85. YILDA

09 Kasım 2023

85. YILDA

 

 
Sevgi, saygı ve minnetle...

OKUDUKLARIM 2023/91 SESSİZ HASTA

08 Kasım 2023

OKUDUKLARIM 2023/91 SESSİZ HASTA

 

 
Başarılı ressam Alicia Berenson, kocası Gabriel onun için endişelenmesin, iyi olduğunu görsün diye bir günlük tutuyordu. Bu çok sevdiği adam, ondan sebep mutsuz olmamalıydı. Alicia Berenson, otuz üç yaşında, kocasını suratına beş kez ateş ederek öldürdü. Sonrasında tek kelime bile konuşmadı. Adli psikoterapist Theo Faber, yıllardır kimsenin başaramadığını başarıp Alicia’yı konuşturabileceğinden emin. Ama olur da başarırsa, gerçeği duymak isteyecek mi?
 “Unutulmaz! Hitchcock gerilimi, Agatha Christie kurgusu ve Yunan trajedisinin birleşimi.”
 Entertainment Weekly 
 “Sayfalar, çevirirken parmaklarınızın arasında tutuşup yanıyor.” 
David Baldacci 
 "Zekice kurgulanmış, sofistike bir gerilim.” 
Lee Child
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Son dönemde okuyup anlamadığım ve şaşırdığım kitaplardan bir tanesi oldu. Pek sevmedim. Ya da altını çizdiklerime odaklandığım için konuyu pek kavrayamadım.

KİTAPTAN ALINTILAR;

