OKUDUKLARIM 2024/40 BİR GÜN KEDİLER DÜNYADAN YOK OLSAYDI

14 Haziran 2024

OKUDUKLARIM 2024/40 BİR GÜN KEDİLER DÜNYADAN YOK OLSAYDI

 

 
“Kazanmak için kaybetmek zorundasın.” Kedisi Lahana ile yalnız yaşayan ve postacı olarak çalışan anlatıcımız hastalanır ve doktora gider; günlerinin sayılı olduğunu öğrenir. Umutsuzluğa kapılmış halde evine döner. Tam yapılacaklar listesine başlayacaktır ki, Hawaii gömleği ve şortuyla Şeytan ortaya çıkıp ona özel bir teklifte bulunur: dünyadaki bir şeyi yeryüzünden silme karşılığında yaşayacak ekstradan bir gün. Böylece oldukça tuhaf bir hafta başlar… Ve de sorular… Hayatı yaşamaya değer kılan şeyin ne olduğuna nasıl karar verirsiniz? Onsuz yapamayacağınız ve değerli bulduğunuz şeyi nasıl ayırt edersiniz? Bir Gün Kediler Dünyadan Yok Olsaydı, genç bir adamın kendini keşfetme ve modern hayattaki anlam arayışının olağanüstü hikâyesi. Hiçbir zaman kendimi gerçekleştirememiş ya da hayatımı istediğim gibi yaşayamamıştım. “Kendim olmak” ne demek, onu da tam anladığımdan emin değildim. Ben de işte bütün bu hatalarla ve pişmanlıklarla, bütün gerçekleşmemiş hayallerle, tanışmadığım insanlarla, tatmadığım yemeklerle, gitmediğim yerlerle ölecektim. Ama beni asıl rahatsız eden bunlar değildi. Olduğum kişiden ve yaşadığım hayattan tatmin olmuştum. Yaşamış olmaktan bile mutluydum. Burası dışında nereye varabilirdim ki zaten?

 KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Kitaptan  https://www.yasamdanyazilarblog.com/?m=1 arkadaşın instagramdan attığı özel mesaj ile haberim oldu.  Kedi olunca dikkatimi çekti, hemen sipariş verdim ama konular pek yüzeyseldi, derinliği olan açıklamalar yoktu.
Bu dünyadan ayrılacağınız bildirilse, yaşanan her bir gün için dünyadan neyin yok olmasını isterdiniz?

KİTAPTAN ALINTILAR;

