OKUDUKLARIM 2024/68 2. BÖLÜM

10 Ekim 2024

Ben güçlü bir insanım, benim gücüm var diyen insan, 

yaşamının direksiyonunu elinde tutan insandır. Düşünürüm, 

 isterim, yaparım duygusu içinde yaşar.

*****

Hayatlarını tribünlerden seyreden insanların kendilerini

 güçlü hissetmeleri çok zordur. 

******

Balığın okyanusta yaşadığı gibi biz insanlar da kültür 

okyanusu içinde yaşarız. Bu kültür okyanusunda birçok

 inançlar, varsayımlar, felsefi mesajlar bize zaman içinde biz

 farkına varmadan verilir, öğretilir.

******

Savaşçı, ben varımı bilinçli olarak söyleyebilen kişidir. Gücü

 buradan gelir.

*****

Bir insan niyetinin bilincinde, neyi niçin istediğinin anlamını

 kavramış olarak, istediği şeyi, istediği için yapabilecek gücü 

görebiliyorsa, bu insan kendini güçlü hissedecektir. 

*****

Akıllı baba çocuğunu uyurken öper.

*****

Dünyadaki birçok kültür korkuyu doğal bir güç kaynağı 

olarak görür. Bu kültürlerin üyeleri için korku yaşamın 

doğal bir parçasıdır. Hatta korkuya övgüler vardır.

*****

Bütün hikmetlerin kaynağı Allah korkusudur.

******

İnsanlar korku nedeniyle değil, kendileri istedikleri için, 

değerli bildikleri bir şeyi korumak, yüceltmek için de

 davranışta bulunurlar.

*****

Değerlerden kaynaklanan güç insanı ezmeyen insan 

onurunu küçültmeyen aksine insan onurunu yücelten bir 

güçtür 

*****

Savaşçının yaşamındaki güç kaynağı korkudan gelmez.

******

Gelişim kendine dönük olduğu zaman kendini geliştirme 

olarak gerçekleşir.

*****

Korkudan gelen disiplin, korku kaynağı yok olduğu zaman

 kaybolur. Ama, kişinin kendi içinden gelen disiplin hiç 

kaybolmaz, kişi kendini o geleceğe adadığı sürece devam

 eder.

*****

Angeles Arrien adında bir düşünür mitolojilerde güç kavramı

 üzerinde bir araştırma yapmış ve üç tip güçten söz 

edildiğini gözlemiş:


Kişiliğin gücü


İletişimin gücü


Kendini adadığın gelecekten kaynaklanan güç.

*****

İnsanın ancak kişisel bütünlüğü kadar gücü var.

*****

Kişisel bütünlüğü yüksek olan insanın bakışı, oturuşu, duruşu

 kendine özgü bir gücü ifade eder.

*****

İletişim gücü kişinin kime, neyi, ne zaman, nasıl söyleyeceğini

 bilmesinden kaynaklanır.

******

Kim olduğun o kadar bağırıyor ki, ne dediğini duyamıyorum.

*****

En önemli mesaj insanın kendisidir.

*****

En güçlü kişiler sosyal düzeni belirleyen kişilerdir.


Sofist

*****

Adalet dediğimiz, güçlü olanın menfaatinden başka bir şey

 değildir. Yeni güçlü olan, adaletin ne olduğunu belirler, 

demektir.

*****

Kimin söylediğini bilmiyorum, ama hak güçlünündür veya

 güçlü olan haklıdır diye bir söz vardır.

*****

Bilinçlenmiş bireylerin sayısı çoğaldıkça, toplum daha bilinçli

 algılayıp, düşünüp, daha bilinçli davranmaya başlar.

*****

Makyavelcilik; Siyasada, devlet yönetiminde amaca ulaşmak

 için, töreye, ahlaka aykırı da olsa, her türlü aracı, yolu 

kullanma temeline dayanan siyasal öğreti. 

*****

Uzun vadeli ilişkilerde makyavelcilik hiçbir zaman, ama, hiçbir

 zaman, olumlu bir sonuç doğuramaz.

