik diplerim filan. Bahar alerjisi başladı,şimdi ben lavabodan ayrılmam hiç......
Kolonya aradım bulamadım. İzmirde kemeraltında kuzen kolonyacı onu ararım isterim dedim. Onunda face te mesajını gördüm stoğu sıfırlamış. Hammadde bekliyormuş yapmak için. Derken bir doktorun kolonya açıklamasını okudum, bilmem ne değeri 70 olacakmış oda zaten insanı yakarmış. Ne yapalım bizde sabun ve su ile hijyene devam ederiz. 


bizde evden fazla dışarı çıkmadan okumalara devam edelim. DEEP bloğunda gördüm okumadığın kitapları listesini yapıyorlar, benim 100 tane filan vardır. Ne resim çekebilirim ne de liste yapabilirim bu kadar çok kitabı. 

Market alışverişi yapmadım ne kadar doğru yaptım bilmiyorum günlük normal alışverişimi yapıyorum. Bugün bulgur bitmiş mesela, kırmızı mercimekte azalmış onları aldım sadece makarna filan yığmadım hiç. 


THE OUTSİDER
11 yaşındaki bir çocuğun hunharca katledilen cesedi bir parkta bulunur. Görgü tanıkları ve cesetten alınan parmak izleri Flint City adındaki kentin en saygın adamlarından birini işaret etmektedir. Cinayetin baş şüphelisi olarak görülen kişi, Küçükler Ligi koçu, İngilizce öğretmeni, iyi bir eş ve iki kız babası olan Terry Maitland’ın ta kendisidir. Soruşturmanın başına geçen dedektif Ralph Anderson düzenlediği bir operasyonla halkın gözleri önünde Terry Maitland’ı tutuklar. Terry, her ne kadar suçsuz olduğunu açıklamaya çalışsa da dava aleyhinde ilerlemektedir. Ancak araştırma devam ettikçe ortaya çıkan gerçekler ve Tery’nin olay gecesi ile ilgili anlattıkları davanın tüm seyrinin değişmesine neden olur.

Dizinin 1. sezonu bitti güzel bir dizi tavsiye ederim.

Hepimize bol korumalı koronasız günler diliyorum......



OKUDUKLARIMDAN 14

OKUDUKLARIMDAN 14