İnsanlar hep bedelini ödemeden kazanç elde etmeye çalışırdı.
*****
Mutluluk bile başkalarının talihsizliği üzerine kuruluydu.
*****
İnsanlık tarihi boyunca yeniliklere can vermiş, karşılığında eskileri kaybetmiştik.
*****
İnsanlar beni umursadığı için çok mutluyum. (buna mı bağlı mutluluk?)
*****
İnsanların kendi beceremediği ya da bilerek yapmadıklarını başkalarından beklenmesine hep şaşırmışımdır.
*****
Kadınlar geçmişlerindeki erkekler konusunda her zaman merhametsiz ve duygusuz davranırdı.
*****
Bir yerlerde insanların yeni anılar oluşturmak için eskilerini unuttuğunu duymuştum.
*****
 Dünya da çok fazla zulüm var ama bir sürü güzellik de var.
*****
Duygular her zaman karşılıklı olmuyordu. 
Aşk bitmek zorundaydı. O kadardı işte. Herkes bu gerçeği bildiği halde aşık olmayı sürdürüyordu.
Galiba hayat da benzerdi. Hepimiz bir gün bitmesi gerektiğini biliyor ama sonsuza dek yaşayacakmış gibi davranmaya devam ediyorduk. Aşk gibi hayat da güzeldi çünkü bitmesi gerekiyordu.
*****
Kazanmak için kaybetmek zorundasın.
*****
Hayat yakından bakıldığında trajedi, uzaktan bakıldığında komedidir.
*****
Ölüm kadar kaçınılmaz olan bir şey daha vardır. Ve bu hayattır.
*****
Hayat ile ölümün ağırlığı aynıydı.
*****
Hayat arzudur, anlam değil. Hayat güzel, muhteşem bir şeydir, denizanası için bile.
*****
Müzik yoksa hayat yok
*****
Hayatta yaşanan her olay, bir şovda da gerçekleşebilir.
*****
Hayat kurgudan daha tuhaftı.
*****
Büyük güç büyük sorumluluk gerektirir.
*****
Yeni bir kitap aldığımda önce son sayfasını okurum. Böylece bitiremeden ölürsem, kitabın sonunnu bilmiş olurum.
*****
Hayat bir kutu çikolata gibidir. Payına ne düşeceğini asla bilemezsiniz.
Forrst GUMP
*****
Rüyalar hakkında konuşmak, sinema hakkında konuşmaya benzer çünkü sinema rüyaların lisanını konuşur.
FELLINI
*****
Gerçekten önemli olanları ancak kaybedince anlıyorsun.
*****
Kuralların anlamı özgürlüğümüzden bir parçayı feda etmekti.
*****
İnsanlar tuhaf yaratıklar.
*****
Kediler basitçe arkadaşlıklarının zevkini yaşamamıza müsade ediyorlar.
*****
Kendimizi tanımamızın sınırları vardı.
*****
İnsanlar farklıdır. Birine sevdiğini göstermenin farklı yolları vardır.
*****
Hayatta kalmak için başkalarından çalmak daha büyük ıstıraptır.
*****
Ne zaman üzgün ya da yalnız hissedersen, gülümse ve gözlerini kapat. Ne kadar uzun süre ihtiyacın varsa o kadar tekrarla.
*****
İnsan kendisini mutlu ya da mutsuz olmaya ikna edebilirdi. Nasıl hissedeceğin, hayata yaklaşımına bağlıydı.
*****
Kendi başına hayatta kalmanın o kadar da anlamı yok, önemli olan nasıl yaşadığın.
*****
İnsanlar hiç yaşamadıkları hayattan, yapmadıkları seçimlerden pişmanlık duyma eğilimindedir.
*****
Yarın öleceğini bilenler ellerinde kalan sınırlı zamanı en dolu yaşayanlardır.
*****
Nereden bakarsan bak, hayat pişmanlıklarla doluydu.
*****
Şeytan'ı hiç gördünüz mü? Ben gördüm ve şunu söylemeliyim ki kendisinin korkunç kırmızı bir suratı ya da sivri kuyruğu yok. Ve kesinlikle dirgeni de yok! Şeytan tıpkı size benziyor.
*****
İçimde yaşama arzusu kalmadığı için iyileşmiyorum herhalde. 
*****
Âşığı insanın ebedi öğretmeniydi. 
*****
Bir filmde izlediğim başrol kendini şöyle ifade etmişti: "Bu dünyada ruhlarını şeytana satmak isteyen çok insan var. Ancak sorun şu ki ruhlarını almaya gönüllü bir şeytan yok."
*****
 
KİTAPTAN FİLM
 
Sonusuz sokaklar (İtalyan Filmi)
 
 




BENCE YÜZ GÜZELLİĞİ DENİLEN ŞEY YALNIZCA GÜLÜMSEMEDİR. TOLSTOY

10 Haziran 2024

 BENCE YÜZ GÜZELLİĞİ DENİLEN ŞEY YALNIZCA GÜLÜMSEMEDİR. TOLSTOY

 

 
ÜZÜNTÜSÜZ YAŞAMA SANATI :

Epiktetos yirmi asır önce demiştir ki:
“Kader önünde sonunda şöyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar
Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder,
Ektiğini biçer ”
“Bunu bilen adam kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz,
kimseyi itham etmez,
kimseden nefret etmez,
kimseye kin tutmaz
Bunu bilen adam karşılaştığı aksiliklere şaşmaz
Önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından
başka bir şey olmadığını bilir”
Düşmanlarınızı düşünmek için ayıracağınız bir dakika bile düşmanlarınızdan daha değerlidir Nefret ve intikam hissi size büyük zararlar verir
Aristo şöyle diyor:
“İdeal insan iyilik yapmaktan zevk alır Kendisine iyilik yapılırsa mahcubiyet duyar Çünkü iyilik yapmak üstünlük işareti, bir iyiliğe muhtaç duruma düşmek zaaf işaretidir”
Karşılaşacağımız nankörlükten dolayı üzülmemek için hazırlıklı olalım Karşılık beklemeden iyilik yapalım:
Mutluluk minnet beklemekte değil, minnet gösterilmesinden rahatsızlık duyulacak olgunluğa erişmektir
1) Dinleme Ama gerçekten dinleyin Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz cevabı düşünmeden Can kulağıyla dinleyin
2) Sevgi Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir
3) Kahkaha Fıkra anlatın, neşeli hikâyeleri paylaşın Bu armağanınız “seninle birlikte gülmeyi seviyorum” anlamına gelir
4) Yazılı bir not Basit bir “Yardımın için teşekkürler” notu, ya da belki bir şiir Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır
5) İltifat Basit, içtenlikle söylenen bir söz (“Bu renk sana ne çok yakışmış”, “Harika bir iş çıkardın”, “Yemek nefis olmuş” gibi) karşınızdakinin içini aydınlatır
6) İyilik Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik bir şey yapın
7) Yalnızlık Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanını verin
😎 Neşeli bir yapı Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur Selâm vermek veya teşekkür etmek o kadar zor mu?
 