*****

İnsanların birbirine güvenmediği yerde, olumlu sonuç 

alınamaz.

*****

Çoğunluğun doğru demesi, benim bunu yanlış görmemi 

etkilemez.

*****

Yanlış, gelişmek isteyen bir insanı tamin eden bir cevap

 olamaz. Algılama kişiye özgü ve dinamiktir de onun için.

*****

Kimseyi akıl hastanesine koymazsan, aklın, mantığın ve

 özgürlüğün bir anlamı olmayacaktı; çünkü bu kavramlar, 

yokluklarıyla karşılaştırılarak anlam kazanırlar. İnsanlar 

kendilerini zıtlarıyla karşılaştırarak tanımlarlar; tabii 

kendilerini karşılaştırdıkları ‘öteki’ kişi kendilerinden daha

 aşağı, daha anormal, daha tuhaf olan insanlardır. Bu sürece

 ‘ötekileştirme, öteki yapma’ denir. Ötekileştirme sürecini

 kullanan insan, diğer insanı aşağılayarak, kendinin normal 

olduğunu tanımlar.

*****

Korku temelli bir kültürde, değerler temeli üzerine kurulmuş

 bir yönetim yaratamazsınız.

*****

Kültürün temelini değiştirmeden, bu kültür içinde yaratılacak

 gelecek, değerler üzerine kurulu bir gelecek olamaz.

*****

Savaşçı gücünü kendini adadığı gelecekten alır.

*****

Niyetinin saflığı içinde verilmiş kararlar, savaşçının en

 önemli güç kaynağıdır.

*****


Zihin salgı bezlerinin çalışmasını etkileyerek, değişik türden

 hastalıkların ortaya çıkmasını, veya tedavi edilmesini 

etkiliyormuş.

*****


İnsan bir şeyi yapmaya karar verdi mi, sonuna kadar 

gitmeli; ama yaptığı şeyden sorumluluk almalı.


 Don Juan

*****

Ölümün avcılık yaptığı bir dünyada, kuşku ve pişmanlık için

 zaman yok. Ancak kararlar için zaman var


Don Juan

*****

Bir insanın kararlarının sorumluluğunu kabul etmesi demek,

 o kararlar uğruna ölmeye hazır olması demektir.


Don Juan

*****

Hiçbir şey, diğerinden veya başka bir şeyden daha önemli 

veya önemsiz olamaz.


Don Juan

*****

Ölümün avcı olduğu bir dünyada küçük veya büyük kararlar 

yoktur. Ölümün kaçınılmazlığı ile yüz yüze olduğumuzun 

bilinci içinde verdiğimiz kararlarımız vardır; hepsi bu kadar.

*****

Sorumluluk kişinin üzerine aldığı her şeyden hesap vermeye 

hazır olması demektir. Bu bir iş, karar, olay, veya bir eylem 

olabilir

******

Sorumluluk  olmadan kişisel bütünlük olmaz.

*****

Kişi farkında olmadığı bir şeyden sorumlu tutulamaz.

*****

İnsanın sorumlu olması için, önce neden sorumlu olduğu ile

 ilgili bir farkındalığı, bir bilinci olması gerek.

*****

Sorumluluk almış insan hesap verir; kendi bilincinin, kendi 

gücünün, kendi eyleminin sınırları içinde olaya sahip çıkar.

*****

Bir kimseyi bir şeyi yapmak veya yapmamakla sorumlu 

tutmadan önce iki koşulun var olduğunu saymak gerekli: Bir

 farkında oluş, bilgi, beceri ve iki, seçme özgürlüğü.

*****

Sorumluluk almamış kişi, söz konusu olan her ne ise, ona 

sahip çıkmaz. Konuyu kendi bilincinin, kendi gücünün, kendi

 eyleminin sınırları dışında tutar.

*****

Özgürlük ancak sorumluluk temeli üzerinde yaşayabilir.

 Sorumluluk olmadan özgürlük yaşayamaz.