Hislerini yazmayı denesene. Bir tür kayıt tutmuş olursun.
******
Görmeye gözleri, duymaya kulakları olan, kendini hiçbir faninin sır tutamayacağına inandırabilir. İnsanın dudakları sessizce parmak uçlarıyla konuşur; sözleri her gözeneğinden sızar.
Sigmund FREUD
******
Kişiliklerimizin gelişimi tecritte gerçekleşmiyor,  başkalarıyla kurulan ilişkiler aracılığıyla oluyor. Görünmeyen, hatırlanmayan kuvvetler tarafından şekillendiriliyoruz, tamamlanıyoruz: ebeveynlerimiz.
******
Terapi böyle bir şey. Hasta kabul edemediği duygularını terapistine aktarıyor; terapistti de onun hissetmekten korktuğu bütün duyguları üstlenip onun adına hissediyor. Sonra ona duygularını yavaş yavaş geri veriyor.
******
Müziğin son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu düşünüyorum.
Müziğin vahşi bir göğsü yumuşatacak cazibesi var...
******
Sabır geliştirmek isteyeceğin bir erdemdir.
******
Bazen dürüst olabilmek uzun zaman ve cesaret istiyor.
******
İfade edilmemiş duygular asla ölmez. Canlı canlı gömülmüşlerdir ve sonradan daha çirkin şekillerde ortaya çıkarlar.
******
Beni korkutan, kendimi bilinmeyene bırakmak. Nereye gittiğimi bilmek istiyorum. Çıkacak sonucun kontrolümde olmasını sağlamaya çalışıyorum. Ortaya hiçbir şeyin çıkmamasına şaşmamalı. Çünkü gerçekte önümde olup bitene tepki vermiyorum. Gözlerimi açmam va bakmam lazım. Ve hayatı yaşanırken fark etmem. Sadece benim olmasını istediğim gibi değil. Artık bunun Gabriel'ın portresi olduğunu bildiğime göre resme geri dönebilirim. Yeni baştan başlayabilirim.
*****
Her yerde çok fazla acı var ve biz görmezden geliyoruz.
******
Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz değil mi?
*****
Kar çok kuvvetli bir görsel sembol, değil mi? her şeyi temizliyor.
*****
Biliyorum kurallara uygun değil ama seanslarda hastalara bir dilim kek verirsem her zaman daha iyi sonuç alıyorum.
*****
Biraz şeker insanın keyfini yerine getirir.
******
Hemşire odası psikiyatrik ünitenin her zaman merkezi kalbidir.Çalışanlar girip çıkar, koğuşun günlük işleri buradan yönetilir. En azından bütün pratik kararlar burada alınır.
******
Terapi sadece konuşmak demek değildir. Ona güvenli, kapsayıcı bir alan sağlamak demektir. İletişimin çoğu sözle değildir ki.
******
İyi bir terapist olmak için hastanın hislerini alabilmelisin. Ama onları yüklenmemelisin. Onlar senin değil, sana ait değildir.
******
Bir psikoterapist, zihinsel sıkıntıyı, tekinsiz, deli, korkmuş bir şeyi fiziksel davranışlardan, konuşmadan, gözdeki bir ışıltıdan anlamaya alışıverir.
******
Öfke kuvvetli bir iletişimdir.
******
Bebeklik çağı cennet değildir; dehşet zamanıdır. Bebekliğimizde tuhaf, yabancı bir dünyadayızdır; doğru dürüst göremeyiz ve bedenlerimize sürekli şaşarız; açlık ve gaz ve bağırsak hareketleri yüzünden sürekli tetikteyizdir ve duygularımızla başa çıkamayız. Sözlük anlamıyla saldırı altındayızdır. Bizi sakinleştirmesibve yaşadıklarımıza anlam kazandırabilmesi için annemize ihtiyacımız vardır. O bunu yaparken yavaş yavaş kendi fiziksel ve duygusal durumlarımızı yönetmeyi öğreniriz. Ama kendimizi kapsama kapasitemiz doğrudan annemizin bizi kapsama yetisine bağlıdır. Kendi annesi tarafından hiç kapsanmamışsa bilmediği bir şeyi bize nasıl öğretecektir. Kendini kapsamayı hiçbir zaman öğrenememiş biri, hayatının geri kalanında Bion'un "adsız korkular" dediği kaygı yüklü duygularla başa çıkmak zorunda kalır. Böyle bir insan kapsamayı daima dış kaynaklarda arar. Bu bitmek bilmeyen kaygıyla "başa çıkabilmek için" içkiye ya da maddeye ihtiyacı  vardır ki bu da bağımlığı açıklıyor.
******
Aşk her türlü hissi kapsıyor, değil mi? iyisiyle kötüsüyle.
******
Sevgili seçmek terapist seçmeye benzer
******
Kendimize sormamız lazım: Bana karşı dürüst davranacak biri mi, eleştiri dinleyebilecek, hata yaptığını kabul edebilecek ve imkansız olan için söz vermeyecek biri mi?
****** 
Aşk hakkında. Bazen nasıl aşkı havai fişekle karıştırdığımız hakkında. Drama ve işlevsizlik hakkında... Gerçek aşk çok sesizdir, sakindir. Yüksek drama tarafından bakıldığında sıkıcıdır. Aşk derindir, sakindir ve devamlıdır.
******
Davranışları öngörülemeyen, duygusal olarak yakınlaşamayan, sevgi ve iyilik göstermeyen birini mutlu etmeye, sevgisini kazanmaya çalışmak eski bir hikaye değil.
******
Kabullenmesi en zor şeylerden biri, en çok ihtiyacımız olduğu zaman sevilmemiş olduğumuzdur. Sevilmemiş olmanın acısı berbat bir histir.
******
Unutma, dürüst olmayan bir aşka aşk demek haksızlıktır.
******
Hafıza yoksa arzu da yoktur.
******
Bazen bugünün cevaplarının neden geçmişte yattığını anlamak zordur. Basit bir benzetmenin yardımı dokunabilir.
*****
Winnicott'ın dediği gibi:"Bir bebek annesinden nefret edemez; önce annesinin ondan nefret etmesi gerekir." Bizler bebekken saf birer süngeriz, boş birer kağıdız. İhtiyaçlarımız en temel şeyler: yemek, kaka yapmak, sevmek ve sevilmek. Ama doğduğumuz ve büyüdüğümüz ortama bağlı olarak bazen  bir  şeyler yanlış oluyor. İşkence edilen, taciz edilen bir çocuk gerçekte hiçbir zaman intikam alamaz çünkü güçsüzdür ve savunmasızdır. Ama hayal dünyasında intikama dair fanteziler geliştirebilir. Öfke de korku gibi tepkiseldir.
******
Pek çok insan canlı değildir, biliyor musunuz? Gerçek anlamda değildirler, demek istiyorum. Bütün hayatları boyunca uykularında yürürler.
******
Yanlış insanla olacağıma yalnız olmayı tercih ederim.
******
İnsan elinde olmadan ilişkilerinin gelecekte nasıl olacağını merak ediyor.
******
Sınırda kişilik bozukluğu hastaları insanı baştan çıkarır.
******
İlle de acayiplik bulmaya çalışmamalıyım. Günce tutmanın tehlikeli yanı budur sanırım. İnsan, her şeyi büyütmeye, tetikte durmaya, doğruları durmadan zorlamaya kalkar.
Jean Paul SARTRE
******
Dürüst biri değilim ama tesadüfen olmuşluğum vardır.
William Shakespeare
Kış Masalı
*******
Etrafındaki insanlara.... Güveniyorsun. Güvenme.
*******
Katlanabileceklerinin bir sınırı yok mu sence?
******
Terapinin amacı geçmişi düzeltmek değil, hastanın kendi geçmişiyle yüzleşmesini ve yasını tutmasını sağlamaktır.
Alice MILLER
******
Sınırda kişilik bozukluğu hastaları insanı baştan çıkarırlar.
*******
Hep korkunun soğuk bir his olduğunu düşünmüşümdür.
******
Biri ölmek istediğinde, ne kadar korumak istersen iste önlemek neredeyse imkansızdır.
*******
Sadece korkaklar onları seven insanlara ihanet ederler.
******
 