Herkese sağlıklı, mutlu, neşeli, huzurlu, başarılı, bol film izlemeli, bol kitap okumalı, güzel bir bayram temizliği yapmalı bir hafta diliyorum.
Ben bildiğiniz gibiyim, Ülkü ablamızı kaybettiğimizi geçen hafta yazmıştım. Bu geçtiğimiz cumartesiye kadar işe yani pazara gitmedik, hacı ağbinin acısı taze dedik, başka şoför tutup gidebilirdik, ama o da ayıp olur dedik. gitmedik, tatil yaptık. Cuma ağbim vira bismillah dedi Hacı ağbi ile görüştü, cumartesi için hacı ağbi gideriz dedi. Cumartesi pazara gittik ama mahsunduk sabahtan, hacı ağbinin gözünün ucunda bekleyen gözyaşları görünüyordu, hiç bir şey demedik, sadece o anlattı biz dinledik. Moral öğleden sonra yerine geldi, kendisi zaten muzip biri,  Ölen gidiyor, geri gelmiyorlar, ama hayat bir şekilde devam ediyor, yaşamak için acının üstesinden gelmek için çalışmak lazım, başka türlü olmaz.
 
(Spirited Away)
 
Havalar sıcak gidiyor benim soğuk su içme devrim başladı, dolapta su dayanmıyor bana da. İhşallah hastalanmam...

Şükrü ERBAŞ

 
 
94 yaşındaki Clint Eastwood 'anlatıyor'... 
“Saatte, bilezikte lüks aramayın, çatalda, yelkende lüks aramayın. “
Lüks kahkaha ve arkadaşlardır, lüks yüzünüze yağan yağmurdur, lüks sarılmalar ve öpücüklerdir.
 
Lüksü mağazalarda aramayın, hediyelerde aramayın, partilerde aramayın, etkinliklerde aramayın Lüks insanlar tarafından sevilmektir, lükse saygı duyulmaktır, lükse ebeveynlerinin hayatta olmasıdır, lüks torunlarınla oynayabilmektir, lüks paranın satın alamadığı şeydir.
 
 
 
Bir insana her şeyinizi verirseniz, onun hiçbir şeyi olursunuz.
Karşı taraf için yaptığınız fedakarlıklar zamanla göreviniz haline gelir.
İnsanı yoran eksilten, kendisine olan saygısını kaybetmesine sebep olan bir ilişkinin içinde olmak yerine, onurlu bir yalnızlığı tercih edin.
Bu davranışınız karşı tarafı artık sevmediğiniz anlamına gelmez, "kendime saygım var" vazgeçişidir bu.
Kendinizi seçin
Güzin Yeğin ❤


Kargalardan kurtarabildiklerimiz....


Kitapçımın kedisi....


Bunlarda benim bahçenin müdavimleri...🐱
 
Sizin, sizi hiç yargılamayan ve sorgulamadan sonsuz seven arkadaşınız var mı? 😊😊😊
 


Kütüphaneden aldıklarım



Bunlarda sahaf mezatından payıma düşenler


Mayıs ayında okuduklarım
 
 
ENERJİ ÇEKMEDE DÖRT FARKLI TİPLEME
 
Sindiren Tip:  Tehdit ederek enerji çeker…  Korkuyu kullanarak insanları dikkat etmeye zorlar.
İlgisiz Tip: Çekingeni  ve elde edilmesi zor olanı oynayarak enerji çeker. Sık sık “bihaberim”i oynar. Sizin duymuş olduğunuzu bilse bile gereksiz hikayeler anlatır.
Sorgulayıcı Tip: Sorgu yargıcı. Başkalarını sorgulayarak ve yargılayarak enerji çeker. Başkalarında suç bularak onların aşağı hissetmelerine neden olur.
“Zavallı Ben!” Tipi: Başkalarını suçlu hissettirerek enerji çeker. Sorunlarla ilgili edilgen bir tutum izler ve nadiren çözüm getirir.
 