*****

Özgürlüğünüz arttıkça, sorumluluğunuz da artıyor.

*****

Sorumluluk bilinci, kişinin olgunlaşma sürecinde nerede 

olduğunun en iyi göstergeci.

*****

Sorumluğun gelişmesi için insanın sorumluluk alabileceği bir

 ortamda yetişmesi gerekir.Kişinin yetiştiği ortamda kendine

 seçim yapma ve yaptığı seçimin sonuçlarından sorumlu

 olma fırsatı verilmemişse, sorumluluk duygusu gelişemez.

 Bu nedenle çocuklara kendi düşüncelerini söyleme ve

 uygulama olanağı verilmeyen ailelerde çocuklar

 olgunlaşamaz.

*****

Beni diğerlerinden ayıran özellik, benim diğerlerinin

 sormadığı soruları sormam ve sormaya devam etmemdir.


Vernon


Nobel ödüllü Amerikalı fizyolog

******

Seçimin olduğu yerde özgürlük var, olmadığı yerde özgürlük

 yok.

*****

Şikayet edebilirsin. Ama, şikayet ettiğin zaman, sorumluluk 

konusunda sorunun var demektir; ayrıca, kişisel 

bütünlüğünde de aksamalar içinde olduğunu bil.

*****

Bu benim hayatım diyebileceğim bir gelecek yaratmak için

 kişisel bütünlük içinde olmam gerektiğine inanırım

*****

Kişisel bütünlüğü, kişinin özünün, sözünün ve eyleminin 

tutarlık içinde olması olarak tanımlıyoruz.

 

DEVAMI GELECEK









 

 

 

OKUDUKLARIM 2024/68 SAVAŞÇI

06 Ekim 2024

OKUDUKLARIM 2024/68 SAVAŞÇI

 

 
Kendin olarak bakabilmek, yani dünyanın en zor savaşını verebilmek için savaşçı olmak gerekir. Yazar, bunu, yani nasıl savaşçı olunacağını anlatıyor. Doğan Cüceloğlu bir seminerinden sonra Arif Öğretmen'le tanışır. Arif Öğretmen isteyerek öğretmen olmuş ama öğretmenlik mesleğinin bazı öğretmenler ve toplum tarafından algılanışı onu olumsuz yolda etkilemiş, şevkini kaybetmiş ve arayış içindedir. Doğan Bey'den yardım ister. İkisinin sohbetlerinde, gücünün, niyetinin, sorumluluğunun, kişisel bütünlüğünün, varlığının bilincinde olan, kendi hapishanesinin farkına vararak bu hapishanenin anahtarını kendi bilincinde bulan ve özgürlüğe kavuşan bir savaşçı kişilik tüm yönleriyle çizilir.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM;
 
Hayatıma etki etmiş bir kitap, nasıl mı? Etki tepkiyi doğurur sözünün doğruluğu ile.


KİTAPTAN ALINTILAR;
 
Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek  demektir. B u savaş bir başladı mıi artık hiç bitmez!....
*****
Anlamını yitiren bir yaşamın temel sorunui kendi yaşamının dansını yapamamaktır.
*****
Anlam arayışında ilk adım, kritik ve can alıcı soruları sorabilmektir. İkinci adım ise soruların yanıtını aramaktır.
*****
Sorunların hepsinin temelinde bir felsefi boyutu açık seçik ortaya koymadıkça sorunları çözecek güce ve yeterliliğe hiçbir zaman ulaşamazsın. 
*****
İçinde bulunduğunuz sorunların felsefi boyutlarını kavramadıkça, hayatın anlamını bulamazsınız.
*****
Bilinç farkında olan, bilincin içeriği ise farkında olunan şeydir. İkisi aynı şey değildir. Algılayan gözlemleyen bilinçtir. Algılanan, gözlemlenen ise bilincin içeriğini oluşturur.
*****
Hapishanede olduğunuzu fark ettiğiniz an, savaşçı olma yolunda ilk adımı atmış olursunuz.
*****
Her bilinç kendine özgü bir niyet geliştirir. Ve bu niyet, o bilincin neyi algılayıp nasıl anlamlamdıracağını etkiler.
*****
Bilinciniz gelişmeden o bilince uygun olan fenomenleri algılayamazsınız.
*****
Seni diğerlerinden farksız yapmaya  bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı artık hiç bitmez!
e.e.cummings
*****
Kişinin huzursuzluğu, mutsuzluğu, gerginliği, sıkıntısı, depresyonu onu uyandırmaya çalışan önemli dostlardır.
*****
Dışımızda bizi kuşatan çok boyutlu ve karmaşık bir evren var. Bu evreni olduğu gibi görebilmek, ona uyum sağlayabilmemiz için gerekli.
*****
Yaşam enerjinizin kaynağı sizin özünüz. kendi özünüzden kotuğunuz zaman şevkiniz kalmaz.
*****
Özle ilişkili yaptığınız her şey anlamlıi heyecan vericidir. Özden kopuk yaptığınız şeyler ise anlamsız ve sıkıcı gelir.
*****
Ait olma ve birey olma arasındaki denge her bir bireyin yaşam dansını oluşturur.
*****
Toplumla, sosyal yaşamla, kültürle ilgili yönlerimiz ait olmayı ifade eden yönlerimizdir.
*****
Kaygılar  içinde geçen bir yaşam, 'mış gibi bir yaşam'dan öteye geçemez.
*****
Her bir insan, her bir hayvan, her bir bitkinin doğuştan getirdiği tek bir amacı vardır: "kendini olduğu gibi gerçekleştirmek"
*****
Birinin dediğinden yeteri kadar etkilenerek onun dediğini yapmak hipnozun etkisi altında olmakla aynı şeydir.
*****
Savaşçıyı anlayabilmek için onun iç dünyasını bilmek gerekir. Savaşçıyı savaşçı yapan onun kendine, topluma, yaşama, bakış tarzıdır, yaşam felsefesi ve bu yaşam felsefesi içinde yaptığı eylemdir; kişinin savaşçı olup olmadığını anlayabilmemiz için o bakış tarzını, felsefeyi bilmemiz ve eylemini gözlememiz gerekir.
*****
İnsanlar mutlaka sosyal roller içinde bulunacaktır ve sosyal roller içinde yaşamını sürdürecektir. Önemli olan, bu sosyal rollerin ona empoze mi edilmiş, yoksa kendi isteği ile mi bu sosyal rolleri yüklenmiş olduğudur.
*****
Barışın olabilmesi için önce büyük bir savaş verilmelidir. Onedenle gerçek 'barışçı' önce iyi bir 'savaşçı' olmalıdır.
*****
Bizim kültürümüzün niyeti kişiyi bağımsız kılmak değil, bir başkasına, genellikle bir otoriteye bağlı kılmak. Onedenle kendini bağımsız kılma çabalarını, kültürümüz anormal davranışlar olarak gösterir. Böyle çabalar içine girenler toplum içinde alay konusu olurlar, bir tür sırıtırlar. Böyle olunca da, bağımsız olmayı düşünenler yüreklendirilmemiş olurlar.
*****
Cesaret, kişinin kendi potansiyeline inanarak, kendisinden korkmadan, kendini gerçekleştirme yolunda yaşaması.