 

 
 

HER ŞEY DEĞERİNİN BİLİNDİĞİ YERDE ÖNEMLİ

05 Kasım 2023

HER ŞEY DEĞERİNİN BİLİNDİĞİ YERDE ÖNEMLİ

 

 
Anadolu topraklarının kadim bilgeliğini ve derinliğini bizlere miras bırakan Mevlana‘dan hayatlarımıza ışık tutacak 25 dersi paylaşıyoruz. Yolunuza yoldaş, kalbinize şifa olsun.

1. Kendini küçük görmeyi bırak. Sen yürüyen evrensin.
Büyük bir potansiyelle doğdun. İdeallerin, hayallerin, gerçekleştirmek istediklerin var. Kanatların var. Sürünmek için değil, uçmak ve yaşamak için doğdun. Elinde ipin var olduğunu bilirken ne diye kuyunun dibinde durmaya devam edersin? Evren senin dışında değil, evren senin içinde.

2. Yapman gereken şey, senin için anlamlı olan bir hayat sürmektir, başkalarına değil.
İnsanların ne düşündüğünün gerçekten bir önemi yok. Sadece, kalbine ve aklına yatan hayatı yaşamakla sorumlusun.

3. Kendine dair umutlarından asla vazgeçme.
Zor bir zaman geçiriyor olabilirsin. Herşey sana karşıymış gibi gözükebilir. Bir dakika bile sabrın kalmamış olabilir. İşte o nokta, herşeyin değişeceği noktadır. Hüzünler, sevince hazırlanman içindir. Hüzün, evini temizler, yeniye ve sevince yer açar. Hüzün, kalbindeki sararmış yaprakları temizler. Böylece artık yeni yeşil otlar açabilir. Hüzün kalbini kapladığı zaman rahat ol, yakında çok feraha ereceksin demektir.