Indigo and Crystal Children & Adults
 

 
Ne güzel diyor Şems-i Tebrizi; "Kalbi ile dili bir olan insandan korkma."
 

"Eskiler bıktım demez, gönlümün tahammül mülkünü yıktın derlermiş…
 
 
Hoşça kalın, dostça kalın, kendinize iyi bakın....

OKUDUKLARIM 2024/39 FOTOĞRAFTAKİ ÇOCUK

07 Haziran 2024

OKUDUKLARIM 2024/39 FOTOĞRAFTAKİ ÇOCUK

 

 
Kerry Wilkinson’dan sürükleyici bir psikolojik gerilim romanı Otuz yıl önce kaçırılmış bir bebekle ilgili gazete makalesine bakıyorum ve birinin bunu neden kapıma astığını merak ediyorum. Yakından bakınca kanım dondu. Fotoğraftaki küçük kızın olağandışı bir yara izi var, tıpkı benimki gibi. Hiç böyle biriyle tanışmadım. Bu çocuk... Ben miyim? Şoktayım, titriyorum. Annemle yüzleşmem gerektiğini biliyorum. Ailem beni korkunç bir kazadan kurtardı, iş bulmama ve kendi evimi satın almama yardım etti. Peki, her şey yalanlar üzerine mi kuruluydu? Annem, doğduğum günün, hayatının en güzel günü olduğunu söylüyor. Onu sorguladığım için suçlu hissediyorum ama neden ertesi gün bahçede yanan kâğıtlar gördüm? Sonra evimin önünde, morluklar içinde ve beni kimin kaçırdığını bildiğini iddia eden bir kadın buldum. Ona güvenebilir miyim? Makaleyi gönderen kişi, kazanın olduğu gün gerçekte neler yaşandığını biliyor mu? Bunu öğrenmek için çaresizce, sözde çocuk kaçıran kişinin evine girdim. İçeride bir isim listesi var. Kaçırılan tek çocuk olmadığımı fark edip ürperdim. Kapının açıldığını duydum. Ve hayatımın tehlikede olduğunu anladım.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM

Kapınıza gelen bir zarf, içinden çıkan bir gazete ve gazetede yazan bir makale hayatınızdaki tüm doğruları alt üst edecek bir gerçeğe sahip olsaydı ne yapardınız? Hope'nin hikayesi böyle başladı...
 
Kitap güzel ama heyecan olayı yok... 
Kitap güzel ama meraklandıracak bir anlatım yok... 
Kitap güzel ama gerilimi yok... 
Kitap güzel ama sürükleyici olmadı...
Kitap güzel ama, illaki okuyun diyeceğim bir kitap olmadı...
 
KİTAPTAN ALINTILAR 
 
Bazen söylenmeyen şeyler söylenenlerden önemlidir.
*****
Bir süre önce insanların en münasebetsiz zamanlarda güldükleri için yargılanmaması gerektiğini yazan bir makale okudum.
******
Bir hayatın didik didik edilmesinin ne kadar zor şey olduğunu bilirim.
*****
Bilinmeyen her zaman bilinenden kötüdür.
*****
En büyük yalanlar en küçüklerin üstüne insa edilir.
*****
En iyi yalanlar gerçeğe dayanır.
******
Bazı insanlar yardım kabul etmekte zorlanır. Başka
 insanlara ihtiyaç duymanın onları zayıf göstereceğini sanırlar.
*****
Annenden nefret etmemelisin
Neden? 
Çünkü sadece bir tane annen var.
 

TEK BAŞINA KALDIĞIN ZAMANLARDA YALNIZIM DİYE DÜŞÜNME, KENDİMLE VAKİT GEÇİRİYORUM DE

03 Haziran 2024

TEK BAŞINA KALDIĞIN ZAMANLARDA YALNIZIM DİYE DÜŞÜNME, KENDİMLE VAKİT GEÇİRİYORUM DE

 

 
HERŞEY DÜŞÜNCEDE BAŞLAR

Psikojenez: Herşey düşüncede başlar. Bütün herşey düşüncede oluşturulur ve düşüncenin yapıcı sürecinin ürünü olarak gelişir.
Düşünce sonsuzdur: Herşey düşüncenin ürünüdür. Düşünme sonsuzdur.
İnsana hakimiyet verilmiştir: İnsan, evrensel akılla birlikte kendi hayatını kendi oluşturur.
Düşünce hem yönetici hem üreticidir: İnsanda iki görünümlü tek bir akıl vardır. Erkek yönetici, dişi yapıcı düşünceyi kullanır.
İnsan onurlandırılmıştır: İnsana hayatına hükmetme fırsatı ve sonsuz kaynakları kullanma fırsatı verilerek onurlandırılmıştır.
Düşünce: Düşündüğüm şeyler zamanla gerçeğe dönüyorsa sadece gerçekleşmesini istediğim şeyleri düşünmeliyim.

KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU

Bilinçaltı: Bedenin fonksiyonunun otomatik olarak yürümesini sağlar. İster uyanık ister uyur vaziyette büyük istem dışı hayat sürer.
Bilinçaltı koyulan kurala göre hareket eder: Bilinç emirleri verir ve bilinçaltı da bunu uygular.
Gönüllü hizmetkar: Her emir, her önerme her inanç bilinçaltına kaydolur. Hatta dikkat etmediğimiz şeyler bile kaydedilir, gerektiğinde ortaya çıkar.
Yasalarımızı kendimiz yaparız: Cereyanda kaldım, öyleyse hasta olacağım. Bilinçaltı bunu kaydeder ve bunu diyen hasta olur. Hastalığın sebebi cereyanda kalmak değil cereyanda kalınca hasta olacağına inanmaktır.
Birçok insan kendi kendisini hipnoz eder: İnsanlar gereksiz sınırlamalar yaparak kendilerini hipnotize ederler. Kuralları insan koyar, bilinçaltı da uygular.
Sınırları kaldırma: İnsanlar kendileri için kural ve yasalar koyar, sonrada bunların esiri olup mutsuz olurlar. Düşüncenin değişimi hayatı da değiştirir. İnancınızı değiştirin hayatınız değişsin.
Kendini yönetme: Düşüncelerimi seçme hakkım var. Başkalarının benim hakkım-daki düşünceleri beni bağlamaz. İyilikleri düşünüyorum, iyilikler de beni seçiyor. Korku ve nefret düşüncelerimde yok.
Dualarınıza dikkat edin, gerçekleşebilir. Aklınızdan geçen herşey ergeç ortaya çıkar. Kendimizi ne ile ve nasıl tanımlarsak öyle olmaya meylederiz. Düşündüğümüz şey yavaş yavaş bilinçaltında kalıplaşır ve gerçek bir deneyimle kendini gösterir.
Hayat yasalarla yönetilir: Bilinçli olarak düşünülen her düşünce, bilinçaltını etkiler ve bu etki düşüncedeki güç ve arzunun derecesine bağlı oluşarak eyleme dönüşür. Güçlü ve yapıcı olduğunuzu düşünürseniz öyle davranırsınız.
Olumsuz düşüncenin sonucu: Bilinçaltına yanlış emir vermelerle insanlar zor durumda kalır. Renkli mendil gördüğünde burnu şişeceğini düşünen insanın renkli mendil gördüğünde burnu şişer.
Kendini yönetme: Geçmişi siliyorum, gelecek ise benim seçimimi bekliyor. Geçmişteki hatalarımdan dolayı kendimi bağışlıyorum. Geçmişi unutup yeni bir hayata başlıyorum. İstediğim herşeyin olacağına inanıyorum.

KENDİNİZ OLMA CESARETİNİ GÖSTERİN

Hergün tek bir kendini reddetme düşüncesine dahi yer vermeden bir saat için olduğunuz gibi kabul edin kendinizi. Gerçekten kendinizi biliyorsanız bunu yapabilirsiniz.
İnsan kendini küçümseme eğilimindedir: İnsan bilinçli olarak düşünebildiği güvenle beklediği ve mümkün olduğuna inandığı herşeyi yapabilir. Evren sınır koymaz; biz inançlarımızla sınırlarız kendimizi.
Gerçek benliğini keşfetmek: Yıllardır kafamızda olan ve gerçek benliğin ortaya çıkmasını engelleyen korku dolu olumsuz düşüncelerden kurtulmamız gerekir.
Asla yalnız değilsiniz: Gerçek sevgi korkuyu defeder. Ben’i sevmek içimizdeki gücün bizim vasıtamızla herşeyi yapabileceğini idrak etmektir.
Taklit intihardır: İnsan mükemmel olmak için başkalarını taklit etmek zorunda değildir. Hiç hata yapmayan kişiler hiçbir şey yapmayanlardır.
En büyük arzu: En çok istediğimiz şey nedir. İnanın ve sahip olun. Düşüncenizi bunda yoğunlaştırın.
Düşünce: Düşünmek, düşünceyi kendi algılamamız ölçüsünde kullanmak demektir.
İstediğimize sahip olmak: Bilinçaltı herşeyi bilendir ve o kadar duyarlıdır ki her istediğimize cevap verir. Ona ilettiğiniz her düşünceyi tatbik eder.
Hakimiyeti ele geçirmek: Bilinçaltına düşüncenin toprağı denir. Bildiği verilen tohum düşüncelerine cevap vermektir. Her türlü hastalık bilinçaltının çalışma sistemini anlayamamamızdan kaynaklanır.