*****
Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir. Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur; içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder.
Carl Jung
*****
İnsan muhteşem bir potansiyeldir ve bu potansiyeli geliştirerek üstün insan haline gelmek mümkündür.
*****
Bireyin yaşam dansını ait olma-birey olma dengesi içinde yapabilmesi için önce bu dansın kendi dansı olmasına niyet etmesi gerekiyordu; niyet savaşçıya özgü bir niyet olmalıydı. Bu niyetle eyleme geçen savaşçı, kişisel bütünlük içinde eylemini oluşturmalı ve bu eylemin hesabını vermeye hazır olmalıydıSavaşçının ve eyleminin güçlü olması gerekirdi. Tabii, kişisel bütünlüğün doğal sonucu sorumluluktu.
*****
Gerçek savaşçı her olaydan alabileceğinin en fazlasını almak ister.
*****
Bir insanın niyeti, o kişinin içinde bulunduğu ortamı nasıl algılayacağını, o ortamda bilincini nasıl organize edeceğini belirleyen en önemli etkendir.
*****
Savaşçı, gözlemleyen bilincini sürekli canlı tutabilmeyi başaran bir insandır.
*****
Bir savaşçıyı diğer sıradan insanlardan ayıran en önemli öğe, onun kendine özgü niyetidir.
*****
Gerçek dindar, bu evrenin sorumlu bir vatandaşıdır; o bilinç içinde duyar, algılar, düşünür ve eyleme geçer.
*****
Nesnel ben -ego- gereksinimlerini karşılamaya yönelmiştir ve onun için denetlemeye ve sahip olmaya önem verir.
*****
Bir insanın içten olup olmadığını anlayabilmek için onun niyetini bilmek gerekir. İçtenlik niyetin dürüstçe ifadesi olarak tanımlanır.
*****
Rabia aında bir ermiş, "Tanrıma, hizmetinin karşılığında ücret bekleyen bir işçi gibi hizmet etmek istemiyorum. İster cennete, ister cehenneme atsın, umurumda değil. Neyi uygun görüyorsa, hiç itiraz etmeden oraya giderim. Yeterki sürekli onu içimde hissedeyim, onun sevgisinden mahrum kalmayayım.
*****
Savaşçı başkası için değil, kendi gönlü, kendi niyeti ile kendi yaşamı için savaşçıdır.
*****
Kişinin niyeti, motivasyonu onun bilincinin, algılamasının yapısını oluşturur.
*****
Kaybetmekten korkan insan, daha çoğuna sahip olmak ister ki, sahip olduğu bazı şeyler kaybolursa hiç olmazsa elindekiler geriye kalsın.
*****
En korkunç gerçekler söylenmeye değmeyecek kadar basit olan bildik gerçeklerdir.
Ahmet Altan
*****
Eğer elimde kalem yoksa, kitap okurken bir eksiklik hissederim.
*****
En korkunç gerçekler söylenmeye değmeyecek kadar basit olan bildik gerçeklerdi.
*****
Cesaret, egonun denetiminden çıkmayı göze almak demektir.
*****
İncelenmemiş bir hayat, yaşamaya değmez.
Sokrates
*****
Kendini bil
Eflatun
*****
,Savaşçının en büyük gücü, onun niyetinin saflığındadır.
Don Juan
*****
Savaşçı ortama getirdiği bilincin derecesinden yüzde yüz sorumluluk almasını bilir.
*****
Hayır demesini bilemeyen kişi güçsüz kişidir. Hayır demesini bilmeyen kişinin evetinin de anlamı yoktur.
*****
Kişisel bütünlük, geleceği yaratmanın en önemli öğesidir.
****
Gerçeğe saygı, kişisel bütünlüğün temelinde yatar. Gerçeğin ne olduğu bilinci kişilerin bu bildikleri gerçeğe saygılı olmasına yol açar.
*****
Eğer bir olayı görmezlikten gelirsen o gerçekte olmamış gibidir.
*****
Ortamda gerçeğe, düşünceye, algılamaya değer verebilmesi için insanın kişisel bütünlük içinde olması gerekir.
*****
Bütün kötülüklerin anası,  bütün yanlışlıkların ve geriliklerin kaynağı gerçeğe saygısızlıktır.