4. Cehalet hapishanedir.
Cehalet seni hapishaneye sokar. Bilmek ise Allah’ın sarayıdır. Bilmek lütuftur, bilginin kıymeti yüksektir.

5. Dışarıdaki zenginlikler, içindeki zenginliklerle kıyas bile edilemez
Zaten boynunda var olan elmas gerdanlığa sahip olmak için oradan oraya koşturursun. Eğer kendini bir kaç dakikalığına hakikat penceresinden görebilseydin şaşar kalırdın. Sevinç ve güzelliklerle dolu evine geri dön. Kendine geri dön. İçindeki hazineye geri dön. Evrendeki herşey senin içinde. İçinde sonsuz bir kaynak mevcutken, elinde boş bir kova ile sokaklarda dilencilik yapma.

6. Olduğun kişiyi bırakabilirsen, asıl varlığına uyanırsın.
Güvende olma ihtiyacını bırak. Korktuğun şeylerin üzerine git. Şan, şöhret, görüntü ve sahte kimlikleri bir kenara koy. İnsanların anlattığı sınırlayıcı hikayelere inanma. Kendi hikayeni yarat. Kendi ateşini kendin yak. Kendi ateşiyle eriyen kar gibi ol. Kendini kendinden uzaklaştır, kendini yıka. Sonra yeniden doğ.

7. Dünyadaki herkesten daha iyi yaptığın birşey mutlaka vardır.
Herkesin dünyaya yapmak için geldiği, en iyi yaptığı en az birşey vardır. Ve bunu yapmak için gerekli olan istek herkesin kalbine yerleştirilmiştir.

8. Merdivenin tümünü görmek zorunda değilsin, sadece ilk adımı at.
Yolu yürümeye başla. Başladıktan sonra yolun devamı görünecektir.

9. Bir işi yaparken onu tüm kalbinle yap.
Yarım akılla, yarım kalple Yaradan’a ulaşmaya çalışmak nafile bir çabadır. Yola çıkıyorsun ama yolun yarısında vazgeçip pes ediyorsun. O zaman niye yola çıkarsın? Ruhtan/kalpten gelen istekle yaptığın her iş sevince dönüşür. Eğer istek kalbinden gelmiyorsa, o sevinç yok olur. Her ne yapıyorsan ve her kimsen, kalple yap, kalple ol.

10. İyi şeyler son bulur, böylece daha iyi şeylere yer açılır.
Üzülme. Hüzünlenme. Kaybettiğin herşey başka bir formda sana geri döner.

11. Yaraların, ışığın içeri girdiği yerdir.
Seni acıtan, üzen, yara açan herşey seni aynı zamanda kutsar. Karanlık, senin aydınlatıcı mumundur. Yıkımın olduğu yerde hazine bulunur. Yaralarından kaçma. Yaraların, ışığın içine nüfuz edeceği yerdir. Hüzünlerin olduğu zaman şefkatin artar. Yeter ki açık kalpli ol. Acının, şefkate dönüşmesine izin ver.

12. Sevdiğin işi yap ve onu sevgiyle yap.
Sakince, sevdiğin şeyi yapmaya doğru çekilmene izin ver. Direnme. Gerçekten değer verdiğin şeylerle meşgul ol.

13. Daha az düşün, daha çok hisset.
Söz konusu olan sevgiyse, onun sebeplerinin anlamı yoktur. Düşüncelerini unut. Düşüncelerinin, kalbinin üstüne geçmesine izin verme. Düşünmeyi bırak… Kalbinde yanmayı bekleyen bir mum var. İçinde dolmayı bekleyen bir boşluk var. Hissediyor musun? Endişe etmeyi bırak. Düşünmeyi bırak ve hissetmeye geç.

14. Sevgi için herşeye değer.
Hakiki insan, sevgi için herşeyi kaybetmeyi göze alabilir. Eğer sen o değilsen, bu işe hiç girme. Bırak sevgilin deli olsun. Sevgi için herşeye değer.