AMAÇLARA ULAŞMAK İÇİN BEŞ İLKE

Kendiniz için ideal imajı belirleyin: Düşündüğünüz, inandığınız ve güvenle beklediğiniz şeye mutlaka ulaşırsınız. İnanmışsanız hiçbir şey imkansız değildir.
Amaçlarınıza sınır koymayın: Amaçlarınızı yalnızca kendiniz yargılayabilirsiniz. Bu yargılamadan kaçının, çünkü kendinizi sınırlarsınız. İnsanın kendini küçümseme eğilimi vardır. İnsan olabileceğinin ötesini amaçlamalıdır.
Çalışmadan inanmak işe yaramaz: Çalışmadan amaçlara ulaşmak mümkün olmadığı gibi üretkenlikten uzaklaştırır. İnanç çalışmakla kusursuzlaşır.
Düşüncelerinizi kendinize saklayın: Zihinsel imajınızı kendinize saklayın, gerekeni yapın ve bekleyin. Kimseye birşey söylemeyin. Aldığınız tepkilerle bir o yana bir bu yana savrulmayın.
Hedeften ayrılmayın: Dikkatinizi amacınız üzerinde yoğunlaştırırsanız, bilinçaltınız ayrıntıları halleder. Hayalinizi zihinsel olarak bitirin ve gerekeni tamamlayarak bekleyin. İnandığınız ölçüde sahip olursunuz.
Amaçlarınızın envanterini tutunuz: İnsan gün boyunca düşündüklerinin toplamıdır.
Kendini yönetme: Amaçlarınızı yazın. Onları gerçekten istiyor musunuz. Amaçlarınızı benimseyin. Amaçlarınızın dünyada yaşadığını hayal edin.

SINIRSIZ FİKİR KAYNAĞINI KULLANMA

Gerçek anlamda başarıya ulaşanlar sezgilerinin sesini dinlemeyi öğrenip onu izleyenlerdir.
Sezgiye güvenme: Sevgi küçük beşeri ben’imizi oradan çıkardığımız zaman ortaya çıkan yüce ilhamdır.
Fikirler hiç umulmadık anda çıkar: Fikirler mücadeleden vazgeçtikten, yarı uykudayken ya da hayal kurarken ortaya çıkmaktadır.
Yapıcı olma:
a)Düşünceleri bir noktada yoğunlaştırın. Hangi yöne gideceğinizi iyi belirleyin ve her seferinde tek bir fikri içeri alın.
b)Derinlemesine düşünmek aceleye gelmez. İyi sonuç almak için projenizi bilinçaltınıza tam anlamıyla yerleştiriniz.
c)Fikirler geldiğinde yakalamaya hazır olun, hemen not edin.
d)Şimdi fikirlerinizi kullanmaya hazırsınız. Fikirleri eleyerek doğruları kaydedin.
Kendini yönetme: Ben de evrenin sırlarına ulaşabilirim, sonsuz bir kaynakla ilişkideyim.

Jack Ensign ADDİNGTON 
 

Hepinize güzel bir hafta diliyorum, sağlık, mutluluk, huzur dolu olsun.
Biz bu hafta evde idik, arabamızın şoförlüğünü yapan hacı ağbimiz geçtiğimiz pazartesi akşamı eşini yitirdi. Allah rahmet eylesin toprağı bol mekanı cennet olsun Ülkü ablamızın. Salı sabahı bize telefonda bildirdi ölüm haberini, o kadar şaşırdım ki, cenaze nereden hangi camiden kalkacak sormayı unuttum. Kapatmışken tekrar aradım camiyi öğrendim. İlgili zamanda da camide hazır bulunduk. Cuma geceside okumasında hazır bulunduk arkadaşla. İnsan hayatı bazen böyle yaprak döküyor hayat yaprak döke döke sonlanıyor..
 