*****
Nerede sen ben bilinci hakim ise, orada insanlar birbirlerinin korkularına konuşurlar.
*****
Toplumun gelecekteki sağlığı, çocukların zihinlerini ve gönüllerini geliştirmede yatar.
*****
Özdeşim ve çelişki yasasına uyulmayan ortamlarda, farkına varılmadan çocuğun zihinsel kanatları ve zihinsel ayakları koparılmaya başlanır. Zihinsel kanatları ve zihinsel ayakları koparılan çocuk gelişemez, insan olma muhteşemliğini gerçekleitiremez.
*****
Kişisel bütünlüğün ilk koşulu gerçeğe saygıdır. Algıladığı gerçeğe kişinin koşulsuz saygısı olmalıdır. Gerçeğe saygısı olmayan insanın kişisel bütünlük içinde kalması mümkün değildir.
*****
Dünyadaki hiç bir çıkar, verdiğiniz sözü tutmaya veya kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez.
Marcus Aurelius Antonius
******
Bir insan ancak kişisel bütünlüğü kadar kendisidir. Kendisi olmayan insanın etkileme gücü de yoktur.
*****
İnsanın kaçamayacağı en büyük otorite kendi vicdanı.
*****
Sıradan bir insan olmaktan uzaklaştıkça, sıradan insanlar arasında kendinizi yalnız hissedersiniz.
*****
Siz sadece diğer insanlarla beraber yaşamıyorsunuz; kendinizle de sürekli beraber yaşıyorsunuz. Sıradan insanlar sizden uzaklaştıran süreç, sizi kendinize yakın getitrecek olan süreçtir.
*****
Savaşçı gibi yaşamak, muhteşem bir başarıdır. Sıradan insanın ha deyince omuzlayacağı bir şey değildir.
*****
Yalan insanların ruhunu öldürür.
*****
Kişisel bütünlükten yoksun insan gelişemez, büyüyemez.
*****
Bir insanın en önemli ilişkisi onun kendisiyle olan ilişkisidir.
*****
Kendisiyle dürüst olarak ilişki kuran kişi, diğer kişilerle ilişkisini de dürüst olma bilinci üzerine kuracaktır.
*****
Kişinin kendisiyle ilgili vardığı sonuçlar, kendisiyle ilişkisindeki tutarlılık onun kendi özdeşim yasasının " ben kimim"  tanımlamasının temelini oluşturuyor.
*****
Söz vermenin önemlisi, önemsizi yoktur. Haklı nedenler olmadan tutulmayan her söz, sizin kendi gözünüzde kim olduğunuzu derinden yaralar.
*****Haklı nedenler olmadan tutulmayan her söz, sizin kendi gözünüzde kim olduğunuzu derinden yaralar.
*****
Haysiyet kesinlikle kişisel bütünlükle ilgili bir söz. İnsanın değeri, saygınlığı, onuru, şerefi kişisel bütünlükle ilgili.
*****
Hayır demek cesaret ister, başkaları kırılır mı, alınır mı, beni sevmezler mi, hakkımda olumsuz düşünürler mi gibi sorular içinde yaşamını düzenleyen biri hayır diyemez.
*****
Liderlerin ve yöneticilerin mutlaka kişisel bütünlük içinde olması gerekir.
*****
Eğer akvaryumdaki su hasta ise, içindeki balıklar, eninde sonunda hasta olurlar.
*****
Toplumun çağdaş, uygar bir toplum haline geldiğini nasıl ölçeceksiniz?
Ülkede rüşvet kalkar. 
Tanıdık, bildik yoluyla işe alınma ve terfi kalkar.
Trafik, kuralların ve yasaların biçimlediği gibi gerçekleşir. Ve bütün bunlardan daha da basiti, sıraya girilmesi ve gereken yerlerde insanlar sıraya girer; başkası elinde sopayla zorlamadan, korkutmadan, kendi istekleriyle sıraya girerler ve sıraya girmeyenlere de halkın kendisi öyle bir müdahale eder ki, sıraya girmemeyi aklından geçirenler, katiyen bunu yapmaya cesaret edemezler.
*****
Kişisel bütünlüğün bir anlam ifade edebilmesi için evrensel değerlerin toplumun kültüründe yaşaması gerekir. Geleceği yaratmak değerleri yaşamak ve yaşatmakla mümkündür.