15. Hayatındaki iyiye ve kötüye – herşeye eşit şekilde şükret.
Her kim geliyorsa karşına, ona şükran duy. Hepsi sana öte alemden bir hediye ile gelmiştir. Eğer kötü’den dolayı sinirlerin bozuluyorsa da şükret, bu sayede kendini yenileme fırsatın olacak.

16. Kendini değiştir, dünya kendiliğinden değişir.
Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istiyordum. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.

17. Bizler sevgiden yapıldık ve sevmek için yaratıldık.
Sevgi bizim hammaddemizdir. Sevgiyi aramak yanlıştır. Sevgiyi arama. Sevmene engel olan bariyerlerini ara, onları bul. Sevgi sayesinde tüm acı azalır, bakır altına, hüzün sevince dönüşür.

18. Ruhun bu dünyadan değildir ama bedenin bu dünyadandır.
Tüm gün düşünürüm bazen, nereden geldim, nereye gidiyorum diye. Bil ki ruh bu dünyadan değildir. Ancak bilirim ki beden bu dünyadandır.

19. Ruh mertebesinde hepimiz biriz.
Güneşin duvarın bir tarafına vuruşu ile diğer tarafına vuruşu farklı sonuçlar doğurur. Ancak güneş tek ve birdir. Doğu ya da Batı.. Kuzey ya da Güney. Fark etmez. Ruh mertebesinde ayrım yoktur.

20. Ruhunuz herşeyden daha kıymetlidir.
Elle tutulur, maddi şeylere fazla önem verme. Kendi ruhunun kıymetini bildiğin zaman, onların ne kadar değersiz olduğunu anlarsın.

21. Eşini bilgece seç.
Aranda rekabet olmayan, daha zengin olma peşinde koşmayan, kaybetmekten korkmayan, benliğine tutunmayan birisini eş olarak seç.

22. Gerçek sevgi madde dünyasını dönüştürür. Bedenleriniz ayrı kalsa bile ruhlarınız her daim birliktedir.
Ayrılıklar sadece gözleri ile görenler içindir. Sevenlerde ayrılık yoktur. Ruh mertebesine ayrılık yoktur.

23. Kelimelerinin gücünü yükselt, sesini değil.
Sesini yükseltmek fayda etmez. Kelimelerinin gücünü arttır. Çiçekleri büyüten şey yağmurdur, fırtına değil.

24. Sessizlik, Yaradan’ın sesidir.
Sessizlik Yaradan’ın sesidir. Diğer seslerin hepsi basit birer çeviri denemesidir. Kelimeler yüzeydedir. İnsanlar, kelimelerin ötesi ile iletişime geçerler. Kelimelerle savrulmayı bırak. Sessizliğe teslim ol, bırak herşey o şekilde açığa çıksın.

25. Hayatta olmak yaşamak demek değildir. Sadece nefes aldığın için yaşadığını mı sanıyorsun? Bu hayat, hayat değildir. Bu hayat sınırlarla doludur. Sevgiye teslim ol ve gerçekten yaşa. Sevgiye teslim ol ve sonsuza dek yaşa. 
 

Hepinize güzel, sağlıklı, mutlu bir hafta diliyorum. Fırtınalı bir haftayı geride bıraktık, çevrede çok etkili oldu ama bizim şehirde herhangi bir şey olmadı niye????????? Çünkü yeşillik dediğimiz ağaç olayı çevremizde yok, genelde fabrikalar var. Cumartesi pazarda idik, saat 15:00 gibi bitişik tezgah komşumuz  Behlül bey, abla fırtına Edirne ve Kırklarelini vurmuş, birazdan kapıları açacaklar sergileri toplayalım dedi, acil hemen tezgah toplama işine giriştik, hacı ağbiye telefon açtık erken gelsin diye o da gelince hemen apar topar aracı yükledik eve girdik. Gece çok gökgürledi, şimşek çaktı, aşırı rüzgar çıktı ama yağmur yağmadı. Allah herkesi afadtan korusun. 
 