Eylül bu illaki yaprak dökecek diyor sanatçı da...



Yalnız benim merdiven çıkarken başım dönüyor gibi oluyor, yüksek tansiyondan mı acaba diyorum, inerken sorun yaşamıyorum. Aynı durumu bir züccaciye mağazasında da yaşadım, alt kata inerken sorun yok, üst kata çıkarken sersemliyorum tutunacak bir yerler arıyorum.  
 

 THEM DİZİ SEZON 1 (2021) SEZON 2 (2024)
 
Siyahi bir aileyi kötü güçlerin tehdit etmesi sonucu aile beyazların yaşadıgı bir Los Angles mahallesine taşınırlar.
 
Bu diziyi izledim, ilk sezon iyi fakat 2. sezon da birkaç sahneyi atlamak zorunda kaldım. 2. sezon da konu olarak farklı idi... 


WILDFLOWER 2023

Bir kız, iki nörofarklı ebeveyni ve yardım etme konusunda tam olarak anlaşamayan geniş bir aile ile hayatta ilerlemeye çalışırken yaşamak zorundadır.

Bu güçlü ve dokunaklı film, aile ve farklılık kavramları üzerine derin bir anlam taşımaktadır. Başkalarının farklılıkları ve kişisel zorluklarına dayanma şekilleri hakkındaki tartışmaları ele alan bir hikaye, izleyicileri derinden etkilemektedir.

Ana karakterimiz, nörofarklı ebeveynleriyle birlikte büyüyen bir genç kızdır. Annesi ve babası, farklı nörolojik farklılıklara sahiptir ve bu, aileyi birbirinden farklı yöntemlerle mücadele etmeye zorlar. Ayrıca, geniş bir aileleri vardır ve her biri de kendi fikirlerine ve yardım etme tarzlarına sahiptir. Bu durum, kızımızın hayatını oldukça karmaşık hale getirir ve onu farklı düşünceler ve beklentiler arasında sıkışmış hissetmeye iter.

Film, bu karmaşık dinamikleri ve ailenin farklı üyelerinin perspektiflerini ustalıkla ele alır. İzleyiciler, karakterlerin iç dünyasına dalmak ve her birinin deneyimlerini anlamak için büyülenirler. Aynı zamanda, film, farklılıkların kabul edilmesinin ve insanların birbirlerine nasıl destek olabileceğinin önemini vurgular.

Görkemli oyunculuk performansları ve etkileyici senaryosuyla bu film, duygusal bir yolculuğa davet ediyor. İzleyiciler, karakterlerin mücadelelerine ve ailenin içindeki gerilimlere katılarak, kendilerini filmde derinden bağlı hissedeceklerdir.

Filmin yönetmeni, karakterlerin duygularını ve iç dünyalarını ustalıkla yansıtan mükemmel bir iş çıkarmıştır. Sahnelere duygusal bir derinlik katmak için kullanılan müzikler ve sinematografi de büyüleyicidir. Her şey bir araya gelerek, izleyiciyi etkileyici bir deneyime sürüklüyor.

Bu film, aile bağlarının ve farklılıkların önemini anlatan güçlü bir sinema deneyimidir. İzleyicileri düşünmeye ve empati kurmaya teşvik ederken, aynı zamanda bir ailenin iç dinamiklerinin karmaşıklığına da ışık tutuyor. Herkesin izlemesini tavsiye ederim, çünkü bu film, hayatın gerçekleriyle yüzleşmek ve kabul etmek için bir fırsat sunuyor.

Çok eğlenceli komedi dolu güzel bir flim. İzlerken zaman nasıl geçti anlamadım bile..


TAROT 2024

Bir grup arkadaş, meraklı bir akşam, eski bir kitapçının tozlu raflarında gizlenmiş eski bir Tarot destesini bulur. Falcılık merakıyla heyecanlanan gençler, Tarot okuma kurallarına aldırmadan, asla kullanılmaması gereken bir desteyle fal bakmaya başlarlar. Bu eğlence, aniden ürkütücü bir kabusa dönüşür. Lanetli deste, korkunç bir varlığın serbest kalmasına neden olur. Tarot kartlarının kehanetiyle, her biri kendi kaderiyle yüzleşmek zorunda kalır. Gelecek kaçınılmaz görünmektedir ve ölüm her adımda onları takip etmektedir. Hayatta kalmak için zamana karşı bir yarışa giren gençler, umutlarını yitirmeden lanetli kartların gizemini çözmeye çalışırlar.

