Önce yaşama daha bilgece yanıtlar verebilmeniz için kendinizi tanıma yollarını arayın.
“SİZ BİR GELİN, BİZ İKİ GELİRİZ”.
Siz bir niyette bulunduğunuzda zaten ruhsal alemin yardımı kat kat olur.
Duygular ile ilgili derdimiz o kadar çok ki bu hayatta, bizi çok zorluyor. Bir olay olur çok etkileniriz ama o olayın duygusudur bizi zorlayan. O duygularla artık halleşmek, dingin hale getirebilmek, his realitesinden çıkmak çok önemlidir. İnsanoğlu duygularının esiridir. Duygular gereklidir, önemlidir, bizi inceltir, geliştirir ama duyguların esiri olursak asla his realitesinden çıkamaz, olaylar nereye savurursa oraya savruluruz. Oysa insanın kaderinde belli bir aşamadan sonra enerjileri, yaşamı, duyguları ile bir denge kurma gerekliliği vardır.
Evrenin her yerinde, her anında bir yardımlaşma var. Biz bunu fark edemiyoruz. Çünkü bunları fark edecek şuur alanı açamıyoruz. Diğer bir deyişle bilinçli farkındalık yaşayamıyoruz.
Değişim için niyetin önemi çok büyüktür ve niyeti oluşturup yapmaya başladığınızda, siz tek başına değilsiniz. Çok büyük bir yardımlaşma alanı içindesiniz. Biz kedimizi yalnız hissediyoruz ama o bizim iman eksikliğimizden kaynaklanıyor. Bizim henüz görüş alanımızın darlığından, imanımızın eksikliğinden ve evrene yeterince güvenememektne kaynaklanıyor. Keşke Rehberliklerimizin bize yaptığı yardımları görebilsenk, herşey ne kadar farklı olurdu…Oysa biz görmüyoruz nasıl yardım aldığımızı, kafamızdaki illüzyon bize yardımları göstermiyor. O da olmadı, şu da iyi gitmedi, herşey kötüye gidiyor diye vesvese içinde dolaşıp duruyoruz. Evrenin o muazzam ince organizasyonunu, o harikulade matematiğini, o destek ve yardım mekanizmasını farketmek için kendi içine dönmek, kendini tanıma çalışmaları yapmak ve ruhsal bir yolculuğa çıkmak gerekiyor.
“NE BİR EKSİĞİM NE BİR FAZLAM VAR.”
Aslında hayatımızda eksik olan hiçbir şey yok, ama fazla olan da hiçbir şey yok. Siz eksikleri sayfa sayfa yazarsınız da biz bu eksiklerin bazılarının sizin suni ihtiyaçlarınız olduğunu çok iyi biliyoruz. Gerçek eksikleri biz fark ederiz hem de tam zamanında tam da o anda..
Her sıkıştığımızda Evrene, Yaradana “ senin adaletin yok mu? Bunlar niye başıma geldi diyebiliyoruz”. Size cevaben rehber varlıklar da diyebilir ki “ senin bizim adaletimize güvenin yok mu?, Hakettiğinizi mi vermedik”.
Bu noktada insan gerçek ihtiyaçlarının neler olduğunu saptamaya çalışmalı. Gerçek ihtiyaçlarımızın farkında olamadığımız sürece o ihtiyaçlarımızı sayfalarca yazarız da niye karşılanmıyor diye de kızarız. Şunu bilin ki; ‘Gerçekten bir şey sizin ihtiyacınız ise bunun önünde kimse duramaz.’
AKAN SUYU KİMSE KESEMEZ.
Sen olmaması gereken bir şeyi bu kadar istersen, o deneyimi yanına çekersin. Eksik zannettiğimiz şeyler bizlere aslında korkunç olaylar, acılar, ıstıraplar da getirebilir. Olmayan bir istek için çok diretmek hakkınızda hayırlı değildir. Özgür irade ile onu gerçek kılarsınız da sonra yandım ben, yandım, nasıl da kendime bunu yaptım diye dolaşırsınız.
Suni ihtiyaçlarla, gerçek ihtiyaçlar listesini sık sık gözden geçirmeliyiz.
Yaptıklarınızın sonuçlarıyla karşılaşmak ve sonuçların sorumluluklarını alarak davranışlarınızı ve tepkilerinizi yeniden düzenlemek zorunda olduğunuz özel günler içindesiniz… Zaman ahir zaman… Her zaman iyilikle ve İlahi Yasalarla birlikte yürüyün. Yolunuz her daim açık ve ışıklı olur.
Hz Ali der ki: ” Yaptığın sana geri dönecektir,
O yüzden sadece iyilik yap.”
Nea/Kozmik İlham Sayfası
Hepinize sağlıklı, huzurlu, mutlu haftalar. Benim rahatsızlığım düzeldi diyebilirim. Yalnız sağ ayak küçük parmağımı kaktırdığım içim terliğimde ayakkabımda ayağıma uymuyor, mecburen 1 numara büyük yeni bir spor ayakkabısı aldım. Haydi hayırlısı olsun dedim. Parmakta şekil bozukluğu bariz oluştu, normal ayakkabıya girmiyor, girse zonk zonk acıyor:))
Beyaz leylaklar mis gibi koktular, yol boyunda oluncada patır patır kopardılar:)) ben de onlardan aşağı kalmadım, en üst fotodakileri de ben bağ makası ile kopardım...

%20%E2%80%A2%20Instagram%20foto%C4%9Fraflar%C4%B1%20ve%20videolar%C4%B1.png)