 
Bildiğiniz gibi bir hafta idi hayatımda değişiklik yok, ev işi, pazar işi, alışveriş işi ve okumak ve film izlemek ve müzik dinlemek ve kahve içmek vardı hayatımda.
 

Cumartesi günü Migrosa ekmek ve su almaya gittiğimde heybeme dolanlar.
 
 
' "Kadınları eve kapatılan, okutulmayan, fikri alınmayan, konuşmayan bir millet, yarım bir millettir. 
Böyle yarım yamalak bir millet uygarlık yarışına katılabilir mi? 
Böyle toplumların hepsi esir, hepsi sömürge, hepsi zavallı, hepsi geri. " 
 #Mustafa Kemal Atatürk 
 
Cumhuriyetimiz 100 yaşında 🇹🇷🕊️
 

 

Güzel bir soru imiş....
 
 
Sahaftan aldıklarım...
 
Evet Anna Freud kitabını Makbule Hanım'ın şu yazıdan etkilenerek aldım, 
 


Yukarıdaki diziyi izledim, konusu;
 
Victor LaValle tarafından yazılan çok satan kitabın aynı adı taşıyan eserinden uyarlanan "The Changeling," yetişkinler için bir peri masalı olarak tanımlanabilir. Bir korku hikayesi, bir ebeveynlik hikayesi ve bilmediğiniz bir New York şehri üzerinden tehlikeli bir yolculuk hikayesi anlatıyor.
The Changeling, kitap satıcısı olan Apollo Kagwa'nın hikayesini konu ediyor. Apollo Kagwa, nadir kitapların ticaretini yapan bir adamdır. Eşi ve oğlu ile birlikte sakin, mutlu bir hayat sürer; ta ki eşinin suç işleyişine kadar. Apollo’nun eşi Emma işlediği suçun ardından sırra kadem basar. Eşinin ortadan kaybolmasının ardından Apollo bir dizi tuhaf karakterin yer aldığı sıra dışı bir labirente sürüklenir.
 
Korku, gerilim türlerinin hayranlarının memnun kalacağından eminim 
EZBER BOZAN TV 

ATATÜRK'ÜN İŞARET ETTİĞİ UNUTULMUŞ DİN
https://www.youtube.com/watch?v=fySMPau3Lg8
 

İZLEDİKLERİM 2023/30

İZLEDİKLERİM 2023/30

 

 
LİZBONA GECE TRENİ 2016
 
Raimund Gregorius, bir İsviçreli Profesördür. Kendisi bu sıkıcı hayatından, heyecan verici bir maceraya atılmak için edebiyat fakültesinde profesörlüğü terk eder.
 
Puanım:*** 
 
ÜÇ RENK MAVİ 1993
 
"Trois couleurs: Bleu izle", başrolünde Juliette Binoche'un yer aldığı bir dram filmidir. Film, başkarakter Julie'nin (Juliette Binoche) eşi ve kızının bir trafik kazasında hayatını kaybetmelerinin ardından yaşadığı trajediyi konu edinir. Julie, bu trajik olayın ardından kendini izole eder, geçmişiyle yüzleşmeye çalışır ve özgürlüğün gerçek anlamını keşfetmeye başlar. Film, Julie'nin duygusal ve zihinsel yolculuğunu anlatırken aynı zamanda özgürlük, kayıp, bağlılık ve insan ilişkileri gibi derin temaları işler.
"Trois couleurs: Bleu", incelikli yönetimi, güçlü performanslar ve derin anlam katmanlarıyla tanınır ve sinema eleştirmenleri tarafından büyük övgü almıştır. Film, izleyicilere duygusal bir deneyim sunarak insan doğasının karmaşıklığını keşfeder.  