Güzeldi, sıkmadı, korku temalı idi.


 

Kütüphaneme katılan bir kitap...

 


 EDEBİYAT BURADA


https://www.youtube.com/watch?v=ZXzJu8GkaQ8&t=28s
https://www.youtube.com/watch?v=dkl-2xXVono


TARİH OBASI

https://www.youtube.com/watch?v=6JlmbvjgChk


EV NUMARASI

https://www.youtube.com/watch?v=E20FCOgp3ws

ANTİK MAĞARA KEŞFİ

https://www.youtube.com/watch?v=9YtvfGy4hVg&t=12s

TEHLİKE EVİNİZDE

https://www.youtube.com/watch?v=cDGzdT3JaXc


Hepinize sevgiler


OKUDUKLARIM 2024/38 YASEMİNLER TÜTER Mİ HALA?

01 Haziran 2024

OKUDUKLARIM 2024/38 YASEMİNLER TÜTER Mİ HALA?

 

 
"Basılan ilk romanım Yaseminler Tüter mi, Hâlâ? Ocak, 1985'de çıktı... Öte yandan, Yaseminler Tüter mi, Hâlâ, Eleni olarak doğan, Naciye'ye dönüşen, Türk kocasına dört çocuk doğurduktan sonra eski Hisar göçmeni bir Anadolu Rum'u ile evlenen bir kadının sahiciye yakın hikâyesidir. Ben yazdığımda Kıbrıs ve Kıbrıs'a benimki türden bir yaklaşım moda değildi - kitap yerini tam bulmadı. Türkler fazla Yunan yanlısı, Yunanlılar fazla Türk yanlısı buldulardı belki bundan sonra.." Alev Alatlı Her okuyuşumda içimin dalga dalga olduğunu bir tek Yasemin'lerde yaşadım. Her seferinde Naciye oldum paçalarım dolandı bacaklarıma. Peyker'e ağladım, Afroditi'yi bağrıma bastım her seferinde, Hasanimu ilk oğlum oldu. Arif'e çevremi verdim, Glafkos'un yatağında yasemin koktum. Düşünülebilen her şeyin yaşanabildiğini, yaşanan hiçbir şeyin silinmediğini, her bulutun altında bir iz olduğunu yeniden bildim, yeniden bildim. 
Koruk tadında bir yaşam bütün bunları düşündüren. Akdeniz sahillerinde sürüklenen başıboş bir yaprak, süt beyazı çırpı kollar. On birinde bir çocuk, Kaymaklı'nın Genabası. Eleni Klo Morias Naciye Arif, sen söyle bakalım, Yaseminler Tüter mi Hâlâ? 
Ayşe Nalân Özübek

KİTAP HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM;
 
Olaylar Kıbrısta geçiyor, hem hıristiyan hem müslüman olan yunanlı Eleninin yani Naciyenin hayatını konu almış bir kitap. Hiçbir yere ait olamayan, ağlayarak yaşayan, ağlayarak ölen bir bayanın yaşamı anlatılmış.

KİTAPTAN ALINTILAR;

Yunan ruhu bu. Bir bakarsınız nefret eder, bir bakarsınız sarılıp öper.
*****
Masum olan sadece çocuklardır.
*****
 Cesaret kanda, akıl baştadır.
*****
Toprak benimdir demekle olmuyor efendi oğlum, seninse işleyeceksin.
*****
Siviller tarihi hatırlamaz!
Tarih, askerlerin ve mazohistlerin işidir!
*****
Nerede duyulmuş içkinin dert hallettiği.
*****
Felaket, soyluyla soysuzu birleştiriyordu anlaşılan.
*****
Bir kere sorgulamaya başladığın an asla geri dönüş olmayacağını bil. Erkenden göçenler bunun ispatıdır.
*****
Her şeyin bir zamanı vardır ve her zamanın bir amacı.
*****
Cıgara yakmak için cehennemden ateş alınmaz, Afroditi
*****
 Ne kadar emek verirsen o kadar senin olur. Çocuk da böyledir, kadın da böyledir, bahçe de böyledir.
*****
Dudaklarımız aynı toprakla dolar, kemiklerimiz birbirine dolanırken ve iskeletimizi bembeyaz sıyırınca böcekler, söyle, kim ayırt edebilir bizi? Şimdi köylü kim? Soylu şövalye nerede?....
*****
 Yumurta da taşın üstüne düşse, taş da yumurtanın; olan yumurtaya olur... ... (kıbrıs rum atasözü)