DEVAMI GELECEK


BCP BLOGGER CANLANDIRMA PROJESİ

03 Ekim 2024

BCP BLOGGER CANLANDIRMA PROJESİ

 

 
 
YEŞİL YOL 1999
 
Ölüm hücresinde geçen bir hikaye olan bu filmin mekanı güneyde bulunan bir hapishanedir. Burada yaşayan kocaman yürekli John, insanların hastalıklarını iyileştirme yeteneğine sahiptir. Ana gardiyan Paul, John'un bu hediyesini fark eder etmez, idam edilecek olan adamın idamını ertelemek için yardımcı olmaya çalışır. Film, ölüm hücresinde geçen bu sıradışı  hikayesiyle izleyicileri derinden etkiliyor. Özellikle güneydeki bir hapishanede olması, hikayenin atmosferine ayrı bir derinlik katıyor. Ölüm hücresi, izleyiciye karmaşık bir duygu geçişine sahip olmakla birlikte, umudu ve görünmez bir iyileştirme gücü bulunduğuna inandığı John'un hikayesine odaklanmaktadır. Filmin en dikkat çeken yanı, John'un hastalıkları iyileştirme yeteneğidir. Bu yetenek, Paul'un dikkatini çektiğinde hikaye daha da ilginç bir hal alır. Paul, normalde gardiyan olarak işini yapmakla meşgulken, bu yeteneği olan bir mahkumla karşılaşması hayatını değiştirir. John'un yeteneği, Paul'un vicdanını harekete geçirir ve idamı ertelemesi için elinden geleni yapar. Ancak, film sadece John'un güçleri üzerine odaklanmakla kalmaz. Karakterlerin derinliği ve ilişkileri de hikayeye büyük bir derinlik katar. Paul'un John ile olan ilişkisi, filmin duygusal yolculuğunu ilerletirkendiğer mahkumlar arasındaki etkileşimler de filmi zenginleştirir. Yönetmenin ustalığı, her karakterin kendine özgü hikayelerini ve duygularını başarıyla aktarmasıdır. İzleyici, karakterlerin iç dünyasına nüfuz etme fırsatı bulur ve onların yaşadığı dramatik anlara tanık olur. Bu da filmi sıradan bir hapishane hikayesinden farklı kılar. Sonuç olarak, "Ölüm Hücresi" adlı film, güçlü performansları, derin karakterleri ve etkileyici hikayesiyle seyirciyi etkilemeyi başaran bir başyapıttır. John'un yetenekleri ve Paul'un onunla olan ilişkisi, izleyicileri derinden etkilerken, hapishanedeki diğer mahkumlarla olan etkileşimleri filmin hikayesini daha da güçlendirir. Bu film, insan doğasına, umuda ve iyileştirme gücüne dair zengin bir hikaye sunarak sinemaseverlere unutulmaz bir deneyim sunar.
 
Ben her ne kadar tekrardan izlesemde hic bir zaman bu John a doyum olmuyor

ZAMAN İNSANDAN SABIR İSTER, SABIR ATEŞTE PİŞMEKTİR.

30 Eylül 2024

ZAMAN İNSANDAN SABIR İSTER, SABIR ATEŞTE PİŞMEKTİR.

 