Puanım: ****

DO UNTO OTHERS 2023

Yaşlı bir adamın ve ev ziyareti yapılan bakım merkezi yöneticisinin cesetleri bulunduğunda toplum şok olur. 42 yaşlı hastanın vefatının, sevgisi ve bağlılığıyla tanınan bakıcı Shiba ile bağlantılı olduğu belirtilir.
 
Puanım:*** 

FINGERNAILS 2023

Anna ve Ryan, kontroverial yeni bir teknoloji sayesinde gerçek aşkı bulduklarına inanıyorlar. Tek sorun, Anna'nın hala emin olmaması. Sonra bir aşk testi enstitüsünde işe başlar ve Amir ile tanışır.
 
Puanım:*****

OKUDUKLARIM 2023/90 BİR GÜNLÜK YERİM KALDI İSTER MİSİNİZ?

03 Kasım 2023

OKUDUKLARIM 2023/90 BİR GÜNLÜK YERİM KALDI İSTER MİSİNİZ?

 

 
Dört kişi var hikayemizde, kahraman sayılıp sayılmayacakları okuyucuya bırakılmış. Yaşamı düşlerinde sürdürmeyi seçmiş, dik başlı eski zaman bakiresi; dünyaya kaydını bir türlü yaptıramamanın tragedyasını komik bir imgeye dönüştürerek yadsımaya çalışan hüzünlü palyaço; yaşamla buluşmasına bitişe birkaç kala yetişen geçmişi karışık yalnız kadın; ve doğmak için ölen yaşayamamış yazar eskisi. Birkaç kişi daha var tabii, arada bir görünüp kaybolan: ölüm meleği, şeytan, ölümsüz büyücü, vesaire. Ve onlar birlikte, rastlantısal kesişme noktalarında zaman zaman buluşup ayrılarak ya da hiç buluşamayarak, hiçbir şeyin değişmediği, ama herşeyin her an farklılaştığı bir zaman diliminin hikayesini yarattılar.
 
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
İlk defa okuduğum bir yazar. Dili güzel sade ve akıcı idi.  Dikkatle okursanız yaşama dair çok şey çıkarabilirsiniz kendinize.
 
KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Bilinmeyen korkutürü korkulan şeyin ne olduğunu bilememek dehşet verir. Bu nedenle insan, bilinen bir tehlikeden korkmayı, ne olduğunu bilmediği bir şeyden korkmaya yeğler ve ne yapar yapar, korktuğu şeyin adını koyar bilirsiniz.
****** 
Kitap kurduydu ve bir sinema tutkunu. İçindeki doldurulmaz boşluğu sayısız kitapla tıkıştırmaya çalışmıştı yıllardır, okudukları yaşamıyla buluşamadan. Düş kurmayı da bilmezdi, dağarı ruhsuz bilgiler arşivi gibiydi.
******
Dünyada iki tür insan var diye düşündü sonra, değerliler ve az değerliler. Birinciler barlara, ikinci mahalle kahvelerine giderler.
******
Hayatta olduğunuzu, güneşin doğduğu her gün, her bir günün her anında hiç ama hiç unutmayın.
******
 Neden hayat bir ayrılıklar dizisi sence? Yeniden arayışlar, buluşamazlıklar.
*****
Bazen de kader insanın geleceğini ipotekliyor.
*******
Kadınlar kapana kısılmış erkeklerin kurtarıcısı olmaya bayılırlar.
******
İnsanların zaaflarında buluşabildiklerini anlamak yıllarımı aldı.
******
Ruhların zamanı ölçülemez. Ruh o anda vardır ya da yoktur.
******
Eskiden Tanrı'nın oralarda bir yerde olduğuna inanırdım. Benden uzakta, benden ayrı. Sonra bir gün aramızda sınır olmadığını anladım.
******
Her insan hayatında en az bir kez  muciyle karşılaşır, eğer onu fark edebilirse.
*****