 
Hayatta olağanüstü biriyle, varlığımızın temelini sarsan bir ruhla karşılaştığımız anlar vardır. Bu kişi her türlü riske değer. İçimizde binlerce güneşin şiddetiyle parlayan bir ateşi, bir zamanlar sadece fısıltılı masallarda ve uzak rüyalarda var olduğuna inandığımız derin bir sevgiyi tutuştururlar. Onlarla birlikte, bir zamanlar mantıksız görünen eylemler artık tek mantıklı adımlar gibi gelir. Bilinmeyene doğru atılmak için bir neden haline gelirler.
Bazılarımız, en derin savunmasızlığımızı talep eden böyle bir sevgi ile onurlandırıldık. Diğerleri içinse bu fırsat parmaklarının arasından kayıp gitmiş, böyle bir aşkın ağırlığı kaldırılamayacak kadar ağır gelmiş olabilir. Ve bir de belki de sevgiyi en saf haliyle hiç görememiş, sığ bir oyalanma dünyasında kaybolmuş olanlar vardır.
Aşk bir yolculuktur; her derin yolculuk gibi, pratikliğin ya da mantığın sınırlarına meydan okur. Bazen hiçbir anlam ifade etmez ama bizi varlığından bile haberdar olmadığımız diyarlara götürür. Ruhunuza dokunan bir aşk, hayatın ve kendinizin bir zamanlar sadece uzak umutlar olan boyutlarını ortaya çıkarır. Duyguları harekete geçirir, sizi savunmasız bir çocuğa ya da belki de vahşi bir tanrıçaya dönüştürür.
Ruhun Aşkı cesaret ister. Sizden korkularınızın uçurumunda durmanızı ve boşluğa atlamanızı isteyecektir. Paraşüt yok, güvenlik ağı yok - sadece serbest düşüşe inanç. Bilinmeyene doğru süzülmenin heyecanını kucaklamanız için size meydan okuyacak, kollar sonuna kadar açık, kalp varoluşun enginliğine maruz kalacak.
Evet, düşebilirsiniz. Acı dayanılmaz olabilir, sizi paramparça bırakabilir. Ama Ruhun Aşkı başka bir yol bilmez. Neşe ve kederin, coşku ve korkunun sınırlarında dans eder. Ve eğer kendinizi onun tarafından kırılmış bulursanız, bu derin acı aşkın ruhunuz üzerindeki derin etkisini yansıtır.
Hayatınızın alacakaranlığına ulaştığınızda ve geriye dönüp baktığınızda, hatırladığınız şey kesinliğin rahatlığı olmayacaktır. Aşkın sizi götürdüğü vahşi, öngörülemez yolculuk olacak. İster bir ömür boyu sürsün, ister zaman çizelgenizde kısacık bir an olsun, hayatınızdaki varlığı onu güzel ve kutsal bir bölüm haline getirir.
Hiçbir trajedi Ruhun Sevgisi tarafından dokunulmamış bir hayat yaşamaktan daha büyük değildir. Yüzeysel dramaların ağına takılmak, ekranlarda oynanan içi boş anlatılar tarafından tüketilmek ve tam önünüzde duran derin sevgiyi kaçırmak modern zamanların en büyük kayıplarından biridir.
Öyleyse, kapınızı çaldığında Ruhun Sevgisini tanıyabilirsiniz. Onu açık bir kalple içeri davet edebilir, sunduğu her yudumun tadını çıkarabilirsiniz. Ve eğer bu sevgi bir zamanlar hayatınızı süslediyse ve sonra elinizden alındıysa, onu deneyimlediğiniz için kutsanmış olduğunuzu bilerek huzur bulabilirsiniz. Böyle bir sevgiyle kısa bir karşılaşma bile silinmez bir iz bırakır, hayatınızı yaşadığınız derinliklerin güzel bir kanıtıdır.
Hepimiz Ruhun Sevgisini tanıyacak kadar şanslı olalım ve geldiğinde ona değer verelim, çünkü bu en kutsal armağandır.
 
 Katie Kamara 
 

Herkese güzel, sağlıklı, mutlu, başarılı bir hafta dilerim. Biz bildiğiniz gibiyiz Malum kış hazırlıkları içindeyiz son olarak turşular kaldı yarın malzemeyi alacağım kısmetse. İsviçreden dayım geldi bu sene, kendi evinde yatıyor, burda kal desekte kabul etmiyor diğer boş zamanlarında bize geliyor, yemek yiyoruz, çay içiyoruz, meyve yiyoruz sohbet ediyoruz. İki kardeşin bazen güzel anları da oluyor, en çok meyve dayıma fazla gelirse anneme gel kardeş payı yapalım diyor, burnumun direkleri sızlıyor. 4 kardeştiler 2 si kaldı, Allah uzun ömür versin diyeyim her ikisine de. 
Nete fazla giremiyorum, fazla kitap okuyamıyorum bu aralarda.
 



Son günlerde aldığım kitaplar.....